İflasta Sıra Cetveli ve Sıra Cetveline İtiraz Davası (İİK 232-235)
29 Haziran 2026

İflasta Sıra Cetveli ve Sıra Cetveline İtiraz Davası (İİK 232-235)

İflasta sıra cetveli, iflas idaresinin alacakları ve istihkak iddialarını inceleyip alacaklıların sırasını gösterdiği belgedir (İİK m. 232-234). Sadece sıraya yönelik itirazlar yedi gün içinde icra mahkemesine şikayetle; alacağın esasına yönelik itirazlar ise on beş gün içinde asliye ticaret mahkemesinde sıra cetveline itiraz davasıyla ileri sürülür (m. 235).

İflas sıra cetvelinde alacağınız reddedildi ya da geri mi bırakıldı?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sıra Cetveli Nedir ve Kim Düzenler?

İflas masasındaki malların paraya çevrilmesinden elde edilecek bedel çoğu zaman tüm alacakları karşılamaya yetmez. Sıra cetveli, hangi alacağın hangi sırada ve oranda ödeneceğini gösterir; alacakları ve müflisin malları üzerindeki istihkak iddialarını içerir. Cetveli iflas idaresi düzenler ve iflas dairesine bırakır.

İcra (Haciz) Sıra Cetvelinden Farkı

İcra (haciz) yoluyla takipte sıra cetveli, mallar satıldıktan sonra icra müdürlüğünce düzenlenir ve İİK m. 140-142 hükümlerine tabidir. İflasta ise sıra cetveli, masa malları paraya çevrilmeden önce iflas idaresince düzenlenir ve m. 232-235 hükümleri uygulanır. Bu nedenle başvuru süreleri ve görevli mahkemeler farklıdır.

Sıra Cetvelinin Düzenlenme Süresi (İİK m. 233)

İflas idaresi, alacak kaydı için belirlenen müracaat süresi geçtikten ve seçiminden itibaren en geç iki ay içinde, 206 ve 207. maddelere göre alacaklıların sırasını gösteren cetveli düzenler. Zorunlu hallerde icra mahkemesi, bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir.

İlan ve Tebliğ (İİK m. 234)

Sıra cetveli, 166. maddedeki usulle (Ticaret Sicili Gazetesi ve müflisin işlem merkezindeki bir gazetede) ilan edilir. Başvuru süresi kural olarak ilan tarihinden başlar; alacaklı 223. maddeye göre tebliğe elverişli adres gösterip avans yatırmışsa süre kendisine yapılan tebliğden işler.

Sıraya İlişkin İtiraz: Şikayet (İİK m. 235/son)

İtiraz yalnızca sıraya ilişkinse (alacağın esası ve miktarı tartışmalı değilse), yedi gün içinde husumet iflas idaresine yöneltilerek icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulur. Mahkeme, sıralamanın kanuna uygunluğunu denetler.

Alacağın Esasına İtiraz: Sıra Cetveline İtiraz Davası (İİK m. 235)

İtiraz alacağın esasına veya miktarına yönelikse, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesinde dava açılır. Bu dava iki türdür:

  • Kayıt kabul davası (m. 235/II): Alacağı tamamen veya kısmen reddedilen alacaklının, kendi alacağının masaya kaydedilmesi için açtığı davadır,
  • Kayıt terkin davası (m. 235/II): Bir alacaklının, sıra cetveline kabul edilmiş başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı açtığı davadır.

Her iki davanın da on beş günlük süre içinde açılması gerekir. Bu süre içinde şikayet veya dava yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir ve paraların paylaştırılmasına geçilir.

Sıra cetveline itiraz için on beş günlük süreyi kaçırmayın

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Cetvelden Önce: Alacağınızı Bir Ay İçinde Kaydettirin (İİK m.219)

Sıra cetveline itiraz edebilmenin ön şartı, cetvelde yer almaktır. Bunun için de alacağın masaya kaydettirilmiş olması gerekir.

İİK m.219 uyarınca alacaklılar, iflasın açılmasının ilanından itibaren bir ay içinde alacaklarını ve dayanaklarını iflas idaresine bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yazılı yapılır ve alacağın hukuki sebebini, miktarını ve teferruatını içermelidir.

Kayıt dilekçesi teknik bir belgedir. Alacağın kaynağı (sözleşme, fatura, senet), tutarı, işlemiş faiz ve fer’ileri, varsa imtiyaz iddiası ve dayanak belgeler eksiksiz gösterilmelidir. Eksik veya belirsiz bir kayıt, iflas idaresinin alacağı kısmen reddetmesine ve sizi gereksiz bir davaya sürüklemesine yol açar.

Bir tavsiye: kayıt dilekçesine, hakkınızda alınacak kabul, ret, kısmi kabul ve sıra cetveli kararlarının ayrıca size tebliğini talep eden bir cümle ekleyin. İİK m.234 uyarınca tebliğe elverişli adres gösterip avans yatıran alacaklı bakımından itiraz süresi ilandan değil tebliğden işlemeye başlar; bu, süre bakımından ciddi bir avantajdır.

Bir Aylık Süreyi Kaçırdınız mı? Kayıt Yine Mümkün — Ama Üç Bedelle

İyi haber: bu süre hak düşürücü değildir. İİK m.236 açıktır: “Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur.”

Kötü haber: kanun bunu üç yaptırıma bağlamıştır.

1. Gecikmeden doğan masraflar size aittir. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya yüklenir ve alacaklı bu masrafları peşin vermeye zorlanabilir.

2. Önceki paylaşmalara katılamazsınız. Kanunun ifadesiyle, müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur. Yani geç kaydettiğiniz alacak, o ana kadar dağıtılmış paylardan pay alamaz; yalnızca sonraki dağıtımlara katılır.

3. Süreçteki söz hakkınız daralır. Alacaklılar toplantılarına katılım ve oy kullanma imkânınız, kaydınızın zamanlamasına bağlıdır.

İflas idaresi geç kaydı kabul ederse sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilanla alacaklılara bildirir. Düzeltilmiş cetvel bakımından itiraz süreleri yeniden işler. Paylaştırma aşamasının işleyişi için iflasta paraların paylaştırılması ve pay cetveli (İİK 247-253) sayfamıza bakabilirsiniz.

Cetvel Elinize Geçtiğinde: Üç Soruyla Karar Verin

Sıra cetveli ilan edildiğinde saat işlemeye başlar ve iki farklı süre söz konusudur. Yanlış yolu seçmek, doğru yolun süresini de tüketir.

Soru 1 — Alacağınız cetvelde var mı? Yoksa veya kısmen kabul edilmişse uyuşmazlık alacağın esasına ilişkindir. Yol: on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası.

Soru 2 — Alacağınız kabul edilmiş ama sırası mı yanlış? Tutar ve varlık tartışmasız, yalnızca hangi sırada gösterildiği tartışmalıysa uyuşmazlık sıraya ilişkindir. Yol: yedi gün içinde husumet iflas idaresine yöneltilerek icra mahkemesine şikâyet.

Soru 3 — Başka bir alacaklının kaydı mı sorunlu? Cetvele kabul edilmiş bir başka alacağın masaya kaydedilmemesi gerektiğini düşünüyorsanız yol kayıt terkin davasıdır ve o da on beş günlük süreye tabidir.

Sürenin başlangıcına dikkat. Kural olarak süre ilan tarihinden işler. Ancak İİK m.234 uyarınca tebliğe elverişli adres gösterip avans yatırmış alacaklı bakımından süre kendisine yapılan tebliğden başlar. Kayıt dilekçenizde bu talebi yapmış olmanız, burada size ek gün kazandırır.

Cetvelde neye bakılır? Alacağınızın kabul/ret durumu ve ret gerekçesi, kabul edilen tutar, gösterildiği sıra, varsa imtiyaz kabulü ve müflisin malları üzerindeki istihkak iddiaları. Bu kalemlerden hangisine itiraz ettiğiniz, hangi yola gideceğinizi belirler.

Menkul Rehniniz Varsa: Bir Ay İçinde Teslim Şartı

Bu kural, rehinli alacaklıların en çok hak kaybettiği noktadır ve çoğu zaman bilinmez.

İİK m.219/4 uyarınca menkul rehninde, rehin konusu taşınırın tasfiyenin ilanından itibaren bir ay içinde iflas dairesine teslim edilmemesi hâlinde rehin hakkından yararlanmak mümkün değildir.

Yani elinizde rehinli bir taşınır varsa (rehinli hisse senedi, ticari işletme rehnine konu makine gibi) onu elinizde tutmaya devam etmeniz rehin hakkınızı korumaz; aksine kaybettirir. Süresi içinde iflas dairesine teslim etmek, önceliğinizi muhafaza etmenin şartıdır.

Alacağın ve rehnin masadaki konumu için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206) sayfamıza bakınız.

Rehinli Alacaklının İki Seçimlik Hakkı

Rehinli alacaklı iflasta pasif kalmak zorunda değildir; Yargıtay uygulamasında iki yol tanınır ve seçim ekonomik sonucu doğrudan etkiler.

Birinci yol — iflas dışında takip: rehinli mal (hisse senedi, gemi, taşınmaz) hakkında iflas hükümleri dışında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaparak alacağını tahsil etmek.

İkinci yol — masaya bırakmak: malı iflas masasına bırakıp masaca satıldıktan sonra, satış bedelinin öncelikle kendisine ödenmesini talep etmek.

Seçimde belirleyici olan genellikle hız ve masraf dengesidir: ayrı takip daha fazla kontrol sağlar ancak masraf ve süre yükü getirir; masaya bırakmak süreci tasfiyenin temposuna bağlar ama ayrı bir takip yürütme külfetinden kurtarır. Her iki hâlde de rehinle karşılanmayan kısım için adi alacaklı sıfatıyla sıraya girilir.

Müflise Karşı Dava Açtıysanız Ne Olur?

İflas kararından sonra alacaklıların en sık yaptığı usul hatası budur.

İflasın açılmasıyla birlikte masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak müflise karşı doğrudan dava açılamaz; kanuni temsilci iflas idaresi olduğundan husumet ona yöneltilir (İİK m.226). Alacağınızı masaya kaydettirmeniz, kayıt reddedilirse de İİK m.235/2 uyarınca sıra cetveline itiraz davası açmanız gerekir.

Yanlışlıkla müflise karşı alacak davası açılmışsa dava düşmez. Yargıtay uygulamasına göre bu davaya, iflas idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmesi gerekir. Yani usul hatası tek başına hak kaybına yol açmaz; ancak davanın taraf ve niteliğinin düzeltilmesi zorunludur.

Masayı temsil eden ve alacakları inceleyen organın işleyişi için iflas idaresi: görevleri ve işleyişi (İİK 223-227), sürecin bütünü için iflas davası nasıl açılır? kimler isteyebilir, hangi mahkeme sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İflasta sıra cetvelini kim düzenler?

İflas idaresi düzenler; alacakları ve istihkak iddialarını inceleyip alacaklıların sırasını gösterir ve iflas dairesine bırakır (İİK m. 232-233).

İflasta sıra cetveline itiraz süresi nedir?

Alacağın esasına yönelik itiraz davası, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde asliye ticaret mahkemesinde açılır (m. 235). Sadece sıraya ilişkin itiraz ise yedi gün içinde icra mahkemesine şikayetle yapılır.

Kayıt kabul ve kayıt terkin davası nedir?

Kayıt kabul davası, alacağı reddedilen alacaklının kendi alacağı için; kayıt terkin davası ise kabul edilmiş başka bir alacaklının alacağına/sırasına karşı açılan davadır (m. 235/II).

İflas sıra cetveli ile icra sıra cetveli arasındaki fark nedir?

İcra (haciz) sıra cetveli satıştan sonra icra müdürlüğünce düzenlenir ve m. 140-142’ye tabidir; iflas sıra cetveli paraya çevirmeden önce iflas idaresince düzenlenir ve m. 232-235’e tabidir.

Hangi itiraz şikayet, hangisi dava yoluyla ileri sürülür?

Yalnız sıraya ilişkin itiraz şikayetle (icra mahkemesi); alacağın esas ve miktarına ilişkin itiraz ise sıra cetveline itiraz davasıyla (asliye ticaret mahkemesi) ileri sürülür.

Süresinde itiraz edilmezse ne olur?

Sıra cetveli kesinleşir ve kesinleşen cetvele göre paraların paylaştırılmasına geçilir; sonradan itiraz hakkı düşer.

Alacağımı iflas masasına ne kadar sürede kaydettirmeliyim?

İİK m.219 uyarınca iflasın açılmasının ilanından itibaren bir ay içinde. Bildirim yazılı yapılır ve alacağın hukuki sebebini, miktarını ve teferruatını içermelidir. Kayıt dilekçesinde, hakkınızda alınacak kararların ayrıca tebliğini talep etmeniz süre bakımından avantaj sağlar.

Bir aylık kayıt süresini kaçırırsam alacağım yanar mı?

Hayır. İİK m.236 uyarınca vaktinde kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Ancak üç sonucu vardır: gecikmeden doğan masraflar size aittir ve peşin ödemeye zorlanabilirsiniz; müracaatınızdan önce kararlaştırılmış paylaşmaya katılamazsınız; süreçteki katılım ve oy imkânınız daralır.

Geç kayıt kabul edilirse sıra cetveli ne olur?

İflas idaresi alacağı kabul ederse sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilanla alacaklılara bildirir. Düzeltilmiş cetvel bakımından itiraz süreleri yeniden işlemeye başlar.

Rehinli taşınırı elimde tutmaya devam edebilir miyim?

Hayır, tutmanız rehin hakkınızı kaybettirir. İİK m.219/4 uyarınca menkul rehninde rehin konusu taşınır, tasfiyenin ilanından itibaren bir ay içinde iflas dairesine teslim edilmezse rehin hakkından yararlanmak mümkün değildir.

Rehinli alacaklı olarak hangi yolu seçmeliyim?

İki seçimlik hakkınız vardır: rehinli mal hakkında iflas hükümleri dışında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak ya da malı masaya bırakıp satış bedelinin öncelikle size ödenmesini talep etmek. Her iki hâlde de rehinle karşılanmayan kısım için adi alacaklı sıfatıyla sıraya girersiniz.

İflastan sonra müflise karşı alacak davası açtım, ne olur?

Masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak müflise karşı doğrudan dava açılamaz; husumet iflas idaresine yöneltilir. Yargıtay uygulamasına göre yanlışlıkla açılmış böyle bir davaya, iflas idaresine karşı İİK m.235/2 uyarınca sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmesi gerekir.

Post by Av. Fatma Öztürk