İflasın açılmasıyla müflisin borçları, vadesi gelmemiş olsa bile muaccel hale gelir (İİK m. 195). İflas tarihinden sonra rehinsiz (adi) alacaklara kural olarak faiz işlemez (m. 196); konusu para olmayan ve yabancı para alacaklar iflas tarihindeki değer üzerinden TL’ye çevrilir (m. 198). Takas mümkündür, ancak üç halde yasaktır (m. 200).
İflas eden bir borçludan alacağınız mı var?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBorçların Muaccel Hale Gelmesi (İİK m. 195)
İflasın açılmasıyla müflisin borçları, vadesi gelmemiş olsa dahi muaccel olur; böylece tüm alacaklar aynı anda iflas masasına karşı ileri sürülebilir. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masrafları, ana paraya eklenerek masaya kaydedilir. Bu kuralın iki istisnası vardır:
- Müflisin taşınmaz rehniyle teminat altına alınmış borçları iflasın açılmasıyla muaccel olmaz; vadesi beklenir (m. 195/1),
- Müflisle birlikte müşterek borçlu olan veya kefil bulunan kişiler bakımından borç muaccel olmaz.
Ayrıca müflisin üçüncü kişilerdeki alacakları iflasla muaccel hale gelmez; bunlar kendi vadelerinde tahsil edilir.
Faizin Durumu (İİK m. 196)
İflas tarihinden sonra rehinsiz (adi) alacaklara faiz işlemez. Müflisin malvarlığı paraya çevrilip ana para borçları ödendikten sonra bir bakiye kalırsa, iflastan sonra işleyen faizler 196/son uyarınca ödenir; bu faiz, ticari olmayan işlere uygulanan yasal faiz oranıdır. Rehinli alacaklar için ise istisnai bir rejim vardır: rehinli alacaklı, rehnin paraya çevrilmesinden elde edilecek bedelle sınırlı olmak üzere iflas tarihinden sonra da faiz isteyebilir; ancak bu faiz rehin bedelini aşamaz. Rehin alacağı tam karşılamazsa, karşılanamayan kısım rehinsiz alacak niteliği kazanır ve yalnızca yasal faize tabi olur.
Konusu Para Olmayan ve Yabancı Para Alacaklar (İİK m. 198)
Alacaklılar arasında eşitliği sağlamak için, konusu para olmayan alacaklar iflasın açılması anındaki değeri kadar para alacağına dönüştürülür. Aynı şekilde konusu yabancı para olan alacaklar, iflas tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek masaya kaydedilir.
İflasta Takas ve Yasakları (İİK m. 200-201)
Alacaklı, alacağını müflisteki borcuyla takas edebilir. İflasta takas, Türk Borçlar Kanunu’ndaki takastan iki yönden daha kolaydır: alacaklardan yalnızca birinin muaccel olması yeterlidir ve alacakların aynı türden olması şart değildir (çünkü m. 198 ile para olmayan alacaklar paraya çevrilir). Buna karşılık üç halde takas yasaktır (m. 200/2):
- Müflisin borçlusu, iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa,
- Müflisin alacaklısı, iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa,
- Alacaklının alacağı hamile yazılı bir senede dayanıyorsa.
Borçlunun (müflisin) alacağı muaccel olmasa da takas mümkündür; ancak alacaklının borcu muaccel değilse takas yapılamaz (m. 201). Bu yasaklar, alacaklılar arasında eşitlik (par conditio creditorum) ilkesini korumaya yöneliktir.
Müşterek Borçlu ve Kefalet Halleri (İİK m. 202-205)
Müflisin kefil olduğu borçlar, vadesi gelmese bile masaya kaydedilir; masa ödediği oranda asıl borçluya rücu eder (m. 202/2). Bir borcu birlikte taahhüt edenlerin iflas tasfiyeleri aynı zamana denk gelirse, alacaklı alacağının tamamını her bir müflisin masasından isteyebilir (m. 203). Şirket iflas etmeden ortaklardan biri iflas ederse, şirket alacaklıları alacaklarının tamamıyla bu ortağın masasına kabul olunur (m. 205).
İlgili Rehberler
İflas masasına alacağınızı doğru tutarla kaydettirmek için yanınızdayız
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppVadesi Gelmemiş Borçlarda İskonto
Muacceliyet kuralının çoğu zaman atlanan bir devamı vardır ve alacağın masaya yazılacak tutarını doğrudan etkiler.
Kanunun ifadesi şöyledir: iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur; ayrıca müflisin vadesi gelmemiş faiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılır.
Mantığı şudur: vadesi ileride olan bir borç, iflasla birlikte bugün muaccel hâle gelir. Alacaklının parayı erken alması, vadeye kadar geçecek sürenin faizini kazanması anlamına gelirdi. Kanun bu fazlalığı iskonto ile geri alır.
Pratik sonuç alacaklı için: vadesine uzun süre bulunan bir alacağın masaya yazılacak tutarı, nominal tutarından düşük olabilir. Kayıt talebinde bu hesabın gözden geçirilmesi gerekir.
Ve kayıt için muacceliyet aranmaz: alacağın masaya kaydettirilebilmesi için iflasın açıldığı gün ve saatte mevcut olması yeterlidir; muaccel olma zorunluluğu bulunmaz.
Taşınır Rehni ile Taşınmaz Rehni Aynı Değildir
Muacceliyet istisnası yalnızca bir rehin türüne tanınmıştır; bu ayrım uygulamada karıştırılır.
Taşınır rehniyle temin edilmiş müeccel alacaklar iflasın açılmasıyla muaccel hâle gelir. Yani taşınır rehni istisnadan yararlanmaz.
Taşınmaz mal rehniyle temin edilmiş müeccel alacaklar ise iflasla muaccel hâle gelmez; vadesi beklenir.
Peki taşınmaz ne olur? Borçlunun bu taşınmazı rehin hakkıyla birlikte satılır ve dikkat çekici bir sonuç doğar: müflisin müeccel olan şahsi borcu da alıcıya intikal eder.
Bedel yetmezse: taşınmazın bedeli alacağı karşılamıyorsa, kalan kısım için artık borç muaccel hâle gelir ve iflas masasına kaydedilir.
Alıcı için uyarı: iflas tasfiyesinde rehinli taşınmaz satın alan kişi yalnızca taşınmazı değil, ona bağlı müeccel şahsi borcu da devralabilir. Teklif vermeden önce rehnin kapsamı incelenmelidir.
Zamanaşımı İflasla Kesilmez
Alacaklı bakımından en kritik ve en çok hata yapılan nokta budur.
Kural: alacakların zamanaşımı ancak masaya yazdırılmasıyla kesilir; iflasın açılmasıyla değil.
Yanılgı şudur: “borçlu iflas etti, artık sürelerin bir önemi kalmadı” varsayımı. İflasın açılması, alacağın zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz.
Pratik sonuç: alacağını süresinde masaya kaydettirmeyen alacaklı, hem tasfiyeden pay alamaz hem de zamanaşımı korumasından yararlanamaz.
Bu nedenle ilan takibi kritiktir: iflasın açılması ilan edilir ve alacaklılara kayıt için süre verilir. Bu ilanın izlenmesi, alacaklının kendi sorumluluğundadır.
Kayıt ve sıralama süreci için iflas masası ve alacakların sırası (İİK 206), cetvele itiraz için iflasta sıra cetveli ve sıra cetveline itiraz davası (İİK 235) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Şarta Bağlı Alacaklar: Pay Ayrılır, Beklenir
Henüz doğmamış veya bir şarta bağlı alacakların tasfiyede tamamen dışlanmadığı, ancak özel bir rejime tabi olduğu bilinmelidir.
Bunlar da masaya yazdırılır. Şarta bağlı borçlar iflas masasına kaydedilir.
Karşılık ayrılır: bu alacaklar için sıra cetvelinde belirtilen miktar ayrılır.
Şart gerçekleşirse ödenir: şart ve vadenin tahakkuk etmesiyle ayrılan tutar alacaklıya ödenir.
Gerçekleşmezse dağıtılır: şart ve vade tahakkuk etmezse, ayrılan bu bedel diğer alacaklara taksim olunur.
Alacaklı için sonuç: alacağınız henüz kesinleşmemiş olsa dahi kayıt yaptırmak gerekir; aksi hâlde şart sonradan gerçekleşse bile ayrılmış bir pay bulunmaz.
Müflise Yapılan Ödeme Borcu Sona Erdirmez
Müflisin borçlusu konumundaki üçüncü kişiler için ağır bir kural vardır.
Kural: iflastan haberdar olan kişilerin müflise yaptıkları ödemeler geçersizdir; bu kişiler iflas masasına karşı yeniden ödeme yapmakla yükümlüdür.
Yani ödeme iki kez yapılabilir: bir kez müflise, bir kez masaya. Müflise yapılan ödeme için ancak müflise rücu edilebilir ki bu da tahsil imkânı zayıf bir alacaktır.
Belirleyici ölçüt haberdar olmaktır. İflas kararı ilan edildiğinden, ilandan sonra yapılan ödemelerde iyi niyet iddiası güçleşir.
Müflisin borçlusu iseniz ne yapmalısınız? Ödemeyi müflise değil, iflas idaresine yapmalı ve makbuzu buna göre almalısınız: iflasta adi ve basit tasfiye usulü (İİK 208-218).
Rehinli Alacakta Faizin Ayrıcalıklı Konumu
Faiz rejiminde rehinli alacaklının konumu, adi alacaklıdan yalnızca “faiz işlemeye devam eder” farkıyla ayrılmaz; ayrıcalık daha geniştir.
Yasal faiz sınırıyla bağlı değildir: rehinli alacaklı, rehnin paraya çevrilmesinden elde edilecek bedelle sınırlı olmak üzere, iflas tarihinden sonra da yasal faiz sınırı ile bağlı olmaksızın faiz talep edebilir.
Tek sınır rehin bedelidir: bu talep hiçbir şekilde rehin bedelini aşamaz.
Faiz de rüçhanlıdır: Yargıtay uygulamasına göre faiz alacağı da asıl alacak gibi satış bedelinden rüçhanlı olarak tahsil edilir.
Ve bakiye kuralı rehinli alacakları kapsamaz: İİK m.196’nın son fıkrasındaki (ana paralar ödendikten sonra kalan bakiyeden faiz ödenmesi) düzenleme, rehinle temin edilmiş alacakları kapsamaz.
Karşılanamayan kısmın akıbeti: satış bedeli alacağı karşılamazsa, kalan kısım teminatsız alacak olarak iflas masasına yazdırılır ve adi alacak rejimine tabi olur.
Davalar da Durur: İkinci Toplantı + On Gün
İflasın alacaklıya etkisi yalnızca alacağın tutarında değil, sürmekte olan yargılamalarda da görülür.
Kural: borçlunun taraf olduğu hukuk davaları, acele hâller hariç olmak üzere, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durur.
Amaç: iflas idaresinin oluşup dosyaları incelemesine ve davaya devam edilip edilmeyeceğine karar vermesine imkân tanımaktır.
Alacaklı için pratik sonuç: müflise karşı açtığınız dava kendiliğinden düşmez; ancak duraklar. Bu dönemde alacağın masaya kaydettirilmesi ayrıca gerekir — dava açmış olmak kayıt yerine geçmez.
“Acele hâl” istisnası dar yorumlanır; her dava bu kapsamda değildir.
Sürecin bütünü için iflasın açılması ve sonuçları ve şirketler bakımından sermaye şirketleri ve kooperatiflerde iflas: borca batıklık (İİK 179) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İflasın açılması borçları muaccel yapar mı?
Evet. İflasla müflisin borçları, vadesi gelmemiş olsa bile muaccel olur (İİK m. 195). İstisnalar: taşınmaz rehniyle teminatlı alacaklar ve müşterek borçlu/kefil bakımından borç muaccel olmaz.
İflastan sonra alacağa faiz işler mi?
Rehinsiz (adi) alacaklara iflas tarihinden sonra faiz işlemez (m. 196); ana paralar ödenip bakiye kalırsa iflas sonrası faiz ödenir. Rehinli alacakta faiz rehin bedeliyle sınırlı devam eder.
Döviz (yabancı para) alacağı nasıl masaya yazılır?
İflas tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek masaya kaydedilir (m. 198).
İflasta takas yapılabilir mi?
Evet, kural olarak yapılabilir ve TBK’dan daha kolaydır. Ancak üç halde yasaktır (m. 200/2): iflastan sonra alacaklı/borçlu olma ve alacağın hamile yazılı senede dayanması.
İflasta takas neden TBK’dan kolaydır?
İflasta alacaklardan birinin muaccel olması yeterlidir ve alacakların aynı türden olması şart değildir; çünkü para olmayan alacaklar m. 198 ile paraya çevrilir.
Müflisin kefil olduğu borç ne olur?
Vadesi gelmese bile masaya kaydedilir; masa ödediği oranda asıl borçluya rücu eder (m. 202/2).
Vadesi gelmemiş alacağım tam tutarıyla mı yazılır?
Hayır. Kanun, müflisin vadesi gelmemiş faiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılacağını öngörür. Vadesine uzun süre bulunan bir alacağın masaya yazılacak tutarı nominal tutarından düşük olabilir.
Alacağımın muaccel olması kayıt için şart mı?
Hayır. Alacağın masaya kaydettirilebilmesi için iflasın açıldığı gün ve saatte mevcut olması yeterlidir; muaccel olma zorunluluğu bulunmaz.
Taşınır rehni de muacceliyet istisnasından yararlanır mı?
Hayır. Taşınır rehniyle temin edilmiş müeccel alacaklar da iflasın açılmasıyla muaccel hâle gelir. İstisna yalnızca taşınmaz mal rehniyle temin edilmiş alacaklara tanınmıştır.
Rehinli taşınmaz satılınca borç ne olur?
Taşınmaz rehin hakkıyla birlikte satılır ve müflisin müeccel olan şahsi borcu da alıcıya intikal eder. Bedel alacağı karşılamıyorsa kalan kısım için borç muaccel hâle gelir ve masaya kaydedilir.
İflas açılması zamanaşımını keser mi?
Hayır. Alacakların zamanaşımı ancak masaya yazdırılmasıyla kesilir; iflasın açılmasıyla değil. Süresinde kayıt yaptırmayan alacaklı hem paydan hem zamanaşımı korumasından yoksun kalır.
Şarta bağlı alacağım için ne yapılır?
Şarta bağlı borçlar da masaya yazdırılır ve bunlar için sıra cetvelinde belirtilen miktar ayrılır. Şart ve vade tahakkuk ederse ödenir; tahakkuk etmezse ayrılan bedel diğer alacaklara taksim olunur.
Müflise ödeme yaparsam borcumdan kurtulur muyum?
İflastan haberdar olan kişilerin müflise yaptıkları ödemeler geçersizdir; bu kişiler iflas masasına karşı yeniden ödeme yapmakla yükümlüdür. Ödeme iflas idaresine yapılmalıdır.


