Anonim, limited şirketler ile kooperatifler borca batık duruma düşerse özel bir iflas rejimine tabidir. Borca batıklık; aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre pasifleri karşılayamaması halidir (TTK m. 376/3, İİK m. 179). Yönetim organı durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmek zorundadır.
Şirketiniz mali darboğazda mı? Doğru hukuki yolu birlikte belirleyelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBorca Batıklık (Teknik İflas) Nedir?
TTK m. 376 sermaye kaybını üç kademeli olarak düzenler: sermayenin yarısının kaybı (376/1), üçte ikisinin kaybı (376/2) ve borca batıklık (376/3). Sermaye kaybı genel kurul tedbirleriyle aşılabilirken, borca batıklık daha ağır bir durumdur: şirketin aktifleri, alacaklılara olan borçlarını (pasifi) karşılayamamaktadır. Uygulamada bu duruma teknik iflas da denir.
Borca Batıklığın Tespiti: Ara Bilanço
Borca batıklık şüphesi doğduğunda yönetim organı, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarır. Bu bilançoya göre borca batıklık tespit edilirse iflas bildirimi yükümlülüğü doğar. Tespit teknik bilgi gerektirdiğinden, mahkeme aşamasında bilirkişi incelemesi yapılır. Not olarak, Ticaret Bakanlığı tebliği uyarınca, henüz ifa edilmemiş yabancı para yükümlülüklerinden doğan kur farkı zararları, geçici süreyle (1 Ocak 2027’ye kadar) bu hesaplamada dikkate alınmayabilir.
İflas Bildirimi Yükümlülüğü (TTK m. 376/3, İİK m. 179)
Borca batıklık tespit edilirse yönetim organı durumu asliye ticaret mahkemesine bildirmek ve şirketin iflasını istemek zorundadır. Bu bildirimi yapmaya yetkili organlar: anonim şirkette yönetim kurulu, limited şirkette müdür/müdürler kurulu, kooperatifte yönetim kurulu, şirket tasfiye hâlindeyse tasfiye memurlarıdır. İİK m. 179 uyarınca, idare ve temsil ile görevli bu kişilerin yanı sıra bir alacaklı da borca batık şirketin iflasını mahkemeden isteyebilir.
İflasın Ertelenmesi Kaldırıldı: Yerine Konkordato
Önemli bir değişiklik: iflasın ertelenmesi kurumu 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Artık borca batık bir şirket için iflasın ertelenmesi talep edilemez. Bunun yerine yönetim organı veya alacaklılar, iflas talebiyle birlikte konkordato (İİK m. 285 vd.) yoluna başvurabilir. Konkordato, işletmenin ayakta kalmasını ve borçların alacaklılarla anlaşarak yeniden yapılandırılmasını hedefler. Detaylı bilgi için Konkordato Rehberimize bakabilirsiniz.
Yönetim Kurulunun Sorumluluğu ve İflas İstememe Suçu
Borca batıklığın zamanında mahkemeye bildirilmemesi ciddi sonuçlar doğurur. Yönetim kurulu üyeleri, kanundan doğan bu yükümlülüğü kusurlarıyla ihlal ederlerse TTK m. 553 uyarınca şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumlu olur. Ayrıca borca batık olduğu hâlde iflası istememe, İİK m. 345/a kapsamında iflas istememe suçunu oluşturabilir; bu suç şikayete tabidir ve şikayet hakkı fiilin öğrenilmesinden 3 ay, her hâlde işlenmesinden 1 yıl içinde kullanılmalıdır (İİK m. 347).
Sermaye Şirketinin İflası Açıldıktan Sonra
Mahkeme iflasa karar verirse genel iflas tasfiyesi işler: iflas masası oluşur, alacaklar masaya kaydedilir, sıra cetveli düzenlenir ve masa malları paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılır. Limited şirketlerde de TTK m. 633-634 uyarınca bu konularda anonim şirket hükümleri kıyasen uygulanır.
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Konkordato Rehberi (Ana Konkordato Hub)
- Doğrudan Doğruya İflas (İİK 177)
- İtibarın İadesi: Müflisin Yasaklardan Kurtulması
- İflasın Açılması ve Sonuçları
- Anonim Şirkette Sermaye Artırımı ve Azaltımı
- Şirket Bölünmesi: Tam ve Kısmi Bölünme
- Kurumsal Yönetim: Halka Açık Şirketlerde İlkeler (SPK)
- Konkordato ve Kooperatifler: Özel Rejim (1163 s.K.)
- Konkordato ile İflas Ertelemesi Arasındaki Fark Nedir?
Borca batıklıkta iflas mı konkordato mu? Şirketiniz için en doğru adımı planlayalım.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppAra Bilanço İki Ayrı Esasa Göre Çıkarılır
Borca batıklığın tespitinde kullanılan ara bilanço tek bir hesaptan ibaret değildir; kanun iki esası birlikte arar.
Kanunun ifadesi şöyledir: şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır.
Neden iki esas? Çünkü aynı varlık, işletme faaliyetine devam ederken taşıdığı değer ile tasfiye hâlinde elden çıkarılacak değeriyle farklı sonuç verir. İki tablo birlikte okunduğunda şirketin gerçek durumu görünür.
Borca batıklık hangi tablodan çıkar? Değerlendirme, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen bilançoya göre yapılır; şirket aktifleri yıllık bilançodaki gibi defter değerleriyle değil, gerçek değerleriyle ölçülür.
Uygulamadaki sonuç: yalnızca tek bir tablo hazırlamak, hem tespiti eksik bırakır hem de mahkeme aşamasında bilirkişi incelemesinde sorun doğurur.
Kanunun Bıraktığı Çıkış Kapısı: Alacağın Sıra Sonuna Konulması
Borca batıklık tespit edildiğinde iflas bildirimi kaçınılmaz değildir; kanun açık bir istisna öngörmüştür ve bu istisna uygulamada çok az bilinir.
Kural şudur: yönetim kurulu durumu mahkemeye bildirir ve iflas ister — meğerki iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş olsun.
Doğrulama şarttır: bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olmalıdır.
Ve bir uyarı vardır: aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur. Yani doğrulama sağlanamazsa, başvurunun kendisi iflas bildirimine dönüşür.
Tutar ölçütü: bu taahhütlerin tutarı ara bilançoyla ortaya çıkan açığa eşitse, iflas bildirimi zorunluluğu doğmaz.
Sıra Sonuna Geçen Alacağın Akıbeti
Alacaklı bakımından bu taahhüdün ne anlama geldiğini bilmek, kararın ağırlığını gösterir.
Etki iflas hâlinde ortaya çıkar: böyle bir taahhüt, sonuçlarını iflas hâlinde gösterir.
Sonuç ağırdır: önceki alacaklar ödenmeden, sona giden alacak garameye katılamaz. Yani sıra sonuna geçen alacaklı, diğer tüm alacaklılar tatmin edilmeden paylaşıma dâhil olmaz.
Kim böyle bir taahhüt verir? Uygulamada genellikle şirketin ortakları, grup şirketleri veya şirketin ayakta kalmasında menfaati bulunan yakın alacaklılar.
Alacaklı için değerlendirme: taahhüt, şirketin iflas etmemesini sağlayarak alacağın tamamen değersizleşmesini önleyebilir; ancak iflas yine de gerçekleşirse alacak fiilen tahsil edilemez hâle gelir. Bu, bir kurtarma girişimi ile alacaktan vazgeçme arasında verilen bir karardır.
Şirket için pratik öneri: taahhüdün yazılı olması ve bilirkişi doğrulamasına elverişli biçimde belgelenmesi gerekir; sözlü mutabakat sonuç doğurmaz.
İflas Talebiyle Birlikte Konkordato İstenebilir
İflasın ertelenmesinin kaldırılmasından sonra kurulan yeni denge, Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça düzenlenmiştir.
Kural: yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı, borca batıklık nedeniyle yapacağı iflas talebiyle birlikte ya da iflas yargılaması sırasında, İcra ve İflas Kanunu’nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordato da talep edebilir.
İki zamanlama imkânı vardır: konkordato talebi iflas talebiyle aynı anda sunulabileceği gibi, iflas yargılaması sürerken de ileri sürülebilir.
Talep hakkı alacaklıya da tanınmıştır: yalnızca şirket yönetimi değil, herhangi bir alacaklı da bu yola başvurabilir.
Hazırlık gerektirir: konkordato başvurusu ön proje, mali tablolar, alacaklı listesi ve karşılaştırma tablosu gibi belgeleri zorunlu kılar; bu belgeler hazır değilse talep şeklî incelemede takılır: konkordato ön projesi nedir? nasıl hazırlanır? (İİK 286).
İki kurumun karşılaştırması için konkordato ile iflas ertelemesi arasındaki fark sayfamıza bakabilirsiniz.
Sermaye Kaybının Üç Kademesi: Oranlar
Türk Ticaret Kanunu’nun üç kademesi, uygulama tebliğiyle sayısal olarak netleştirilmiştir.
Birinci kademe (m.376/1): sermaye kaybının yüzde elliye eşit ve bundan fazla, ancak üçte ikiden az olması.
İkinci kademe (m.376/2): sermaye kaybının üçte ikiye eşit veya daha fazla, ancak yüzde yüzden az olması.
Üçüncü kademe — borca batıklık (m.376/3): sermaye kaybının yüzde yüzden daha fazla olması.
Bu kademelendirme neden önemli? Çünkü ilk iki kademede genel kurul tedbirleri (sermaye artırımı, azaltımı, iyileştirici önlemler) yeterliyken, üçüncü kademede mahkemeye bildirim yükümlülüğü doğar.
İyileştirici birleşme imkânı: sermaye kaybı veya borca batık durumda olan bir şirket, kaybolan sermayeyi karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bulunan bir şirketle birleştirilebilir.
Bildirim Yükümlülüğü Devredilemez
Yönetim organının bu görevi, şirket içi yetki devriyle başkasına aktarılamaz.
Kural: borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunmak, yönetim organının devredilemez bir görevidir.
Sonuç bireysel sorumluluk doğurur: yükümlülüğün kusurla ihlali, yönetim kurulu üyelerinin şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumluluğunu gündeme getirir.
Ve cezai boyut vardır: borca batık olduğu hâlde iflasın istenmemesi ayrı bir suç olarak değerlendirilebilir; bu suç şikâyete tabidir.
Alacaklı da harekete geçebilir: yönetim organı bildirimde bulunmazsa, bir alacaklı borca batık şirketin iflasını mahkemeden isteyebilir.
Yönetici için pratik öneri: borca batıklık şüphesi doğduğu anda ara bilanço çalışması başlatılmalı ve karar süreci tutanağa bağlanmalıdır. Zamanında yapılmış bir bildirim, sorumluluk tartışmasında en güçlü savunmadır.
İflas açıldıktan sonraki süreç için iflasın açılması ve sonuçları, takipsiz iflas hâlleri için doğrudan doğruya iflas (İİK 177) ve tasfiye sonrası müflis sıfatının kaldırılması için itibarın iadesi: müflisin yasaklardan kurtulması (İİK 312 vd.) sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Borca batıklık nedir?
Sermaye şirketi veya kooperatifin, aktiflerinin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre pasiflerini (borçlarını) karşılayamaması halidir (TTK m. 376/3, İİK m. 179). Uygulamada teknik iflas da denir.
Borca batıklığı kim mahkemeye bildirir?
Anonim şirkette yönetim kurulu, limited şirkette müdür/müdürler kurulu, kooperatifte yönetim kurulu, tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları bildirir. Ayrıca bir alacaklı da iflas isteyebilir (İİK m. 179).
İflasın ertelenmesi hâlâ mümkün mü?
Hayır. İflasın ertelenmesi 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Yerine konkordato (İİK m. 285 vd.) gelmiştir.
Borca batıklık tespit edilirse şirket ne yapabilir?
Yönetim organı veya alacaklılar, iflas talebiyle birlikte konkordato yoluna başvurabilir. Konkordato işletmenin ayakta kalmasını ve borçların yeniden yapılandırılmasını hedefler.
Borca batıklık bildirilmezse ne olur?
Yönetim kurulu üyeleri TTK m. 553 uyarınca sorumlu olabilir; ayrıca İİK m. 345/a kapsamında iflas istememe suçu oluşabilir. Şikayet süresi 3 ay/her hâlde 1 yıldır (m. 347).
Limited şirketlerde de aynı kurallar geçerli mi?
Evet. TTK m. 633-634 uyarınca borca batıklık ve iflas bildirimi konularında anonim şirket hükümleri limited şirketlere kıyasen uygulanır.
Ara bilanço kaç ayrı esasa göre çıkarılır?
İki. Kanun, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkarılmasını öngörür. Borca batıklık değerlendirmesi, muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen bilançoya göre yapılır.
Borca batıklıkta iflas bildirimi kaçınılmaz mı?
Hayır. İflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batıklığı ortadan kaldıracak tutardaki alacakların sahipleri, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraya konulmasını yazılı olarak kabul eder ve bu beyan mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa iflas istenmez.
Doğrulama sağlanamazsa ne olur?
Kanun açıkça öngörür: aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.
Sıra sonuna geçen alacağın akıbeti ne olur?
Bu taahhüt etkilerini iflas hâlinde gösterir; önceki alacaklar ödenmeden sona giden alacak garameye katılamaz. Yani iflas gerçekleşirse alacak fiilen tahsil edilemez hâle gelebilir.
Konkordato ne zaman talep edilebilir?
Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı, borca batıklık nedeniyle yapacağı iflas talebiyle birlikte ya da iflas yargılaması sırasında İcra ve İflas Kanunu’nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca konkordato talep edebilir.
Sermaye kaybı kademelerinin oranları nedir?
Uygulama tebliğine göre: birinci kademede kayıp yüzde elliye eşit ve fazla ancak üçte ikiden az; ikinci kademede üçte ikiye eşit veya fazla ancak yüzde yüzden az; borca batıklıkta ise yüzde yüzden fazladır.
Bildirim görevi devredilebilir mi?
Hayır. Borca batıklık durumunda mahkemeye bildirimde bulunmak yönetim organının devredilemez bir görevidir; ihlali üyelerin şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumluluğunu doğurabilir.


