Miras Payının Haczi ve Mirasçının Kişisel Alacaklıları (TMK 648 + İİK)
25 Temmuz 2026

Miras Payının Haczi ve Mirasçının Kişisel Alacaklıları (TMK 648 + İİK)

Bir kişinin mirasçı olması, onun kişisel borçlarını da etkileyebilir. Henüz paylaşılmamış bir miras üzerinde, mirasçının alacaklılarının hangi haklara sahip olduğu sık karşılaşılan bir sorudur. Mirasçının kişisel alacaklıları terekedeki mala doğrudan başvuramaz; haciz miras payı üzerinde ve özel usule tabi olarak gerçekleşir. Rehber, bu usulü ve paydaşların konumunu ele alıyor.

Mirasçının payına haciz mi koymanız gerekiyor?

Yetki belgesi, kayyım atanması ve ortaklığın giderilmesinde Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Borçlu olan mirasçı, mirası reddederse?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Kanun ne diyor?

Paylaşmadan önce mirasçılar, tereke üzerinde elbirliği (iştirak) hâlinde maliktir; bu aşamada bir mirasçı, terekedeki belirli bir mal üzerinde tek başına serbestçe tasarruf edemez. Bununla birlikte, mirasçının terekedeki payı kişisel alacaklıları tarafından takip edilebilir. Türk Medeni Kanunu m. 648 ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde, mirasçının alacaklıları onun pay hakkı üzerinden hareket ederek paylaşmaya katılmayı ya da paylaşmanın yapılmasını talep edebilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Uygulamada durum

Alacaklı, doğrudan terekedeki somut bir malı değil, mirasçının pay hakkını hedef alır; paylaşma sonucunda mirasçıya düşecek değer üzerinden alacağını karşılamaya yönelir. Bu yönüyle, paylaşmadan önce terekenin tasfiyesi ve mirasçının payının belirlenmesi süreci önem kazanır. Diğer mirasçıların hakları da etkilendiğinden, süreç özel kurallara tabidir.

Mirasçının payının haczi ya da takibi, hem mirasçıyı hem de diğer mirasçıları ve alacaklıları ilgilendiren çok taraflı bir ilişki doğurur. Bu nedenle paylaşmanın ve takibin koordineli yürütülmesi gerekir.

Alacaklı, mirasçının paylaşmadan kaçınarak alacağı geciktirmesini önlemek için paylaşmaya katılmayı ya da paylaşmanın yapılmasını isteyebilir. Diğer mirasçıların hakları da etkilendiğinden, bu süreçte çoğu zaman sulh mahkemesi devreye girer.

Pratik sonuç

Borç ve takip durumunu, terekenin yapısını ve diğer mirasçılarla ilişkiyi netleştirmek önemlidir. Hem alacaklı hem de mirasçı tarafının hakları teknik olduğundan, sürecin bir avukatla yürütülmesi yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Miras payı haczedilebilir — ama terekedeki mal haczedilemez

Bu ayrım, konunun tamamını açıklayan anahtardır ve uygulamada sürekli karıştırılır.

Haczedilemeyen: Terekedeki belirli bir mal. Paylaşmadan önce mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyetine sahiptir; hiçbir mirasçının belirli bir mal üzerinde ayrılmış payı yoktur. Dolayısıyla alacaklı, borçlu mirasçının babasından kalan dairenin “üçte birini” haczettiremez.

Haczedilebilen: Mirasçının miras payı hakkı. İİK m.82-84’te haczi tamamen ya da kısmen mümkün olmayan hak ve mallar arasında miras payı sayılmamıştır; bu nedenle miras payı haczedilebilir bir değerdir. Haciz ayrıca tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Haczin sonucu: Haczedilen miras payı, mirasçının o değer üzerindeki tasarruf özgürlüğünü kaybetmesine yol açar; artık karar sürecinde icra mercii söz sahibidir.

Ama satış hemen istenemez. Haczi koyduran alacaklı, miras ortaklığı sona erene kadar satış talebinde bulunamaz. Ancak paylaşma sonucunda miras payının sahibine düşen tereke mallarının satışı istenebilir. Yani haciz, alacağı güvenceye alır ama nakde çevirmek için ortaklığın çözülmesi gerekir.

Buradan doğan pratik sorun: Borçlu mirasçı, paylaşmadan kaçınarak alacağı süresiz geciktirebilir. Kanun bu tabloyu çözmek için TMK m.648’i getirmiştir.

TMK m.648: kayyım atanması ve üç alacaklı grubu

TMK m.648: “Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.”

Üç kişi grubu bu hakka sahiptir:

  • Mirasçının payını devralmış olan (TMK m.677 uyarınca payı devralan üçüncü kişi de dahil),
  • Payı haczettirmiş olan alacaklı,
  • Elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı.

Neden kayyım? Madde gerekçesinde açıklandığı üzere, hâkimin hem paylaştırmayı gerçekleştirmesi hem de mirasçı yerine geçmesi uygun görülmediğinden, alacaklı ile borçlunun menfaatlerini dengelemek üzere bağımsız bir kayyım atanması sistemi benimsenmiştir. Kayyım, yerine geçtiği mirasçının paylaşma ile ilgili haklarını kullanır.

Kayyım hangi aşamada devreye girer? Süreç iki safhalıdır: önce ortaklığın çözülmesi, sonra ortak malların paylaşılması. Kayyım, ikinci safhada — paylaşmanın yapılacağı aşamada — borçlunun haklarını korumak üzere alacaklı talebiyle atanır.

İİK m.94 ve m.121 yürürlükte: yetki belgesi yolu

Uygulamada sık sorulan bir soru şudur: TMK m.648 geldikten sonra İİK’daki eski yollar kalktı mı? Cevap nettir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uygulamasında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 648. maddesinin İcra ve İflâs Kanunu’nun 94 ve 121. maddelerini açık veya örtülü biçimde yürürlükten kaldırmadığı kabul edilmektedir. Borçlunun miras bırakanından kalan payın haczi hâlinde ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisi yalnızca atanacak kayyıma ait değildir; alacaklı da icra mahkemesinden alacağı yetki belgesi ile bu davayı açabilir.

Alacaklı için işlem sırası:

  • İcra takibi başlatılır ve miras payı haczedilir; İİK m.94 uyarınca ilgililere bildirim yapılır.
  • Satışın nasıl yapılacağı belirlenip İİK m.121 uyarınca icra mahkemesinden yetki belgesi alınır.
  • Yetki belgesiyle ortaklığın giderilmesi davası açılır; gerektiğinde TMK m.648 uyarınca kayyım atanması istenir.
  • Miras payının devredilerek hak kaybı yaşanmasının önüne geçmek için ihtiyatî tedbir talep edilmesi yerinde olur.

Borçlu mirasçı açısından: Payınız haczedildiyse, diğer mirasçılarla paylaşmayı anlaşarak tamamlamak çoğu zaman ortaklığın giderilmesi davasından daha az kayıplıdır; dava yoluyla satışta taşınmazlar gerçek değerinin altında elden çıkabilir. Paylaşma seçenekleri için: Terekede Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu).

Mirasçının alacaklısına tanınan diğer araçlar

TMK m.648 tek yol değildir. Kanun, borçlu mirasçının alacaklısını birkaç noktada daha korur.

TMK m.617 — reddin iptali: Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddeder ve alacaklısına yeterli bir güvence vermezse, alacaklısı reddin iptali hakkında dava açabilir. Borçlu mirasçının “bana bir şey kalmasın” mantığıyla mirası reddetmesi, alacaklı karşısında kesin bir kalkan değildir.

TMK m.562 — tenkis davası açma hakkı: Saklı payı zedelenen borçlu mirasçının alacaklılarına, bu mirasçının yerine tenkis davası açma hakkı tanınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mirasçılıktan çıkarılan borçlunun alacaklıları da aynı koşullarla tenkis davası açabilir.

Miras payının devri bir kaçış yolu değildir. TMK m.677 uyarınca mirasçı payını devredebilir; ancak devir, mirasçıların TMK m.641 ve m.681 uyarınca tereke borçlarından müteselsil sorumluluğuna halel getirmez. Devreden mirasçı, devre rağmen tereke borçlarından paylaşmadan sonra da beş yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalmaya devam eder.

Üçüncü kişiye devirde önemli sınır: TMK m.677/2 uyarınca bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı devir sözleşmesinin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır ve sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar. Bu kişinin paylaşmaya etki edebilmesinin yolu yine TMK m.648’deki kayyım talebidir.

Alacaklı İçin Yol Haritası: Hangi Araç Ne Zaman?

Borçlusu bir terekede mirasçı olan alacaklının önünde birden fazla araç vardır. Hangisinin kullanılacağı, terekenin hangi aşamada olduğuna bağlıdır.

Terekenin durumuAlacaklının aracıDayanak
Miras açılmış, paylaşma yapılmamışMiras payının hacziİİK m.94
Pay haczedilmiş, paylaşma yapılmıyorPaylaşmaya katılmak üzere kayyım atanmasıTMK m.648
Mirasçı hareketsiz kalıyorYetki belgesi alarak paylaşma davası açmaİİK m.121
Mirasçı mirası reddetmişReddin iptali istemiTMK m.617
Paylaşma tamamlanmışMirasçıya düşen mal üzerinde olağan hacizİİK genel hükümler

TMK m.648 üç ayrı alacaklı grubuna aynı yetkiyi tanır: bir mirasçının payını devralmış olan, payını haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı. Bu üç sıfattan biri varsa, sulh hâkiminden o mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanması istenebilir.

Kayyımın işlevi sanıldığından dardır: kayyım paylaşmaya katılır, paylaşmayı tek başına yapamaz veya zorlayamaz. Görevi, borçlu mirasçının payının korunması ve paylaşmanın onun aleyhine sonuçlanmasının önlenmesidir.

Mirasçının Reddi Alacaklıyı Etkiler mi? (TMK m.617)

Borçlu bir mirasçının, alacaklılarından kaçmak için mirası reddetmesi mümkündür. Kanun bu ihtimale karşı alacaklıya özel bir yol tanır.

TMK m.617’ye göre, malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde reddin iptali için dava açabilirler.

Dava süresi kısadır: ret tarihinden başlayarak altı ay. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir ve tasfiyeden artan değer, iptal davası açan alacaklılara alacakları ödenmek üzere verilir.

Alacaklı bakımından bu, terekede değerli mal bulunduğunda ilk kontrol edilecek noktadır: borçlu mirasçı gerçekten borca batık mı, ret gerçekten alacaklıya zarar veriyor mu? Terekesi borca batık bir murisin mirasını reddetmek zarar verici sayılmaz; ret ancak değerli bir terekede ve borçlu mirasçının kendi malvarlığı yetersizken anlam kazanır.

Mirasçı İçin: Payınıza Haciz Konduğunda

Kendi borcu nedeniyle miras payına haciz konan mirasçının bilmesi gereken sınırlar şunlardır.

SoruCevap
Terekedeki daire doğrudan satılabilir mi?Hayır; elbirliği sürdükçe belirli mal haczedilip satılamaz
Ne haczedilir?Terekedeki soyut miras payı
Diğer mirasçılar etkilenir mi?Payları haczedilmez; ancak paylaşma süreci etkilenir
Paylaşmayı erteleyerek korunulabilir mi?Hayır; alacaklı kayyım veya yetki belgesi yoluyla paylaşmayı yürütebilir
Pay devredilerek kurtulunabilir mi?Hayır; hacizden sonraki devir alacaklıya karşı ileri sürülemez

Son iki satır, uygulamada en sık denenen ve en sık başarısız olan iki savunmayı gösteriyor. Paylaşmayı geciktirmek koruma sağlamaz; TMK m.648 tam da bu duruma karşı düzenlenmiştir. Payın başka bir mirasçıya devredilmesi ise hacizden sonra yapıldığında alacaklıya karşı hüküm ifade etmez.

Mirasçı için gerçek çözüm, terekenin bir an önce paylaşılarak payın somutlaşması ve borcun yapılandırılmasıdır. Belirsizlik uzadıkça hem faiz yükü büyür hem de tereke bütününün yönetimi kilitlenir.

Tek bakışta: neyin haczedilebildiği ve alacaklının araçları

Kritik ayrım şudur: mirasçının payı haczedilebilir, ama terekedeki belirli bir mal haczedilemez. Çünkü paylaşmadan önce mirasçının tek tek mallar üzerinde ayni hakkı yoktur.

Tablo 1 — Miras payı haczedilir, terekedeki mal haczedilemez
KonuHaczedilebilir mi?Dayanak
Mirasçının miras payıEvet — tasfiye sonucu (katılma hakkı) haczedilebilirİİK m.94
Terekedeki belirli bir taşınmazHayır — elbirliği mülkiyetinde mirasçının o mal üzerinde ayni hakkı yokturTMK m.640/2
Haczin bildirimiElbirliği hâlindeki taşınmazdaki pay haczedilirse, haciz adresleri bilinen diğer tüm hissedarlara bildirilirİİK m.94
Payın satışıElbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi veya ortaklığın giderilmesi gerekirTMK m.644 · m.642
Paylı mülkiyete geçmiş payDoğrudan satılabilir; İİK m.121 yolu gerekmezTMK m.688/3
Tablo 2 — TMK m.648: kayyım atanması ve üç alacaklı grubu
Alacaklı grubuŞartıDayanak
Mirasçının payını devralmış olanTemlik almış olmakTMK m.648
Payı haczettirmiş olanİcra takibiyle haciz koydurmuş olmakTMK m.648
Elinde borç ödemeden aciz belgesi bulunanAciz belgesi almış olmakTMK m.648
Talep hakkıSulh hâkiminden, bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere kayyım atanmasını isteyebilirTMK m.648
Kayyımın yetkisiMirasçının paylaşmayla ilgili haklarını korur, payını alır, gelirlerini toplar ve teslim edilmesi gereken yere (icra dairesine) verirTMK m.648

Kayyım tek yol değildir. Alacaklı, icra mahkemesinden yetki belgesi alarak bizzat da hareket edebilir.

Tablo 3 — İİK m.94 ve m.121: yetki belgesi yolu
AdımİşlemDayanak
1Payın haczi — icra mahkemesinden izin veya yetki gerekmezİİK m.94
2Haciz, diğer hissedarlara üçüncü kişi sıfatıyla bildirilirİİK m.94
3Yetki belgesi talebi icra müdürlüğüne yapılır; müdürlük re’sen icra mahkemesine gönderirİİK m.121
4İcra mahkemesi, ortaklığın giderilmesi davası açmak ve gerekirse veraset ilamı almak için yetki belgesi verirİİK m.121
5Alacaklı bu belgeyle bizzat ortaklığın giderilmesi davası açabilirYargıtay HGK 11.05.2005, E.2005/6-314, K.2005/321

Not: TMK m.648’in yürürlüğe girmesi İİK m.94 ve m.121’i açık veya örtülü olarak yürürlükten kaldırmamıştır; iki yol birlikte işler. Alacaklının bizzat dava açıp açamayacağı konusunda daire kararları ile Hukuk Genel Kurulu kararları arasında geçmişte ayrılık yaşanmıştır; somut dosyada güncel içtihat kontrol edilmelidir.

Yetki Belgesi Yolu: Alacaklı Paylaşmayı Zorlayabilir mi?

Miras payı haczedildiğinde alacaklının karşılaştığı asıl sorun şudur: pay haczedilmiştir ama paraya çevrilebilmesi için paylaşmanın yapılması gerekir. Borçlu mirasçı hareketsiz kalırsa haciz kâğıt üzerinde kalır.

Çözüm, İİK m.121’deki yetki belgesidir. Alacaklı icra müdürlüğünden aldığı yetki belgesiyle, borçlu mirasçının yerine geçerek paylaşma davası açabilir. Bu, alacaklıya borçlunun ihmalinden bağımsız hareket etme imkânı verir.

AdımİşlemNerede
1Miras payının hacziİcra müdürlüğü
2İcra mahkemesinden yetki verilmesi istemiİcra hukuk mahkemesi
3Yetki belgesinin alınmasıİcra müdürlüğü
4Paylaşma davasının açılmasıSulh hukuk mahkemesi
5Payın somutlaşması ve paraya çevrilmesiİcra müdürlüğü

TMK m.648’deki kayyım yolu ile İİK m.121’deki yetki belgesi yolu birbirinin alternatifidir ve amaçları farklıdır. Kayyım, paylaşma zaten yürürken borçlunun yerine katılır; yetki belgesi ise paylaşma hiç başlamamışsa süreci başlatma imkânı verir. Hareketsiz bir terekede ikincisi daha etkilidir.

Her iki yolda da alacaklının elde edeceği şey terekedeki belirli bir mal değil, borçlu mirasçıya paylaşma sonucunda düşen değerdir. Terekedeki daireyi doğrudan sattırmak mümkün değildir; önce o dairenin borçlu mirasçıya özgülenmesi ya da satış bedelinden ona düşen payın belirlenmesi gerekir.

Sürelerin Özeti

KonuSüreBaşlangıçDayanak
Reddin iptali davası6 ayRet tarihiTMK m.617
Mirasın reddi3 ayÖlümü ve mirasçılığı öğrenmeTMK m.606
Alacaklının resmî tasfiye istemi3 ayÖlüm veya vasiyetnamenin açılmasıTMK m.633
Reddedenin beş yıllık sorumluluğu5 yıl geriyeÖlümden önceki dönemTMK m.618

İlk satır alacaklı için en kritik olanıdır ve sıkça kaçırılır: altı aylık süre, alacaklının reddi öğrendiği tarihten değil, ret tarihinden başlar. Borçlusunun mirasçı olduğunu bilen alacaklının, ölümün ardından sulh mahkemesi ret kütüğünü takip etmesi gerekir; aksi hâlde süre farkında olmadan dolabilir.

Terekedeki Mal ile Miras Payı Arasındaki Fark Neden Belirleyici?

Bu ayrım, konunun tamamını özetleyen tek cümledir: miras payı haczedilebilir, terekedeki belirli mal haczedilemez. Farkın kaynağı elbirliği mülkiyetinin yapısındadır.

TMK m.640/2 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Elbirliği mülkiyetinde mirasçının belirli bir mal üzerinde belirli bir payı yoktur; her mirasçı, terekenin bütünü üzerinde diğerleriyle birlikte hak sahibidir. Haczin konusu olabilecek somut bir pay bulunmadığından, alacaklı terekedeki daireye ya da araca doğrudan haciz koyduramaz.

Haczedilebilen şey, mirasçının terekedeki soyut payıdır. Bu pay ancak paylaşmayla somutlaşır; o ana kadar alacaklının elindeki haciz, bir bekleme hakkı niteliğindedir.

KonuElbirliği mülkiyetindePaylı mülkiyete geçildikten sonra
Belirli malın hacziMümkün değilPay oranında mümkün
Payın hacziSoyut miras payı haczedilirSomut pay haczedilir
SatışPaylaşma yapılmadan satılamazPay satılabilir
Alacaklının hızıPaylaşmayı beklemek zorundaDoğrudan paraya çevirebilir

Tablonun son sütunu, borçlu mirasçısı bulunan terekelerde paylı mülkiyete geçişin (TMK m.644) neden dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Geçiş, borçlu mirasçının alacaklısının işini kolaylaştırır: soyut pay somutlaşır ve doğrudan haczedilip satılabilir hâle gelir.

Diğer mirasçılar bakımından bu, iki yönlü bir hesaptır. Elbirliğinde kalmak, borçlu kardeşin alacaklısını yavaşlatır ama tüm terekeyi de kilitli tutar. Paylı mülkiyete geçmek terekeyi çözer ama borçlu payın üçüncü kişiye satılmasının önünü açar. Bu durumda paylı mülkiyetle birlikte doğan yasal önalım hakkı, diğer mirasçılara payı aynı şartlarla devralma imkânı verdiğinden dengeleyici bir araç olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras payı haczedilebilir mi?

Evet. İİK m.82-84’te haczi tamamen ya da kısmen mümkün olmayan hak ve mallar arasında miras payı sayılmamıştır; bu nedenle miras payı haczedilebilir ve haciz tapu kütüğüne şerh verilebilir. Haczedilen pay, mirasçının o değer üzerindeki tasarruf özgürlüğünü kaybetmesine yol açar.

Alacaklı terekedeki belirli bir malı haczettirebilir mi?

Hayır. Paylaşmadan önce mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyetine sahiptir ve hiçbirinin belirli bir mal üzerinde ayrılmış payı yoktur. Alacaklı somut malı değil, mirasçının pay hakkını hedef alabilir.

Haciz konduktan sonra satış hemen istenebilir mi?

Hayır. Haczi koyduran alacaklı, miras ortaklığı sona erene kadar satış talebinde bulunamaz. Ancak paylaşma sonucunda miras payının sahibine düşen tereke mallarının satışı istenebilir.

Borçlu mirasçı paylaşmadan kaçınırsa ne yapılır?

TMK m.648 uyarınca mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.

Ortaklığın giderilmesi davasını sadece kayyım mı açabilir?

Hayır. Yargıtay uygulamasında TMK m.648’in İİK m.94 ve m.121’i açık veya örtülü biçimde yürürlükten kaldırmadığı kabul edilmektedir. Alacaklı da icra mahkemesinden alacağı yetki belgesi ile ortaklığın giderilmesi davasını açabilir.

Borçlu mirasçı mirası reddederse alacaklı ne yapabilir?

TMK m.617 uyarınca malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddeder ve yeterli güvence vermezse, alacaklısı reddin iptali hakkında dava açabilir.

Borçlu miras payını başkasına devrederse kurtulur mu?

Hayır. Miras payının devri, mirasçıların TMK m.641 ve m.681 uyarınca tereke borçlarından müteselsil sorumluluğuna halel getirmez; devreden mirasçı paylaşmadan sonra da beş yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalmaya devam eder.

Miras payını devralan üçüncü kişi paylaşmaya katılabilir mi?

TMK m.677/2 uyarınca bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı devir sözleşmesinin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır ve sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; yalnızca paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın verilmesini isteme hakkı sağlar. Devralan, TMK m.648 uyarınca kayyım atanmasını isteyebilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır.

İcra ve İflas Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 226 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Haciz tapuya nasıl işlenir?

Borçlu mirasçının payı üzerine haciz şerhi işlenir. Elbirliği mülkiyetinde payın niteliği gereği özel usul uygulanır.

Alacaklı paylaşmayı zorlayabilir mi?

Borçlu mirasçının payının belirlenmesi için alacaklı, kanunda öngörülen yollarla paylaşmanın yapılmasını isteyebilir.

Kayyım ne yapar?

Borçlu mirasçının haklarını korumak ve paylaşma sürecini yürütmek üzere görevlendirilir; alacaklının menfaati de gözetilir.

Diğer mirasçılar haciz nedeniyle zarar görür mü?

Haciz yalnızca borçlu mirasçının payına yöneliktir. Ancak paylaşma sürecinin hızlanması diğer mirasçıları da etkiler.

Borçlu mirasçının reddi iptal edilebilir mi?

TMK m.617 uyarınca alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan ret, alacaklıların talebiyle iptal edilebilir.

Pay devri tasarrufun iptaline konu olur mu?

Alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıyan devirler bakımından İİK m.277 vd. uyarınca tasarrufun iptali davası açılabilir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk