Miras sebebiyle istihkak davası, mirasçının; terekeyi haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek malların iadesini istediği davadır (TMK 637). Zamanaşımı, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde ölümden itibaren on yıldır; kötüniyetliye karşı yirmi yıl. Bu rehberde davanın şartlarını, kimin açabileceğini, süreleri ve yetkili mahkemeyi yalın bir dille açıklıyoruz.
📚 İlgili Rehberler
Terekedeki malınız haksız olarak başkasının elinde mi?
Mirasçılık haklarınız ve istihkak davası için durumunuzu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Miras sebebiyle istihkak davası nedir?
Mirasbırakanın malvarlığı, ölümle birlikte mirasçılara geçer. Ancak bazen mirasçı olmayan bir kişi (veya mirasçı sıfatını haksız kullanan biri) terekeye ait malları kendi elinde tutabilir. İşte bu haksız el koymaya karşı kanun mirasçıya özel bir dava hakkı tanımıştır. TMK 637 şöyle der: “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.”
Aşağıdaki tablo konunun temel ayrımlarını bir arada gösterir.
| Dava | Çekişmenin konusu | Ne zaman uygun |
|---|---|---|
| Miras sebebiyle istihkak | Mirasçılık sıfatı | Davalının mirasçı olmadığı veya davacının da mirasçı olduğu iddiası |
| Mirasın paylaşılması | Payların dağıtımı | Mirasçılık tartışmasız, paylaşma isteniyor |
| El atmanın önlenmesi ve ecrimisil | Kullanım biçimi | Bir paydaş taşınmazı tek başına kullanıyor |
| Ortaklığın giderilmesi | Paydaşlığın sona ermesi | Belirli bir mal üzerindeki ortaklık |
Bu dava, kısaca zilyet olmayan mirasçının, mirasçı olmayan zilyede karşı açtığı bir miras davasıdır. Dayanağı, mülkiyet değil mirasçılık sıfatından doğan üstün haktır. Bu yönüyle, mülkiyet hakkına dayanan adi istihkak davasından (TMK 683) ayrılır.
Kim açabilir, kime karşı?
Davacı yalnızca yasal veya atanmış mirasçı olabilir. Vasiyet alacaklısı, miras payı alan üçüncü kişiler veya şahsi hak sahipleri bu davayı açamaz. Davacının ilk işi, mirasçı olduğunu ispatlamaktır; çünkü mirasçılık sıfatı bu davanın ön koşuludur. Birden fazla mirasçı varsa ve miras ortaklığı sürüyorsa, üçüncü kişilere karşı bu davayı birlikte (mecburi dava arkadaşlığı) açarlar.
Davalı ise, terekeye ait malı haksız olarak elinde bulunduran ve mirasçılıktan doğan üstün hak ileri süremeyen herhangi bir üçüncü kişidir.
En kritik ayrım: Mirasçılar arasında bu dava açılmaz
Uygulamada en sık yapılan hata budur. Mirasçılar arasında elbirliği (ortaklık) hali devam ettiği ve mirasçılık sıfatları tartışmasız olduğu sürece, birbirlerine karşı miras sebebiyle istihkak davası açamazlar. Çünkü hepsi terekede eşit üstün hakka sahiptir; biri diğerine karşı “üstün hak” ileri süremez.
Bu durumda doğru yol, mirasın paylaşılması (taksim) davasıdır; paylaşım davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yargıtay’ın yerleşik görüşü nettir: tarafların mirasçılık sıfatları üzerinde uyuşmazlık yoksa, miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemez. Eğer mirasçılık sıfatı tartışmalı değilse ama mal hâlâ haksız tutuluyorsa, paylaşımdan sonra adi istihkak davası gündeme gelir.
Zamanaşımı süreleri
TMK 639, üç ayrı süre öngörür:
- Bir yıl: Davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren.
- On yıl: Her hâlde, mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden.
- Yirmi yıl: İyiniyetli olmayan (kötüniyetli) zilyetlere karşı.
Bu süreler hak düşürücü değil, zamanaşımı süreleridir; dolayısıyla koşulları varsa durabilir veya kesilebilir. Önemli bir nokta: tarafların mirasçılık sıfatı tartışmalı değilse (adi istihkak), TMK 639’daki süreler uygulanmaz ve mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.
Görevli ve yetkili mahkeme
Miras sebebiyle istihkak davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; çünkü dava çoğunlukla ayni hakka ilişkindir ve sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girmez. Yetkili mahkeme ise murisin (mirasbırakanın) son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu, yetki yönünden teklik ilkesidir: terekedeki malların çeşidine ve bulundukları yere bakılmaksızın dava murisin son yerleşim yerinde açılır.
Koruma önlemleri ve davalının savunması
Dava sürerken malın elden çıkarılması riskine karşı TMK 637/3 hâkime önlem yetkisi verir: davacının istemiyle hâkim, davalının güvence (teminat) göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alabilir. Davalı açısından önemli bir sınır da şudur: TMK 638/2 gereği davalı, dava konusu malı kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap ettiğini ileri süremez. Dava kazanıldığında haksız zilyet, malı iade etmenin yanında elde ettiği gelirleri (örneğin kira) de geri vermekle yükümlü olabilir.
📘 İlgili Rehberler
Bu Dava Hangi Somut Durumlarda Açılır?
Miras sebebiyle istihkak davası soyut bir kurum gibi görünse de uygulamada belirli tipik durumlara karşılık gelir.
Sonradan ortaya çıkan mirasçı. Soybağı sonradan kurulan çocuk veya mirasçılık belgesinde gösterilmemiş bir mirasçı, tereke mallarını elinde bulunduranlara karşı bu davayı açar.
Vasiyetnamenin sonradan bulunması. Atanmış mirasçı, terekeyi elinde bulunduran yasal mirasçılardan malların iadesini isteyebilir.
Mirasçılık belgesinin hatalı düzenlenmesi. Yanlış belgeye dayanarak tereke malı edinen kişiye karşı bu yola gidilir.
Mirasçı olmayan üçüncü kişinin elinde tutması. Tereke malını mirasçı sıfatı iddiasıyla elinde bulunduran kişiye karşı açılır.
Mirasçılar Arasındaki Uyuşmazlıktan Farkı
Bu ayrım, davanın en çok karıştırılan yönüdür ve yanlış dava türü seçimi ret sonucunu doğurur.
Miras sebebiyle istihkak davasında çekişme, mirasçılık sıfatı üzerindedir. Davacı, davalının mirasçı olmadığını veya kendisinin de mirasçı olduğunu ileri sürer.
Buna karşılık mirasçılık sıfatı tartışmasız olan mirasçılar arasındaki paylaşma uyuşmazlıklarında bu dava değil, mirasın paylaşılması davası veya ortaklığın giderilmesi yolu izlenir.
Bir mirasçının tereke malını haksız kullanması hâlinde ise el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri gündeme gelir. Bunlar mirasçılık sıfatına değil, kullanım biçimine ilişkin uyuşmazlıklardır.
İyiniyet Neden Bu Kadar Önemli?
Davalının iyiniyetli olup olmaması hem zamanaşımı süresini hem de iade kapsamını doğrudan etkiler.
İyiniyetli davalı bakımından zamanaşımı süresi daha kısadır. İade kapsamı da sınırlıdır: malı elinde bulundurduğu dönemde elde ettiği ürünlerin ve yaptığı zorunlu ve yararlı giderlerin durumu iyiniyet esasına göre belirlenir.
İyiniyetli olmayan davalı için süre çok daha uzundur ve iade yükümlülüğü ağırlaşır. Elde edilen tüm ürünler ile elde edilmesi ihmal edilen ürünler bakımından da sorumluluk gündeme gelir.
Bu nedenle davanın hazırlığında davalının mirasçı olmadığını ne zaman bildiği veya bilmesi gerektiği ayrıca araştırılmalıdır. Bu tespit, davanın hem süresini hem kapsamını değiştirir.
Dava Açmadan Önce Alınacak Koruma Önlemleri
Tereke mallarının dava sürerken elden çıkarılması gerçek bir risktir. Bu nedenle davadan önce veya dava ile birlikte koruma tedbirleri istenmelidir.
Tapu kaydına tedbir şerhi. Taşınmazın üçüncü kişilere devrini önler ve iyiniyetli kazanım iddiasının önüne geçer. Bu, en kritik önlemdir.
Terekenin tespiti ve defter tutulması. Hangi malların terekede bulunduğu resmen kayda geçirilir.
Banka hesaplarına tedbir. Nakit varlıkların çekilmesini engeller.
Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye devredilmişse tapu siciline güven ilkesi devreye girer ve kazanım korunabilir. Bu hâlde talep malın aynına değil bedeline yönelir; işte bu yüzden tedbir şerhi davanın kaderini belirler.
Bu Rehberin Özeti
Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.
- Dava, mirasçılık sıfatına dayanarak tereke malını elinde bulunduranlara karşı açılır.
- Mirasçılık sıfatı tartışmasız olan paylaşma uyuşmazlıklarında bu dava değil, paylaşma veya ortaklığın giderilmesi yolu izlenir.
- Davalının iyiniyetli olup olmaması hem süreyi hem iade kapsamını belirler.
- Dava ile birlikte tapu kaydına tedbir şerhi istenmesi kritik önemdedir.
- Mal iyiniyetli üçüncü kişiye geçmişse talep aynına değil bedeline yönelir.
Zamanaşımı: İyiniyete Göre Değişen Üç Süre (TMK m.639)
Miras sebebiyle istihkak davasında süre rejimi, miras hukukunda az rastlanan biçimde davalının iyiniyetine göre değişir. TMK m.639 üç ayrı süre öngörür.
| Süre | Başlangıç | Kime karşı |
|---|---|---|
| 1 yıl | Davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarih | İyiniyetli davalı |
| 10 yıl | Mirasbırakanın ölümü veya vasiyetnamenin açılması | İyiniyetli davalı (üst sınır) |
| 20 yıl | Aynı başlangıç | İyiniyetli olmayan davalı |
Bir yıllık sürenin başlaması için iki olgunun birlikte öğrenilmesi gerekir: davacının kendi mirasçılığı ve davalının malı elinde bulundurduğu. İkisinden biri öğrenilmemişse süre işlemeye başlamaz. Uzak dereceden mirasçılar ve yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından bu kural belirleyicidir.
İyiniyetli olmayan davalıya karşı sürenin yirmi yıla çıkması, kötüniyetli zilyedin zamanın geçmesinden yararlanmasını büyük ölçüde engeller. Davalının mirasçı olmadığını bilerek veya bilmesi gerekirken malı elinde tutması, bu ayrımın somut ölçüsüdür.
Zamanaşımıyla Kazanma Savunması Kapalıdır (TMK m.638/2)
TMK m.638’in ikinci fıkrası, bu davayı diğer istihkak davalarından ayıran güçlü bir kural içerir: “Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.”
Olağan ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı savunması bu davada dinlenmez. Tereke malını yirmi yıl boyunca elinde tutmuş kişi, bu süreye dayanarak mülkiyet iddiasında bulunamaz. Davalının elinde kalan tek savunma, TMK m.639’daki dava zamanaşımı sürelerinin dolduğunu ileri sürmektir.
Maddenin ilk fıkrası ise kabul hâlinde ne olacağını gösterir: davanın kabulü hâlinde tereke veya terekeye dâhil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir. Bu atıf önemlidir; iyiniyetli ve iyiniyetli olmayan zilyedin ürün, gider ve tazminat bakımından farklı konumu bu hükümlere göre belirlenir.
Koruma Önlemleri: Dava Açılırken İstenmesi Gerekenler (TMK m.637/3)
TMK m.637’nin üçüncü fıkrası hâkime geniş yetki tanır: “Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır.”
Metindeki iki ifade dikkat çeker. Birincisi, önlemler “davacının istemi üzerine” alınır; hâkim resen hareket etmez. Talep edilmezse önlem alınmaz. İkincisi, sayılanlar örnektir: “gibi gerekli her türlü önlem” ifadesi listeyi açık bırakır.
| Önlem | Ne işe yarar | Ne zaman istenir |
|---|---|---|
| Tapu kütüğüne şerh | Taşınmazın dava sırasında devrini engeller | Dava dilekçesiyle birlikte |
| Davalıdan güvence | Malın değerinin karşılanmasını güvence altına alır | Taşınırlarda ve elden çıkma riskinde |
| Terekenin defterinin tutulması | Mevcut malları kayıt altına alır | Malların kapsamı belirsizse |
| Banka hesaplarına tedbir | Nakit varlığın çekilmesini önler | Hesap bilgisi elde edilir edilmez |
Şerh talebinin dilekçeyle birlikte ileri sürülmesi, davanın pratik değerini belirler. Taşınmaz dava sırasında iyiniyetli üçüncü kişiye devredilirse TMK m.1023 uyarınca o kişinin kazanımı korunabilir ve dava konusuz kalarak talep tazminata dönüşür. Şerh bu riski baştan ortadan kaldırır.
Miras Sebebiyle İstihkak Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki metin bir şablondur; köşeli parantezli alanlar doldurulmalı ve somut olaya uyarlanmalıdır.
[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE
DAVACI : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No]
ADRES : [Açık adres] | VEKİLİ : [Varsa]
DAVALI : [Ad Soyad] — T.C. [No] — [Adres]
(Malı elinde bulunduran kişi; ölmüşse mirasçıları gösterilir.)
KONU : Miras sebebiyle istihkak (TMK m.637) talebi ile tereke malının davacıya teslimi istemidir.
DAVA DEĞERİ : [ … ] TL
AÇIKLAMALAR
1. Miras bırakan [Ad Soyad], [gg.aa.yyyy] tarihinde vefat etmiş olup davacı, ekte sunulan mirasçılık belgesi uyarınca miras bırakanın yasal mirasçısıdır.
2. Miras bırakandan intikal eden [taşınmaz / taşınır / hesap] niteliğindeki [ada/parsel veya tanım] hâlen davalının zilyetliğinde bulunmaktadır.
3. Davalının bu mal üzerinde mirasçılık sıfatına dayalı üstün bir hakkı bulunmamaktadır. Davacı ise mirasçılık sıfatıyla üstün hak sahibidir.
4. Davalıya [gg.aa.yyyy] tarihinde ihtarname gönderilmiş, malın iadesi istenmiş; ancak sonuç alınamamıştır.
5. Dava süresinde açılmıştır. Davacı, mirasçılığını ve davalının malı elinde bulundurduğunu [gg.aa.yyyy] tarihinde öğrenmiştir (TMK m.639).
6. Dava konusu malın davalı tarafından üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde telafisi güç zararlar doğacağından, TMK m.637/3 uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmesi ve gerekli koruma önlemlerinin alınması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.637-639, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları, tapu kaydı ve akit tablosu, ihtarname, banka kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık beyanı ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle TMK m.637/3 uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmesine ve gerekli koruma önlemlerinin alınmasına, davanın kabulü ile dava konusu tereke malının davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca teslimine, malın elden çıkmış olması hâlinde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. [gg.aa.yyyy]
Davacı [Ad Soyad]
[İmza]
Uyarı: Bu şablon genel bilgilendirme amaçlıdır. Malın niteliği, davalının iyiniyeti ve zamanaşımı durumu talebin içeriğini değiştirir; dava açmadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.
Dilekçede Atlanmaması Gereken Beş Nokta
| Nokta | Neden önemli | Sonuç |
|---|---|---|
| Şerh talebini dilekçeye yazmak | Hâkim resen önlem almaz (TMK m.637/3) | Mal dava sırasında elden çıkabilir |
| Öğrenme tarihini açıkça belirtmek | Bir yıllık süre bu tarihten işler | Zamanaşımı savunması güçlenir |
| Davalının iyiniyetli olmadığını ortaya koymak | Süre 10 yıldan 20 yıla çıkar | Süre dolmuş sayılabilir |
| Terditli bedel talebini eklemek | Mal üçüncü kişiye geçmiş olabilir | Dava konusuz kalabilir |
| Mirasçılık belgesini eklemek | Üstün hak bu belgeyle ortaya konur | Eksiklik süre kaybettirir |
Üçüncü satır çoğu dosyada belirleyicidir: davalının iyiniyetli olmadığı ortaya konabiliyorsa on yıllık üst sınır yerine yirmi yıllık süre uygulanır ve zamanaşımı savunması etkisiz kalır. Bu nedenle davalının mirasçılık durumunu bildiğine ilişkin olgular — yazışmalar, önceki davalar, aile içi bilinen durum — dilekçede ayrıca gösterilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu davayı hangi durumda açmalıyım?
Mirasçılık sıfatınıza dayanarak, tereke malını elinde bulunduran kişiye karşı açılır. Sonradan ortaya çıkan mirasçı, sonradan bulunan vasiyetname veya hatalı mirasçılık belgesi tipik hâllerdir.
Kardeşim evi tek başına kullanıyor, bu davayı mı açmalıyım?
Hayır. Mirasçılık sıfatı tartışmasızsa el atmanın önlenmesi ve ecrimisil ya da ortaklığın giderilmesi yolları uygundur. Bu dava mirasçılık sıfatının çekişmeli olduğu hâllere özgüdür.
Davalının iyiniyetli olması neyi değiştirir?
Hem zamanaşımı süresini hem iade kapsamını değiştirir. İyiniyetli olmayan davalı için süre daha uzun, iade yükümlülüğü daha ağırdır.
Mallar satılırsa ne olur?
Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye devredilmişse tapu siciline güven ilkesi gereği kazanım korunabilir ve talep bedele yönelir. Bu yüzden dava ile birlikte tapu kaydına tedbir şerhi istenmelidir.
Miras sebebiyle istihkak davası nedir?
Yasal veya atanmış mirasçının, terekeyi ya da bazı tereke mallarını elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu malların kendisine verilmesini istediği davadır (TMK 637). Kısaca, zilyet olmayan mirasçının, mirasçı olmayan zilyede karşı açtığı bir miras davasıdır; dayanağı mirasçılık sıfatından doğan üstün haktır.
Bu davayı kim, kime karşı açabilir?
Davayı yalnızca yasal veya atanmış mirasçılar açabilir; vasiyet alacaklısı veya üçüncü kişiler açamaz. Davalı ise, terekeye ait bir malı haksız olarak elinde bulunduran ve mirasçılık üstün hakkı ileri süremeyen herhangi bir kişidir. Davacının önce mirasçı olduğunu ispatlaması gerekir; çünkü mirasçılık sıfatı bu davanın ön koşuludur.
Kardeşim miras malını vermiyor; istihkak davası mı açmalıyım?
Çoğu zaman hayır. Mirasçılar arasında elbirliği (ortaklık) devam ettiği ve mirasçılık sıfatları tartışmasız olduğu sürece, birbirlerine karşı miras sebebiyle istihkak davası açamazlar. Bu durumda doğru yol, mirasın paylaşılması (taksim) davası açmaktır. İstihkak davası asıl olarak mirasçı olmayan üçüncü kişilere karşıdır.
Miras sebebiyle istihkak davasında zamanaşımı ne kadar?
TMK 639’a göre, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayan (kötüniyetli) zilyetlere karşı ise bu süre yirmi yıldır.
Bu dava hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; çünkü dava genellikle ayni hakka ilişkindir ve sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girmez. Yetkili mahkeme ise murisin (mirasbırakanın) son yerleşim yeri mahkemesidir. Örneğin muris Ankara’da vefat etmişse, davacı başka şehirde otursa bile dava Ankara’da açılır.
Dava sürerken malın elden çıkarılmasını nasıl önlerim?
TMK 637/3, hâkime koruma önlemi alma yetkisi verir: davacının istemi üzerine hâkim, hakkın korunması için davalının güvence (teminat) göstermesi veya taşınmazlarda tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alabilir. Böylece dava sonuçlanana kadar malın güvenli biçimde elde tutulması sağlanır.
Karşı taraf ‘malı zamanaşımıyla kazandım’ diyebilir mi?
Hayır. TMK 638/2 uyarınca, miras sebebiyle istihkak davasında davalı, dava konusu malı kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap ettiğini ileri süremez. Bu, mirasçının üstün hakkını koruyan önemli bir kuraldır. Ayrıca dava kazanıldığında haksız zilyet, malı iade etmenin yanında elde ettiği gelirleri (örneğin kira) de geri vermekle yükümlü olabilir.
Miras haklarınızı korumak için yanınızdayız
İstihkak veya paylaşım davası sürecinizi uzman bir miras avukatıyla değerlendirin. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Ek Sorular
Miras sebebiyle istihkak davasını kimler açabilir?
TMK m.637 uyarınca bu davayı yalnızca yasal veya atanmış mirasçılar açabilir. Davacının mirasçılıkta üstün hak iddiasında bulunması, davanın ayırt edici unsurudur. Mirasçılık sıfatı bu davada bir ön koşuldur.
Kardeşime karşı bu davayı açabilir miyim?
Tarafların mirasçılık sıfatı tartışmasızsa hayır. Yargıtay uygulamasında, mirasçılık sıfatı üzerinde uyuşmazlık bulunmayan hâllerde miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemeyeceği; uyuşmazlığın TMK m.640 ve devamındaki mirasın paylaşılması hükümlerine göre çözüleceği kabul edilmektedir. Paylaşma davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
Davalı malı yıllardır elinde tutuyor, zamanaşımıyla kazandığını söyleyebilir mi?
Hayır. TMK m.638/2 açık bir hüküm getirir: miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez. Kazandırıcı zamanaşımı defi bu davada dinlenmez.
Dava açma süresi ne kadar?
TMK m.639’a göre üç süre vardır: iyiniyetli davalıya karşı, mirasçı olduğunuzu ve davalının malı elinde bulundurduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl; her hâlde mirasbırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl. Davalı iyiniyetli değilse süre yirmi yıldır.
Bir yıllık süre tam olarak ne zaman başlar?
Süre, davacının hem kendisinin mirasçı olduğunu hem de iyiniyetli davalının terekeyi ya da tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihte başlar. İki bilginin birlikte edinilmiş olması aranır. Mirasçılık başka bir davanın sonucuna bağlıysa sürenin o davanın kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağı kabul edilmektedir.
Adi istihkak davası ile farkı nedir?
Ayrım üstün hak iddiasındadır. Mirasçılıkta üstün hak ileri sürülmüyorsa dava TMK m.683 kapsamında adi istihkak davasıdır ve TMK m.639’daki özel süreler uygulanmaz; bu davada mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.
Davayı kazanırsam tapu doğrudan bana geçer mi?
Dava bir eda davasıdır; kabul hâlinde taşınmazlar bakımından tapu sicilinin düzeltilmesine, taşınırlarda zilyetliğin iadesine, alacaklarda ise alacağın temlikine karar verilebilir. Hüküm kesinleştikten sonra tapu müdürlüğünde infaz işlemi yapılır.
İstihkak davası ile ortaklığın giderilmesi arasındaki fark nedir?
İstihkak davası, terekeye ait bir malı elinde bulunduran kişiden geri alınması için açılır. Ortaklığın giderilmesi ise mirasçılar arasındaki ortaklığın sona erdirilmesine yöneliktir; amaçları ve tarafları farklıdır.
Elinde tutan kişi mirasçı değilse ne olur?
Terekeye ait malı elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı da talepte bulunulabilir. Bu hâlde zilyetliğin dayanağı ve iyiniyet durumu ayrıca değerlendirilir.
Dava sonucunda mal bana mı verilir?
Mal terekeye iade edilir. Paylaşım yapılmamışsa mülkiyet miras ortaklığına ait olmaya devam eder; davayı açan mirasçı malın tamamına tek başına sahip olmaz.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


