Halefiyet Türk Ticaret Kanunu’nda tek bir maddede değil, iki ayrı maddede düzenlenmiştir. Zarar sigortalarında m.1472, sorumluluk sigortalarında m.1481 uygulanır. İki metin benzer görünse de fıkra yapıları ve muhatapları farklıdır.
| Sigorta türü | Halefiyet maddesi |
|---|---|
| Zarar sigortaları | TTK m.1472 |
| Sorumluluk sigortaları | TTK m.1481 |
Dosyada hangi maddenin uygulanacağı, sigortanın türüne göre belirlenir ve savunmanın kurgusunu doğrudan etkiler.
1) Rücu ve Halefiyet Aynı Şey Değildir
| Ölçüt | Halefiyet | Rücu |
|---|---|---|
| Kaynak | Kanun | Kanun veya sözleşme |
| Mekanizma | Alacak aynen geçer | Yeni bir talep doğar |
| Def’iler | Borçlu, asıl alacağa ait def’ileri ileri sürebilir | İlişkiye göre değişir |
| Kapsam | Ödenen tutar kadar | Payı aşan fazla ödeme |
Üçüncü satır savunma bakımından en değerli noktadır: halefiyette sigortacı, sigortalının sahip olduğundan fazla bir hak elde etmez.
Bu nedenle asıl alacağa karşı ileri sürülebilecek her def’i, halef sigortacıya karşı da ileri sürülebilir.
2) Zarar Sigortalarında Halefiyet (TTK m.1472)
Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Şart | Tazminatın ödenmiş olması |
| Sonuç | Sigortacı hukuken sigortalının yerine geçer |
| Ön koşul | Sigortalının dava hakkının bulunması |
| Kapsam | Tazmin edilen bedel kadar |
Birinci satır bir zaman şartıdır: ödeme yapılmadan halefiyet doğmaz.
Üçüncü satır savunmanın çıkış noktasıdır: sigortalının dava hakkı yoksa, sigortacıya geçecek bir hak da yoktur.
Dördüncü satır ise tavanı belirler: fiilen ödenenden fazlası talep edilemez.
Devam ettirme yetkisi
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Şart | Dava veya takibin başlatılmış olması |
| Onay | Gerekmez |
| İspat | Yapılan ödeme |
| Sonuç | Kaldığı yerden devam |
İkinci satır usul hukuku bakımından önemli bir istisnadır: taraf değişikliği için karşı tarafın rızası aranmaz.
Dördüncü satır ise derdest dosyanın yeniden başlamayacağını gösterir; kazanılmış usul durumları korunur.
Kısmi ödeme hâli
Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.
| Taraf | Talep edebileceği |
|---|---|
| Sigortacı | Ödediği kısım |
| Sigortalı | Kalan kısım |
Bu hüküm, sorumluya karşı iki ayrı alacaklı çıkması sonucunu doğurur.
Sorumlu bakımından risk, aynı zarar için iki kez ödeme yapmaktır; bu nedenle ödemelerin kime, ne kadar yapıldığı belgelenmelidir.
Halefiyeti ihlal eden sigortalı
Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur.
| Davranış | Sonuç |
|---|---|
| Sorumluyu ibra etmek | Sigortacıya karşı sorumluluk |
| Alacaktan feragat | Aynı |
| Delilleri yok etmek | Aynı |
Bu fıkra, sigortalının ödeme aldıktan sonra sorumluyla ayrıca anlaşmasını engellemeye yöneliktir.
Sorumlu bakımından da sonuç doğurur: sigortalıyla yapılan bir ibra, sigortacının talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Trafik dosyalarındaki uygulaması için rücu davaları incelememize bakabilirsiniz.
Rücu talebine karşı savunmanızı kurgulayalım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
3) Sorumluluk Sigortalarında Halefiyet (TTK m.1481)
Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur.
Üçüncü fıkra ise m.1472’den önemli bir noktada ayrılır:
Sigortalı veya zarar gören, birinci fıkra gereğince sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur.
| Ölçüt | m.1472 | m.1481 |
|---|---|---|
| Uygulama alanı | Zarar sigortaları | Sorumluluk sigortaları |
| Zaman | Ödediğinde | Ödedikten sonra |
| Hakkın geçişi | İntikal eder | Sigortacıya ait olur |
| İhlalden sorumlu | Sigortalı | Sigortalı veya zarar gören |
| Kısmi ödeme fıkrası | Vardır | Ayrı fıkra olarak yer almaz |
Dördüncü satır en değerli farktır: sorumluluk sigortalarında zarar gören de halefiyeti ihlalden sorumlu tutulmuştur.
Bu, zarar görenin sigortacıdan tazminat aldıktan sonra sorumluyla ayrıca anlaşmasını yaptırıma bağlar.
4) Müteselsil Sorumluluk ve İç İlişki
Zarardan birden çok kişi sorumluysa, önce dış ilişki, sonra iç ilişki değerlendirilir.
Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
| İlişki | Kural |
|---|---|
| Dış ilişki | Zarar gören, her birinden tamamını isteyebilir |
| İç ilişki | Paylaştırma yapılır |
Maddedeki “çeşitli sebeplerden dolayı” ifadesi kapsamı genişletir: sorumluluklar farklı hukuki temellere dayansa dahi teselsül doğar.
Paylaştırma ölçütleri
Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.
| Ölçüt | Açıklama |
|---|---|
| Bütün durum ve koşullar | Genel değerlendirme |
| Kusurun ağırlığı | Özellikle dikkate alınır |
| Tehlikenin yoğunluğu | Özellikle dikkate alınır |
Üçüncü satır kusursuz sorumluluk hâllerinde belirleyicidir: kusur bulunmasa dahi tehlike ölçütü paylaştırmayı etkiler.
Fazla ödeyenin hakkı
Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Şart | Payını aşan ödeme |
| Kapsam | Yalnızca fazla ödeme |
| Hak | Rücu ve halefiyet |
İkinci satır sınırı gösterir: kendi payı kadar ödeyen kişi rücu edemez.
Üçüncü satırda iki hak birlikte tanınmıştır; bu, talebin iki ayrı temele dayandırılabilmesini sağlar.
Zamanaşımı itirazınızı birlikte değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
5) Rücuda Zamanaşımı
Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
| Süre | Başlangıç |
|---|---|
| İki yıl | Tam ödeme ve sorumlunun öğrenilmesi |
| On yıl | Tam ödeme |
Birinci satırda iki şart birlikte aranır: ödeme ve öğrenme.
İkinci satır mutlak tavandır ve öğrenme tarihinden bağımsız işler.
Bildirim yükümlülüğü
Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
Bu, bildirim yapmayan tarafa yönelik bir yaptırımdır: zamanaşımı erken başlatılır.
Savunma bakımından güçlü bir argümandır ve rücu davalarında ilk incelenmesi gereken husustur. Takibe itiraz yolu için menfi tespit incelememize bakabilirsiniz.
6) Sigorta Sözleşmesinden Doğan İstemlerde Zamanaşımı
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
| Süre | Başlangıç | Kapsam |
|---|---|---|
| İki yıl | Muacceliyet | Bütün istemler |
| Altı yıl | Rizikonun gerçekleşmesi | Tazminat ve bedel |
İkinci satır bir tavandır: alacak sonradan muaccel olsa dahi altı yıl geçmişse istem düşer.
Maddedeki “1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere” kaydı ise sorumluluk sigortalarına ilişkin ayrı süreyi işaret eder.
Sorumluluk sigortasında özel süre
TTK m.1482 uyarınca sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.
| Hüküm | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| TTK m.1420 | İki ve altı yıl | Muacceliyet ve riziko |
| TTK m.1482 | On yıl | Sigorta konusu olay |
İki hüküm farklı şeyleri ölçer; dosyada hangisinin uygulanacağı sigorta türüne ve talebin niteliğine göre belirlenir.
7) Zarar Görenin Doğrudan Dava Hakkı (TTK m.1478)
Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan isteyebilir.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Hak sahibi | Zarar gören |
| Tavan | Sigorta bedeli |
| Süre | Sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı |
| Muhatap | Doğrudan sigortacı |
Dördüncü satır, zarar görenin önce sigortalıya gitmek zorunda olmadığını gösterir.
İkinci satır ise sınırı belirler: sigorta bedelini aşan kısım için muhatap sorumludur.
8) Takas Yasağı (TTK m.1480)
Sigortacı, zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını, sigorta sözleşmesinden doğan alacakları ile takas edemez.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Sigortalının prim borcu var | Zarar görene ödemeden düşülemez |
| Sözleşmeden doğan başka alacak | Aynı |
Bu hüküm zarar göreni korur: sigortalı ile sigortacı arasındaki iç hesap, üçüncü kişiye yansıtılamaz.
Ödemeden kesinti yapılan dosyalarda bu madde doğrudan ileri sürülebilir.
9) Delilin Korunması Yükümlülüğü (TTK m.1471)
Rücu dosyalarında sıkça gündeme gelen ama savunmada nadiren kullanılan bir hüküm.
Sigorta ettiren, hasarın saptanmasından önce, hasar konusu yerde ve malda, hasar sebebinin veya zarar miktarının belirlenmesini güçleştirecek veya engelleyecek bir değişiklik yapamaz; meğerki, bu değişiklik sigortacının onayı veya zararı azaltma amacı ile yapılmış olsun.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Zaman | Hasarın saptanmasından önce |
| Konu | Yer ve mal |
| Yasak | Belirlemeyi güçleştirecek veya engelleyecek değişiklik |
| İstisna 1 | Sigortacının onayı |
| İstisna 2 | Zararı azaltma amacı |
Beşinci satır pratikte çok önemlidir: zararın büyümesini önlemek için yapılan müdahale ihlal sayılmaz.
İhlalin sonucu: kasıt ve kusur ayrımı
Yükümlülüğün kasıtlı ihlalinde, sigortacı tazmin borcundan kurtulurken, kusurlu ihlalde, ihlal ile zarar miktarı arasında nedensellik bulunması hâlinde, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirime gidilir.
| İhlal biçimi | Sonuç | Ek şart |
|---|---|---|
| Kasıtlı | Sigortacı tazmin borcundan kurtulur | Yok |
| Kusurlu | İndirim | Nedensellik ve kusurun ağırlığı |
İkinci satırdaki nedensellik şartı savunmada belirleyicidir: ihlal ile zarar miktarı arasında bağ yoksa indirim yapılamaz.
Bu ayrım, sigortacının tamamen ödemekten kaçınma savunmasına karşı doğrudan ileri sürülebilir: kasıt ispatlanmadıkça sonuç indirimdir, borçtan kurtulma değil.
10) Zarar Görenden Bilgi Alma Hakkı (TTK m.1479)
Sigortacı, zarara sebep olan olayın ve zarar miktarının belirlenmesi amacıyla, zarar görenden bilgi isteyebilir. Zarar gören, sağlanması olanağı bulunan ve istenilmesi haklı görülebilecek ilgili tüm belgeleri sigortacıya vermek zorundadır.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Amaç | Olayın ve zarar miktarının belirlenmesi |
| Sınır 1 | Sağlanması olanağı bulunan belgeler |
| Sınır 2 | İstenilmesi haklı görülebilecek belgeler |
İki sınır birlikte okunduğunda, sigortacının sınırsız bir belge talebinde bulunamayacağı ortaya çıkar.
Temin edilmesi mümkün olmayan veya talebin haklılığıyla ilgisi kurulamayan belgeler istenemez.
Belge verilmezse
Zarar görenin bu zorunluluğa uymaması hâlinde, durumun zarar görene yazılı bildirilmiş olması kaydıyla, sigortacının sorumluluğu, zorunluluk yerine getirilmiş olsaydı ödemek zorunda kalacağı miktarla sınırlıdır.
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Ön şart | Durumun yazılı bildirilmiş olması |
| Sonuç | Sorumluluk sınırlanır |
| Ölçü | Yerine getirilmiş olsaydı ödenecek miktar |
Birinci satır, sigortacı aleyhine bir usul şartıdır: yazılı bildirim yapılmamışsa sınırlama uygulanmaz.
İkinci satırda sonuç ret değil sınırlamadır; belge eksikliği tek başına talebi tamamen düşürmez.
11) Menfaat Sahibinin Değişmesi (TTK m.1470)
Sigorta edilen menfaatin sahibinin değişmesi hâlinde, aksine sözleşme yoksa, sigorta ilişkisi sona erer.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Menfaat sahibi değişti | Sigorta ilişkisi sona erer |
| Aksine sözleşme var | Devam eder |
Bu hüküm halefiyet tartışmasında dolaylı ama güçlü bir sonuç doğurur: riziko tarihinde sigorta ilişkisi sona ermişse, yapılan ödeme sözleşmeye dayanmaz.
Araç veya taşınmaz satışlarından sonra gerçekleşen olaylarda bu husus ilk kontrol edilmelidir.
12) Savunmada Kullanılabilecek Def’iler
Halefiyette sigortacı, sigortalının hakkını aynen devraldığından, asıl alacağa ait def’iler ona karşı da ileri sürülebilir.
| Def’i | Dayanak |
|---|---|
| Ödeme yapılmadı | Halefiyet ödemeye bağlıdır |
| Tutar aşıldı | Tazmin edilen bedel kadar geçer |
| Sigortalının dava hakkı yoktu | Geçecek bir hak doğmaz |
| Zamanaşımı | Asıl alacağın süresi |
| Kusur oranı | İç ilişkide paylaştırma |
| Bildirim yapılmadı | Zamanaşımı erken başlar |
| Sigorta ilişkisi sona ermişti | Menfaat sahibinin değişmesi |
| Sigortacı zaten sorumluydu | Kendi rizikosu için rücu edilemez |
Üçüncü satır en güçlü def’idir ve dosyanın tamamını düşürebilir: halefiyet, var olmayan bir hakkı yaratmaz.
Sekizinci satır ise mantıksal bir sınırdır: sigortacı, kendi teminatı kapsamındaki bir riziko için kendi sigortalısına rücu edemez.
Def’ilerin sırası
- Önce ödeme ispatı istenir,
- Sonra tutar karşılaştırılır,
- Ardından asıl hakkın varlığı tartışılır,
- Zamanaşımı ileri sürülür,
- Kusur oranı çekişilir,
- Son olarak miktar indirimi istenir.
Dördüncü madde en erken aşamada ileri sürülmelidir; sonradan ileri sürülen zamanaşımı itirazı dinlenmeyebilir.
13) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Başvuru Şartı
Trafik kazalarından doğan taleplerde, dava açmadan önce bir ön aşama öngörülmüştür.
| Aşama | Kural |
|---|---|
| Başvuru | İlgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru |
| Cevap süresi | Başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün |
| Cevap gelmezse | Dava veya tahkim yolu açılır |
| Cevap yetersizse | Aynı |
Birinci satır bir dava şartıdır: başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.
İkinci satırdaki süre, dava açma takviminin başlangıcını belirler ve başvuru tarihi belgelenmelidir.
Tahkim yolu
| Ölçüt | Tahkim | Mahkeme |
|---|---|---|
| Merci | Sigorta tahkim sistemi | Ticaret mahkemesi |
| Ön şart | Başvuru aşaması | Başvuru aşaması |
| Tercih | Zarar görene aittir | |
Üçüncü satır önemlidir: iki yol arasında seçim başvuranındır.
Sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üye olup olmadığı, tercihten önce kontrol edilmelidir.
14) Mevzuat Haritası
| Konu | Dayanak |
|---|---|
| Sigorta istemlerinde zamanaşımı | TTK m.1420 |
| Menfaat sahibinin değişmesi | TTK m.1470 |
| Delilin korunması | TTK m.1471 |
| Zarar sigortalarında halefiyet | TTK m.1472 |
| Doğrudan dava hakkı | TTK m.1478 |
| Bilgi alma hakkı | TTK m.1479 |
| Takas yasağı | TTK m.1480 |
| Sorumluluk sigortalarında halefiyet | TTK m.1481 |
| Sorumluluk sigortasında zamanaşımı | TTK m.1482 |
| Müteselsil sorumluluk | TBK m.61 |
| İç ilişkide paylaştırma ve rücu | TBK m.62 |
| Rücuda zamanaşımı | TBK m.73 |
| Trafikte başvuru şartı | Karayolları Trafik Kanunu |
Dördüncü ve sekizinci satır birlikte okunmalıdır: dosyanın dayanağı sigorta türüne göre değişir.
Onuncu, on birinci ve on ikinci satırlar ise sorumlular arasındaki iç ilişkiyi düzenler ve halefiyetten bağımsız işler.
Sürelerin tamamı bir arada
| Konu | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Sigorta istemleri | İki yıl (muacceliyet) | TTK m.1420 |
| Tazminat ve bedel | Altı yıl (riziko) | TTK m.1420 |
| Sorumluluk sigortası | On yıl (olay) | TTK m.1482 |
| Rücu | İki yıl (ödeme ve öğrenme) | TBK m.73 |
| Rücu tavanı | On yıl (ödeme) | TBK m.73 |
| Başvuruya cevap | On beş gün | Karayolları Trafik Kanunu |
Birinci ve dördüncü satırdaki iki yıl aynı rakam olmakla birlikte farklı olayları esas alır: biri muacceliyet, diğeri ödeme ve öğrenmedir.
Üçüncü ve beşinci satırdaki on yıl için de aynı durum geçerlidir; biri olaydan, diğeri ödemeden işler.
Tek cümlelik özet
Halefiyette ilk soru şudur: sigortalının devredilebilecek bir hakkı var mıydı?
Cevap hayırsa, ödeme yapılmış olsa dahi sigortacıya geçen bir hak doğmaz.
15) Maddenin Kelime Kelime Okunması (m.1472)
| İbare | Doğurduğu sonuç |
|---|---|
| “sigorta tazminatını ödediğinde” | Halefiyet ödemeye bağlıdır |
| “hukuken” | Ayrı bir temlik gerekmez |
| “sigortalının yerine geçer” | Aynı hukuki konum |
| “dava hakkı varsa” | Ön koşul: hakkın varlığı |
| “tazmin ettiği bedel kadar” | Tutar sınırı |
| “intikal eder” | Alacak aynen geçer |
İkinci satır önemli bir kolaylıktır: halefiyet kanundan doğar, ayrıca bir devir sözleşmesi aranmaz.
Üçüncü ve altıncı satır birlikte okunduğunda def’i rejimi ortaya çıkar: sigortacı, sigortalının konumunu iyileştirmeden devralır.
Dördüncü satır ise savunmanın ilk hattıdır ve dosyada her zaman denetlenmelidir.
16) Dosyanın Kurulması
| Bölüm | İçeriği |
|---|---|
| Sigorta türü | Zarar mı sorumluluk mu |
| Dayanak | m.1472 veya m.1481 |
| Poliçe | Teminat kapsamı ve limitler |
| Ödeme | Tarih ve tutar |
| Sorumlular | Kim, hangi sıfatla |
| Kusur | Oran ve dayanağı |
| Süre | Zamanaşımı hesabı |
Birinci ve ikinci satır baştan doğru kurulmazsa, dosya yanlış maddeye göre yürür.
Dördüncü satır halefiyetin varlık şartıdır; ödeme belgesi istenmeden savunma tamamlanamaz.
Savunma dilekçesinde sıralama
- Önce zamanaşımı,
- Sonra halefiyetin doğmadığı,
- Ardından ödeme tutarı,
- Kusur oranı itirazı,
- Teminat kapsamı tartışması,
- Son olarak miktar indirimi.
Birinci madde en erken aşamada ileri sürülmelidir; geç ileri sürülen bir zamanaşımı itirazı dinlenmeyebilir.
İkinci madde ise esasa ilişkin en güçlü savunmadır ve kabulü hâlinde diğer başlıkların tartışılmasına gerek kalmaz.
17) Sigortacı Tarafından Bakış
Halefiyet talebinin ayakta kalabilmesi için sigortacının da bir dosya disiplini vardır.
| Unsur | Neden gerekli |
|---|---|
| Ödeme belgesi | Halefiyetin doğum şartı |
| Poliçe ve teminat | Kapsam ispatı |
| Hasar dosyası | Zarar miktarı |
| Ekspertiz raporu | Nedensellik |
| Sigortalının hakkı | Devredilebilirlik |
| Bildirim yazışmaları | Zamanaşımı savunmasına karşı |
Beşinci satır çoğu dosyada hiç ele alınmaz; oysa sigortalının hakkı yoksa halefiyet de doğmaz.
Altıncı satır ise bildirim kuralının iki yönlü işlediğini gösterir ve erken zamanaşımı iddiasına karşı dayanak oluşturur.
18) Kapanış
| Aşama | Kritik nokta | Kaçırılırsa |
|---|---|---|
| Nitelendirme | m.1472 mi m.1481 mi | Yanlış rejim uygulanır |
| Doğum | Ödeme şartı | Talep temelsiz kalır |
| Kapsam | Ödenen tutar | Fazla tahsil |
| Asıl hak | Sigortalının dava hakkı | En güçlü def’i kaçar |
| Süre | Birden çok zamanaşımı | Talep düşer veya savunma kaçar |
| İç ilişki | Kusur ve tehlike | Pay yanlış belirlenir |
Dördüncü satır bu yazının en pratik uyarısıdır: halefiyet, var olmayan bir hakkı yaratmaz.
Beşinci satır ise hem davacı hem davalı bakımından takvime işlenmesi gereken başlıktır.
Tek cümlelik özet
Sigortacı, ödediği tutar kadar ve sigortalının sahip olduğu hak kadar halef olur.
Bu iki sınırdan biri aşıldığında talep, esasa girilmeden daralır.
19) Halefiyet ile Alacağın Devri Farkı
Uygulamada sigortacılar, halefiyetin yanında sigortalıdan ayrıca bir devir belgesi alabilir. İki kurum karıştırılmamalıdır.
| Ölçüt | Halefiyet | Alacağın devri |
|---|---|---|
| Kaynak | Kanun | Sözleşme |
| Şart | Ödeme | Yazılı devir |
| Kapsam | Ödenen tutar kadar | Devredilen alacak kadar |
| Def’iler | Saklıdır | Saklıdır |
İkinci satır farkın özüdür: halefiyet için ayrıca bir belge gerekmez, madde “hukuken” ifadesini kullanır.
Dördüncü satır her iki kurumda da aynıdır: borçlunun asıl alacağa karşı sahip olduğu def’iler korunur.
Devir belgesi neyi değiştirir?
Alınan bir devir belgesi, halefiyetin tutar sınırını genişletmez; sigortacı yine ödediği kadar talep edebilir.
Ancak devir belgesi, ödeme öncesinde düzenlenmişse ayrı bir hukuki temel oluşturabilir ve dosyada tarih yönünden incelenmelidir.
Bu nedenle savunmada belgenin düzenlenme tarihi ile ödeme tarihi karşılaştırılmalıdır.
Belgede aranacak hususlar
| Husus | Neden önemli |
|---|---|
| Düzenlenme tarihi | Ödeme tarihiyle ilişkisi |
| Devredilen alacağın kapsamı | Tutar sınırı |
| İmza | Yetkili kişi |
| Karşı tarafa bildirim | İyiniyetli ödeme riski |
Dördüncü satır borçlu bakımından önemlidir: devirden haberdar edilmeden yapılan bir ödeme, borçtan kurtarıcı etki doğurabilir.
Bu nedenle ödeme yapmadan önce alacağın kime ait olduğu yazılı olarak teyit edilmelidir.
20) Sık Yapılan Sekiz Hata
- Rücu ile halefiyeti karıştırmak. Mekanizmaları farklıdır.
- Def’ileri ileri sürmemek. Halefiyette asıl alacağa ait def’iler işler.
- Ödeme belgesini istememek. Halefiyet ödemeye bağlıdır.
- Tutarı denetlememek. Ödenenden fazlası istenemez.
- Yanlış maddeye dayanmak. m.1472 mi m.1481 mi?
- Zamanaşımını atlamak. Birden çok süre işler.
- Bildirim kuralını unutmak. Süre erken başlayabilir.
- Kısmi ödemeyi gözden kaçırmak. İki alacaklı çıkabilir.
21) Kontrol Listesi
- Sigorta türünü belirleyin.
- Halefiyet maddesini tespit edin.
- Ödeme belgesini isteyin.
- Tutarı karşılaştırın.
- Def’ileri çıkarın.
- Zamanaşımını hesaplayın.
- Kusur paylaşımını tartışın.
- Bildirim yapılıp yapılmadığını sorun.
İlgili incelemelerimiz: Sigorta Hukuku Rehberi, sigorta rücu takibine itiraz ve menfi tespit ve trafik kazalarında rücu davaları.
Dosyanız için hukuki değerlendirme alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Halefiyet hangi maddede düzenlenmiştir?
Tek bir maddede değil, iki ayrı maddede: zarar sigortalarında TTK m.1472, sorumluluk sigortalarında TTK m.1481.
Hangi madde uygulanır?
Sigortanın türüne göre belirlenir ve savunmanın kurgusunu doğrudan etkiler.
Rücu ile halefiyet aynı şey mi?
Hayır. Halefiyette alacak aynen sigortacıya geçer; rücuda ise yeni bir talep doğar.
Bu ayrımın pratik önemi nedir?
Halefiyette borçlu, asıl alacağa ait def’ileri sigortacıya karşı da ileri sürebilir; sigortacı sigortalının sahip olduğundan fazla hak elde etmez.
Halefiyet ne zaman doğar?
TTK m.1472 uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Ödeme yapılmadan halefiyet doğmaz.
Sigortalının dava hakkı yoksa ne olur?
Madde “sigortalının dava hakkı varsa” der; sigortalının dava hakkı yoksa sigortacıya geçecek bir hak da yoktur.
Sigortacı ne kadar talep edebilir?
Tazmin ettiği bedel kadar. Fiilen ödenenden fazlası istenemez.
Derdest bir dava varsa sigortacı ne yapar?
Mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Karşı tarafın rızası gerekmez mi?
Madde açıkça “onay gerekmeksizin” der; bu usul hukuku bakımından önemli bir istisnadır.
Sigortacı zararı kısmen ödediyse?
Sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.
Bu durumda sorumlunun riski nedir?
Aynı zarar için iki ayrı alacaklı çıkar; ödemelerin kime ve ne kadar yapıldığı belgelenmelidir.
Sigortalı sorumluyu ibra ederse ne olur?
Sigortacıya geçen hakları ihlal edici davranışta bulunmuş olur ve sigortacıya karşı sorumlu olur.
İbra sigortacının talebini ortadan kaldırır mı?
Hayır. Sigortalıyla yapılan bir ibra, sigortacının talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
m.1472 ile m.1481 arasındaki fark nedir?
En önemlisi şu: m.1472’de halefiyeti ihlalden sigortalı sorumludur; m.1481’de ise sigortalı veya zarar gören sorumlu tutulmuştur.
Bunun sonucu nedir?
Sorumluluk sigortalarında zarar görenin, sigortacıdan tazminat aldıktan sonra sorumluyla ayrıca anlaşması yaptırıma bağlanmıştır.
Birden fazla sorumlu varsa ne olur?
TBK uyarınca birden çok kişi birlikte zarara sebebiyet verir veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olurlarsa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.
Sorumluluklar farklı hukuki temellere dayanıyorsa?
Madde “çeşitli sebeplerden dolayı” der; farklı temellere dayansa dahi teselsül doğar.
İç ilişkide paylaştırma neye göre yapılır?
Bütün durum ve koşullar, özellikle her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.
Kusur yoksa paylaştırma nasıl yapılır?
Tehlikenin yoğunluğu ölçütü devreye girer; kusursuz sorumluluk hâllerinde bu belirleyicidir.
Kim rücu edebilir?
Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur.
Kendi payı kadar ödeyen rücu edebilir mi?
Hayır. Rücu yalnızca payı aşan fazla ödeme için mümkündür.
Rücuda zamanaşımı nedir?
Tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde tam ödemeden itibaren on yıl.
İki yıllık sürede kaç şart aranır?
İki şart birlikte: tam ödeme ve birlikte sorumlunun öğrenilmesi.
Bildirim yapılmazsa ne olur?
Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi durumu birlikte sorumlulara bildirmek zorundadır; aksi hâlde zamanaşımı, bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
Bu neden önemli?
Zamanaşımını erken başlatan bir yaptırımdır ve rücu davalarında ilk incelenmesi gereken husustur.
Sigorta sözleşmesinden doğan istemlerde zamanaşımı nedir?
TTK m.1420 uyarınca bütün istemler muacceliyetten itibaren iki yıl; tazminat ve bedele ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıl.
Sorumluluk sigortasında özel bir süre var mı?
TTK m.1482 uyarınca sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.
Zarar gören doğrudan sigortacıya başvurabilir mi?
TTK m.1478 uyarınca zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, geçerli zamanaşımı süresi içinde doğrudan doğruya sigortacıdan isteyebilir.
Sigorta bedelini aşan kısım ne olur?
O kısım için muhatap sorumludur.
Sigortacı prim borcunu tazminattan düşebilir mi?
Hayır. TTK m.1480 uyarınca sigortacı, zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını sigorta sözleşmesinden doğan alacakları ile takas edemez.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


