Yaşlı veya Hasta Ebeveyn İçin Vasi Nasıl Atanır? (Kısıtlama Süreci)
28 Haziran 2026

Yaşlı veya Hasta Ebeveyn İçin Vasi Nasıl Atanır? (Kısıtlama Süreci)

İleri yaş, Alzheimer veya demans gibi nedenlerle kendi işlerini yürütemeyen bir ebeveynin malvarlığını ve sağlığını korumak için vasi atanması gerekebilir. Bu rehberde yaşlı veya hasta ebeveyn için vasi atanması (kısıtlama) sürecini adım adım açıklıyoruz.

10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku

Yaşlı / hasta yakınımın işlerini kim yürütür?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Neden Vasi Atanması Gerekir?

İleri yaş, Alzheimer, demans veya ağır hastalık nedeniyle kişi; bankacılık işlemlerini yapamaz, malvarlığını yönetemez veya sağlığıyla ilgili kararlar alamaz hale gelebilir. Bu durumda kişiyi istismardan ve hatalı işlemlerden korumak, malvarlığını güvence altına almak için kısıtlama kararı alınarak vasi atanması gerekir. Vasi, kişinin yerine hukuki işlemleri yürütür.

Kısıtlama Sebebi: Akıl Zayıflığı/Hastalığı

Türk Medeni Kanunu’na göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma muhtaç olan ergin kısıtlanır (TMK 405). Alzheimer ve ileri demans gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Kısıtlama, kişinin kendi yararına bir koruma tedbiridir.

Hangi Belgeler Gerekir?

  • Sağlık kurulu raporu: Kişinin akıl hastalığı/zayıflığı bulunduğunu ve işlerini göremediğini gösteren tam teşekküllü hastaneden alınan rapor.
  • Nüfus kayıt örneği: Kısıtlanacak kişi ve başvuranın hısımlık ilişkisini gösterir.
  • Dilekçe: Kısıtlama ve vasi atanması talebini içeren başvuru.

Süreç Nasıl İşler?

Başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkeme, kişinin durumunu sağlık kurulu raporuyla tespit eder; gerektiğinde kişiyi bizzat dinler veya hastane ortamında muayenesini ister. Şartların varlığı tespit edilirse kişi kısıtlanır ve genellikle yakınlarından uygun biri vasi atanır. Vasi, kısıtlının malvarlığını yönetir ve önemli işlemler için mahkeme izni alır. İşlem sırasında tapu veya noterde istenen sağlık raporunun hangi durumlarda gerektiği ve nasıl alındığı için akli meleke raporu rehberimize bakabilirsiniz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Vasi Atandıktan Sonra

Vasi, kısıtlının bakımını ve malvarlığını özenle yönetmekle yükümlüdür. Banka işlemleri, emekli maaşının yönetimi gibi konularda kısıtlı adına vasi işlem yapar. Taşınmaz satışı gibi önemli kararlar için vesayet ve denetim makamının izni gerekir. Vasi, dönemsel olarak vesayet makamına hesap verir.

Hangi Hukuki Sebebe Dayanılır?

Yaşlı ya da hasta bir ebeveyn için vasi atanmasında iki farklı yol vardır ve hangisine dayanılacağı süreci belirler.

YolDayanakKim başlatır
Akıl hastalığı / akıl zayıflığıTMK m. 405Yakınları, ilgililer veya Cumhuriyet savcısı
Kendi isteğiyleTMK m. 408Kişinin kendisi

TMK m. 405 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Az bilinen ikinci yol ise TMK m. 408‘dir: yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kısıtlanmasını isteyebilir. Ebeveyn durumunun farkındaysa ve kendisi başvurmayı kabul ediyorsa bu yol hem daha hızlı hem daha az yıpratıcıdır.

Sağlık Kurulu Raporu: Sürecin Kilit Noktası

TMK m. 409’un ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir. Hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Tek hekim raporu yeterli değildir

Bu, dosyaların en çok takıldığı noktadır. Elinizdeki rapor bir uzman hekim tarafından düzenlenmişse, kısıtlama kararı için yetersizdir; kanun resmî sağlık kurulu raporu aramaktadır ve raporun tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2007 tarihli, 11430-13233 sayılı kararında; nöroloji uzmanınca düzenlenen ve beyin görüntülemesiyle Alzheimer ve vasküler demans tespiti içeren rapor dahi yeterli görülmemiş, kısıtlanması istenen kişinin Adli Tıp ilgili ihtisas kuruluna dava dosyasıyla birlikte sevk edilmesi, gerekirse gözlem altına alınması ve kısıtlanmasının gerekip gerekmediğinin raporla tespiti gerektiği belirtilmiştir.

Rapor Sürecini Hızlandırmak İçin

  • Başvuru dilekçesine mevcut tüm sağlık kayıtlarını ekleyin: epikriz, görüntüleme sonuçları, nöroloji ve psikiyatri muayene kayıtları, ilaç raporları.
  • Hastalığın süreklilik gösterdiğini ortaya koyan geçmişe dönük kayıtlar özellikle değerlidir.
  • Günlük yaşamdaki somut yansımaları yazın: banka işlemlerini yürütememe, ilaç takibini yapamama, adres ve kişi karıştırma, kolayca etki altında kalma.
  • Sevk kararı çıktığında randevu takibini geciktirmeyin; rapor beklenirken dosya durur.

Rapor Tek Başına Yetmez: Mahkeme Re’sen Araştırır

Bir başka kritik nokta şudur: sağlık raporu geldiğinde iş bitmiş sayılmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen bir uyuşmazlıkta, ergin kişiye vasi atanması için sağlık raporunun yeterli olmadığı ve mahkemenin re’sen mevcut durumu araştırması gerektiği ortaya konmuştur.

Aynı kararda dikkat çeken bir başka husus vardır: talep yalnızca TMK m. 405’e dayandırılmış olsa dahi, dilekçedeki olgular malvarlığını kötü yönetme gibi TMK m. 406 kapsamındaki bir sebebe de işaret ediyorsa, mahkemenin bu yönden de araştırma yapması ve gerekirse yasal danışman atanması seçeneğini değerlendirmesi gerekir.

Pratik sonuç: dilekçeyi yazarken yalnızca “hastadır” demeyin. İhtiyacı olmadığı hâlde malvarlığını elden çıkarma, kolay etki altında kalma, yaptığı işlemlerin sonuçlarını kavrayamama gibi somut davranışları ayrıntılı biçimde anlatın.

Süreç Nasıl İşler?

  • 1. Başvuru: Kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle başvurulur. Dava ilgili kişinin kendisi, ailesi ya da Cumhuriyet savcısı tarafından açılabilir.
  • 2. Ön inceleme ve tedbir: Mahkeme dilekçeyi inceler; gerekli görürse malvarlığının korunmasına ilişkin geçici tedbir alabilir.
  • 3. Sağlık kurulu raporu: Kişi resmî sağlık kuruluşuna sevk edilir; gerekirse Adli Tıp ihtisas kuruluna gönderilir.
  • 4. Sosyal inceleme: Mahkeme, sosyal hizmet uzmanından kişinin yaşam koşullarına ilişkin rapor isteyebilir.
  • 5. Duruşma: Kısıtlanması istenen kişi dinlenir; tanıklar ve varsa diğer deliller değerlendirilir.
  • 6. Karar: Kısıtlama kararı verilir ve TMK m. 403 uyarınca vasi atanır.

Süre dosyanın yoğunluğuna, rapor ve sevk süreçlerine göre değişir; rapor aşaması genellikle en uzun halkadır.

Gerekli Belgeler

  • Kısıtlanması istenen kişinin ve başvuranın kimlik bilgileri, nüfus kayıt örneği
  • Aile bağını gösteren belgeler — vasi adayı yakınsa
  • Mevcut sağlık raporları, epikriz ve tetkik sonuçları
  • Adres ve yerleşim yeri belgesi
  • Varsa malvarlığına ilişkin bilgiler: tapu, banka ve araç kayıtları
  • Vasi adayının kabul beyanı ve vasiliğe engel hâli bulunmadığına ilişkin bilgiler

Vasi Kim Olabilir?

Uygulamada vasi genellikle kısıtlının yakınlarından biri olur: eşi, çocuğu veya kardeşi. Mahkeme, vasi adayının görevi yürütmeye elverişli olup olmadığını ve kısıtlıyla arasında menfaat çatışması bulunup bulunmadığını değerlendirir.

Menfaat çatışması önemlidir: örneğin vasi adayı ile kısıtlı aynı terekede mirasçıysa, o iş bakımından ayrıca temsil kayyımı atanması gerekebilir. Bu husus araştırılmadan verilen kararlar kanun yolunda sorun doğurur.

Vasi Atandıktan Sonra Ne Değişir?

  • Fiil ehliyeti sınırlanır: Kısıtlanan kişi tek başına geçerli hukuki işlem yapamaz.
  • Malî işlemler vasiye geçer: Banka işlemleri ve malvarlığı yönetimi vasi tarafından yürütülür.
  • Bazı işlemler izne tabidir: Taşınmaz alım satımı, uzun süreli kira, dava açma ve sulh olma gibi işlemler vesayet makamının iznine bağlıdır; bir kısmında ayrıca denetim makamının izni aranır.
  • Hesap verme yükümlülüğü doğar: Vasi, malvarlığını özenle yönetir ve yönetimine ilişkin hesap ve rapor sunar.
  • Rutin işlemler için yetki genişletme: Maaş çekme ve banka kartı işlemlerinde engel çıkarsa vesayet makamından yetkinin kapsamına ilişkin karar alınabilir.

Ölçülülük: Kısıtlama Son Çare Olmalı

Kısıtlama, kişinin ehliyetini sınırlayan ağır bir sonuçtur. Bu nedenle keyfi veya zayıf delile dayanan kısıtlama kararları kanun yolunda bozulmakta; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kısıtlama kararlarının hukuka uygun ve keyfi olmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

İhtiyaç sınırlıysa daha hafif seçenekler değerlendirilmelidir:

  • Kayyım: Yalnızca belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi gerekiyorsa. Kayyımlık kişiyi kısıtlamaz.
  • Yasal danışman: Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından ehliyetinin sınırlanması gerekiyorsa, belirli işlerde görüşü alınmak üzere atanır.
  • Vekâletname: Kişinin ayırt etme gücü hâlâ yerindeyse, noterden düzenlenecek vekâletname çoğu ihtiyacı karşılar ve mahkeme sürecine gerek kalmaz.

Son seçenek özellikle önemlidir: hastalık henüz ayırt etme gücünü ortadan kaldırmamışsa, vekâletname verilmesi için geç kalmamak gerekir. Ayırt etme gücü kaybolduktan sonra verilen vekâletname geçerli olmaz ve tek yol kısıtlama davasına kalır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tek hekim raporuyla başvurmak: Kanun resmî sağlık kurulu raporu arar; tek hekim raporu yeterli değildir.
  • Dilekçeyi genel yazmak: “Hastadır” demek yetmez; günlük yaşamdaki somut yansımalar ayrıntılı anlatılmalıdır.
  • Malvarlığı boyutunu atlamak: Kötü yönetim veya kolay etki altında kalma varsa bu olgular da yazılmalı; mahkeme bu yönden de araştırma yapabilir.
  • Menfaat çatışmasını gözden kaçırmak: Vasi adayı ile kısıtlı aynı terekede mirasçıysa temsil kayyımı gerekebilir.
  • Vekâletname için geç kalmak: Ayırt etme gücü kaybolduktan sonra vekâletname verilemez.
  • Kısıtlamayı tek seçenek sanmak: Kayyım ve yasal danışman daha ölçülü çözümler sunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yaşlı ebeveynim için vasi nasıl atanır?

Kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle başvurulur. Dava ilgili kişinin kendisi, ailesi ya da Cumhuriyet savcısı tarafından açılabilir. Mahkeme sağlık kurulu raporu alır, gerekirse sosyal inceleme yaptırır, kişiyi dinler ve şartlar oluşmuşsa kısıtlama kararı vererek vasi atar.

Hangi kanun maddesine dayanılır?

TMK m. 405 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Ayrıca TMK m. 408 uyarınca yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini yönetemediğini ispat eden kişi kendisi de kısıtlanmasını isteyebilir.

Elimdeki doktor raporu yeterli mi?

Hayır. TMK m. 409/2 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir; tek hekim raporu yeterli değildir ve raporun tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınması gerekir.

Alzheimer tanısı kısıtlama için yeterli mi?

Tek başına yeterli olmayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2007 tarihli, 11430-13233 sayılı kararında nöroloji uzmanınca düzenlenen ve Alzheimer ile vasküler demans tespiti içeren rapor yeterli görülmemiş; kişinin Adli Tıp ilgili ihtisas kuruluna dava dosyasıyla birlikte sevk edilmesi ve gerekirse gözlem altına alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sağlık raporu gelince karar hemen verilir mi?

Verilmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ergin kişiye vasi atanması için sağlık raporunun tek başına yeterli olmadığını ve mahkemenin re’sen mevcut durumu araştırması gerektiğini ortaya koymuştur. Dilekçedeki olgular malvarlığını kötü yönetme gibi başka bir sebebe işaret ediyorsa bu yönden de araştırma yapılır.

Vasi kim olabilir?

Uygulamada vasi genellikle kısıtlının eşi, çocuğu veya kardeşi gibi yakınlarından biri olur. Mahkeme adayın görevi yürütmeye elverişliliğini ve kısıtlıyla arasında menfaat çatışması bulunup bulunmadığını değerlendirir; çatışma varsa o iş bakımından ayrıca temsil kayyımı atanması gerekebilir.

Kısıtlama yerine daha hafif bir yol var mı?

Var. Yalnızca belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi gerekiyorsa kayyım atanabilir; kayyımlık kişiyi kısıtlamaz. Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması gerekiyorsa belirli işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman atanabilir. Ayırt etme gücü hâlâ yerindeyse noterden vekâletname çoğu ihtiyacı karşılar.

Vekâletname yeterli olur mu?

Kişinin ayırt etme gücü hâlâ yerindeyse çoğu ihtiyacı karşılar ve mahkeme sürecine gerek kalmaz. Ancak ayırt etme gücü kaybolduktan sonra verilen vekâletname geçerli olmaz; bu nedenle hastalık ilerlemeden önce vekâletname düzenlenmesi için geç kalınmamalıdır.

Dinlenme ve Rapor Kuralı: TMK m.409 ve 2024 Değişikliği

Sürecin en kritik hükmü budur ve 2024’te değişmiştir. İnternetteki birçok kaynak hâlâ eski metni aktarmaktadır.

Birinci fıkra — dinlenme zorunluluğu: bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.

Bu fıkrada dinlenme mutlak bir şarttır; sayılan sebeplerde kişi dinlenmeden karar verilemez.

İkinci fıkra — akıl hastalığı ve akıl zayıflığı: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Devamında ise: hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Dikkat edilecek fark. Birinci fıkrada dinlenme zorunlu iken, akıl hastalığı ve akıl zayıflığı bakımından hüküm “dinleyebilir” demektedir. Burada belirleyici olan resmî sağlık kurulu raporudur.

2024 değişikliği. Fıkranın ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesi’nin 25/1/2023 tarihli ve E.2020/30, K.2023/12 sayılı kararıyla iptal edilmiş; iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra, 27/03/2024 tarihinde yürürlüğe gireceği karara bağlanmıştır.

Yeni cümle. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle fıkraya şu cümle konulmuştur: resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır.

Tek hekim raporu yetmez. Kanun “resmî sağlık kurulu raporu” aradığından, tek hekim imzalı rapor ya da özel muayenehane raporu bu şartı karşılamaz. Yargıtay uygulamasında rapor eksikliği bozma sebebidir.

Raporun geçerlilik süresi. Raporda “belirli bir süre sonra yeniden değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmişse, bu kayıt karara esas alınabilirliği etkiler. Bu nedenle rapor güncel ve kesin değerlendirme içerecek biçimde alınmalıdır.

KonuKural
m.409/1 sebepleriDinlenme zorunlu
Akıl hastalığı/zayıflığıResmî sağlık kurulu raporu şart
DinlemeHâkim “dinleyebilir”
İptal kararıAYM E.2020/30, K.2023/12 — 27.03.2024
Yeni cümle7499 s.K. m.6 — m.436 atfı
Tek hekim raporuYetersiz; bozma sebebi

Süreci Kim Başlatabilir? Bildirim Yükümlülüğü

Vesayet süreci yalnız yakınların başvurusuyla başlamaz; kanun bazı makamlara bildirim yükümlülüğü getirmiştir.

TMK m.405/2. Görevlerini yaparken vesayeti gerektiren bir durumu öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bunu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.

Neden önemli? Bu hüküm sayesinde koruma ihtiyacı bulunan kişiler re’sen tespit edilebilir. Örneğin noterde işlem yapmak isteyen bir kişinin durumu fark edildiğinde bildirim yapılır.

Pratik sonuç. Bir yakınınız noterde ya da bir kurumda işlem yapamamışsa, bu durum yalnız bir engel değil; aynı zamanda sürecin başlatılmış olabileceğinin göstergesidir. Vesayet makamından dosya sorgulanabilir.

Kısıtlama sebebi — TMK m.405/1: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Madde üç ayrı hâl sayar ve bunlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir: işlerini görememe, sürekli yardım ihtiyacı ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma.

Karar ve ilan — TMK m.410. Kısıtlama kararı kesinleştikten sonra hem kısıtlının yerleşim yerinde hem de nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilir. İlan, üçüncü kişilerin korunmasına hizmet eder.

Sonuç — fiil ehliyeti. Kararın sonucu, kişinin fiil ehliyetinin TMK m.15 ve m.16 çerçevesinde sınırlanması ve vasi temsiliyle korunmasıdır.

KonuKural
Bildirim yükümlüsüİdarî makamlar, noterler, mahkemeler
NereyeYetkili vesayet makamı
Sebep — 1İşlerini görememe
Sebep — 2Sürekli yardım ihtiyacı
Sebep — 3Başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma
İlanYerleşim yeri ve nüfus yeri (m.410)

Vasi Kim Olur? TMK m.413, m.414 ve m.417

Kısıtlama kararıyla birlikte verilecek ikinci karar, vasinin kim olacağıdır. Kanun burada da ölçüt ve öncelik belirlemiştir.

Temel ölçüt — TMK m.413. Vesayet makamı, vasi olarak bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini atar. Ölçüt akrabalık değil, görevi yapabilme yeteneğidir.

Öncelik — TMK m.414. Haklı sebep engel olmadıkça vasiliğe, kısıtlının eşi veya yakın hısımlarından biri, oturdukları yerin yakınlığı ve kişisel ilişkileri göz önünde tutularak öncelikli olarak atanır.

Bu hüküm iki ölçüt daha ekler: coğrafi yakınlık ve kişisel ilişkinin niteliği. Başvuruda bu iki unsurun belgelenmesi, vasi adayının konumunu güçlendirir.

Kaçınma sebepleri — TMK m.417. Kanun, bazı kişilerin vasiliği kabul etmeyebileceğini öngörmüştür. Bunlar arasında bedensel özürleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar da sayılmıştır.

Yani vasilik dayatılan bir görev değildir; kanunda sayılan sebeplerden biri varsa kaçınma mümkündür.

Birden fazla aday varsa. Aile içinde birden fazla kişi vasi olmak istiyorsa mahkeme, m.413’teki yeterlilik ölçütü ile m.414’teki yakınlık ve ilişki ölçütlerini birlikte değerlendirir. Kısıtlı adayının daha önce açıkladığı bir tercih varsa bu da gözetilebilir.

Birlikte vasilik. Koşullar gerektiriyorsa birden çok kişinin vasi olarak atanması ya da görevlerin bölüştürülmesi mümkündür.

KonuKural
Temel ölçütGörevi yapabilecek yetenekte ergin (m.413)
ÖncelikEş veya yakın hısım (m.414)
Ek ölçütlerYer yakınlığı ve kişisel ilişki
SınırHaklı sebep engel olmadıkça
KaçınmaKanunda sayılan sebeplerle (m.417)
Birden çok vasiMümkündür

Daha Hafif Yol: Kayyımlık

Kısıtlama, kişinin fiil ehliyetini sınırlayan ağır bir tedbirdir. Kanun, daha hafif ihtiyaçlar için ayrı bir kurum öngörmüştür.

Temsil kayyımı — TMK m.426. Vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Sayılan hâller arasında şunlar bulunur: ergin bir kişinin hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek ya da bir temsilci atayabilecek durumda değilse; bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa; yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

Fark nedir? Vasi, kısıtlının genel yasal temsilcisidir ve görevi süreklidir. Kayyım ise belirli bir iş veya malvarlığı için atanır; o iş tamamlandığında görevi sona erer. En önemlisi: kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini kaldırmaz.

Ne zaman yeterli olur? Kişi ayırt etme gücünü koruyor ancak yalnız belirli bir işi göremiyorsa — bir tapu işlemi, bir dava, bir banka işlemi gibi — kayyımlık yeterli olabilir.

Vekâletname seçeneği. Kişi ayırt etme gücüne sahipse, noterde düzenleyeceği vekâletname ile işlerini yürüttürebilir. Ancak vekâletnamenin geçerliliği, düzenlendiği tarihte kişinin fiil ehliyetinin bulunmasına bağlıdır; bu güç kaybolduktan sonra verilen vekâletname geçerli olmaz.

Ölçülülük. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce sorulması gereken soru şudur: ihtiyaç belirli bir işle mi sınırlı, yoksa sürekli bir koruma mı gerekiyor? Birincisinde kayyımlık, ikincisinde vesayet uygundur.

 VasiKayyım
KapsamGenel temsilBelirli iş veya malvarlığı
SüreSürekliİş bitince sona erer
Fiil ehliyetiSınırlanırKalkmaz
RaporSağlık kurulu raporuKural olarak gerekmez
VekâletnameAyırt etme gücü varken geçerli

Vasi Atandıktan Sonra: İzin Rejimi ve Denetim

Vasi atanması, bütün işlemlerin vasiye bırakıldığı anlamına gelmez. Kanun, vasinin de izin almadan yapamayacağı işlemleri iki kademede saymıştır.

İki makam — TMK m.397. Vesayet daireleri, vesayet makamı ve denetim makamından oluşur. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.

Birinci kademe — vesayet makamının izni (TMK m.462). Madde, vasinin vesayet makamının izni olmadan yapamayacağı işlemleri sayar: taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması; olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır alım ve satımı; ödünç verme ve alma; dava açma, sulh, tahkim ve konkordato gibi işlemler.

İkinci kademe — denetim makamının izni (TMK m.463). Belirli işlemlerde vesayet makamının izni yeterli değildir; ayrıca denetim makamının da izni aranır. Evlât edinme veya edinilme, vatandaşlığa girme veya çıkma, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi ile ömür boyu aylık veya gelir bağlama sözleşmeleri bu niteliktedir.

İzinsiz işlem. Gerekli izin alınmadan yapılan işlem askıda kalır; sonradan verilecek izinle geçerlilik kazanabilir.

Hesap ve rapor. Vasi, vesayet makamına dönemsel olarak hesap ve rapor vermekle yükümlüdür. Bu denetim, kısıtlının malvarlığının korunmasını sağlayan asıl mekanizmadır.

Banka işlemleri. Olağan yönetim kapsamındaki işlemler vasi tarafından doğrudan yapılabilir; ancak taşınmaz satışı ya da ödünç alma gibi işlemler izne tâbidir. Bu nedenle bankaya vasilik kararının kesinleşme şerhli örneği sunulmalıdır.

İşlemGereken izin
Taşınmaz alım-satımı, rehinVesayet makamı (m.462)
Dava açma, sulh, tahkimVesayet makamı
Ödünç verme ve almaVesayet makamı
Evlât edinme, vatandaşlıkAyrıca denetim makamı (m.463)
İzinsiz işlemAskıda kalır
DenetimDönemsel hesap ve rapor

Kısıtlama sebeplerinin tamamı için kısıtlama sebepleri yazımıza, iki kurumun karşılaştırması için kayyım ile vasi farkı yazımıza, izin rejimi için vasinin yetkileri ve sınırları yazımıza, sona erme için vasilik ne zaman sona erer yazımıza, infaz boyutu için hükümlüye vasi ve kayyım tayini yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Alzheimer hastası anneme/babama vasi atanabilir mi?

Evet. Alzheimer, demans veya ileri yaş nedeniyle işlerini göremeyen ebeveyn için sulh hukuk mahkemesinden kısıtlama ve vasi atanması istenebilir (TMK 405). Sağlık kurulu raporu gerekir.

Vasi atanması için hangi belgeler gerekir?

Tam teşekküllü hastaneden alınan sağlık kurulu raporu, nüfus kayıt örneği ve kısıtlama/vasi atama talebini içeren dilekçe gerekir.

Vasi atandıktan sonra banka işlemlerini kim yapar?

Vasi, kısıtlı adına bankacılık işlemlerini ve malvarlığı yönetimini yürütür. Taşınmaz satışı gibi önemli işlemler için mahkeme izni gerekir.

Vasi olarak ben atanabilir miyim?

Evet. Kısıtlının eşi veya yakın hısımları, uygun ve istekliyse öncelikle vasi atanır. Mahkeme, kısıtlının menfaatini gözeterek uygun kişiyi belirler.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk