Hükümlüye vasi ve kayyım tayini zorunlu mu? Bu soru, ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin yakınları ve avukatları tarafından en sık sorulan hukuki meselelerden biridir.
2024 yılında 7499 sayılı Kanun ile Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesinde yapılan köklü değişiklik, yıllardır uygulanan otomatik kısıtlama sistemine son vermiştir.
Artık cezaevine giren her hükümlüye zorunlu olarak vasi atanması söz konusu değildir.
Yeni düzenlemeye göre sistem, hükümlünün talebi ve koruma ihtiyacı ekseninde iki kademeli bir yapıya kavuşmuştur. Bu yazımızda; hükümlüye vasi veya kayyım atanmasının şartlarını, 5 yıl altı ve 5 yıl üstü cezalarda vesayet sürecinin nasıl işlediğini, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının arka planını ve uygulamada dikkat edilmesi gereken tüm hususları güncel mevzuat çerçevesinde detaylı şekilde ele alıyoruz.
I. 5275 SAYILI CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN
(Ceza İnfaz Kanunu – ilgili hükümler)
Ceza İnfaz Kanunu‘nda “hapis cezası infaz edilen herkes için otomatik vasi tayini” öngören herhangi bir hüküm yoktur. Konu, doğrudan Medeni Kanun’a bırakılmıştır.
Bununla birlikte bağlantılı iki madde önemlidir:
Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi
“Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”
Akıl diğer hastalıklara tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır. Akıl hastalığı iyileşinceye kadar hükümlü, yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınır. İyileştiği sağlık kurulu raporu ile tespit edilince infaza devam olunur.
Sonuç olarak, Akıl ve diğer hastalık hali varsa ayrıca TMK m. 405 kapsamında kısıtlama ve vasi gündeme gelir.
Diğer hallerde gebelik, doğum, ağır hastalık ve 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 17’de düzenlenen Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi gibi nedenlerle cezanın infazının ertelenmesine karar verilebilir. Sonuç olarak bu maddelerde dahi vasiye dair özel düzenleme yoktur. Dolayısıyla vesayet meselesinin tek dayanağı Türk Medeni Kanunu’dur.
II. 4721 Sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU – VESAYET VE KAYYIMLIK
B. Kısıtlama
I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
“Madde 405- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.”
II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim
“Madde 406- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.”
III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza
“Madde 407- (Değişik:2/3/2024-7499/5 md.)
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.
Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.”
Ancak toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, kişi istemese bile kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlanabilir.
Bu hâllerde, infaz makamı durumu vesayet makamına bildirir.
Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
KAYYIMLIK VE YASAL DANIŞMANLIK
A. Kayyımlığı gerektiren hâller – I. Temsil
“Madde 426- Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar:
1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.”
Hükümlü, tüm ehliyeti kaybetmeden sadece belirli işlemler için temsil istiyorsa kayyım tercih edilir.
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI – A. Koşulları
“Madde 432- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.
İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.”
1) “Vasi tayini zorunlu mu?”
Hükümlünün ceza İnfaz kurumuna girmesi ile birlikte vasi tayin zorunlu değildir. Son yasal değişiklik ile otomatik/zorunlu bir vasilik rejim bulunmamaktadır. 2024 değişikliğiyle (Değişik:2/3/2024-7499/5 md.) (TMK m.407) sistem iki kademeye ayrıldı:
A) Her kesinleşmiş hapis cezası (ceza infaz kurumunda infaz ediliyorsa)
Hükümlü isterse:
- kısıtlanır (vasi atanır) veya
- kayyım atanır (daha “dar görevli” temsil)
Yani “infaz var = vasi şart” değil; talep + ihtiyaç ekseninde ilerler.
B) Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası
- Hükümlü talep etmese bile, kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlama (dolayısıyla vasi) gündeme gelebilir.
- Bu durumda infaz makamının (uygulamada cezaevi idaresi/CBS kanalıyla) vesayet makamına bildirim yükümlülüğü de ayrıca düzenlenmiştir.
Eski “1 yıl ve üzeri hapis halinde otomatik kısıtlama” yaklaşımı Anayasa Mahkemesi denetiminden geçmiş olup 2024 değişikliği ile buna son verilmiştir.
2) Şartlar nelerdir? (Pratik kontrol listesi)
Vesayet/kayyım için tipik “giriş şartları”:
- Kesinleşmiş hapis cezası ve infazın ceza infaz kurumunda sürüyor olması (TMK 407 kapsamı)
- Hüküm 5 yıl altında ise: hükümlünün açık talebi (kısıtlama/vasi veya kayyım)
- Hüküm 5 yıl ve üstünde ise: talep olmasa dahi koruma ihtiyacının somutlanması (malvarlığı riski, ciddi işlem yoğunluğu, suiistimal riski vb.) + bildirimde bulunması
Stratejik seçim:
- Kayyım: belirli bir iş/işlemler için (ör. tek bir satış, dava takibi, banka/SGK işlemi).
- Vasi (kısıtlama): daha geniş ve sürekli temsil ihtiyacı varsa.
Kim talep edebilir?
- Hükümlü
- Yakınları
- Cezaevi idaresi (5 yıl üzeri ve risk varsa)
3) Mahkeme duruşma açmak zorunda mı?
TMK 407 açık: Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Bu “dinleme” pratikte:
- SEGBİS ile,
- istinabe ile,
- veya ceza infaz kurumunda bizzat dinleme şeklinde yürütülebilir.
Dolayısıyla teknik olarak “klasik anlamda duruşma günü açma” formuna girmeden de ilerleyebilir; ama hükümlünün dinlenmesi kural olarak bypass edilecek bir adım değildir.
4) Hükümlü vasi talep etmezse ne olur?
(i) Toplam ceza 5 yıldan az
- TMK 407’ye göre sırf infaz nedeniyle re’sen kısıtlama/vasilik oluşmaz; hükümlü talep etmedikçe vasi/kayyım tayini karar verilmez.
- Ancak başka kısıtlama sebepleri (akıl hastalığı, savurganlık vb.) varsa onlar ayrı hukuki zemindir. Bu durumda vasi / kayyım kararı verilebilir.
(ii) Toplam ceza 5 yıl ve üzeri
- Hükümlü istemese bile koruma ihtiyacı somutsa vesayet/kısıtlama gündeme gelebilir; ayrıca infaz makamının vasi / kayyım için bildirimde bulunması gerekir.
5) Vesayet ne zaman biter? (İnfaz boyutu)
- Hapis halinin hukuka uygun şekilde sona ermesiyle bu sebeple tesis edilen vesayet kendiliğinden kalkar.
- İnfaz devam ederken de, kanundaki koşullarla erken sona erdirme mümkündür (özellikle 5 yıl altındaki hapis cezalarında talep; 5 yıl ve üstündeki hapis cezalarında talep + koruma sebebinin ortadan kalkması).
- 5 yıldan az ceza: Hiçbir işlem yapılmaz.
- 5 yıl ve üzeri: Koruma ihtiyacı varsa re’sen kısıtlama yapılabilir.
Hapis hali sona erdiğinde (tahliye, infaz bitimi) kısıtlama da kaldırılır.
Ankara Hukukçular Evi ile Hemen İletişime Geçin



