Kayyım Nedir, Ne Zaman Atanır? Vasiden Farkı (TMK 426)
28 Haziran 2026

Kayyım Nedir, Ne Zaman Atanır? Vasiden Farkı (TMK 426)

Hukukta sıkça duyulan “kayyım” kavramı, vesayet hukukunun bir parçasıdır ancak vasilikten farklı işler. Belirli bir iş veya mal için atanan kayyım, kişinin kısıtlanmasını gerektirmez. Bu yazıda kayyımın ne olduğunu ve vasiden farkını açıklıyoruz.

Net Cevap: Kayyım, bir kişinin belirli bir işini görmek veya belirli bir malvarlığını yönetmek için sulh hukuk mahkemesince (vesayet makamı) atanan kişidir ve vasiden farklı olarak kısıtlama gerektirmez. Temsil kayyımı; ergin kişi hastalık, başka yerde bulunma gibi sebeplerle ivedi bir işini göremiyorsa, yasal temsilcinin menfaati küçüğün veya kısıtlının menfaatiyle çatışıyorsa ya da yasal temsilcinin görevine engel varsa atanır (TMK m.426). Yönetim kayyımı; uzun süredir bulunamayan kişinin, malvarlığını yönetemeyen kişinin, mirasçıları belli olmayan terekenin, organsız kalan tüzel kişinin veya halktan toplanan yardımların yönetimi için atanır (m.427). Kişi istek üzerine de kayyım atanmasını isteyebilir (m.428). Temsil kayyımında yetkili mahkeme kişinin yerleşim yeri, yönetim kayyımında malvarlığının büyük kısmının yönetildiği yerdir (m.430). Temsil kayyımlığı işin bitirilmesiyle, yönetim kayyımlığı sebebin ortadan kalkması veya görevden alınmayla sona erer (m.477).

⚖️ Vasi mi kayyım mı gerekiyor? Birlikte belirleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Kayyım Nedir?

Kayyım, bir kişinin belirli bir işini görmek veya belirli bir malvarlığını yönetmek üzere vesayet makamınca atanan kişidir. Vasiden farklı olarak kayyım, kişinin genel olarak kısıtlanmasını gerektirmez; yalnızca belirli ve sınırlı bir görev için atanır. Kayyım atanan kişi, kayyımın görev alanı dışındaki işlerinde fiil ehliyetini korur.

Kayyım Türleri

  • Temsil kayyımlığı (TMK 426): Ergin bir kişinin acil bir işini göremeyecek durumda olması (hastalık, başka yerde bulunma gibi), yasal temsilciyle menfaatinin çatışması veya vasinin görevini yapamadığı durumlarda atanır.
  • Yönetim kayyımlığı (TMK 427): Bir malvarlığının yönetilmesi gereken ancak bunu yapacak kimsenin bulunmadığı durumlarda (örneğin uzun süre kayıp kişinin malları, vasiyeti yerine getirecek kimse olmaması gibi) atanır.

Kanundaki Düzenleme: TMK m.426-431 ve İlgili Hükümler

Kayyımlık, Türk Medeni Kanunu’nun vesayet kitabında vasilik ve yasal danışmanlıkla birlikte düzenlenir. Hangi kayyımın hangi hâlde atandığını, kimin isteyebileceğini ve görevin nasıl sona erdiğini madde madde görmek, başvurunun doğru mahkemeye ve doğru gerekçeyle yapılmasını sağlar.

Kayyımlığa ilişkin temel hükümler
MaddeKonuÖzü
TMK m.426Temsil kayyımlığıVesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya resen; ivedi işini göremeyen ergin, menfaat çatışması ve yasal temsilcinin görevine engel hâllerinde temsil kayyımı atar.
TMK m.427Yönetim kayyımlığıYönetimi kimseye ait olmayan mallar için önlem: uzun süredir bulunamayan kişi, malvarlığını yönetemeyen kişi, mirasçılığı belli olmayan tereke veya ceninin menfaati, organsız tüzel kişi, halktan toplanan yardımlar.
TMK m.428İstek üzerine kayyımİsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı hâlinde ergin kişi kendisine kayyım atanmasını isteyebilir.
TMK m.429Yasal danışmanlıkKısıtlanmasına yeterli sebep bulunmayan ancak korunması gereken ergin için belirli işlemlerde görüşü alınacak danışman atanması.
TMK m.430YetkiTemsil kayyımında temsil edilecek kişinin yerleşim yeri; yönetim kayyımında malvarlığının büyük kısmının yönetildiği veya temsil edilenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı.
TMK m.431Atama usulü ve ilanVasi atanmasına ilişkin hükümler uygulanır; kayyım atanmasının ilanı zorunlu değildir, vesayet makamı gerekli görürse ilan eder.
TMK m.403/3Vasi hükümlerinin uygulanmasıKanunda aksine hüküm bulunmadıkça vasi hakkındaki hükümler kayyım hakkında da uygulanır.
TMK m.462İzin gerektiren işlerTaşınmaz alımı, satımı ve rehni, ödünç verme veya alma, dava açma ve sulh olma gibi işler vesayet makamının iznine bağlıdır.
TMK m.477Sona ermeTemsil kayyımlığı görevlendirilen işin bitirilmesiyle; yönetim kayyımlığı atanmayı gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
TMK m.483Görevden almaGörevini ağır surette savsaklayan, yetkilerini kötüye kullanan, güveni sarsıcı davranışta bulunan veya borç ödemede acze düşen vasi görevden alınır; m.403/3 uyarınca kayyım için de uygulanır.

Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. Kayyım atanması, ilgilinin isteği üzerine yapılabileceği gibi mahkemece resen de yapılabilir (TMK m.426). Dilekçe örneği için kayyım atanması talebi dilekçe örneğimize bakabilirsiniz.

Kayyım Hangi Durumlarda Atanır?

Temsil kayyımı; ergin bir kişinin hastalık, yaşlılık veya başka bir engel nedeniyle ivedi (acil) bir işini kendisinin göremediği ve vekil de atayamadığı durumlarda atanır. Ayrıca bir kişinin menfaati ile yasal temsilcisinin menfaati çatışıyorsa (örneğin miras paylaşımında ebeveyn ve çocuğun çıkar çatışması), çocuk adına işlem yapmak için kayyım atanır.

Kayyım ile Vasi Arasındaki Fark

Vasi ile kayyım farkı
ÖlçütVasiKayyım
KapsamKişinin tüm işleriBelirli bir iş veya malvarlığı
Ön koşulVesayet altına alınmaKısıtlama gerekmez
SüreVesayet sürdüğü süreceİşin tamamlanmasına kadar
Ehliyete etkiKısıtlanırKural olarak etkilenmez

En önemli fark budur: kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini kaldırmaz. Kayyım yalnızca belirlenen iş bakımından temsil eder; kişi diğer işlerini kendisi yapmaya devam eder.

Temsil Kayyımı Hangi Hâllerde Atanır?

  • Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi yapamıyor veya bir temsilci atayamıyorsa
  • Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa
  • Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa

İkinci madde uygulamada en çok karşılaşılandır: örneğin veli ile çocuğun aynı miras dosyasında taraf olması hâlinde çocuk için kayyım atanır.

Temsil Kayyımı: TMK m.426’nın Üç Hâli Uygulamada

Temsil kayyımının her üç hâlinde ortak nokta, kişinin kendisinin veya yasal temsilcisinin belirli bir işi göremiyor olmasıdır. Birinci hâlde iki şart birlikte aranır: iş ivedi olmalı ve kişi ne işi kendisi görebilmeli ne de bir temsilci atayabilmelidir. Kişi noterden vekâletname verebilecek durumdaysa kural olarak kayyıma gerek yoktur.

TMK m.426’ya göre temsil kayyımı hâlleri
BentŞartTipik örnek
1Ergin kişi hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi göremiyor veya temsilci atayamıyorYoğun bakımdaki kişinin süresi dolmak üzere olan bir işi, tutuklu kişinin acil bir malvarlığı işlemi
2Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorAna ile çocuğun aynı terekede mirasçı olması, vasi ile kısıtlının aynı davada karşı taraf olması
3Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varVasinin ağır hastalığı, velinin yurt dışında bulunması veya tutuklanması

Özgürlüğü bağlayıcı cezası olan kişiler bakımından ayrım önemlidir: bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan ergin kısıtlanır ve kendisine vasi atanır (TMK m.407); tutuklu veya kısa süreli hükümlü kişinin belirli ve ivedi bir işi için ise temsil kayyımı yeterli olabilir. Ayrıntı için hükümlüye vasi, tutukluya kayyım rehberimize bakabilirsiniz.

Yönetim Kayyımı

Bir malvarlığının yönetilmesi gerektiğinde ve bunu yapacak kimse bulunmadığında yönetim kayyımı atanır. Örnek hâller: gaip kişinin malvarlığı, uzun süre yurt dışında bulunan kişinin işleri, tüzel kişinin organsız kalması, mirasçısı belli olmayan terekenin yönetimi.

Yönetim Kayyımı: TMK m.427’nin Beş Hâli

Yönetim kayyımı bir kişiyi değil, bir malvarlığını korur. Kanun, vesayet makamının yönetimi kimseye ait olmayan mallar için önlem alacağını ve özellikle beş durumda kayyım atayacağını öngörür. Her hâl, uygulamada farklı bir dosya türüne karşılık gelir.

TMK m.427’ye göre yönetim kayyımı hâlleri
BentHâlUygulamadaki karşılığı
1Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezseYıllardır haber alınamayan paydaşın payının yönetimi, kira gelirlerinin toplanması, vergi ve aidat ödemeleri
2Vesayet altına alınması için yeterli sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsaHastalık veya yaşlılık nedeniyle mal yönetemeyen ama kısıtlanması gerekmeyen kişi
3Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsaMirasçılık belgesi alınamayan veya ana rahmindeki çocuğun payının korunması gereken tereke
4Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsaYönetim kurulu oluşturulamayan dernek veya vakıf
5Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsaYardım kampanyasında toplanan paranın sahipsiz kalması

Yönetim kayyımında yetkili mahkeme kişinin yerleşim yeri değil, malvarlığının büyük kısmının yönetildiği yerdir (TMK m.430). Bu nedenle örneğin yurt dışında yaşayan ve uzun süredir haber alınamayan bir paydaşın Ankara’daki payı için başvuru, Ankara’daki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Haber alınamayan kişinin malları ile gaiplik kararı farklı kurumlardır; gaiplik kararının sonuçları için gaiplik ve sahipsiz mallar rehberimize bakabilirsiniz.

Başvuru ve Usul

  1. Başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır
  2. Dilekçede kayyım atanmasını gerektiren sebep ve yapılacak iş açıkça belirtilir
  3. İlgili belgeler eklenir: sağlık raporu, adres kaydı, tapu veya dosya bilgileri
  4. Mahkeme gerekli araştırmayı yapar ve kayyım atar
  5. Kayyımın yetkisi kararda sınırlı olarak gösterilir
  6. İşin tamamlanmasıyla görev sona erer

Beşinci madde önemlidir: kayyımın yetkisi kararda gösterilen işle sınırlıdır. Bu sınırı aşan işlemler geçersizdir; üçüncü kişiler bakımından kayyım kararının incelenmesi gerekir.

Başvuruda Yetki, Seçim ve Deliller

Kayyım atanmasında yetki kuralı TMK m.430’da düzenlenmiştir ve Yargıtay uygulamasında bu yetki kesin yetki olarak kabul edilir; yani taraflar anlaşarak başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz ve mahkeme yetkiyi kendiliğinden gözetir. Yine Yargıtay uygulamasına göre dava açıldıktan sonra ilgilinin yerleşim yerinin değişmesi, davaya bakan mahkemenin yetkisini ortadan kaldırmaz.

Kayyım atanmasında vasi atanmasına ilişkin hükümler uygulandığından (TMK m.431), mahkeme görevi yerine getirmeye elverişli bir kişiyi seçer; uygulamada ilgilinin güvendiği yakınlarından birine öncelik tanınır. Menfaat çatışması hâlinde ise çatışmanın tarafı olan kişi kayyım olarak atanamaz. Başvuruya eklenmesi gereken belgeler dosyanın türüne göre değişir:

  • Temsil kayyımı (hastalık): Kişinin işini göremeyecek durumda olduğunu gösteren sağlık kurulu raporu veya hekim raporu, yapılacak işin belgeleri.
  • Temsil kayyımı (menfaat çatışması): Mirasçılık belgesi, tapu kaydı, dava dilekçesi gibi çatışmayı gösteren belgeler.
  • Yönetim kayyımı (haber alınamayan kişi): Adres kayıt sistemi sorgusu, kolluk araştırması, tebligat iadeleri ve yönetilecek malvarlığının kayıtları.
  • Yönetim kayyımı (tereke): Mirasçılığın belirsizliğini veya ceninin varlığını gösteren belgeler ile terekenin dökümü.

Dilekçede kayyımın hangi iş veya malvarlığı için ve hangi yetkilerle atanmasının istendiği açıkça yazılmalıdır; mahkeme kayyımın yetkisini kararda sınırlı olarak gösterir ve bu sınırın dışındaki işlemler için yeni bir karar veya izin gerekir.

Kayyımın Yükümlülükleri

  • Görevini özenle yerine getirmek
  • Önemli işlemler için mahkeme izni almak (taşınmaz satışı, borçlanma gibi)
  • Hesap vermek ve rapor sunmak
  • Menfaat çatışmasından kaçınmak

Kayyımın kusurlu davranışıyla zarar doğarsa sorumluluğu gündeme gelir. Ayrıca vesayet makamının denetimi altındadır.

Kayyımın Yetkisi, İzin Gereken İşler ve Mal Satışı

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça vasi hakkındaki hükümler kayyım hakkında da uygulanır (TMK m.403/3). Bunun en önemli sonucu, vasinin tek başına yapamadığı işlerin kayyım için de vesayet makamının iznine bağlı olmasıdır. TMK m.462’de sayılan işler arasında taşınmaz alımı, satımı ve rehnedilmesi, ödünç verme veya alma, dava açma ve sulh olma gibi önemli işlemler yer alır. İzin alınmadan yapılan işlem, temsil edilen kişi bakımından sonuç doğurmayabilir.

Satış usulünde yakın zamanda önemli bir değişiklik yapılmıştır. 7589 sayılı Kanunla (Resmî Gazete, 31.07.2026) TMK m.440 ve m.444 değiştirilmiş; vesayet altındaki kişinin taşınır ve taşınmazlarının satışının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılması öngörülmüştür. Taşınmaz satışında ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur ve onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir (TMK m.444). Bu hükümler TMK m.403/3 uyarınca kayyımın yönettiği mallar bakımından da gözetilir; satış planlanırken değişikliğin yürürlük tarihi ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Kayyımın yetkisi bakımından temel sınırlar
KonuKuralDayanak
Yetkinin kapsamıKararda gösterilen iş veya malvarlığıyla sınırlıdırTMK m.426-427
İzin gereken işlerTaşınmaz satışı, ödünç, dava açma ve sulh gibi işler vesayet makamının iznine bağlıdırTMK m.462, m.403/3
Satış usulüElektronik satış portalında açık artırma; taşınmazda vesayet makamının onamasıTMK m.440, m.444 (7589 s. Kanun)
DenetimKayyım vesayet makamının denetimi altındadırTMK m.403/3
Görevden almaAğır savsaklama, yetkinin kötüye kullanılması, güveni sarsıcı davranış veya borç ödemede aczTMK m.483, m.403/3

Ceza Hukukunda Kayyım

Ceza muhakemesinde de belirli hâllerde şirket yönetimi için kayyım atanması gündeme gelebilir. Bu, medeni hukuktaki kayyımlıktan farklı bir kurumdur ve kendi şartlarına tabidir; kararına karşı itiraz yolu açıktır.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Kayyım Kararına İtiraz

Kayyım atanmasına ilişkin karara karşı ilgililer tarafından itiraz edilebilir. İtirazda ileri sürülebilecekler: kayyım atanmasını gerektiren sebebin bulunmadığı, yetkinin çok geniş belirlendiği, atanan kişinin menfaat çatışması içinde olduğu, işin kişinin kendisi tarafından yapılabileceği.

Kayyımın Değiştirilmesi

Kayyımın görevini gereği gibi yerine getirmemesi, menfaat çatışması içine girmesi veya güven ilişkisinin zedelenmesi hâlinde değiştirilmesi istenebilir. Talep, kayyımı atayan mahkemeye yapılır ve gerekçelendirilmelidir.

Üçüncü Kişiler İçin Uyarı

Kayyımla işlem yapacak kişilerin kayyım kararını incelemesi ve yetkinin kapsamını teyit etmesi gerekir. Yetkiyi aşan işlemler geçersizdir ve iyiniyet iddiası her hâlde korunmaz. Önemli işlemlerde mahkeme izninin bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir.

Vesayet Türleri ile Karşılaştırma

Türk hukukunda vesayet altına alma (vasi), kayyımlık ve yasal danışmanlık olmak üzere farklı koruma kurumları bulunur. Yasal danışman atanan kişi, belirli işlemleri danışmanın görüşü olmaksızın yapamaz; ehliyeti tümüyle kaldırılmaz.

Bu üç kurum arasındaki seçim, kişinin korunma ihtiyacının derecesine göre yapılır. En hafif müdahaleyi öngören kurumun tercih edilmesi ilkesi geçerlidir: gereksinim belirli bir işle sınırlıysa kayyımlık, ehliyetin genel olarak korunması gerekiyorsa yasal danışmanlık uygundur.

Yasal danışmanlık, kayyımlık ile vesayet arasında yer alan bir ara kurumdur. Kısıtlanmasına yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlandırılması yararına olan ergin kişiye, dava açma ve sulh olma, taşınmaz alım satımı, ödünç verme ve alma ile bağışlama gibi önemli işlemlerde görüşü alınacak bir yasal danışman atanabilir (TMK m.429). Danışmanın görüşü alınmadan yapılan bu işlemler kişiyi bağlamaz; buna karşılık kişi diğer işlerinde ehliyetini korur. İstek üzerine kayyımlıkta (TMK m.428) ise başvuru sebebi, isteğe bağlı kısıtlamayı düzenleyen TMK m.408’deki yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gereği gibi yönetememe hâlidir.

Kayyım, Vasi ve Yasal Danışman: Üç Kurumun Farkı

Üçü de vesayet hukukuna aittir ancak kapsamları ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Vasi, kayyım ve yasal danışman karşılaştırması
ÖlçütVasiKayyım
KapsamKişinin bütün işleriBelirli bir iş veya malvarlığı
EhliyetKısıtlama gerekirKısıtlama şart değil
SüreVesayet sürdükçeİş bitince sona erer
Temsil kayyımı—Kişi işini göremiyorsa veya menfaat çatışması varsa
Yönetim kayyımı—Malvarlığının yönetimi için
Gaiplik—Uzun süre haber alınamayan kişi için
Yasal danışmanKısıtlama olmadan belirli işlerde onayAra kurum
Görevli mahkemeSulh hukuk mahkemesiAynı
DenetimVesayet makamı denetlerAynı

İlk iki satır ayrımın özüdür: vasi kişinin bütün işlerini görür ve atanması için kısıtlama kararı gerekir; kayyım ise yalnızca belirli bir iş veya malvarlığı için atanır ve kısıtlama şartı aranmaz. Bu nedenle kayyımlık, ehliyeti kısıtlamayan daha hafif bir korumadır.

Dördüncü satır uygulamada en sık başvurulan hâldir; kişi hastalık, yaşlılık veya yokluk nedeniyle işini göremiyorsa ya da kanuni temsilcisiyle menfaat çatışması varsa temsil kayyımı atanır. Ayrıntı için vesayet ve kayyım atanması rehberimize bakabilirsiniz.

Vesayet, soybağı ve usul rehberlerimiz: kayyım ile vasi farkı · tanıma ile soybağı · aile hukukunda süreler · boşanmada adli yardım · zina sebebiyle boşanma · aile konutu şerhi

Kayyım Hangi Hâllerde Atanır?

Kanun kayyım atanmasını gerektiren hâlleri sayar; her biri farklı bir ihtiyaca cevap verir.

Kayyım atanma hâlleri (TMK m.426 vd.)
HâlİçeriğiKayyım türü
İşini göremeyecek durumda olmaHastalık, yaşlılık, başka bir sebepTemsil kayyımı
Menfaat çatışmasıKanuni temsilciyle çıkar çatışmasıTemsil kayyımı
Gaiplik veya yoklukUzun süre haber alınamamaYönetim kayyımı
Malvarlığının yönetilememesiSahibi ilgilenemiyorsaYönetim kayyımı
Tüzel kişide organ eksikliğiYönetim organı oluşmamışsaÖzel hâl
Miras işlerindeMirasçı belirsizse veya küçükseDeğerlendirilir
Cezaevindeki kişiİşlerini yürütemiyorsaTalep üzerine
Kim talep edebilirİlgililer ve resenSulh hukuk mahkemesi
Sona ermeİş bitince veya sebep ortadan kalkıncaTemsilde işin bitirilmesiyle, yönetimde sebebin kalkması veya görevden alınmayla (TMK m.477)

Birinci ve ikinci satırlar en sık başvurulan iki sebeptir: kişinin hastalık veya benzeri bir nedenle işini görememesi ya da kanuni temsilcisiyle menfaat çatışması bulunması hâlinde o iş için temsil kayyımı atanır. Dokuzuncu satır ise sona ermeyi hatırlatır: temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle; yönetim kayyımlığı ise atanmayı gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer (TMK m.477).

Vesayet, soybağı ve usul rehberlerimiz: kayyım ile vasi farkı · tanıma ile soybağı · aile hukukunda süreler · boşanmada adli yardım · zina sebebiyle boşanma · aile konutu şerhi

İsteğe Bağlı Kayyımlık (TMK m. 428)

Kayyım her zaman dışarıdan gelen bir müdahale değildir. Kanun, kişinin kendi iradesiyle kayyım atanmasını istemesine de olanak tanır.

İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı hâlinde — yaşlılık, deneyimsizlik veya ağır hastalık gibi — ergin bir kişi vesayet makamına başvurarak kendisine kayyım atanmasını isteyebilir. Bu yolun avantajı, kişinin kendi durumunu kabul ederek koruma altına girmesi ve kayyımın yetki alanının kapsamının önceden çizilebilmesidir.

Uygulamada bu, yaşlanan ancak henüz kısıtlanmayı gerektirecek durumda olmayan kişiler için ölçülü bir çözüm sunar: malvarlığı korunur, kişinin ehliyeti ise genel olarak sınırlanmaz.

Yetkili Mahkeme: Türe Göre Değişir

Kayyım atanmasında yetki, kayyımın türüne göre farklı belirlenir. TMK m. 430 bu ayrımı yapar:

Kayyım türüne göre yetkili vesayet makamı
TürYetkili vesayet makamı
Temsil kayyımıKendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı
Yönetim kayyımıMalvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı

Bu ayrım pratikte önemlidir: yönetim kayyımı gerektiren dosyalarda kişinin ikametgâhı değil, malvarlığının bulunduğu yer belirleyicidir. Yanlış mahkemeye yapılan başvuru yetkisizlik kararıyla zaman kaybettirir.

Menfaat Çatışması: En Sık Karşılaşılan Hâl

TMK m. 426’nın ikinci bendi uygulamada en çok işletilen hükümdür: bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa temsil kayyımı atanır.

Tipik örnek miras paylaşımıdır: anne ile çocuk aynı terekede mirasçıysa, annenin çocuğu temsil etmesi çıkar çatışması doğurur. Bu hâlde çocuk adına işlem yapmak üzere kayyım atanır.

Yargıtay bu hususun araştırılmasını zorunlu görmektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 tarihli, E. 2017/9069, K. 2017/3294 sayılı kararında; kısıtlı ile vasi arasında dava konusunda menfaat çatışmasının bulunup bulunmadığının araştırılması ve çatışma tespit edilmesi hâlinde kısıtlıya TMK m. 426 uyarınca temsil kayyımı atanması gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan davanın kabulünün doğru olmadığı belirtilmiştir.

Pratik sonuç: vasi ile kısıtlının menfaatinin çatıştığı bir dosyada kayyım atanmadan alınan karar, kanun yolunda bozulabilir.

Çocuk İçin Kayyım: Ana veya Baba ile Menfaat Çatışması

Velayet altındaki çocuğu kural olarak ana ve babası temsil eder. Ancak bir işte ana veya babanın menfaati çocuğun menfaatiyle çatışıyorsa, ebeveynin o işte çocuğu temsil etmesi çocuğun aleyhine sonuç doğurabilir. TMK m.426’nın ikinci bendi bu durumda çocuk için temsil kayyımı atanmasını öngörür. Kayyım yalnızca çatışmanın bulunduğu iş için atanır; diğer konularda velayet olduğu gibi devam eder.

Çocuk için kayyım gerektiren tipik durumlar
DurumNeden çatışma var?Kayyımın görevi
Ana veya baba ile çocuk aynı terekede mirasçıPaylaşımda ebeveynin payı arttıkça çocuğun payı azalabilirPaylaşma sözleşmesinde veya davada çocuğu temsil etmek
Aynı taşınmazda paydaşlık ve ortaklığın giderilmesiEbeveyn ile çocuk aynı davada karşı karşıya gelirOrtaklığın giderilmesi davasında çocuğu temsil etmek
Çocuğa ait malın ebeveyne devri veya ebeveynin borcu için teminat gösterilmesiİşlemden ebeveyn yarar sağlarİşlemin çocuk yararına olup olmadığını değerlendirmek ve temsil etmek
Ebeveyn ile çocuğun aynı davada karşı taraf olmasıEbeveyn kendi davasında çocuğu temsil edemezDavada çocuğun menfaatini savunmak
Mirasın reddiReddin çocuk ile ebeveyn üzerindeki etkisi farklı olabilirRet işleminin çocuk bakımından değerlendirilmesi

Yargıtay, menfaat çatışmasının bulunup bulunmadığının re’sen araştırılmasını ve çatışma varsa temsil kayyımı atanmasını usul şartı olarak görmektedir. Kayyım atanmadan alınan karar kanun yolunda bozulabilir. Küçük veya kısıtlı mirasçıyla ilgili işlemler için küçük ve kısıtlı mirasçı: vasi, izin ve miras işlemleri rehberimize bakabilirsiniz.

Kayyımın Görevden Alınması

Türk Medeni Kanunu’nda kayyımın görevden alınması ayrıca düzenlenmemiştir. Ancak TMK m. 403’ün üçüncü fıkrası uyarınca vasi hakkındaki hükümler, aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanır.

Buna göre vasiliğe ilişkin hüküm kıyasen işletilir: görevini ağır surette savsaklayan, yetkilerini kötüye kullanan, güveni sarsıcı davranışlarda bulunan ya da borç ödemede acze düşen kayyım, vesayet makamı tarafından görevden alınır.

Başvuru vesayet makamına yapılır; ilgililer bu yönde talepte bulunabileceği gibi vesayet makamı re’sen de harekete geçebilir.

Görevden alma dışında, kayyımlığın kendiliğinden sona erdiği hâller de vardır. Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer; yönetim kayyımlığı ise kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer (TMK m.477). Örneğin haber alınamayan paydaş ortaya çıkarsa yönetim kayyımlığının sebebi ortadan kalkar ve kişinin mallarının kendisine teslimi gündeme gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kayyım ile vasi aynı şey mi?

Hayır. Vasi, kişinin genel bakımı ve temsili için atanır ve kısıtlama gerektirir. Kayyım ise yalnızca belirli bir iş veya mal için, kişiyi kısıtlamadan atanır; daha sınırlı bir görevdir.

Kayyım ne zaman atanır?

Ergin bir kişinin acil bir işini göremediği, yasal temsilciyle menfaat çatışması bulunduğu (örneğin mirasta ebeveyn-çocuk çıkar çatışması) veya bir malvarlığını yönetecek kimsenin olmadığı durumlarda atanır.

Kayyım atanınca kısıtlanmış mı olurum?

Hayır. Kayyımlık kişiyi kısıtlamaz. Kayyım atanan kişi, kayyımın görev alanı dışındaki işlerinde fiil ehliyetini ve kendi işlerini yapma yetkisini korur.

Menfaat çatışmasında kayyım nasıl yardımcı olur?

Çocuk ile ebeveynin menfaati çatışıyorsa (örneğin miras paylaşımı), çocuğun çıkarını objektif korumak için çocuk adına işlem yapacak bir kayyım atanır.

Kayyım atanmasını kim isteyebilir?

Temsil kayyımı ilgilisinin isteği üzerine veya vesayet makamınca resen atanır (TMK m.426). Kişi, isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı hâlinde kendisine kayyım atanmasını da isteyebilir (TMK m.428).

Kayyım için hangi mahkemeye başvurulur?

Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine. Temsil kayyımında temsil edilecek kişinin yerleşim yeri, yönetim kayyımında malvarlığının büyük kısmının yönetildiği veya temsil edilenin payına düşen malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.430).

Kayyımlık ne zaman sona erer?

Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer. Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer (TMK m.477).

Kayyım, yönettiği evi satabilir mi?

Taşınmaz satışı vesayet makamının iznine bağlı işlerdendir (TMK m.462, m.403/3). 7589 sayılı Kanunla değiştirilen TMK m.444’e göre satış elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onama kararı ihale gününden itibaren on gün içinde verilmelidir.

Kayyım atanması ilan edilir mi?

Zorunlu değildir. Kayyım atanmasında vasi atanmasına ilişkin hükümler uygulanır; ancak atamanın ilanı vesayet makamının takdirine bırakılmıştır ve mahkeme gerekli görürse ilan eder (TMK m.431).

Kayyım ile yasal danışman arasındaki fark nedir?

Kayyım belirli bir işi veya malvarlığını kişinin yerine yürütür. Yasal danışman ise kişinin yerine işlem yapmaz; kişi dava açma, taşınmaz alım satımı, ödünç ve bağışlama gibi önemli işlemleri ancak danışmanın görüşünü alarak yapabilir (TMK m.429).

Uzun süredir haber alınamayan kardeşimin payı için ne yapabilirim?

Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse vesayet makamı yönetim kayyımı atar (TMK m.427/1). Başvuru, malvarlığının büyük kısmının yönetildiği yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapılır (TMK m.430).

Cezaevindeki kişiye kayyım mı vasi mi atanır?

Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan ergin kısıtlanır ve kendisine vasi atanır (TMK m.407). Tutuklu veya kısa süreli hükümlü kişinin belirli ve ivedi bir işi için ise TMK m.426/1 uyarınca temsil kayyımı atanabilir.

Noterden vekâlet verebilecek durumdaysam kayyım gerekir mi?

Kural olarak hayır. TMK m.426/1’deki temsil kayyımlığı, kişinin ivedi işini kendisi göremediği ve bir temsilci de atayamadığı hâller içindir. Kişi vekâletname verebilecek durumdaysa işini vekil aracılığıyla yürütebilir.

Temsil veya yönetim kayyımı atanması, kayyımın görevden alınması ya da kayyımın yönettiği malın satışı konusunda dosyanıza özel değerlendirme için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız ve güncel mevzuat ile uzman hukuki görüşü esas almanız önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk