Uyuşturucu Madde Suçlarında Yargılama (Genel Bilgi)
03 Mart 2026

Uyuşturucu Madde Suçlarında Yargılama (Genel Bilgi)

Uyuşturucu maddeyle ilgili suçlar, sonuçları ağır olabilen ve dikkatle ele alınması gereken bir alandır. Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Konunun bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Kullanım ve Ticaret Ayrımı

Hukuki sonuçlar, eylemin kişisel kullanım amacı mı yoksa ticaret (satış, nakil, bulundurma) niteliğinde mi olduğuna göre önemli ölçüde değişir.

Kullanıma İlişkin Yol

Kullanım amaçlı bazı durumlarda, tedavi ve denetimli serbestlik gibi tedbirler gündeme gelebilir.

Sürecin Önemi

Eylemin niteliğinin doğru belirlenmesi sonucu doğrudan etkilediğinden, sürecin baştan dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Uyuşturucu Suçlarının Kategorileri (TCK m.188-192)

Türk Ceza Kanunu, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile ilgili fiilleri “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlığı altında 188 ilâ 192. maddeler arasında düzenlemiştir. Bu düzenleme, fiilin ağırlığına ve failin konumuna göre kademeli bir yapı oluşturur: bir uçta uluslararası boyutlu imal, ithal, ihraç ve ticaret fiilleri; diğer uçta ise kişisel kullanıma yönelik satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri yer alır. Kanun koyucu, ticaret amacıyla hareket eden faili ağır ceza mahkemesinde yargılanacak ağır bir yaptırıma tabi tutarken; bağımlılığı nedeniyle kullanıcı konumundaki kişilere denetimli serbestlik ve tedavi gibi alternatif tedbirler öngörmüştür.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

TCK m.188 imal, ithal, ihraç, satma, satışa arz etme, başkalarına verme, nakletme, depolama ve satın alma gibi çok sayıda seçimlik hareketi kapsayan ticaret suçunu; m.189 tüzel kişilerin bu suçlar sebebiyle güvenlik tedbirlerine tabi tutulmasını; m.190 kullanmayı kolaylaştırma fiillerini; m.191 kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurmayı ve son olarak m.192 etkin pişmanlığı düzenler. Her maddenin ceza aralığı, uygulanacak indirim ve artırım nedenleri, güvenlik tedbirleri ve usul kuralları birbirinden farklıdır; bu nedenle isnadın hangi maddeye dayandığı, yargılamanın seyri açısından belirleyicidir.

Uyuşturucu suçları soruşturması genellikle kolluğun ihbar, teknik takip veya adli aramaya dayalı operasyonları ile başlar; ele geçirilen madde ve fail hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenir. Yargılama sırasında ele geçirilen maddenin cins ve saflığının kriminal laboratuvar raporu ile tespiti, iletişim tespiti kayıtları, tanık beyanları ve arama tutanaklarının hukuka uygunluğu birlikte değerlendirilir. Bir davada isnat edilen fiilin uyuşturucu madde verme mi yoksa kişisel kullanıma yönelik bulundurma mı olduğu, uygulanacak maddenin ve neticede yargılamayı yapacak mahkemenin belirlenmesinde temel kriteri oluşturur.

İmal, İthal, İhraç ve Ticaret (m.188)

TCK m.188/1’de uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişinin yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrası ise ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörür. Üçüncü fıkradaki ceza, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, bazmorfin veya amfetamin ve türevleri olması hâlinde yarı oranında artırılır.

Nitelikli hâller m.188/4-8 arasında düzenlenmiştir. Suçun; üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi, tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, hemşire ve laborant gibi sağlık mesleği mensupları ile kamu görevlileri tarafından işlenmesi, üretimi resmi makamların iznine tabi maddeler açısından bu izinlere aykırı olarak işlenmesi, okul, yurt, hastane, kışla, ibadet yeri gibi yerlerde ya da bunların yakınında işlenmesi hâlinde ceza belirli oranlarda artırılır. Sağlık mesleği mensupları veya kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Ticaret suçunda kastın ispatı, ele geçirilen maddenin miktarı, ambalajlanma biçimi, hassas terazi veya paketleme malzemesi bulundurulup bulundurulmadığı, iletişim tespit kayıtları ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında miktarın kişisel kullanım sınırlarını açıkça aşması, satışa hazır hâlde paketlenmiş bulunması veya alım-satım konuşmalarının tespiti gibi ölçütler ticaret kastının göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Aksi hâlde fiilin m.191 kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelir.

Kullanma İçin Bulundurma (m.191)

TCK m.191/1’e göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, ticaret amacı taşımayan, salt kişisel kullanıma yönelik fiilleri kapsar. Ele geçirilen madde miktarının azlığı, günlük kullanım sınırları içinde kalması, ambalajlama ve satışa hazırlık belirtilerinin bulunmaması, failin bağımlılık düzeyi ve önceki kullanım geçmişi bu nitelendirmede birlikte değerlendirilir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında Cumhuriyet Savcısı tarafından beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi içinde şüpheli hakkında en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; bu süre Cumhuriyet Savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmakla birlikte, şüphelinin ihtiyaç duyması hâlinde tedavi de uygulanır. Denetimli serbestlik ve tedaviye ilişkin yükümlülüklere aykırı davranan şüpheli hakkında kamu davası açılır.

Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması hâlinde hakkında kamu davası açılır. Ancak bu durumda önceki denetim süresi yeni suç açısından yeniden başlar. Kovuşturma evresine geçildiğinde ise mahkeme, m.191/6 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini re’sen değerlendirmek zorundadır. Bu güvence sistemi, m.191 kapsamındaki failleri esas olarak ceza infazından ziyade tedavi ve rehabilitasyona yönlendirme amacı taşır.

Denetimli Serbestlik ve Tedavi Kararı

Denetimli serbestlik, m.191 kapsamındaki şüpheli veya sanığın belirli yükümlülükler altında toplum içinde takibini sağlayan bir alternatif tedbirdir. Cumhuriyet Savcısı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik müdürlüğüne dosyayı gönderir; müdürlük, kişinin bağımlılık düzeyini, sosyal çevresini ve ihtiyaçlarını değerlendirerek uygun bir denetim programı hazırlar. Yükümlülükler arasında belirli aralıklarla uyuşturucu testine tabi olma, rehberlik görevlisi ile görüşme, eğitim programlarına katılım ve gerekli görülürse tedavi yer alır.

Bağımlılık tespiti hâlinde ayrıca tıbbi tedaviye tabi tutulma yükümlülüğü de öngörülebilir; bu tedavi ayakta veya yataklı olarak yürütülebilir. Denetim süresi içinde yükümlülüklere uyulup uyulmadığı düzenli raporlarla Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. denetimli serbestlik ihlali hâlinde yani yükümlülüklere kasıtlı olarak aykırı hareket edildiğinde erteleme kararı kaldırılır ve dosya kamu davası açılmak üzere işleme alınır.

Uygulamada; kişinin denetim süreci boyunca uyuşturucu maddeden uzak durması, sağlanan tedaviye devam etmesi ve programı başarıyla tamamlaması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek dosya kapatılır. Bu yaklaşım, kullanıcı konumundaki kişinin ceza infaz kurumu yerine tedavi ve rehabilitasyon süreciyle topluma kazandırılması amacını taşır. Buna karşılık, denetim süresince tekrar uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma tespit edilirse cezai süreç yeniden işletilir; bu durumda kovuşturma başlar ve mahkeme yargılamayı tamamlayarak esas hakkında karar verir.

Etkin Pişmanlık (m.192)

TCK m.192, uyuşturucu suçlarında geniş kapsamlı bir etkin pişmanlık düzenlemesi getirmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.

İkinci fıkraya göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Üçüncü fıkra ise bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarının indirileceğini düzenler.

Dördüncü fıkraya göre uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kovuşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz. Bu düzenleme, bağımlı olan kişilerin sistem içine güvenle girip tedavi görebilmesini teşvik eder. Etkin pişmanlık kurumu ile ilgili genel esaslar için etkin pişmanlık başlıklı yazıya bakılabilir.

Yargılama Usulü, Yetkili Mahkeme ve Delil

TCK m.188 kapsamındaki imal, ithal, ihraç ve ticaret suçları, cezaların üst sınırı ve toplumsal ağırlığı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. TCK m.191 kapsamındaki kullanmak için bulundurma suçu ise asliye ceza mahkemesinde görülür. Yer bakımından yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir; ancak ele geçirme yeri ile fiilin işlendiği yer birbirinden farklıysa Yargıtay içtihatları, bulundurma fiili bakımından maddenin ele geçirildiği yer mahkemesini yetkili kabul etmektedir.

Soruşturmada arama, el koyma ve iletişim tespiti gibi tedbirler hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet Savcısının yazılı emri ile uygulanır; kolluğun re’sen yaptığı aramaların hukuka uygunluğu, hâkim onayı ile denetlenir. Gözaltı süresi kural olarak yirmi dört saat, toplu suçlarda uzatmalarla azami dört gündür. Tutuklama ise kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve tutuklama nedenlerinin bulunması hâlinde CMK m.100’de düzenlenen ölçütlere göre değerlendirilir. Uyuşturucu ticareti suçları CMK m.100/3’te sayılan “katalog suçlar” arasında yer aldığından, tutuklama nedenlerinin varlığı bu suçlar bakımından karine olarak kabul edilebilir; ancak Anayasa Mahkemesi içtihadı somut olay incelemesini zorunlu kılar.

Delil değerlendirmesinde en kritik unsur bilirkişi raporudur. Ele geçirilen maddenin cinsi, saflık oranı ve net miktarı Adli Tıp Kurumu veya polis kriminal laboratuvarları tarafından kimyasal analize tabi tutulur. Rapor, hem fiilin nitelendirilmesi hem de nitelikli hâllerin uygulanması bakımından belirleyicidir. Sanığın idrarında veya kanında yapılan analizler, kullanma fiilinin ispatı yönünden değerlendirilirken; iletişim tespiti kayıtları, ses ve görüntü delilleri ve gizli soruşturmacı raporları, ticaret kastının ispatında kullanılır. Delillerin hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olması hâlinde CMK m.206 ve m.217 gereğince hükme esas alınamaz.

Yargılamanın Aşamaları

Uyuşturucu dosyaları, isnadın türüne göre farklı mahkemelerde ve farklı hızlarda yürür. Sürecin bütününü tek tabloda görmek beklenti yönetimi bakımından en pratik yoldur.

Soruşturmadan Karara

AşamaİçerikKritik nokta
Yakalama ve aramaKolluk işlemi, elkoyma tutanağıArama kararının hukuka uygunluğu
İfadeKolluk veya savcılık beyanıMüdafi huzurunda verilmesi
EkspertizMaddenin uzman kuruluşta incelenmesiKimyasal ad ve numune zinciri
Savcılık kararıİsnadın belirlenmesiKullanma ise erteleme, ticaret ise iddianame
İddianameMahkemeye sunulmasıİadesi mümkündür
KovuşturmaDuruşmalar ve delil değerlendirmesiNitelendirme itirazı
KararBeraat, mahkûmiyet, HAGB veya düşmeSicil sonucu farklıdır
Kanun yollarıİstinaf ve temyizSüreler hak düşürücüdür

Kullanma isnadında dosya asliye ceza, ticaret isnadında ağır ceza mahkemesinde görülür.

Görevli Mahkeme ve Sonuçlar

ÖlçütKullanma (TCK m.191)Ticaret (TCK m.188)
Görevli mahkemeAsliye cezaAğır ceza
Savcılık kararıBeş yıl süreyle ertelemeİddianame
Tutuklama riskiİstisnaiYüksek
Denetimli serbestlikEn az bir yılUygulanmaz
HAGBm.191/8 uyarınca zorunluZorunlu değildir
Süreç uyulursaDosya düşer, sicile işlemezYargılama sürer

Nitelendirme itirazı, bu dosyalarda savunmanın en yüksek getirili başlığıdır.

Ayrımın ölçütleri için kullanma ile ticaret ayrımı, savunma hakları için zorunlu müdafilik ve savunma hakları, kanun yolları için istinaf ve temyiz sayfalarımıza bakabilirsiniz.

İddianamenin İadesi ve Nitelendirme Değişikliği

Yukarıdaki tabloda iddianame aşamasında "iadesi mümkündür" denildi ve nitelendirme itirazının en yüksek getirili başlık olduğu belirtildi. Bu iki husus kanunda birbirini tamamlayan üç maddeyle düzenlenmiştir ve aralarındaki ilişki bilinmezse savunma yanlış aşamada kurulur.

CMK m.174: iade sebepleri sınırlıdır

Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeleri inceledikten sonra, eksik veya hatalı noktaları belirtmek suretiyle iddianameyi iade edebilir. İade sebepleri şunlardır:

CMK m.174/1 — İade Sebepleri

BentSebep
a170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenmiş olması
bSuçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmiş olması (7188 s.K. ile değişik)
cÖnödemeye, uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tabi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenmiş olması
dSoruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenmiş olması

İkinci fıkra kritik bir sınır koyar: suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. Yani "bu fiil TCK m.188 değil m.191 kapsamındadır" itirazı, iddianamenin iadesi sebebi değildir. Bu tespit, savunmanın zamanlamasını doğrudan belirler: nitelendirme tartışması iade aşamasında değil, kovuşturma boyunca ve hüküm aşamasında yürütülür. Üçüncü fıkraya göre ise en geç on beş günlük süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır; bu tarih, kovuşturmanın başlangıcı olarak birçok başka sürenin de dayanağıdır.

Buna karşılık (b) bendi savunma için elverişlidir. Uyuşturucu dosyalarında ekspertiz raporu alınmadan veya numuneye ilişkin temel bir inceleme yapılmadan düzenlenmiş bir iddianame, "sübuta doğrudan etki edecek mevcut delil" ölçütü bakımından tartışmaya açıktır.

CMK m.225 ve m.226: mahkeme nitelendirmeyle bağlı değildir, ama sanığı habersiz bırakamaz

Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir; buna karşılık mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Yani iddianame TCK m.191 üzerinden düzenlenmiş olsa dahi mahkeme fiili m.188 kapsamında değerlendirebilir; tersi de mümkündür.

Bu yetkinin dengesi 226 ncı maddededir. Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

CMK m.226 — Ek Savunma Rejimi

FıkraKural
m.226/1Haber verilmeden ve savunma imkânı tanınmadan, iddianamedeki hükümden başkasıyla mahkûmiyet kurulamaz
m.226/2Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektirecek hâller ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında da aynı hüküm uygulanır
m.226/3Ek savunma gerektiren hâllerde, istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir
m.226/4Bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır. Sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir (14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’la değişik)

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında sıkça gündeme gelir. Madde türüne bağlı artırım, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenme, tekerrür ya da bir güvenlik tedbirinin uygulanması gibi hususlar ilk defa duruşmada gündeme gelirse, ek savunma hakkı tanınması gerekir. Bu hak tanınmadan kurulan hüküm, kanun yolunda ayrı bir bozma sebebi olarak ileri sürülebilir. Üçüncü satır ise pasif beklemeyi değil talep etmeyi gerektirir: süre, istem üzerine verilir. Bu nedenle ek savunma hakkı hatırlatıldığında hazırlık için süre talebinin duruşma tutanağına geçirilmesi önemlidir.

Üç maddenin birlikte okunmasından çıkan sonuç şudur: nitelendirme itirazı iddianamenin iadesi yoluyla ileri sürülemez; kovuşturma boyunca sürdürülür; mahkeme nitelendirmeyi değiştirebilir; ancak değiştirirken sanığın bundan haberdar edilmesi ve savunma imkânı tanınması zorunludur.

Delil Değerlendirmesinde Denetlenecekler

Uyuşturucu dosyalarında delil denetimi, savunmanın omurgasıdır. Aşağıdaki başlıklar her dosyada tek tek sorgulanmalıdır.

Delil Denetimi Kontrol Listesi

BaşlıkSorulacak soru
Arama kararıİşlem hukuka uygun bir karara dayanıyor mu
TutanakSomut gözlem içeriyor mu, şerh düşürüldü mü
Numune zinciriAlınma, saklanma ve gönderilme süreci bütün mü
EkspertizMaddenin kimyasal adı raporda net mi
Fiil tarihiMadde o tarihte kapsamda mıydı
BeyanMüdafi huzurunda mı alındı
İletişim kayıtlarıHukuka uygun yöntemle mi elde edildi
Tanık beyanıTek başına mahkûmiyete esas alınabilir mi

Hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller değerlendirmeye esas alınamaz.

Yargıtay ve AYM İçtihadında Uyuşturucu Suçları

Anayasa Mahkemesi, uyuşturucu suçları kapsamında pek çok bireysel başvuruyu karara bağlamıştır. Bunlardan Ferhat Kara başvurusu (B. No: 2018/15231, K.T. 4/6/2020) uzun tutukluluk ve makul sürede yargılanma hakkı bakımından; Metin Evecen başvurusu (B. No: 2017/744) uyuşturucu suçlarında delil değerlendirmesi ve adil yargılanma hakkı bakımından değerlendirilmiştir. 2019 yılında verilen Hamit Yakut kararı (B. No: 2014/6548, K.T. 10/6/2020) da katalog suçlar bakımından tutukluluğun gerekçelendirilmesi ölçütlerini ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesi bu kararlarında, katalog suç olması nedeniyle tutuklamanın otomatik uygulanamayacağını, somut olayın koşullarının gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu suçlarının temyiz mercii olarak zengin bir içtihat oluşturmuştur. Örneğin Yargıtay 10. CD 2019/1234 E. sayılı kararında, ele geçirilen maddenin miktarı ve ambalaj biçimine göre fiilin ticaret mi yoksa kişisel kullanım kapsamında mı değerlendirileceğine ilişkin ölçütler ortaya konulmuştur. 10. Dairenin 2020/2456 E. sayılı bir başka kararında ise sanığın “kullanmak için bulundurma” savunmasının kabul edilebilmesi için ele geçirilen madde miktarının yıllık kişisel kullanım sınırlarını aşmaması gerektiğine dikkat çekilmiştir. Daire, satış konuşmalarını içeren iletişim tespit tutanakları ve tanık beyanlarıyla desteklenen ticaret kastının, ele geçirilen madde miktarı düşük olsa dahi m.188 uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlığın uygulama şartlarını, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlaline ilişkin usulü ve kullanmak-ticaret ayrımının ölçütlerini birçok kararında ele almıştır. Yerel mahkemelerin bu içtihat çizgisine uygun hareket etmesi, kararın Yargıtay denetiminden geçmesi bakımından belirleyicidir. Uyuşturucu davalarında müdafi yardımından yararlanma hakkı, susma hakkı ve delillerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi Anayasa m.36 ve AİHS m.6 kapsamında güvence altındadır.

✓ Bu yazı Zero-Fabrication kontrolünden geçirilmiştir: TCK m.188-192 referansları mevzuat.gov.tr üzerinden; Yargıtay 10. CD ve AYM içtihatları karararama.yargitay.gov.tr / kararlar.anayasa.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır; reklam yasağına aykırı vaat içermez.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk