Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188): Kullanmak İçin Bulundurmadan Nasıl Ayrılır?
24 Temmuz 2026

Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188): Kullanmak İçin Bulundurmadan Nasıl Ayrılır?

Uyuşturucu dosyalarında hayatı değiştiren tek soru şudur: fiil ticaret mi, yoksa kullanmak için bulundurma mı? Aynı maddenin aynı miktarı, birinde ağır ceza mahkemesinde yıllarca hapis, diğerinde asliye cezada denetimli serbestlik anlamına gelebilir. Ayrım kanunda gram cinsinden yazmaz; yargı uygulamasının geliştirdiği ölçütlerle belirlenir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Konunun bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Hakkınızda uyuşturucu ticareti isnadı mı var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

TCK 188 Neyi Cezalandırır?

Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak üretimini ve ticaretini cezalandırır. Madde, fiilleri gruplandırır:

  • İmal, ithal ve ihraç: maddeyi üretmek, ülkeye sokmak veya ülke dışına çıkarmak. Kanunun en ağır yaptırımı bu fiillere öngörülmüştür: yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve adli para cezası.
  • Ülke içinde ticaret: satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek veya ticaret amacıyla bulundurmak. Bu fiiller için öngörülen hapis cezasının alt sınırı on yıldır ve ayrıca adli para cezasına hükmolunur.

Kanun ayrıca özel bir ağırlaştırma öngörür: uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

Önemli bir not: suçun oluşması için fiilin mutlaka kazanç sağlaması gerekmez. Maddeyi başkasına vermek, bedelsiz olsa dahi ticaret zincirinin halkası sayılabilir.

Nitelikli Hâller: Cezayı Katlayan Durumlar

Kanun, cezanın artırılmasını gerektiren bir dizi hâl sayar. Başlıcaları:

  • Maddenin türü. Suça konu maddenin eroin, kokain, morfin, bazmorfin veya sentetik kannabinoid ve türevleri olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
  • Yer ölçütü. Suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Uygulamada bu artırım için eylemin umuma açık yer niteliği taşıması aranır.
  • Fail sayısı ve örgüt. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ile suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ayrı ağırlaştırıcı hâllerdir.
  • Failin sıfatı. Suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiyle iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Bu artırımların birden fazlası bir arada bulunabilir; bu nedenle sonuç ceza, temel cezanın çok üzerine çıkabilir. Ceza hesabının hangi sırayla yapılacağı ayrı bir rehberimizde ele alınmıştır.

Asıl Mesele: Ticaret mi, Kullanma mı?

Uygulamanın kalbi buradadır. Kanunda her olayda geçerli sabit bir gram sınırı yoktur. Miktar önemlidir ama tek başına belirleyici değildir. Yargı uygulamasında bakılan ölçütler bir bütün olarak değerlendirilir:

  • Miktar. Kişisel kullanım için makul sayılabilecek ölçünün belirgin biçimde üzerinde olup olmadığı. Uygulamada yıllık kullanım miktarına ilişkin bilirkişi değerlendirmelerine başvurulur.
  • Ambalajlama ve bölünme biçimi. Maddenin tek parça mı yoksa satışa hazır küçük paketler hâlinde mi ele geçirildiği.
  • Yanında bulunan materyaller. Hassas terazi, çok sayıda boş poşet, ambalaj malzemesi, kesici madde.
  • Ele geçirilme yeri ve şekli. Konutta saklanması, araçta gizli bölmede taşınması, sokakta el değiştirme anında yakalanma.
  • Failin kullanıcı olup olmadığı. Bağımlılığa ilişkin tıbbi rapor, tedavi geçmişi, kullanım izleri — bunlar kullanma savunmasının en somut dayanağıdır.
  • İletişim içeriği. Telefon mesajları, arama trafiği ve tanık beyanlarının satışa işaret edip etmediği.
  • Failin ekonomik durumu ve maddenin değeri ile geliri arasındaki ilişki.

Bu ölçütler kesin sonuç vermiyorsa devreye şüpheden sanık yararlanır ilkesi girer: ticaret amacı kesin biçimde ortaya konulamıyorsa fiilin kullanmak için bulundurma olarak nitelendirilmesi gerekir.

Neden Bu Kadar Fark Ediyor?

İki nitelendirmenin sonuçları taban tabana zıttır:

  • Görevli mahkeme: ticaret suçu ağır ceza mahkemesinde, kullanmak için bulundurma asliye ceza mahkemesinde görülür.
  • Ceza: ticarette alt sınır on yıl iken, kullanmak için bulundurma çok daha hafif bir yaptırıma tabidir.
  • Süreç: kullanmak için bulundurma suçunda kanun, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik ile tedavi tedbirlerini öngörür; koşullar yerine getirilirse dosya cezaya varmadan sonuçlanabilir.
  • Tutukluluk: ticaret isnadı, tutuklama nedeninin varsayılabileceği katalog kapsamında değerlendirilirken; kullanma dosyalarında tutukluluk çok daha istisnaidir.

Bu nedenle savunmanın ilk hedefi ceza indirimi değil, nitelendirmenin doğru yapılmasıdır. Kullanmak için bulundurma suçunun ayrıntıları ilgili rehberimizde ele alınmıştır.

Savunmada Kontrol Edilmesi Gereken Usul Noktaları

Uyuşturucu dosyalarının önemli bir kısmı esasa girilmeden, usul denetimiyle çözülür. Kontrol listesi:

  • Arama kararı var mı, kapsamı ne? İsimsiz ihbara dayalı, doğrulanmamış bir aramada ele geçen madde tartışmalıdır. Önleme araması kararına dayanılarak, hakkında istihbarat bulunan bir kişinin aranması ayrıca sorunludur.
  • Durdurma makul sebebe dayanıyor mu? Kolluk yetkilerinin sınırı ilgili rehberimizde ayrıntılıdır.
  • Teknik takip ve dinleme için ayrı karar alınmış mı? Gizli soruşturmacı kararı, teknik izlemeyi tek başına meşru kılmaz.
  • Ele geçirme tutanağı ile ekspertiz raporundaki miktar ve nitelik uyumlu mu? Tartım farkları ve numune zinciri sorgulanmalıdır.
  • Delil zinciri: maddenin mühürlenmesi, emanete alınması ve incelemeye gönderilmesi arasındaki tarihler tutarlı mı?
  • Aidiyet: ortak kullanılan bir araçta veya konutta ele geçen madde, hangi somut delille failin kabul edilmiş?

Etkin Pişmanlık: Kanunun Açık Bıraktığı Kapı

Uyuşturucu suçlarında kanun, ayrı bir etkin pişmanlık düzenlemesi öngörmüştür. Failin; suç ortaklarının yakalanmasına, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine veya suç örgütünün çözülmesine somut katkı sağlayan açıklamaları, kanundaki şartların varlığı hâlinde cezada indirime, bazı hâllerde ise cezasızlığa yol açabilir.

Burada belirleyici olan üç unsur vardır: zamanlama (bilginin hangi aşamada verildiği), içerik (bilginin somut ve yararlı olması) ve sonuç (bilginin fiilen bir yakalama veya ele geçirmeye yol açması).

Etkin pişmanlık ciddi sonuçlar doğuran ama geri dönüşü olmayan bir tercihtir: verilen bilgi aynı zamanda kendi aleyhine delil oluşturabilir ve üçüncü kişiler bakımından risk yaratabilir. Bu nedenle karar, mutlaka müdafi ile birlikte ve dosyanın delil durumu değerlendirilerek verilmelidir.

Sık Sorulan Pratik Durumlar

“Arkadaşıma verdim, para almadım.” Bedelsiz verme de kanunda sayılan fiiller arasındadır. Ancak birlikte kullanım amacıyla ortak temin edilen maddede, olayın koşullarına göre nitelendirme değişebilir.

“Sadece taşıdım, benim değildi.” Nakletmek ve sevk etmek de ticaret fiilleri arasındadır. Savunmanın odağı, maddenin niteliğini bilip bilmediği yani kast unsuru olur.

“Kendi kullanımım için almıştım ama miktar fazlaydı.” Bu, ölçütlerin bir arada değerlendirildiği tipik durumdur. Kullanıcı olduğunu gösteren tıbbi belgeler, tedavi kayıtları ve kullanım geçmişi bu savunmanın omurgasıdır.

“Evde bulundu ama ev ortak kullanılıyordu.” Aidiyetin ispatı savcılığa aittir. Ortak yaşam alanında ele geçen maddenin kime ait olduğu, başka delillerle desteklenmedikçe varsayımla belirlenemez.

TCK 188 ile TCK 191: Sonuçları Ayıran Tablo

Aynı maddenin, aynı miktarın hangi maddeye sokulduğu dosyanın bütün kaderini değiştirir. Fark yalnızca ceza miktarında değildir; görevli mahkemeden infaz rejimine kadar her şey değişir.

ÖlçütTCK 188 — TicaretTCK 191 — Kullanmak için bulundurma
Temel yaptırım188/3 bakımından on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıKullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma fiilleri için hapis cezası
Görevli mahkemeAğır Ceza MahkemesiAsliye Ceza Mahkemesi
Kamu davasının ertelenmesiUygulanmazUygulanır — TCK m.191/2 kapsamında beş yıl süreyle kamu davası açılması ertelenir
Denetimli serbestlik ve tedaviUygulanmazErteleme süresince asgari bir yıl denetimli serbestlik; gerek görülürse tedaviye tabi tutulur

Erteleme kararının bir güvencesi değil, bir deneme süresi olduğu unutulmamalıdır. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine aykırı davranan kişi hakkında, etkin pişmanlıktan yararlanmış olsa bile davaya devam olunarak cezaya hükmedilir ve bu ceza infaz edilir. Aynı şekilde ikinci yakalanma beş yıllık erteleme süresi içinde gerçekleşirse, erteleme kararı kaldırılır ve ilk suçtan dolayı da dava açılır.

Ayrımın Ölçütleri: Tek Bir Delil Belirleyici Değildir

Kanunda uyuşturucu maddeler için gram bazında net bir “kişisel kullanım sınırı” belirtilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, maddenin kullanmak amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun belirlenmesinde tek bir ölçütün esas alınamayacağını kabul etmektedir. Değerlendirme yapılırken şunlar birlikte ele alınır:

  • Ele geçirilen maddenin miktarı — kişinin yıllık kişisel tüketim miktarını aşan miktarlar ticaret şüphesini güçlendirir
  • Bulunduruluş şekli ve saklandığı yer — maddenin failin kişisel alanları yerine umuma açık veya başkalarının girip çıkmasının kolay olduğu yerlerde saklanması ayrı bir işarettir
  • Paketleme biçimi — küçük ve ayrı paketler hâlinde bölünmüş olması
  • Hassas terazi veya ambalaj malzemelerinin bulunup bulunmadığı
  • Birden fazla uyuşturucu türünün bir arada bulunması
  • Satış yapıldığına ilişkin somut deliller ve dosyanın tüm özellikleri

Savunmanın hareket noktası: Bu ölçütlerden birkaçının bir arada bulunması TCK 188 riskini artırır; ancak hiçbiri tek başına belirleyici değildir. İletişim kayıtları bile tek başına yeterli sayılmaz. Dolayısıyla savunma, tek tek delilleri değil, bütünün ticaret kastını göstermeye yetmediğini ortaya koymalıdır. Failin bağımlılık durumunu belgeleyen tedavi kayıtları, gelir düzeyi ve kullanım alışkanlığına ilişkin veriler bu bütünü kullanma lehine çevirebilecek unsurlardır.

Nitelendirme Değişirse Ne Olur? TCK m.191/8

Bu yazının konusu olan ayrımın en somut kanuni karşılığı, 191 inci maddenin sekizinci fıkrasındadır. Fıkra, tam olarak şu durumu düzenler: dava ticaret iddiasıyla açılmış, ancak yargılama sırasında fiilin kullanma kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

Hükme göre; bu Kanun’un 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ya da 190 ıncı maddesinde tanımlanan kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

Fıkranın en dikkat çekici yönü emredici oluşudur. Kanun "verilebilir" değil "verilir" demektedir. Öğretide de vurgulandığı üzere bu fıkrada, mahkemenin takdir yetkisi ve sanığın kabulü aranmaksızın zorunlu bir karar öngörülmüştür. Dolayısıyla nitelendirme kullanma lehine döndüğünde, sonuç yalnızca cezanın azalması değil, doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır. Bu, savunmanın nitelendirme itirazına neden bu kadar ağırlık vermesi gerektiğini açıklar.

Üç kayda dikkat edilmelidir. Birincisi fıkra kovuşturma evresine ilişkindir; soruşturma aşamasında nitelendirme kullanma olarak belirlenirse zaten kamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi işler. İkincisi "münhasıran" ibaresi aranır: fiilin bir kısmı ticaret kapsamında kalıyorsa bu fıkra uygulanmaz. Üçüncüsü, karar bu madde hükümleri çerçevesinde verilir; yani uygulanacak ceza aralığı ve rejim 191 inci maddeninkidir.

Nitelendirmenin Aşamaya Göre Sonucu

AşamaNitelendirme kullanma olarak belirlenirse
SoruşturmaKamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi işler
KovuşturmaTCK m.191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir
Kanun yoluNitelendirme itirazı sürdürülür; kabulü hâlinde dosya bu çerçevede değerlendirilir

Erteleme süreci başarıyla tamamlanırsa

Maddenin yedinci fıkrası, sürecin olumlu sonuçlanması hâlini düzenler: şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Bu, sürecin en elverişli sonucudur. Dosya kamu davasına dönüşmeden, soruşturma aşamasında kapanır. Yazının başında anlatılan ayrımın pratik değeri de burada görünür hâle gelir: ticaret nitelendirmesiyle yürüyen bir dosyada bu imkân bulunmazken, kullanma nitelendirmesinde süreç dava açılmadan sonuçlanabilir. Bu nedenle nitelendirme tartışması, ceza miktarından önce sürecin kendisini belirler.

Erteleme sürecinin bozulması

Sürecin olumsuz sonuçlanma hâli de kanunda düzenlenmiştir. Kişinin erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır.

Buradaki iki ayrıntı savunma bakımından değerlidir. Birincisi kanun, yükümlülüğe aykırılıkta "ısrar" aramıştır; tek seferlik bir aksama ile ısrarlı bir tutum aynı değildir. Bu nedenle ihlal iddiasında, aykırılığın kaç kez ve hangi koşullarda gerçekleştiği ile bildirilen mazeretlerin değerlendirilip değerlendirilmediği ortaya konulmalıdır. İkincisi, erteleme süresi içinde tekrar kullanma fiili ihlal nedeni sayılır ve bu fiil bakımından ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Yani ikinci fiil için ayrıca dosya açılması yerine, mevcut ertelemenin bozulması sonucu doğar.

Bir sınır daha vardır: ihlal nedeniyle kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemez. Bu nedenle erteleme süreci, tek seferlik ve dikkatle korunması gereken bir imkândır. Denetimli serbestlik yükümlülüklerinin takvimi, tedavi randevuları ve bildirim yükümlülükleri baştan yazılı olarak alınmalı; aksama riski doğduğunda önceden ilgili birime bilgi verilmelidir.

Boşluk hâlinde uygulanacak genel hükümler

Maddenin dokuzuncu fıkrası bir yollama içerir: bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.

Bu yollamanın güncel bir sonucu vardır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu son yıllarda birden fazla kez değişmiştir; iki ayrı iptal kararı verilmiş, her ikisinin de yürürlüğü ertelenmiş ve boşluk oluşmadan yeni kanuni düzenlemeler yapılmıştır. Dolayısıyla 191 inci maddenin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararın içeriği ve denetim süresi, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan metne göre belirlenir. Bu nedenle dosyada bu fıkraya dayanılacaksa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması rehberimizdeki güncel çerçevenin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Özetle bu üç fıkra, yazının başında kurulan ayrımın sonucunu tamamlar: fiilin niteliği yalnızca hangi maddeden ceza verileceğini değil, dosyanın hangi usulle ve hangi kararla sonuçlanacağını da belirler.

TCK 192: Etkin Pişmanlığın İki Ayrı Kapısı

Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık, malvarlığı suçlarındaki TCK 168’den bağımsız olarak TCK’nın 192. maddesinde düzenlenmiştir ve sonucu çoğu zaman indirim değil, cezaya hükmolunmamasıdır.

HükümŞartSonuç
TCK 192/1Soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi istemekHakkında cezaya hükmolunmaz
TCK 192/3Kullanmak için satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin, suç resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırmasıHakkında cezaya hükmolunmaz

Her iki hükmün de ortak ve belirleyici şartı zamanlamadır: başvurunun soruşturma başlatılmadan ya da suç resmî makamlarca haber alınmadan önce yapılmış olması gerekir. Yakalandıktan sonra yapılan beyanlar bu fıkralar kapsamında değerlendirilmez. Bu nedenle bağımlılık sorunu bulunan kişiler açısından tedavi başvurusunun ne zaman yapıldığı, dosyanın açılıp açılmayacağını doğrudan belirler.

Son bir usul notu: yalnızca TCK 191 kapsamındaki kullanma suçundan tutuklama çok istisnai bir durumdur ve soruşturmalar genellikle tutuksuz yürütülür. Buna karşılık eylemin TCK 188 kapsamında ticaret olduğuna dair kuvvetli şüphe varsa tutuklama kararı verilebilir. Bu da nitelendirme tartışmasının neden soruşturmanın ilk gününden itibaren yürütülmesi gerektiğini gösterir. Etkin pişmanlık kurumunun genel çerçevesi ve malvarlığı suçlarındaki karşılığı için etkin pişmanlık rehberimize bakabilirsiniz.

Seçimlik Hareketler: Hangi Fiil Hangi Sonucu Doğurur?

Bu suç seçimlik hareketlidir; kanunda sayılan fiillerden herhangi birinin gerçekleşmesi suçun oluşumu için yeterlidir. Ancak hangi fiilin kabul edildiği, ceza aralığını doğrudan belirler.

TCK m.188’in Seçimlik Hareketleri

FiilTanımıFıkra
İmal etmekMaddenin ruhsatsız üretilmesim.188/1
İthal etmekMaddenin yabancı ülkeden yurda getirilmesim.188/1
İhraç etmekMaddenin Türkiye’den yurt dışına çıkarılmasım.188/1
Satmak, satışa arz etmekBedel karşılığı devir veya arzm.188/3
Başkalarına vermekBedelsiz devir de kapsamdadırm.188/3
Sevk etmekMaddeyi başkası aracılığıyla göndermek; kargo ve posta dâhilm.188/3
NakletmekMaddeyi bizzat taşımak; ülke içinde gerçekleşmelidirm.188/3
DepolamakMaddeyi bir yerde tutmak veya gizlemekm.188/3
Satın almak, kabul etmek, bulundurmakKişisel kullanım dışında, üçüncü kişilere yönelmek şartıylam.188/3

Sevk eden maddenin maliki veya zilyedidir; nakleden ise sahibi olmayabilir.

Sınır aşıldığında nitelendirme değişir: maddenin yabancı ülkeye nakli ihraç, yabancı ülkeden yurda nakli ithal suçunu oluşturur ve birinci fıkranın ağır ceza aralığı uygulanır.

Sevk, nakil ve ithal ayrımının ayrıntısı için kargoda uyuşturucu: sevk, nakil ve ithal ayrımı sayfamıza bakabilirsiniz.

Tehlike suçu olmasının sonucu

Bu suç tehlike suçu niteliğindedir: fiilin toplum sağlığına yönelik tehdidi cezalandırma için yeterlidir. Herhangi bir kişinin fiilen zarar görmesi veya maddenin piyasaya sürülmüş olması aranmaz.

Bu nedenle “kimseye zarar vermedim” veya “henüz satmadım” savunmaları sonuç doğurmaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu ticareti suçunun cezası nedir?

İmal, ithal ve ihraç fiillerinde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve adli para cezası; ülke içinde satma, nakletme, depolama ve ticaret amacıyla bulundurma fiillerinde ise alt sınırı on yıl olan hapis cezası ve adli para cezası öngörülmüştür.

Ticaret ile kullanmak için bulundurma nasıl ayrılır?

Kanunda sabit bir gram sınırı yoktur. Miktar, ambalajlama biçimi, yanında bulunan materyaller, ele geçirilme yeri ve şekli, failin kullanıcı olup olmadığı ve iletişim içeriği bir bütün olarak değerlendirilir.

Uyuşturucu ticareti hangi mahkemede görülür?

Uyuşturucu ticareti suçu ağır ceza mahkemesinde görülür; kullanmak için bulundurma suçu ise asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Maddenin türü cezayı etkiler mi?

Evet. Suça konu maddenin eroin, kokain, morfin, bazmorfin veya sentetik kannabinoid ve türevleri olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Okula yakın yerde işlenmesi cezayı artırır mı?

Okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafedeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Para almadan verdiysem yine ticaret sayılır mı?

Kanun, başkasına verme fiilini de saymıştır ve suçun oluşması için kazanç sağlanması şart değildir. Birlikte kullanım amacıyla ortak temin gibi durumlarda nitelendirme olayın koşullarına göre değişebilir.

Ticaret ile kullanma ayrımı, dosyanın tamamını belirleyen tek eşiktir
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

📘 İlgili Rehberler

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk