Uyuşturucu Suçu Sicile İşler mi? Memuriyet, Güvenlik Soruşturması ve İş Hayatı
20 Ağustos 2026

Uyuşturucu Suçu Sicile İşler mi? Memuriyet, Güvenlik Soruşturması ve İş Hayatı

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.171/5 — Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kayıtlarının tutulması
  • 5237 sayılı TCK m.191 — Kullanmak için bulundurma; erteleme, denetimli serbestlik ve tedavi
  • 5237 sayılı TCK m.191/8 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının zorunlu olması
  • 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu — Adli sicil ve arşiv kaydı rejimi
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5 — Memuriyete engel mahkûmiyetler ve katalog suçlar
  • 5237 sayılı TCK m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.84 — İşyerinde içki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-d — İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.26 — Altı iş günlük ve bir yıllık hak düşürücü süre
  • 5271 sayılı CMK m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Uyuşturucu soruşturmasıyla karşılaşan kişinin cezadan sonra en çok kaygılandığı soru şudur: bu benim hayatımda neyi değiştirir? Sicilde görünür mü, memur olabilir miyim, işimi kaybeder miyim?

Bu yazıda kararın türüne göre sicil rejimi, kullanma suçunun memuriyete etkisi, katalog suçlar meselesi, güvenlik soruşturması, pasaport ve iş hayatı ele alınmaktadır. Baştan söyleyelim: karar türü her şeyi belirler.

Üç Farklı Karar, Üç Farklı Sonuç

Uyuşturucu dosyalarında karşılaşılabilecek üç temel karar vardır ve sicil bakımından sonuçları birbirinden tamamen farklıdır.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi. Kullanmak için bulundurma suçunda savcılık aşamasında verilen karardır. Bu kararlar adli sicil kaydında değil, kendine özgü bir sistemde kaydedilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesinin beşinci fıkrası bu kayıt rejimini düzenler.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması. Mahkeme aşamasında verilir. Adli sicile kaydedilmez; bunun için ayrılan özel bir sisteme işlenir. Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa düşme kararıyla kayıt silinir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet. Adli sicile kaydedilir. Cezanın infazından sonra kayıt adli sicil arşiv kaydına alınır.

Peki e-Devlet’ten aldığım belgede görünür mü?

Bu, en sık sorulan sorudur ve cevabı nettir.

Savcılıkça verilen erteleme kararları, vatandaşların e-Devlet üzerinden aldığı genel adli sicil kaydında görünmez. Bu kararlar yalnızca hâkim ve savcıların erişebildiği, adli sicildeki kendine özgü sisteme kaydedilir.

Dolayısıyla iş başvurularında veya olağan resmî işlemlerde bir engel olarak karşınıza çıkmaz.

Adli sicil ve arşiv kaydı rejiminin bütünü için adli sicil (sabıka) kaydı nasıl silinir ve adli sicil arşiv kaydının silinmesi sayfalarına bakabilirsiniz.

Karar Türüne Göre Sicil Durumu

KararAdli sicile işler miNerede tutulure-Devlet belgesinde görünür mü
Kamu davasının açılmasının ertelenmesiHayırKendine özgü sistemGörünmez
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıHayırKendisine özgü sistemGörünmez
Kesinleşmiş mahkûmiyetEvetAdli sicilGörünür
İnfaz tamamlandıktan sonra—Adli sicil arşiv kaydıArşiv kaydı olarak
HAGB denetimi başarıyla biterse—Düşme kararıyla kayıt silinirGörünmez

Karar türünün doğru tespiti, sonraki tüm değerlendirmelerin başlangıç noktasıdır.

Kullanma Suçunda Süreç Nasıl İşler?

Sicil sonucunu anlamak için sürecin mantığını bilmek gerekir.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunda, kanun gereği beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Bu erteleme süresiyle birlikte şüpheliye:

  • En az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri,
  • İhtiyaç hâlinde tedavi tedbiri

uygulanır.

Kişi denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrılarına uyar ve erteleme süresince yeni bir uyuşturucu suçuna karışmazsa; beş yılın sonunda dosya düşer ve hiç açılmamış sayılır.

Bu, sistemin kişiye tanıdığı gerçek bir ikinci şanstır. Süreci bozan tek şey yükümlülük ihlali veya yeni suçtur.

Erteleme süresinde tekrar yakalanma

Bu noktada özel bir kural vardır: erteleme süresi içinde tekrar yakalanma, ilk suçtan verilen erteleme kararının ihlali sayılır ve ayrı soruşturma yapılmaz.

Buna karşılık ilk suçtan mahkûmiyet kesinleştikten sonra yeni suç işlenirse, bu ayrı dosyada yargılanır.

Denetimli serbestlik süreci ve ihlalin sonuçları için uyuşturucu kullanmada denetimli serbestlik ve denetimli serbestlikte yükümlülük ihlali sayfalarına bakınız.

Mahkeme aşamasına gelinirse: zorunlu HAGB

Az bilinen ancak çok önemli bir hüküm daha vardır.

Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi zorunludur.

Üstelik bu karar; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesindeki genel şartlar aranmaksızın ve ceza miktarıyla bağlı olmaksızın verilir.

Yani kullanma suçunda mahkeme aşamasına gelinse dahi, sicile işleyen bir mahkûmiyet doğrudan oluşmaz. HAGB rejiminin genel çerçevesi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sayfasına bakabilirsiniz.

Kullanma Suçunda Süreç ve Sonuç

Aşamaİçerik
Savcılık kararıBeş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Denetimli serbestlikEn az bir yıl süreyle uygulanır
Tedaviİhtiyaç hâlinde uygulanır
Yükümlülüklere uyulursaBeş yılın sonunda dosya düşer ve hiç açılmamış sayılır
Erteleme süresinde yeni yakalanmaİlk kararın ihlali sayılır; ayrı soruşturma yapılmaz
Mahkeme aşamasıTCK m.191/8 uyarınca HAGB verilmesi zorunludur
HAGB’nin şartıCMK m.231’deki şartlar aranmaz; ceza miktarıyla bağlı değildir

Memuriyete Engel Olur mu?

Bu, en çok kaygı yaratan ve en çok yanlış bilinen konudur. Cevap iki katmanlıdır.

Katalog suçlar meselesi

Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, memuriyete engel mahkûmiyetleri iki grupta düzenler:

  • Genel kural: kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet.
  • Katalog suçlar: maddede tek tek sayılan suçlar. Bunlarda ceza miktarı ne olursa olsun, hatta affa uğramış olsa bile memuriyet engeli doğar.

Kritik bilgi şudur: uyuşturucu suçları, maddede sayılan katalog suçlar arasında yer almaz.

Bunu görmek için bendin kendisine bakmak gerekir. Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5, memurluğa alınacaklarda aranan şartlar arasında şunu sayar: Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile aşağıda sayılan suçlardan mahkûm olmamak.

DMK m.48/A-5’te Sayılan Katalog Suçlar

GrupSayılan suçlar
Devlete karşı suçlarDevletin güvenliğine karşı suçlar; Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar; milli savunmaya karşı suçlar; devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk
Görevle bağlantılı suçlarZimmet, irtikâp, rüşvet
Malvarlığı ve güven suçlarıHırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas
İhale ve ekonomi suçlarıİhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık
Listede olmayanUyuşturucu veya uyarıcı madde suçları bu sayımda yer almaz

Listenin okunma biçimi önemlidir. Bir suçun bu sayımda bulunması, ceza ne kadar düşük olursa olsun ve hatta affa uğramış olsa bile süresiz bir engel doğurur. Bulunmaması ise engelin hiç doğmayacağı anlamına gelmez; yalnızca genel kurala, yani kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis ölçütüne dönülür.

Maddenin başındaki ibare atlanmamalı: Bent, "Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" diyerek başlar. TCK m.53, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenler ve bu yoksunluk kural olarak cezanın infazı tamamlandığında sona erer. DMK m.48/A-5 ise bu sürelerin geçmiş olmasını yeterli görmez. Bunun pratik sonucu şudur: adli sicil kaydının silinmesi, DMK m.48/A-5’ten doğan engeli kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Katalog suçlarda engel süresizdir; genel kural bakımından ise mahkûmiyetin kendisi belirleyicidir.

Bu, kullanma suçu bakımından önemli bir farktır. Katalogda yer alan suçlarda engel süresiz ve kesinken, burada yalnızca genel kural uygulanır.

Karar türüne göre sonuç

Buna göre:

  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi: memuriyete engel değildir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: memuriyete engel değildir. Zira HAGB bir mahkûmiyet kararı değildir.
  • Kesinleşmiş mahkûmiyet: ceza bir yıl veya üzerinde hapis ise memuriyete engel oluşturur.

Ayrıca genel rejimde; katalog dışındaki suçlarda bir yıl süreli mahkûmiyetin adli para cezasına çevrilmesi hâlinde memuriyet engelinin kalktığı kabul edilmektedir.

Memuriyete engel mahkûmiyetlerin bütünü için memuriyete engel mahkûmiyetler sayfasına bakabilirsiniz.

Özel statüler ayrıdır

Bir uyarı gereklidir: uzman erbaş, subay adayları ve benzeri özel statüler bakımından, kendi özel mevzuatları gereği farklı bir değerlendirme yapılmaktadır.

Yani genel memuriyet için engel oluşturmayan bir durum, bu statülerde sonuç doğurabilir. Bu nedenle söz konusu meslekler bakımından ilgili özel mevzuata ayrıca bakılmalıdır.

Memuriyet Bakımından Durum

Karar / durumMemuriyete etkisi
Kamu davasının açılmasının ertelenmesiEngel değildir
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıEngel değildir; mahkûmiyet kararı sayılmaz
Kesinleşmiş mahkûmiyet — 1 yıldan az hapisGenel kural bakımından engel oluşturmaz
Kesinleşmiş mahkûmiyet — 1 yıl ve üzeri hapisEngel oluşturur
Katalog suçlarUyuşturucu kullanma suçu bu katalogda sayılmamıştır
Adli para cezasına çevrilmeKatalog dışı suçlarda engelin kalktığı kabul edilir
Uzman erbaş, subay adayı ve benzeriÖzel mevzuat gereği ayrı değerlendirme yapılır

Ticaret suçundan mahkûmiyet, ceza miktarı itibarıyla genel kuralın çok üzerinde sonuç doğurur.

Ticaret Suçunda Tablo Değişir

Buraya kadar anlatılanların çoğu kullanma suçuna ilişkindir. Ticaret iddiasında durum tamamen farklıdır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda öngörülen ceza aralıkları çok yüksektir. Bu nedenle:

  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi söz konusu değildir,
  • Zorunlu HAGB hükmü uygulanmaz,
  • Kesinleşen mahkûmiyet adli sicile işler,
  • Ceza miktarı itibarıyla memuriyete engel oluşur.

Bu nedenle dosyanın hangi suçtan yürüdüğü, sonuçları belirleyen ilk sorudur. Kullanma ile ticaret ayrımının ölçütleri için kullanma ile ticaret ayrımı sayfasına bakınız.

Güvenlik Soruşturması

Adli sicil kaydı ile güvenlik soruşturması aynı şey değildir ve bu ayrım çok önemlidir.

Adli sicilde kayıt bulunmaması, güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kendi mevzuatına tabi, ayrı bir idari incelemedir.

Bu inceleme; kişinin adli kayıtlarının yanında hakkındaki diğer bilgi ve belgeleri de kapsayabilir. Dolayısıyla sicilde görünmeyen bir soruşturma dahi bu süreçte değerlendirmeye alınabilir.

Olumsuz sonuçlanan bir güvenlik soruşturması idari işlemdir ve iptal davasına konu edilebilir. Süreç, kapsam ve dava yolu için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sayfasına bakabilirsiniz.

Arşiv kaydı silinse dahi

Bir noktanın altını çizmek gerekir: arşiv kaydı silinmiş olsa bile, bazı özel mevzuatlar çerçevesinde kişinin ilgili göreve ilişkin nitelik şartını taşıyıp taşımadığına dair idari inceleme yapılabileceği kabul edilmektedir.

Bu nedenle “kayıt silindi, konu kapandı” varsayımı her meslek için geçerli değildir.

Pasaport ve Yurt Dışı

Pasaport talebinin reddi veya iptali, adli sicilden bağımsız bir idari işlemdir ve kendi mevzuatına dayanır.

Devam eden bir soruşturma veya kovuşturma, yurt dışına çıkış bakımından ayrıca adli kontrol tedbiri konusu olabilir. Bu tedbir mahkeme kararıyla uygulanır ve kaldırılması için talepte bulunulabilir.

Pasaport işlemlerinde idarenin gerekçesi ve dava yolu için pasaport talebinin reddi ve iptali sayfasına bakınız.

İş Hayatı

Özel sektörde durum, kamudan farklı işler.

İşe alımda. İşveren, işin niteliğine uygun ölçüde adli sicil belgesi talep edebilir. Ancak erteleme ve HAGB kararları bu belgede görünmediğinden, çoğu durumda bir engel oluşturmaz.

Mevcut iş ilişkisinde. Uyuşturucu kullanımı iddiasının iş sözleşmesine etkisi, iş hukukunun kendi ölçütlerine göre değerlendirilir. Burada belirleyici olan; fiilin işyerinde veya iş saatlerinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve iş ilişkisine etkisidir.

Kanuni dayanak: 4857 m.84 ve m.25/II-d

İş Kanunu bu konuda önce bir yasak koyar, sonra yasağın ihlaline yaptırım bağlar.

Yasak (m.84). İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır. Madde, işverenin işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda hangi hâllerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisi ile bazı istisnaları da düzenler.

Yaptırım (m.25/II-d). İşçinin, işverenden izin almaksızın işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması, işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı verir. Bent, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini almıştır; önceki metin doğrudan 84 üncü maddeye aykırılığa atıf yapıyordu.

Fiilin Nerede Gerçekleştiği Neyi Değiştirir?

Durum4857 m.25/II-d kapsamında mı?Not
İşyerinde uyuşturucu madde kullanmakEvetBendin doğrudan kapsamındadır
İşyerine uyuşturucu madde almış olarak gelmekEvetİzin alınmamış olması aranır
İş dışında, mesai saatleri dışında kullanımBu bent kapsamında değilVarsa başka bir haklı veya geçerli sebep ayrıca tartışılır
Hakkında soruşturma bulunmasıTek başına bu bendi doğurmazBent, mahkûmiyete değil fiile bağlanmıştır
Kesinleşmiş mahkûmiyetBu bent kapsamında değilSicil ve iş ilişkisine etkisi ayrı ölçütlerle değerlendirilir

Tablodaki üçüncü ve dördüncü satırlar, bu yazının konusu bakımından en önemli olanlardır. Bent, kişinin uyuşturucu kullanıcısı olmasına ya da hakkında dosya bulunmasına değil, somut bir fiile bağlanmıştır: işyerine o hâlde gelmek veya işyerinde kullanmak. Bu fiil ispatlanmadan yapılan fesih, haklı neden bakımından dayanaksız kalır.

Hak düşürücü süre (4857 m.26): Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Süresi içinde kullanılmayan fesih hakkı düşer; olayı öğrendikten haftalar sonra yapılan fesihler bu nedenle haksız sayılabilir. İşçi ayrıca feshin bu bentlere uygun olmadığı iddiasıyla 4857 m.18, 20 ve 21 çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

Tutuklanma hâlinde. İşçinin tutuklanması veya gözaltına alınması, iş sözleşmesi bakımından ayrı bir rejime tabidir. Bu konu için işçinin tutuklanması ve fesih sayfasına bakabilirsiniz.

Haklı nedenle fesih ölçütlerinin genel çerçevesi için haklı nedenle fesih sayfasına bakınız.

Kaydın Silinmesi

Kesinleşmiş bir mahkûmiyet söz konusuysa, kayıtların silinmesi gündeme gelir.

Adli sicil kaydı, cezanın infazı tamamlandıktan sonra arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi ise Adli Sicil Kanunu’nda öngörülen sürelere tabidir.

Uygulamada arşivden silinme süreleri bakımından, suçun niteliğine göre farklı süreler tartışılmaktadır. Somut kaydınızın hangi rejime tabi olduğu, mahkûmiyetin türü ve tarihine göre belirlenir.

Silme başvurusunun usulü ve süreleri için tahliye sonrası adli sicil ve iş hayatı sayfasına bakabilirsiniz.

Yapılması Gerekenler

  • Karar türünüzü netleştirin. Erteleme mi, HAGB mi, mahkûmiyet mi?
  • Erteleme sürecindeyseniz yükümlülükleri aksatmayın; beş yılın sonunda dosya düşebilir.
  • Belgelerinizi saklayın: erteleme kararı, denetimli serbestlik kayıtları, tedavi raporları.
  • Memuriyet başvurusu yapacaksanız katalog suç ayrımını ve ceza miktarını değerlendirin.
  • Özel statüye başvuruyorsanız ilgili özel mevzuata ayrıca bakın.
  • Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanırsa iptal davası yolunu değerlendirin.
  • Kesinleşmiş mahkûmiyet varsa silme sürelerini takip edin.
  • Somut durumunuz için mutlaka dosyaya bakan bir avukatla değerlendirme yapın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Erteleme kararının sicile işlediğini sanıp gereksiz kaygılanmak.
  • HAGB’yi mahkûmiyet sanmak; HAGB mahkûmiyet kararı değildir.
  • Uyuşturucu kullanma suçunu memuriyet katalog suçlarından biri sanmak.
  • Erteleme süresindeki yükümlülükleri hafife almak; ihlal tüm süreci bozar.
  • Kullanma ile ticaret suçunun sonuçlarını aynı sanmak.
  • Adli sicil ile güvenlik soruşturmasını aynı şey saymak.
  • Özel statülerdeki farklı değerlendirmeyi hesaba katmamak.
  • Olumsuz idari işleme karşı dava süresini kaçırmak.
Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Karar türünü belirleyin — Dosyanızda erteleme, HAGB veya kesinleşmiş mahkûmiyet bulunup bulunmadığını netleştirin.
  2. Sicil belgesini alın — e-Devlet üzerinden adli sicil ve arşiv kaydınızı kontrol edin.
  3. Yükümlülükleri sürdürün — Erteleme sürecindeyseniz denetimli serbestlik ve tedavi yükümlülüklerini aksatmayın.
  4. Belgeleri saklayın — Erteleme kararı, denetim kayıtları ve tedavi raporlarını dosyalayın.
  5. Memuriyet değerlendirmesi yapın — Katalog suç ayrımını ve ceza miktarını birlikte değerlendirin.
  6. Özel mevzuata bakın — Uzman erbaş ve subay adaylığı gibi statülerde ayrı değerlendirme yapılır.
  7. İdari işleme itiraz edin — Olumsuz güvenlik soruşturması veya pasaport işlemine karşı dava süresini kaçırmayın.

Uyuşturucu suçlamasında ilk 24 saat belirleyicidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Adli sicil ve sonuçları

Denetimli serbestlik ve infaz

Ceza muhakemesi

İş hayatı

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu suçu sicile işler mi?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları adli sicile kaydedilmez; yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kararı adli sicile işlenir.

Erteleme kararı e-Devlet belgesinde görünür mü?

Hayır. Erteleme kararları adli sicilde kendine özgü bir sistemde tutulur ve vatandaşın aldığı genel sicil belgesinde görünmez.

HAGB sicile işler mi?

Adli sicile kaydedilmez; kendisine özgü bir sisteme işlenir. Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa düşme kararıyla kayıt silinir.

Kullanma suçunda erteleme süresi ne kadar?

Kanun gereği beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Denetimli serbestlik ne kadar sürer?

Erteleme süresiyle birlikte en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve ihtiyaç hâlinde tedavi tedbiri uygulanır.

Süre sonunda ne olur?

Yükümlülüklere uyulur ve yeni bir uyuşturucu suçuna karışılmazsa beş yılın sonunda dosya düşer ve hiç açılmamış sayılır.

Mahkeme aşamasında HAGB verilir mi?

TCK m.191/8 uyarınca bu suçta HAGB verilmesi zorunludur ve CMK m.231’deki şartlar aranmaksızın, ceza miktarıyla bağlı olmaksızın karar verilir.

Uyuşturucu kullanma memuriyete engel mi?

Kullanma suçu memuriyete engel katalog suçlar arasında sayılmamıştır. Erteleme ve HAGB engel değildir; kesinleşmiş bir yıl ve üzeri hapis cezası engel oluşturur.

Uzman erbaş ve subay adaylarında durum aynı mı?

Hayır. Bu statülerde özel mevzuat gereği farklı bir değerlendirme yapılmaktadır.

Sicilim temizse güvenlik soruşturması olumlu geçer mi?

Zorunlu değildir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, adli sicilden ayrı ve kendi mevzuatına tabi bir idari incelemedir.

Ticaret suçunda sonuçlar aynı mı?

Hayır. Ticaret suçunda erteleme ve zorunlu HAGB uygulanmaz; kesinleşen mahkûmiyet sicile işler ve ceza miktarı itibarıyla memuriyete engel oluşturur.

Hakkınızda uyuşturucu soruşturması mı başlatıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Ceza miktarları ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenmektedir. Somut dosyanız için iddianame, ekspertiz raporu ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk