Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme (TCK 190): Ev Sahibinin, Yayıncının ve Sağlıkçının Sorumluluğu
24 Temmuz 2026

Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme (TCK 190): Ev Sahibinin, Yayıncının ve Sağlıkçının Sorumluluğu

Kanun, uyuşturucuyu doğrudan temin edenlerin yanı sıra ortamı hazırlayanları ve reklamını yapanları da cezalandırır. Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesine göre; kullanmayı kolaylaştıran kişi beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile, uyuşturucuyu alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi de aynı ceza ile cezalandırılır. Yargıtay uygulaması, sıradan birlikte kullanımı bu kapsamdan ayırır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Konunun bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ilgili genel çerçeveyi ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Ev sahibi, işletmeci veya yayıncı olarak bu suçlamayla mı karşılaştınız?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Kanunun Metni ve İki Ayrı Suç

TCK 190’ın birinci fıkrası kolaylaştırma fiillerini, ikinci fıkrası özendirme fiilini cezalandırır.

Birinci fıkra (kolaylaştırma): uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için:

  • Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
  • Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemleri alan,
  • Kullanma yöntemleri konusunda bilgi veren

kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

İkinci fıkra (alenen özendirme): uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Üçüncü fıkra (sağlık meslek mensupları): bu maddede tanımlanan suçların; tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hasta bakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiyle iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Üç Seçimlik Hareket: Neyi Sağlayan, Neyi Öğreten?

Kolaylaştırma suçunun hareketleri kanunda net biçimde sayılır:

Yer, donanım veya malzeme sağlama: uyuşturucu kullanılabilecek bir mekân — konut, işyeri, depo, oda — tahsis etmek; kullanıma özgü araç ve malzeme sunmak. Örneğin işyerinin deposunun anahtarını arkadaşlara “kullanacaksanız orada kullanın” diyerek vermek bu kapsamdadır.

Yakalanmayı zorlaştıracak önlemler: gözcü koymak, kameralar yerleştirmek, gizli giriş çıkışlar hazırlamak, uyarı sinyalleri kurmak.

Kullanma yöntemleri konusunda bilgi verme: maddenin hazırlanması, doz ayarlanması, kullanım aletlerinin işletilmesi konularında öğretici içerik vermek. Bu, ders verme biçiminde olabileceği gibi yazılı ya da görsel materyal aracılığıyla da olabilir.

Suçun tamamlanması için kolaylaştırılan kişinin gerçekten uyuşturucu kullanması aranmaz; suç tehlike suçu niteliğindedir ve teşebbüs aşamasında dahi cezalandırma mümkündür.

Yargıtay’ın Kritik Ayrımı: Sıradan Birlikte Kullanım Bu Suç Değildir

Uygulamanın en tartışmalı ve savunma açısından en önemli noktası budur. Yargıtay içtihadı nettir: sıradan birlikte kullanım veya mekânsal birliktelik tek başına 190. madde kapsamında değildir. Bu suçun oluşması için failin sistematik ve dışa dönük bir kolaylaştırma iradesi taşıması gerekir.

Yargı uygulamasında ele alınan tipik durum şudur: bir kişinin kendi evinde arkadaşlarıyla uyuşturucu kullanması, ev sahibinin sırf ev sahibi olması nedeniyle TCK 190 kapsamında sorumlu tutulmasına yeterli görülmemektedir. Ev sahibinin de kullanıcı olması, arkadaşlarını dışlamayı düşünmemesi gibi durumlar sistematik kolaylaştırma iradesini göstermez.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: ortamı sağlayan kişinin kendisi de kullanıcıysa ve dışa dönük bir organizasyon yoksa, fiil TCK 191 kapsamında değerlendirilir; TCK 190 için aranan sistematik kolaylaştırma unsuru oluşmaz.

Savunmada bu, en güçlü hatlardan biridir: failin kolaylaştırma amacıyla mı yoksa kendi kullanımı çerçevesinde mi hareket ettiği, olayın bağlamıyla ortaya konulmalıdır.

Alenen Özendirme: Sosyal Medya ve Yayınlar

İkinci fıkra, dijital çağla birlikte uygulamada belirginleşen bir alan haline geldi. “Alenen” ibaresi, aleniyet unsuru arar: fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir olması gerekir.

Özendirmenin sınırları uygulamada şöyle çizilir:

  • Kişisel deneyim anlatmak tek başına özendirme sayılmaz.
  • Ancak anlatım övücü ve teşvik edici bir nitelik taşıyorsa suç oluşabilir.
  • Basın ve internet yoluyla işlenmesi hâlinde aleniyet unsuru güçlü biçimde gerçekleşir.
  • Uyuşturucuyu olumlu, çekici, sorunsuz gösteren içerikler; ilan mahiyetindeki paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilir.

Bu ayrım, uygulamada belirsizlikler doğurur. Zararların anlatıldığı, önleyici nitelikte belgesel çalışmaları ile teşvik edici içerikler arasındaki sınır, olayın bütününe bakılarak değerlendirilir. Savunmada içeriğin bağlamı, amacı ve etkisi bir arada ortaya konmalıdır.

Belirsizliğin çözüleceği yer: Anayasa m.26 ve TCK m.2/3

Özendirme suçu, doğrudan bir ifade biçimini cezalandırdığı için değerlendirmenin anayasal çerçeveye oturtulması gerekir. Anayasa’nın 26 ncı maddesi herkese, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına ya da toplu olarak açıklama ve yayma hakkı tanır; bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.

Ancak bu hürriyet sınırsız değildir. Maddenin ikinci fıkrası sınırlama sebeplerini sayar ve bunların arasında suçların önlenmesi ile suçluların cezalandırılması da vardır. TCK m.190/2, işte bu sebebe dayanan kanuni bir sınırlamadır.

Sınırlamanın kendisi de sınırlıdır. Anayasa’nın 13 üncü maddesine göre temel hak ve hürriyetlere yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir; demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve hürriyetlerin özlerine de dokunamaz. Buna TCK m.2/3’teki kural eklenir: suç ve ceza içeren hükümlerin uygulanmasında kıyas yapılamaz ve bu hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

Özendirme Değerlendirmesinde Anayasal Süzgeç

SoruDayanakSavunmadaki karşılığı
İçerik gerçekten "özendirme" mi, yoksa anlatım, haber veya eleştiri mi?Anayasa m.26/1Paylaşımın bütünü, başlığı, altyazısı ve yorumlarla birlikte sunulur
Sınırlama kanuni bir sebebe dayanıyor mu?Anayasa m.26/2 — suçların önlenmesiGenellikle karşılanır; asıl tartışma sonraki satırlardadır
Müdahale ölçülü mü, özü zedeliyor mu?Anayasa m.13Bilgilendirici, önleyici veya sanatsal içerikte ölçüsüzlük ileri sürülür
Fiil kanunun lafzına giriyor mu?TCK m.2/3 — kıyas ve geniş yorum yasağı"Özendirici sayılabilir" değerlendirmesi, lafzı genişletiyorsa itiraz edilir
Aleniyet unsuru gerçekleşmiş mi?TCK m.190/2 — "alenen"Kapalı grup, sınırlı erişim veya özel mesajlaşmada aleniyet tartışılır

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır. Kanun "alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan" kişiyi cezalandırır. Bir içeriğin özendirici etki doğurabileceği değerlendirmesi ile içeriğin özendirme amacıyla paylaşıldığının ortaya konması aynı şey değildir. Birincisinden ikincisine geçmek, TCK m.2/3’ün yasakladığı geniş yorum alanına girer. Aynı şekilde erişimi sınırlı bir gruba yapılan paylaşımda "belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilirlik" ölçütünün gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca tartışılmalıdır.

Sağlık Meslek Mensupları: Yarı Oranında Artırım

Kanunun üçüncü fıkrası, mesleki sıfattan doğan güveni istismar edenlere karşı özel bir ağırlaştırma öngörür. Sağlık meslek mensuplarının bu suçları işlemesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.

Kapsamdaki meslekler: tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hasta bakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticaretiyle iştigal eden kişiler.

Bu artırımın uygulanabilmesi için failin belirtilen meslek mensuplarından biri olması ve suçun mesleğin veriği imkânlarla işlenmiş olması aranır. Sıfat yalnızca sicilde değil, fiilen icra edilen bir meslek olarak karşımıza çıkmalıdır.

CMK 140 Teknik Takibi: Delil Değerlendirme Sorunu

Bu dosyalarda çok kritik bir usul noktası vardır. CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izleme kararı, kanunda sınırlı sayıda gösterilen suç tipi bakımından verilebilir; elde edilen deliller yalnızca o suçlar bakımından hükme esas alınabilir.

Maddenin dört sınırı

Tedbirin çerçevesi maddenin fıkralarında çizilir ve her fıkra ayrı bir denetim başlığı sunar.

  • m.140/1 — şart ve katalog. Tedbire ancak sayılan suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde başvurulabilir. Bu şartlarla şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir.
  • m.140/2 — yetki. Karar hâkim tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından verilir.
  • m.140/3 — süre. Karar en çok üç haftalık süre için verilebilir; bu süre gerektiğinde bir hafta daha uzatılabilir. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim, her defasında bir haftadan fazla olmamak ve toplam dört haftayı geçmemek üzere ek uzatmaya karar verebilir.
  • m.140/4 — delilin akıbeti. Elde edilen deliller, sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılamaz; ceza kovuşturması bakımından gerekli olmadığı takdirde Cumhuriyet savcısının gözetiminde derhâl yok edilir.

CMK m.140/1 Katalogunda Uyuşturucu Suçları

SuçKatalogda mı?Sonuç
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188)EvetŞartları varsa tedbir uygulanabilir; elde edilen delil bu suç bakımından kullanılabilir
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220)EvetÖrgüt isnatlı uyuşturucu dosyalarında bu bentten karar alınabilir
Kullanılmasını kolaylaştırma ve özendirme (TCK m.190)HayırBu suç bakımından tedbir uygulanamaz; başka suç için alınmış kararla elde edilen kayıt bu suça delil yapılamaz
Kullanmak için bulundurma (TCK m.191)HayırAynı sonuç geçerlidir

Tablonun üçüncü satırı bu yazının konusu bakımından belirleyicidir. Uygulamada sık görülen tablo şudur: soruşturma TCK m.188 veya m.220 üzerinden başlatılır, teknik izleme kararı bu bentlere dayanılarak alınır, ancak yargılama sonunda sanık hakkında TCK m.190’dan mahkûmiyet kurulur ve hüküm bu kayıtlara dayandırılır. m.140/4’ün açık lafzı karşısında bu, delilin kanunda öngörülen kapsam dışında kullanılması anlamına gelir.

Beşinci sınır: konut. Maddenin lafzı tedbiri "kamuya açık yerlerdeki faaliyetler ve işyeri" ile sınırlar; kişinin konutunda teknik araçlarla izleme yapılamaz. Bu, TCK m.190 dosyalarında özel bir öneme sahiptir; çünkü bu suçun tipik iddiası "evini kullanıma tahsis etme"dir ve iddiayı desteklemek için konut içine yönelen kayıtlara başvurulmuş olabilir. Dosyada kaydın alındığı yerin niteliği ayrıca denetlenmelidir.

Savunmanın bu eksende soracağı dört soru şudur: teknik izleme kararı var mı; hangi bende dayanılarak verilmiş; süre ve uzatma kuralları içinde mi kalınmış; kayıt konut dışında mı alınmış. Bunlardan birinde eksiklik varsa, elde edilen kaydın TCK m.190 yönünden hükme esas alınamayacağı ileri sürülür.

Yargıtay içtihadına göre uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu, CMK 140 kapsamında sayılan katalog suçlar arasında değildir. Bu nedenle başka bir suç için verilmiş teknik izleme kararı çerçevesinde elde edilen görüntülerin, TCK 190’daki bu suç yönünden delil olarak kullanılması bozma sebebidir.

Kontrol Listesi

Hakkınızda TCK 190 iddiasıyla dosya açıldıysa incelenmesi gerekenler:

  • Sistematik kolaylaştırma iradesi var mı? Sıradan birlikte kullanım mı, dışa dönük bir organizasyon mu?
  • Failin kendisi de kullanıcı mı? Bu, savunmada güçlü bir dayanaktır.
  • CMK 140 teknik izleme kararı bu suç için verilebilecek katalog kapsamında mı?
  • Aleniyet unsuru gerçekten oluştu mu; içerik özendirici mi?
  • Sağlık meslek mensubu artırımı gerçek anlamda mesleğin icrasıyla ilgili mi?
  • Diğer katılımcıların ifadeleri hangi somut yönlerden faili gösteriyor?
  • Teknik izleme kararı hangi bende dayanılarak verilmiş; karar dosyada mevcut mu?
  • Kaydın alındığı yer kamuya açık bir yer veya işyeri mi; konut içine yönelen bir kayıt var mı?
  • Süre ve uzatma kuralları içinde kalınmış mı; uzatma kararı gerekçelendirilmiş mi?
  • Hüküm, katalog dışı bir suç olan TCK m.190 bakımından bu kayıtlara mı dayandırılıyor?
  • Paylaşımın erişim çevresi nedir; kapalı grup ya da özel mesajlaşma söz konusu mu?
  • İçeriğin bağlamı bilgilendirici, önleyici veya eleştirel mi; ölçülülük denetimi yapılmış mı?

Yer Sağlama İddiasında Savunma

Ev sahibi, işletmeci veya mekân sahibi hakkında yürütülen soruşturmalarda savunma, bilgi ve iradenin bulunmadığı ekseninde kurulur.

SavunmaNasıl desteklenir?
Bilgi yokluğuKiracının faaliyetinden haberdar olunmadığı; kira sözleşmesi ve yazışmalar
Fiilî kullanımın ayrılığıTaşınmazda oturulmadığı; ikametgâh ve fatura kayıtları
Tepki gösterilmesiÖğrenildiğinde ihtar çekilmesi, tahliye davası açılması veya ihbar edilmesi
Denetim yapılmasıİşletmelerde güvenlik kaydı, personel talimatları ve kamera sistemi

Üçüncü satır savunmanın merkezidir. Durumu öğrendikten sonra sessiz kalmak, hoşgörü ve dolayısıyla iradenin bulunduğu yönünde değerlendirilebilir. Buna karşılık öğrenir öğrenmez ihtar çekilmesi, tahliye süreci başlatılması veya durumun kolluğa bildirilmesi; irade bulunmadığını gösteren somut delildir. Bu nedenle şüphe uyandıran bir durumda atılacak ilk adım, yazılı ve tarihli bir tepki ortaya koymaktır.

Birlikte Kullanım Ayrımı

Sıradan birlikte kullanım ile kolaylaştırma arasındaki sınır, dosyaların çoğunda belirleyicidir.

  1. Karşılıklılık. Maddeyi paylaşan kişilerin karşılıklı ve eşit konumda olması.
  2. Organizasyon. Bir yer, düzen veya süreklilik oluşturulup oluşturulmadığı.
  3. Kazanç. Bir menfaat veya bedel sağlanıp sağlanmadığı.
  4. Yönlendirme. Başkalarının kullanmaya yöneltilmesi veya öğretilmesi.
  5. Süreklilik. Tek seferlik bir durum mu, tekrarlanan bir düzen mi?

İkinci ve üçüncü madde birlikte değerlendirilir. Bir yerin bu amaçla düzenlenmesi, giriş kontrolü yapılması veya karşılığında bedel alınması; sıradan bir birlikte kullanımdan farklı bir tabloyu gösterir. Savunmada bu unsurların bulunmadığı ortaya konmalı; ortamda organizasyon, düzen veya kazanç sağlama iddiasını destekleyen bir delil bulunup bulunmadığı dosya üzerinden tartışılmalıdır.

Delil Değerlendirmesi ve Usul Denetimi

Bu dosyalarda deliller çoğunlukla teknik takip ve arama işlemlerinden elde edilir; usul denetimi kritik önemdedir.

İşlemDenetlenecek
Teknik takipKarar var mı, hangi suç için verilmiş, süresi ve kapsamı aşılmış mı?
AramaKarar veya yazılı emir; usulüne uygun tutanak
El koymaEle geçen maddenin mühürlenmesi ve muhafaza zinciri
Uzmanlık raporuMaddenin niteliği ve miktarına ilişkin analiz
İfade almaMüdafi hazır bulundurulmuş mu; haklar hatırlatılmış mı?

Birinci satır, delilin kaderini belirler. Teknik takip kararı belirli suçlar için ve belirli koşullarla verilir. Kararın kapsamı dışında elde edilen veya usulsüz biçimde toplanan delillerin hükme esas alınamayacağı, savunmanın en güçlü argümanıdır. Bu nedenle dosyaya girildiğinde ilk yapılacak iş; kararların tarihlerini, kapsamını ve uzatma işlemlerini kronolojik bir tablo hâlinde çıkarmaktır.

Uyuşturucu madde kullanımına ilişkin ayrı düzenlemeler bakımından da değerlendirme yapılmalıdır: kullanmak için bulundurma ile kolaylaştırma farklı suç tipleridir ve farklı sonuçlar doğurur. Fiilin hangi kapsamda değerlendirileceği, ele geçen miktar, kullanım kaydı ve kişinin bağımlılık durumu gibi ölçütlere göre belirlenir.

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirleri bakımından da ayrıca değerlendirme yapılır; bu tedbirlerin koşulları ve süreçteki etkisi dosyanın niteliğine göre incelenmelidir.

Ceza yargılamasında koruma tedbirlerine itiraz ve mercii için sulh ceza hâkimliği rehberimize, kiralanan taşınmazda tahliye süreçleri için kira uyuşmazlıkları rehberimize bakabilirsiniz.

Kritik Sınır: Birlikte Kullanım Bu Suçu Oluşturmaz

Bu maddenin uygulamadaki en önemli sınırı, Yargıtay içtihatlarıyla çizilmiştir.

Yüksek mahkemeye göre sıradan konut kullanımı veya birlikte kullanım bu kapsamda değildir. Özel yer sağlama, sistematik ve dışa dönük bir kolaylaştırma iradesini gerektirir.

Suçun oluşması için aranan unsurlar şunlardır:

  • Konutun uyuşturucu kullanımına özgülenmiş biçimde tahsis edilmesi,
  • Düzenek kurulması,
  • Başkalarının kullanımına yönelik aktif hazırlık yapılması.

Somut bir uygulamada; sanığın evine misafir olarak gelen kişilerle birlikte uyuşturucu kullanıldığı, herhangi bir özel düzenek kurulmadığı ve kullanımın özellikle organize edilmediği anlaşılmış; Yargıtay eylemin özel yer ve donanım sağlama olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek mahkûmiyeti bozma nedeni saymıştır.

Bu karar, “ev sahibi olmak” ile “kullanımı kolaylaştırmak” arasındaki farkı net biçimde ortaya koyar.

Karşı örnekte ise sanık, kiralayarak oturduğu evde diğer kişilerin kullanabilmesi için özel bir düzenek hazırlamış ve fiilen imkân sağlamıştır; bu hâlde suç oluşmuştur.

Özel kast şartı

Bu suç özel saikle işlenebilir. Failin eylemi kullanımı kolaylaştırma amacıyla gerçekleştirmesi gerekir. Yargıtay kararlarında, yalnızca birlikte uyuşturucu kullanmanın bu suçu oluşturmayacağı ve özel kastın varlığının aranacağı vurgulanmıştır. İşyerinde birlikte madde kullanmak da tek başına bu suçu oluşturmaz.

Seçimlik Hareketler ve Aranan Ölçüt

FıkraFiilAranan ölçüt
m.190/1-aÖzel yer, donanım veya malzeme sağlamakSistematik ve dışa dönük kolaylaştırma iradesi
m.190/1-bYakalanmayı zorlaştıracak önlem almakMaddi belirtilerin yok edilmesi, gözcülük, uyarı düzeneği
m.190/1-cKullanma yöntemi hakkında bilgi vermekSistematik, yönlendirici ve teşvik edici bilgi
m.190/2Alenen özendirmek veya bu nitelikte yayın yapmakBelirsiz sayıda kişiye ulaşma potansiyeli
CezaBeş yıldan on yıla kadar hapisBin günden on bin güne kadar adlî para cezası

Soyut, kişisel ve tekil beyanlar m.190/1-c kapsamında değerlendirilmez.

Mülk sahibi ve işletmecilerin hukuki konumu için kiracım uyuşturucu kullanıyor: ev sahibi sorumluluğu sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırmanın cezası nedir?

TCK 190/1 uyarınca beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suç, özel yer/donanım/malzeme sağlama, yakalanmayı zorlaştıran önlem alma ve kullanma yöntemi konusunda bilgi verme fiilleriyle işlenebilir.

Arkadaşlarımla evimde kullandık, ev sahibi olarak sorumlu muyum?

Yargıtay içtihadına göre sıradan birlikte kullanım veya mekânsal birliktelik tek başına 190. madde kapsamında değildir. Bu suçun oluşması için sistematik ve dışa dönük bir kolaylaştırma iradesi aranır.

Sosyal medyada uyuşturucu deneyimi paylaşmak suç mu?

Kişisel deneyim anlatmak tek başına özendirme sayılmaz; ancak anlatım övücü ve teşvik edici bir nitelik taşıyorsa TCK 190/2 kapsamında suç oluşur. Basın ve internet yoluyla işlenmesi hâlinde aleniyet unsuru güçlüdür.

Doktor veya eczacı için ceza farklı mı?

Evet. Suç; tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru ve benzeri sağlık meslek mensupları tarafından işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suçun oluşması için birinin uyuşturucu kullanması şart mı?

Hayır. Bu suç tehlike suçu niteliğindedir; kolaylaştırma davranışının varlığı yeterli olup fiili kullanımın gerçekleşmesi aranmaz. Teşebbüs aşamasında dahi cezalandırma mümkündür.

Teknik izleme kayıtları bu suçta delil olur mu?

Yargıtay içtihadına göre TCK 190/1 kapsamındaki uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma suçu, CMK 140 kapsamında sayılan katalog suçlar arasında değildir. Bu suç için verilmemiş teknik izleme kararına dayanılarak elde edilen görüntüler bozma sebebidir.

Sistematik ve dışa dönük kolaylaştırma iradesi olmadan bu suç oluşmaz
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk