Yakınım Madde Bağımlısı: Tedaviye Zorlayabilir miyim? (TMK m.432)
20 Ağustos 2026

Yakınım Madde Bağımlısı: Tedaviye Zorlayabilir miyim? (TMK m.432)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.432 — Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması
  • TMK m.432/1 — Sebepler, toplum için tehlike ve son çare şartı
  • TMK m.432/3 — Durum elverir elvermez kurumdan çıkarılma
  • TMK m.436 — Usul, bilgilendirme ve itiraz hakkının bildirilmesi
  • TMK m.405-406 — Kısıtlama sebepleri ve vesayet
  • 5237 sayılı TCK m.191 — Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — Ergin olmayanlar bakımından uygulanacak rejim

Bir yakınının madde bağımlılığıyla mücadele eden ailelerin en çok sorduğu soru şudur: rızası olmadan tedaviye zorlayabilir miyim?

Türk hukukunda bunun bir yolu vardır ancak istisnai bir tedbirdir: Türk Medeni Kanunu’nun 432. maddesinde düzenlenen koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması. Bu yazıda maddenin şartları, hangi mahkemeye başvurulacağı, sürecin işleyişi, itiraz hakkı ve alternatif yollar ele alınmaktadır.

Baştan bir şeyi netleştirelim: bu yol, ilk çare değil son çaredir. Kanun bunu açıkça şarta bağlamıştır.

Madde 432 Ne Diyor?

Hükmün metni şöyledir:

“Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.”

Aynı fıkra, kamu görevlilerine bir yükümlülük de getirir: görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.

Maddenin ikinci fıkrası, karar verilirken kişinin çevresine getirdiği külfetin de göz önünde tutulacağını öngörür. Yani aile ve bakım yükümlülerinin üstlendiği yük, takdirin bir bileşenidir.

Üçüncü fıkra ise tedbirin sınırını çizer: ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı maddede açıkça sayılmıştır

Dikkat edilirse madde, sebepler arasında alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığını doğrudan saymıştır. Yani bağımlılık, bu tedbirin kanunda öngörülen sebeplerinden biridir.

Bu, ailelerin bilmediği önemli bir hukuki imkândır.

TMK m.432’de Sayılan Sebepler

SebepAçıklama
Akıl hastalığıAkli melekelerdeki bozulma
Akıl zayıflığıAyırt etme gücünü etkileyen zayıflık
Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığıMaddede doğrudan sayılmıştır
Ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalıkToplum sağlığını tehdit eden hâller
SerserilikMaddede sayılan son sebep

Sebeplerden birinin varlığı tek başına yetmez; toplum için tehlike ve son çare şartları da aranır.

Üç Şart Birlikte Aranır

Mahkemenin karar verebilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlardan biri eksikse talep reddedilir.

Birinci şart: sayılan sebeplerden birinin varlığı. Bağımlılık bu sebepler arasındadır; ancak varlığının tespit edilmesi gerekir.

İkinci şart: toplum için tehlike oluşturma. Kanun, salt bağımlılığı yeterli görmez; kişinin bu sebeple toplum için tehlike oluşturması aranır. Uygulamada bu şart, kişinin kendisine veya başkalarına zarar verme riski üzerinden değerlendirilir.

Üçüncü şart: kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması. Bu, tedbirin son çare niteliğini ortaya koyar. Gönüllü tedavi, aile desteği veya ayakta tedavi gibi daha hafif yollarla korunma sağlanabiliyorsa bu tedbire başvurulamaz.

Yargı uygulamasında da koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının istisnai bir tedbir olduğu kabul edilmektedir.

Ergin olma şartı

Madde açıkça “her ergin kişi” demektedir. Bunun sonucu şudur: ergin olmayan kişi bu madde kapsamında kısıtlanamaz.

On sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından bambaşka bir rejim işler: Çocuk Koruma Kanunu’ndaki koruyucu ve destekleyici tedbirler, özellikle sağlık tedbiri.

Çocuğunuz söz konusuysa doğru yol bu maddeden değil, çocuk koruma sisteminden geçer. Ailenin izleyeceği yol için çocuğum uyuşturucu ile yakalandı sayfasına bakabilirsiniz.

Üç Şartın Denetimi

ŞartNe aranırNasıl ortaya konur
Sebebin varlığıAlkol veya uyuşturucu madde bağımlılığıSağlık kurulu raporu
Toplum için tehlikeKendisine veya başkalarına zarar verme riskiSomut olaylar, tutanaklar, tanık beyanları
Son çareKorunmanın başka şekilde sağlanamamasıDenenmiş yolların belgelenmesi
ErginlikOn sekiz yaşını doldurmuş olmakNüfus kaydı
Çevreye külfetAilenin ve bakım yükümlülerinin yüküBeyan ve belgeler

Gönüllü tedavi denenmemişse son çare şartının sağlandığını göstermek güçleşir.

Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Yetki kuralı nettir.

Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, hakkında karar verilecek kişinin yerleşim yeri vesayet makamına aittir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir.

Bir istisna vardır: gecikmesinde zarar umulan hâllerde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı da yetkilidir.

Bu istisna acil durumlar için önemlidir: yakınınız başka bir şehirde ve durum acilse, bulunduğu yer mahkemesine başvurulabilir.

Sağlık kurulu raporu

Sürecin teknik omurgası rapordur.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı ile alkol ve uyuşturucu bağımlılığının tespiti için sağlık kurulu raporu istenir. Ya da kişi, tam teşekküllü bir sağlık kuruluna sevk edilerek rapor aldırılır.

Yani mahkeme, ailenin beyanıyla yetinmez; bağımlılığın tıbbi olarak ortaya konmasını arar.

Bu nedenle başvuru öncesinde varsa mevcut sağlık kayıtları, tedavi geçmişi ve raporlar toplanmalıdır.

Kamu Görevlilerinin Bildirim Yükümlülüğü

Süreç her zaman aile başvurusuyla başlamaz.

Kanun, görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlilerine durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirme zorunluluğu getirmiştir.

Bu, ihtiyari bir yetki değil zorunluluktur. Sağlık kuruluşları, kolluk ve diğer kamu görevlileri bu kapsamdadır.

Dolayısıyla bir yakınınız hakkında bu yönde bir bildirim yapılmış olabilir; sürecin nasıl başladığını mahkeme dosyasından öğrenmek mümkündür.

Sürecin İşleyişi

Aşamaİçerik
BaşvuruYakınların talebi veya kamu görevlilerinin bildirimi
Yetkili mahkemeKişinin yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi (vesayet makamı)
Acil hâlGecikmesinde zarar umulan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamı
İncelemeNüfus kayıtları ve sağlık durumunun araştırılması
RaporSağlık kurulu raporu veya tam teşekküllü kuruma sevk
KararElverişli bir kuruma yerleştirme veya alıkoyma
BilgilendirmeSebepler ve itiraz hakkı yazılı olarak bildirilir
ÇıkışDurum elverir elvermez kurumdan çıkarılır

Kişinin Hakları ve İtiraz

Bu tedbir bir özgürlük kısıtlaması olduğundan, kanun güçlü güvenceler öngörmüştür. Bu güvenceler yalnızca kısıtlanan kişiyi değil, süreci yürüten aileyi de ilgilendirir.

Bilgilendirme zorunluluğu. Karar verilirken ilgilinin sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.

On günlük itiraz süresi. Bir kuruma yerleştirilen kişiye; alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.

Kimler itiraz edebilir? İtiraz hakkı ilk planda özgürlüğü kısıtlanan ergin kişiye aittir. Ayrıca yakınlarına da karara itiraz yetkisi tanınmıştır.

Denetim makamı. İtiraz üzerine denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesi, basit yargılama usulü ile vesayet makamının verdiği kararı değerlendirmeye alır.

Kanun yolu. Yargıtay kanun yoluna başvuru daima açıktır.

Süresiz değildir

Ailelerin merak ettiği bir başka nokta da tedbirin süresidir.

Kanun bu konuda açıktır: ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Yani tedbir belirli bir süre için değil, gerekliliği devam ettiği sürece uygulanır. Durumun düzelmesi hâlinde kurumdan çıkarılma gündeme gelir; bu yönde istemde bulunulabilir.

Kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de yukarıdaki itiraz yolu işler.

Güvenceler ve İtiraz

Güvenceİçeriği
Bilgilendirmeİlgilinin sebepler hakkında bilgilendirilmesi zorunludur
Yazılı uyarıİtiraz edebileceğine yazılı olarak dikkat çekilmesi zorunludur
İtiraz süresiAlıkonulma kararına veya çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün
İtiraz edebileceklerKısıtlanan kişi ve yakınları
Denetim makamıAsliye hukuk mahkemesi, basit yargılama usulü
Kanun yoluYargıtay yoluna başvuru daima açıktır
SüreDurum elverir elvermez kurumdan çıkarılır

Kısıtlama (Vesayet) ile Farkı

Bu iki kurum sıkça karıştırılır; oysa amaçları ve sonuçları farklıdır.

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması (m.432): kişinin tedavisi, eğitimi veya ıslahı için bir kuruma yerleştirilmesine ilişkindir. Amaç korumadır ve geçicidir.

Kısıtlama ve vesayet (m.405 vd.): kişinin fiil ehliyetine ilişkindir. Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kanunda kısıtlama sebepleri arasında da sayılmıştır. Burada amaç, kişinin malvarlığının ve kişiliğinin korunması için bir vasi atanmasıdır.

Bazı dosyalarda ikisi birlikte gündeme gelir: kişi hem tedavi için kuruma yerleştirilir hem de mal varlığının korunması için kısıtlanır.

Hangi yolun uygun olduğu somut duruma göre belirlenir. Kısıtlılık ve vesayet rejimi için kısıtlılık (hacir) ve kısıtlama sebepleri ve vesayet ve kayyım atanması sayfalarına bakabilirsiniz.

Ceza Dosyası Varsa: Tedavi Tedbiri

Yakınınız hakkında halihazırda bir uyuşturucu soruşturması yürüyorsa, tedavi için bu maddeye başvurmaya gerek kalmayabilir.

Kullanmak için bulundurma suçunda ceza sistemi zaten tedaviyi önceler. Savcılık kamu davasının açılmasını erteler ve kişiyi denetimli serbestlik tedbiri ile tedaviye sevk eder.

Bu hâlde ailenin rolü, ayrı bir dava açmak değil; tedavi ve denetim yükümlülüklerinin aksatılmamasını sağlamaktır. Yükümlülüklere uyulması hâlinde dosya düşebilir.

Süreç ve yükümlülükler için uyuşturucu kullanmada denetimli serbestlik ve uyuşturucu suçu sicile işler mi sayfalarına bakınız.

Önce Denenmesi Gerekenler

Kanun son çare şartı aradığından, mahkemeye gitmeden önce atılacak adımlar hem insani hem hukuki olarak önemlidir.

  • Gönüllü tedavi için yetkili sağlık kuruluşlarına başvurmayı deneyin; bağımlılık tedavisi bir sağlık hizmetidir.
  • Aile hekimi ve psikiyatri desteği alın; süreci belgeleyin.
  • Yakınınızın kendisine veya başkalarına yönelik somut risk oluşturan davranışlarını tarihli olarak kaydedin.
  • Acil ve yakın tehlike varsa kolluğa başvurmaktan çekinmeyin.
  • Aile içi şiddet unsuru varsa koruyucu tedbir yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Kendi psikolojik desteğinizi de ihmal etmeyin; bu süreç aileyi de yıpratır.

Bu adımların belgelenmesi, “korunma başka şekilde sağlanamıyor” şartının ortaya konmasını da kolaylaştırır.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

  • Yakınınızın ergin olduğunu doğrulayın; değilse çocuk koruma sistemi işler.
  • Mevcut sağlık kayıtlarını ve tedavi geçmişini toplayın.
  • Denenen gönüllü yolları belgeleyin.
  • Somut risk oluşturan olayları tarih ve tanıklarıyla not edin.
  • Yakınınızın yerleşim yerini tespit edin; yetkili mahkemeyi belirler.
  • Acil durum varsa bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olabileceğini gözetin.
  • Sağlık kurulu raporu sürecine hazırlıklı olun.
  • Kararın ardından on günlük itiraz süresini takip edin.

Sık Yapılan Hatalar

  • Salt bağımlılığın tedbir için yeterli olduğunu sanmak; toplum için tehlike ve son çare şartları da aranır.
  • Gönüllü tedavi hiç denenmeden doğrudan mahkemeye başvurmak.
  • Ergin olmayan yakın için bu maddeye başvurmaya çalışmak.
  • Sağlık kurulu raporu sürecine hazırlıksız gitmek.
  • Yetkili mahkemeyi yanlış belirlemek.
  • Tedbirin süresiz olduğunu sanmak; durum elverir elvermez kurumdan çıkarılır.
  • On günlük itiraz süresini kaçırmak.
  • Devam eden ceza dosyasındaki tedavi tedbirini gözden kaçırıp ayrıca dava açmak.

Son bir not: bu süreç hukuki olduğu kadar insani bir süreçtir. Amaç cezalandırmak değil korumaktır; kanunun kendisi de tedbiri “koruma amacıyla” başlığı altında düzenlemiştir.

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Erginlik durumunu doğrulayın — Yakınınız on sekiz yaşını doldurmamışsa çocuk koruma sistemi işler.
  2. Gönüllü yolları deneyin ve belgeleyin — Tedavi başvurularını ve sonuçlarını kayıt altına alın.
  3. Riskleri kayda geçirin — Somut zarar riski oluşturan olayları tarih ve tanıklarıyla not edin.
  4. Sağlık kayıtlarını toplayın — Mevcut rapor ve tedavi geçmişini bir araya getirin.
  5. Yetkili mahkemeyi belirleyin — Yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi; acil hâlde bulunduğu yer de yetkilidir.
  6. Rapor sürecine hazırlanın — Sağlık kurulu raporu veya tam teşekküllü kuruma sevk gündeme gelir.
  7. Kararı ve süreleri takip edin — On günlük itiraz süresini ve çıkarılma istemini izleyin.

Uyuşturucu suçlamasında ilk 24 saat belirleyicidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Vesayet ve kısıtlılık

Çocuk koruma

Aile hukuku

Denetimli serbestlik

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlı yakınımı tedaviye zorlayabilir miyim?

Türk Medeni Kanunu’nun 432. maddesi, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı sebebiyle toplum için tehlike oluşturan ergin kişinin korunması başka şekilde sağlanamıyorsa kuruma yerleştirilmesine imkân tanır.

Sadece bağımlılık yeterli mi?

Hayır. Sebebin varlığı yanında toplum için tehlike oluşturma ve kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması şartları da birlikte aranır.

Bu tedbir olağan bir yol mu?

Hayır. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istisnai bir tedbirdir ve son çare niteliğindedir.

Çocuğum için de uygulanır mı?

Hayır. Madde ergin kişiler içindir; on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda Çocuk Koruma Kanunu’ndaki koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanır.

Hangi mahkemeye başvurulur?

Kişinin yerleşim yeri vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine; gecikmesinde zarar umulan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamına başvurulur.

Rapor gerekir mi?

Bağımlılığın tespiti için sağlık kurulu raporu istenir ya da kişi tam teşekküllü bir sağlık kuruluna sevk edilerek rapor aldırılır.

Kamu görevlilerinin yükümlülüğü var mı?

Evet. Görevleri sırasında bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır.

Karara itiraz edilebilir mi?

Evet. Kısıtlanan kişi ve yakınları itiraz edebilir; itiraz denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesince basit yargılama usulüyle incelenir.

İtiraz süresi ne kadar?

Alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde itiraz edilebileceği ilgiliye derhal yazılı olarak bildirilir.

Tedbir ne kadar sürer?

Belirli bir süreye bağlı değildir; ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Vesayetten farkı nedir?

Madde 432 tedavi amacıyla kuruma yerleştirmeye ilişkindir; kısıtlama ve vesayet ise kişinin fiil ehliyetine ve vasi atanmasına ilişkindir.

Hakkınızda uyuşturucu soruşturması mı başlatıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Ceza miktarları ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenmektedir. Somut dosyanız için iddianame, ekspertiz raporu ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk