Hakkımda "Ondan Aldım" Beyanı Var: Beyanın Delil Değeri ve Savunma
22 Ağustos 2026

Hakkımda "Ondan Aldım" Beyanı Var: Beyanın Delil Değeri ve Savunma

📜 Dayanak ve İçtihat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.217 — Delilleri takdir yetkisi; delilin hukuka uygun elde edilmiş olması
  • 5271 sayılı CMK m.223/2-e — Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat
  • Şüpheden sanık yararlanır ilkesi
  • 5237 sayılı TCK m.188/3 ve m.191 — Ticaret ile kullanmak için bulundurma ayrımı
  • Yargıtay 10. ve 20. Ceza Daireleri — Soyut beyanın tek başına mahkûmiyete yeterli olmaması
  • Yargıtay uygulaması — Sonradan dönülen kolluk beyanı ve fotoğraf teşhisinin tek delil olması hâlinde beraat

"Yakalanan kişi ifadesinde benden aldığını söylemiş. Bende hiçbir şey çıkmadı, hiç görüşmedik bile."

Uyuşturucu dosyalarında en sık karşılaşılan senaryolardan biri budur. Bir kullanıcı yakalanır, ifadesinde maddeyi kimden aldığını söyler ve bu beyan üzerine üçüncü bir kişi hakkında ticaret suçundan dava açılır.

Peki bu beyan tek başına mahkûmiyete yeter mi? Yargıtay’ın cevabı nettir: hayır. Bu rehberde beyanın delil değerini, aranan destekleyici delilleri ve savunmanın nasıl kurulduğunu ele alıyoruz.

Kimliği gizlenen tanık beyanının ayrı rejimini Gizli Tanık Beyanı Tek Başına Mahkûmiyete Yeter mi? rehberimizde ele aldık; bu yazı açık kimlikli kullanıcı beyanına odaklanır.

Temel İlke: Soyut Beyan Yetmez

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, tanık beyanları somut delillerle desteklenmedikçe ticaret suçundan mahkûmiyet kurulamaz.

Kararlarda vurgulanan ölçüt şudur: sanığın maddenin ticaretini yaptığına dair soyut beyan dışında başka delil bulunmaması hâlinde, yalnızca bu beyana dayalı mahkûmiyet hukuka aykırıdır.

Anayasal dayanak

Şüpheden sanık yararlanır. Sanığın suç işlediğine ilişkin ihtimaller bulunması ancak kesin bir kanıt elde edilememesi hâlinde mahkûmiyet kararı verilemez. Delil yetersizliğinde CMK m.223/2-e uyarınca beraat kararı verilmesi gerekir.

Yargıtay, uyuşturucu ticareti gibi ağır sonuçları bulunan suçlarda sanığın suçla bağlantısının açık ve somut biçimde ortaya konmasını aramaktadır.

Beyandan Dönme Hâli

Uygulamada sık görülen bir durum, beyan sahibinin soruşturmada söylediğinden kovuşturmada dönmesidir.

Yargıtay kararlarına konu bir olayda; tanık soruşturma aşamasında maddeyi sanıktan satın aldığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında bu beyanından dönmüştür. Sanıkta ele geçen maddenin kullanım sınırı içinde olduğu ve ticarete işaret eden başka bulgu bulunmadığı gözetilerek, eylemin kullanmak için madde bulundurma olarak değerlendirilmesi gerektiği; yalnızca tanık beyanına dayalı mahkûmiyetin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Benzer biçimde, hakkında dava açılan kişinin sonradan döndüğü kolluk beyanı ve fotoğraf teşhisi dışında sanığın suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı hâllerde beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Nitelikli hal iddiasına itiraz süreye tabidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Beyan Sahibinin Konumu Neden Önemli?

Beyanda bulunan kişi çoğu zaman kendisi de bir dosyanın şüphelisidir. Bu, beyanın değerlendirilmesinde gözetilmesi gereken bir unsurdur.

Sorgulanacak hususNeden önemli?
Beyan sahibinin kendi dosyasıKendi durumunu hafifletme saikiyle beyanda bulunma ihtimali
Beyanın zamanıYakalanma anının hemen ardından mı, sonradan mı verildiği
Müdafi hazır mıydı?Beyanın alınma usulünün hukuka uygunluğu
Analiz var mı?Beyan sahibi hakkında madde kullandığına ilişkin analiz bulunup bulunmadığı
Aranızdaki husumetBeyanın saikini etkileyebilecek önceki uyuşmazlıklar
Beyanın istikrarıSoruşturma ve kovuşturmada aynı şeyin söylenip söylenmediği

Kendi dosyasında lehe hüküm bekleyen bir kişinin beyanı, tek başına hükme esas alınamayacak kadar tartışmalı bir delil kaynağıdır. Etkin pişmanlık kurumunun bu beyanlarla ilişkisini Uyuşturucuda Etkin Pişmanlık (TCK m.192) rehberimizde ele aldık.

Hangi Deliller Beyanı Destekler?

Savunma açısından belirleyici soru şudur: beyanın yanında ne var?

Destekleyici delilNe sağlar?
Sizde ele geçirilen maddeMiktarı ve bulunduruluş biçimi belirleyicidir
Saflık oranı eşleştirmesiİki maddenin aynı kaynaktan gelip gelmediğine ışık tutar
İletişim kayıtlarıAranızda temas bulunup bulunmadığını gösterir
Fiziki takip tutanağıBuluşmanın ve devrin saptanıp saptanmadığı
Para akışıBedel unsurunu destekler
Satışa hazırlık bulgularıHassas terazi, paketleme malzemesi, küçük paketçikler

Saflık eşleştirmesi az bilinen ama güçlü bir savunma aracıdır: beyan sahibinden ele geçen madde ile sizden ele geçen aynı türevdeki maddenin kriminal raporlardaki saflık oranları karşılaştırılabilir. Oranların farklı olması, maddelerin aynı kaynaktan gelmediği yönünde argüman oluşturur.

Raporun nasıl okunacağını Ekspertiz Raporu: Brüt, Net ve Saflık Oranı rehberimizde ayrıntılı işledik.

Beyan Zinciri: "O Söyledi, O da Onu Söyledi"

Bazı dosyalarda destekleyici delil olarak başka bir beyan gösterilir. Bu, delil değerlendirmesinde ayrı bir sorun yaratır.

İki soyut beyanın bir araya gelmesi, tek bir soyut beyandan nitelik olarak farklı bir delil oluşturmaz. Aranan destekleyici delil, beyanın dışında ve maddi nitelikte olmalıdır.

SunulanDeğerlendirme
Aynı olaya ilişkin ikinci bir beyanMaddi bulgu niteliği taşımaz; her ikisi de beyan delilidir
Beyan sahibinin kendi ifadesini tekrarlamasıİstikrar göstergesi olabilir ancak destekleyici delil değildir
Kolluk tutanağındaki değerlendirmeGörevlinin kanaati; bağımsız maddi delil sayılmaz
İstihbari bilgiBaşlangıç bilgisidir; hükme esas alınacak delil değildir
Ele geçirilen madde ve ekspertiz raporuMaddi delildir
Alışverişin tutanağa bağlanmasıMaddi delildir

Bu ayrımın vurgulanması, savunmanın en somut argümanlarından biridir: dosyada maddi bulgu var mı, yoksa beyan üstüne beyan mı yığılmış?

Sizde Madde Bulunmuşsa

Beyanın yanında sizde de madde ele geçirilmişse, tartışma bu kez miktar ve bulunduruluş biçimi üzerinden yürür.

Yargıtay yaklaşımında; maddenin kullanım sınırlarında olması, küçük paketçik, satışa hazır paketleme, hassas terazi ve ambalaj malzemesi gibi satışa hazırlık bulgularının bulunmaması hâlinde, bulundurma amacının kullanmak olduğu değerlendirilmelidir.

Bu değerlendirmede kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile maddenin niteliği, cinsi ve kalitesi de gözetilir. Ölçütlerin tamamını Kullanma ile Ticaret Ayrımı rehberimizde ele aldık.

Diğer Tek Delil Durumları

Aynı ilke başka delil türleri için de geçerlidir. Yargıtay, tek bir bulguya dayanan mahkûmiyetleri istikrarlı biçimde denetlemektedir.

Tek delilYargıtay yaklaşımı
Terazi üzerindeki kalıntıTek başına satış suçunu kanıtlamak için yeterli, kesin ve inandırıcı delil oluşturmaz
HTS kayıtlarıTek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemektedir
İletişim tespit tutanağıMaddi bulgularla desteklenmedikçe tek başına yeterli sayılmaz
Sanığın soyut ikrarıTek başına mahkûmiyet için yeterli değildir
Evde madde bulunmasıTek başına ticaret suçu için yeterli sayılmamıştır

Yargıtay kararlarında; maddenin kullanım sınırlarında olması, hassas terazi gibi materyallerin bulunmaması ve kişinin madde kullandığını beyan etmesi üzerine, suçun TCK m.191 kapsamındaki bulundurma suçuna dönüştürülmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Kullanma ile ticaret ayrımının ölçütlerini Kullanma (TCK 191) ile Ticaret (TCK 188) Ayrımı ve Kullanmak İçin Bulundurma (TCK m.191) rehberlerimizde işledik.

Teşhis İşleminin Denetimi

Beyanın yanında çoğu zaman bir fotoğraf teşhisi bulunur. Bu işlemin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenir.

  • Teşhis nasıl yapıldı? — Tek fotoğraf mı gösterildi, yoksa benzer kişilerle birlikte mi
  • Önceden tarif var mıydı? — Teşhisten önce eşkâl tarifi alınmış mı
  • Yönlendirme oldu mu? — İşlem sırasında telkin bulunup bulunmadığı
  • Tutanak eksiksiz mi? — İşlemin kayda geçirilme biçimi

Sonradan dönülen bir beyan ile birlikte, usulü tartışmalı bir teşhis dışında delil bulunmuyorsa beraat gündeme gelir.

Beyanı Sınamanın Aracı: CMK m.201

Aleyhe bir beyanın delil değerini tartışmak yetmez; o beyanın duruşmada sınanması gerekir. Kanun bunun için doğrudan bir araç öngörmüştür ve bu araç, uygulamada yeterince kullanılmaz.

CMK m.201/1. Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir; gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.

İkinci cümledeki ayrım önemlidir. Müdafi doğrudan soru yöneltebilirken, sanığın kendisi soruyu hâkim aracılığıyla yöneltir. Bu nedenle müdafi bulunmayan bir duruşmada beyanı sınama imkânı fiilen daralır. Aleyhe beyanda bulunan kişinin dinleneceği celsede müdafinin hazır bulunması, bu maddenin sağladığı imkânın kullanılabilmesi bakımından belirleyicidir.

Kanun, tanık dinlemeyi iki aşamalı kurgulamıştır. Öğretide belirtildiği üzere ilk aşamada tanık, olay hakkında bildiklerini sözü kesilmeden anlatır. İkinci aşamada ise ilk aşamada anlattıklarının doğruluğunun tespit edilmesi ve varsa anlatmadıklarının ortaya çıkarılması için sorular sorulur. Dolayısıyla soru yöneltme, anlatımı bölmek için değil anlatımı sınamak için tanınmış bir haktır ve serbest anlatım bittikten sonra kullanılır.

Hangi sorular sorulmalı?

Soru yöneltme hakkı, beyanın iç tutarlılığını ve dış doğrulanabilirliğini sınamaya yarar. "Ondan aldım" biçimindeki bir beyan bakımından sorular şu eksenlerde kurulabilir.

Beyanı Sınama Eksenleri

EksenSorulacak hususlar
Zaman ve yerHangi tarih ve saatte, tam olarak nerede; o yere nasıl gidildiği ve kaç kez gidildiği
TanışıklıkKişiyi nereden ve ne zamandan beri tanıdığı; nasıl tanıştıkları; aralarında başka bir ilişki bulunup bulunmadığı
İletişimNasıl irtibat kurulduğu; hangi numaradan, hangi uygulamadan; bu iletişimin dosyadaki kayıtlarla örtüşüp örtüşmediği
ÖdemeBedelin ne olduğu, nasıl ödendiği; nakit ise nereden temin edildiği
Beyanın oluşumuİlk beyanın hangi koşullarda verildiği; ismin nasıl gündeme geldiği; kendisine soru sorulup sorulmadığı
MenfaatBeyanı sırasında kendi dosyası bakımından hangi aşamada bulunduğu

Üçüncü satır, beyanın dosyadaki diğer verilerle karşılaştırılmasını sağlar. Beyan sahibinin anlattığı iletişim biçimi ile dosyadaki iletişim kayıtları arasındaki uyum veya uyumsuzluk, beyanın doğrulanması bakımından somut bir ölçüttür. Aynı şekilde birinci satırdaki zaman ve yer bilgileri, varsa baz istasyonu verileri veya kamera kayıtlarıyla karşılaştırılabilir. Bu nedenle sorular yalnızca beyanın içine değil, beyan ile dosyanın geri kalanı arasındaki ilişkiye de yönelmelidir.

Altıncı satır, yazının yukarıdaki bölümünde ele alınan konum tartışmasını duruşmaya taşır. Beyan sahibinin kendi dosyası bakımından hangi aşamada olduğu ve beyanın o aşamayla ilişkisi, ancak soru yöneltilerek tutanağa geçirilebilir. Dosyadan çıkarılan bir çıkarım ile tanığın kendi beyanı arasındaki fark, kanun yolu aşamasında da değer taşır.

Yargıtay: belirleyici tanık huzurda dinlenmelidir

Kararlarda doğrudan doğruyalık ilkesi vurgulanmaktadır. Özellikle belirleyici nitelikte olan ve hükme esas alınan bir tanığın, sorgulama ve soru sorma hakkı tanınarak mahkeme huzurunda bizzat ya da SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerektiği; bu durumun gözetilmemesi bozma sebebi sayılmaktadır. "Ondan aldım" beyanının dosyadaki tek veya belirleyici delil olduğu hâllerde bu tespit doğrudan uygulanabilir: beyan sahibinin yalnızca talimat yoluyla veya soruşturma aşamasındaki ifadesiyle yetinilmesi, bu ilke bakımından tartışılabilir.

Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için talep edilmesi gerekir; kararlarda bu nokta özellikle belirtilmiştir. Bir kararda; sanığın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiği, sanık ve müdafi tarafından talimatla beyanı alınan aleyhe tanık bakımından yargılama aşamasında yüzleştirme veya soru sorma hakkını kullanmak istediklerine dair taleplerinin bulunmadığı gerekçesiyle, sonradan bu yönde ileri sürülen temyiz nedeni yerinde görülmemiştir. Yani hak kendiliğinden işlemez; o aşamada ve tutanağa geçirilerek talep edilmelidir.

Aleyhe Beyan Bakımından Yapılacaklar

AdımNeden gerekli
Beyan sahibinin duruşmada dinlenmesini talep etmekDoğrudan doğruyalık ilkesinin gereği
Talebin tutanağa geçirilmesini istemekHakkın kullanılmak istendiğinin dosyadan anlaşılması
Soru sorma ve yüzleştirme talebini ayrıca belirtmekKararlarda bu iki talebin ayrı ayrı arandığı görülmektedir
Müdafinin o celsede hazır bulunmasıDoğrudan soru yöneltme imkânı müdafiye tanınmıştır
Reddedilen soruların kayda geçirilmesiİtiraz üzerine verilen kararın denetlenebilmesi

Beşinci satır çoğu zaman atlanır. Yöneltilen bir soruya itiraz edilir ve mahkeme başkanı sorunun yöneltilmemesine karar verirse, sorulmak istenen sorunun ne olduğu tutanağa geçirilmelidir. Aksi hâlde hangi hususun aydınlatılamadığı sonradan anlaşılamaz. Aynı şekilde, sorulan soruya verilen cevabın önceki beyanla çeliştiği hâllerde bu çelişkinin de zapta geçirtilmesi gerekir; yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan beyandan dönme tartışması ancak bu kayıtlar üzerinden yürütülebilir.

Son olarak bir hatırlatma: Kanun, tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak kendisine bilgi verilmesini ve hazır olan sanığın tanığa gösterilmesini öngörmüştür. Bu, teşhis işleminden farklı bir usuldür ve yazının yukarıdaki bölümünde ele alınan teşhis denetimiyle karıştırılmamalıdır. Duruşmada sanığın gösterilmesi tanıma amacına değil, tanığın kim hakkında beyanda bulunduğunun belirlenmesine yöneliktir.

Bu bölümün özeti şudur. Aleyhe beyanın delil değerine ilişkin itiraz, yalnızca yazılı savunmada dile getirilen bir değerlendirme olarak kalmamalıdır. Kanun, beyanı duruşmada sınamak için somut bir araç tanımıştır ve yargı kararları bu aracın kullanılmak istendiğinin dosyadan anlaşılmasını aramaktadır. Bu nedenle sıralama şöyle olmalıdır: beyan sahibinin duruşmada dinlenmesini talep etmek, talebi ve soru sorma ile yüzleştirme isteğini tutanağa geçirtmek, sorulan ve reddedilen soruları kayda aldırmak, ortaya çıkan çelişkileri esas hakkındaki beyanda buna dayanarak değerlendirmek.

Savunmada İzlenecek Yol

AdımNe yapılır?
Dosyayı bütün olarak isteyinBeyan tutanağının tamamını ve eklerini inceletin
Beyan sahibinin dosyasını sorgulayınKendi hakkındaki işlemin durumunu öğrenin
Tanık olarak dinlenmesini isteyinDuruşmada çapraz sorgu imkânı doğar
Temas yokluğunu gösterinİletişim kayıtlarında bağlantı bulunmadığını ortaya koyun
Saflık karşılaştırması talep edinKriminal raporlar arasında karşılaştırma isteyin
Beraat talebini gerekçelendirinCMK m.223/2-e ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanın

Tanığın duruşmada dinlenmesi kritik önemdedir: yalnızca kolluk tutanağındaki beyanla yetinilmesi, savunma hakkının kullanılmasını engeller.

Savunma haklarının bütünü için şüpheli ve sanığın hakları, karar türleri için beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK m.223) rehberlerimize bakabilirsiniz.

Diğer Delil Tartışmaları

Dosyada dinleme kaydı da varsa, bunun ayrı bir denetimi vardır; İletişimin Denetlenmesi (CMK m.135) rehberimize bakabilirsiniz.

Kolluğun sınırı aştığı iddiası varsa Gizli Soruşturmacı ile Ajan Provokatör Sınırı, adres veya hattınızın başkalarınca kullanıldığını düşünüyorsanız Adresim ve Kimliğim Uyuşturucu İşinde Kullanıldı rehberlerimiz yol gösterir.

Yargılamanın genel işleyişi için Uyuşturucu Madde Suçlarında Yargılama ve Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188) rehberlerimize bakabilirsiniz.

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Müdafi ile görüşün — Beyanın içeriğini ve dosyanın bütününü birlikte inceleyin.
  2. Beyan tutanağını isteyin — Kim, ne zaman, hangi koşullarda beyanda bulunmuş.
  3. Destekleyici delili sorgulayın — Beyan dışında somut bir bulgu var mı.
  4. Temas kayıtlarını inceletin — Aranızda iletişim bulunup bulunmadığını gösterin.
  5. Saflık karşılaştırması isteyin — Kriminal raporlar arasında oran karşılaştırması talep edin.
  6. Tanığın dinlenmesini talep edin — Duruşmada soru sorma imkânını kullanın.
  7. Teşhis usulünü denetletin — Fotoğraf teşhisinin nasıl yapıldığını sorgulayın.
  8. Beraat talebinizi kurun — Delil yetersizliğini açıkça ileri sürün.

Dosyanızdaki artırım sebeplerini birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Yeni rehberler

Ceza sorumluluğu ve indirimler

Soruşturma ve savunma

Tedavi ve bağımlılık

Sıkça Sorulan Sorular

Sadece birinin beyanıyla ceza alır mıyım?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre tanık beyanları somut delillerle desteklenmedikçe ticaret suçundan mahkûmiyet kurulamaz. Soyut beyan dışında delil bulunmaması hâlinde mahkûmiyet hukuka aykırıdır.

Beyan sahibi sonradan dönerse ne olur?

Yargıtay kararlarına konu olaylarda, soruşturmada verilen beyandan kovuşturmada dönülmesi ve başka delil bulunmaması hâlinde yalnızca bu beyana dayalı mahkûmiyetin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Delil yetersizse hangi karar verilir?

Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde CMK m.223/2-e uyarınca beraat kararı verilir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerlidir.

Beyan sahibinin kendi dosyası önemli mi?

Evet. Beyanda bulunan kişi çoğu zaman kendisi de şüphelidir; kendi durumunu hafifletme saikiyle beyanda bulunma ihtimali değerlendirmede gözetilmesi gereken bir unsurdur.

Hangi deliller beyanı destekler?

Ele geçirilen madde ve miktarı, saflık oranı eşleştirmesi, iletişim kayıtları, fiziki takip tutanağı, para akışı ile hassas terazi ve paketleme malzemesi gibi satışa hazırlık bulguları değerlendirilir.

Saflık oranı karşılaştırması ne işe yarar?

Beyan sahibinden ele geçen madde ile sizden ele geçen aynı türevdeki maddenin kriminal raporlardaki saflık oranları karşılaştırılabilir. Oranların farklı olması maddelerin aynı kaynaktan gelmediği yönünde argüman oluşturur.

Terazideki kalıntı yeterli delil mi?

Yargıtay, ele geçirilen deliller arasında yalnızca hassas terazi üzerinde madde kalıntısı bulunmasının satış yapıldığını kabul etmek için tek başına yeterli, kesin ve inandırıcı delil oluşturmayacağına hükmetmiştir.

HTS kayıtları tek başına yeter mi?

Yerleşik uygulamada yalnızca kolluk tutanakları veya tek başına HTS kayıtları mahkûmiyet için yeterli görülmemektedir.

Kendi ikrarım tek başına yeterli mi?

Hayır. Sanığın soyut ikrarının tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığı kabul edilmektedir; suçun somut ve kesin delillerle ispatı aranır.

Fotoğraf teşhisi nasıl denetlenir?

Teşhisin tek fotoğrafla mı yoksa benzer kişilerle birlikte mi yapıldığı, önceden eşkâl tarifi alınıp alınmadığı, yönlendirme bulunup bulunmadığı ve tutanağın eksiksizliği incelenir.

Beyan sahibinin duruşmada dinlenmesini isteyebilir miyim?

Evet ve bu talep önemlidir. Yalnızca kolluk tutanağındaki beyanla yetinilmesi, duruşmada soru sorma imkânını ortadan kaldırır.

Evimde madde bulunması ticaret sayılır mı?

Yargıtay, maddenin evde ele geçirilmiş olmasını tek başına ticaret suçu için yeterli saymamıştır. Miktarın kullanım sınırlarında olması ve satışa hazırlık bulgusu bulunmaması hâlinde eylemin kullanmak için bulundurma olarak değerlendirilmesi gerekir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk