Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez. Bu kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1). Güvenlik tedbiri, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavidir (m.57/1). Yönlendirme yeteneği bu derecede olmamakla birlikte azalmışsa ceza indirilir. Ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi beş yıl, müebbet yerine yirmi yıl verilir; diğer cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanundan sonra bu kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine de hükmolunur (m.32/2). Aynı Kanunla, ceza verilmeyen akıl hastaları için kurumda en az kalma süreleri getirilmiştir: ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet gerektiren suçlarda bir yıl, üst sınırı on yılı aşan suçlarda altı ay (m.57/2). Akıl sağlığı tartışmalıysa, uzman hekimin önerisiyle kişi en çok üç hafta, ek sürelerle toplam üç ayı geçmemek üzere resmi bir sağlık kurumunda gözlem altına alınabilir (CMK m.74).
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Dosyanızda akıl sağlığı değerlendirmesi mi gündemde?
Rapor sürecini ve savunmayı birlikte planlayalım: Hukukçular Evi Ankara.
⚡ Net Cevap: Tam yoksunluk (m.32/1): algılayamama veya yönlendirme yeteneğinde önemli azalma; ceza yok, güvenlik tedbiri var; CMK m.223/3-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı. Kısmi yoksunluk (m.32/2): ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl, diğerlerinde en çok 1/6 indirim; 7571 sonrası ayrıca güvenlik tedbiri. Güvenlik tedbiri: yüksek güvenlikli sağlık kurumu (m.57/1); serbest bırakma sağlık kurulu raporu ve infaz hâkimi kararıyla (m.57/2). Asgari süre (7571): ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçlarında 1 yıl, üst sınırı 10 yılı aşan suçlarda 6 ay. Gözlem (CMK m.74): kuvvetli şüphe, uzman hekim önerisi, savcı ve müdafi dinlenir; 3 hafta, toplam en çok 3 ay; itiraz kararı durdurur. Alkol ve uyuşturucu: iradi alınmışsa sorumluluk kalkmaz (TCK m.34/2). İnfaz sırasında akıl hastalığı: infaz geri bırakılır, kurumda geçen süre cezadan sayılır (5275 m.16/1). Müdafi: kendini savunamayacak derecede malul ise zorunlu (CMK m.150/2).
TCK m.32/1: Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.
Kusur Yeteneği: Üç Farklı Sonuç
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamama | Ceza verilmez; güvenlik tedbiri | TCK m.32/1 |
| Davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma | Ceza verilmez; güvenlik tedbiri | TCK m.32/1 |
| Yönlendirme yeteneğinde (önemli derecede olmayan) azalma | Ceza indirimi ve ayrıca güvenlik tedbiri | TCK m.32/2 (7571) |
| Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçta kısmi azalma | 25 yıl hapis | TCK m.32/2 |
| Müebbet gerektiren suçta kısmi azalma | 20 yıl hapis | TCK m.32/2 |
| Diğer suçlarda kısmi azalma | En çok 1/6 indirim | TCK m.32/2 |
| Yetenek etkilenmemiş | Tam sorumluluk | Genel hükümler |
Kanun iki ayrı yeteneği ölçüt alır: fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği ile davranışlarını yönlendirme yeteneği. Algılama yeteneği hiç yoksa veya yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmışsa kişiye ceza verilmez. Mahkeme bu durumda kusurun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir (CMK m.223/3-a) ve güvenlik tedbirine hükmeder. Güvenlik tedbirine hükmedilmesi de bir hüküm türüdür (m.223/1). Bu kişiye yargılama giderleri de yüklenebilir, çünkü kanun giderleri güvenlik tedbirine mahkûmiyet hâlinde de sanığa yükler (m.325/1). Yönlendirme yeteneği azalmış ama önemli derecede azalmamışsa kişi cezalandırılır, ancak cezası indirilir. Değerlendirmede belirleyici olan fiilin işlendiği andaki durumdur. Kişinin genel olarak bir akıl hastalığı tanısı taşıması tek başına yeterli değildir. Hastalığın somut fiille ilgili olarak algılama veya yönlendirme yeteneğini etkilemiş olması gerekir. CVYO kararı için beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı rehberine bakabilirsiniz.
Kusur Yeteneği Kavramı
Ceza hukukunda bir kişinin cezalandırılabilmesi için fiili işlemiş olması yetmez; o fiil nedeniyle kınanabilir olması da gerekir. Bunun ön şartı kusur yeteneğidir. Kusur yeteneği, kişinin yaptığının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilmesi ve buna göre davranışlarını yönlendirebilmesidir. TCK m.32 bu iki yeteneği ayrı ayrı ölçüt alır. Birincisi algılama yeteneğidir: kişi fiilinin hukuken yasak olduğunu ve doğuracağı sonuçları kavrayabiliyor mu? İkincisi yönlendirme yeteneğidir: kişi bunu kavrasa bile, hastalığı nedeniyle davranışlarını bu bilgiye göre kontrol edebiliyor mu? Bu yeteneklerden birinin kalkması ya da yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalması cezayı ortadan kaldırır. Yönlendirme yeteneğinin daha hafif derecede azalması ise cezanın indirilmesine yol açar. Aynı mantık, yaş küçüklüğü (m.31), sağır ve dilsizlik (m.33) ile geçici nedenler (m.34) bakımından da geçerlidir.
Örnek Olaylar
| Olay | Değerlendirme |
|---|---|
| Şizofreni tanılı kişi, olay sırasında aktif sanrı etkisinde saldırıyor; rapor algılama yeteneğinin olmadığını belirtiyor | TCK m.32/1: ceza verilmez, güvenlik tedbiri; ağır suçta 7571 asgari süreleri |
| Bipolar bozukluk tanılı kişi, raporda yönlendirme yeteneğinin azaldığı ama önemli derecede olmadığı belirtiliyor | TCK m.32/2: indirimli ceza ve ayrıca güvenlik tedbiri |
| Tanısı var ama olay anında remisyonda (belirtisiz dönemde) | Yetenek etkilenmemişse tam sorumluluk |
| Kendi isteğiyle aşırı alkol alıp kavga eden kişi | TCK m.34/2: sorumluluk kalkmaz |
| İçeceğine habersizce madde katılan ve bilinci bulanan kişi | TCK m.34/1: yetenek kalkmışsa ceza verilmez |
| Mahkûmiyet sonrası cezaevinde ağır psikiyatrik hastalık gelişen hükümlü | 5275 m.16/1: infaz geri bırakılır, sağlık kurumunda geçen süre cezadan sayılır |
Örnekler, tanının kendisinden çok fiil anındaki etkisinin belirleyici olduğunu gösterir. Aynı tanıya sahip iki kişiden biri olay anında aktif belirti döneminde, diğeri belirtisiz dönemde olabilir. Bu nedenle raporun, tanının yanında olay anındaki klinik tabloyu da değerlendirmesi gerekir. Olay öncesi ve sonrasındaki tedavi kayıtları, ilaç kullanımı ve tanık anlatımları bu değerlendirmenin temel verileridir.
7571 Sayılı Kanunla Gelen Değişiklikler
| Hüküm | Değişiklik |
|---|---|
| TCK m.32/2 son cümle | Kısmi kusur yeteneğinde ceza indirilmesinin yanında “ayrıca” akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur |
| TCK m.57/2 ek cümle | m.32/1 kapsamında tedbir uygulananlar için kurumda asgari süre: ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçlarında 1 yıl; üst sınırı 10 yılı aşan suçlarda 6 ay |
| TCK m.57/6 | Yürürlükten kaldırıldı |
Eski metnimizde kısmi kusur yeteneğinde “mahkûm olunan cezanın, süresi aynı olmak koşuluyla güvenlik tedbiri olarak uygulanabileceği” ve bunun “cezanın ceza infaz kurumu yerine sağlık kurumunda infazı” anlamına geldiği belirtiliyordu. Bu imkân, m.32/2’nin 7571 sayılı Kanundan önceki son cümlesine dayanıyordu. Yürürlükteki metinde son cümle “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindedir. Yani artık cezanın tedbire dönüştürülmesi değil, indirilmiş ceza ile birlikte ayrıca güvenlik tedbirine hükmedilmesi söz konusudur. Ayrıca m.32/1 kapsamında ceza verilmeyen ve güvenlik tedbirine tabi tutulan kişiler için kanun, sağlık kurulunun tehlikeliliğin ortadan kalktığına ilişkin raporundan bağımsız olarak, kurumda geçirilecek asgari süreler öngörmüştür. Değişikliklerin suç tarihine göre uygulanmasında failin lehine olan kanunun uygulanması ilkesi (TCK m.7/2) gözetilmelidir.
Yakınınız hakkında güvenlik tedbiri mi verildi?
Tedbirin sona erdirilmesi ve infaz hâkimliği süreçlerini birlikte takip edelim: 0554 648 37 15
Soruşturma Aşamasında Akıl Sağlığı
Şüphelinin akıl hastası olduğu soruşturma aşamasında anlaşılsa bile, dosya çoğu zaman mahkemeye gider. Kanun, Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebileceği özel hâlleri CMK m.171/1’de etkin pişmanlık ve şahsi cezasızlık sebepleri olarak saymıştır. Akıl hastalığı bu hâller arasında değildir. Ayrıca güvenlik tedbirine hükmedilmesi, kanunda sayılan hüküm türlerinden biridir (CMK m.223/1). Tedbire ancak mahkeme hükmedebilir. Bu nedenle akıl hastası olduğu ileri sürülen bir kişi hakkında da iddianame düzenlenir ve mahkeme, ceza verilmesine yer olmadığına karar verirken güvenlik tedbirini de belirler. Soruşturma aşamasında yapılacak en önemli işlem, gerekirse sulh ceza hâkiminden gözlem kararı alınması ve olay anına yakın tıbbi verilerin kayıt altına alınmasıdır (CMK m.74/1).
Güvenlik Tedbiri ile Ceza Arasındaki Fark
Güvenlik tedbiri ceza değildir. Ceza, kusurlu bir fiile karşılık olarak verilen ve süresi hükümde belirlenen bir yaptırımdır. Güvenlik tedbiri ise kişinin tehlikeliliğine karşı toplumu korumayı ve kişiyi tedavi etmeyi amaçlar. Bu nedenle süresi baştan belirlenmez; tehlikelilik devam ettikçe sürer. Tedbirin sona ermesi, sağlık kurulunun tehlikeliliğin ortadan kalktığına veya önemli ölçüde azaldığına ilişkin raporuna ve infaz hâkiminin kararına bağlıdır (TCK m.57/2). 7571 sayılı Kanunla getirilen asgari süreler, bu yapıya bir alt sınır eklemiştir. Ağır suçlarda sağlık kurulu erken bir iyileşme raporu verse bile kişi, kanunda öngörülen asgari süreden önce serbest bırakılamaz. Bu fark, özellikle mağdur yakınlarının “ceza almadı, serbest kalacak” endişesine karşı kanunun verdiği cevaptır.
Güvenlik Tedbirinin Uygulanması ve Sona Ermesi (TCK m.57)
| Aşama | Kural | Fıkra |
|---|---|---|
| Yer | Yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi | m.57/1 |
| Serbest bırakma | Kurum sağlık kurulunun tehlikeliliğin kalktığı veya önemli ölçüde azaldığına ilişkin raporu üzerine infaz hâkimi kararıyla | m.57/2 |
| Asgari süre (7571) | m.32/1 kapsamında: ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçlarında 1 yıl, üst sınırı 10 yılı aşan suçlarda 6 ay | m.57/2 |
| Tıbbi kontrol ve takip | Raporda gerekip gerekmediği, süre ve aralıkları belirtilir | m.57/3 |
| Takibin yapılması | Cumhuriyet savcılığınca yetkili sağlık kuruluşuna gönderilmeyle | m.57/4 |
| Tehlikeliliğin artması | İnfaz hâkimliğince yeniden güvenlik tedbirine hükmedilir | m.57/5 |
| Bağımlılar | Bağımlılara özgü sağlık kuruluşunda tedavi; kurtulana kadar; rapor ve infaz hâkimi kararıyla serbest bırakma | m.57/7 |
Güvenlik tedbirinin süresi, bir ceza gibi baştan belirlenmez. Tedbir, kişinin toplum açısından tehlikeliliği ortadan kalkıncaya veya önemli ölçüde azalıncaya kadar sürer. Bu değerlendirme kurumun sağlık kurulu raporuna dayanır ve serbest bırakma kararını infaz hâkimi verir (m.57/2). 7328 sayılı Kanunla bu yetki mahkemeden infaz hâkimine devredilmiştir. Serbest bırakılan kişinin tıbbi kontrol ve takibi gerekiyorsa, raporda bunun süre ve aralıkları gösterilir. Takip sırasında tehlikeliliğin arttığı anlaşılırsa infaz hâkimliğince yeniden tedbire hükmedilir (m.57/3-5). Ailenin veya vasinin, kurumdaki tedavinin seyrini ve sağlık kurulu raporlarını takip etmesi, serbest bırakma talebinin zamanında yapılabilmesi için önemlidir. Kısıtlama ve vesayet için vasi atanması ve kısıtlama rehberine bakabilirsiniz.
Gözlem Altına Alınma (CMK m.74)
CMK m.74/1: Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için; uzman hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir.
| Konu | Kural | Fıkra |
|---|---|---|
| Ön şart | Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüphe | m.74/1 |
| Öneri | Uzman hekimin önerisi | m.74/1 |
| Dinlenecekler | Cumhuriyet savcısı ve müdafi | m.74/1 |
| Yer | Resmi bir sağlık kurumu | m.74/1 |
| Karar mercii | Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme | m.74/1 |
| Müdafi yoksa | Baro tarafından görevlendirilir | m.74/2 |
| Süre | 3 hafta; kurum istemiyle her seferinde 3 haftayı geçmeyen ek süreler; toplam en çok 3 ay | m.74/3 |
| İtiraz | Karara itiraz edilebilir; itiraz kararın yerine getirilmesini durdurur | m.74/4 |
| Durma kararı gereken hâller | Aynı hükümler uygulanır | m.74/5 |
Gözlem altına alınma, kişinin özgürlüğünü kısıtlayan bir koruma tedbiridir. Bu nedenle kanun sıkı şartlar koymuştur. Kararın uzman hekimin önerisine dayanması ve savcı ile müdafiin dinlenmesi zorunludur. Müdafi yoksa baro tarafından görevlendirilir. Gözlem kararına itiraz edilmesi, diğer birçok koruma tedbirinden farklı olarak kararın yerine getirilmesini durdurur (m.74/4). Bu kural, gerekli olmayan bir gözlemin itiraz incelenmeden uygulanmasını önler. Gözlemin amacı üç sorunun cevaplanmasıdır: kişi akıl hastası mıdır, ne zamandan beri hastadır ve hastalık davranışlarını nasıl etkilemektedir? Bu nedenle gözlem sonucunda düzenlenen raporun, fiilin işlendiği tarihteki durumu açıkça değerlendirmesi gerekir.
Rapor Süreci ve Rapora İtiraz
Akıl sağlığına ilişkin değerlendirme, yargılamada bilirkişi raporu niteliğindedir. Bilirkişi, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (CMK m.67/3). Rapor, kişinin algılama ve yönlendirme yeteneğine ilişkin tıbbi tespitleri içerir. Bu tespitlerin m.32/1 mi yoksa m.32/2 kapsamında mı kaldığına ise mahkeme karar verir. Bilirkişi incelemesi tamamlandığında taraflara, yeni bir inceleme yapılmasını veya itirazlarını bildirmeyi isteyebilmeleri için süre verilir (m.67/5). Taraflar olayla veya raporla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa da alabilir (m.67/6). Raporun denetlenmesinde şu sorular önemlidir: rapor fiilin işlendiği andaki durumu değerlendiriyor mu, hangi tıbbi belgeler incelenmiş, kişi yüz yüze muayene edilmiş mi ve algılama ile yönlendirme yetenekleri ayrı ayrı ele alınmış mı? Eksik veya yöntemsiz bir rapora karşı ek rapor veya başka bir kuruldan inceleme istenebilir. Delil değerlendirmesinin genel esasları için delillerin değerlendirilmesi rehberine bakabilirsiniz.
Alkol, Uyuşturucu ve Geçici Nedenler (TCK m.34)
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Geçici bir neden (ör. ağır ateşli hastalık) nedeniyle algılama veya yönlendirme yeteneğinin kalkması | Ceza verilmez | TCK m.34/1 |
| İrade dışı alınan alkol veya uyuşturucu etkisi | Ceza verilmez | TCK m.34/1 |
| İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu etkisi | Sorumluluk kalkmaz | TCK m.34/2 |
| Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı | Bağımlılara özgü sağlık kuruluşunda tedavi tedbiri | TCK m.57/7 |
Kişinin kendi iradesiyle aldığı alkol veya uyuşturucu maddenin etkisinde suç işlemesi ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (TCK m.34/2). “Sarhoştum, ne yaptığımı bilmiyordum” savunmasının bu nedenle cezasızlık sonucu doğurmaz. Buna karşılık kişinin bilgisi ve iradesi dışında, örneğin içeceğine gizlice madde katılması sonucu etkilenmesi farklı değerlendirilir. Bu durumda algılama veya yönlendirme yeteneği ortadan kalkmışsa ya da önemli derecede azalmışsa ceza verilmez (m.34/1). İrade dışılığın ispatı için olayın hemen ardından alınan kan ve idrar tahlilleri ile tanık beyanları önem taşır. Bağımlı kişiler hakkında ise ayrıca tedavi tedbirine hükmedilebilir (m.57/7). Ayrıntılar için uyuşturucu etkisinde suç işleme rehberine bakabilirsiniz.
Yargılama veya İnfaz Sırasında Ortaya Çıkan Akıl Hastalığı
Ceza sorumluluğu bakımından belirleyici olan fiil anıdır. Fiilden sonra ortaya çıkan bir akıl hastalığı sorumluluğu ortadan kaldırmaz, ancak yargılamanın ve infazın yürütülmesini etkiler. Yargılama sırasında sanığın savunmasını yapamayacak duruma gelmesi hâlinde durma kararı gündeme gelebilir. CMK m.74’teki gözlem hükümleri, m.223/8 uyarınca yargılamanın durması kararı verilmesi gereken hâllerde de uygulanır (m.74/5). Akıl hastalığı hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkarsa, hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü iyileşinceye kadar TCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır (5275 s.K. m.16/1). Geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen veya belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca verilir (m.16/3). İnfazın ertelenmesi için hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması rehberine bakabilirsiniz.
Zorunlu Müdafilik ve Sağır-Dilsizler
Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık kendisini savunamayacak derecede malul ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Akıl sağlığı tartışmalı olan kişiler bakımından bu güvence, savunmanın etkin yapılabilmesi için vazgeçilmezdir. Gözlem altına alınma kararı öncesinde de müdafiin dinlenmesi zorunludur (m.74/1-2). Sağır ve dilsizlerin ceza sorumluluğu ise ayrı bir hükümle düzenlenmiştir. TCK m.33, çocuklara ilişkin yaş gruplarını sağır ve dilsizler için daha yüksek yaş sınırlarıyla uygular. Örneğin on iki yaşını doldurmamış çocuklara ilişkin hükümler, on beş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında uygulanır. Çocukların ceza sorumluluğu için çocukların ceza sorumluluğu, zorunlu müdafilik için zorunlu müdafilik rehberlerine bakabilirsiniz.
Kısmi Yoksunlukta Ceza Nasıl Hesaplanır?
Yönlendirme yeteneği azalmış ama önemli derecede azalmamış kişi bakımından kanun iki farklı yöntem öngörür. Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçta yirmi beş yıl, müebbet hapis gerektiren suçta yirmi yıl hapis verilir. Diğer suçlarda ise ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir (TCK m.32/2). Bu indirim “indirilebilir” şeklinde düzenlendiğinden hâkimin takdirindedir ve üst sınırı altıda birdir. Örneğin temel cezası altı yıl olarak belirlenen bir suçta indirim en fazla bir yıl olabilir. 7571 sayılı Kanundan sonra indirilmiş cezanın yanında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine de hükmolunur. Bu nedenle kısmi yoksunluk hâlinde kişi hem cezanın infazına hem de tedbirin uygulanmasına tabi olur. İnfaz ve tedbirin birbirine etkisi, infaz aşamasında ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile ve Yakınlar Ne Yapmalı?
- Tıbbi geçmişi belgeleyin: Tanı, tedavi, hastane yatışları ve ilaç kullanımına ilişkin bütün kayıtları toplayın.
- Olay öncesi ve sonrası davranışları not edin: Tanık olabilecek kişilerin bilgilerini kaydedin.
- Müdafi olduğundan emin olun: Kendini savunamayacak durumdaki kişi için müdafi zorunludur.
- Rapor sürecini takip edin: Raporun olay anını değerlendirip değerlendirmediğini kontrol edin.
- Tedbir sonrası süreci izleyin: Kurumdaki tedavinin seyri ve sağlık kurulu raporlarıyla serbest bırakma imkânını takip edin.
- Vesayet ihtiyacını değerlendirin: Kişinin hukuki işlemleri için kısıtlama ve vasi atanması gerekebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Tanıyı yeterli sanmak: Belirleyici olan fiil anındaki algılama ve yönlendirme yeteneğidir.
- Tıbbi kayıtları sunmamak: Rapor yalnızca muayene anına dayanırsa olay anı değerlendirilemez.
- Sarhoşluğu savunma sanmak: İradi alınan alkol ve uyuşturucu sorumluluğu kaldırmaz.
- Gözlem kararına itiraz etmemek: İtiraz, gözlemin uygulanmasını durdurur.
- 7571 değişikliğini gözden kaçırmak: Kısmi yoksunlukta ceza ile birlikte ayrıca tedbir uygulanır.
- Tedbiri süresiz sanmak: Tehlikelilik azaldığında infaz hâkiminden serbest bırakma istenebilir; asgari süreler saklıdır.
Hastanede saldırı ve hastanenin sorumluluğu: Saldırı psikiyatri servisinde gerçekleşmişse, saldıran hastanın cezalandırılamaması mağdurun hastaneye karşı başvurusunu engellemez. Sağlıkta Kalite Standartları, saldırganlık riskinin değerlendirilmesini, oda düzeninin buna göre belirlenmesini ve hastaların sürekli gözetim altında tutulmasını ister (SPS02, SPS04). Ayrıntılar için psikiyatri servisinde hasta güvenliği rehberimize bakabilirsiniz.
Mağdur Açısından: Ceza Verilmemesi Tazminatı Engellemez
Failin akıl hastalığı nedeniyle cezalandırılmaması, mağdur ve yakınları açısından çoğu zaman adaletsizlik duygusu yaratır. Oysa güvenlik tedbiri, failin toplum açısından tehlikeliliği sürdükçe yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tutulmasını sağlar. 7571 sayılı Kanunla ağır suçlarda kurumda kalma için asgari süreler de öngörülmüştür (TCK m.57/2). Mağdurun hukuki talepleri de ortadan kalkmaz. Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zarardan dolayı hâkim, hakkaniyet gerektiriyorsa zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir (TBK m.65). Bu hüküm, akıl hastası failin malvarlığı bulunduğu durumlarda mağdura tazminat imkânı sağlar. Ayrıca failin gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerin sorumluluğu da koşullarına göre değerlendirilebilir. Mağdurun katılan olarak, rapora itiraz etme ve yeni bir inceleme isteme hakkı da vardır.
Savunma ve Mağdur Vekili İçin Kontrol Listesi
- Fiil anına odaklanın: Raporun olay tarihindeki durumu değerlendirip değerlendirmediğini kontrol edin.
- Tıbbi geçmişi toplayın: Önceki tedavi kayıtları, reçeteler ve hastane yatışları raporun sağlıklı hazırlanması için önemlidir.
- İki yeteneği ayrı sorun: Algılama ve yönlendirme yeteneğinin ayrı ayrı değerlendirilmesini isteyin.
- Gözlem şartlarını denetleyin: Uzman önerisi, savcı ve müdafiin dinlenmesi ve süre sınırları.
- İtiraz ve mütalaa yollarını kullanın: Ek rapor, yeni kurul incelemesi veya bilimsel mütalaa.
- 7571 sonrası sonuçları hesaplayın: Kısmi yoksunlukta indirim ile ayrıca tedbir; tam yoksunlukta asgari kurum süresi.
⚠️ Akıl hastalığı tanısı tek başına yeterli değildir: Kişinin bir psikiyatrik tanısı olması, cezai sorumluluğunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hastalığın somut fiil sırasında algılama veya yönlendirme yeteneğini ortadan kaldırmış ya da önemli derecede azaltmış olması gerekir. Bu nedenle rapor talebinde ve rapora itirazda, fiilin işlendiği ana ilişkin tıbbi ve olgusal verilerin mahkemeye sunulması önemlidir.
Akıl sağlığı raporu, gözlem altına alınma, güvenlik tedbiri ve infaz hâkimliği süreçleri için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Akıl Sağlığı Raporuna İtiraz ve Yeniden İnceleme Talebi Dilekçesi Örneği
Sık Sorulan Sorular
Akıl hastasına ceza verilir mi?
Fiil anında algılama yeteneği yoksa veya yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmışsa ceza verilmez; güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1).
Kısmi akıl hastalığında ne olur?
Ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl, diğerlerinde en çok 1/6 indirim; 7571 sonrası ayrıca güvenlik tedbiri (TCK m.32/2).
7571 sayılı Kanun neyi değiştirdi?
Kısmi yoksunlukta ceza yanında ayrıca tedbir uygulanır; tam yoksunlukta kurumda asgari süreler getirildi (TCK m.32/2, 57/2).
Güvenlik tedbiri ne kadar sürer?
Tehlikelilik kalkana veya önemli ölçüde azalana kadar; ağır suçlarda 7571 ile asgari 1 yıl veya 6 ay (TCK m.57/2).
Tedbiri kim sona erdirir?
Kurum sağlık kurulu raporu üzerine infaz hâkimi (TCK m.57/2).
Gözlem altına alınma nedir?
Akıl sağlığının saptanması için resmi sağlık kurumunda en çok 3 hafta, ek sürelerle toplam 3 ay gözlem (CMK m.74).
Gözlem kararına itiraz edebilir miyim?
Evet; itiraz kararın yerine getirilmesini durdurur (CMK m.74/4).
Gözlem için hangi şartlar gerekir?
Kuvvetli şüphe, uzman hekim önerisi ve savcı ile müdafiin dinlenmesi (CMK m.74/1).
Sarhoşken işlenen suçta ceza verilir mi?
İradi alınan alkol veya uyuşturucu sorumluluğu kaldırmaz (TCK m.34/2).
Gizlice uyuşturucu verilmişse?
İrade dışı alınan madde nedeniyle algılama veya yönlendirme yeteneği kalkmışsa ceza verilmez (TCK m.34/1).
Yargılama sırasında akıl hastası olursa?
Sorumluluk fiil anına göre belirlenir; yargılamanın yürütülmesi ve durma kararı ayrıca değerlendirilir (CMK m.74/5).
Cezaevindeyken akıl hastalığı ortaya çıkarsa?
İnfaz geri bırakılır; sağlık kurumunda geçen süre cezadan sayılır (5275 m.16/1).
Ceza verilmeyen kişi yargılama gideri öder mi?
Güvenlik tedbirine hükmedilmişse giderler yüklenebilir (CMK m.325/1).
Akıl sağlığı raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Yeni inceleme veya itiraz isteminde bulunulabilir, bilimsel mütalaa alınabilir (CMK m.67/5-6).
Rapor hangi kurumdan alınır?
Yargılamada bilirkişi olarak yetkili sağlık kurulları; infazın geri bırakılmasında Adli Tıp Kurumu veya onaylı hastane kurulu raporu (5275 m.16/3).
Mağdur tazminat alabilir mi?
Evet. Hakkaniyet gerektiriyorsa ayırt etme gücü olmayan kişinin verdiği zarar giderilir (TBK m.65).
Akıl hastası sanık için avukat zorunlu mu?
Kendini savunamayacak derecede malul ise istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2).
Psikiyatrik tanım var, bu ceza almayacağım anlamına mı gelir?
Hayır. Hastalığın fiil anında algılama veya yönlendirme yeteneğini kaldırmış ya da önemli derecede azaltmış olması gerekir.
Kısmi yoksunlukta indirim zorunlu mu?
Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbette sabit ceza; diğerlerinde en çok 1/6 indirim hâkimin takdirindedir (TCK m.32/2).
Savcılık akıl hastalığı nedeniyle takipsizlik verebilir mi?
CMK m.171/1 akıl hastalığını saymaz; güvenlik tedbiri bir hüküm türü olduğundan mahkemece verilir (CMK m.223/1).
Alkol bağımlısı faile tedavi uygulanır mı?
Bağımlılara özgü sağlık kuruluşunda tedavi tedbirine hükmedilebilir (TCK m.57/7).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Beraat ve Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
- Uyuşturucu Etkisinde Suç İşleme (TCK 34)
- Çocukların Ceza Sorumluluğu
- Zorunlu Müdafilik
- Delillerin Değerlendirilmesi
- Hastalık Nedeniyle İnfazın Geri Bırakılması
- Yargılama Giderleri
- Tutukluluğa İtiraz ve Adli Kontrol
- Vasi Atanması ve Kısıtlama
- Cezaevinde Kötü Muamele İddiası
- Ceza Hukuku Rehberi
- Psikiyatri servisinde hasta güvenliği: intihar, kaçma, kısıtlama
Akıl sağlığı, ceza ehliyeti ve güvenlik tedbiri
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, 5275 ve TBK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Son Kullanma Tarihi Geçmiş İlaç Kutusu Değiştirilip Satılırsa Kim Sorumlu? TCK m.186–187, Dolandırıcılık (m.158/1-h), CMK m.128 El Koyma ve Hastanın Hakları (2026)
- ▸ Sahte Faturada İspat Yükü 2026: VUK 3/B’de Gerçek Mahiyet, İdarenin Somut Tespit Yükümlülüğü, Satıcı Raporunda Gerçek Kabul Edilen Faturalar, Mükellefin Delilleri, Gerçeğe En Yakın Matrah, İYUK 20 ve Danıştay Kararlarıyla Dilekçe Örnekleri
- ▸ Nitelikli Dolandırıcılık Yargıtay Kararları (2026): TCK m.158, 7571 ile Asliye Cezaya Geçiş, 7589 ile Gelen 158/4 İndirimi, Hile, Bilişim ve Banka, Hesap Kullandırma, Etkin Pişmanlık ve Tutuklama Üzerine 18 Karar
- ▸ HAGB Yargıtay Kararları (2026): CMK m.231, 7589 Sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi İptalleri, Zararın Giderilmesi, Denetim Süresi ve Tazminata Etkisi Üzerine 15 Karar
Bu konuda hukuki destek almak için


