İnfazın Ertelenmesi: Hastalık ve Doğum Halinde Cezanın Geri Bırakılması
28 Haziran 2026

İnfazın Ertelenmesi: Hastalık ve Doğum Halinde Cezanın Geri Bırakılması

Kesinleşmiş hapis cezası kural olarak hemen infaz edilir. Ancak ağır hastalık, akıl hastalığı, gebelik ve doğum gibi hâllerde kanun, infaza geçici olarak ara verilmesine imkân tanır. Erteleme cezayı ortadan kaldırmaz; sebep sona erdiğinde infaza devam edilir.

Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: 5275 sayılı Kanunun 16 ncı maddesindeki altı fıkra, 2023’te eklenen 16/A maddesi, hükümlünün istemiyle erteleme (m.17), rapor usulü, yükümlülükler ve karara karşı başvuru yolu.

1) Akıl Hastalığı (5275 m.16/1)

Maddenin ilk fıkrası mutlak bir kural koyar: akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu’nun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır.

Fıkranın en önemli cümlesi çoğu metinde atlanır: sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Yani bu erteleme, infaz süresini uzatmaz; hükümlü tedavi altında geçirdiği süreyi cezasından düşer.

UnsurKural
Kararİnfaz geriye bırakılır (takdir değil, zorunluluk)
NeredeTCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda
Süreİyileşinceye kadar
SayılmaSağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır

2) Diğer Hastalıklar (5275 m.16/2)

İkinci fıkra iki kademeli bir sistem kurar.

Kural: Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Yani hastalık tek başına erteleme sebebi değildir; infaz yer değiştirerek sürer.

İstisna: Bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

Buradaki eşik yüksektir: aranan şey ciddi bir hastalık değil, infazın hayat için kesin bir tehlike oluşturmasıdır. Bu nedenle başvurularda hastalığın adı değil, infaz koşullarının hayatî riski nasıl doğurduğu gösterilmelidir.

3) Rapor Usulü ve Karar Mercii (5275 m.16/3)

Üçüncü fıkra, hem birinci hem ikinci fıkradaki ertelemelerin usulünü belirler ve uygulamada başvuruların en çok takıldığı yer burasıdır.

UnsurKural
RaporAdlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor
Karar merciiİnfazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı
TebliğKarar, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine tebliğ edilir
AykırılıkYükümlülüklere aykırı hareket hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır
Başvuru yoluBu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir

Rapor usulü iki aşamalıdır ve bu, başvuruların en sık reddedilme sebebidir: sıradan bir hastane raporu yeterli değildir. Rapor ya doğrudan Adlî Tıp Kurumundan alınmalı ya da Bakanlıkça belirlenen tam teşekküllü hastanenin sağlık kurulu raporu Adlî Tıp Kurumunca onaylanmalıdır.

Karar merciinin Cumhuriyet Başsavcılığı olması da önemlidir: erteleme talebi mahkemeye değil, infazın yapıldığı yer savcılığına yöneltilir. Ret kararına karşı ise infaz hâkimliğine gidilir.

Doğum sonrası süre bir yıl altı ay — hakkınızı eksik kullanmayın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

4) Gebelik ve Doğum (5275 m.16/4)

Bu fıkra, uygulamada en çok yanlış bilinen hükümdür.

Maddenin metni şöyledir: hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

DurumSüre
Gebelikİnfaz geri bırakılır
Doğum sonrasıDoğumdan itibaren bir yıl altı ay
Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmişseDoğumdan itibaren iki ay geçince infaz olunur

Sık yapılan hata, bu süreyi “altı ay” sanmaktır. Altı aylık süre, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ve tutuklama yerine adlî kontrol kararına ilişkin ayrı bir hükümdür. O fıkraya göre, 5275 m.16/3 uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

İki hüküm farklı aşamalara ilişkindir: biri tutuklama (şüpheli), diğeri infaz (hükümlü). Karıştırılmaları, hak kaybına yol açar.

İstisna: kurumda gebe kalanlar (m.16/5)

Dördüncü fıkra mutlak değildir. 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen beşinci fıkra uyarınca, kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan:

  • Koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar,
  • Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar,

hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

Yani bu hâlde infaz ertelenmez; yalnızca infazın yapıldığı yer değişir.

5) Ağır Hastalık ve Engellilik (5275 m.16/6)

Altıncı fıkra da 6411 sayılı Kanunla eklenmiştir ve ikinci fıkradan farklı bir ölçüt kullanır.

Buna göre, maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı, üçüncü fıkradaki usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Ölçütm.16/2 (diğer hastalıklar)m.16/6 (ağır hastalık/engellilik)
Aranan durumİnfazın hayat için kesin tehlike teşkil etmesiKurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe
Ek şart—Toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama
KararGeri bırakılırGeri bırakılabilir (takdir)
EngellilikKapsamda değilKapsamda

Üç fark belirleyicidir. Birincisi, altıncı fıkra engelliliği de kapsar. İkincisi, ölçüt “hayatî tehlike” değil “hayatını yalnız idame ettirememe”dir; bu daha geniş bir alandır. Üçüncüsü, madde “geri bırakılabilir” demektedir; yani karar takdiridir ve toplum güvenliği değerlendirmesi zorunludur.

Bu nedenle altıncı fıkraya dayanan başvurularda yalnızca sağlık durumu değil, toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı da somut olarak ortaya konmalıdır.

2023’te eklenen 16/A maddesi infaza başlanmış olsa bile uygulanabilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

6) Çocuğunun Hastalığı Nedeniyle Erteleme (5275 m.16/A)

Bu, konunun en yeni ve en az bilinen başlığıdır. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle 5275 sayılı Kanuna 16/A maddesi eklenmiştir.

Hüküm şu şartları arar:

Şartİçeriği
HükümlüKadın hükümlü
CezaToplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası infaz sürecinde hapse çevrilmiş olması
ÇocukOn sekiz yaşını doldurmamış; engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan
DeğerlendirmeToplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı
İnfaz durumuİnfazına başlanmış olsa bile uygulanabilir

Şartlar gerçekleşirse cezanın infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir.

Maddenin iki ayrıntısı özellikle önemlidir:

  • Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Yani erteleme, cezanın zamanaşımına uğramasını sağlamaz.
  • Çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç olma veya ağır hastalık hâli, 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir; yani aynı Adlî Tıp Kurumu rapor usulü uygulanır.

Azami süre hesabı şöyledir: bir yıllık ilk erteleme, üzerine altışar aylık dört uzatma. Bu, toplamda üç yıla kadar bir erteleme imkânı anlamına gelir.

7) Hükümlünün İstemiyle Erteleme (5275 m.17)

Buraya kadar anlatılanlar sağlık ve gebelik kaynaklı ertelemelerdir. Bunlardan tamamen ayrı bir kurum daha vardır: hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi.

Bu yolla hükümlü, çağrı kâğıdı üzerine infaz savcılığına başvurarak meşru bir mazeretinin bulunması hâlinde infazın ertelenmesini talep edebilir. Erteleme, Cumhuriyet Başsavcılığınca her seferinde bir yılı geçmemek üzere iki defa yapılabilir; böylece toplam erteleme süresi en fazla iki yıl olabilir.

UnsurKural
Ceza sınırıÜç yıl (taksirli suçlarda beş yıl) veya daha az süreli hapis cezaları
Erteleme süresiHer seferinde bir yılı geçmemek üzere iki defa; toplam en fazla iki yıl
GüvenceCumhuriyet Başsavcılığınca güvence parası istenebilir
Karar merciiCumhuriyet Başsavcılığı
İnfaza ara vermeİnfaza başlandıktan sonra zorunlu ve ivedi hâllerde altı ayı geçmeyen sürelerle ara verilebilir

Talebin kabul edilemeyeceği hâller

Kanun, bazı hükümlüler bakımından bu yolu kapatmıştır. Aşağıdaki hâllerde erteleme talebi kabul edilmez:

  • Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
  • Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar.

Güvence parası bakımından pratik bir uyarı gerekir: erteleme süresi sonunda hükümlü teslim olmazsa, güvence parasının Devlet Hazinesine gelir kaydedilmesi gündeme gelir. Bu nedenle erteleme süresinin bitiş tarihi takvime işlenmelidir.

8) İki Erteleme Türünün Karşılaştırması

ÖlçütSağlık ve gebelik (m.16)Hükümlünün istemi (m.17)
SebepAkıl hastalığı, ağır hastalık, engellilik, gebelik, doğumMeşru mazeret
Ceza sınırıYok (m.16/A’da on yıl)Üç yıl; taksirli suçlarda beş yıl
Rapor şartıAdlî Tıp Kurumu raporu veya onayıMazeretin belgelenmesi
Süreİyileşinceye kadar; m.16/4’te bir yıl altı ayToplam en fazla iki yıl
Güvence parasıÖngörülmemiştirİstenebilir
Kapsam dışı suçlarÖngörülmemiştirVardır (terör, örgütlü suçlar, cinsel dokunulmazlık)
Talep şartıBazı hâllerde re’sen de gündeme gelebilirTalep zorunlu

Bu ayrım, başvurunun hangi maddeye dayandırılacağını belirler. Sağlık kaynaklı bir durumda m.17’ye dayanmak, ceza sınırı ve kapsam dışı suç engeline takılabilir; oysa m.16’da ceza sınırı ve suç türü engeli bulunmaz.

9) Erteleme Dışındaki Alternatifler

Sağlık veya ailevî bir sebep her zaman ertelemeyle sonuçlanmaz. Talep reddedilse dahi, aynı durum başka kurumlar bakımından sonuç doğurabilir. Bu nedenle dosya tek bir maddeye kilitlenmemelidir.

KurumNe sağlarDayanak
İnfazın ertelenmesiİnfaza hiç başlanmaz veya ara verilir5275 m.16, 16/A, 17
Özel infaz usulleriCezanın hafta sonu, geceleri veya konutta infazı5275 m.110
Denetimli serbestlikCezanın son bölümünün toplum içinde infazı; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinde koşullu salıverilmeye üç yıl kala5275 m.105/A
Açık kuruma ayrılmaDaha esnek infaz rejimi ve izin hakları5275 m.14, m.89
Cumhurbaşkanının yetkisiSürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle cezanın hafifletilmesi veya kaldırılmasıAnayasa m.104

İkinci satır özellikle önemlidir. 5275 m.110’da düzenlenen özel infaz usulleri, belirli süre sınırları içindeki hapis cezalarının hafta sonu, geceleri veya konutta infazına imkân tanır ve bu sınırlar kadın, çocuk ve ileri yaştaki hükümlüler bakımından daha geniştir. Sağlık veya bakım gerekçesiyle yapılan bir erteleme talebi reddedilse bile, aynı gerekçe bu yol bakımından değerlendirilebilir.

4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunla m.110’da kapsamlı değişiklikler yapılmış ve özel infaz usullerinden yararlanılabilecek ceza süreleri genişletilmiştir. Bu nedenle güncel süre sınırlarının işlem tarihine göre kontrol edilmesi gerekir.

Üçüncü satır da bir alternatif sunar: denetimli serbestlikte, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler bakımından koşullu salıverilmeye üç yıl kala bu imkândan yararlanılabilir. Bu, m.16/6’dakine benzer bir sağlık ölçütüdür ve aynı rapor usulüne tabidir.

Hangi yol hangi durumda?

DurumÖncelikle bakılacak
Akıl hastalığım.16/1 — infaz zorunlu olarak geriye bırakılır
Hayatî tehlike oluşturan hastalıkm.16/2
Kurumda yalnız yaşayamama, engellilikm.16/6; ayrıca m.105/A ve m.110
Gebelik veya yeni doğumm.16/4 (m.16/5 istisnası kontrol edilerek)
Hasta veya engelli çocukm.16/A
Kısa ceza ve meşru mazeretm.17; ayrıca m.110
Talep reddedildiİnfaz hâkimliğine başvuru; paralel olarak m.110 ve m.105/A değerlendirmesi

Tablonun son satırı, pratikte en çok ihmal edilen adımdır: bir yolun kapanması diğerlerini kapatmaz. Ret kararına itiraz edilirken, aynı sağlık durumu için özel infaz usulü ve denetimli serbestlik yollarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

10) Erteleme Cezayı Ortadan Kaldırmaz

Vurgulanması gereken temel nokta budur: erteleme, af değildir.

  • Ceza ortadan kalkmaz; sebep sona erdiğinde infaza devam edilir.
  • Hükümlü, erteleme süresi geçtikten sonra cezası infaz edilmek üzere kuruma girmek zorundadır.
  • m.16/A bakımından kanun açıkça belirtir: erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez.
  • Akıl hastalığı hâlinde sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılırken, diğer erteleme türlerinde dışarıda geçen süre cezadan düşülmez.

Bu son ayrım özellikle önemlidir ve sıkça yanlış anlaşılır: m.16/1 dışındaki ertelemelerde geçen süre, infaz süresinden sayılmaz; yalnızca infazın başlangıcı ötelenir.

11) Karara Karşı Başvuru

İşlemMerciDayanak
Erteleme talebiİnfazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı5275 m.16/3, m.17
Geri bırakma kararının kaldırılmasıKararı veren Cumhuriyet Başsavcılığı5275 m.16/3
Bu karara itirazİnfaz hâkimliği5275 m.16/3
İnfaz işlemlerine ilişkin şikâyetİnfaz hâkimliği4675 sayılı Kanun
Hükmün yorumunda veya ceza hesabında duraksamaHükmü veren mahkeme5275 m.98

Merci ayrımı dikkatle kurulmalıdır: infaz işlemlerine yönelik itirazlar infaz hâkimliğine, hükmün yorumuna ilişkin duraksamalar ise hükmü veren mahkemeye yöneltilir. Yanlış mercie yapılan başvuru, süre kaybına yol açar.

12) Başvuru Dosyasının Hazırlanması

Erteleme başvurularının önemli bir bölümü esastan değil, usulden ve eksik belgeden reddedilir. Aşağıdaki yapı, dosyanın hangi unsurları taşıması gerektiğini gösterir.

Bölümİçeriği
1. Kimlik ve dosya bilgileriHükümlünün kimliği, hükmü veren mahkeme, karar tarih ve numarası, ilamat numarası, infaz durumu
2. Hukuki dayanakHangi fıkraya dayanıldığı açıkça yazılır: m.16/1, 16/2, 16/4, 16/6, 16/A veya m.17
3. Maddi durumHastalığın veya durumun ne zaman başladığı, seyri, tedavi geçmişi
4. Ölçütle eşleştirmeDurumun, dayanılan fıkradaki ölçütü nasıl karşıladığı
5. Toplum güvenliğim.16/6 ve m.16/A için: tehlike oluşturmayacağına ilişkin somut veriler
6. BelgelerRapor, epikriz, tedavi kayıtları, doğum belgesi, çocuğa ilişkin sağlık kurulu raporu
7. TalepErteleme süresi ve varsa uzatma talebi

Dördüncü bölüm, dosyanın kalbidir. Rapor bir tıbbi tanı koyar; başvurunun görevi ise o tanıyı kanunun aradığı ölçüte bağlamaktır. m.16/2’de ölçüt “hayat için kesin tehlike”, m.16/6’da “kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe”dir. Rapor bu ifadeleri içermiyorsa, aradaki bağın başvuruda kurulması gerekir.

Beşinci bölüm nasıl doldurulur?

Toplum güvenliği değerlendirmesi soyut bir ifadeyle geçiştirilemez. Somutlaştırılabilecek unsurlar şunlardır:

  • Suçun niteliği ve işlenme biçimi,
  • Hükümlünün fiilî durumu: hareket kabiliyeti, bakıma muhtaçlık derecesi,
  • Kalacağı yer ve bakımını üstlenecek kişiler,
  • Varsa daha önceki izin ve denetimli serbestlik dönemlerinde gösterilen uyum,
  • Adlî sicil durumu ve mükerrirlik bulunup bulunmadığı.

Bu unsurlar, m.16/6’daki “ağır ve somut tehlike oluşturmama” değerlendirmesinin dayanağını oluşturur. Yalnızca sağlık raporuna dayanan başvurular, bu ayak eksik kaldığı için reddedilebilmektedir.

Süreç ve takip

AdımYapılacak
1Başvuru, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığına sunulur
2Savcılıkça sağlık kurumuna sevk yazısı düzenlenir
3Rapor, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenir veya onaylanır
4Cumhuriyet Başsavcılığı kararını verir
5Kabul hâlinde karar, yükümlülükler belirtilerek tebliğ edilir
6Erteleme bitiş tarihi ve varsa uzatma başvurusu takvime işlenir
7Ret hâlinde infaz hâkimliğine başvurulur

Altıncı adım ihmal edilmemelidir. Özellikle m.16/A bakımından uzatma, kendiliğinden gerçekleşmez; her uzatma için ayrı başvuru ve güncel belge gerekir. Sürenin sessizce dolması, hükümlünün teslim yükümlülüğünü doğurur ve yakalama emri çıkarılmasına yol açabilir.

13) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Doğum sonrası süreyi altı ay sanmak. 5275 m.16/4’te süre bir yıl altı aydır; altı aylık süre CMK m.109/4’teki adlî kontrol hükmüne aittir.
  • Sıradan hastane raporuyla başvurmak. Adlî Tıp Kurumu raporu ya da onayı aranır.
  • Talebi mahkemeye yöneltmek. Karar mercii infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığıdır.
  • m.16/6’da yalnızca sağlık durumunu anlatmak. Toplum güvenliği değerlendirmesi de somutlaştırılmalıdır.
  • 16/A maddesini bilmemek. 7445 sayılı Kanunla 2023’te eklenmiştir ve infaza başlanmış olsa bile uygulanabilir.
  • Sağlık gerekçesini m.17’ye dayandırmak. m.17’de ceza sınırı ve kapsam dışı suçlar vardır; m.16’da yoktur.
  • Güvence parasının akıbetini unutmak. Süre sonunda teslim olunmazsa Hazineye gelir kaydı gündeme gelir.
  • Ertelemeyi af sanmak. Ceza ortadan kalkmaz; m.16/A’da zamanaşımı da işlemez.

14) Kontrol Listesi

  • Hangi fıkraya dayandığınızı belirleyin: m.16/1, 16/2, 16/4, 16/6, 16/A veya m.17.
  • Raporu usulünce alın: Adlî Tıp Kurumu raporu ya da Bakanlıkça belirlenen hastane raporunun ATK onayı.
  • Raporda doğru ölçütü yazdırın: “hayat için kesin tehlike” mi, “hayatını yalnız idame ettirememe” mi?
  • Toplum güvenliği değerlendirmesini destekleyin (m.16/6 ve m.16/A için).
  • Gebelik ve doğum tarihlerini belgeleyin; süre bir yıl altı aydır.
  • Kurumda gebe kalınmışsa m.16/5 istisnasını kontrol edin.
  • m.17 için ceza sınırını ve suç türünü doğrulayın.
  • Erteleme bitiş tarihini takvime işleyin ve teslim yükümlülüğünü planlayın.
  • Ret hâlinde infaz hâkimliğine süresinde başvurun.

İnfaz hukukunun genel çerçevesi için İnfaz Hukuku Rehberimize, hükümlünün istemiyle erteleme için 5275 m.17 incelememize, denetimli serbestlik için süreler ve şartlar rehberimize, açığa ayrılma için açık cezaevine ayrılma yazımıza ve genel çerçeve için Ceza Hukuku Rehberimize bakabilirsiniz.

Rapor usulü yanlışsa başvuru reddedilir — dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

İnfazın ertelenmesi nedir?

Kesinleşmiş hapis cezasının çektirilmesine, kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde geçici olarak ara verilmesidir. Erteleme cezayı ortadan kaldırmaz; sebep sona erdiğinde infaza devam edilir.

Akıl hastalığında ne olur?

5275 m.16/1 uyarınca akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar TCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır.

Sağlık kurumunda geçen süre cezadan düşer mi?

Evet. m.16/1 açıkça belirtir: sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

Her hastalık erteleme sebebi midir?

Hayır. m.16/2 uyarınca diğer hastalıklarda cezanın infazına resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak infaz mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır.

Hangi rapor gerekir?

m.16/3 uyarınca Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor.

Sıradan hastane raporu yeterli mi?

Hayır. Rapor ya doğrudan Adlî Tıp Kurumundan alınmalı ya da Bakanlıkça belirlenen hastanenin sağlık kurulu raporu Adlî Tıp Kurumunca onaylanmalıdır. Başvuruların en sık reddedilme sebebi budur.

Erteleme kararını kim verir?

İnfazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı. Talep mahkemeye değil, bu savcılığa yöneltilir.

Karar bana nasıl bildirilir?

m.16/3 uyarınca geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine tebliğ edilir.

Yükümlülüklere uymazsam ne olur?

Geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Doğum sonrası erteleme süresi ne kadar?

5275 m.16/4 uyarınca gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında infaz geri bırakılır.

Bu süre altı ay değil mi?

Hayır, bu sık yapılan bir hatadır. Altı aylık süre, CMK m.109/4’te yer alan ve tutuklama yerine adlî kontrol kararına ilişkin ayrı bir hükümdür. İnfazın ertelenmesinde süre bir yıl altı aydır.

Çocuk ölmüşse veya başkasına verilmişse?

m.16/4 uyarınca çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Cezaevinde gebe kalanlarda durum nedir?

24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunla eklenen m.16/5 uyarınca, kapalı kuruma girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra uygulanmaz.

Bu kişilerin cezası nerede infaz edilir?

Cezanın dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. Yani infaz ertelenmez, yeri değişir.

Ağır hastalık ve engellilikte hangi hüküm uygulanır?

m.16/6. Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

m.16/2 ile m.16/6 farkı nedir?

m.16/2 infazın hayat için kesin tehlike teşkil etmesini arar ve engelliliği kapsamaz; m.16/6 ise kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememeyi arar, engelliliği kapsar ve ayrıca toplum güvenliği değerlendirmesi öngörür. Ayrıca m.16/6’da karar takdiridir.

Çocuğunun hastalığı nedeniyle erteleme mümkün mü?

Evet. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle eklenen 5275 m.16/A bu imkânı düzenler.

16/A maddesinin şartları nelerdir?

Kadın hükümlü olmak; toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olmak ya da adli para cezasının hapse çevrilmiş olması; engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması; toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi.

16/A kapsamında ne kadar erteleme yapılır?

Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir.

İnfaza başlanmışsa 16/A uygulanabilir mi?

Evet. Madde açıkça “infazına başlanmış olsa bile” ifadesini kullanır.

Erteleme süresinde zamanaşımı işler mi?

16/A bakımından hayır. Madde, erteleme süresi içinde zamanaşımının işlemeyeceğini açıkça düzenler.

Hükümlünün istemiyle erteleme nedir?

5275 m.17’de düzenlenen ayrı bir kurumdur. Hükümlü, çağrı kâğıdı üzerine infaz savcılığına başvurarak meşru bir mazereti bulunması hâlinde infazın ertelenmesini talep edebilir.

m.17’de ceza sınırı var mı?

Evet. Üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından uygulanır.

m.17’de erteleme ne kadar sürer?

Cumhuriyet Başsavcılığınca her seferinde bir yılı geçmemek üzere iki defa erteleme yapılabilir; toplam erteleme süresi en fazla iki yıldır.

Güvence parası istenir mi?

İstenebilir. Erteleme süresi sonunda hükümlü teslim olmazsa güvence parasının Devlet Hazinesine gelir kaydedilmesi gündeme gelir.

m.17’den kimler yararlanamaz?

Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar; mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler; disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar.

İnfaza başlandıktan sonra ara verilebilir mi?

5275 m.17 uyarınca zorunlu ve ivedi hâllerde Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle infaza ara verilebilir.

Erteleme süresi cezamdan düşer mi?

Hayır. m.16/1’deki akıl hastalığı hâli dışında, erteleme süresinde dışarıda geçen süre infaz süresinden sayılmaz; yalnızca infazın başlangıcı ötelenir.

Talebim reddedilirse ne yapabilirim?

İnfaz işlemlerine ve kararlara karşı infaz hâkimliğine başvurulur. Hükmün yorumunda veya ceza hesabında duraksama varsa 5275 m.98 uyarınca hükmü veren mahkemeden karar istenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk