Şirkete kayyım atanması, ceza soruşturmasının bir işletme bakımından doğurabileceği en ağır koruma tedbiridir: yönetim kurulu veya müdürler ya kayyımın onayı olmadan işlem yapamaz hâle gelir ya da yetkilerini tümüyle kaybeder. Tedbirin dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133. maddesidir ve madde dört şartı birlikte arar: isnadın m.133/4’teki katalogda yer alması, suçun şirketin faaliyeti çerçevesinde hâlen işlenmekte olması, bu konuda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve kayyımın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması. Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar (hayali ihracat dâhil) ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu (TCK m.282) bu katalogdadır; vergi kaçakçılığı, dolandırıcılık ve suç örgütü isnadı ise tek başına katalogda değildir. 4 Şubat 2025’te Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanunla 7145 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde, aklama isnadı bulunan dosyalarda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyım olarak atanmasına ve şirketin satışına veya tasfiyesine Fon tarafından karar verilmesine imkân tanımıştır. Karara karşı itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Bu rehber; şartları, denetim ve yönetim kayyımı ayrımını, TMSF rejimini, itiraz ve kaldırma taleplerinde ileri sürülecek hususları, kayyımın işlemlerine karşı başvuru yollarını, tedbirin sona ermesini ve tazminatı mevzuat maddeleriyle anlatır.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Şirketinize kayyım atandı veya atanması gündemde mi?
Kayyım kararına iki haftalık sürede itiraz; yönetim kayyımının denetim kayyımına çevrilmesi ve tedbirin kaldırılması talepleri; TMSF kayyımlığında satış ve tasfiye kararlarına karşı idari yargı yolu; el koyma, tutuklama ve müsadere süreçleriyle birlikte dosyanın bütüncül savunması için Hukukçular Evi uzman kadrosuyla hukuki destek sağlıyoruz. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKısa cevap
Şirkete kayyım, ancak hâkim veya mahkeme kararıyla ve yalnızca CMK m.133/4’te sayılan suçlarda atanabilir. Kaçakçılık (5607) ve aklama (TCK m.282) bu listededir; vergi kaçakçılığı (VUK m.359), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) ve suç örgütü (TCK m.220) isnatları tek başına yeterli değildir. Suçun şirket faaliyeti içinde hâlen işlenmekte olması şarttır; icrası tamamlanmış bir suç için kayyım değil, şartları varsa el koyma (CMK m.128) uygulanır. Karara iki hafta içinde itiraz edilir; tedbirin kaldırılması veya denetim kayyımına çevrilmesi ise her zaman istenebilir. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilirse kayyıma şirket bütçesinden ödenen ücretin tamamı kanuni faiziyle Devlet Hazinesinden karşılanır.
Şirkete Kayyım Atanması Nedir? Kanun Ne Diyor?
Kayyım, bir malvarlığının yönetimi veya belirli bir işin görülmesi için yetkili merci tarafından görevlendirilen kişidir. Medeni hukuktaki kayyımlıktan (TMK m.426 vd.) farklı olarak CMK m.133’teki kayyım, bir ceza muhakemesi koruma tedbiridir; amacı şirketi cezalandırmak değil, şirket faaliyeti içinde sürdüğünden şüphelenilen suçu durdurmak ve delillere ulaşmaktır. Öğretide bu tedbir, el koymanın özel bir türü olarak nitelendirilir; çünkü tek tek malvarlığı değerlerine değil, işletmenin bütününe, yani karar alma mekanizmasına müdahale edilir.
Maddenin birinci fıkrası şöyle işler: Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebepleri varsa ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekliyse, soruşturma ve kovuşturma sürecinde hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında üç ihtimalden hangisinin seçildiği açıkça yazılmak zorundadır: yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliği kayyımın onayına mı bağlanmıştır, yönetim organının yetkileri tümüyle kayyıma mı verilmiştir, yoksa yönetim yetkileriyle birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetleri idare yetkisi de mi kayyıma geçmiştir. Son ihtimal, 23 Temmuz 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6723 sayılı Kanunun 32. maddesiyle metne eklenmiştir. Karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur.
Maddenin gerekçesinde tedbirin hangi tür dosyalar düşünülerek getirildiği örneklerle anlatılır: bir şirketin faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı veya kumar oynatma gibi suçların işlenmesi; şirketin gerçek bir ticari faaliyet için değil, banka kaynaklarının zimmete geçirilmesinde araç olarak kurulması; şirketin suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin yurt dışına transferinde veya bu değerlerin gayrimeşru kaynağını gizlemek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasında araç olarak kullanılması. Dış ticaret, kuyum ve rafineri şirketleri hakkındaki kaçakçılık, hayali ihracat ve aklama soruşturmalarında kayyım talebi tam da bu son örnek üzerinden kurulur.
CMK m.133 bir bakışta
| Başlık | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbirin niteliği | Koruma tedbiri; hüküm değil, geçici müdahale | CMK m.133/1 |
| Kim karar verir? | Soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada davayı gören mahkeme | CMK m.133/1 |
| Hangi suçlarda? | Yalnızca dördüncü fıkrada sayılan katalog suçlarda | CMK m.133/4 |
| Kayyımın kapsamı | Onay (denetim), yönetim yetkilerinin tümü veya yönetimle birlikte pay ve menkul kıymet idaresi; kararda açıkça yazılır | CMK m.133/1 |
| İlan | Ticaret sicili gazetesi ve diğer uygun vasıtalar | CMK m.133/1 |
| Kayyımın ücreti | Şirket bütçesinden; kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararında tamamı kanuni faiziyle Devlet Hazinesinden | CMK m.133/2 |
| Kayyımın işlemlerine karşı yol | İlgililer, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurur | CMK m.133/3 |
| Karara itiraz | Öğrenmeden itibaren iki hafta | CMK m.267, 268/1 |
| Kayyımın verdiği zarar | Tazminat davası Devlet aleyhine açılır; Devlet kayyıma bir yıl içinde rücu eder | CMK m.133/5, 142-144 |
Kayyım Hangi Şartlarda Atanır? Dört Şart
Madde 133 geniş bir takdir alanı bırakıyor gibi görünse de, metin ve gerekçe birlikte okunduğunda dört ayrı şartın aynı anda gerçekleşmesi gerektiği görülür. Bunlardan birinin eksikliği kararı hukuka aykırı kılar ve itirazın omurgasını oluşturur.
1. İsnat katalogda olmalıdır
Dördüncü fıkra “bu madde hükümleri ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir” diyerek sınırlı sayım yapar. Katalog dışındaki bir suç ne kadar ağır olursa olsun şirkete kayyım atanmasına dayanak olamaz. Uygulamada en çok tartışılan nokta, katalog dışı bir fiilin (örneğin sahte fatura düzenleme) salt tedbiri mümkün kılmak için katalogdaki bir suça, çoğu zaman aklamaya bağlanmasıdır. Bu nedenle itirazda ilk bakılacak yer, talep yazısında ve kararda hangi suçun, hangi somut olguyla gösterildiğidir.
2. Suç şirketin faaliyeti çerçevesinde “işlenmekte” olmalıdır
Kanun geçmiş zaman kipini değil, şimdiki zamanı kullanır. Maddenin Adalet Komisyonunda kaleme alınan gerekçesi bu tercihi açıkça açıklar: soruşturma veya kovuşturma konusu suçun zincirleme veya kesintisiz suç olarak şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olması aranır; şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olsa bile icrası tamamlanmış bir suçla ilgili olarak şirket yönetimine kayyım tayin edilemez. İki yıl önce kapanmış bir ihracat dosyasına ilişkin hayali ihracat isnadı yahut tek seferlik bir ithalat işlemine ilişkin kaçakçılık isnadı, bu şartı kendiliğinden karşılamaz. Böyle bir dosyada başvurulabilecek tedbir, şartları varsa suçtan elde edildiği ileri sürülen değerlere el konulmasıdır (CMK m.128).
3. Kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalıdır
Basit şüphe veya ihbar yetmez. Kuvvetli şüphe, eldeki delillere göre isnadın doğru çıkma ihtimalinin yüksek olmasını ifade eder ve yalnızca suçun işlendiğine değil, suç ile şirket faaliyeti arasındaki bağa da ilişkin olmalıdır. CMK m.128’deki el koyma için 2014’ten itibaren “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” arandığı hatırlanırsa, işletmenin tamamına müdahale eden kayyım tedbirinde daha düşük bir eşikle yetinilmesi ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz; kararda şüpheyi kuran olguların tek tek gösterilmesi gerekir. Kanun metninin tekrarından ibaret gerekçe, Anayasa m.141/3’teki gerekçeli karar yükümlülüğünü karşılamaz.
4. Kayyım, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olmalıdır
Tedbirin yakın amacı süren suçu durdurmak, uzak amacı delillere ulaşmaktır. Deliller arama ve el koymayla zaten toplanmışsa, şirketin kayıtları imaj alınarak kopyalanmışsa, banka hareketleri MASAK raporuyla ortaya konmuşsa, kayyımın maddi gerçeğe ne katacağı sorusu cevapsız kalır. Kayyım bir soruşturma görevlisi değildir; gizli soruşturmacı gibi delil toplama yetkisi yoktur. Görevi, şirketin işleyişini hukuka uygun biçimde sürdürmek ve suçun devamına imkân veren kararların alınmasını önlemektir.
Dört şart: kararda aranacak olgu ve itirazda sorulacak soru
| Şart | Kararda bulunması gereken | İtirazda sorulacak soru |
|---|---|---|
| Katalog suç (m.133/4) | Hangi katalog suçun isnat edildiği ve bunun somut dayanağı | Asıl fiil katalog dışı bir suç mu? Aklama isnadı hangi öncül suça ve hangi işleme dayanıyor? |
| Suçun işlenmekte olması | Fiilin bugün de sürdüğünü gösteren olgu: devam eden sevkiyat, süregelen transfer zinciri | İsnat edilen işlemler hangi tarihte bitti? Şirketin güncel faaliyetinde suç teşkil eden ne var? |
| Kuvvetli şüphe | Rapor, belge, tanık veya teknik veriyle kurulan somut bağ | Karar yalnızca kanun metnini mi tekrar ediyor? Dayanak rapor şirkete tebliğ edildi mi, içeriği denetlenebilir mi? |
| Maddi gerçek için gereklilik | Kayyım olmadan hangi delile ulaşılamayacağı veya hangi zararın önlenemeyeceği | Deliller zaten toplandı mı? Daha hafif bir tedbir (el koyma, denetim kayyımı) aynı sonucu vermez mi? |
Hangi Suçlarda Şirkete Kayyım Atanır? Katalog
CMK m.133/4’teki liste şunlardan oluşur: Türk Ceza Kanunundaki göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (m.79, 80), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m.188), parada sahtecilik (m.197), fuhuş (m.227), kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (m.228), zimmet (m.247), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (m.282), silahlı örgüt ve bu örgütlere silah sağlama (m.314, 315), devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (m.328-331, 333-337); 6136 sayılı Kanundaki silah kaçakçılığı (m.12); Bankalar Kanununun 22. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki zimmet; Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74. maddelerindeki suçlar.
Ekonomik suç dosyaları bakımından bu listenin iki kapısı vardır: 5607 sayılı Kanun ve TCK m.282. 5607 sayılı Kanunun 3. maddesindeki ithalat ve ihracat kaçakçılığı fiilleri ile aynı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki hayali ihracat hapis cezası gerektirdiğinden katalogdadır; buna karşılık 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca yalnızca idari para cezasıyla karşılanan usulsüzlük ve vergi kaybı hâlleri suç değil kabahattir ve kayyıma dayanak olamaz. Hayali ihracatta beyan edilenle gerçekte ihraç edilen eşya arasındaki fark yüzde onu aşmıyorsa yalnızca Gümrük Kanunu uygulanır; bu hâlde ortada hapis cezasını gerektiren bir suç bulunmadığından katalog şartı da gerçekleşmez.
Ekonomik suç dosyasında isnat kayyım kataloğunda mı?
| İsnat | Katalogda mı? | Açıklama |
|---|---|---|
| Kaçakçılık (5607 m.3, hapis gerektiren fiiller) | Evet | m.133/4-d; altın kaçakçılığı ve diğer eşya kaçakçılığı fiilleri dâhil |
| Hayali ihracat (5607 m.3/9) | Evet | Hapis cezası gerektirir; yüzde onu aşmayan farkta yalnızca Gümrük Kanunu uygulanır, katalog şartı oluşmaz |
| Aklama (TCK m.282) | Evet | m.133/4-a-7; ayrıca TMSF’nin kayyım atanabildiği suçlardandır |
| Vergi kaçakçılığı, sahte fatura (VUK m.359) | Hayır | Tek başına kayyıma dayanak olamaz; VUK m.359 rehberi |
| Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) | Hayır | KDV iadesi yoluyla kamu zararı isnadı bu suça dayandırılsa da m.133 kataloğunda yer almaz |
| Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) | Hayır | Örgüt isnadı cezayı artırır, ancak m.133 kataloğunda sayılmamıştır |
| Resmî belgede sahtecilik (TCK m.204) | Hayır | Gümrük beyannamesi ve eki belgelerde sahtecilik isnadı katalog dışıdır |
| Kambiyo mevzuatına aykırılık (1567 sayılı Kanun) | Hayır | İdari para cezası rejimidir; ceza muhakemesi tedbirine dayanak olmaz |
Bu tablo, savunmanın neden aklama isnadı üzerinde yoğunlaşması gerektiğini de gösterir. Sahte fatura veya KDV iadesi ekseninde başlayan bir soruşturmada şirkete kayyım atanabilmesi, ancak dosyaya TCK m.282’nin eklenmesiyle mümkündür. Aklama ise öncül suçtan elde edilmiş bir malvarlığı değerinin varlığını ve bu değerin kaynağını gizlemeye yönelik ayrı bir işlemi gerektirir; öncül suçun bizzat kendisi aklama değildir. İsnadın bu unsurları taşımadığı gösterilebildiğinde, kayyım kararının katalog ayağı da çöker. Aynı tartışma kuyum sektöründeki aklama dosyalarında ve paravan şirket iddialarında belirleyicidir.
Şahıs işletmelerinde durum
Madde “şirket”ten söz eder. Öğretide tedbirin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ticaret şirketleri (kolektif, komandit, anonim, limited) bakımından uygulanabileceği, Türk Borçlar Kanunundaki adi şirketin kapsam dışında kaldığı kabul edilir. Tüzel kişiliği bulunmayan şahıs işletmelerinde gündeme gelen tedbir m.133 değil, malvarlığı değerlerine el konulması (CMK m.128) ve el konulan değerlerin yönetimi için m.128/10 uyarınca kayyım görevlendirilmesidir.
Denetim Kayyımı ile Yönetim Kayyımı Arasındaki Fark Nedir?
Kanun “denetim kayyımı” ve “yönetim kayyımı” terimlerini kullanmaz; ancak birinci fıkranın ikinci cümlesi iki ayrı müdahale yoğunluğu tanımlar ve uygulama bu adlandırmayı benimsemiştir. Gerekçeye göre, kararla yönetim organının işlemlerinin geçerliliği kayyımın onayına bağlanmışsa özel hukuk hükümlerine göre görevlendirilmiş yönetim kurulu veya müdürler görevlerine devam eder; yalnızca şirket adına yaptıkları tasarrufların ve üçüncü kişilerle kurdukları işlemlerin hukuken geçerli olabilmesi kayyımın onayına tabidir. Yetkiler tümüyle kayyıma verilmişse yönetim kurulunun veya müdürlerin görevi sona erer.
Denetim kayyımı ve yönetim kayyımı karşılaştırması
| Ölçüt | Denetim (onay) kayyımı | Yönetim kayyımı |
|---|---|---|
| Yönetim organı | Görevde kalır; karar alır, işlem yapar | Görevi sona erer; yetkiler kayyıma geçer |
| İşlemlerin geçerliliği | Kayyımın onayına bağlıdır | Kayyımın kendi kararıyla doğar |
| Pay ve menkul kıymet idaresi | Kural olarak ortaklarda kalır | Kararda açıkça yazılmışsa kayyıma geçer (6723 sayılı Kanunla eklenen ibare) |
| İşletmeye etkisi | Ticari süreklilik büyük ölçüde korunur; bankalar ve müşteriler nezdinde itibar kaybı sınırlıdır | Kredi ilişkileri, tedarik zinciri ve ihracat bağlantıları doğrudan etkilenir |
| Ölçülülük bakımından | Daha hafif tedbir; aynı amaca ulaşılabiliyorsa tercih edilmelidir | Son çare; neden daha hafif tedbirin yetmediği kararda gösterilmelidir |
| Ortak bakımından sonuç | Genel kurul ve pay sahipliği hakları kural olarak sürer | Pay idaresi de devredilmişse genel kurulda oy kullanma fiilen kayyıma geçer |
İki tür için aranan şartlar aynıdır; fark, müdahalenin ağırlığındadır. Anayasa m.13’teki ölçülülük ilkesi, aynı amaca daha hafif bir araçla ulaşılabiliyorsa ağır olanın seçilmemesini gerektirir. Bu nedenle itiraz ve kaldırma taleplerinde asıl istemin yanında, tedbirin hiç değilse onay kayyımlığına çevrilmesi ayrıca ve açıkça talep edilmelidir. Mahkemeler, tedbiri tümüyle kaldırmaya yanaşmadıkları dosyalarda bu ara çözüme daha açıktır.
TMSF Ne Zaman Kayyım Olur? 7145 Sayılı Kanun Geçici Madde 2
TMSF’nin şirketlere kayyım olarak atanması olağanüstü hâl döneminde başlamıştır. 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve onu kanunlaştıran 6758 sayılı Kanunun 19. maddesi, terör örgütleriyle bağlantı nedeniyle CMK m.133 uyarınca kayyım atanan şirketlerde kayyım yetkilerinin TMSF’ye devrini öngörmüştür. Olağanüstü hâl sona erdikten sonra 7145 sayılı Kanunun geçici 1. maddesiyle bu hükmün uygulanması üç yıl, 7333 sayılı Kanunun 20. maddesiyle altı yıla çıkarılarak sürdürülmüş; bu süre dolmuştur.
Bugünkü rejimi belirleyen hüküm, 31 Ocak 2025’te kabul edilip 4 Şubat 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanunun 7. maddesiyle 7145 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddedir. Hükme göre TCK’nın 282, 314 ve 315. maddelerinde veya 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4. maddesinde düzenlenen suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde, CMK m.133 gereğince şirketlere veya m.128/10 gereğince malvarlığı değerlerine kayyım atanmasına karar verilirse, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl süreyle TMSF kayyım olarak atanabilir.
Bu düzenlemenin ekonomik suç dosyaları için anlamı şudur: Terörle ilgisi bulunmayan, salt mali nitelikteki bir dosyada TMSF’nin kayyım olabilmesinin tek kapısı aklama isnadıdır. 5607 sayılı Kanundaki kaçakçılık ve hayali ihracat suçları geçici 2. maddede sayılmamıştır. Yalnızca kaçakçılık isnadı içeren bir dosyada mahkeme m.133 uyarınca kayyım atayabilir, fakat bu kayyım TMSF olamaz ve aşağıdaki olağanüstü yetkilere sahip değildir.
Olağan kayyım ile TMSF kayyımlığının farkları
| Konu | Olağan kayyım (CMK m.133) | TMSF kayyımlığı (7145 geçici m.2) |
|---|---|---|
| Uygulanabildiği suçlar | m.133/4 kataloğunun tamamı (kaçakçılık ve aklama dâhil) | Yalnızca TCK m.282, 314, 315 ve 6415 sayılı Kanun m.4 |
| Kayyımın yetkilerinin kaynağı | Atama kararı ve genel hükümler | Bankacılık Kanununda Fona verilen hak ve yetkiler kıyasen uygulanır |
| Genel kurul yetkileri | Kararda pay idaresi devredilmedikçe ortaklarda | Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılır |
| Yönetim | Hâkim veya mahkemenin atadığı kayyım | Fonun gözetiminde, Fonun atadığı yöneticiler; ticari teamüllere uygun ve basiretli tacir gibi yönetim yükümlülüğü |
| Satış ve tasfiye | Kayyımın böyle bir yetkisi yoktur | Mali durum, ortaklık yapısı veya piyasa koşulları nedeniyle şirketin veya varlıklarının satılmasına yahut fesih ve tasfiyesine Fon karar verebilir; azınlık pay sahiplerinin rızası aranmaz |
| Satış veya tasfiye bedeli | — | Borçlar ödendikten sonra kalan tutar, yargılama kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar açılan hesapta nemalandırılır |
| Önceki el koyma kararları | Varlığını sürdürür | Kayyım yetkisinin Fona devriyle birlikte m.128 kapsamındaki el koyma ve tedbir kararları kendiliğinden kalkar |
| Müsadere kararı verilirse | Genel hükümlere göre infaz | Satış veya tasfiye yoluyla yerine getirilir; tasfiye sonunda bakiye Hazineye irat kaydedilir |
| Kayyımın işlemlerine karşı yargı yolu | TMK ve TTK hükümlerine göre görevli hukuk mahkemesi (m.133/3) | Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemeleri (merkez İstanbul’dadır) |
| Süre | Sınırsız; genel hüküm | Maddenin yürürlüğünden itibaren beş yıl süreyle atama yapılabilir |
Dikkat: satış kararı hükümden önce verilebilir
Geçici 2. maddenin en ağır sonucu, şirketin veya varlıklarının yargılama bitmeden elden çıkarılabilmesidir. Beraat kararı verilse bile geri dönecek olan çoğu zaman işletmenin kendisi değil, satış veya tasfiye bedelinin nemalandırılmış bakiyesidir. Bu nedenle TMSF’nin kayyım atandığı dosyalarda savunma iki cephede yürür: ceza dosyasında tedbirin kaldırılması ve aklama isnadının çürütülmesi; idari yargıda ise satış ve tasfiye kararlarına karşı yürütmenin durdurulması istemli iptal davası. İdari dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi uyarınca kural olarak altmış gündür.
Kaçakçılık, Hayali İhracat ve Aklama Dosyalarında Kayyım Nasıl Gündeme Gelir?
Dış ticaret ve kıymetli maden alanındaki soruşturmalar çoğunlukla gümrük ve vergi incelemelerinden, MASAK analiz raporlarından veya başka bir dosyadaki şüphelinin beyanından doğar. İlk dalgada arama, gözaltı, banka hesaplarına ve taşınmazlara el koyma kararları gelir. Kayyım talebi ise genellikle şu üç durumda eklenir: şirketin faaliyetinin esas olarak isnat edilen fiilden ibaret olduğu ileri sürülüyorsa, ortak ve yöneticilerin tamamı şüpheli olup şirket fiilen yönetimsiz kalmışsa veya el koyma sonrası işletmenin varlıklarının hızla boşaltılacağından endişe ediliyorsa. Üç suçun ortak savunma yol haritasında anlatıldığı üzere bu dosyalarda tedbirler birbirini izler; kayyım, zincirin son ve en ağır halkasıdır.
İsnat bileşimine göre kayyım ihtimali
| Dosyadaki isnat | m.133 kayyımı | TMSF kayyımlığı | Savunmanın odağı |
|---|---|---|---|
| Yalnızca kaçakçılık (5607 m.3) | Mümkün | Mümkün değil | Fiilin tamamlanmış olması; tek seferlik işlem; el koymanın yeterliliği |
| Yalnızca hayali ihracat (5607 m.3/9) | Mümkün | Mümkün değil | Yüzde on sınırı; ihracatın gerçekliği; isnat edilen dönemin kapanmış olması |
| Kaçakçılık veya hayali ihracat ile birlikte aklama | Mümkün | Mümkün | Aklama isnadının unsurları; öncül suçtan elde edilen değerin ve gizleme işleminin gösterilip gösterilmediği |
| Sahte fatura, KDV iadesi, dolandırıcılık (aklama isnadı yok) | Mümkün değil | Mümkün değil | Katalog dışılık; karar verilmişse doğrudan hukuka aykırılık itirazı |
| Sahte fatura ile birlikte aklama | Mümkün | Mümkün | Vergi suçunun aklamaya öncül suç oluşturup oluşturmadığı ve vergi dosyasının sonucu |
| Örgüt isnadı (TCK m.220) ile birlikte yukarıdakilerden biri | Asıl suça göre | Asıl suça göre | Örgüt isnadı tek başına katalog açmaz; asıl isnada bakılır |
Kuyum ve rafineri şirketlerinde kayyımın ticari sonucu ayrıca ağırdır. Borsa İstanbul üyeliği, kıymetli maden aracı kuruluşu faaliyet izni, dâhilde işleme izin belgeleri ve ihracat taahhütleri süreye bağlıdır; yönetimin değişmesi bu yükümlülüklerin takibini aksatırsa şirket, ceza dosyasından bağımsız olarak idari yaptırımlarla ve gümrük ve vergi uyuşmazlıklarıyla karşılaşır. Bu nedenle kaldırma taleplerinde işletmenin süreye bağlı yükümlülükleri belgeleriyle dosyaya sunulmalı, en azından denetim kayyımlığına geçiş bu somut risklerle gerekçelendirilmelidir.
Kayyım Kararına Nasıl İtiraz Edilir? Süre ve Merci
Soruşturma evresinde kararı sulh ceza hâkimliği verir; hâkim kararlarına karşı itiraz yolu açıktır (CMK m.267). İtiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle yapılır (m.268/1). Bu süre, 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır; eski süreye göre hazırlanmış kaynaklara itibar edilmemelidir. Kararı veren hâkimlik itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en çok üç gün içinde dosyayı itiraz merciine gönderir (m.268/2).
İtiraz mercii bakımından bir ayrıma dikkat edilmelidir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; diğer kararlarına, dolayısıyla kayyım ve el koyma kararlarına itirazı ise o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak izleyen hâkimlik inceler (m.268/3). Aynı dosyada hem tutuklama hem kayyım kararı varsa iki itiraz iki ayrı mercie gider; dilekçelerin ayrı hazırlanması karışıklığı önler.
Kanun yoluna başvurma hakkı şüpheliye ve müdafiine aittir (CMK m.260, 261). Kayyım kararında tedbirin muhatabı şirket tüzel kişiliği olduğundan, şüpheli sıfatı bulunmayan ortakların ve şirketin kendisinin de karardan doğrudan etkilendiği açıktır; uygulamada bunlar adına da itiraz dilekçesi verilmektedir. Sıfat tartışmasıyla vakit kaybetmemek için itirazın, şüpheli ortak veya yöneticinin müdafii eliyle de ayrıca yapılması güvenli yoldur.
Kovuşturma evresinde durum farklıdır. CMK m.267 uyarınca mahkeme kararlarına karşı itiraz ancak kanunun gösterdiği hâllerde mümkündür ve m.133 kovuşturmada verilen kayyım kararı için ayrı bir itiraz yolu göstermemiştir. Bu evrede asıl araç, tedbirin kaldırılması veya hafifletilmesi yönünde mahkemeye yapılan ve her duruşmada yinelenebilen taleptir. Soruşturmada da itiraz süresi geçmiş olsa bile koşulların değiştiği (delillerin toplandığı, iddianamenin düzenlendiği, şüphelilerin yönetimden ayrıldığı) gösterilerek kaldırma talebinde bulunulabilir; koruma tedbirleri kesin hüküm oluşturmaz.
Başvuru yolları ve süreler
| Yol | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kayyım kararına itiraz (soruşturma) | Öğrenmeden itibaren iki hafta | Kararı veren hâkimlik aracılığıyla numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği | CMK m.267, 268 |
| Tedbirin kaldırılması veya denetim kayyımına çevrilmesi talebi | Her zaman | Soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada mahkeme | CMK m.133/1 |
| Kayyımın belirli bir işlemine karşı başvuru | İşlemin türüne göre genel hükümler | TMK ve TTK hükümlerine göre görevli hukuk mahkemesi | CMK m.133/3 |
| TMSF’nin kayyımlık kapsamındaki karar ve işlemleri | Kural olarak altmış gün | Fon merkezinin bulunduğu yer idare mahkemesi | 7145 geçici m.2/3; İYUK m.7 |
| Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru | İtirazın reddinin öğrenilmesinden itibaren otuz gün | Anayasa Mahkemesi | Anayasa m.35, 48; 6216 sayılı Kanun m.47/5 |
| Tazminat | Kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl | Zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi | CMK m.133/5, 141/1-j, 142 |
İtirazın reddi hâlinde izlenecek adımlar, mülkiyet hakkı yönünden bireysel başvuru dâhil, el koymaya itirazın reddinden sonraki yollar rehberinde anlatılan çerçeveyle büyük ölçüde örtüşür. Kayyım tedbirinde buna Anayasa m.48’deki çalışma ve sözleşme hürriyeti de eklenir.
İtiraz ve Kaldırma Talebinde Hangi Hususlar İleri Sürülür?
Etkili bir itiraz, genel hak ihlali şikâyetlerinden değil, maddenin şartlarının somut dosyada neden gerçekleşmediğinden yola çıkar. Aşağıdaki hususlar, dış ticaret ve kıymetli maden şirketlerine ilişkin dosyalarda en sık sonuç verenlerdir.
Katalog yönünden: Kararın dayandığı isnat tek tek ayrıştırılır. Dosyanın ağırlık merkezi vergi incelemesi raporu, sahte belge veya KDV iadesiyse ve aklama isnadı yalnızca “elde edilen gelirin şirket hesaplarında değerlendirildiği” gibi genel bir cümleye dayanıyorsa, katalog şartının gerçekleşmediği ileri sürülür. Aklama, gelirin olağan ticari döngüde kullanılması değil, kaynağını gizlemeye veya meşru göstermeye yönelik işlemdir.
Suçun işlenmekte olması yönünden: İsnat edilen beyannamelerin, faturaların veya transferlerin tarih aralığı çıkarılır; bu aralığın karar tarihinden önce sona erdiği, şirketin güncel işlemlerinin denetimden geçtiği veya faaliyetin fiilen durduğu gösterilir. Gerekçedeki “icrası tamamlanmış suçta kayyım tayin edilemez” ifadesi bu noktada doğrudan dayanaktır.
Gereklilik ve ölçülülük yönünden: Aramada el konulan defter, bilgisayar ve sunucu imajları, bankalardan ve gümrük idaresinden getirtilen kayıtlar sayılarak delillerin toplandığı ortaya konur. Şirket hesaplarına ve ortaklık paylarına zaten el konulmuşsa (CMK m.128) suçun devamı riskinin nasıl sürdüğü sorulur. Daha hafif tedbir olarak onay kayyımlığı önerilir; işletmenin çalışan sayısı, ihracat bağlantıları, süreye bağlı izin ve taahhütleri belgelenir.
Gerekçe yönünden: Kararda şüpheyi kuran olgular gösterilmemiş, dayanak rapor müdafie verilmemiş veya kısıtlama kararı (CMK m.153) nedeniyle incelenememişse, silahların eşitliği ve gerekçeli karar hakkı yönünden itiraz edilir. Tedbirin dayanağı olan raporun en azından sonuç bölümünün incelenmesine izin verilmesi ayrıca talep edilir.
Kayyımın kişiliği yönünden: Atanan kişinin sektörü tanımaması, şirketle veya rakipleriyle menfaat ilişkisi bulunması, birden çok şirkette aynı anda görev yapması nedeniyle işletmeyi fiilen yönetememesi, kayyımın değiştirilmesi talebinin konusudur. Kayyım tarafsız olmak, şirketin yararını gözetmek ve hukuka uymak zorundadır.
Kayyım Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, soruşturma evresinde bir dış ticaret şirketine yönetim kayyımı atanması kararına karşı hazırlanmıştır. Her dosyanın olguları farklıdır; örnek, hususların hangi sırayla ve hangi maddeye dayandırılarak yazılacağını göstermek içindir.
… SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
(İtirazı incelemeye yetkili Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmek üzere)
Soruşturma No: … / …
Değişik İş No: … / …
İtiraz Eden (Şüpheli): …, … Dış Ticaret A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve pay sahibi
Müdafii: Av. …
Konu: Hâkimliğinizin … tarihli kararıyla … Dış Ticaret A.Ş.’nin yönetim organı yetkilerinin tümüyle kayyıma verilmesine ilişkin kararın kaldırılması, bu istem kabul görmezse tedbirin yönetim organı işlemlerinin kayyım onayına bağlanması biçiminde hafifletilmesi istemidir.
Öğrenme Tarihi: …
AÇIKLAMALAR
1. CMK m.133/4 yönünden. Karar, müvekkil hakkındaki soruşturmanın 5607 sayılı Kanun m.3/9 ve TCK m.282 kapsamında yürütüldüğü kabulüne dayanmaktadır. Oysa talep yazısına esas alınan vergi tekniği raporu, … ile … tarihleri arasındaki ihracat beyannamelerine konu eşyanın miktarına ilişkin bir değerlendirmeden ibarettir. Dosyada, suçtan elde edilmiş bir malvarlığı değerinin kaynağını gizlemeye yönelik herhangi bir işlem gösterilmemiştir; şirketin ihracat bedellerini kendi hesabına tahsil edip tedarikçilerine ödemesi aklama suçunun hareket unsurunu oluşturmaz. Hayali ihracat isnadı bakımından ise beyan edilen ile fiilen ihraç edilen eşya arasındaki farkın yüzde onu aşıp aşmadığı henüz bilirkişi incelemesiyle belirlenmemiştir; bu sınır aşılmamışsa fiil yalnızca Gümrük Kanununa tabidir ve katalog şartı oluşmaz.
2. CMK m.133/1 yönünden (suçun işlenmekte olması). Madde, suçun şirket faaliyeti çerçevesinde “işlenmekte” olmasını arar; maddenin gerekçesinde icrası tamamlanmış bir suçla ilgili olarak şirket yönetimine kayyım tayin edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. İsnada konu son beyanname … tarihlidir. Bu tarihten sonra şirketin yaptığı bütün ihracat işlemleri gümrük idaresince kırmızı hatta fiziki muayeneye tabi tutulmuş ve bir aykırılık saptanmamıştır (Ek-2). Devam eden bir fiil bulunmadığından tedbirin ilk şartı gerçekleşmemiştir.
3. CMK m.133/1 yönünden (maddi gerçek bakımından gereklilik). … tarihinde şirket merkezinde yapılan aramada bütün ticari defterlere, sunucu ve bilgisayar imajlarına el konulmuş; banka kayıtları ve gümrük beyannameleri ilgili kurumlardan getirtilmiştir. Kayyımın bundan sonra ulaşabileceği, soruşturma makamlarının elinde bulunmayan bir delil kararda gösterilmemiştir. Şirket hesaplarına ve müvekkilin paylarına CMK m.128 uyarınca esasen el konulmuş olduğundan, malvarlığının kaçırılacağı endişesi de tedbiri haklı kılmaz.
4. Anayasa m.13, 35 ve 48 yönünden. Şirket … kişi istihdam etmekte, … tarihine kadar kapatılması gereken dâhilde işleme izin belgesi taahhütleri ve … tutarında akreditifli ihracat bağlantıları bulunmaktadır (Ek-3, Ek-4). Yönetim yetkilerinin tümüyle devri, bu yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmesini fiilen imkânsız kılmakta ve telafisi güç zararlara yol açmaktadır. Aynı amaca, yönetim organı işlemlerinin kayyım onayına bağlanması suretiyle ulaşmak mümkünken en ağır seçeneğin tercih edilmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır. Kararda daha hafif tedbirin neden yetersiz kalacağına ilişkin bir değerlendirme yoktur.
5. Anayasa m.141/3 ve CMK m.34 yönünden. Karar, kanun metninin tekrarından ibarettir; kuvvetli şüpheyi kuran olgular ve bunların şirket faaliyetiyle bağı gösterilmemiştir. Dayanak rapor, kısıtlama kararı gerekçe gösterilerek müdafie verilmemiş, böylece itiraz hakkının etkili kullanımı da engellenmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER
Anayasa m.13, 35, 48, 141/3; CMK m.34, 128, 133, 260, 267, 268; 5607 sayılı Kanun m.3/9; TCK m.282 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
Soruşturma dosyası; arama ve el koyma tutanakları (Ek-1); gümrük idaresinin … tarihli yazısı ve muayene sonuçları (Ek-2); SGK hizmet listesi (Ek-3); dâhilde işleme izin belgesi, akreditif ve satış sözleşmeleri (Ek-4); ticaret sicili kayıtları.
SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüyle … tarihli kayyım atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, bu istem kabul görmezse tedbirin yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlanması biçiminde değiştirilmesine ve dayanak raporun incelenmesine izin verilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. … / … / 2026
Şüpheli Müdafii
Av. …
Kayyım Atanınca Şirkette Ne Değişir?
Kararın üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurması ticaret sicili gazetesindeki ilana bağlıdır; gerekçeye göre karar örnekleri ayrıca şirketin merkez ve şubelerinde görülebilecek biçimde asılır. İlandan sonra bankalar, tedarikçiler ve müşteriler işlemlerinde kayyımı muhatap alır. Aşağıdaki tablo, en sık sorulan başlıkları özetler.
Kayyım sonrası şirkette durum
| Konu | Denetim kayyımında | Yönetim kayyımında |
|---|---|---|
| İmza ve temsil | Mevcut imza yetkilileri işlem yapar; geçerlilik için kayyım onayı aranır | Temsil yetkisi kayyımdadır; eski imza sirküleri hükümsüz kalır |
| Banka hesapları | El koyma yoksa kullanılmaya devam eder; ödeme talimatları kayyım onayıyla | Kayyım talimatıyla; el koyma varsa ayrıca hâkimlik izni veya kısmi çözülme talebi gerekir |
| Çalışanlar ve ücretler | İş sözleşmeleri sürer; ücret ödemeleri onayla yapılır | İşveren vekili kayyımdır; işe alma ve fesih yetkisi kayyıma geçer |
| Devam eden sözleşmeler | Geçerliliğini korur; yeni yükümlülükler onaya tabidir | Kayyım sözleşmeleri sürdürür; olağan dışı tasarruflar için mahkemeden izin alması beklenir |
| Genel kurul | Ortaklar oy haklarını kullanır | Pay idaresi de devredilmişse oy hakkını kayyım kullanır; TMSF kayyımlığında genel kurul yetkileri doğrudan Fondadır |
| Pay devri | El koyma yoksa mümkündür | Pay idaresi kayyımdaysa ortak tasarruf edemez; paylara ayrıca m.128/1-f uyarınca el konulmuş olabilir |
| Ortakların bilgi alması | Genel hükümlere göre sürer | Kayyımdan yazılı bilgi istenir; reddi hâlinde m.133/3 yolu |
Kayyımın şirket zararına işlemleri, yakın çevresine menfaat sağlaması veya işletmeyi bilerek atıl bırakması hâlinde ilgililer m.133/3 uyarınca Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabilir; madde metni yürürlükten kalkmış 6762 sayılı Kanuna atıf yapmakla birlikte, atıf bugün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa yapılmış sayılır. Bu başvuru ceza dosyasından bağımsızdır ve belirli bir işlemin iptali, önlenmesi veya kayyımın sorumluluğunun tespiti amacıyla yapılır. Kayyımın görevi kötüye kullanması ayrıca ceza soruşturmasına da konu olabilir.
Kayyım Ne Zaman Kalkar? Dava Sonunda Şirkete Ne Olur?
Gerekçeye göre kayyımın görevi soruşturma ve kovuşturma sürecinde ve en geç hüküm anına kadar devam edebilir. Tedbir, şartlarından birinin ortadan kalkmasıyla her aşamada kaldırılabilir; sona erme biçimi, şirketin ve ortakların sonraki haklarını belirler.
Tedbirin sona erme biçimleri ve sonuçları
| Sona erme | Şirket bakımından | Ücret ve tazminat |
|---|---|---|
| İtirazın kabulü veya kaldırma kararı | Yönetim, karar tarihinden itibaren eski organa döner; ticaret siciline tescil ve ilan yapılır | Dosya sürdüğünden ücret iadesi ve tazminat için sonuç beklenir |
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | Tedbir kendiliğinden dayanaksız kalır; kaldırma kararı alınır | Kayyıma ödenen ücretin tamamı kanuni faiziyle Hazineden karşılanır (m.133/2); m.141/1-j uyarınca tazminat istenebilir |
| Beraat | Yönetim eski organa döner; el konulan değerler iade edilir | Ücret iadesi ve tazminat; süre kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl |
| Mahkûmiyet, müsadere yok | Kayyımlık hükümle sona erer; şirket ortaklarına döner | Ücret şirket üzerinde kalır; tüzel kişi hakkında TCK m.60 güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir |
| Mahkûmiyet ve müsadere | Suçtan elde edilen veya suçun konusunu oluşturan değerler bakımından TCK m.54-55 uygulanır | TMSF kayyımlığında müsadere, satış veya tasfiye yoluyla yerine getirilir; bakiye Hazineye irat kaydedilir |
| TMSF’nin hükümden önce satış veya tasfiye kararı | İşletme elden çıkar; bedelin bakiyesi hesapta nemalandırılır | Beraat hâlinde nemalandırılmış bakiye iade edilir; fark zararı için tazminat yolu tartışılır |
Tazminat bakımından iki ayrı hüküm birlikte işler. CMK m.141/1-j, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan yahut bunların korunması için gerekli tedbirler alınmayan kişilere tazminat hakkı tanır. m.133/5 ise kayyımların görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden doğan tazminat davalarının 142 ila 144. maddeler uyarınca Devlet aleyhine açılacağını, Devletin görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu edeceğini düzenler. Husumetin kayyıma değil Devlete yöneltilmesi gerekir. Süre hesabı için koruma tedbirleri tazminatı süre hesaplama aracından, zarar kalemleri ve ispat için el konulan değerlerin iadesi ve tazminat rehberinden yararlanılabilir.
Kayyımla Birlikte Uygulanan Diğer Tedbirler
Kayyım nadiren tek başına gelir. Aynı kararda veya birkaç gün arayla şirket hesaplarına, taşınmazlara, araçlara ve ortaklık paylarına el konulur (CMK m.128); aklama şüphesinde MASAK işlemlerin ertelenmesi ve malvarlığına el konulması süreçlerini işletir; ortak ve yöneticiler hakkında gözaltı, adli kontrol veya tutuklama kararı verilir. Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar tutuklama kataloğunda yer alırken aklama suçu bu katalogda değildir; bu ayrım, kişisel özgürlük tedbirleriyle malvarlığı tedbirlerinin aynı isnada dayanmadığını gösterir. Bir dosyada tutuklama kaçakçılık isnadına, TMSF kayyımlığı ise aklama isnadına yaslanıyor olabilir; savunma her tedbiri kendi dayanağı üzerinden ele almalıdır.
El koyma kararlarına ilişkin süreler ve yeniden değerlendirme talepleri için uzun süren el koymada yapılacaklar, yüksek tutarlı blokelerde kapsam itirazı için milyonluk el koymalar, yöneticilerin kişisel ceza sorumluluğu için şirket suçlarında kim ceza alır rehberlerine bakılabilir. Tüzel kişiye ayrıca Kabahatler Kanununun 43/A maddesi uyarınca idari para cezası verilebileceği de unutulmamalıdır; kaçakçılık ve aklama bu maddede sayılan suçlar arasındadır.
Şirket Ortak ve Yöneticileri İçin İlk 72 Saat
Kayyım kararı öğrenildiğinde yapılacaklar
| Sıra | Yapılacak iş | Neden önemli? |
|---|---|---|
| 1 | Kararın bir örneğini ve öğrenme tarihini belgeleyin | İki haftalık itiraz süresi öğrenmeyle başlar; tarih ispatı süre tartışmasını önler |
| 2 | Kararda seçilen kayyım türünü ve pay idaresinin devredilip devredilmediğini okuyun | Yönetim organının göreve devam edip etmediği ve genel kurul hakları buna bağlıdır |
| 3 | Kayyımın TMSF olup olmadığını ve dayanak gösterilen suçları tespit edin | TMSF kayyımlığı yalnızca aklama ve kanunda sayılan diğer suçlarda mümkündür; aksi hâlde atama dayanaksızdır |
| 4 | Müdafi aracılığıyla dosya inceleme ve dayanak rapordan örnek alma talebinde bulunun | İtirazın somut olgulara dayanması için; kısıtlama varsa en azından sonuç bölümü istenir |
| 5 | Süreye bağlı yükümlülüklerin listesini çıkarın: vergi ve SGK, çek ve kredi, gümrük taahhütleri, izin belgeleri | Ölçülülük savunmasının delilidir; aynı liste kayyıma da yazılı olarak bildirilir |
| 6 | Kayyıma yazılı ve tarihli bir devir teslim tutanağı önerin | İleride doğabilecek zararların hangi dönemde oluştuğunun ispatı için |
| 7 | İsnada konu işlemlerin tarih aralığını ve bugünkü faaliyetin bunlardan farkını belgeleyin | Suçun “işlenmekte olması” şartının bulunmadığını göstermek için |
| 8 | İtiraz dilekçesinde terditli olarak denetim kayyımlığını isteyin | Tam kaldırma reddedilse bile işletmenin sürekliliğini koruyan ara çözüm elde edilebilir |
Kayyım, el koyma ve tutuklama kararlarına karşı birlikte savunma
Dış ticaret, kuyum, rafineri ve finans şirketleri hakkındaki kaçakçılık, hayali ihracat ve aklama soruşturmalarında; kayyım kararına itiraz, TMSF işlemlerine karşı iptal davası, el konulan değerlerin iadesi ve tazminat süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppSık Yapılan Hatalar
Hata ve doğrusu
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| İtiraz süresini yedi gün sanıp aceleyle gerekçesiz dilekçe vermek veya süreyi kaçırdığını düşünüp vazgeçmek | Zayıf itiraz reddedilir; güçlü hususlar sonraki taleplere kalır | Süre iki haftadır; dosya incelenip şartlara göre kurulmuş dilekçe verilmelidir |
| Kayyım itirazını tutuklama itirazıyla aynı dilekçede yapmak | İki talebin mercii farklıdır; biri incelenmeden kalabilir | Ayrı dilekçeler: tutuklama ve adli kontrol için asliye ceza, kayyım için izleyen sulh ceza hâkimliği |
| Yalnızca “şirket mağdur oluyor” demek | Soyut kalır, şartlara temas etmez | Katalog, işlenmekte olma, kuvvetli şüphe ve gereklilik şartları tek tek tartışılmalıdır |
| Terditli talepte bulunmamak | Mahkeme ya hep ya hiç kararı verir | Denetim kayyımlığına çevirme açıkça istenmelidir |
| Kayyımla iletişimi kesmek | İşletme bilgisi aktarılamaz, zarar büyür, sorumluluk tartışması doğar | Yazılı, tarihli ve belgeli iletişim; süreye bağlı yükümlülüklerin bildirimi |
| TMSF’nin satış kararına karşı ceza mahkemesine başvurmak | Görevsiz mercide süre kaybı | İdare mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası |
| Beraatten sonra tazminat süresini izlememek | Hak düşer | Kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl |
Sıkça Sorulan Sorular
Şirkete kayyımı kim atar?
Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği, kovuşturma evresinde davayı gören mahkeme atar. Cumhuriyet savcısının veya kolluğun kayyım atama yetkisi yoktur; gecikmesinde sakınca bulunan hâl gerekçesiyle de savcı kararıyla kayyım atanamaz (CMK m.133/1).
Hangi suçlarda şirkete kayyım atanabilir?
Yalnızca CMK m.133/4’te sayılan suçlarda. Ekonomik suçlar bakımından başlıcaları Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar ile aklama suçudur (TCK m.282). Vergi kaçakçılığı, dolandırıcılık ve suç örgütü isnadı tek başına katalogda yer almaz.
Vergi kaçakçılığı ve sahte fatura soruşturmasında kayyım atanır mı?
VUK m.359’daki suçlar katalogda olmadığından yalnızca bu isnatla kayyım atanamaz. Uygulamada dosyaya aklama isnadı eklenerek katalog şartı karşılanmaya çalışılır; bu durumda aklamanın unsurlarının, özellikle gizleme amacına yönelik ayrı bir işlemin gösterilip gösterilmediği tartışılmalıdır.
Kayyım kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir; birden fazla hâkimlik bulunan yerde numara olarak izleyen hâkimlik inceler.
İtiraz süresi geçtiyse yapılacak bir şey var mı?
Evet. Koruma tedbirleri kesin hüküm oluşturmaz; koşulların değiştiği gösterilerek tedbirin kaldırılması veya denetim kayyımlığına çevrilmesi her zaman istenebilir. Delillerin toplanmış olması, iddianamenin düzenlenmesi veya şüphelilerin yönetimden ayrılması bu talebin tipik dayanaklarıdır.
Denetim kayyımı ile yönetim kayyımı arasındaki fark nedir?
Denetim (onay) kayyımında yönetim kurulu veya müdürler görevde kalır, işlemlerinin geçerliliği kayyımın onayına bağlanır. Yönetim kayyımında yetkiler tümüyle kayyıma geçer ve yönetim organının görevi sona erer. Kararda hangisinin seçildiği açıkça yazılmak zorundadır.
TMSF her dosyada kayyım olabilir mi?
Hayır. 7145 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi TMSF’nin kayyım atanmasını TCK m.282, 314, 315 ve 6415 sayılı Kanun m.4’teki suçlarla sınırlamıştır. Yalnızca kaçakçılık veya hayali ihracat isnadı bulunan dosyada TMSF kayyım atanamaz; aklama isnadı varsa atanabilir.
TMSF kayyım olduğu şirketi satabilir mi?
Evet. Geçici 2. maddeye göre Fon, mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunlar nedeniyle şirketin ya da varlıklarının satılmasına veya fesih ve tasfiyesine karar verebilir; azınlık pay sahiplerinin rızası aranmaz. Borçlar ödendikten sonra kalan tutar kesin hükme kadar bir hesapta nemalandırılır. Bu kararlara karşı idare mahkemesinde dava açılır.
Kayyımın ücretini kim öder?
Hâkim veya mahkemenin takdir ettiği ücret şirket bütçesinden karşılanır. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilirse şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı kanuni faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır (CMK m.133/2).
Kayyım şirkete zarar verirse kime dava açılır?
Tazminat davası kayyıma değil Devlete karşı açılır (CMK m.133/5, 142-144). Devlet ödediği tazminat için görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu eder. Kayyımın belirli bir işlemine karşı ise m.133/3 uyarınca genel hükümlere göre görevli hukuk mahkemesine başvurulabilir.
Geçmişte işlenmiş ve bitmiş bir suç için kayyım atanabilir mi?
Hayır. Madde suçun şirket faaliyeti çerçevesinde “işlenmekte” olmasını arar; gerekçede icrası tamamlanmış bir suçla ilgili olarak şirket yönetimine kayyım tayin edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Böyle bir dosyada şartları varsa el koyma tedbirine başvurulabilir.
Şahıs şirketine veya şahıs işletmesine kayyım atanır mı?
CMK m.133 ticaret şirketlerine yöneliktir; öğretide adi şirketin kapsam dışında kaldığı kabul edilir. Tüzel kişiliği olmayan işletmelerde malvarlığı değerlerine el konulur ve bunların yönetimi için CMK m.128/10 uyarınca kayyım görevlendirilebilir.
Beraat edersem şirketimi geri alır mıyım?
Olağan kayyımlıkta evet; yönetim eski organa döner ve kayyım ücreti faiziyle iade edilir. TMSF kayyımlığında şirket hükümden önce satılmış veya tasfiye edilmişse geri dönen, satış bedelinin nemalandırılmış bakiyesidir. Bu nedenle satış ve tasfiye kararlarına karşı idari yargıda zamanında dava açılması belirleyicidir.
Kayyım atanması şirket ortağının tutuklanacağı anlamına mı gelir?
Hayır. Kayyım malvarlığına, tutuklama kişi özgürlüğüne ilişkin ayrı tedbirlerdir ve şartları farklıdır. Kaçakçılık suçları tutuklama kataloğunda yer alırken aklama suçu yer almaz; her tedbir kendi dayanağı üzerinden değerlendirilir ve ayrı mercilerde itiraza konu olur.
📚 İlgili Rehberler
- 🧭 Ceza Hukuku Rehberi (Hub)Soruşturma, kovuşturma, suç ve ceza rehberleri
- 🧭 MASAK Rehberi (Hub)Bloke, el koyma, aklama ve uyum rehberleri
- Kaçakçılık, Aklama ve Hayali İhracat Dosyalarında Ceza Savunması
- Hayali İhracat Suçu (5607 m.3/9)
- Kara Para Aklama Suçu (TCK m.282)
- Kuyumcu ve Aracı Kuruluşlarda Aklama Suçu
- Altın Kaçakçılığı Suçu ve Cezası
- 5607 Sayılı Kanun: Kaçakçılık Suçu
- Şirket Hesabı Bloke Edildi: MASAK, El Koyma ve İşletmenin Devamı
- El Koymaya İtiraz Reddedildi: Sonraki Adımlar
- El Konulan Paranın İadesi ve CMK m.141 Tazminatı
Dosyanız için değerlendirme
Kayyım kararına itiraz süresi iki haftadır ve işletmenin kaybı her gün büyür. Kararı ve dosyanızı birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Altına El Koyma Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği 2026: Gümrükte ve Kuyumcuda El Konulan Altın — 7 Günde İtiraz (CMK m.268), Kaçakçılık-Kabahat Ayrımı, Tasfiye (5607 m.16) ve İade Talebi (CMK m.131)
- ▸ Kaçakçılık ve Aklama Dosyasında Örgüt İddiası 2026: 5607 m.4/1 İki Kat Artırım, TCK m.220 Unsurları, Üç Kişi ve Hiyerarşi Şartı, TCK m.282/4, Etkin Pişmanlığın Kapanması, Görevli Mahkeme ve Savunma
- ▸ Kaçakçılık, Aklama ve Hayali İhracat Dosyalarında Ceza Savunması 2026: Ağır Ceza mı Asliye Ceza mı, Gözaltı ve İfade, Tutuklama, El Koyma, MASAK Raporu, Bilirkişi, Etkin Pişmanlık, HAGB ve Kanun Yolları
- ▸ Altın ve Kuyum Sektöründe Aklama Suçu 2026: Kuyumcu ve Aracı Kuruluşlar İçin TCK 282 Riski, TCK 165 Çalıntı Altın, Bilme Unsuru, MASAK ile Sınır, Örgüt, Müsadere ve Savunma
Bu konuda hukuki destek almak için
