18 Eylül 2026

Altına El Koyma Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği 2026: Gümrükte ve Kuyumcuda El Konulan Altın — 7 Günde İtiraz (CMK m.268), Kaçakçılık-Kabahat Ayrımı, Tasfiye (5607 m.16) ve İade Talebi (CMK m.131)

Gümrükte veya kuyumcuda altına el konulduğunda en önemli süre yedi gündür: el koymanın onaylanmasına ilişkin sulh ceza hâkimliği kararına, Ceza Muhakemesi Kanunu m.268 uyarınca kararı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde, kararı veren hâkimliğe verilecek bir dilekçeyle itiraz edilir; itirazı, numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği inceler. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 s.K.) m.9 gümrük salonlarında ve kapılarında tespit edilen kaçak eşyaya derhal el konulmasını öngörür; hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma CMK m.127 uyarınca yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve kırk sekiz saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar. İtirazın kaderini çoğu zaman fiilin niteliği belirler: beyan edilmeden taşınan kişisel ziynet eşyası ticari amaç taşımıyorsa olay 5607 sayılı Kanundaki kaçakçılık suçu değil, 1567 sayılı Kanun m.3 kapsamında idari para cezasını gerektiren bir kabahattir ve ceza muhakemesi tedbiri olan el koymanın dayanağı kalmaz. Kuyumcuda el konulan altında ise fatura, aracı kuruluş kaydı, rafineri damgası ve ayar raporu, altının kaçak olmadığını gösteren temel delillerdir. 5607 sayılı Kanun m.16 uyarınca müsadereye tabi olabilecek eşya sahibine iade edilemez ve el koyma tarihinden itibaren altı ay, bazı hâllerde bir ay içinde tasfiye kararı verilir; süresinde karar verilmezse eşya derhal tasfiye edilir. Bu nedenle itiraz gecikmeden yapılmalı, tasfiye talebine ayrıca karşı çıkılmalı ve soruşturma sona erdiğinde CMK m.131 uyarınca iade istenmelidir. Bu rehber üç dilekçe örneğiyle birlikte her aşamanın kanuni dayanağını anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Havalimanında, sınır kapısında ya da kuyumcu dükkânınızda altınınıza el mi konuldu?

El koymanın onaylanması kararına yedi günlük sürede itiraz, gümrük tutanağındaki niteleme hatalarının düzeltilmesi, kaçakçılık suçu ile 1567 sayılı Kanun kabahati ayrımının ortaya konulması, tasfiye talebine karşı çıkılması, el konulan altının CMK m.131 uyarınca iadesi ve itirazın reddinden sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süreçlerinde Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Kısa cevap: El koymanın onaylanması kararına, kararı öğrendiğiniz günden itibaren 7 gün içinde, kararı veren sulh ceza hâkimliğine dilekçeyle itiraz edin (CMK m.268). Dilekçede fiilin kaçakçılık suçu değil, beyan yükümlülüğüne aykırılıktan doğan bir kabahat (1567 s.K. m.3) olduğunu, altının kişisel ziynet ya da faturalı ticari mal olduğunu belgeleriyle gösterin. Altı ay içinde tasfiye kararı verilebileceğinden (5607 s.K. m.16) itirazı bekletmeyin; soruşturma bitince CMK m.131 uyarınca iade isteyin. Dilekçe örnekleri aşağıdadır; ayrıntı için 0554 648 37 15.

Altına El Konulduğunda Hangi Karara, Nereye, Ne Zaman İtiraz Edilir?

Gümrükte altına el konulması, gümrük idaresinin bir vergi işlemi değil, ceza muhakemesine ait bir koruma tedbiridir. 5607 sayılı Kanun m.9 uyarınca bu Kanundaki suçlarla ilgili arama ve el koyma Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılır; gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya taşıdığından şüphelenilen kişilerin üstü, eşyası ve aracı gümrük görevlilerince aranabilir ve tespit edilen kaçak eşyaya derhal el konulur. El konulan eşya, m.11 uyarınca miktarı, cinsi ve ayırıcı özelliklerini gösteren bir tutanakla gümrük idaresine teslim edilir. Bu ilk el koyma, hâkim kararı olmaksızın yapıldığı için CMK m.127/3 uyarınca yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde onaylamazsa el koyma kendiliğinden kalkar.

Dolayısıyla itirazın konusu, gümrük görevlisinin tuttuğu tutanak değil, sulh ceza hâkimliğinin verdiği el koymanın onaylanması kararıdır. Bu karar “değişik iş” numarasıyla verilir ve çoğu zaman yolcuya ayrıca tebliğ edilmez; kişi durumu Cumhuriyet başsavcılığından veya UYAP üzerinden öğrenir. CMK m.268/1 uyarınca itiraz, kararı veren hâkimliğe bir dilekçe verilmesi ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır; süre yedi gündür ve kararın öğrenildiği günden başlar. Kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en geç üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK m.268/2). Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazı, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği inceler (CMK m.268/3-a). İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan dosya üzerinden karara bağlanır ve mercii kararı kesindir (CMK m.271).

El koyma sürecinde kararlar ve itiraz yolları

AşamaKarar verenBaşvuru yolu ve süreDayanak
Gümrükte el koyma ve teslim tutanağıGümrük muhafaza görevlisiTutanağa şerh; itiraz karar üzerine yapılır5607 m.9, m.11
El koymanın onaylanmasıSulh ceza hâkimliği (24 saatte sunulur, 48 saatte karar)Öğrenmeden itibaren 7 gün içinde itirazCMK m.127/3, m.268
İtirazın incelenmesiNumara olarak izleyen sulh ceza hâkimliğiDosya üzerinden; karar kesinCMK m.268/3-a, m.271
Tasfiye kararıSoruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme7 gün içinde itiraz5607 m.16, CMK m.268
İade talebiSavcılık veya mahkemeHer zaman; ret kararına itirazCMK m.131/1
1567 s.K. idari para cezasıCumhuriyet savcısıTebliğden itibaren 15 gün, sulh ceza hâkimliğiKabahatler K. m.27

İtirazı Kazandıran Soru: Fiil Kaçakçılık Suçu mu, Kabahat mi?

El koymanın hukuki dayanağı, ortada 5607 sayılı Kanunda tanımlanmış bir suçun bulunduğu şüphesidir. Bu şüphe ortadan kalkarsa ceza muhakemesi tedbiri olan el koymanın da dayanağı kalmaz. Altın bakımından ayrım şuradan geçer: Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m.7 uyarınca yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyasını yurda getirebilir ve yurt dışına çıkarabilir; daha fazla değerdeki ziynet eşyasının çıkarılması girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye’de satın alındığının belgelenmesine bağlıdır. Bu kurala aykırılığın yaptırımı 1567 sayılı Kanun m.3’te öngörülen idari para cezasıdır. Yani beyansız taşıma kendi başına bir kabahattir; kaçakçılık suçuna dönüşmesi için eşyanın ticari amaçla ve gümrük işlemlerinden kaçırılarak taşındığının ortaya konulması gerekir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu ayrımı bir kanun yararına bozma dosyasında açıkça ortaya koymuştur. Dereköy gümrük sahasında bir araçta ele geçirilen ziynet eşyasına CMK m.127/3 uyarınca el konulmuş, el koymanın onaylanmasına ilişkin sulh ceza kararına yapılan itiraz Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesince 08.02.2013 tarihli ve 2013/34 değişik iş sayılı kararla kabul edilerek el koyma kaldırılmış ve eşyanın sahibine iadesine karar verilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini inceleyen Daire, çıkış işlemi sırasında beyan ve fatura ibraz edilmesi gereken bu durumda fiilin 1567 sayılı Kanun m.3 uyarınca idari para cezasını gerektirdiğini, merciin itiraz üzerine yalnızca el konulan eşyanın iadesine karar vermesi gerektiğini belirtmiştir. Kararın itiraz dilekçesi bakımından anlamı açıktır: kabahat niteliğindeki bir olayda el koymanın sürdürülmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Yurt dışına çıkışta beyan kuralları yurt dışına altın çıkarmak, girişte ise yurt dışından altın getirmek rehberlerimizde, 1567 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezası ise 1567 sayılı Kanun idari para cezası rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Niteleme ve el konulan altının akıbeti

DurumHukuki nitelemeEl koymaOlası sonuç
15.000 doları aşmayan kişisel ziynet, beyansızSerbest (32 S.K. m.7)DayanaksızDerhal iade
15.000 doları aşan kişisel ziynet, Türkiye faturası var, beyansızKabahat (1567 m.3)Kaldırılmalıİade ve idari para cezası
Kişisel ziynet, fatura yok, ticari amaç yokKabahat; ticari amaç tartışmasıTartışmalıDelillere göre iade
Külçe veya gram altın, çok sayıda aynı ürün, gizleme5607 m.3 suç şüphesiDevam ederTasfiye ve müsadere riski
Kuyumcuda faturasız ve damgasız altın5607 m.3/5 suç şüphesiDevam ederBelgeye göre kısmi iade
Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraatSuç yokKaldırılırİade; tasfiye edilmişse bedel

Ticari amacın varlığı somut ölçütlerle tartışılır: aynı model ve ayarda çok sayıda ürün, etiketli veya ambalajlı mal, külçe ve gram altın, gizli bölmede taşıma, kişinin daha önceki benzer girişleri ve satın alma belgesinin bulunmaması ticari amaç lehine; farklı model ve boyutta takılar, düğün takıları, aile üyelerine ait olduğu anlaşılan ziynetler, kişinin yurt dışında yerleşik olması ve Türkiye’de satın alındığını gösteren faturalar ise kişisel kullanım lehine değerlendirilir. İtiraz dilekçesi bu ölçütlerin her birini belgeyle karşılamalıdır. Kaçakçılık suçunun unsurları ve ceza boyutu için altın kaçakçılığı suçu ve cezası rehberimize bakılabilir.

Kuyumcuda Kaçak Altın Şüphesiyle El Koyma

El koyma yalnız gümrük kapısında karşılaşılan bir tedbir değildir. Kuyumcu dükkânında veya atölyesinde yapılan aramada, faturası gösterilemeyen, rafineri damgası bulunmayan ya da yabancı menşeli damga taşıyan altına 5607 sayılı Kanun m.3/5 kapsamında kaçak eşyayı ticari amaçla satın alma, satışa arz etme, satma veya bulundurma şüphesiyle el konulabilir. Bu hâlde de el koyma CMK m.127 uyarınca hâkim onayına tabidir ve itiraz yolu aynıdır. Ancak itirazın içeriği farklıdır: kuyumcu, altının kişisel ziynet olduğunu değil, yasal yoldan edinilmiş ticari mal olduğunu ispat etmek zorundadır.

Kuyumcunun elindeki en güçlü deliller alış faturası veya gider pusulası, kıymetli maden aracı kuruluşundan ya da Borsa İstanbul üzerinden yapılan alımın işlem belgesi, rafineri damgası ve seri numarası, ayar evi raporu ve stok kayıtlarıdır. Standart külçe altında seri numarası ile aracı kuruluş kayıtlarının eşleştirilmesi, altının yurda yasal yoldan girdiğini gösterir; hurda ve standart dışı altında ise gider pusulası, ayar evi raporu ve rafinaj belgeleri aynı işlevi görür. Alış belgesi eksik olan kısım ile belgeli kısım ayrılarak en azından belgeli altının iadesi istenmelidir; el koymanın tüm stoka yayılması, işletmenin faaliyetini durduracağından ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmaz. Kuyumcunun belge düzeni ve has altın kayıtları kuyumcuda vergi incelemesi, ayar raporları standart dışı altın ve ayar evi raporu, altının yurda yasal yoldan girişi ise altın ithalatı nasıl yapılır rehberlerimizde anlatılmıştır.

Kuyumcunun itirazında altının kaynağını gösteren belgeler

Altın türüKaynağı gösteren belgeEşleştirme
Standart külçe ve gram altınAracı kuruluş faturası, Borsa İstanbul işlem belgesiSeri numarası ve rafineri damgası
Cumhuriyet altını ve sikkelerDarphane veya banka satış belgesi, faturaAdet, ağırlık, darp yılı
Hurda altınGider pusulası ve satıcının kimlik bilgisiAyar evi raporu ve tartım
İmalat ürünüHammadde alış belgesi, imalat kaydıHas altın hesabı ve fire kaydı
Başka kuyumcudan alımFatura veya e-FaturaGram, ayar ve has karşılığı
Müşteri emaneti ve tamir altınıEmanet defteri, müşteri makbuzuMüşteri beyanı ve kimlik

Gümrük Tutanağı: İtirazın Delili Orada Başlar

5607 sayılı Kanun m.11 uyarınca el konulan eşya miktarı, cinsi ve ayırıcı özelliklerini gösteren bir tutanakla teslim edilir. Altın bakımından bu tutanağın doğruluğu hem itirazın hem de ileride yapılacak iadenin temelidir. Tutanakta her parçanın cinsi (bilezik, kolye, Cumhuriyet altını, külçe), adedi, net ağırlığı, ayarı ve varsa damga ile seri numarası ayrı ayrı yazılmalı, eşyanın fotoğrafı çekilmelidir. Uygulamada en sık rastlanan hata, farklı cins ve ayardaki ürünlerin tek kalemde “toplam şu kadar gram altın” biçiminde yazılması ya da ziynet eşyasının “külçe” olarak nitelenmesidir. Bu yazım, hem altının ticari mal gibi görünmesine hem de rayiç değerin yanlış hesaplanmasına yol açar.

Tutanak düzenlenirken yolcunun veya kuyumcunun, itiraz ettiği hususları tutanağa şerh olarak yazdırması gerekir: eşyanın kişisel ziynet olduğu, Türkiye’de satın alındığına dair faturaların bulunduğu ve sonradan ibraz edileceği, ayar tespitinin göz kararıyla yapıldığı gibi. Şerh düşülmemiş bir tutanakta sonradan yapılan itirazlar daha zayıf kalır. Tutanağın bir örneğinin alınması, itiraz dilekçesine eklenmesi ve iade sırasında teslim edilen altının tutanaktaki kayıtla karşılaştırılması bu nedenle önemlidir.

Tutanakta bulunması gereken bilgiler

BilgiNeden önemli
Her parçanın cinsi ve adediZiynet ile ticari mal ayrımı
Net ağırlık (gram)Rayiç değer ve iade karşılaştırması
Ayar ve milyemHas altın karşılığı ve değer
Damga, rafineri adı, seri numarasıYasal giriş ve kaynak eşleştirmesi
Fotoğrafİadede kimlik tespiti
Yolcunun beyanı ve şerhiİtirazın o anda yapıldığının kaydı
İbraz edilen veya sonradan ibraz edilecek belgelerFaturaların varlığının kayda geçmesi

Dilekçe Örneği 1: Havalimanında El Konulan Ziynet Altına İtiraz

Aşağıdaki örnek, yurt dışında yaşayan ve Türkiye’den dönüşte ziynet eşyasını beyan etmediği için 5607 sayılı Kanun kapsamında el koymayla karşılaşan bir yolcu adına hazırlanmıştır; olay ve talepler somut dosyaya göre uyarlanmalıdır.

İSTANBUL … SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: 2026/… Değişik İş

İTİRAZ EDEN: Ad Soyad, T.C. kimlik no, yurt dışı ve Türkiye adresi

VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres

İTİRAZ KONUSU KARAR: Hâkimliğinizin …/…/2026 tarihli ve 2026/… değişik iş sayılı el koymanın onaylanmasına ilişkin kararı

ÖĞRENME TARİHİ: …/…/2026

KONU: El koymanın onaylanması kararının kaldırılması ve el konulan ziynet eşyasının müvekkile iadesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil yirmi iki yıldır Almanya’da yaşamaktadır. …/…/2026 günü İstanbul Havalimanından Düsseldorf’a gitmek üzere çıkış yaparken beraberindeki 22 ayar dört adet bilezik, bir adet set kolye ve beş adet Cumhuriyet altını, beyan edilmediği gerekçesiyle gümrük muhafaza görevlilerince 5607 sayılı Kanun kapsamında şüpheli eşya olarak tutanağa bağlanmış ve el konulmuştur. El koyma Hâkimliğinizin itiraz konusu kararıyla onaylanmıştır.

2. Ceza Muhakemesi Kanununun 268 inci maddesi uyarınca itiraz süresindedir. Karar müvekkile tebliğ edilmemiş, vekil olarak …/…/2026 tarihinde UYAP üzerinden öğrenilmiştir; itiraz yedi günlük süre içinde yapılmaktadır.

3. 32 Sayılı Karar’ın 7 nci maddesi uyarınca yolcuların Türkiye’de satın aldıklarını belgelediği ziynet eşyasını yurt dışına çıkarması serbesttir. El konulan eşyanın tamamı, müvekkilin kızının …/…/2025 tarihinde Türkiye’de yapılan düğünü için … Kuyumculuktan satın alınmış olup faturaları ekte sunulmuştur. Faturalardaki ürün cinsi, adedi ve gramı tutanaktaki kayıtla birebir örtüşmektedir. Çıkış sırasında beyanda bulunulmaması, eşyanın niteliğini değiştirmemektedir.

4. 1567 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca kıymetli maden ve ziynet eşyasının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin kurallara aykırılığın yaptırımı idari para cezasıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi de çıkışta beyan ve fatura ibrazı gereken ziynet eşyasına ilişkin bir kanun yararına bozma dosyasında fiilin 1567 sayılı Kanun kapsamında idari para cezasını gerektirdiğini ve itiraz merciinin el konulan eşyanın iadesine karar vermesi gerektiğini kabul etmiştir. Olay en fazla bir kabahat olup ceza muhakemesi tedbiri olan el koymanın sürdürülmesine hukuki dayanak kalmamıştır.

5. 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki kaçakçılık suçu, eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ve ticari amaçla taşındığının ortaya konulmasını gerektirir. El konulan eşya farklı model ve ölçüde, kullanılmış ve aile bireylerine ait takılardan oluşmaktadır; külçe veya gram altın bulunmamaktadır, eşya gizlenmemiş, üst aramasında değil el çantasında açıkça taşınmıştır. Müvekkilin daha önce benzer bir işlemi de yoktur. Ticari amacı gösteren tek bir emare bulunmamaktadır.

6. Ceza Muhakemesi Kanununun 127 ve 131 inci maddeleri uyarınca el koyma, delil olarak muhafazası gereken veya müsaderesi beklenen eşya için başvurulan bir koruma tedbiridir. Eşyanın cinsi, gramı, ayarı ve fotoğrafları tutanakla tespit edilmiş olup delil olarak muhafazasına ihtiyaç kalmamıştır. Kabahat niteliğindeki bir fiilde müsadere de söz konusu değildir. Tedbirin sürdürülmesi Anayasanın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturmaktadır.

7. 5607 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca el koyma tarihinden itibaren belirli süre içinde tasfiye kararı verilebileceğinden, eşyanın iadesi gecikmeksizin karara bağlanmalıdır. Altın, değer kaybına uğrayan veya muhafazası külfet oluşturan bir eşya olmadığından kısa süreli tasfiyeyi haklı kılacak bir neden de yoktur.

HUKUKİ SEBEPLER

5271 sayılı CMK m.127, 131, 267-271; 5607 sayılı Kanun m.3, 9, 11, 16; 1567 sayılı Kanun m.3; 32 Sayılı Karar m.7; Anayasa m.35 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Gümrük tutanağı ve fotoğraflar, satış faturaları, düğün fotoğrafları ve davetiye, pasaport giriş-çıkış kayıtları, yurt dışı ikamet belgesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, el koymanın onaylanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve el konulan ziynet eşyasının müvekkile iadesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih, vekil ad soyad, imza

Ekler: Vekâletname, faturalar, tutanak örneği, ikamet belgesi

Dilekçe Örneği 2: Kuyumcuda El Konulan Faturalı Altına İtiraz

İkinci örnek, iş yerinde yapılan aramada külçe ve gram altına 5607 sayılı Kanun m.3/5 kapsamında el konulan bir kuyumcu adına hazırlanmıştır. Burada itirazın ekseni, altının yasal yoldan edinildiğinin belgelerle eşleştirilmesi ve tedbirin işletmeyi durduracak genişliğe ulaşmamasıdır.

ANKARA … SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: 2026/… Değişik İş

İTİRAZ EDEN: … Kuyumculuk Ticaret Limited Şirketi, vergi numarası, adres

VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres

İTİRAZ KONUSU KARAR: Hâkimliğinizin …/…/2026 tarihli ve 2026/… değişik iş sayılı el koymanın onaylanmasına ilişkin kararı

KONU: El koyma kararının kaldırılması, olmadığı takdirde belgeli altın bakımından kaldırılarak müvekkile iadesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. …/…/2026 tarihinde müvekkil şirketin Ulus’taki iş yerinde yapılan aramada 1.250 gram külçe ve gram altın ile 62 adet Cumhuriyet altınına kaçak eşya şüphesiyle el konulmuş, el koyma Hâkimliğinizin itiraz konusu kararıyla onaylanmıştır. Karar vekil tarafından …/…/2026 tarihinde öğrenilmiş olup itiraz süresindedir (CMK m.268).

2. 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki suç, eşyanın kaçak olduğunun bilinerek ticari amaçla satın alınmasını, satışa arz edilmesini veya bulundurulmasını gerektirir. El konulan 1.000 gram külçe altın, kıymetli madenler aracı kuruluşu … A.Ş.’den …/…/2026 tarihli ve … numaralı faturayla satın alınmış olup her külçenin rafineri damgası ve seri numarası faturada yazılıdır. 250 gram gram altın ise … Kuyumculuktan e-Fatura ile alınmıştır. Tutanaktaki seri numaraları ile faturalardaki numaraların karşılaştırılması, altının yasal yoldan edinildiğini tereddüde yer bırakmayacak biçimde göstermektedir.

3. 32 Sayılı Karar’ın 7 nci maddesi ve Kıymetli Madenler Aracı Kuruluşları Yönetmeliği uyarınca işlenmemiş altının ithalatı aracı kuruluşlarca yapılır ve bu kuruluşlardan alınan altın yurda yasal yoldan girmiş altındır. Müvekkil kıymetli maden alımlarını yalnızca bu kanaldan ve banka ödemesiyle yapmaktadır; ödeme dekontları ekte sunulmuştur. Eşyanın kaçak olduğu yönünde tutanakta damga veya seri numarası dışında herhangi bir tespit bulunmamaktadır.

4. 62 adet Cumhuriyet altını, müvekkil şirketin vitrin stokunda bulunan ve günlük satışa konu olan Darphane ürünüdür; satın alındıkları banka ve kuyumcu faturaları ile stok kartları ekte sunulmuştur. Bu altınların kaçak olarak nitelendirilmesini gerektiren bir olgu yoktur.

5. Ceza Muhakemesi Kanununun 127 ve 131 inci maddeleri uyarınca el koyma ölçülü olmak zorundadır. Müvekkil, Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında yetki belgesine sahip bir işletmedir ve stokunun tamamına el konulması faaliyetini fiilen durdurmuştur. Ürünlerin cinsi, gramı, seri numarası ve fotoğrafları tutanakla tespit edilmiş olduğundan delil olarak muhafazalarına da gerek kalmamıştır. Hâkimliğinizce belgelerin yeterli görülmediği bir kalem olursa, en azından belgeyle eşleşen altın bakımından el koymanın kaldırılması gerekir.

6. 5607 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca müsadereye konu olabilecek eşya iade edilemez; ancak faturası ve seri numarası eşleşen altın bakımından müsadere ihtimali bulunmamaktadır. Tasfiye kararı verilmesi, müvekkil için telafisi güç bir zarara yol açacaktır.

HUKUKİ SEBEPLER

5271 sayılı CMK m.127, 131, 267-271; 5607 sayılı Kanun m.3, 9, 11, 16; 32 Sayılı Karar m.7; Anayasa m.35 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Arama ve el koyma tutanağı, aracı kuruluş ve kuyumcu faturaları, banka dekontları, stok kartları, yetki belgesi, fotoğraflar, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, el koymanın onaylanmasına ilişkin kararın kaldırılarak altınların müvekkil şirkete iadesine, olmadığı takdirde fatura ve seri numarasıyla eşleşen altın bakımından el koymanın kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih, vekil ad soyad, imza

Ekler: Vekâletname, faturalar, dekontlar, stok kartları, yetki belgesi

Tasfiye Tehlikesi: 5607 m.16 ve Tasfiye Talebine Karşı Çıkmak

El koymaya itiraz reddedilse bile süreç bitmez; ancak zaman aleyhinize işlemeye başlar. 5607 sayılı Kanun m.16/1 uyarınca bu Kanunda tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması hâlinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir; bu süreler içinde karar verilmezse eşya derhal tasfiye edilir. Tasfiyeden önce numune alınması mümkünse numune alınır, mümkün değilse eşyanın ayırt edici özellikleri tespit edilir.

Altın bakımından bu hüküm iki argüman sunar. Birincisi, altın zarara uğrayan, değeri esaslı ölçüde düşen veya muhafazası ciddi külfet oluşturan bir eşya değildir; bir aylık kısa süreli tasfiye için gerekçe gösterilemez. İkincisi, tasfiye kararı bir yargı kararıdır ve CMK m.268 uyarınca yedi gün içinde itiraza tabidir; bu itirazda eşyanın müsadere ihtimali bulunmadığı, fiilin kabahat olduğu ya da belgeli ticari mal olduğu yeniden ileri sürülmelidir. Tasfiye, m.16/4 uyarınca tasfiye idaresi tarafından Gümrük Kanunu hükümlerine göre yapılır. Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararıyla sonuçlanır ve eşya tasfiye edilmişse, iade kararının uygulanmasında gümrük ve dış ticaret mevzuatı uyarınca işlem yapılır ve satış bedeli Gümrük Kanunu m.180 çerçevesinde sahibine ödenir. Tasfiye bedelinin iadesi talebinin kesinleşmeden sonra gecikmeksizin gümrük idaresine yazılı olarak yapılması, uygulamada hak kayıplarını önler.

Tasfiye sürecinde süreler ve savunma

KonuKuralSavunmada kullanım
İade yasağıMüsadereye tabi olabilecek eşya iade edilemez (m.16/1)Müsadere ihtimali yoksa yasak işlemez
Genel tasfiye süresiEl koymadan itibaren 6 aySüre dolmadan itiraz ve iade talebi
Kısa tasfiye süresiZarar, esaslı değer kaybı, muhafaza külfeti: 1 ayAltında bu şartlar yok
KararsızlıkSüre içinde karar yoksa derhal tasfiyeTasfiye talebine karşı yazılı itiraz
TespitNumune veya ayırt edici özellik tespitiGram, ayar ve fotoğraf kaydı istenmeli
Tasfiye sonrası iadeSatış bedeli GK m.180 çerçevesinde ödenirKesinleşmeden sonra hemen başvuru

Dilekçe Örneği 3: El Konulan Altının İadesi Talebi (CMK m.131)

CMK m.131/1 uyarınca soruşturma veya kovuşturma bakımından artık gerekli olmayan ya da müsaderesine karar verilmesi beklenmeyen eşya, re’sen veya istem üzerine derhal sahibine iade edilir ve istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. İade talebi el koymaya itirazdan bağımsızdır; itiraz süresi kaçırılmışsa veya itiraz reddedilmişse, koşulların değiştiği her aşamada yeniden iade istenebilir. Aşağıdaki örnek, olayın kabahat niteliğinde olduğu anlaşılıp idari para cezası kesildikten sonra soruşturmanın sürdüğü bir dosya için hazırlanmıştır.

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

SORUŞTURMA NO: 2026/…

TALEP EDEN: Ad Soyad, T.C. kimlik no, adres

VEKİLİ: Av. Ad Soyad, adres

KONU: El konulan ziynet eşyasının iadesi ile gerekli ise el koymanın kaldırılması için sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunulması istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkilin …/…/2026 tarihinde havalimanında el konulan ziynet eşyası hakkında Başsavcılığınızca yürütülen soruşturmada, fiilin 1567 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi üzerine müvekkil adına …/…/2026 tarihli idari yaptırım kararıyla idari para cezası verilmiş ve ceza ödenmiştir. Ödeme dekontu ekte sunulmuştur.

2. Ceza Muhakemesi Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma bakımından artık gerekli olmayan veya müsaderesine karar verilmesi beklenmeyen eşya derhal sahibine iade edilir. Fiilin kabahat olarak nitelendirildiği ve yaptırımın uygulandığı bu aşamada eşyanın delil olarak saklanmasına veya müsaderesine imkân bulunmamaktadır. 1567 sayılı Kanun kabahat için idari para cezası öngörmekte olup ziynet eşyasının mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin bir hüküm içermemektedir.

3. 5607 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde düzenlenen iade yasağı, yalnızca bu Kanunda tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsaderesi mümkün olan eşya için geçerlidir. Kabahat niteliğindeki fiilin konusu olan eşya bu yasağın kapsamı dışındadır.

4. El konulan eşyanın cinsi, adedi, gramı ve ayarı gümrük tutanağında ve fotoğraflarda tespit edilmiştir. İadenin tutanaktaki kayıtla karşılaştırılarak yapılması ve teslimin tutanağa bağlanması gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER

5271 sayılı CMK m.127, 131; 5607 sayılı Kanun m.16; 1567 sayılı Kanun m.3; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle el konulan ziynet eşyasının müvekkile iadesine, el koymanın hâkim kararıyla onaylanmış olması nedeniyle gerekli görülürse el koymanın kaldırılması için sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunulmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

Tarih, vekil ad soyad, imza

Ekler: Vekâletname, idari yaptırım kararı, ödeme dekontu, tutanak örneği

Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararından sonra iade ve zararın tazmini için kovuşturmaya yer olmadığı ve beraat sonrası iade rehberimize, genel iade dilekçesi için elkonulan eşyanın iadesi talebi dilekçesi örneğimize bakılabilir.

İtiraz Reddedilirse Ne Yapılır?

Sulh ceza hâkimliği itirazı reddederse bu karar kesindir; ancak yol kapanmış değildir. Birincisi, CMK m.131 uyarınca koşullar değiştikçe yeniden iade istenebilir: yeni belgelerin bulunması, fiilin kabahat olarak nitelendirilmesi, bilirkişi raporu veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı yeni bir talep için yeterli nedendir. İkincisi, kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkemeden el koymanın kaldırılması istenebilir. Üçüncüsü, olağan yolların tüketilmesinden sonra mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir; 6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür. Uzun süren el koymalarda ölçülülük değerlendirmesi ayrıca önem kazanır; bu konuda uzun süren elkoyma ve elkoymaya itiraz reddedildi rehberlerimize bakılabilir.

Dördüncü olarak, el koymanın ceza boyutu ile idari boyutu birlikte yönetilmelidir. Olay kabahat olarak nitelendirildiğinde verilen idari para cezasına karşı Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. İdari para cezasının ödenmesi, iade talebini güçlendiren bir olgu olabilir; ancak cezanın tutarına itiraz edilecekse önce bu hesap yapılmalıdır. Sektörün vergi ve gümrük uyuşmazlıklarıyla birlikte genel görünümü altın ve kuyum sektöründe gümrük ve vergi davaları rehberimizde yer almaktadır.

Dilekçeye Eklenecek Belgeler ve Sık Yapılan Hatalar

Durum ve eklenecek belgeler

DurumEklenecek belgeAmacı
Yurt dışında yaşayan yolcuİkamet belgesi, pasaport giriş-çıkış kayıtlarıKişisel kullanım ve seyahat düzeni
Türkiye’de satın alınan ziynetKuyumcu faturası veya e-Arşiv faturası32 S.K. m.7 kapsamında tevsik
Düğün takısıDüğün fotoğrafı, davetiye, nikâh cüzdanıTicari amacın yokluğu
Girişte beyan edilmiş ziynetGiriş beyan formuÇıkışta serbestlik
Kuyumcu stokuAracı kuruluş faturası, Borsa İstanbul belgesi, stok kartıYasal kaynak ve seri numarası eşleşmesi
Hurda altınGider pusulası, ayar evi raporuKaynak ve ayar
İdari para cezası ödendiCeza kararı ve dekontKabahat niteliğinin tespiti

En sık yapılan hata sürenin kaçırılmasıdır. Yedi günlük itiraz süresi kararın öğrenilmesiyle başlar; öğrenme tarihini ispat edecek belge (UYAP kaydı, tebligat, savcılık yazısı) saklanmalıdır. İkinci hata, itirazın gümrük müdürlüğüne verilmesidir; gümrük idaresi el koyma kararını kaldırma yetkisine sahip değildir ve dilekçenin yanlış mercie verilmesi zaman kaybettirir. Üçüncü hata, yalnızca “altınlar benimdir” demekle yetinmektir; mülkiyet tartışması değil, fiilin niteliği ve altının kaynağı tartışılmalıdır. Dördüncü hata tutanağa şerh düşülmemesi, beşinci hata ise tasfiye talebinin takip edilmemesidir. Kuyumcu tarafında ise bütün stokun tek kalem gösterildiği bir tutanağa itiraz edilmemesi, belgeli altının dahi uzun süre iade edilmemesine yol açar.

Nakit para için benzer kurallar ve el koyma rejimi yurt dışına nakit para çıkarma rehberimizde, 5607 sayılı Kanunun genel yapısı 5607 sayılı Kanun kaçakçılık suçu rehberimizde, kuyumcunun yetki belgesi ve kayıt yükümlülükleri ise kuyumcu yetki belgesi rehberimizde anlatılmıştır. Dosyanız için ön değerlendirme amacıyla 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Gümrükte el konulan altına itiraz süresi ne kadar?

El koymanın onaylanmasına ilişkin sulh ceza hâkimliği kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren yedi gün içinde itiraz edilir (CMK m.268). Dilekçe kararı veren hâkimliğe verilir; itirazı numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği inceler.

El koyma itirazı gümrük müdürlüğüne mi verilir?

Hayır. Gümrük görevlisinin el koyması hâkim onayına sunulan bir ceza muhakemesi tedbiridir (CMK m.127/3); itiraz, onay kararını veren sulh ceza hâkimliğine yapılır. Gümrük müdürlüğü el koymayı kaldıramaz.

El koyma ne zaman kendiliğinden kalkar?

Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde onaylamazsa el koyma kendiliğinden kalkar (CMK m.127/3).

Beyan etmediğim ziynet altını için suç işlemiş sayılır mıyım?

Kural olarak hayır. Ticari amaç taşımayan kişisel ziynet eşyasının beyansız taşınması 1567 sayılı Kanun m.3 kapsamında idari para cezasını gerektiren bir kabahattir. 5607 sayılı Kanundaki kaçakçılık suçu için eşyanın ticari amaçla ve gümrük işlemlerinden kaçırılarak taşındığının ortaya konulması gerekir.

Ne kadar ziynet altını serbestçe çıkarabilirim?

32 Sayılı Karar m.7 uyarınca kendinize ait, değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası serbesttir. Daha fazlası için girişte beyan edilmiş olması veya Türkiye’de satın alındığının belgelenmesi gerekir.

El konulan altın tasfiye edilir mi?

Edilebilir. 5607 sayılı Kanun m.16 uyarınca kaçak şüphesiyle el konulan eşya hakkında el koyma tarihinden itibaren altı ay, bazı hâllerde bir ay içinde tasfiye kararı verilir; süresinde karar verilmezse eşya derhal tasfiye edilir. Tasfiye kararına da yedi gün içinde itiraz edilebilir.

Tasfiye edilen altının parası geri alınır mı?

Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilir ve iadeye hükmedilirse, iade kararının uygulanmasında gümrük ve dış ticaret mevzuatına göre işlem yapılır; tasfiye edilen eşyanın satış bedeli Gümrük Kanunu m.180 çerçevesinde sahibine ödenir. Başvuru kesinleşmeden sonra gecikmeden yapılmalıdır.

Kuyumcuda faturalı altına el konulabilir mi?

Kaçak şüphesi varsa el konulabilir; ancak aracı kuruluş faturası, seri numarası ve rafineri damgası eşleşen altının kaçak olmadığı belgelerle gösterilebilir. İtirazda en azından belgeli altın bakımından el koymanın kaldırılması istenmelidir.

İtirazım reddedildi, başka yol var mı?

Mercii kararı kesindir; ancak CMK m.131 uyarınca koşullar değiştikçe yeniden iade istenebilir, kovuşturmada mahkemeden el koymanın kaldırılması talep edilebilir ve olağan yollar tüketildikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

İade talebi reddedilirse itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK m.131/1 uyarınca iade isteminin reddi kararlarına itiraz edilebilir; itiraz yedi gün içinde CMK m.268 usulüne göre yapılır.

1567 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezasına nasıl itiraz edilir?

Cumhuriyet savcısının verdiği idari para cezasına, Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurularak itiraz edilir.

Gümrük tutanağında nelere dikkat etmeliyim?

Her parçanın cinsi, adedi, gramı, ayarı, damgası ve seri numarasının ayrı ayrı yazılmasını, fotoğraf çekilmesini ve itirazlarınızın tutanağa şerh olarak geçirilmesini isteyin; tutanağın bir örneğini mutlaka alın (5607 s.K. m.11).

Avukat olmadan itiraz edebilir miyim?

Evet, itiraz dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla kişinin kendisi tarafından da yapılabilir. Ancak niteleme, belge eşleştirmesi ve tasfiye takibi dosyanın sonucunu belirlediğinden hukuki destek alınması yararlıdır. Somut durumunuz için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk