5607 SK Kaçakçılık Suçu: Ceza, Etkin Pişmanlık, Savunma
10 Temmuz 2026

5607 SK Kaçakçılık Suçu: Ceza, Etkin Pişmanlık, Savunma

Türk hukukunda kaçakçılık suçu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile düzenlenmektedir. Eşyayı gümrük işlemine tabi tutmaksızın ithal etme, transit rejimine aykırı bırakma, ihraç etme veya kaçak olduğunu bilerek satın alma-satma-taşıma-saklama fiilleri ekonomik düzeni ve devletin gümrük vergisi alacağını korumak amacıyla ağır cezai yaptırımlara bağlanmıştır. 21/3/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun; 24/12/2019 tarihli 7196 sayılı Kanun ve 15/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanun ile önemli değişikliklere uğramış, nitelikli hallerin kapsamı genişletilmiş, etkin pişmanlık müessesesi yeniden düzenlenmiş ve eşyanın değerinin cezaya etkisi kural haline getirilmiştir.

Bu yazıda 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarının maddi ve manevi unsurları, örgütlü kaçakçılık ile akaryakıt-tütün-alkol kaçakçılığındaki nitelikli haller, 5. maddedeki etkin pişmanlık düzenlemesi, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi, kabahatler bakımından uygulanan idari para cezaları ile yargılamanın ağır ceza mahkemesinde nasıl yürütüldüğü ele alınmaktadır. Kaçakçılık yargılamalarında gümrük idaresi tespitinden Cumhuriyet savcılığı soruşturmasına, oradan da esas kovuşturmaya kadar tüm aşamalarda alanında deneyimli bir ceza avukatının müdafiliği hem savunma stratejisi hem de etkin pişmanlıktan yararlanma bakımından belirleyicidir.

Kaçakçılık Suçunun Unsurları: 5607 SK m.3

5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi, kaçakçılık suçunun farklı görünüş biçimlerini fıkralar halinde saymaktadır. Suçun maddi unsuru; eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulması, aldatıcı işlemlerle gümrük vergilerinin ödenmeksizin ithali, transit rejimine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakılması ya da kaçak eşyanın bilerek elde bulundurulmasıdır. Manevi unsur ise kasttır; kaçakçılık suçları taksirle işlenmesi mümkün olmayan suçlardandır.

3. maddenin birinci fıkrası (m.3/1): Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkra; sınırdan gizli geçirme, kaçak yollarla ülkeye getirme ve gümrük kapısı dışında yollarla ithal fiillerinin tümünü kapsar. Kanun koyucu, gümrük denetiminin dışında kalan her türlü ithal fiilini birinci fıkra ile karşılamıştır.

3. maddenin ikinci fıkrası (m.3/2): Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Sahte fatura ve belge kullanımı, düşük değer beyanı, gerçeğe aykırı menşe bildirimi, farklı GTIP tarife pozisyonu gösterme gibi hile içeren tüm ithal davranışları bu fıkra kapsamına girer.

3. maddenin üçüncü fıkrası (m.3/3): Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Türkiye üzerinden başka bir ülkeye geçiş yapan eşyanın iç piyasaya sokulması usulsüz transit fiili olarak bu fıkra ile korunur.

3. maddenin beşinci fıkrası (m.3/5): Kaçakçılık fiillerine iştirak etmeksizin, kaçak olduğunu bildiği hâlde eşyayı satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Fail sınırdan geçirme eylemine katılmamış olsa dahi, eşyanın kaçak niteliğini bilerek elinde bulundurması bu fıkra bakımından yeterlidir. Bu suç, hırsızlık suçunda malın zilyet edinilmesinden farklı olarak eşyanın gümrük vergilerinin ödenmemesi üzerine kuruludur.

Nitelikli Haller ve Artırım Oranları

5607 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki temel cezalar; suçun işleniş biçimine, faillerin sayısına, eşyanın niteliğine ve gümrüklenmiş değerine göre çeşitli nitelikli hallerde artırılmaktadır. 24/12/2019 tarihli 7196 sayılı Kanun ile örgütlü kaçakçılık ve çoklu iştirak yeniden düzenlenmiş; 15/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanun ile eşyanın değerinin cezaya etkisi kural haline getirilmiştir.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde kaçakçılık: 3. maddede tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza iki kat artırılır. Örgütlü kaçakçılıkta hem 5607 sayılı Kanun’un ilgili maddesi hem de TCK 220 (suç işlemek amacıyla örgüt kurma) gerçek içtima kuralı çerçevesinde ayrı ayrı uygulanır. Örgüt lideri ile örgüt üyesinin cezaları farklı hesaplanır.

Üç veya daha fazla kişi ile birlikte kaçakçılık: Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu artırım, örgüt yapısına ulaşmayan ancak çoklu iştirak taşıyan fiiller için öngörülmüştür ve fail sayısının delillerle sabit olmasına bağlıdır.

Akaryakıt, tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içki kaçakçılığı (m.3/10): Bu eşya kategorilerine ilişkin kaçakçılık fiillerinde ceza yarısından bir katına kadar artırılır ve hiçbir hâlde üç yıldan az olamaz. Akaryakıt ve tütün kaçakçılığı, hem ekonomik hem de kamu sağlığına verdiği zarar nedeniyle 5607 sayılı Kanun kapsamında en ağır yaptırıma bağlı türlerdir.

Eşyanın değerinin etkisi (m.3/22): 7242 sayılı Kanun ile eklenen düzenlemeye göre suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olması halinde ceza yarısından bir katına kadar artırılır. Değerin hafif olması durumunda ceza yarıya kadar indirilebilir; pek hafif olması durumunda ise cezanın üçte birine kadar indirimi zorunludur. Eşyanın değeri bilirkişi raporu ile tespit edilir; hâkim, değerin fahiş, hafif veya pek hafif niteliğini takdirle belirler.

Uyuşturucu madde ithali fiilleri 5607 sayılı Kanun kapsamında değil, TCK 188 (uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti) hükümleri uyarınca değerlendirilir. Kaçakçılık suçunun konusu ile uyuşturucu suçlarının konusu farklı olduğundan görevli mahkeme de farklıdır. Kaçakçılık eylemi başkaca bir suçla birlikte işlenmişse fikri içtima kuralı, ayrı fiillerle işlenmişse gerçek içtima kuralı uygulanır.

Etkin Pişmanlık: 5607 SK m.5 İndirim Rejimi

5607 sayılı Kanun’un 5. maddesi, kaçakçılık suçlarında failin devlete verdiği zararı gidermesi halinde önemli cezai indirimler öngören etkin pişmanlık müessesesini düzenlemektedir. Bu düzenleme, gümrük vergisi ve KDV alacağının tahsili ile kamu düzeninin korunmasını birlikte amaçlar. Etkin pişmanlığın uygulanması pek çok davada nihai cezanın belirleyicisidir.

İhbar ve iş birliği yoluyla etkin pişmanlık (m.5/1): Suça iştirak eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce; fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine bildirir ve verilen bilgi failin yakalanmasını veya eşyanın ele geçirilmesini sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Haber alındıktan sonra yardım eden kişi ise üçte iki oranında indirimden yararlanır.

Gümrüklenmiş değerin iki katı ödemeyle etkin pişmanlık (m.5/2): 3. maddede tanımlanan suçlar hakkında (yedinci fıkra hariç) suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki parayı Devlet Hazinesine ödeyerek etkin pişmanlık gösteren fail bakımından şu indirimler uygulanır:

  • Ödemenin soruşturma evresi sonuna kadar yapılması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
  • Ödemenin kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılması halinde ise ceza üçte bir oranında indirilir.

Etkin pişmanlıktan yararlanmak için ödenmesi gereken tutarın hesabında esas alınan gümrüklenmiş değer; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için ise FOB kıymeti ile gümrük vergilerinin toplamını ifade eder. Ödeme tutarının doğru hesaplanabilmesi için gümrük müşaviri raporu ve avukat desteği gereklidir. Yanlış hesaplanan tutarın Hazineye eksik yatırılması durumunda indirim uygulanmaz. Bu yönüyle etkin pişmanlık, güveni kötüye kullanma suçundaki iade indirimi gibi kesin ölçütlere bağlıdır.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

Kaçak Eşya ve Nakil Aracının Müsaderesi

5607 sayılı Kanun kapsamındaki suçlarda müsadere yaptırımı iki farklı boyutta uygulanmaktadır: kaçak eşyanın müsaderesi ve kaçakçılıkta kullanılan nakil aracının müsaderesi. Her iki yaptırım da kovuşturma sonunda mahkeme kararı ile hükme bağlanır; ancak nakil aracı bakımından soruşturma aşamasında da tasfiye söz konusu olabilir.

Nakil aracına el konulması (m.10): Kaçakçılık suçlarının işlenmesinde kullanılan taşıtlar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine göre el konulur. El konulan taşıtın sahibi, taşıtın değerinin karşılığını teminat olarak otuz gün içinde gümrük idaresine yatırırsa taşıt sahibine iade edilir. Aksi hâlde tasfiye idaresi, soruşturma ve kovuşturmanın sonucunu beklemeksizin taşıtı derhal tasfiye edebilir. Bu düzenleme, el konulan taşıtın uzun süreli muhafazasından kaynaklanan değer kaybını önlemeye yöneliktir.

Nakil aracının müsaderesi (m.13): Taşıtın müsaderesine karar verilebilmesi için ya kaçak eşyanın taşıtta özel olarak yapılmış gizli bölmelerde saklanması ya da eşyanın taşıttaki yükün ağırlıklı kısmını oluşturması veya kaçak eşyanın ithali ya da ihracının yasak olması yahut kamu güvenliği ya da kamu sağlığı için tehlike arz etmesi gerekir. Aksi hâlde taşıt sahibine iade edilir.

Kaçak eşyanın müsaderesi: 5607 sayılı Kanun’da tanımlanan suçlarla ilgili olarak eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri (TCK 54-55) uygulanır. Kaçakçılık konusu eşyanın müsaderesine karar verilebilmesi için eşyanın kaçak niteliğinin sabit görülmesi yeterlidir; failin cezalandırılması aranmaz. Etkin pişmanlıktan yararlanıp hakkında cezaya hükmolunmayan sanık bakımından dahi kaçak eşyanın müsaderesi zorunludur. Yargıtay istikrarlı içtihatları, müsaderenin cezai sorumluluktan ayrı bağımsız bir güvenlik tedbiri olduğunu; düşme, beraat ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında da uygulanacağını kabul etmektedir.

Kabahat ile Suç Ayrımı: İdari Para Cezaları

5607 sayılı Kanun, kaçakçılık fiillerini yalnızca suç olarak değil kabahat olarak da düzenlemiştir. Bir fiilin suç mu yoksa kabahat mi teşkil edeceği; işleniş biçimine, aldatıcı davranışın varlığına, eşyanın niteliğine ve öngörülen yaptırımın türüne göre belirlenir. Kabahat oluşturan fiillerde hapis cezası değil idari para cezası uygulanır ve bu yaptırım Cumhuriyet savcılığı değil gümrük idaresi tarafından karara bağlanır.

Gümrüklenmiş değer üzerinden idari para cezası: Kanun kabahatler bakımından “gümrüklenmiş değer” ölçütünü esas alır. Örneğin geçici ithalat, dahilde işleme ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi çerçevesinde ülkeye getirilen eşyayı gümrük işlemlerini gerçekleştirmeksizin serbest dolaşıma sokan kişi bakımından eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında idari para cezası verilir. Genel düzenleyici işlemler ile ithali yasaklanan eşyaya ilişkin kabahatlerde ise idari para cezası eşyanın gümrüklenmiş değerinin dört katıdır. Lisans, koşul, uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi eşyanın aldatıcı işlemlerle ithali halinde gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası uygulanır.

Mülkiyetin kamuya geçirilmesi: Kabahat oluşturan fiillerde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yaptırımı da uygulanabilir. Bu yaptırım gümrük idaresince verilen idari yaptırım kararı ile hükme bağlanır. Eşyanın bulunamaması durumunda kaim değer olarak eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Kabahat konusu fiillerin, dolandırıcılıktaki aldatıcı davranışın ceza hukuku boyutundan farklı olarak idari yaptırım rejimi ile karşılandığı unutulmamalıdır.

Gümrük idaresinin verdiği idari yaptırım kararlarına karşı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde karar kesinleşir ve icra takibi başlatılır. Sulh ceza hâkimliğinin kararı üzerine ayrıca itiraz yolu da açıktır.

Yargılama Süreci: Gümrük İdaresinden Ağır Ceza Mahkemesine

Kaçakçılık suçlarında yargılama süreci genellikle gümrük idaresinin veya kolluk kuvvetlerinin fiziki tespiti ile başlar. Sınır kapılarında, gümrük antrepolarında veya iç piyasada yapılan denetimlerde kaçak eşyanın veya kaçak olduğundan şüphelenilen eşyanın ele geçirilmesi üzerine gümrük idaresi tarafından elkoyma tutanağı düzenlenir ve dosya Cumhuriyet başsavcılığına iletilir.

Cumhuriyet savcılığı soruşturması: Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin ifadesi alınır, gümrük idaresinin uzman raporları, gümrük mükellefiyeti sicili, olay yeri inceleme raporları ve kolluk fezlekesi toplanır. Kamera görüntüleri, HTS kayıtları, GSM baz istasyonu verileri ve tanık ifadeleri delil olarak değerlendirilir. Şüpheli, hakkındaki suçlamayı öğrenme ve dosyayı inceleme haklarını müdafi aracılığıyla kullanır. Etkin pişmanlık için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarındaki ödeme bu aşamada yapılırsa yarı oranında cezai indirim sağlanır.

Görevli mahkeme: 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamındaki kaçakçılık suçlarının kovuşturması, cezanın alt ve üst sınırı ile nitelikli hallere göre asliye ceza mahkemesi ya da ağır ceza mahkemesinde yürütülür. Üst sınırı on yılı aşan davalar; başka bir ifadeyle örgütlü kaçakçılık, akaryakıt-tütün kaçakçılığında artırımlı hâller ve fahiş değerli kaçakçılık davaları ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. Yer bakımından yetki, suçun işlendiği yer mahkemesindedir; kaçak eşyanın ele geçirildiği il ya da gümrük kapısının bağlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Kovuşturma aşamasında müdafi; iddianameye karşı savunma dilekçesi hazırlar, delillerin toplanması, tanık dinletme, bilirkişi incelemesi ve keşif taleplerini sunar. Eşyanın kaçak niteliğinin bilinip bilinmediği (m.3/5 bakımından kastın varlığı) tartışmalarında lehe deliller sunulur. Kararın niteliğine göre istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesine iki hafta içinde yapılır; koşulları oluştuğunda temyiz yolu Yargıtay Ceza Dairelerine açılır. Kesinleşen mahkumiyet kararı sonrasında infaz aşamasında koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinin lehe uygulanması da savunmanın devamı sayılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaçakçılık suçunun temel cezası nedir?

5607 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aldatıcı işlemlerle gümrük vergilerini ödemeksizin ithal fiili m.3/2’ye göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle; kaçak olduğunu bilerek eşya satın alma, satma, taşıma ve saklama fiili ise m.3/5’e göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.

Etkin pişmanlıktan nasıl yararlanılır?

5607 SK m.5/2 uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki paranın Devlet Hazinesine ödenmesi şarttır. Ödeme soruşturma evresi sonuna kadar yapılırsa ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Ödemenin tam ve doğru hesaplanması zorunludur.

Kaçak olduğunu bilmeden eşya satın alan cezalandırılır mı?

Hayır. Kaçakçılık suçları kasıtla işlenebilen suçlardandır ve m.3/5 fıkrasında da “kaçak olduğunu bildiği hâlde” ibaresi açıkça yer almaktadır. Failin kaçak niteliği bilmediğinin somut delillerle ortaya konulması halinde kast unsuru gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmelidir. Ancak bilme veya bilebilecek durumda olma karinesine dayanan Yargıtay kararlarında somut olayın koşulları önem taşır.

Kaçakçılıkta kullanılan araç iade edilir mi?

El konulan taşıt için sahibinin otuz gün içinde taşıtın değerinin karşılığını teminat olarak gümrük idaresine yatırması halinde taşıt iade edilir. Ayrıca m.13 kapsamında müsadere koşulları oluşmuyorsa (özel gizli bölme, kaçak eşyanın yükün ağırlıklı kısmını oluşturması, kaçak eşyanın ithal veya ihracın yasak olması gibi) mahkeme, taşıtın sahibine iadesine karar verir.

Gümrük idaresinin idari para cezasına itiraz edilebilir mi?

Evet. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca gümrük idaresinin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Süre hak düşürücü niteliktedir. Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı itiraz yolu da açıktır.

Kaçakçılık davası hangi mahkemede görülür?

Cezanın üst sınırı on yıla kadar olan davalar asliye ceza mahkemesinde, nitelikli haller nedeniyle üst sınırı on yılı aşan davalar (örgütlü kaçakçılık, artırım uygulanan akaryakıt-tütün-alkol kaçakçılığı, fahiş değerli kaçakçılık) ağır ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma

{ “@context”: “https://schema.org”, “@type”: “FAQPage”, “mainEntity”: [ { “@type”: “Question”, “name”: “Kaçakçılık suçunun temel cezası nedir?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “5607 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aldatıcı işlemlerle gümrük vergilerini ödemeksizin ithal fiili m.3/2’ye göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle; kaçak olduğunu bilerek eşya satın alma, satma, taşıma ve saklama fiili ise m.3/5’e göre iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Etkin pişmanlıktan nasıl yararlanılır?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “5607 SK m.5/2 uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki paranın Devlet Hazinesine ödenmesi şarttır. Ödeme soruşturma evresi sonuna kadar yapılırsa ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Ödemenin tam ve doğru hesaplanması zorunludur.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Kaçak olduğunu bilmeden eşya satın alan cezalandırılır mı?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Kaçakçılık suçları kasıtla işlenebilen suçlardandır ve m.3/5 fıkrasında da ‘kaçak olduğunu bildiği hâlde’ ibaresi açıkça yer almaktadır. Failin kaçak niteliği bilmediğinin somut delillerle ortaya konulması halinde kast unsuru gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmelidir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Kaçakçılıkta kullanılan araç iade edilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “El konulan taşıt için sahibinin otuz gün içinde taşıtın değerinin karşılığını teminat olarak gümrük idaresine yatırması halinde taşıt iade edilir. Ayrıca m.13 kapsamında müsadere koşulları oluşmuyorsa mahkeme, taşıtın sahibine iadesine karar verir.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Gümrük idaresinin idari para cezasına itiraz edilebilir mi?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca gümrük idaresinin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Süre hak düşürücü niteliktedir. Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı itiraz yolu da açıktır.” } }, { “@type”: “Question”, “name”: “Kaçakçılık davası hangi mahkemede görülür?”, “acceptedAnswer”: { “@type”: “Answer”, “text”: “Cezanın üst sınırı on yıla kadar olan davalar asliye ceza mahkemesinde, nitelikli haller nedeniyle üst sınırı on yılı aşan davalar (örgütlü kaçakçılık, artırım uygulanan akaryakıt-tütün-alkol kaçakçılığı, fahiş değerli kaçakçılık) ağır ceza mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.” } } ] }
Post by Av. Fatma Öztürk