İçeceğime Bir Şey Katıldı: Habersiz Madde Verilmesi ve Mağdurun Hakları
20 Ağustos 2026

İçeceğime Bir Şey Katıldı: Habersiz Madde Verilmesi ve Mağdurun Hakları

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.86/1 — Sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması suretiyle yaralama
  • 5237 sayılı TCK m.86/3 — Nitelikli hâller ve re’sen soruşturma
  • 5237 sayılı TCK m.87 — Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
  • 5237 sayılı TCK m.34/1 — İrade dışı alınan madde etkisinde ceza verilmemesi
  • 6098 sayılı TBK m.49 — Haksız fiil ve tazminat sorumluluğu
  • 5271 sayılı CMK — Şikâyet, delil toplama ve katılan sıfatı

Bir gece dışarıda, bir davette ya da tanımadığınız biriyle aynı ortamda bulunduktan sonra ne olduğunu hatırlamadığınız bir boşluk yaşadıysanız; bu yazı sizin için.

Kişinin bilgisi ve rızası dışında alkol veya uyuşturucu madde verilmesi, hukukumuzda cezasız bir davranış değildir. Aksine, koşullara göre ağır suçlar gündeme gelir.

Bu yazıda hangi suçun oluştuğu, mağdurun haklarının neler olduğu, ilk saatlerde ne yapılması gerektiği ve delillerin nasıl korunacağı ele alınmaktadır.

Hangi Suç Oluşur?

İlk akla gelen uyuşturucu suçları olsa da, bu durumda öncelikle başka bir hüküm devreye girer.

Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin birinci fıkrası; kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır.

Buradaki kilit ifade “algılama yeteneğinin bozulması”dır.

“Algılama yeteneğinin bozulması” ne demek?

Doktrinde bu seçimlik hareket şöyle tanımlanır: kişinin kendi varlığının bilincinde olmasını engelleyen, idrak, muhakeme ve düşünme yeteneğini bozan, kendi iradesiyle hareket etme imkânını etkileyen, kısmen de olsa ortadan kaldıran her türlü hareket.

Habersiz madde verilmesi tam olarak bu tanıma girer.

Yara olmasa da suç oluşur

Yaygın bir yanılgıyı düzeltelim: bu suçun oluşması için mutlaka kan akması ya da görünür bir yara oluşması gerekmez.

Kişinin geçici süreyle bilinç kaybı yaşaması, psikolojik dengesinin bozulması veya acı hissetmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Aynı şekilde sağlığın bozulması sürekli olabileceği gibi geçici de olabilir. “Ertesi gün geçti” demek suçu ortadan kaldırmaz.

Olası Suç Nitelendirmeleri

DurumGündeme gelen hükümNot
Habersiz madde verilmesiTCK m.86/1: algılama yeteneğinin bozulmasıBir yıldan üç yıla kadar hapis
Nitelikli hâllerin bulunmasıTCK m.86/3Re’sen soruşturulur, şikâyet aranmaz
Ağır sonuç doğmasıTCK m.87: neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaSonucun şiddetine göre artırım
Başka bir suça araç yapılmasıİlgili suçun hükümleriAyrıca soruşturulur
Mağdurun bu etkiyle suç işlemesiTCK m.34/1Şartları varsa ceza verilmez
Maddi ve manevi zararTBK haksız fiil hükümleriTazminat davası açılabilir

Nitelendirme somut olayın koşullarına göre yapılır; birden fazla suç birlikte gündeme gelebilir.

İlk Saatlerde Ne Yapmalı?

Bu yazının en kritik bölümü burasıdır. Zaman en önemli faktördür.

  1. Güvenli bir yere geçin. Mümkünse güvendiğiniz bir kişiyi yanınıza çağırın.
  2. Derhal bir sağlık kuruluşuna başvurun. Acil servise gidin ve durumu açıkça anlatın.
  3. Kan ve idrar örneği verilmesini talep edin. Bu, en belirleyici delildir ve gecikmeye tahammülü yoktur.
  4. Kolluğa bildirin. Sağlık kuruluşundan veya doğrudan karakoldan şikâyette bulunabilirsiniz.
  5. Giysilerinizi ve eşyalarınızı saklayın. Yıkamayın, atmayın.
  6. Bulunduğunuz yeri ve saatleri not edin. Kamera kaydı talebi için gereklidir.

Neden acele?

Maddelerin vücutta tespit edilebilirliği zamanla azalır. Uygulamada, kullanılan maddenin etki ve vücuttan atılma süreleri değerlendirilir ve gerektiğinde adli tıp raporu temin edilir.

Bu nedenle örnek verme işleminin mümkün olan en kısa sürede yapılması, dosyanın kaderini belirleyebilir.

Utanmayın, gecikmeyin

Uygulamada mağdurların en sık yaptığı hata, “emin değilim” diyerek beklemektir. Şüphe duymanız başvurmak için yeterlidir; sonucu tıbbi inceleme belirler.

Başvuru yapmanız, ortamda alkol almış olmanız veya olayın nerede geçtiği sizin kusurunuz anlamına gelmez.

Delil Koruma Kontrol Listesi

DelilNe yapmalı
Kan ve idrar örneğiDerhal sağlık kuruluşunda alınmasını talep edin
Sağlık raporuMuayene kaydını ve raporu isteyin
Giysi ve eşyaYıkamadan, değiştirmeden saklayın
İçecek kabı veya bardakMümkünse ortamda korunmasını sağlayın
Kamera kayıtlarıMekânın kayıtlarının istenmesini talep edin
TanıklarYanınızdaki kişilerin bilgilerini alın
Ödeme ve giriş kayıtlarıKart harcaması, çağrı kaydı, konum verisi
MesajlarO gece ve sonrasındaki yazışmaları silmeyin

Delillerin tamamı için zaman kritiktir; gecikme tespit imkânını azaltır.

Madde Başka Bir Suça Araç Yapıldıysa

Habersiz madde verilmesi bazen tek başına değil, başka bir suçu kolaylaştırmak için gerçekleştirilir.

Bu hâlde iki ayrı sorumluluk gündeme gelir: madde verilmesine ilişkin fiil ve işlenen asıl suç. Her ikisi de ayrı ayrı soruşturulur.

Kişinin kendisini savunamayacak durumda olması, birçok suç bakımından ağırlaştırıcı sebep oluşturur.

Böyle bir ihtimal varsa yapılması gerekenler değişmez, ancak daha da acildir: derhal sağlık kuruluşuna başvurun, muayene ve örnek alınmasını isteyin, giysilerinizi saklayın ve kolluğa bildirin.

Bu süreçte yalnız kalmamak önemlidir. Güvendiğiniz bir yakınınızın veya bir avukatın size eşlik etmesini isteyebilirsiniz.

Ya Ben de Bir Şey Yaptıysam?

Mağdurların en çok endişe ettiği durumlardan biri budur: madde etkisi altındayken kendisinin de bir olaya karışmış olması.

Kanun bu ihtimali düzenlemiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 34. maddesinin birinci fıkrasına göre; irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.

Ancak bu hükümden yararlanmak için maddenin gerçekten irade dışı alındığının ortaya konması gerekir. Burada da belirleyici olan yine tıbbi tespit ve delillerdir.

Bu nedenle örnek verme işlemi yalnızca fail için değil, kendi hukuki durumunuz için de kritiktir.

Maddenin ayrıntısı için uyuşturucu etkisindeyken suç işleme (TCK 34) sayfasına bakabilirsiniz.

Şikâyet, Uzlaşma ve Süreç

Nitelendirmeye göre süreç farklı işler.

Basit hâlde kasten yaralama şikâyete tabidir ve uzlaştırma kapsamında değerlendirilir.

Nitelikli hâllerde ise suç re’sen soruşturulur; şikâyet aranmaz ve bu hâller çoğu zaman uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Dolayısıyla “şikâyetimi geri alırsam kapanır” varsayımı her olayda geçerli değildir.

Katılan sıfatı

Mağdur, açılan kamu davasına katılan sıfatıyla dahil olabilir. Bu sıfat; dosyayı inceleme, delil sunma ve kanun yollarına başvurma imkânı verir.

Katılan ile müşteki arasındaki fark ve başvuru usulü için müşteki ile katılan arasındaki fark sayfasına bakabilirsiniz.

Mağdurun Hakları Kanunda Sayılmıştır: CMK m.234

Bu tür olaylarda mağdurun en çok ihtiyaç duyduğu şey, ne isteyebileceğini bilmektir. Kanun bunu belirsiz bırakmamış; mağdur ile şikâyetçinin haklarını soruşturma ve kovuşturma evresi bakımından ayrı ayrı saymıştır.

CMK m.234/1-a — Soruşturma Evresinde

Hakİçeriği
Delil toplanmasını istemeKolluk ve Cumhuriyet savcılığından delillerin toplanmasını talep etme
Belge örneğiSoruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme
Baro vekiliVekili bulunmaması hâlinde, maddede sayılan suçlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme
Dosya incelemeKanunda öngörülen koşula uygun olmak kaydıyla vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini ve elkonulan veya muhafazaya alınan eşyayı inceletme
İtirazCumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz

CMK m.234/1-b — Kovuşturma Evresinde

Hakİçeriği
Haberdar edilmeDuruşmadan haberdar edilme
KatılmaKamu davasına katılma
Örnek istemeTutanak ve belgelerden örnek isteme
Tanık davetiTanıkların davetini isteme
Baro vekiliAynı koşullarla baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme
Kanun yoluDavaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma

Maddenin üçüncü fıkrası, dosyada denetlenebilir bir yükümlülük getirir: bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu husus tutanağa yazılır. Yani hakların bildirilmesi bir nezaket değil, kanuni bir zorunluluktur. İfade tutanağında bu açıklamaya ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa, bu dosyada ileri sürülebilecek bir usul eksikliğidir. Bu tür olaylarda mağdur çoğu zaman şok hâlinde ifade verdiğinden, hakların hatırlatılmamış olması hak kaybına doğrudan yol açar.

İkinci fıkra da bir güvence içerir: mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir. Bu hâlde talep beklenmez; görevlendirme resen yapılır. Ayrıca maddeye 2019 yılında eklenen fıkra uyarınca; soruşturma veya kovuşturma evresinde dava nakli veya adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması hâlinde mağdurun konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri Harcırah Kanunu hükümlerine göre karşılanır. Adli tıp işlemi için başka şehre gitmesi gereken mağdurlar bakımından bu hüküm doğrudan işler. Mağdur hakları ve destek mekanizmalarının bütünü için mağdur hakları ve adli destek yazımıza bakılabilir.

Katılma: neden gerekli?

Kovuşturma evresindeki haklar listesinin son satırı, diğerlerinden farklı bir işlev taşır: davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı, davaya katılmış olma koşuluna bağlanmıştır.

Bunun anlamı şudur: yalnızca şikâyetçi sıfatıyla dosyada bulunmak, hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı vermez. Beraat kararı verilmesi veya cezanın beklenenden düşük belirlenmesi hâlinde bu karara karşı başvuru yapabilmek için, yargılama sırasında usulüne uygun biçimde davaya katılma talebinde bulunulmuş ve bu talebin kabul edilmiş olması gerekir. Katılma talebinin duruşmada sözlü olarak dile getirilmesi ve tutanağa geçirilmesi mümkündür; ancak talebin karara bağlanıp bağlanmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.

Katılma talebinin zamanlaması bakımından pratik öneri: Duruşmadan haberdar edilme hakkı kullanıldığında ilk celsede katılma talebi de dile getirilmelidir. Yargılamanın ileri aşamasında yapılan talep kabul edilse dahi, aradan geçen sürede yapılan işlemlere karşı diyecek bildirme imkânı fiilen kaybedilmiş olur. Ayrıca tanık davetini isteme ve tutanak örneği alma gibi diğer haklar da uygulamada katılan sıfatıyla daha etkili biçimde kullanılabilir. Katılma ile şikâyetçilik arasındaki farkın ayrıntısı için yukarıda bağlantısı verilen yazıya bakılabilir.

İlk saatlerde en kritik hak: örnek alınması

Bu dosya tipinde zamanla yarışılan tek şey numunedir. Kanun, mağdurun vücudu üzerinde muayene yapılması veya kan ya da benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınması için kural olarak hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı aramaktadır. Ancak aynı maddede açık bir istisna vardır: mağdurun rızasının varlığı hâlinde bu işlemlerin yapılabilmesi için karar alınmasına gerek yoktur.

Bunun pratik sonucu belirleyicidir. Mağdur, karar beklemeksizin kendi rızasıyla örnek verilmesini isteyebilir. Maddelerin vücutta kalma süresi sınırlı olduğundan, karar sürecinin beklenmesi çoğu zaman numunenin değerini yitirmesine yol açar. Bu nedenle sağlık kuruluşuna başvurulduğunda talebin açıkça ve yazılı olarak dile getirilmesi, rızanın kayda geçirilmesi ve alınan örneklerin hangi tarihte ve saatte alındığının belgelenmesi gerekir. Talep edilmediği takdirde bu işlemler kendiliğinden yapılmayabilir; başvuru yalnızca tedaviye yönelik bir kayıtla sonuçlanır ve adli süreçte kullanılabilecek bir numune elde edilmemiş olur.

Özetle bu üç başlık birlikte işletilmelidir. Numune, hakların bildirildiğine ilişkin tutanak kaydı ve katılma talebi; üçü de farklı zamanlarda ve farklı mercilere yöneltilir. Numune ilk saatlerde sağlık kuruluşunda, hakların bildirimi ifade alınırken kolluk veya savcılıkta, katılma talebi ise ilk duruşmada gündeme gelir. Birinin atlanması diğerlerini de zayıflatır: numune yoksa dosyanın delil temeli, tutanak kaydı yoksa usul denetimi, katılma yoksa kanun yolu imkânı eksik kalır.

Tazminat Hakkı

Ceza sorumluluğu tek sonuç değildir. Bu tür fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğindedir.

Mağdur; tedavi giderleri, çalışamadığı süreye ilişkin kayıplar ve diğer masraflar için maddi tazminat; yaşadığı korku, elem ve üzüntü için manevi tazminat talep edebilir.

Tazminat davası ceza davasından bağımsız yürür; ancak ceza dosyasındaki tespitler bu davada önemli delil oluşturur.

Bu nedenle sağlık raporu, tıbbi kayıtlar ve harcama belgeleri saklanmalıdır.

Yakınınızın Başına Geldiyse

Olayı yaşayan kişi çoğu zaman kendisi karar veremeyecek durumdadır. Yakınları için yapılacaklar:

  • Sorgulamayın, suçlamayın. “Neden oradaydın”, “neden içtin” gibi sorular süreci zorlaştırır.
  • Sağlık kuruluşuna götürün ve örnek alınmasını talep edin.
  • Giysileri ve eşyaları koruyun.
  • Kişinin ifade verebilecek durumda olup olmadığını gözetin; gerekirse bunun tutanağa geçirilmesini isteyin.
  • Avukatla görüşün; hem şikâyet hem tazminat süreci için.
  • Ruhsal destek ihtiyacını göz ardı etmeyin.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Emin değilim” diyerek sağlık kuruluşuna gitmeyi ertelemek.
  • Kan ve idrar örneği verilmesini talep etmemek.
  • Giysileri yıkamak veya atmak.
  • Olayın geçtiği mekânın kamera kaydını hiç istememek.
  • O geceye ilişkin mesajları silmek.
  • Yara olmadığı için suç oluşmadığını sanmak.
  • Şikâyetin her hâlde geri alınabileceğini varsaymak.
  • Tazminat hakkını hiç gündeme getirmemek.

Bu tür olaylar hem hukuki hem ruhsal olarak ağırdır. Süreci tek başınıza yürütmek zorunda değilsiniz; bir avukattan ve gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanından destek almak hakkınızdır.

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Güvenli yere geçin — Mümkünse güvendiğiniz bir kişiyi yanınıza çağırın.
  2. Sağlık kuruluşuna başvurun — Acil servise gidin ve durumu açıkça anlatın.
  3. Örnek alınmasını isteyin — Kan ve idrar örneği en belirleyici delildir; gecikmeyin.
  4. Kolluğa bildirin — Sağlık kuruluşundan veya karakoldan şikâyette bulunun.
  5. Delilleri koruyun — Giysileri yıkamayın, eşyaları ve mesajları saklayın.
  6. Kamera kaydı talep edin — Mekânın kayıtlarının istenmesini sağlayın.
  7. Avukatla görüşün — Şikâyet, katılan sıfatı ve tazminat süreci için destek alın.

Uyuşturucu suçlamasında ilk 24 saat belirleyicidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Yeni rehberler

Mağdur hakları

Soruşturma ve deliller

Yaralama ve tazminat

Sıkça Sorulan Sorular

Habersiz uyuşturucu verilmesi hangi suçu oluşturur?

Öncelikle TCK m.86/1 kapsamında sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması suretiyle yaralama gündeme gelir.

Cezası nedir?

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Algılama yeteneğinin bozulması ne demek?

Kişinin kendi varlığının bilincinde olmasını engelleyen, idrak, muhakeme ve düşünme yeteneğini bozan, iradesiyle hareket etme imkânını etkileyen her türlü harekettir.

Yara yoksa suç oluşmaz mı?

Oluşur. Kan akması veya görünür yara gerekmez; geçici bilinç kaybı veya psikolojik dengenin bozulması da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ertesi gün geçtiyse suç yok mu?

Sağlığın bozulması sürekli olabileceği gibi geçici de olabilir; geçmiş olması suçu ortadan kaldırmaz.

İlk ne yapmalıyım?

Derhal bir sağlık kuruluşuna başvurun ve kan ile idrar örneği alınmasını talep edin; zaman en önemli faktördür.

Neden acele etmeliyim?

Maddelerin tespit edilebilirliği zamanla azalır; örnek verme işleminin en kısa sürede yapılması belirleyicidir.

Madde başka bir suça araç yapıldıysa ne olur?

Madde verilmesine ilişkin fiil ile işlenen asıl suç ayrı ayrı soruşturulur; kendini savunamayacak durumda olmak birçok suçta ağırlaştırıcı sebeptir.

Ben de bir şey yaptıysam ceza alır mıyım?

İrade dışı alınan madde etkisiyle algılama veya yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmışsa TCK m.34/1 uyarınca ceza verilmez; ancak irade dışılığın ispatı gerekir.

Şikâyetimi geri alırsam dosya kapanır mı?

Basit hâlde suç şikâyete tabidir; ancak nitelikli hâllerde re’sen soruşturma yapılır ve şikâyet aranmaz.

Tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Fiil haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.

Hakkınızda uyuşturucu soruşturması mı başlatıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Ceza miktarları ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenmektedir. Somut dosyanız için iddianame, ekspertiz raporu ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Sağlık Kuruluşunda Süreç Nasıl İşler?

Acil servise başvurduğunuzda izlenen adımları bilmek, sürecin daha az yıpratıcı geçmesini sağlar.

  • Kayıt ve muayene. Şikâyetinizi açıkça belirtin; “içeceğime bir şey katılmış olabilir” demekten çekinmeyin.
  • Örnek alınması. Kan ve idrar örneği talebinizi net biçimde iletin ve kayda geçirilmesini isteyin.
  • Adli vaka bildirimi. Bu tür başvurular adli vaka kapsamında değerlendirilir ve kolluğa bildirim yapılır.
  • Rapor. Muayene sonucunu gösteren belgeyi mutlaka isteyin ve saklayın.

Örneklerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde gerektiğinde adli tıp raporu temin edilir. Bu rapor, hem ceza dosyasında hem olası tazminat davasında temel dayanaktır.

Sonuç negatif çıkarsa

Örnek sonucunun beklediğiniz gibi çıkmaması, yaşadıklarınızın gerçek olmadığı anlamına gelmez. Tespit edilebilirlik zamana ve birçok değişkene bağlıdır.

Bu hâlde diğer deliller öne çıkar: kamera kayıtları, tanık beyanları, mesajlaşmalar, ödeme ve giriş kayıtları. Dosya tek bir delile dayanmak zorunda değildir.

Ceza Süreci ile Tazminat Süreci

ÖlçütCeza süreciTazminat süreci
Nerede yürürCeza mahkemesiHukuk mahkemesi
BaşlatanŞikâyet veya re’sen soruşturmaMağdurun açtığı dava
AmaçFailin cezalandırılmasıZararın giderilmesi
Mağdurun sıfatıMüşteki veya katılanDavacı
Talep edilebilecekCezalandırmaMaddi ve manevi tazminat
DelilSağlık raporu, kamera, tanıkAynı deliller ile zarar belgeleri
BağlantıCeza dosyasındaki tespitlerTazminat davasında delil oluşturur

İki süreç ayrı yürür; biri diğerinin sonucunu beklemek zorunda değildir.

Bunu Kim Yapıyor Olabilir?

Uygulamada bu fiillerin failleri çoğu zaman tanıdık kişiler olabilmektedir. Bu durum, mağdurların şikâyetten kaçınmasına yol açar.

Ancak hukuki değerlendirme failin kimliğine göre değişmez. Fail tanıdık, arkadaş veya iş arkadaşı olsa dahi fiilin niteliği aynıdır.

Aksine, failin mağdurla arasındaki ilişki bazı hâllerde ağırlaştırıcı sebep oluşturabilir.

Özet

Kişinin bilgisi ve rızası dışında madde verilmesi, hukukumuzda ciddi bir suçtur. Görünür bir yara olmasa, etkisi ertesi gün geçse dahi sonuç değişmez.

Mağdur bakımından en belirleyici üç şey şudur: vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak, örnek alınmasını talep etmek ve delilleri korumak.

Bu adımlar hem failin sorumluluğunun ortaya konması hem de kendi hukuki durumunuzun korunması bakımından kritiktir.

Uyuşturucu suçlarının bütünü için Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk