Sulh Ceza Hâkimliğinin Görevleri: Hangi Karara Nereden İtiraz Edilir?
24 Temmuz 2026

Sulh Ceza Hâkimliğinin Görevleri: Hangi Karara Nereden İtiraz Edilir?

Soruşturma evresinin hâkimi sulh ceza hâkimliğidir: tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, erişimin engellenmesi ve idari para cezasına itiraz gibi hayatı doğrudan etkileyen kararlar buradan çıkar. İtiraz mercii ise karara göre değişir: 2022’de yürürlüğe giren değişiklikle tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı artık asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; diğer kararlarda ise numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği yetkilidir.

Sulh ceza hâkimliği kararına itiraz mı edeceksiniz?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Sulh Ceza Hâkimliği Nedir, Neden Kuruldu?

Sulh ceza hâkimliği, dava görüp hüküm kuran bir mahkeme değildir. Görevi, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak, bu kapsamdaki işleri yapmak ve kanunun gösterdiği hâllerde yapılan itirazları incelemektir. Yani bir “soruşturma hâkimliği”dir.

Bu ayrım pratikte önemlidir: sulh ceza hâkimliğinden çıkan bir karar sizi mahkûm etmez, ama özgürlüğünüzü, malvarlığınızı ve seyahat serbestinizi doğrudan etkileyebilir. Kovuşturma başladıktan sonra ise bu kararları artık davayı gören mahkeme verir.

Sulh Ceza Hâkimliği Hangi Kararları Verir?

Uygulamada en sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:

  • Tutuklama ve tutuklamaya ilişkin talepler.
  • Adli kontrol kararları: imza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı, konut terk etmeme, elektronik izleme.
  • Arama ve elkoyma kararları; bilgisayar ve dijital materyalde arama.
  • İletişimin denetlenmesi, teknik araçlarla izleme ve gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararları.
  • Gözaltına itirazın incelenmesi.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı ve soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararlarına yapılan itirazlar.
  • İdari yaptırım kararlarına itiraz: kabahatler mevzuatı kapsamındaki idari para cezalarının önemli bir kısmı buraya gider.
  • İnternette erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması talepleri.
  • Koruma tedbirleri nedeniyle verilen diğer kararlar.

Bu liste, sulh ceza hâkimliğinin neden “soruşturmanın kalbi” sayıldığını gösterir: kişi henüz sanık bile değilken hakkında verilen tedbirlerin çoğu buradan çıkar.

İtiraz Süresi: İki Hafta

Kanuna göre hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.

Bu süre eskiden yedi gündü; sonradan iki haftaya çıkarılmıştır. Uygulamada hâlâ “yedi gün” sanılarak hesap yapıldığına rastlanır; süre iki haftadır. Bununla birlikte bazı kararlar için özel süre öngörülmüş olabileceğinden, kararın tebliğ evrakındaki ihtarat mutlaka okunmalıdır.

Önemli bir kolaylık da şudur: itiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir. Kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; aksi hâlde dosyayı en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Yani doğru mercii bulup oraya gitmek zorunda değilsiniz; dilekçeyi kararı veren hâkimliğe vermeniz yeterlidir.

Kritik Ayrım: Tutuklama ve Adli Kontrolde İtiraz Mercii Değişti

Bu, uygulamada en çok hata yapılan ve en az bilinen noktadır. 2021’de kabul edilip 1 Ocak 2022’de yürürlüğe giren değişiklikle, sulh ceza hâkimliği kararlarına itirazda ikili bir sistem doğmuştur:

  • Tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlar: itirazın incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa, itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanındadır.
  • Diğer tüm kararlar: itirazın incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe aittir. Tek sulh ceza hâkimliği bulunan yerlerde ise kanunda gösterilen en yakın yerdeki sulh ceza hâkimliği yetkilidir.

Bu değişikliğin amacı, tutuklama gibi en ağır tedbirlerde dikey bir denetim kurmaktı. Değişiklikten önce sulh ceza hâkimliği kararlarının itiraz denetimi de yine sulh ceza hâkimlikleri arasında dönüyordu; bu “yatay” yapı, denetimin etkililiği bakımından uzun süre eleştirilmiştir.

Bir güvence daha vardır: ilk tutuklama talebini reddeden sulh ceza hâkimliği, sonradan verilen tutuklama kararını itiraz mercii olarak inceleyemez.

İtiraz Dilekçesinde Ne Yazmalı?

İtiraz, temyiz gibi ayrıntılı bir hukuki inceleme değildir; hızlı ve odaklı olmalıdır. Etkili bir itiraz dilekçesi şunları içerir:

  • Kararın tarihi, numarası ve öğrenme tarihi. Süre hesabının dayanağıdır.
  • Kararın hangi kısmına itiraz edildiği. Tedbirin tamamına mı, yoksa bir bölümüne mi (örneğin yalnızca yurt dışı yasağına)?
  • Somut olgular. Sabit ikamet, düzenli iş, aile bağları, sağlık durumu, delillerin toplanmış olması, kaçma şüphesini çürüten belgeler.
  • Ölçülülük argümanı. Daha hafif bir tedbirin (adli kontrol, imza, elektronik izleme) amaca yeteceği gösterilmelidir. Sadece “tutuklama haksızdır” demek yerine alternatif önermek çok daha etkilidir.
  • Gerekçe denetimi. Kararda kanun maddelerinin sıralanmasıyla yetinilip somut olayın değerlendirilmediği hâllerde, gerekçesizlik ayrı bir itiraz sebebidir.
  • Ekler. İkametgâh, çalışma belgesi, sağlık raporu, öğrenci belgesi gibi belgeler dilekçeye eklenmelidir; sözlü iddia değil belge sonuç doğurur.

İtiraz Reddedilirse: Sonraki Yollar

İtirazın reddi yolun sonu değildir.

  • Yeni talep hakkı. Özellikle tutuklulukta koşullar değiştiğinde (delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, sürenin uzaması, sağlık durumu) yeni bir tahliye talebi her zaman verilebilir; sayı sınırı yoktur.
  • Periyodik inceleme. Tutukluluk hâli, kanunda öngörülen süreler içinde resen yeniden değerlendirilir; her değerlendirme yeni bir itiraz imkânı doğurur.
  • Kanun yararına bozma. Kesinleşen ve başka yolla denetlenemeyen hukuka aykırı kararlar bakımından bu olağanüstü yol gündeme gelebilir.
  • Bireysel başvuru. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bakımından, olağan yollar tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine başvuru mümkündür.

İdari Para Cezasına İtiraz da Buraya Gider

Sulh ceza hâkimliğinin en çok başvuru alan işlerinden biri, ceza hukukuyla doğrudan ilgisi olmayan idari yaptırım kararlarına itirazdır. Kabahatler mevzuatı kapsamında verilen idari para cezalarının önemli bir bölümü — gürültü, çevreyi kirletme, emre aykırı davranış gibi — bu yolla denetlenir.

Burada dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır. Birincisi, her idari para cezası sulh ceza hâkimliğine gitmez; bazı idari yaptırımlar için görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Kararın altındaki başvuru yolu ihtaratı bu yüzden mutlaka okunmalıdır. İkincisi, idari para cezalarında peşin ödeme indirimi ile itiraz hakkı arasında bir tercih söz konusu olabilir; ödeme yapmadan önce itiraz şansının değerlendirilmesi yerinde olur.

Yatay İtiraz Sistemi: Hangi Hâkimliğe?

Sulh ceza hâkimliği kararlarına itiraz, üst dereceli bir mahkemeye değil numara sırasına göre bir sonraki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Bu sistem, ilk kez karşılaşanlar için şaşırtıcıdır.

Karar verenİtirazı inceleyen
1. Sulh Ceza Hâkimliği2. Sulh Ceza Hâkimliği
2. Sulh Ceza Hâkimliği3. Sulh Ceza Hâkimliği
Son numaralı hâkimlik1. Sulh Ceza Hâkimliği
Tek hâkimlik bulunan yerlerdeEn yakın yerdeki sulh ceza hâkimliği

Dilekçe, kararı veren hâkimliğe verilir. İtiraz dilekçesinin doğrudan itirazı inceleyecek hâkimliğe götürülmesine gerek yoktur; kararı veren hâkimliğe sunulması yeterlidir. O hâkimlik, itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir; görmezse dosyayı incelemeye yetkili hâkimliğe gönderir. Bu nedenle dilekçede itirazın hangi karara yöneltildiği, tarih ve numarasıyla açıkça gösterilmelidir.

Tutuklama ve Adli Kontrolde Farklı Rejim

Koruma tedbirlerine ilişkin kararlarda itiraz mercii değişebilir; bu ayrım pratikte belirleyicidir.

  1. Soruşturma aşamasında verilen tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, yatay sistem içinde incelenir.
  2. Kovuşturma aşamasında ise dosya bir mahkemede olduğundan, tutukluluğa ilişkin kararlar o mahkemece verilir ve itiraz mercii genel kurallara göre belirlenir.
  3. Süre. İtiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır.
  4. Tekrar imkânı. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlar belirli aralıklarla yeniden verildiğinden, her yeni karara karşı itiraz yolu yeniden açılır.

Dördüncü madde, kaçırılan bir süreyi telafi eder. Tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararlar periyodik olarak yenilendiğinden, bir karara itiraz süresi kaçırılmış olsa dahi sonraki karara karşı itiraz edilebilir. Bu nedenle dosyadaki her yeni kararın tarihi izlenmeli ve itiraz dilekçesinde en güncel karar hedef alınmalıdır.

İtiraz Dilekçesinde Kurulacak Argümanlar

Etkili bir itiraz, kararın gerekçesini hedef alır. Karar türüne göre öne çıkan argümanlar:

Kararİleri sürülecek
TutuklamaKuvvetli suç şüphesinin somut delile dayanmadığı; kaçma veya delil karartma şüphesinin gösterilmediği; adli kontrolün yeterli olacağı
Adli kontrolUygulanan tedbirin ölçüsüz olduğu; daha hafif bir tedbirin yeterli olacağı
El koymaSuçla bağlantının kurulmadığı; kapsamın gereğinden geniş olduğu
İdari para cezasıFiilin sabit olmadığı; tutanağın usulsüz düzenlendiği; miktarın hatalı hesaplandığı

Gerekçesizlik ayrı bir itiraz sebebidir. Kararlarda, hangi delile dayanıldığının ve neden bu tedbire karar verildiğinin gösterilmesi gerekir. “Dosya kapsamına göre” biçimindeki matbu ifadeler, denetime elverişli bir gerekçe oluşturmaz. Bu husus, esasa ilişkin argümanlardan bağımsız olarak ileri sürülmeli ve dilekçede ayrı bir başlık altında ele alınmalıdır.

İdari para cezalarına ilişkin başvurularda ise sürenin kısalığı unutulmamalıdır: tebliğ veya tefhimden itibaren kanunda öngörülen süre içinde başvurulmalıdır. Bu süre, genel idari dava süresinden belirgin biçimde kısadır. Ceza ödenmiş olması başvuru hakkını ortadan kaldırmaz; başvuru kabul edilirse ödenen tutarın iadesi istenebilir.

İtiraz reddedilirse kural olarak kesinleşir; ancak koşulları varsa olağanüstü kanun yolları ve bireysel başvuru imkânı ayrıca değerlendirilir. Bu değerlendirmede, hangi temel hakkın ihlal edildiği ve olağan yolların tüketilip tüketilmediği belirleyicidir.

İdari para cezalarında ölçüm ve tutanak denetimi için alkol ölçümüne itiraz rehberimize, süre hesabı ve tebligat usulü için hukuki süreler rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sulh ceza hâkimliği hangi kararları verir?

Tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma, iletişimin denetlenmesi, gözaltına itiraz, takipsizlik kararlarına itiraz, erişimin engellenmesi ve idari yaptırım kararlarına itiraz gibi soruşturma evresine ilişkin kararları verir.

Sulh ceza hâkimliği kararına itiraz süresi ne kadar?

Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Bazı kararlar için özel süre öngörülebileceğinden tebliğ evrakındaki ihtarat okunmalıdır.

Tutuklama kararına itirazı hangi merci inceler?

1 Ocak 2022’de yürürlüğe giren değişiklikle, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.

Diğer sulh ceza kararlarına itiraz nereye yapılır?

O yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe aittir. Tek hâkimlik bulunan yerlerde kanunda gösterilen en yakın yerdeki hâkimlik yetkilidir.

İtiraz dilekçesini nereye vermeliyim?

Kararı veren mercie verirsiniz. Kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; aksi hâlde en çok üç gün içinde dosyayı yetkili mercie gönderir.

İtirazım reddedilirse ne yapabilirim?

Koşullar değiştiğinde yeni talepte bulunabilirsiniz; tutuklulukta talep sayısı sınırlı değildir. Ayrıca periyodik inceleme, kanun yararına bozma ve olağan yollar tüketildiğinde bireysel başvuru gündeme gelebilir.

Yanlış mercie yapılan itiraz süre kaybettirir — mercii doğru belirlemek şarttır
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın


Post by Av. Fatma Öztürk