Adli kontrol, tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde şüphelinin tutuklanması yerine belirli yükümlülükler altında serbest bırakılmasını sağlayan bir koruma tedbiridir (CMK m.109/1). Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de uygulanabilir (m.109/2). Adli kontrol yükümlülükleri kanunda on iki bent hâlinde sayılmıştır: yurt dışına çıkamamak; belirlenen yerlere düzenli başvurmak; çağrılara ve mesleki veya eğitime ilişkin kontrol tedbirlerine uymak; taşıt kullanamamak; bağımlılıktan arınmak için tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak; güvence yatırmak; silah bulunduramamak; mağdurun haklarını güvenceye bağlamak; aile yükümlülüklerine ve nafaka ödemesine güvence vermek; konutunu terk etmemek; belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yerlere gitmemek (m.109/3). Soruşturmada Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme karar verir (m.110). Süre ağır ceza dışındaki işlerde en çok iki yıl (bir yıl uzatılabilir), ağır ceza işlerinde en çok üç yıldır; çocuklarda yarı oranında uygulanır (m.110/A). Devamı en geç dört ayda bir değerlendirilir (m.110/4). Yükümlülüklere isteyerek uymayan hakkında tutuklama kararı verilebilir (m.112). Karara iki hafta içinde itiraz edilebilir (m.111/2, 268).
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Hakkınızda adli kontrol kararı mı verildi?
Yükümlülüklerin kaldırılması, değiştirilmesi veya itiraz için birlikte hareket edelim: Hukukçular Evi Ankara.
⚡ Net Cevap: Şart (CMK m.109/1): tutuklama sebepleri var ama tutuklama yerine adli kontrol. Tutuklama yasağı (m.109/2; m.100/4): adli kontrol yine uygulanabilir. Yükümlülükler (m.109/3 a-l): yurt dışı yasağı, imza, çağrılara uyma, taşıt kullanmama, tedavi, güvence, silah teslimi, mağdur güvencesi, nafaka güvencesi, konuttan çıkmama, bölgeyi terk etmeme, belirli yerlere gitmeme. Gebe veya yeni doğum yapmış kadın ve ağır hasta (m.109/4). Merci (m.110): soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme. Denetim (m.110/4): en geç 4 ayda bir. Süre (m.110/A): ağır ceza dışı 2 yıl + 1; ağır ceza 3 yıl + uzatma (toplam 3, bazı suçlarda 4 yıl); çocuklarda yarı. Kaldırma istemi (m.111/1): 5 gün içinde karar. İtiraz (m.111/2, 268): 2 hafta; sulh ceza kararına asliye ceza hâkimi. İhlal (m.112): tutuklama. Mahsup (m.109/6): kural olarak yok; tedavi (e) mahsup edilir; konut hapsinde 2 gün = 1 gün. Tazminat (m.141/1-l): konut veya tedavi yükümlülüğü sonrası KYOK ya da beraat.
CMK m.109/1-2: (1) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. (2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.
Adli Kontrol Nedir? Tutuklamanın Alternatifi
Adli kontrol, ceza muhakemesinde kişi özgürlüğüne en az müdahale eden koruma tedbirlerinden biridir. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Kanun, bu şartlar bulunsa bile tutuklama yerine adli kontrole karar verilmesine imkân tanır (m.109/1). Tutuklama istemlerinde adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilmesi zorunludur (m.101/1); tutuklama kararlarında da adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir (m.101/2-d). Bu düzenleme, adli kontrolün tutuklamaya göre öncelikli bir tedbir olduğunu ve tutuklamanın ancak adli kontrolün yetersiz kaldığı durumlarda başvurulacak son çare olduğunu gösterir. Tutuklama kararına itiraz için tutuklama kararına itiraz rehberine bakabilirsiniz.
Ölçülülük: Hangi Yükümlülük Seçilmeli?
Adli kontrol tutuklamaya göre daha hafif bir tedbir olsa da, bir koruma tedbiri olarak ölçülülük ilkesine tabidir. Kanun tutuklama bakımından, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemeyeceğini açıkça belirtmiştir (CMK m.100/1). Adli kontrolün tutuklama sebeplerinin varlığına bağlanması (m.109/1) ve yükümlülüklerin somut olaya göre seçilmesi, aynı ölçülülük anlayışının adli kontrol için de geçerli olduğunu gösterir. Buna göre seçilen yükümlülük, gidermeye çalıştığı riskle bağlantılı ve bu riske oranla gerekli olmalıdır. Örneğin kaçma şüphesi bulunmayan, sabit ikametgâhı ve düzenli işi olan bir kişiye uzun süreli yurt dışı yasağı verilmesi veya delil karartma riski ortadan kalkmış bir dosyada ağır yükümlülüklerin sürdürülmesi ölçülülük bakımından tartışmaya açıktır. Birden fazla yükümlülük birlikte öngörüldüğünde, bunların toplam etkisinin kişinin hayatı üzerindeki ağırlığı da dikkate alınmalıdır.
Tutuklama Yasağı Olan Suçlarda Adli Kontrol
Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4). Kanun, bu tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol hükümlerinin uygulanabileceğini açıkça öngörmüştür (m.109/2). Buna göre tutuklanamayacak bir suçtan şüpheli olan kişi hakkında da yurt dışına çıkış yasağı veya imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirlerine karar verilebilir. Ancak bu durumda da adli kontrolün ölçülü olması gerekir; hafif bir suçtan dolayı uzun süreli ve ağır yükümlülükler öngörülmesi, orantılılık ilkesiyle bağdaşmaz ve itiraz konusu yapılmalıdır.
Yurt dışı yasağı işinizi mi engelliyor?
Yükümlülüğün kaldırılması veya geçici muafiyet için başvuralım: 0554 648 37 15
Adli Kontrol Yükümlülükleri (CMK m.109/3)
| Bent | Yükümlülük | Not |
|---|---|---|
| (a) | Yurt dışına çıkamamak | En sık uygulanan tedbir |
| (b) | Hâkimin belirlediği yerlere belirtilen sürelerde düzenli başvurmak | İmza yükümlülüğü |
| (c) | Çağrılara ve mesleki uğraş veya eğitime ilişkin kontrol tedbirlerine uymak | |
| (d) | Taşıt kullanamamak; gerekirse sürücü belgesini teslim etmek | Mesleki kullanım için izin verilebilir (m.109/5) |
| (e) | Bağımlılıktan arınmak için hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene | Süre mahsup edilir (m.109/6) |
| (f) | Parasal duruma göre hâkimce belirlenen güvenceyi yatırmak | Taksitle olabilir |
| (g) | Silah bulunduramamak veya taşıyamamak; silahları adli emanete teslim | Makbuz karşılığı |
| (h) | Mağdurun haklarını güvenceye bağlamak | Aynî veya kişisel güvence |
| (i) | Aile yükümlülüklerine ve nafaka ödemesine güvence vermek | |
| (j) | Konutunu terk etmemek | Konut hapsi; 2 gün = 1 gün mahsup |
| (k) | Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek | |
| (l) | Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek |
Adli kontrol, şüphelinin kanunda sayılan yükümlülüklerden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasını içerir (CMK m.109/3). Hâkim, somut olayın özelliklerine ve tutuklama sebebinin niteliğine göre en uygun yükümlülüğü seçer. Kaçma şüphesine karşı yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konuttan çıkmama; delilleri karartma veya tanıklar üzerinde baskı riskine karşı ise belirli yerlere gitmeme ya da belirli bir bölgeyi terk etmeme yükümlülükleri öngörülebilir. Taşıt kullanamama yükümlülüğünün uygulanmasında hâkim veya Cumhuriyet savcısı, şüphelinin mesleki uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir (m.109/5). Eski metnimizde yükümlülüklerin listesi kanundaki bentlerle uyuşmayacak biçimde yazılmış, kanunda bulunmayan bazı ifadeler bent olarak gösterilmişti; bu metinde yükümlülükler kanundaki sırası ve ifadesiyle yeniden düzenlenmiştir.
En Sık Uygulanan Yükümlülükler
Uygulamada en sık karşılaşılan adli kontrol yükümlülükleri yurt dışına çıkış yasağı ile belirli aralıklarla kolluk birimine giderek imza atma yükümlülüğüdür. Yurt dışına çıkış yasağı, kişinin iş veya aile nedeniyle yurt dışına gitmesini engellediğinden ciddi sonuçlar doğurabilir; bu durumda hâkimden yükümlülüğün kaldırılması veya belirli bir seyahat için geçici olarak muafiyet talep edilebilir (m.110/2). İmza yükümlülüğünde imza sıklığı ve imza atılacak yer karar içinde belirtilir; kişinin çalışma saatleri veya ikamet yeri nedeniyle imza yükümlülüğünü yerine getirmekte zorlanması hâlinde imza yerinin veya sıklığının değiştirilmesi istenebilir. Konutunu terk etmeme yükümlülüğü ise en ağır adli kontrol tedbiridir ve uygulamada elektronik izleme araçlarıyla denetlenebilmektedir. Elektronik izleme için elektronik kelepçe ve izleme rehberine bakabilirsiniz.
Gebe, Yeni Doğum Yapmış ve Ağır Hasta Şüpheliler
Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/4). Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir. Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında da adli kontrol hükümleri uygulanabilir (m.109/7). Tutuklu hakları için hükümlü ve tutuklu hakları rehberine bakabilirsiniz.
Kararı Kim Verir, Nasıl Değiştirilir?
Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir (CMK m.110/1). Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle şüpheliyi yeni yükümlülükler altına koyabilir; yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir (m.110/2). Kovuşturma evresinde bu yetkiler görevli ve yetkili yargı mercileri, yani davaya bakan mahkeme tarafından kullanılır (m.110/3). Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir (m.111/1). Buna göre adli kontrol altındaki kişi, koşulların değişmesi hâlinde, örneğin ifadesinin alınması, delillerin toplanması veya uzun süre geçmesi nedeniyle, yükümlülüğün kaldırılmasını veya hafifletilmesini her zaman isteyebilir.
Dört Aylık Denetim
Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla karar verilir; bu karar soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından verilir (CMK m.110/4). Bu düzenleme, adli kontrolün unutularak yıllarca devam etmesini önlemeye yöneliktir. Dört aylık denetim sırasında tutuklama sebeplerinin hâlâ devam edip etmediği ve yükümlülüğün ölçülülüğü yeniden değerlendirilmelidir. Savunma bakımından da bu denetim dönemleri, yükümlülüğün kaldırılması için gerekçeli bir dilekçe sunmak açısından uygun zamanlardır.
Tutukluluktan Adli Kontrole Geçiş
Adli kontrol yalnızca ilk karar aşamasında değil, tutukluluk sırasında da gündeme gelir. Tutuklu şüpheli veya sanık, tutukluluğun devamı incelemelerinde veya tahliye talebinde, tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmayı isteyebilir. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda da adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesi gerekir (CMK m.101/2-d). Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında da adli kontrol hükümleri uygulanabilir (m.109/7). Uygulamada tahliye kararları çoğu zaman yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleriyle birlikte verilir. Bu nedenle tahliye talebinde bulunulurken, hangi adli kontrol tedbirinin tutuklamanın amacını karşılayabileceğinin somut olarak gösterilmesi talebin kabul şansını artırır.
Mağdurun Korunması Açısından Adli Kontrol
Adli kontrol, yalnızca şüphelinin kaçmasını önlemeye değil, mağdurun korunmasına da hizmet edebilir. Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme yükümlülüğü (CMK m.109/3-l), şüphelinin mağdurun konutuna, işyerine veya okuluna yaklaşmasını engellemek için kullanılabilir. Mağdurun haklarını güvenceye bağlama (h) ve aile yükümlülükleri ile nafakaya güvence verme (i) yükümlülükleri ise mağdurun ve aile bireylerinin maddi haklarını korur. Şüpheli veya sanığın rızasıyla, güvencenin mağdurun haklarını karşılayan veya nafaka borcuna ilişkin kısmı, istemeleri hâlinde mağdura veya nafaka alacaklılarına verilebilir (m.114/1); olay nedeniyle mağdur veya nafaka alacaklısı lehine bir yargı kararı verilmişse, rıza olmasa da ödeme emredilebilir (m.114/2). Mağdur, adli kontrol yükümlülüklerinin ihlal edildiğini öğrendiğinde bunu derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirmelidir.
Adli Kontrolün Azami Süreleri (CMK m.110/A)
| İş türü | Azami süre | Uzatma |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 2 yıl | Zorunlu hâlde gerekçeyle 1 yıl |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 3 yıl | Zorunlu hâlde gerekçeyle; toplam uzatma 3 yıl |
| TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. Bölüm suçları ve TMK kapsamı | 3 yıl | Toplam uzatma 4 yılı geçemez |
| Çocuklar | Yukarıdaki sürelerin yarısı |
Adli kontrol için 7331 sayılı Kanunla azami süreler getirilmiştir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır ve bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir (CMK m.110/A-1). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde adli kontrol süresi en çok üç yıldır; bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez (m.110/A-2). Bu süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır (m.110/A-3). Eski metnimizde bu sürelerin CMK m.109/5-6’da düzenlendiği belirtilmişti; süreler aslında m.110/A’da yer aldığından madde numarası düzeltilmiştir. Azami süre dolduğunda adli kontrolün kaldırılması gerekir; sürenin dolmasına rağmen devam eden bir tedbire karşı derhâl başvurulmalıdır.
Güvence: Yatırma, Kullanım ve İade
| Kısım | İçerik |
|---|---|
| Birinci kısım (a) | Bütün usul işlemlerinde, infazda ve diğer yükümlülükler için hazır bulunma |
| İkinci kısım (b-1) | Katılanın masrafları, zararın giderilmesi, eski hâle getirme; nafaka borçları |
| İkinci kısım (b-2) | Kamusal giderler |
| İkinci kısım (b-3) | Para cezaları |
Güvence yatırma yükümlülüğünde miktar ve ödeme süreleri, şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenir ve bir defada veya taksitle ödenebilir (CMK m.109/3-f). Güvence, şüphelinin bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında ve diğer yükümlülükleri yerine getirmek üzere hazır bulunmasını ve belirli sıraya göre ödemelerin yapılmasını sağlar (m.113/1); kararda güvencenin karşıladığı kısımlar ayrı ayrı gösterilir (m.113/2). Şüpheli veya sanığın rızasıyla, güvencenin mağdurun haklarını karşılayan kısmı mağdura verilebilir (m.114/1). Hükümlü hazır bulunma yükümlülüklerini yerine getirmişse güvencenin bu kısmı kendisine geri verilir (m.115/1). Güvencenin mağdura veya nafaka alacaklısına verilmemiş ikinci kısmı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararlarında da geri verilir; aksi hâlde, geçerli mazereti dışında, güvence Devlet Hazinesine gelir yazılır (m.115/2).
Yükümlülüğe Uymamanın Sonucu: Tutuklama
Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Bu hüküm, tutuklama yasağı bulunan suçlarda bile adli kontrolün ihlali hâlinde tutuklamaya imkân tanıdığı için son derece önemlidir. Kanun “isteyerek” yerine getirmemeyi aradığından, hastalık, zorunlu bir mazeret veya imza yerinin kapalı olması gibi iradeye bağlı olmayan nedenlerle yükümlülüğün yerine getirilememesi bu sonucu doğurmamalıdır; ancak böyle bir durumda mazeretin derhâl ve belgeli olarak bildirilmesi gerekir. Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali hâlinde de tutuklama kararı verilebilir; ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m.112/2).
Mahsup: Adli Kontrol Cezadan Düşülür mü?
| Yükümlülük | Mahsup |
|---|---|
| Genel kural | Cezadan mahsup edilmez (m.109/6) |
| Tedavi veya muayene, hastaneye yatma dâhil (e) | Mahsup kuralı dışında; şahsi hürriyeti sınırlama olarak indirilir |
| Konutunu terk etmemek (j) | Her iki gün bir gün olarak mahsup edilir |
Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m.63/1). Ancak adli kontrol altında geçen süre kural olarak şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez (CMK m.109/6). Bu kural, tedavi veya muayene tedbirleri (e) ile konutunu terk etmeme (j) yükümlülüklerinde uygulanmaz; konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün ise cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. Buna göre yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü altında geçen süreler cezadan düşülmez; konut hapsinde geçen süre ise yarı oranında düşülür.
Hüküm Sonrası ve Kanun Yolunda Adli Kontrol
Adli kontrol, kovuşturma evresinin her aşamasında görevli ve yetkili yargı mercileri tarafından uygulanabilir (CMK m.110/3). Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adli kontrol kararı verebilir (m.109/4). Aynı şekilde bu aşamada adli kontrol yükümlülüklerinin ihlali hâlinde de hükmü veren ilk derece mahkemesi tutuklama kararı verebilir (m.112/1). Uygulamada mahkûmiyet hükmüyle birlikte sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı gibi bir tedbire karar verilmesi sık görülür. Hüküm kesinleşinceye kadar devam eden bu tedbirler bakımından da dört aylık denetim ve azami süre kuralları geçerlidir. Kanun yolu süreci uzadığında, azami sürenin dolup dolmadığının takip edilmesi ve gerekirse tedbirin kaldırılmasının istenmesi önemlidir.
Yurt Dışı Yasağının Pratik Sonuçları
Yurt dışına çıkış yasağı, adli kontrol kararının ilgili kayıt sistemlerine işlenmesiyle uygulanır ve kişi sınır kapısında yurt dışına çıkmak istediğinde durdurulur. Bu nedenle adli kontrol kararından haberdar olmayan veya kararın kaldırıldığını düşünen kişilerin, seyahat planlamadan önce kararın güncel durumunu avukatı aracılığıyla kontrol etmesi önerilir. Kaldırma kararı verilmiş olsa bile kayıtların güncellenmesinin zaman alabileceği dikkate alınarak, kaldırma kararının bir örneğinin yanında bulundurulması faydalı olur. Yurt dışında yaşayan, orada çalışan veya ailesi yurt dışında bulunan kişiler için bu yasak özellikle ağır sonuçlar doğurabileceğinden, bu durumların itiraz veya kaldırma talebinde somut belgelerle ortaya konulması gerekir.
Adli Kontrol Kararına İtiraz
Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK m.111/2). İtiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararı öğrenme tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir (m.268/3-b). İtiraz dilekçesinde, tutuklama sebeplerinin bulunmadığı, seçilen yükümlülüğün ölçüsüz olduğu veya daha hafif bir yükümlülüğün yeterli olacağı somut gerekçelerle gösterilmelidir. İtiraz dışında, yükümlülüğün kaldırılması veya değiştirilmesi için karar veren merciye her zaman başvurulabilir (m.111/1). İtiraz usulü için adli kontrol kararına itiraz rehberine bakabilirsiniz.
Tazminat Hakkı
Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-k). 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, konutunu terk etmemek veya bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler de tazminat isteyebilir (m.141/1-l). Bu kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir (m.141/2). Buna göre yurt dışı yasağı veya imza yükümlülüğü gibi diğer adli kontrol tedbirleri, kendiliğinden bu bent kapsamında tazminat hakkı doğurmaz. Tazminat için haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı rehberine bakabilirsiniz.
Adli Kontrol Altındaki Kişi Ne Yapmalı?
- Kararı dikkatle okuyun: Hangi yükümlülüğün, hangi sıklıkta ve nerede yerine getirileceğini not edin.
- Yükümlülüklere eksiksiz uyun: İsteyerek ihlal tutuklama sebebidir (m.112).
- Mazereti önceden bildirin: Hastalık veya zorunlu hâlleri belgeyle derhâl bildirin.
- İki hafta içinde itiraz edin: Ölçüsüz yükümlülüklere karşı (m.268).
- Değişiklik isteyin: Koşullar değiştiğinde kaldırma veya hafifletme talep edin (m.111/1).
- Süreyi takip edin: Dört aylık denetim ve azami süreleri kontrol edin (m.110/4, 110/A).
Örnek Durumlar
| Durum | Değerlendirme | Dayanak |
|---|---|---|
| Üst sınırı 2 yıl olan hakaret suçu | Tutuklama yasak; adli kontrol mümkün | CMK m.100/4, 109/2 |
| Yurt dışında iş görüşmesi | Geçici muafiyet istenebilir | CMK m.110/2 |
| Şoför şüpheliye taşıt yasağı | Mesleki kullanım için izin verilebilir | CMK m.109/5 |
| İmzaya hastalık nedeniyle gidilemedi | İsteyerek ihlal değil; rapor sunulmalı | CMK m.112 |
| Asliye cezalık işte 3 yıl geçti | Azami süre dolmuş olabilir | CMK m.110/A |
| Konut hapsinde 6 ay kaldı | 3 ay cezadan mahsup | CMK m.109/6 |
| Konut hapsi sonrası beraat | Tazminat istenebilir | CMK m.141/1-l |
| Gebe şüpheli | Tutuklama yerine adli kontrol | CMK m.109/4 |
Sık Yapılan Hatalar
- Yükümlülüğü hafife almak: İsteyerek ihlal, tutuklama yasağı olan suçta bile tutuklamaya yol açabilir.
- Mazereti sonradan bildirmek: Mazeret önceden ve belgeli bildirilmelidir.
- İtiraz süresini kaçırmak: Süre iki haftadır.
- Koşullar değişince başvurmamak: Kaldırma veya değiştirme her zaman istenebilir.
- Azami süreyi takip etmemek: Süre dolduğunda tedbir kaldırılmalıdır.
- Her adli kontrolün cezadan düşüleceğini sanmak: Mahsup yalnız tedavi ve konut hapsinde söz konusudur.
⚠️ Adli kontrol hafif bir tedbir değildir: Yükümlülüklere isteyerek uyulmaması, cezanın süresine bakılmaksızın tutuklamaya yol açabilir. Kararı dikkatle okuyun, yükümlülüklere eksiksiz uyun, mazeretinizi önceden belgeleyerek bildirin ve ölçüsüz bir yükümlülüğe karşı iki hafta içinde itiraz edin.
Adli kontrol kararına itiraz, yükümlülüklerin kaldırılması veya değiştirilmesi, yurt dışı yasağında geçici muafiyet ve adli kontrol nedeniyle tazminat için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Adli Kontrolün Kaldırılması Talebi Dilekçesi Örneği
Sık Sorulan Sorular
Adli kontrol nedir?
Tutuklama yerine yükümlülüklerle serbest bırakma tedbiri (CMK m.109/1).
Tutuklama yasağı olan suçta adli kontrol olur mu?
Evet (CMK m.109/2).
Adli kontrol yükümlülükleri nelerdir?
CMK m.109/3’te sayılan on iki yükümlülük; en sıkı yurt dışı yasağı ve imzadır.
Kararı kim verir?
Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme (CMK m.110).
Yükümlülük değiştirilebilir mi?
Evet; kaldırılabilir, değiştirilebilir veya geçici muafiyet verilebilir (CMK m.110/2).
Kaldırma istemine ne kadar sürede karar verilir?
5 gün içinde (CMK m.111/1).
Adli kontrol ne kadar sürer?
Ağır ceza dışı 2 yıl + 1; ağır ceza 3 yıl + uzatma (CMK m.110/A).
Çocuklarda süre nedir?
Yarı oranında.
Ne sıklıkla denetlenir?
En geç 4 ayda bir (CMK m.110/4).
İtiraz süresi nedir?
Öğrenmeden itibaren 2 hafta (CMK m.268/1).
Sulh ceza kararına itirazı kim inceler?
Asliye ceza mahkemesi hâkimi (CMK m.268/3-b).
İmzaya gitmezsem ne olur?
İsteyerek ihlalde tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112).
Hastalık nedeniyle gidemezsem?
İsteyerek ihlal değildir; raporu derhâl bildirin.
Adli kontrol cezadan düşülür mü?
Kural olarak hayır; tedavi mahsup edilir, konut hapsinde 2 gün 1 gün (CMK m.109/6).
Şoförüm, taşıt yasağı işimi engeller mi?
Mesleki kullanım için izin verilebilir (CMK m.109/5).
Güvence geri verilir mi?
Yükümlülükler yerine getirilince veya KYOK ya da beraatte (CMK m.115).
Gebe kadın tutuklanır mı?
Tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/4).
Mahkûmiyetten sonra adli kontrol verilebilir mi?
Evet; kanun yolundayken ilk derece mahkemesi de karar verebilir (CMK m.109/4).
Adli kontrol için tazminat alınır mı?
Konut veya tedavi yükümlülüğü sonrası KYOK ya da beraatte (CMK m.141/1-l).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Adli kontrol: yükümlülükler, süreler, itiraz ve mahsup
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki CMK ve TCK hükümleri 24 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Boşanma Davasında Özel Dedektif Raporu Hukuka Uygun mu? (HMK 189/2; TCK 134, 123/A; 5188 s.K.)
- ▸ Boşandıktan Sonra Eski Eşin Hakaret ve İftiraları: Manevi Tazminat (TBK 58, 72; TMK 24-25; TCK 125, 128, 267)
- ▸ Boşanma Davası Açtım, Eşim Hakkımda Asılsız Suç Duyurusunda Bulundu: İftira (TCK 267; HMK 165; TMK 166)
- ▸ Evlilik İçinde Cinsel Saldırı: Eşe Karşı Suç, Şikâyet ve Boşanma (TCK 102/2, 73; CMK 253; 6284; TMK 162)
Bu konuda hukuki destek almak için


