İşçinin Tutuklanması veya Gözaltına Alınması: İş Sözleşmesi ve Tazminat Hakkı Ne Olur?
24 June 2026

İşçinin Tutuklanması veya Gözaltına Alınması: İş Sözleşmesi ve Tazminat Hakkı Ne Olur?

Bir çalışanın herhangi bir nedenle gözaltına alınması ya da tutuklanması, hem işçi hem de işveren açısından belirsizlik yaratır. İşçi işine gidemez, işveren ise yerine kimseyi koyamaz. Peki bu durumda işveren çalışanı hemen işten çıkarabilir mi? Çıkarırsa kıdem tazminatı yanar mı? Türk iş hukuku bu özel durumu ayrı bir hükümle düzenlemiştir ve sonuç, sanıldığı kadar kişinin aleyhine değildir.

İşveren Hemen Fesih Yapamaz

İş Kanunu’nun 25. maddesinin dördüncü bendine göre, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde işveren, ancak devamsızlığın aynı Kanunun 17. maddesindeki bildirim sürelerini aşması durumunda iş sözleşmesini bildirimsiz feshedebilir. Yani tutukluluk, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. İşveren, çalışanın kıdemine göre belirlenen bekleme süresini doldurmadan fesih yapamaz. Bu bildirim süreleri şöyledir:

  • 6 aydan az kıdem: 2 hafta
  • 6 ay – 1,5 yıl kıdem: 4 hafta
  • 1,5 yıl – 3 yıl kıdem: 6 hafta
  • 3 yıldan fazla kıdem: 8 hafta

Örneğin üç yıldan fazla kıdemi olan bir işçinin tutukluluğu sekiz haftayı aştığında, işverenin fesih hakkı doğar. Bu süreler iş sözleşmesiyle artırılmışsa, artırılmış süreler dikkate alınır.

Askı Süresi ve Ücret

Bekleme süresi dolmadan tutukluluk veya gözaltı sona ererse, işçinin işe geri dönmesi gerekir; bu durumda fesih hakkı doğmaz. Süre dolduğu hâlde işveren feshetmezse, iş sözleşmesi askıda kalmaya devam eder ve tutukluluk sürdükçe işveren dilediği zaman haklı nedenle fesih yapabilir. Önemli bir nokta: işçinin tutuklu ya da gözaltında geçirdiği, çalışamadığı süreler için işverenin ücret ödeme yükümlülüğü yoktur.

Kıdem Tazminatı Yanıyor mu?

Vatandaşın en çok merak ettiği soru budur. Burada belirleyici olan, tutukluluğa yol açan eylemin işyeriyle ilgili olup olmadığıdır:

  • İşyeri dışındaki bir eylem: Suç ya da olay işyeri dışında gerçekleşmişse, bekleme süresini aşan tutukluluk nedeniyle yapılan fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanır. İşveren derhal fesih hakkını kullandığı için ihbar tazminatı ödemez. Ayrıca işçi, bu nedenle işe iade talep edemez.
  • İşyeriyle ilgili bir eylem: Suç işyerinde işlenmişse veya işyerindeki düzeni doğrudan ilgilendiriyorsa, fesih farklı değerlendirilebilir ve kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, işçinin o eylemden dolayı sonradan beraat etmesi ya da mahkûm olması, kıdem tazminatı açısından sonucu değiştirmez; önemli olan eylemin niteliği ve işyerine etkisidir.

Tutukluluk ile Hüküm Giyme Aynı Şey Değildir

Bir ayrıma dikkat etmek gerekir: kişinin yargılama sonucunda kesinleşmiş bir hapis cezasıyla cezaevine girmesi, kanun uygulamasında gözaltı ya da tutukluluktan farklı değerlendirilir. Bu nedenle işverenin izleyeceği usul de değişebilir. Her iki durumda da işverenin feshi yazılı olarak ve usulüne uygun biçimde yapması, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda belirleyici olur. Çalışmasının karşılığı olan ücret alacağı ve yıllık izin alacağı gibi haklar ise her hâlükârda işçiye ödenir.

Özetle, gözaltı ya da tutukluluk tek başına işçinin tüm haklarını kaybetmesi anlamına gelmez. İşyeri dışı bir olaydan kaynaklanıyorsa, bir yıllık kıdem şartını sağlayan işçi kıdem tazminatını alabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara