Uyuşturucu Dosyasında Malvarlığına Elkoyma ve Hesap Blokesi (CMK m.128)
22 Ağustos 2026

Uyuşturucu Dosyasında Malvarlığına Elkoyma ve Hesap Blokesi (CMK m.128)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.128/1 — Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe şartı
  • 5271 sayılı CMK m.128/2 — Katalog suçlar; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) listede yer alır
  • 5271 sayılı CMK m.128 (Ek cümle: 21/2/2014 – 6526/10 md.) — BDDK, SPK, MASAK ve ilgili kurumlardan rapor alınması zorunluluğu
  • 5271 sayılı CMK m.128/8 — Karara aykırılıkta TCK m.289 muhafaza görevini kötüye kullanma
  • 5271 sayılı CMK m.128/10 (Ek: 2016) — Kayyım atanması; CMK m.133’ün kıyasen uygulanması
  • 5237 sayılı TCK m.55 — Kazanç müsaderesi
  • 5237 sayılı TCK m.54 — Eşya müsaderesi
  • 5237 sayılı TCK m.282 — Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama

Uyuşturucu soruşturmalarının en sarsıcı yanlarından biri, kişinin bir sabah banka hesabının bloke edildiğini öğrenmesidir. Maaş girmiyor, kart çalışmıyor, tapuya şerh konmuş, araç satılamıyor.

Bu tedbirin adı elkoymadır ve müsadereden farklıdır. Elkoyma geçicidir, yargılama sürerken uygulanır; müsadere ise hükümle birlikte mülkiyetin devlete geçmesidir. Aradaki fark, itiraz stratejisini tamamen değiştirir.

Bu rehberde uyuşturucu dosyalarında malvarlığına hangi şartlarla elkonulabileceğini, kimin karar verdiğini, hangi raporun zorunlu olduğunu ve itiraz yollarını ele alıyoruz.

Neden Uyuşturucu Dosyalarında Uygulanıyor?

CMK m.128, malvarlığına elkoyma yetkisini kanunda liste hâlinde sayılan ağır suçlarla sınırlamıştır. Bu listede sayılmayan suçlarda bu koruma tedbirine başvurulamaz.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) bu katalogda yer alır. Listede ayrıca soykırım, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, parada sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, zimmet, irtikâp ve rüşvet gibi suçlar bulunur.

Kritik ayrım: katalogda yer alan suç TCK m.188’dir. TCK m.191 kullanmak için bulundurma suçu bu listede sayılmamıştır. Dolayısıyla dosyanın hangi maddeden yürüdüğü, bu tedbirin uygulanıp uygulanamayacağını doğrudan belirler.

Bu nedenle kullanma ile ticaret ayrımı yalnızca ceza miktarını değil, malvarlığınızın akıbetini de etkiler.

Neye Elkonulabilir?

CMK m.128/1’e göre şüpheli veya sanığa ait şu değerlere elkonulabilir:

Malvarlığı değeriElkoyma nasıl icra edilir?
TaşınmazlarTapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle
Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarıKayıtlı bulunduğu sicile şerh verilerek
Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesapBanka veya malî kuruma bildirilir ve tebliğ edilir
Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki hak ve alacaklarİlgili gerçek veya tüzel kişiye bildirilir
Kıymetli evrakİlgili kayıtlara işlenir
Ortağı bulunulan şirketteki ortaklık paylarıŞirket yönetimine ve ticaret siciline bildirilir
Kiralık kasa mevcutlarıİlgili kuruma bildirilir
Diğer malvarlığı değerleriNiteliğine uygun biçimde

Hesaplar bakımından önemli bir kural vardır: hesap üzerinde kararın etkisizleştirilmesine yönelik işlemler geçersiz sayılır. Yani karar tebliğ edildikten sonra yapılan aktarma girişimleri sonuç doğurmaz.

Ayrıca bu değerler şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunsa dahi elkoyma işlemi yapılabilir. Bu nokta, üçüncü kişiler bakımından ayrı bir itiraz alanı yaratır.

Şartlar: Neyin İspatlanması Gerekir?

Elkoyma otomatik bir işlem değildir. Kanun üç ayrı süzgeç koymuştur.

ŞartİçeriğiSavunma açısından
Katalog suçSoruşturma konusu suç CMK m.128/2 listesinde bulunmalıdırDosya m.191’den yürüyorsa tedbir uygulanamaz
Somut delillere dayanan kuvvetli şüpheSuçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delil aranırSoyut şüphe yeterli değildir; iki ayrı bağ kurulmalıdır
Somut olarak belirlenmeElkonulacak değerlerin somut olarak belirlenmiş olması gerekirTüm malvarlığına toptan elkoyma tartışmalıdır

İkinci şart özellikle önemlidir. 2014 yılında yapılan değişiklikle maddeye "somut delillere dayanan" ve "somut olarak belirlenen" ibareleri eklenmiştir. Değişiklikten önce kuvvetli şüphe hâlinde kişinin tüm taşınmazlarına, hak ve alacaklarına elkonulabiliyordu. Yeni düzenleme, kuvvetli şüphenin yanında ayrıca somut delillere dayanma zorunluluğu getirmiştir.

Savunma bakımından sorulacak soru nettir: bu taşınmazın, bu hesabın veya bu aracın suçtan elde edildiğini gösteren somut delil dosyada var mı? Kişinin uzun yıllara dayanan meşru geliriyle edindiği malvarlığı, salt bir soruşturmanın varlığı nedeniyle bu kapsama giremez.

Nitelikli hal iddiasına itiraz süreye tabidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Zorunlu Rapor ve Hâkim Kararı

Kanun iki güvence daha getirmiştir ve bunlar uygulamada en sık gözden kaçan denetim noktalarıdır.

Birincisi rapor şartıdır. Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Hazine ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır; özel sebepler zorunlu kıldığında süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.

İkincisi karar merciidir. Kanun’un dokuzuncu fıkrasına göre bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir. Soruşturma evresinde bu hâkim sulh ceza hâkimidir. Savcılık veya kolluk bu tedbiri tek başına uygulayamaz; kanun, eşyaya elkoymadan farklı olarak, taşınmaz, hak ve alacaklar bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde dahi savcıya yetki vermemiştir. Fıkranın 21/2/2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’la getirilen önceki hâlinde elkoymaya ağır ceza mahkemesince oybirliğiyle karar verilmesi aranıyordu; bu şart 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle kaldırılmış ve tek hâkim kararı yeterli hâle gelmiştir. Uygulamada hâlâ karşılaşılan “ağır ceza mahkemesi oybirliği” itirazı, yürürlükten kalkmış bir hükme dayandığından sonuç vermez.

Savunmanın ilk iki sorusu: Karar bir hâkim tarafından mı verilmiş, yoksa bloke yalnızca savcılık yazısı veya kolluk talebiyle mi uygulanmış? Kanunun aradığı uzman kurum raporu alınmış mı? Bu iki güvenceden birinin eksikliği, tedbire karşı esaslı bir itiraz gerekçesidir.

Karar Mercii: Yalnızca Hâkim

Yukarıda değinilen karar usulü, ceza muhakemesindeki diğer elkoyma türlerinden ayrılır ve bu ayrım savunma bakımından doğrudan sonuç doğurur.

Elkoyma Türlerine Göre Karar Usulü

TedbirKarar mercii ve usul
Arama (CMK m.116 vd.)Hâkim kararı; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunda gösterilen sıraya göre
Eşyaya elkoyma (CMK m.123 ve m.127)Hâkim kararı; kanunda gösterilen hâllerde savcı veya kolluk amiri emri ve sonrasında hâkim onayı
Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma (CMK m.128)Ancak hâkim karar verebilir (m.128/9); savcı ve kolluğa gecikmesinde sakınca yetkisi tanınmamıştır
Aynı tedbire itirazCMK m.267-268 genel hükümlerine tabidir; kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe
Aklama şüphesinde elkoyma (5549 s.K. m.17)CMK m.128 usulü; gecikmesinde sakınca varsa savcı da karar verebilir, 24 saat içinde hâkim onayı gerekir

Üçüncü ve beşinci satırlar birlikte okunduğunda ortaya çıkan sonuç şudur: uyuşturucu dosyasında (TCK m.188) hesaba veya taşınmaza elkoyma yalnızca hâkim kararıyla mümkündür; savcının gecikmesinde sakınca gerekçesiyle karar verebildiği tek hâl, dosyada ayrıca aklama suçu (TCK m.282) şüphesinin bulunmasıdır ve o karar da 24 saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır. Dolayısıyla dosyada kararın hangi merci tarafından, hangi tarihte ve hangi somut delile dayanılarak verildiği karar örneğinden kontrol edilmelidir; yalnızca savcılık yazısıyla bankaya uygulatılmış bir bloke bu fıkraya aykırılık oluşturur.

Öğretide 2016 değişikliği, tedbirin güvencelerini zayıflattığı gerekçesiyle eleştirilmektedir. 2014-2016 döneminde taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma için ağır ceza mahkemesinin oybirliği aranırken, bugün sulh ceza hâkiminin kararı yeterlidir. Bu değişiklik, savunmanın ağırlık merkezini karar merciinden maddi şartlara kaydırmıştır: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, elkonulan değerin somut olarak belirlenmiş olması ve karardan önce alınmış kurum raporu. Kanun koyucu usulü hafifletmiş, maddi şartları ise korumuştur; itiraz da bu üç şart üzerine kurulmalıdır.

Raporun içeriği ve süresi bakımından denetim

Yukarıda değinilen rapor şartı, yalnızca bir belgenin varlığına indirgenmemelidir. Raporun neyi ortaya koyduğu ve ne zaman alındığı ayrı ayrı denetlenebilir.

Rapor Bakımından Sorulacak Sorular

SoruNeden önemli
Rapor hangi kurumdan alınmış?Kanun kurumları "ilgisine göre" saymıştır; somut olayla ilgisiz bir kurumdan alınan rapor tartışmalıdır
Rapor ne zaman alınmış?Rapor elkoyma kararı alınabilmesi için aranır; karardan sonra alınan bir rapor bu şartı karşılamaz
Rapor neyi tespit ediyor?Kanun, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor aramaktadır; malvarlığının genel dökümü bu tespiti içermez
Süre aşılmış mı?Rapor en geç üç ay içinde hazırlanır; özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki ay daha uzatılabilir
Uzatma gerekçesi var mı?Uzatma özel sebeplere ve talebe bağlanmıştır; kendiliğinden uzama söz konusu değildir

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte en sık karşılaşılan eksikliği oluşturur. Uygulamada bazen önce tedbir uygulanmakta, rapor sonradan tamamlanmaktadır. Oysa kanunun lafzı raporu karar alınabilmesinin şartı olarak kurmuştur. Aynı şekilde, kurumdan gelen yazının yalnızca hesap hareketlerini veya malvarlığı dökümünü içermesi de yeterli değildir; kanunun aradığı, suçtan elde edilen değere ilişkin bir tespittir. Bu iki husus, itiraz dilekçesinde ayrı başlıklar hâlinde ve rapor tarihi ile karar tarihi karşılaştırılarak gösterilmelidir.

Şüphenin derecesi ve somut delil şartı

Şüphe bakımından da maddenin kendine özgü bir kurgusu vardır. Kanun, suçun işlendiğine ve malvarlığı değerinin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmasını aramaktadır. Öğretide, buradaki şüphenin somut delile dayanması zorunluluğunun özel olarak vurgulandığı belirtilmektedir. Dolayısıyla itirazın merkezine konulacak soru şudur: kararda, hangi malvarlığı değerinin hangi somut delile dayanılarak suçtan elde edilmiş sayıldığı gösterilmiş midir? Genel bir "şüphelinin malvarlığı" ifadesi bu şartı karşılamaz.

Bir de kapsam kuralı vardır ve üçüncü kişileri doğrudan ilgilendirir. Kanun, somut olarak belirlenen taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi elkoyma yapılabileceğini öngörmüştür. Ancak buradaki şart da aynıdır: değerin somut olarak belirlenmiş olması gerekir. Yazının aşağıdaki bölümünde ele alınan üçüncü kişi tartışması bu cümle üzerinden yürür; malvarlığı değerinin somut olarak belirlenmediği hâllerde, üçüncü kişinin zilyetliğindeki değere elkonulması bu şart bakımından tartışılabilir.

İtiraz dilekçesinin iskeleti

Yukarıdaki hükümler bir arada okunduğunda itiraz dört başlıkta kurulur. Birinci başlık usuldür: karar bir hâkim tarafından mı verilmiştir, yoksa bloke savcılık yazısıyla mı uygulanmıştır; karar gerekçeli midir? İkinci başlık rapordur: kanunun aradığı kurumdan, karardan önce ve suçtan elde edilen değere ilişkin bir rapor alınmış mıdır? Üçüncü başlık şüphedir: hangi malvarlığı değerinin hangi somut delile dayanılarak suçtan elde edilmiş sayıldığı kararda gösterilmiş midir? Dördüncü başlık kapsamdır: elkonulan değerler somut olarak belirlenmiş midir, yoksa genel bir malvarlığı tanımına mı dayanılmıştır?

Bu dört başlığın ayrı ayrı numaralandırılması önemlidir. Tek bir paragrafta toplanan itiraz, merci tarafından tek bir gerekçeyle karşılanabilir. Buna karşılık başlıklar ayrıldığında, her biri hakkında ayrı değerlendirme yapılması gerekir ve verilen kararda hangi başlığın karşılanmadığı görünür hâle gelir. Bu, itirazın reddi hâlinde sonraki aşamalar bakımından da değer taşır; zira hangi hususun tartışılmadan geçildiği dosyadan anlaşılabilir.

Kayyım Atanması ve Aykırılığın Sonucu

Elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde, bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda CMK m.133 hükümleri kıyasen uygulanır. Kayyım kararını da yalnızca hâkim verebilir.

Elkoyma kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi hâlinde TCK m.289 kapsamında muhafaza görevini kötüye kullanma suçu gündeme gelir. Bu nedenle karar tebliğ edildikten sonra ilgili malvarlığı üzerinde işlem yapılmamalıdır.

Elkoyma mı, Müsadere mi?

Bu iki kavramın karıştırılması en sık yapılan hatadır ve strateji farkı yaratır.

Elkoyma (CMK m.128)Müsadere (TCK m.54-55)
NiteliğiGeçici koruma tedbiriGüvenlik tedbiri; hükümle birlikte
ZamanıSoruşturma veya kovuşturma sırasındaYargılama sonunda
SonucuTasarruf yetkisi kısıtlanır, mülkiyet devam ederMülkiyet devlete geçer
KapsamSomut olarak belirlenen değerlerSuçta kullanılan eşya (m.54) ve suçtan elde edilen kazanç (m.55)
Beraat hâlindeTedbir kaldırılır, iade gündeme gelirHükmedilmez

TCK m.55, suç işlenmesiyle sağlanan menfaatin değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesini düzenler. Ayrıntısı için Müsadere: Eşya ve Kazanç Müsaderesi (TCK m.54-55) rehberimize bakabilirsiniz.

Elkonulan eşya ve paranın iadesi süreci için Elkonulan Eşyam ve Param Ne Olacak? rehberimiz yol gösterir.

Aklama İddiası Eklenirse

Uyuşturucu gelirinin başka bir varlığa dönüştürüldüğü iddiası varsa, dosyaya ayrıca TCK m.282 suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu girebilir. Bu, ayrı bir suç ve ayrı bir ceza demektir.

Aklama suçunun unsurları ve savunma noktaları için Suçtan Kaynaklanan Malvarlığını Aklama (TCK m.282) rehberimize bakabilirsiniz.

Banka hesabına ilişkin idari nitelikteki bloke süreçleri ve itiraz yolu ise farklı bir çerçeveye tabidir; bunu MASAK ve Şüpheli İşlem: Hesap Bloke Süreci ve İtiraz rehberimizde ele aldık.

Üçüncü Kişiler: Eşim, Ortağım, Kiracım

Elkoyma yalnızca şüphelinin kendi malvarlığıyla sınırlı kalmayabilir. Kanun, değerlerin başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi işlem yapılabileceğini öngörür.

Bu durumda üçüncü kişinin savunması, malvarlığının kendi meşru geliriyle edinildiğini ve suçla bağının bulunmadığını ortaya koymaya odaklanır. Banka kayıtları, gelir belgeleri, kredi ve tapu geçmişi bu noktada belirleyici delillerdir.

Adınıza kayıtlı değerlerin başkalarınca kullanıldığı hâller için Adresim ve Kimliğim Uyuşturucu İşinde Kullanıldı rehberimize bakabilirsiniz.

İtiraz ve Süreç Sonrası

Elkoyma bir koruma tedbiridir; hâkim kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtirazda dayanılacak başlıca gerekçeler şunlardır:

İtiraz gerekçesiNe incelenir?
Katalog dışılıkDosya TCK m.191’den mi yürüyor
Somut delil yokluğuMalvarlığının suçtan elde edildiğine dair somut delil var mı
Rapor eksikliğiİlgili kurumdan rapor alınmış mı, süresinde mi
Karar merciiKarar hâkim tarafından mı verilmiş
BelirlilikElkonulan değerler somut olarak belirlenmiş mi
ÖlçülülükTedbirin kapsamı ile iddia edilen kazanç arasında orantı var mı
Meşru kaynakMalvarlığının kanuni gelirle edinildiği belgelenebiliyor mu

Beraat, takipsizlik veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde tedbirin kaldırılması gündeme gelir. Karar türleri arasındaki farklar için beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK m.223) rehberimize bakabilirsiniz.

Koruma tedbirleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini için Haksız Tutuklama ve Gözaltı Nedeniyle Tazminat (CMK m.141) rehberimiz yol gösterir.

Dosyanın delil yapısı bakımından dijital deliller ve arama ve elkoymanın hukuka uygunluğu rehberlerimize; suçun ağırlaşmasını etkileyen unsurlar için nitelikli haller rehberimize bakabilirsiniz.

Bu içerik Uyuşturucu Suçları alanındadır. Suç tiplerinin bütününü Uyuşturucu Suçları Rehberi sayfasında, ceza hukukunun genel çerçevesini ise Ceza Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Kararı temin edin — Elkoyma kararının bir örneğini isteyin; dayanağını ve kapsamını görün.
  2. Katalog kontrolü yapın — Dosyanın TCK m.188’den mi m.191’den mi yürüdüğünü belirleyin.
  3. Rapor var mı bakın — Kanunun aradığı uzman kurum raporunun alınıp alınmadığını denetletin.
  4. Karar merciini denetleyin — Kararın hâkim tarafından verilmiş olması zorunludur.
  5. Meşru kaynağı belgeleyin — Maaş, kredi, tapu ve banka geçmişini derleyin.
  6. Malvarlığına dokunmayın — Karara aykırı işlem TCK m.289 kapsamında ayrı suç doğurur.
  7. İtiraz edin — Kapsam, orantı ve somut delil eksikliği gerekçeleriyle itiraz yoluna başvurun.
  8. Üçüncü kişileri ayrıştırın — Eş, ortak veya yakınlara ait değerler için ayrı savunma kurun.

Dosyanızdaki artırım sebeplerini birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Uyuşturucu suçları

Yeni rehberler

Ceza sorumluluğu ve indirimler

Soruşturma ve savunma

Tedavi ve bağımlılık

🧭 Bu yazı MASAK Rehberi’nin parçasıdır

Hesap blokesi, şüpheli işlem bildirimi, elkoyma, kaynak ispatı, aklama suçu, şirket hesabı, yurt dışı transfer, iade ve tazminat rehberlerinin tamamı: MASAK Rehberi

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu dosyasında banka hesabıma elkonulabilir mi?

Evet. CMK m.128, katalogda sayılan suçlarda banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulmasına imkân tanır ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) bu katalogda yer alır.

Kullanma suçunda da hesabıma elkonulur mu?

TCK m.191 kullanmak için bulundurma suçu CMK m.128/2 katalogunda sayılmamıştır. Dolayısıyla dosyanın hangi maddeden yürüdüğü bu tedbirin uygulanıp uygulanamayacağını doğrudan belirler.

Elkoyma kararını kim verir?

CMK m.128 hükümlerine göre elkoymaya ve kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir. Savcılık veya kolluk tek başına bu tedbiri uygulayamaz.

Elkoyma için hangi şartlar aranır?

Suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmalıdır. Ayrıca elkonulacak değerlerin somut olarak belirlenmiş olması gerekir.

Uzman kurum raporu zorunlu mu?

Evet. Elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine veya Kamu Gözetimi Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Rapor en geç üç ayda hazırlanır, süre iki ay uzatılabilir.

Tüm malvarlığıma birden elkonulabilir mi?

2014 yılında yapılan değişiklikle maddeye somut delillere dayanma ve somut olarak belirlenme şartları eklenmiştir. Bu nedenle belirsiz biçimde tüm malvarlığına yönelen bir tedbir tartışmalıdır.

Elkoyma ile müsadere aynı şey mi?

Hayır. Elkoyma geçici bir koruma tedbiridir ve yargılama sürerken uygulanır; mülkiyet devam eder. Müsadere ise hükümle birlikte mülkiyetin devlete geçmesi sonucunu doğurur.

Eşimin veya ortağımın malına elkonulabilir mi?

Kanun, malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi elkoyma yapılabileceğini öngörür. Üçüncü kişi, malvarlığının meşru gelirle edinildiğini ortaya koyarak itiraz edebilir.

Bloke edilen hesaptan para çekebilir miyim?

Hayır. Karar banka veya malî kuruma bildirilir ve hesap üzerinde kararın etkisizleştirilmesine yönelik işlemler geçersiz sayılır. Ayrıca karara aykırı hareket TCK m.289 kapsamında suç oluşturur.

Elkonulan malvarlığı kim tarafından yönetilir?

Elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde kayyım atanabilir. Bu durumda CMK m.133 hükümleri kıyasen uygulanır ve kayyım kararını da hâkim verir.

Beraat edersem malım geri verilir mi?

Beraat, takipsizlik veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı hâlinde tedbirin kaldırılması ve iade gündeme gelir. Ayrıca koşulları varsa koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilir.

Elkoyma kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. Elkoyma bir koruma tedbiridir ve hâkim kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtirazda katalog dışılık, somut delil yokluğu, rapor eksikliği, ölçüsüzlük ve meşru kaynak gibi gerekçelere dayanılabilir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk