Eşimin Kumar/Alkol/Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanabilir miyim? TMK 163, 166, 348 ve 406
25 Temmuz 2026

Eşimin Kumar/Alkol/Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanabilir miyim? TMK 163, 166, 348 ve 406

Eşlerden birinin uzun süredir kumar, alkol veya madde bağımlılığıyla mücadele etmesi ailenin huzurunu, ekonomisini ve çocukların güvenliğini doğrudan etkiler. Diğer eş hem evliliği sürdürmekte zorlanır hem de tedaviye yanaşmayan eş karşısında ne yapacağını bilemez. Türk Medeni Kanunu bu durumda boşanma için iki ayrı dayanak sunar; ayrıca boşanmadan bağımsız olarak malvarlığını koruyan tasarruf sınırlaması, kısıtlama ve tedavi için kuruma yerleştirme gibi yollar da vardır. Bu yazıda boşanma sebeplerini, ispatı, çocuklar ve mali talepler bakımından sonuçları, ceza ve idari yaptırım boyutunu ve dilekçe örneğini kanun maddeleriyle anlatıyoruz.

Boşanma sebebiniz ve kusur durumunuz değerlendirilmeli

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İki ayrı dayanak: TMK m.163 ve TMK m.166

TMK m.163 uyarınca eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Sürekli kumar oynama ile alkol veya madde bağımlılığının yaşam biçimi hâline gelmesi, aileyi ekonomik ve ahlaki çöküntüye sürüklemesi uygulamada haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu sebep nisbidir: bağımlılığın varlığını göstermek yetmez, bu sebepten ötürü birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemez hâle geldiği de somut tahribatla ortaya konmalıdır.

Uygulamada en sık kullanılan dayanak ise TMK m.166/1’deki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır: evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bağımlılığın yarattığı ekonomik tahribat, ihmal, güvensiz ev ortamı ve tekrarlayan tartışmalar bu kapsamda değerlendirilir. TMK m.166/2 uyarınca davalının itirazı hâlinde, davacının daha ağır kusurlu olması boşanma hükmünü etkileyebileceğinden, bağımlı eşin kusurunun belgelenmesi önemlidir. Dava dilekçesinde iki sebebe birlikte, birbirinin alternatifi olarak dayanılabilir. TMK m.163’teki “her zaman” ifadesi koşulsuz değildir: Yargıtay, davranışlar bilindiği hâlde evliliğin yıllarca sürdürüldüğü durumlarda TMK m.2’deki dürüstlük kuralı çerçevesinde zımni af veya hoşgörü tartışması yapmaktadır. Uzun süre katlanılmışsa durumun son dönemde ağırlaştığı, tedavi girişimlerinin sonuçsuz kaldığı ve sabrın çocuklar veya ekonomik zorunluluk gibi haklı bir sebebe dayandığı gösterilmelidir. Boşanma sebepleri için mutlak ve nisbi boşanma sebepleri yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo 1 — İki ayrı boşanma dayanağı

ÖlçütTMK m.163TMK m.166/1
Kanuni olguKüçük düşürücü suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürmeEvlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarsılması
NiteliğiÖzel ve nisbi sebep; olgu yanında birlikte yaşamanın beklenemezliği de ispatlanmalıGenel sebep
SüreKanunda hak düşürücü süre yok; “her zaman” açılabilir, ancak uzun sessizlik zımni af tartışması doğururSüre yok
KusurDavalının kusurlu davranışı esastırDavacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır (m.166/2)
UygulamadaBağımlılığın yaşam biçimi hâline geldiği ağır tablolarEn sık kullanılan dayanak
Anlaşmalıya dönüşümDoğrudan olmaz: yalnız özel sebebe dayalı davada TMK m.166/1-3’e göre karar verilemez (Y. 2. HD 03.12.2012, 11425/28873); dayanağın TMK m.166/1’e genişletilmesi gerekir — dilekçeler aşamasından sonra ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslahla (HMK m.141/2, m.176)Davalının kabulü veya ortak başvuru ve protokolle; en az bir yıllık evlilik ve tarafların bizzat dinlenmesi şartıyla (TMK m.166/3)

İspat: ekonomik tahribat ve hukuka uygun delil — HMK m.189 ve TMK m.184

Bağımlılık dosyalarında en somut ve ikna edici delil mali kayıplardır; bunlar aynı zamanda tazminat ve nafaka taleplerinin dayanağını oluşturur. Banka hesap hareketlerinde bahis ve kumar sitelerine yapılan ödemeler, düzenli ATM çekimleri ve açıklanamayan para çıkışları; kredi, kredi kartı ve icra kayıtlarında biriken borçlar; tapu ve trafik sicilindeki devirler ile ziynetin bozdurulmasına ilişkin kayıtlar mahkemeden müzekkere ile istenmelidir. Alkol veya madde kaynaklı olaylara ilişkin kolluk tutanakları, alkollü araç kullanma kayıtları ve varsa ceza dosyaları da UYAP üzerinden tespit edilir. TMK m.184 uyarınca hâkim boşanma sebeplerinin varlığına kanaat getirmedikçe bunları ispat edilmiş sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder; bu nedenle tek bir delile değil, birbirini destekleyen delil zincirine dayanılmalıdır.

Delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz. Eşin telefonuna veya hesabına gizlice girilerek elde edilen kayıtlar bu kapsamda değerlendirilebilir ve ayrıca ceza hukuku sorumluluğu doğurabilir. Sağlık kayıtları kişisel sağlık verisi olduğundan doğrudan temin edilmeye çalışılmamalı, mahkemeden yazı yazılması istenmelidir. Tanıklar bakımından evdeki tabloyu, çocukların durumunu ve tedaviye yanaşmamayı doğrudan gören komşu, akraba ve iş arkadaşları gösterilmelidir. Ailenin geçim kaynağının tüketilmesi ayrıca 6284 sayılı Kanun’daki ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir; bunun için ekonomik şiddet yazımıza bakabilirsiniz.

Tablo 2 — Ekonomik tahribatı ve bağımlılığı belgelemek

DelilNe gösterir?Nasıl elde edilir?
Banka hesap ve kart hareketleriBahis ve kumar ödemeleri, ATM çekimleri, düzenli para çıkışlarıMahkemeden müzekkere
Kredi, kredi kartı ve icra kayıtlarıBiriken borçlar, yapılandırmalar, hacizBankalar, UYAP
Tapu, trafik ve kuyumcu kayıtlarıMalların ve ziynetin elden çıkarılmasıMüzekkere
Sağlık kayıtlarıTedavi başvuruları ve süreçTaraf beyanı, mahkeme yazısı; kişisel sağlık verisi olarak dikkatle
Kolluk ve ceza kayıtlarıAlkol veya madde kaynaklı olaylar, alkollü araç kullanma, kullanma suçu dosyalarıUYAP, müzekkere
Tanık beyanlarıEvdeki tablo, çocukların durumu, tedaviye yanaşmamaHMK m.240 vd.
Mesajlar ve yazışmalarPara talepleri, borç itirafları, tedavi sözleriKendi cihazından; hukuka uygun elde edilmeli

Çocuklar, tazminat ve nafaka: TMK m.169, 174, 175, 182 ve 324

Velayette ölçüt TMK m.182 kapsamında çocuğun üstün yararıdır. Bağımlılık çocuğun güvenliğini ve bakımını doğrudan etkiliyorsa bu değerlendirmede belirleyici olur; okul devam ve başarı kayıtları, sağlık takibinin aksadığını gösteren belgeler, çocuğun evde yalnız veya güvensiz ortamda bırakıldığına ilişkin tanık beyanları ve varsa okul rehberlik servisinin görüşü dosyaya konmalıdır. Dava süresince TMK m.169 uyarınca hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır; geçici velayet, tedbir nafakası ve kişisel ilişki düzenlemesi bu kapsamda talep edilmelidir. TMK m.324 uyarınca kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse bu hak reddedilebilir veya kaldırılabilir; somut risk varsa kişisel ilişkinin refakatli, yatısız veya alkol ve madde kullanmama koşuluyla düzenlenmesi istenebilir.

Mali talepler bakımından TMK m.174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; TMK m.174/2 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir. TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Bağımlı eşin malvarlığını eritmesine karşı evlilik devam ederken TMK m.199 uyarınca tasarruf yetkisinin sınırlanması, TMK m.229 uyarınca da mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içindeki rızasız karşılıksız kazandırmaların ve kasıtlı devirlerin hesaba eklenmesi istenebilir. Tazminat için boşanmada tazminat, tedbir nafakası için tedbir nafakası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo 3 — Çocuklar ve mali talepler

TalepİçeriğiDayanak
Tedbir nafakası ve geçici önlemlerDava süresince eş ve çocuklar için barınma, geçim ve çocukların korunmasıTMK m.169
VelayetÇocuğun üstün yararı; bağımlılığın bakım ve güvenliğe etkisiTMK m.182
Kişisel ilişkinin sınırlanmasıÇocuğun huzuru tehlikeye girerse reddedilebilir veya kaldırılabilir; refakatli veya yatısız düzenlemeTMK m.324
Maddi ve manevi tazminatKusursuz veya daha az kusurlu eşin zedelenen menfaatleri ve kişilik hakkıTMK m.174
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşTMK m.175
Mal kaçırmaya karşıTasarruf yetkisinin sınırlanması; eklenecek değerlerTMK m.199 · m.229
Koruyucu tedbirŞiddet, tehdit veya ekonomik şiddet varsa6284 s.K. m.5

Bağımlılık hastalık mı, kusur mu? TMK m.165 ile farkı

Bağımlı eş davada çoğu zaman “bağımlılık bir hastalıktır, kusurlu sayılamam” savunmasında bulunur. Boşanma hukukunda bu savunma tek başına sonuç doğurmaz. Kusur değerlendirmesinde bağımlılığın kendisinden çok, bağımlılığın aileye yansıyan davranışları ve eşin bu durumu değiştirmek için ne yaptığı esas alınır: tedaviyi reddetmek, tedaviyi yarıda bırakmak, aile birikimini kumara veya maddeye harcamak, çocukları güvensiz ortamda bırakmak ve TMK m.185’teki birlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüklerini ihlal etmek kusur olarak değerlendirilir. Buna karşılık tedaviye istekli olan, düzenli tedavi gören ve aileye zarar vermemeye çalışan eşin kusur ağırlığı farklı değerlendirilebilir.

Bu nedenle bağımlılık dosyasını TMK m.165’teki akıl hastalığı sebebiyle boşanmayla karıştırmamak gerekir. TMK m.165 uyarınca eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse ve hastalığın iyileşmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse boşanma davası açılabilir; bu sebep kusura dayanmaz. Bağımlılıkta ise dayanak TMK m.163 veya m.166/1’dir ve kusur değerlendirmesi yapılır. Bağımlılığa eşlik eden ağır bir psikiyatrik tablo varsa hangi sebebin daha uygun olduğu dosyadaki sağlık kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Kusur için boşanmada kusur yazımıza bakabilirsiniz.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Boşanmadan önce veya onunla birlikte: kısıtlama ve tedavi — TMK m.406 ve 432

Kanun, boşanma dışında da aile malvarlığını koruyan ve kişiyi tedaviye yönelten kurumlar öngörür. TMK m.406 uyarınca savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. İki unsur birlikte aranır: sayılan hâllerden birinin somut olarak bulunması ve bunun darlık, yoksulluk, bakıma muhtaçlık veya güvenlik tehdidi sonucunu doğurması. Alkol bağımlılığı bırakamama hâlini ifade eder; ara sıra tüketim kısıtlama sebebi değildir. Kısıtlama talebi kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yöneltilir; bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK m.409/1). Hukuk Genel Kurulu, yalnız sağlık kurulu raporlarıyla yetinilip TMK m.406 yönünden re’sen araştırma yapılmamasını bozma sebebi saymıştır (YHGK 30.05.2014, E.2013/2289, K.2014/711; aynı yönde Y. 8. HD 22.01.2020, E.2019/6641, K.2020/489).

TMK m.432 uyarınca akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir; kişinin çevresine getirdiği külfet de değerlendirilir ve ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır. Bu bir son çare tedbiridir. Kısıtlama evliliği sona erdirmez; TMK m.16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip kısıtlı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını, bu arada boşanma davası açma ve bu davaya karşı savunma hakkını kendisi kullanabilir. Bu yollar boşanmanın alternatifi değildir ve birlikte işletilebilir. Ayrıntılar için tedaviye zorlama, kısıtlama sebepleri ve tasarruf yetkisinin sınırlanması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tablo 4 — Boşanmadan bağımsız koruma yolları

AmaçYolDayanak ve mahkeme
Malvarlığını korumakBelirli mallarda tasarrufun diğer eşin rızasına bağlanmasıTMK m.199 · aile mahkemesi
İşlem ehliyetini denetime almakSavurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı nedeniyle kısıtlama ve vasi atanmasıTMK m.406 · sulh hukuk mahkemesi
Kısıtlamada usulKısıtlanacak kişinin yerleşim yeri mahkemesi; kişinin dinlenmesi; re’sen araştırmaTMK m.409/1 · YHGK 2013/2289 E.
Tedaviye yöneltmekToplum için tehlike ve başka korunma yolu yoksa kuruma yerleştirme; durum elverir elvermez çıkarılmaTMK m.432
Kısıtlı eşin boşanma hakkıAyırt etme gücü varsa kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kendisi kullanırTMK m.16
GüvenlikKoruyucu ve önleyici tedbirler6284 s.K.

Kusur ve delil dosyanızı birlikte kuralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ceza ve idari yaptırım boyutu: 5326 s.K. m.34, TCK m.191, 232 ve 233

Bağımlılığın bazı görünümleri ayrıca ceza veya idari yaptırım konusudur ve bu kayıtlar boşanma dosyasında delil olarak kullanılabilir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.34 uyarınca kumar oynayan kişiye idari para cezası verilir; TCK m.228 uyarınca kumar oynanması için yer ve imkân sağlamak suçtur. Yasa dışı internet bahisleri 7258 sayılı Kanun kapsamında ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. TCK m.191 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik ve tedavi odaklı özel bir rejim uygulanır. Alkol veya madde etkisinde araç kullanma 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48 kapsamında idari yaptırıma, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunda TCK m.179/3 kapsamında suça konu olur. Uyuşturucu suçlarının ayrıntısı için uyuşturucu suçları rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Aile içi sonuçlar bakımından TCK m.232/1 uyarınca aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunmak suçtur; TCK m.233/1 uyarınca aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek yükümlülüklerini yerine getirmemek şikâyet üzerine hapis cezasını gerektirir. Buna karşılık bağımlı eşin evdeki parayı veya eşyayı alması gibi malvarlığı suçlarında TCK m.167/1 uyarınca ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında cezaya hükmolunmaz; bu durumda iade ve tazminat hukuk yoluyla istenir. TMK m.163 bakımından küçük düşürücü suç iddiasında ceza davasının kesinleşmiş olması zorunlu değildir; aile mahkemesi ceza dosyasındaki tespitleri değerlendirebilir, ancak fiilin ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığını kendisi takdir eder. Dosyanızdaki kusur ve delil stratejisini birlikte kurmak için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Tablo 5 — Ceza ve idari yaptırım boyutu

FiilSonuçDayanak
Kumar oynamakİdari para cezası5326 s. Kabahatler K. m.34
Kumar için yer ve imkân sağlamakHapis ve adli para cezasıTCK m.228
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmaSuç; denetimli serbestlik ve tedavi rejimiTCK m.191
Alkol veya madde etkisinde tehlikeli araç kullanmaTrafik güvenliğini tehlikeye sokmaTCK m.179/3 · 2918 s.K. m.48
Aile bireylerine kötü muameleHapisTCK m.232/1
Aile hukukundan doğan destek yükümlülüğünü yerine getirmemeŞikâyet üzerine hapisTCK m.233/1
Eşin malına karşı hırsızlık veya güveni kötüye kullanmaAyrılık kararı yoksa cezaya hükmolunmaz; hukuki talepler sürerTCK m.167

Çocuğu korumak için ek önlemler: TMK m.346, 347, 348 ve 5395 s.K. m.5

Bağımlılık çocuğun güvenliğini doğrudan tehdit ediyorsa koruma yalnızca velayet ve kişisel ilişki düzenlemesiyle sınırlı değildir. Türk Medeni Kanunu, velayet hakkına kademeli olarak müdahale eden ayrı önlemler öngörür. TMK m.346 uyarınca çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. TMK m.347 uyarınca çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. En ağır önlem velayetin kaldırılmasıdır: TMK m.348 uyarınca çocuğun korunması için başka önlemler sonuçsuz kalmış veya baştan yetersiz görülmüşse, ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlinde hâkim velayeti kaldırır.

Bu önlemlerin yanında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5 uyarınca danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilebilir. Bağımlı ebeveyn bakımından en sık gündeme gelen yol, ebeveyne çocuk yetiştirme konusunda danışmanlık verilmesi ve çocuğun sağlık ve eğitim takibinin güvence altına alınmasıdır. Boşanma davası sürerken bu talepler TMK m.169 kapsamındaki geçici önlemlerle birlikte ileri sürülebilir; boşanmadan sonra ise TMK m.183 uyarınca yeni olguların zorunlu kıldığı hâllerde velayetin değiştirilmesi istenebilir.

Tablo 6 — Bağımlılık karşısında çocuğu koruyan kademeli önlemler

ÖnlemŞartDayanak
Uygun koruma önlemleriÇocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşmüş; ana ve baba duruma çare bulamıyor veya güçleri yetmiyorTMK m.346
Aile yanına veya kuruma yerleştirmeÇocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikeye düşmüşTMK m.347
Velayetin kaldırılmasıDiğer önlemler sonuçsuz veya baştan yetersiz; velayet görevinin yerine getirilememesi veya ağır savsaklamaTMK m.348
Kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılmasıKişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorTMK m.324/2
Velayetin değiştirilmesiBoşanmadan sonra yeni olguların zorunlu kılmasıTMK m.183
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerDanışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma5395 s.K. m.5

Velayetin kaldırılması ile değiştirilmesi arasındaki fark için velayetin kaldırılması ile değiştirilmesi farkı (TMK 348) rehberimize bakabilirsiniz.

Kısıtlama yargılamasında usul: TMK m.406, 409 ve Yargıtay kararları

Bağımlı eşin kısıtlanması istenecekse, yargılamanın iki usul güvencesi vardır. Birincisi dinlenme zorunluluğudur: bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK m.409/1). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada ise karar ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine verilir (TMK m.409/2). İkincisi re’sen araştırmadır: vesayete ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkeme, ileri sürülen kısıtlama sebeplerinin her birini kendiliğinden araştırmak zorundadır.

Tablo 7 — Kısıtlama yargılamasında usul ve Yargıtay ölçütleri

KonuKuralDayanak
DinlenmeBağımlılık, savurganlık veya kötü yaşama tarzı sebebiyle kısıtlamada kişi dinlenmeden karar verilemezTMK m.409/1
Sağlık kurulu raporuAkıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamada zorunludurTMK m.409/2
Rapor ile yetinilmemesiYalnız akıl sağlığına ilişkin raporlarla yetinilip TMK m.406 yönünden re’sen araştırma yapılmaması bozma sebebidirYHGK 30.05.2014, E.2013/2289, K.2014/711
Kamu düzeniVesayet davaları re’sen araştırmayı gerektirir; savurganlık ve kötü yönetim iddiaları ayrıca incelenmelidirY. 8. HD 22.01.2020, E.2019/6641, K.2020/489
Kısıtlı eşin haklarıAyırt etme gücü varsa boşanma davası açma ve savunma hakkını kendisi kullanırTMK m.16

Pratik sonuç şudur: kısıtlama dilekçesinde alkol veya madde bağımlılığına ilişkin sağlık kayıtlarının yanında, bağımlılığın aileyi darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesini gösteren banka, icra ve borç kayıtları da gösterilmeli ve mahkemeden TMK m.406 yönünden ayrıca araştırma yapılması istenmelidir. Kısıtlama sebeplerinin ayrıntısı için kısıtlama sebepleri yazımıza bakabilirsiniz.

Bağımlılık nedeniyle boşanma dava dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin, eşin kumar ve alkol bağımlılığı nedeniyle TMK m.163 ve m.166/1’e birlikte dayanılarak açılacak boşanma davası için hazırlanmış genel bir şablondur. Olayları tarih sırasıyla ve belgeleriyle yazın; sağlık kayıtları için mahkemeden yazı yazılmasını isteyin.

[ … ] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]

DAVA KONUSU: Haysiyetsiz hayat sürme, olmazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, velayet, tedbir ve iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davalının kumar ve alkol bağımlılığı yaşam biçimi hâline gelmiştir (TMK m.163)

Taraflar …/…/20… tarihinde evlenmiş, bu evlilikten [ … ] yaşında bir çocukları olmuştur. Davalı …/20… yılından itibaren internet üzerinden bahis oynamaya başlamış, kısa sürede maaşının tamamını ve evin birikimini bahis sitelerine aktarmıştır (Ek-1). Aynı dönemde her akşam alkol almaya başlamış, işine gitmediği için …/…/20… tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiştir (Ek-2). Davalının bu davranışların geçici olduğunu ve müvekkilin bunları yıllarca kabullendiğini ileri süreceği anlaşılmaktadır; ancak müvekkil aile düzenini korumak ve çocuğun babasız kalmaması için davalıyı iki kez tedaviye götürmüş, davalı her seferinde tedaviyi yarıda bırakmış ve son bir yılda borçlar icra takiplerine dönüşerek durum ağırlaşmıştır (Ek-3). Bu nedenle müvekkilin sabrı affetme anlamına gelmez; birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi son dönemdeki ağırlaşmayla kesinleşmiştir.

2. Aile ekonomik olarak çöküntüye uğramış, müvekkilin ziynetleri elden çıkarılmıştır (TMK m.166/1, m.185)

Davalı müvekkilin düğünde takılan ziynetlerini onun rızası dışında bozdurmuş (Ek-4), eve ait aracı …/…/20… tarihinde satmış (Ek-5), müvekkil adına çekilen kredinin taksitlerini ödememiştir. Evin kira ve faturaları müvekkilin ailesi tarafından karşılanmaktadır. Evlilik birliği ortak hayatın sürdürülmesi beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olup kusurun tamamı davalıdadır.

3. Velayet müvekkile verilmeli, kişisel ilişki refakatli ve yatısız düzenlenmelidir (TMK m.169, m.182, m.324)

Davalı …/…/20… tarihinde alkollü olarak çocuğu okuldan almaya çalışmış, okul yönetimi durumu tutanağa geçirmiştir (Ek-6). Çocuğun üstün yararı velayetin müvekkile verilmesini, davalı ile kişisel ilişkinin ise çocuğun güvenliği bakımından refakatli, yatısız ve alkol veya madde etkisinde bulunmama koşuluyla düzenlenmesini gerektirmektedir.

4. Müvekkil lehine nafaka ve tazminata hükmedilmelidir (TMK m.169, m.174, m.175)

Müvekkil çalışmamakta olup boşanma ile yoksulluğa düşecektir. Davalının tam kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilin mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenmiş, kişilik hakkı saldırıya uğramıştır. Dava süresince müvekkil ve çocuk için tedbir nafakasına, karar ile birlikte iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmelidir.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.163, 166, 169, 174, 175, 182, 185, 324; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

DELİLLER: Banka ve kredi kartı kayıtları, bahis sitelerine yapılan ödemeleri gösteren müzekkere cevapları, icra dosyaları, kuyumcu ve trafik kayıtları, işten çıkarma belgesi, okul tutanağı, sağlık kuruluşlarından istenecek kayıtlar, tanık beyanları, sosyal inceleme raporu ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; tarafların TMK m.163, olmazsa TMK m.166/1 uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine ve davalı ile kişisel ilişkinin refakatli ve yatısız olarak düzenlenmesine, dava süresince müvekkil için aylık [ … ] TL ve çocuk için aylık [ … ] TL tedbir nafakasına, kararla birlikte aynı miktarlarda yoksulluk ve iştirak nafakasına, [ … ] TL maddi ve [ … ] TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlılık boşanma sebebi mi?

Evet. TMK m.163 uyarınca yaşam biçimi hâline gelen kumar, alkol veya madde bağımlılığı haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirilebilir; uygulamada en sık kullanılan dayanak ise TMK m.166/1’deki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. İki sebebe birlikte dayanılabilir.

TMK m.163’te süre var mı?

Kanunda hak düşürücü süre yoktur ve dava her zaman açılabilir. Ancak davranışlar bilindiği hâlde evlilik yıllarca sürdürülmüşse TMK m.2 kapsamında zımni af tartışması doğabileceğinden makul sürede harekete geçmek önemlidir.

Sadece bağımlılığı ispatlamam yeter mi?

Yetmez. TMK m.163 nisbi bir sebeptir; bağımlılığın varlığıyla birlikte bu sebepten ötürü birlikte yaşamanın beklenemez hâle geldiği, yani aileye yansıyan somut tahribat ispatlanmalıdır.

Ekonomik zararı nasıl belgelerim?

Banka ve kredi kartı hareketleri, bahis ödemeleri, kredi ve icra kayıtları, tapu ve trafik devirleri ile ziynetin bozdurulmasına ilişkin kayıtlar mahkemeden müzekkere ile istenmelidir. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınmaz.

Eşimin uyuşturucu kullanma dosyası boşanmada delil olur mu?

Olur. TCK m.191 kapsamındaki soruşturma veya kovuşturma dosyası, bağımlılığın varlığını ve süreklilik kazanıp kazanmadığını gösteren delil olarak aile mahkemesince değerlendirilebilir; ceza dosyasının kesinleşmesi TMK m.163 veya m.166/1 kapsamındaki değerlendirme için zorunlu değildir.

Eşim tedavi gördü ama tekrar başladı, dava açabilir miyim?

Evet. Tedavi girişimlerinin sonuçsuz kalması ve tekrarlayan nüksetmeler ortak hayatın çekilmezliği bakımından değerlendirilir; önceki dönemde katlanılmış olması, sonradan tekrar eden ve ağırlaşan olaylara dayanarak dava açmaya engel değildir.

Çocuklar için ne yapabilirim?

TMK m.169 uyarınca dava süresince geçici velayet ve tedbir nafakası istenebilir. TMK m.182 kapsamında velayette çocuğun üstün yararı esastır; TMK m.324 uyarınca çocuğun huzuru tehlikedeyse kişisel ilişki sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir.

Bağımlılık nedeniyle boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir; TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesi yetkilidir. Kısıtlama talebi ise sulh hukuk mahkemesine yöneltilir.

Tazminat ve nafaka alabilir miyim?

TMK m.174 uyarınca kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi ve manevi tazminat, TMK m.175 uyarınca boşanmayla yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş yoksulluk nafakası isteyebilir.

Boşanmak istemiyorum ama malvarlığımız eriyor, ne yapabilirim?

TMK m.199 uyarınca aile mahkemesinden belirli mallar üzerindeki tasarrufların rızanıza bağlanmasını, koşulları varsa TMK m.406 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden eşin kısıtlanmasını isteyebilirsiniz.

Eşimi tedaviye zorlayabilir miyim?

TMK m.432 uyarınca alkol veya madde bağımlılığı nedeniyle toplum için tehlike oluşturan ve korunması başka şekilde sağlanamayan kişi tedavi için kuruma yerleştirilebilir; bu son çare tedbiridir ve kişi durumu elverir elvermez çıkarılır.

Kısıtlanan eş boşanma davası açabilir mi?

TMK m.16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kendileri kullanabilir; boşanma davası açma ve davaya karşı savunma bu kapsamdadır.

Eşim bağımlılığın hastalık olduğunu, kusurlu olmadığını söylüyor; doğru mu?

Tek başına doğru değildir. Kusur değerlendirmesinde tedaviyi reddetme, aile birikimini harcama, çocukları güvensiz bırakma ve TMK m.185 yükümlülüklerini ihlal gibi davranışlar esas alınır. Kusura dayanmayan TMK m.165 ise ancak iyileşmesi olanaksız akıl hastalığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespitinde uygulanır.

Bu durum 6284 kapsamında mı?

Ailenin geçim kaynağının tüketilmesi ekonomik şiddet sayılabilir; şiddet veya tehdit varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir istenebilir ve tedbir için delil aranmaz.

Bağımlı ebeveynin velayeti kaldırılabilir mi?

Evet, ancak son çare olarak. TMK m.348 uyarınca çocuğun korunması için başka önlemler sonuçsuz kalmış veya baştan yetersiz görülmüşse, ana veya babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlinde hâkim velayeti kaldırır. Daha hafif önlemler TMK m.346 ve m.347’de düzenlenmiştir.

Eşimin kısıtlanması için sağlık raporu yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Bir kimse dinlenilmeden alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı sebebiyle kısıtlanamaz (TMK m.409/1). Hukuk Genel Kurulu, yalnız sağlık kurulu raporlarıyla yetinilip TMK m.406 yönünden re’sen araştırma yapılmamasını bozma sebebi saymıştır (YHGK 30.05.2014, E.2013/2289, K.2014/711).

Kısıtlama kararı evliliği sona erdirir mi?

Hayır. Kısıtlama evliliği sona erdirmez; ayırt etme gücüne sahip kısıtlı kişi boşanma davası açma ve davaya karşı savunma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kendisi kullanır (TMK m.16). Kısıtlama ile boşanma birbirinin alternatifi değildir ve birlikte yürütülebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk