Eşimin Kumar/Alkol/Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanabilir miyim?
25 Temmuz 2026

Eşimin Kumar/Alkol/Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanabilir miyim?

Ne yaşandı?

Eşlerden biri uzun süredir kumar, alkol veya madde bağımlılığıyla mücadele ediyor; bu durum ailenin huzurunu, ekonomisini ve çocukların güvenliğini doğrudan etkiliyor. Diğer eş hem evliliği sürdürmekte zorlanıyor hem de tedaviye yanaşmayan eşi karşısında ne yapacağını bilemiyor.

Boşanma sebebiniz ve kusur durumunuz değerlendirilmeli

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hukuki durum

İki ayrı dayanak vardır. TMK 163’e göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir; sürekli kumar ile alkol veya madde bağımlılığının yaşam biçimi hâline gelmesi uygulamada bu kapsamda değerlendirilebilmektedir. Uygulamada en sık kullanılan dayanak ise TMK 166’daki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Her iki sebep de nisbidir: olgunun varlığı yetmez, ortak hayatın çekilmez hâle geldiği de ispatlanmalıdır. Bağımlılığa bağlı ekonomik tahribat somut belgelerle ortaya konabilirse kusur değerlendirmesinde belirleyici olur.

Kusurun ağırlığı yalnızca boşanmayı değil; maddi-manevi tazminat (TMK m. 174) ve yoksulluk nafakası taleplerini de etkiler. Çocuklar varsa, bağımlılığın onların güvenliği ve gelişimi üzerindeki etkisi velayet açısından ayrıca değerlendirilir. Tedaviye yanaşmama ya da tekrarlayan nüksetmeler de ortak hayatın çekilmezliği bakımından önem taşır.

Ne yapmalısınız?

  • Bağımlılığa ve yarattığı zarara ilişkin delilleri (sağlık kayıtları, borç/satış belgeleri, tanık beyanları) toplayın.
  • Çocukların güvenliği tehlikedeyse, dava sırasında geçici velayet ve uygun koruma tedbirlerini talep edin.
  • Ekonomik tahribatı tutar ve tarih bazında belgeleyerek tazminat ve nafaka taleplerinizi güçlendirin.
  • Şiddet de söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı için başvurun.

Dikkat

Bağımlılık hassas ve insani bir konudur; ancak hukuki süreçte sonucu belirleyen, durumun ortak hayatı çekilmez kıldığının somut delillerle gösterilmesidir. Soyut suçlamalar yerine belgeye dayalı bir dosya, hem boşanma hem de mali talepler bakımından çok daha sağlam bir zemin sağlar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

İki ayrı dayanak: TMK 163 ve TMK 166

Bağımlılık dosyalarında hangi maddeye dayanıldığı, davanın süresini ve ispat yükünü değiştirir.

TMK 163 — haysiyetsiz hayat sürme

Hüküm şöyledir: “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

Sürekli kumar oynama ve alkol veya madde bağımlılığının yaşam biçimi hâline gelmesi, uygulamada bu madde kapsamında değerlendirilebilmektedir. Maddede hak düşürücü süre yoktur; dava her zaman açılabilir.

Ama nisbi bir sebeptir

Bu, iki şeyin birlikte ispatlanması demektir: hem haysiyetsiz hayat sürme olgusunun varlığı, hem de bu sebepten ötürü birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemez hâle geldiği. Yalnızca bağımlılığın varlığını göstermek yeterli değildir; evliliğe ve aileye yansıyan somut tahribat ortaya konmalıdır.

TMK 166 — evlilik birliğinin sarsılması

Uygulamada en sık kullanılan dayanak budur ve kapsamı geniştir. Bağımlılığın yarattığı tablo — ekonomik tahribat, ihmal, güvensiz ortam — ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılıyorsa bu madde uygulanır.

“Her zaman” gerçekten sınırsız mı?

TMK 163’teki “her zaman” ifadesi, koşulsuz bir dava hakkı anlamına gelmez ve bu, uygulamada en çok yanılgıya yol açan noktadır.

Yargıtay, uzun süre sessiz kalınan ya da haysiyetsiz davranışlar bilindiği hâlde evliliğin yıllarca sürdürüldüğü durumlarda, bu davranışların çoğu kez zımnen affedildiğini veya hoş görüldüğünü kabul etmektedir. Kişinin uzun süre katlandığı ve birlikte yaşamayı sürdürdüğü bir davranışı yıllar sonra boşanma sebebi olarak ileri sürmesi, dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir.

Pratik sonuç

Bu sebebe dayanmak isteyen eşin, durumdan haberdar olur olmaz makul bir süre içinde harekete geçmesi önem taşır. Uzun süre birlikte yaşanmışsa, dosyada şunların gösterilmesi gerekir:

  • Durumun son dönemde ağırlaştığı; yeni ve daha ağır olayların ortaya çıktığı.
  • Tedavi girişimlerinde bulunulduğu ve bunların sonuçsuz kaldığı.
  • Sabredilmesinin çocuklar veya ekonomik zorunluluklar gibi haklı bir sebebe dayandığı.

Suç işlenmişse

Küçük düşürücü suç iddiasında, ceza davasının kesinleşmiş olması zorunlu değildir. Aile mahkemesi hâkimi ceza dosyasını bekletici mesele yapıp oradaki delil ve tespitleri inceleyebilir; ancak fiilin işlenip işlenmediği ve ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığı konusunda kendi değerlendirmesine göre karar verir.

Ekonomik tahribatı belgelemek

Bağımlılık dosyalarında en somut ve en ikna edici delil, mali kayıplardır. Bunlar aynı zamanda tazminat ve nafaka taleplerinin dayanağını oluşturur.

Toplanacak belgeler

  • Banka hesap hareketleri. Bahis ve kumar sitelerine yapılan ödemeler, ATM çekimleri, düzenli para çıkışları.
  • Kredi ve kredi kartı kayıtları. Biriken borçlar, ödeme planları, yapılandırmalar.
  • İcra dosyaları. UYAP üzerinden takip edilebilen icra takipleri, haciz işlemleri.
  • Satış kayıtları. Tapu ve trafik sicilinde yapılan devirler; ziynet eşyasının bozdurulmasına ilişkin kuyumcu kayıtları.
  • Sağlık kayıtları. Bağımlılık tedavisine ilişkin başvurular, AMATEM kayıtları, reçeteler.
  • Kolluk kayıtları. Alkol veya madde kaynaklı olaylara ilişkin tutanaklar, trafik cezaları, ehliyet el koyma işlemleri.

Ekonomik şiddet boyutu

Ailenin geçim kaynağının tüketilmesi, 6284 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir. Madde şiddeti; fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış olarak tanımlar. Koruyucu tedbir kararı için delil veya belge aranmaz.

Mal kaçırma boyutu

Bağımlılık nedeniyle malvarlığı elden çıkarılıyorsa, TMK 229 kapsamında eklenecek değerler gündeme gelebilir. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızanız olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağınızı azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Çocuklar ve mali talepler

Velayet

Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bağımlılık, çocuğun güvenliğini ve bakımını doğrudan etkiliyorsa bu değerlendirmede belirleyici olur. Dosyaya konulması gerekenler: okul devam ve başarı kayıtları, sağlık takibinin aksadığını gösteren belgeler, çocuğun evde yalnız bırakıldığına ilişkin tanık beyanları, varsa rehberlik servisi görüşü.

Dava süresince TMK 169 uyarınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır; geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi bu kapsamda talep edilmelidir.

Kişisel ilişkinin sınırlandırılması

TMK 324/2’ye göre kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, bu hak reddedilebilir veya kaldırılabilir. Somut risk varsa kişisel ilişkinin refakatli yapılması ya da yatısız düzenlenmesi talep edilebilir. Talebin somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Tazminat ve nafaka

Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelendiğinde kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ayrıca manevi tazminat talep edebilir (TMK 174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir.

Tedaviye yanaşmama

Tedavi girişimlerinin sonuçsuz kalması ve tekrarlayan nüksetmeler, ortak hayatın çekilmezliği bakımından ayrıca değerlendirilir. Yapılan tedavi girişimlerinin belgelenmesi, hem çekilmezlik unsurunu hem de sizin iyi niyetinizi ortaya koyar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: iki ayrı dayanak

Bağımlılık iki farklı maddeye dayanabilir ve şartları çok farklıdır: TMK m.163 ile TMK m.166/1.

Tablo 1 — İki ayrı dayanak: TMK 163 ve TMK 166
ÖlçütTMK m.163TMK m.166/1
Kanun metni“Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya HAYSİYETSİZ BİR HAYAT SÜRER ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten BEKLENEMEZSE, bu eş HER ZAMAN boşanma davası açabilir”Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
NiteliğiÖZEL boşanma sebebi — ancak NİSPİDİR: çekilmezlik ayrıca değerlendirilirGENEL ve NİSPİ
SÜREKLİLİK ŞARTIZORUNLU — kanundaki “hayat SÜRME” ifadesi tesadüfi değildir; davranışın bir YAŞAM BİÇİMİNE (mutad hâle) dönüşmesi aranırSüreklilik aranmaz; tek olay da yeterli olabilir
Tek seferlik olayBir kez kumar oynamak veya alkol almak bu maddeye GİRMEZBirliği çekilmez kılıyorsa girebilir
Zaman şartıDavranışın EVLİLİK SIRASINDA gerçekleşmiş veya evlilik boyunca sürdürülmüş olması gerekirEvlilik içi olgular
Evlilik öncesiEşin evlilik öncesinden BİLİNEN ve evlilikle sona ermiş geçmişi tek başına dayanak OLMAZ; bilerek evlenilmişse dava reddedilirSomut olaya göre
SüreKanunda HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YOKTUR — “her zaman”Süre yoktur
DayanakTMK m.163TMK m.166/1
Tablo 2 — “Her zaman” gerçekten sınırsız mı?
KonuDeğerlendirmeDayanak
“Her zaman” sınırsız mı?HAYIR — kanunda hak düşürücü süre yoktur, ancak DÜRÜSTLÜK KURALI ve ZIMNİ AF dava hakkını fiilen sınırlarTMK m.2
Uzun süre sessizlikÇok uzun zaman sonra açılan davalar TMK m.2’ye aykırı sayılır ve ÇEKİLMEZLİK KOŞULUNU ORTADAN KALDIRIRYargıtay uygulaması
AfSuçun işlenmesinin üzerinden çok uzun zaman geçmesi ve bu sürede evliliğin devam etmesi, “AF” niteliğinde sayılarak davanın reddine yol açabilirYargıtay
Çekilmezlik zorunluEşlerden birinin suç işlemiş olması TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR; diğer eş için ortak hayatın sürdürülmesinin BEKLENEMEZ hâle gelmesi de zorunludurTMK m.163
Küçük düşürücü suçtaSuçun EVLENDİKTEN SONRA işlenmiş olması, KASTEN işlenmiş olması ve bir hukuka uygunluk nedeninin bulunmaması gerekiruygulama
Taksirli suçTaksirle işlenen suçlar, ayırt etme gücü yokluğu veya hukuka uygunluk hâlinde bu maddeye dayanılamazuygulama
Kesinleşme şart mı?HAYIR — ceza yargılamasının kesinleşmesi şart değildir; aile mahkemesi kendi değerlendirmesini yapabilir. Ancak kesinleşmiş mahkûmiyet EN GÜÇLÜ delildiruygulama
Bağımlılık örnekleriAile bütçesini ve düzenini sürekli tehlikeye atan KRONİK KUMAR · tedavi arayışı OLMAKSIZIN sürdürülen ağır alkol veya uyuşturucu bağımlılığı · randevuevi işletme · muhabbet tellallığı · uyuşturucu ticaretiYargıtay uygulaması
Kritik nüansTedavi arayışının bulunması, davranışın “haysiyetsiz hayat” niteliğini değerlendirmede gözetilen bir unsurduruygulama
TERDİTLİ DAVA ŞARTTMK m.163 nispi olduğundan hâkim çekilmezliği ayrıca değerlendirir; bu nedenle terditli olarak TMK m.166/1’e de dayanmak ÖNEMLİDİRHMK · uygulama
Tablo 3 — Ekonomik tahribatı belgelemek
Delil / kalemNe gösterir?Nasıl elde edilir?
Banka hesap hareketleriKumar sitelerine ödemeler, ATM çekimleri, düzenli kayıplarMahkemeden celp
Kredi ve borç kayıtlarıFindeks/kredi notu, tüketici kredileri, kredi kartı borçlarıCelp
İcra dosyalarıHakkındaki takipler ve haczedilen mallarUYAP sorgusu · celp
Tapu ve araç kayıtlarıSatılan malvarlığı ve devir tarihleriCelp
Tedavi kayıtlarıAMATEM/bağımlılık merkezi başvuruları veya hiç başvuru olmamasıCelp
Kolluk kayıtlarıKumarhane baskınları, alkollü araç kullanma, olay tutanaklarıCelp
TanıkAile bireyleri, komşular, iş arkadaşlarıTanık listesi
MAL KAÇIRMARejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler hesaba EKLENİRTMK m.229
Üçüncü kişiye başvuruMalvarlığı yetmezse yararlanan üçüncü kişilerden istenebilir — bir yıl / beş yılTMK m.241
Hukuka aykırı delilÖzel hayatın gizliliğini ihlal eden deliller kullanılamazHMK m.189/2
Tablo 4 — Çocuklar ve mali talepler
TalepİçeriğiDayanak
Tedbir nafakasıDava süresince eş ve çocuklar için; hâkim RE’SEN hükmederTMK m.169
Geçici velayetÇocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemlerTMK m.169
VelayetBağımlılık, çocuğun üstün yararı değerlendirmesinde ağırlıklı bir unsurdurTMK m.182 · m.336
Kişisel ilişkinin sınırlanmasıÇocuğun huzuru tehlikeye girerse kişisel ilişki hakkı reddedilebilir veya alınabilir; gerekirse refakatli görüşme istenebilirTMK m.324/2
Koruma tedbirleriŞiddet veya tehdit varsa 6284 kapsamında tedbir — delil aranmaz6284 s.K. m.8/3
Maddi ve manevi tazminatKusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan isteyebilirTMK m.174
Yoksulluk nafakasıYoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluylaTMK m.175
İştirak nafakasıÇocuğun bakım ve eğitim giderleri; ödeme gücü esas alınırTMK m.327 · m.330
Çocuk koruma tedbirleriÇocuğun menfaati tehlikedeyse danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma tedbirleriÇKK m.5 · TMK m.346
Görevli mahkemeAİLE MAHKEMESİ4787 s.K.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Boşanmadan Önce Bir Seçenek Daha: TMK m.406 Kısıtlama

Bağımlılık dosyalarında yalnız boşanma yolu tartışılır; oysa kanun, aile malvarlığını korumaya ve kişiyi tedaviye yöneltmeye dönük ayrı bir kurum daha öngörmüştür. Bu kurum kısıtlamadır ve dayanağı TMK m.406’dır.

Maddeye göre savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Hükümde iki unsur birlikte aranır. Birincisi, sayılan hâllerden birinin — savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim — somut olarak bulunması. İkincisi, bunun sonucunda kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi doğması, sürekli korunmaya muhtaç hâle gelmesi ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi.

Uygulamada bu unsurların içeriği de belirlenmiştir. Alkol bağımlılığı, aşırı bağımlılık ve bırakamama hâlini ifade eder; kişinin ara sıra tüketmesi kısıtlama sebebi kabul edilmez. Savurganlık, gelir gider dengesi gözetilmeksizin faydasız ve ölçüsüz harcama yapmaktır ve doğurduğu tehlikenin sürekli nitelikte olması gerekir. Kötü yaşama tarzı ise toplum düzenine ve genel ahlaka aykırı davranışlar olarak açıklanmaktadır.

UnsurAranan
Birinci unsurSavurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim
İkinci unsurDarlık/yoksulluk tehlikesi, bakıma muhtaçlık veya güvenlik tehdidi
Alkol bakımındanBırakamama; ara sıra tüketim yetmez
Savurganlık bakımındanTehlike sürekli olmalı
SonuçKısıtlama ve vasi atanması

Kısıtlama Nasıl İstenir? Mahkeme, Yetki ve İnceleme

Kısıtlama talebi boşanma dosyasının içinde değil, ayrı bir yargı koluna yöneltilir ve kendine özgü usul kurallarına tâbidir.

Görev bakımından vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin sayıldığından yargılamada re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Yargıtay bu ilkeyi somut olarak da uygulamıştır: bir dosyada mahkemenin yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporuyla yetinmesi, TMK m.406’daki hususlar yönünden re’sen araştırma yapılmaması sebebiyle eksik inceleme kabul edilmiş ve karar bozulmuştur (Y2HD, 02.12.2021, E. 2021/5987, K. 2021/9112).

Usul bakımından bir kural daha vardır: TMK m.406 kapsamında kısıtlanacak kişinin kural olarak mahkemece dinlenmesi gerekir. Karar verildiği takdirde kısıtlılık durumu ilgili kurumlara re’sen bildirilir ve atanan vasi görevi hakkında bilgilendirilir.

KonuKural
Görevli mahkemeSulh hukuk (vesayet makamı)
Denetim makamıAsliye hukuk
Yetkili mahkemeKısıtlanacak kişinin yerleşim yeri
İnceleme ilkesiRe’sen araştırma; kamu düzeni
DinlenmeKural olarak kişi dinlenir
Karar sonrasıİlgili kurumlara re’sen bildirim

Tedavi İçin Kuruma Yerleştirme — TMK m.432

Kısıtlama malvarlığını ve hukukî işlemleri korur; ancak kişinin tedaviye yöneltilmesi ayrı bir hükümde düzenlenmiştir. Bu hüküm TMK m.432’dir ve bağımlılığı açıkça saymaktadır.

Maddeye göre akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir.

Hükmün üç sınırı vardır ve bunlar bilinmezse beklenti yanlış kurulur. Birincisi tehlike şartı: kişinin toplum için tehlike oluşturması aranır. İkincisi tâlilik: kişisel korunmanın başka şekilde sağlanamaması gerekir; bu bir son çare tedbiridir. Üçüncüsü geçicilik: ilgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Madde ayrıca bir bildirim yükümlülüğü getirir: görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Değerlendirmede kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur — bu ölçüt, aile üyelerinin yaşadığı yükün dosyada anlatılmasını anlamlı kılar.

KonuTMK m.432 bakımından
Kapsanan sebeplerBağımlılık dâhil beş sebep
ŞartToplum için tehlike oluşturmak
TâlilikKorunmanın başka şekilde sağlanamaması
AmaçTedavi, eğitim veya ıslah
Değerlendirme ölçütüKişinin çevresine getirdiği külfet
SüreDurum elverir elvermez çıkarılır

İki Yol Birbirinin Alternatifi Değildir

Boşanma ile vesayet yolları farklı sonuçlar doğurur ve birlikte işletilebilir. Hangisinin öncelikli olduğu, somut olayda neyin korunmak istendiğine bağlıdır.

Boşanma davası evlilik birliğini sona erdirir; buna bağlı olarak nafaka, tazminat ve mal rejimi tasfiyesi gündeme gelir. Kısıtlama ise evliliği etkilemez; malvarlığını ve hukukî işlemleri vasi denetimine alarak ailenin ekonomik olarak daha fazla zarar görmesini engeller. TMK m.432 kapsamındaki yerleştirme ise tedaviye yöneliktir.

Bu üçlü, boşanmayı düşünmeyen ancak malvarlığının eridiğini gören eş için özellikle önemlidir. Evliliği sürdürmek isteyen eş, boşanma davası açmadan da TMK m.199 uyarınca tasarruf yetkisinin sınırlanmasını ve koşulları varsa TMK m.406 uyarınca kısıtlamayı talep edebilir.

AmaçYolMahkeme
Evliliği sona erdirmekBoşanma davası (m.163, m.166)Aile mahkemesi
Malvarlığını korumakTasarruf yetkisinin sınırlanması (m.199)Aile mahkemesi
İşlem ehliyetini denetime almakKısıtlama (m.406)Sulh hukuk
Tedaviye yöneltmekKuruma yerleştirme (m.432)Vesayet makamı

Kısıtlama sebeplerinin tamamı için TMK m.405-407 kısıtlama sebepleri yazımıza, sürecin işleyişi için kısıtlılık nedir yazımıza, malvarlığının korunması için tasarruf yetkisinin sınırlanması yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlılık boşanma sebebi mi?

İki dayanak var. TMK 163 kumar, alkol veya madde bağımlılığının yaşam biçimi hâline gelmesini haysiyetsiz hayat sürme kapsamında değerlendirebilir; uygulamada en sık kullanılan dayanak ise TMK 166’daki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

TMK 163’te süre var mı?

Kanunda hak düşürücü süre yoktur; madde “her zaman” dava açılabileceğini söyler. Ancak bu koşulsuz bir hak değildir.

“Her zaman” ne anlama geliyor?

Yargıtay, uzun süre sessiz kalınan ya da davranışlar bilindiği hâlde evliliğin yıllarca sürdürüldüğü durumlarda bunların zımnen affedildiğini veya hoş görüldüğünü kabul etmektedir. Bu nedenle durumdan haberdar olur olmaz makul sürede harekete geçmek önemlidir.

Uzun süre katlandım, şansım var mı?

Var, ancak dosyada şunlar gösterilmelidir: durumun son dönemde ağırlaştığı, tedavi girişimlerinde bulunulup sonuçsuz kaldığı ve sabredilmesinin çocuklar veya ekonomik zorunluluklar gibi haklı bir sebebe dayandığı.

Sadece bağımlılığı ispatlamam yeter mi?

Yetmez. TMK 163 nisbi bir sebeptir: hem olgunun varlığı hem de bu sebepten ötürü birlikte yaşamanın beklenemez hâle geldiği ispatlanmalıdır. Evliliğe ve aileye yansıyan somut tahribat ortaya konmalıdır.

Ekonomik zararı nasıl belgelerim?

Banka hesap hareketleri, bahis sitelerine yapılan ödemeler, kredi ve kredi kartı borçları, icra dosyaları, tapu ve trafik sicilindeki devirler ile ziynetin bozdurulmasına ilişkin kayıtlar kullanılır.

Bu durum 6284 kapsamında mı?

Ailenin geçim kaynağının tüketilmesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir. 6284 sayılı Kanun’un 2. maddesi şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış olarak tanımlar ve koruyucu tedbir için delil aranmaz.

Çocuklar için ne yapabilirim?

Bağımlılık çocuğun güvenliğini etkiliyorsa velayet değerlendirmesinde belirleyici olur. Dava süresince TMK 169 uyarınca geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi talep edilebilir; somut risk varsa TMK 324/2 çerçevesinde kişisel ilişkinin sınırlandırılması istenebilir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Kusur ve delil dosyanızı birlikte kuralım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk