Eşlerden Biri Boşanmak İstemiyorsa – Çekişmeli Boşanma
25 Temmuz 2026

Eşlerden Biri Boşanmak İstemiyorsa – Çekişmeli Boşanma

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Güncel (28.10.2026): 13. Yargı Paketi taslağı çekişmeli boşanma davasının yapısını değiştirebilir. Devam eden davalar için yapılması gerekenler: İki aşamalı boşanma: 13. Yargı Paketiyle boşanma davası nasıl değişecek?

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat güncellemesi: TMK m.166/4’teki bekleme süresi, Anayasa Mahkemesi iptalinin ardından 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Bu sayfa güncel düzenlemeye göre revize edilmiştir; internetteki birçok kaynak hâlâ eski üç yıllık süreyi vermektedir.

Ne yaşandı?

Bir vatandaş, eşiyle yıllardır süren sürekli tartışmalar, güven kaybı ve duygusal kopukluk nedeniyle evliliğini sürdüremeyeceğini düşünmektedir. Eşine boşanmak istediğini söyler; ancak eşi “ben boşanmıyorum, imza atmam” diyerek reddeder. Vatandaş, karşı taraf istemediği için boşanamayacağını sanmakta ve kendini çıkışsız hissetmektedir.

Anlaşmalı mı çekişmeli mi? Doğru yolu birlikte seçelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Oysa boşanma için her zaman iki tarafın da rıza göstermesi gerekmez. Bir taraf istemese bile, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanıtlanabiliyorsa mahkeme boşanmaya karar verebilir. Burada önemli olan iddiaların somut delillerle (tanık, mesaj kayıtları, belgeler vb.) ortaya konulmasıdır.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Çekişmeli boşanma davası açın: Karşı taraf kabul etmese dahi, geçimsizliğe dayanan boşanma davası açabilirsiniz. Davayı açan tarafın iddialarını ispatlaması gerekir.
  • Delillerinizi toplayın: Tanık beyanları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesaj ve görüşme kayıtları, doktor/sağlık raporları, sosyal medya paylaşımları gibi deliller önemlidir. Hukuka aykırı yollarla (gizlice ev içine kamera koymak gibi) elde edilen deliller geçersiz sayılabilir.
  • Kusuru doğru kurgulayın: Mahkeme, kimin daha kusurlu olduğunu değerlendirir. Kusur durumu; nafaka ve tazminat taleplerinizin kabul edilip edilmeyeceğini doğrudan etkiler.
  • Talep listenizi eksiksiz yazın: Boşanmanın yanında nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı taleplerinizi de dava dilekçesinde belirtin. Dava sürerken geçici tedbir nafakası talep edebilirsiniz.
  • Süreci sabırla yürütün: Çekişmeli davalar tanık dinleme, bilirkişi ve keşif gibi aşamalar nedeniyle anlaşmalıya göre daha uzun sürer. Düzenli takip, hak kaybını önler.

Kısacası, eşinizin “imza atmaması” sizi evliliğe mahkûm etmez. Önemli olan, evliliğin yürümediğini hukuken ortaya koyabilmektir.

Karşı Tarafın Direnci: Hangi Taktik, Hangi Cevap

Boşanmak istemeyen eşin elindeki araçlar sınırlıdır ve hiçbiri davayı kalıcı olarak durduramaz; yalnızca geciktirir. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık görülen direnç taktiklerini ve bunlara karşı alınacak usulî tedbirleri göstermektedir.

Direnç taktikleri ve usulî karşılıkları
TaktikEtkisiKarşı hamle
Tebligatı almamaSüreç birkaç ay uzarAdres araştırması + TK m.21 usulü tebligat
Duruşmaya gelmemeSüreci durdurmazYokluğunda devam talebi; delil ikamesi sürer
Sürekli mazeret dilekçesiDuruşma ertelemeMazeretin belgelendirilmemesi hâlinde reddi istenir
Çok sayıda tanık bildirmeDuruşma sayısı artarTanıklarla ispatlanacak vakıanın açıklanması istenir
Delil listesini geç sunmaEk süre talebiKesin süreye riayetsizlik ileri sürülür
Karşı dava açmaDosya genişlerBirleştirme ile tek dosyada yürütülür
Barışma teklifiyle oyalamaZaman kaybıDosya yürürken görüşme sürebilir; duruşma ertelenmez

Kilit nokta şudur: boşanmama iradesi bir savunma sebebi değildir. Davalının “boşanmak istemiyorum” beyanı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ispatlandığında sonucu değiştirmez. Bu nedenle strateji, karşı tarafı ikna etmeye değil vakıaları ispata odaklanmalıdır. Tebligatın yurt dışına yapılması gereken hâller için yurt dışındaki eşe tebligat rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Sürerken Talep Edilecek Geçici Korumalar

Çekişmeli dava aylarca sürebildiğinden, bu dönemde hayatın düzenlenmesi ayrı bir talep konusudur. TMK m.169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Buna rağmen ihtiyacın ve miktarın dosyaya yansıması için bu önlemlerin dava dilekçesinde veya ayrı dilekçeyle açıkça istenmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir.

Dava süresince istenebilecek geçici hukuki korumalar
TalepDayanakNe sağlar
Tedbir nafakasıTMK m.169Dava süresince eş ve çocuk için geçim
Geçici velayetTMK m.169Çocuğun kimde kalacağının belirlenmesi
Geçici kişisel ilişkiTMK m.169Diğer ebeveynle görüşme düzeni
Konutun tahsisiTMK m.169Ortak konutta kimin kalacağı
Tasarruf yetkisinin sınırlanmasıTMK m.199Mal kaçırmanın önlenmesi
Aile konutu şerhiTMK m.194Konutun tek taraflı devrinin engellenmesi
6284 koruma tedbirleri6284 s.K.Şiddet/tehdit hâlinde güvenlik

Beşinci ve altıncı satırlar özellikle önemlidir: uzayan davalarda malvarlığının eritilmesi riski artar. Tapu, araç ve banka hesapları üzerinde tedbir talebi dava açılır açılmaz yapılmalıdır; sonradan yapılan başvuru çoğu zaman geç kalır. Ayrıntı için boşanma davası sırasında mal kaçırmanın önlenmesi yazımızı inceleyiniz.

Kusur Tespitinin Mali Sonuçları

Çekişmeli davanın asıl mücadelesi çoğu zaman boşanıp boşanmama değil, kusurun kimde olduğudur. Çünkü kusur dağılımı, mali sonuçların tamamını belirler.

Kusur dağılımının mali sonuçlara etkisi
TalepKusur şartıEtkisi
Maddi tazminatTalep edenin daha az kusurlu olmasıKusursuz/az kusurlu eş lehine hükmedilir
Manevi tazminatKişilik hakkının zedelenmesiAğır kusur hâlinde güçlenir
Yoksulluk nafakasıTalep edenin kusurunun daha ağır olmaması (TMK m.175)Kusuru daha ağır olan eş talep edemez
İştirak nafakasıKusurdan bağımsızÇocuğun hakkıdır
VelayetDoğrudan bağlı değilÇocuğa yansıyan kusur dikkate alınır
Katılma alacağıKural olarak etkilenmezYalnızca zina/hayata kastta indirim mümkün

Dördüncü satır sıkça yanlış bilinir: iştirak nafakası kusura bağlı değildir. Boşanmada tamamen kusurlu bulunan eş dahi çocuğu için nafaka talep edebilir; çünkü bu nafaka eşin değil çocuğun hakkıdır ve velayet kendisine bırakılan taraf çocuk adına ister. Yoksulluk nafakasının şartları için yoksulluk nafakası (TMK m.175) şartları rehberimize bakabilirsiniz.

Boşanmak İstemeyen Eşin Hukuki Konumu — TMK m.166/1 ve m.166/2

TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Hüküm, davanın açılmasını veya kabulünü diğer eşin rızasına bağlamaz. Bu nedenle boşanmak istemeyen eşin iradesi ne bir dava şartıdır ne de tek başına bir savunma sebebidir; mahkeme yalnızca boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğini ve tarafların kusur durumunu inceler.

Kanun, boşanmak istemeyen eşe yine de sınırlı bir itiraz hakkı tanır. TMK m.166/2 uyarınca ortak hayatın temelinden sarsılmasında davacının kusuru daha ağırsa, davalı davaya itiraz edebilir. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, itiraza rağmen boşanmaya karar verilebilir. İtiraz hakkı yalnızca kusuru daha ağır olan davacıya karşı kullanılabilir; davacının kusuru davalınınkine eşit veya ondan hafifse, davalının “boşanmak istemiyorum” demesi sonucu değiştirmez.

Yargıtay, kusur ilkesini davayı açan eş bakımından da uygular. Hukuk Genel Kurulu, boşanma davasını tam kusurlu eşin açamayacağını belirtmiştir (HGK 09.05.2018, 2017/1583 E., 2018/1051 K.). Genel Kurul’un daha yeni bir kararında da TMK m.166/1’e dayalı davada boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olması gerektiği ve Yargıtay’ın bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumladığı vurgulanmış; davacının ileri sürdüğü vakıalar ispatlanamadığı için dava reddedilmiştir (HGK 27.11.2024, 2023/580 E., 2024/573 K.). Dolayısıyla boşanmak istemeyen eşin en etkili savunması, iradesini tekrarlamak değil, kendisine yüklenen kusurlu davranışların gerçekleşmediğini veya davacının kusurunun daha ağır olduğunu ortaya koymaktır. İtiraz hakkının sınırları için Eşim Boşanmak İstemiyor: Tek Taraflı Boşanabilir miyim? rehberimize bakabilirsiniz.

Çekişmeli Davanın Aşamaları ve Kanuni Süreler

Boşanmak istemeyen eşin davayı ne ölçüde uzatabileceği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun öngördüğü sürelerle sınırlıdır. Dilekçeler aşamasındaki süreler kanunla belirlenmiştir ve ek süre ancak kanunun izin verdiği ölçüde verilebilir. Aşağıdaki tablo, davanın açılmasından kesinleşmesine kadar her aşamanın dayanağını ve süresini göstermektedir.

Çekişmeli boşanma davasının aşamaları ve kanuni süreler
AşamaDayanakSüre / Kural
Dava dilekçesiHMK m.119; TMK m.168Yetkili aile mahkemesine verilir; vakıalar, deliller ve tüm talepler gösterilir
Cevap dilekçesiHMK m.127Tebliğden itibaren iki hafta; bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre
Cevap verilmemesiHMK m.128Davalı, dava dilekçesindeki vakıaları inkâr etmiş sayılır
Karşı davaHMK m.133Cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı dilekçeyle açılır
Cevaba cevap ve ikinci cevapHMK m.136Her biri tebliğden itibaren iki hafta
Ön incelemeHMK m.139, m.140/5Davetiyede delillerin sunulması için iki haftalık kesin süre bildirilir; sunulmayan delilden vazgeçilmiş sayılır
TahkikatHMK m.240 vd.Tanıklar dinlenir; gerekirse sosyal inceleme ve bilirkişi incelemesi yapılır
HükümTMK m.170, m.174, m.175, m.182Boşanma veya ayrılık; kusur, tazminat, nafaka, velayet
İstinafHMK m.345İlamın tebliğinden itibaren iki hafta
TemyizHMK m.361Tebliğden itibaren iki hafta
KesinleşmeHMK m.367/2Aile hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemez

Tablodaki sürelerin her biri, boşanmak istemeyen eşin kullanabileceği meşru haklardır; dilekçe sürelerini sonuna kadar kullanması veya kanun yoluna başvurması kötü niyet sayılmaz. Buna karşılık bu sürelerin dışına çıkmak, kesin süre kuralları nedeniyle çoğu zaman mümkün değildir. Ön inceleme ve tahkikat aşamalarının nasıl yürüdüğü için Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı? rehberimize bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme — TMK m.168 ve Yetki İtirazı

Boşanma davalarına 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalar asliye hukuk mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla görülür. TMK m.168 uyarınca boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Davacı bu seçeneklerden birini seçer.

Bu yetki kuralı kesin yetki niteliğinde olmadığından, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını düşünen davalı bunu ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürmelidir. İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenmez (HMK m.116, m.117/1). Yetki itirazının kabulü hâlinde verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusuyla dosya yetkili mahkemeye gönderilir; bu süre içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.20). Boşanmak istemeyen eş bakımından yetki itirazı, yerinde olduğu ölçüde meşru bir savunma aracıdır; ancak süresinde ileri sürülmemişse sonradan davayı uzatmak için kullanılamaz.

Cevap Dilekçesi, Karşı Dava ve Davaların Birleştirilmesi — HMK m.127, m.128, m.133

Dava dilekçesi tebliğ edilen davalının cevap süresi, tebliğden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde cevap hazırlamanın çok zor veya imkânsız olduğu durumlarda, süre içinde başvurulması şartıyla mahkeme bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir (HMK m.127). Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü bütün vakıaları inkâr etmiş sayılır (HMK m.128). Dolayısıyla cevap vermemek boşanmayı kabul etmek anlamına gelmez; ancak davalı, cevap dilekçesinde ileri sürebileceği savunmaları ve delilleri zamanında bildirme imkânını kaybeder.

Boşanmak istemeyen eş, davacının kusurlu davranışlarını ileri sürerek kendisi de boşanma ve tazminat isteminde bulunmak isterse karşı dava açabilir. Karşı dava cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır; süresinden sonra açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m.133). Farklı mahkemelerde açılmış ve birbiriyle bağlantılı boşanma davaları ise birleştirilerek aynı dosyada görülebilir (HMK m.166). Karşı dava açan eşin artık boşanmaya karşı çıkmadığı, yalnızca kusurun kimde olduğu konusunda uyuşmazlık bulunduğu unutulmamalıdır. Ayrıntı için Boşanma Davasında Karşı Dava Nasıl Açılır? rehberimize bakabilirsiniz.

Eş Davayı Kabul Ederse veya İddiaları İkrar Ederse — TMK m.184 ve m.166/3

Boşanma davalarında yargılama, tarafların iradesine bırakılmamıştır. TMK m.184 uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığı konusunda vicdani kanaat edinmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; bu olgular hakkında taraflara kendiliğinden veya istem üzerine yemin öneremez; tarafların bu konudaki her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz ve hâkim delilleri serbestçe takdir eder. Boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar da hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Bu nedenle davalının duruşmada “boşanmayı kabul ediyorum” demesi, kural olarak çekişmeli davayı tek başına sonuçlandırmaz. Ancak TMK m.166/3 önemli bir istisna öngörür: evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerden birinin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu durumda hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulur; gerekirse bu düzenlemede değişiklik yapabilir. Bu hâlde ikrarın hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmaz. Böylece başlangıçta boşanmak istemeyen eşin dava sırasında ikna olması, çekişmeli davayı anlaşmalı boşanmaya dönüştürebilir. Anlaşmalı boşanmanın koşulları için “Medeni Bir Şekilde Ayrılmak İstiyoruz” – Anlaşmalı Boşanma rehberimize bakabilirsiniz.

Özetle: Direnç Süreci Uzatır, Sonucu Değiştirmez

Bu yazıda ele alınan bütün başlıkların ortak sonucu şudur: tek taraflı boşanma iradesi, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ispatlandığında yeterlidir. Karşı tarafın boşanmama isteği bir savunma sebebi değil, olsa olsa bir gecikme sebebidir. Bu nedenle enerjinin karşı tarafı ikna etmeye değil, vakıaların delillendirilmesine ve dava süresince geçici korumaların (tedbir nafakası, geçici velayet, mal kaçırmaya karşı tedbir) eksiksiz talep edilmesine harcanması gerekir. Bir yıllık fiilî ayrılık hâli ise, ilk davanın reddi durumunda ikinci ve daha güçlü bir yol olarak her zaman saklı kalır.

Tek Taraflı Boşanma Mümkün mü?

Evet. Diğer eşin rızası aranmaz. Boşanma sebebinin ispatlanması hâlinde hâkim, karşı taraf istemese dahi boşanmaya karar verir. Bu nedenle “eşim boşanmak istemiyor, boşanamam” düşüncesi hukuken yanlıştır.

Karşı tarafın direnci sürecin uzamasına yol açar ancak sonucu belirlemez. Belirleyici olan, sebebin ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

Hangi Sebebe Dayanılacak?

SebepNiteliğiSüre
ZinaÖzel, mutlak6 ay / 5 yıl
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışÖzel, mutlak6 ay / 5 yıl
Suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürmeÖzel, nispiSüre yok
TerkÖzel, mutlakİhtar usulü
Akıl hastalığıÖzel, nispiSüre yok
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıGenelSüre yok

Genel sebep en esnek olanıdır: hak düşürücü süre bulunmaz ve somut olayların bütünü değerlendirilir. Buna karşılık kusurun ispatı gerekir ve karşılıklı kusur değerlendirmesi yapılır.

Karşı Taraf Davayı Nasıl Uzatabilir?

  • Tebligata çıkmama, adres gizleme
  • Sürekli mazeret bildirerek duruşmayı erteletme
  • Çok sayıda tanık bildirme
  • Karşı dava açma
  • Bilirkişi ve keşif talepleriyle süreci genişletme
  • Kanun yollarına başvurma

Bu davranışlara karşı alınabilecek önlemler: adres araştırması ve ilanen tebligat talebi, mazeretlerin belgelenmesini isteme, tanık sayısının makul sayıya indirilmesi talebi, delil listesinin süresinde bildirilmemesi hâlinde reddi.

Dava Süresince Korunma

Çekişmeli boşanma uzun sürebileceğinden, dava dilekçesiyle birlikte tedbir taleplerinin kurulması zorunludur:

  1. Tedbir nafakası — eş için talebe bağlıdır
  2. Çocuklar için geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi
  3. Şiddet varsa koruma kararı
  4. Konutun tahsisi
  5. Malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir — mal kaçırma riski varsa

Hâkim TMK m.169 uyarınca geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlü olsa da, ihtiyacı ve ödeme gücünü gösteren bilgi ve belgeler dosyaya sunulmadıkça önlemin kapsamı doğru belirlenemez. Bu nedenle dava dilekçesindeki eksiklik, aylarca süren bir kayba dönüşebilir.

Bir Yıl Kuralı

Boşanma davası reddedilmiş ve karar kesinleşmişse, bir yıl boyunca ortak hayat yeniden kurulmamışsa evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilir. Bu hâlde kusur araştırması yapılmaz.

Bu kural, karşı tarafın direnci nedeniyle reddedilen davalar bakımından önemli bir güvencedir: red kararı yolun sonu değildir.

TMK m.166/4’ün önceki metninde bu süre üç yıldı. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 22.02.2024 tarihli, E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla iptal etmiş; ardından 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle süre bir yıl olarak yeniden düzenlenmiştir (RG 27.11.2024, sayı 32735). Bir yıllık süreye yönelik itiraz başvurusu da Anayasa Mahkemesi’nin 12.02.2026 tarihli, E.2025/203, K.2026/39 sayılı kararıyla reddedilmiştir (RG 17.04.2026, sayı 33227). Süre, ilk davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten başlar ve ilk davanın hangi boşanma sebebine dayandığının önemi yoktur. Ayrıntı için Daha Önce Reddedilen Boşanma Davası Sonrası Tekrar Dava (TMK 166/4) rehberimize bakabilirsiniz.

Tebligat Sorunları

Dava dilekçesi davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligatta muhatap veya tebliğ alabilecek bir kimse bulunamazsa evrak muhtara, ihtiyar heyeti üyesine ya da zabıtaya bırakılır, kapıya ihbarname yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır (TK m.21/2). Bu nedenle boşanmak istemeyen eşin tebligatı almaması veya kapıyı açmaması tebliğin yapılmasını engellemez. Kendisine usulüne uygun tebligat yapılmış kişi adresini değiştirirse bunu tebliği çıkaran merciye bildirmekle yükümlüdür; bildirmezse eski adresine yapılan tebligat kendisine yapılmış sayılır (TK m.35).

Karşı tarafın adresi gerçekten bilinmiyorsa adres araştırması yapılır; araştırmaya rağmen adres bulunamazsa ilanen tebligat yoluna gidilir (TK m.28). Bu süreç zaman aldığından dava dilekçesine bilinen tüm adreslerin ve iletişim bilgilerinin eklenmesi süreci hızlandırır.

Duruşmaya Gelmemenin Sonucu

Usulüne uygun davetiyeye rağmen davalı duruşmaya gelmezse, gelen davacının talebi üzerine yargılamaya davalının yokluğunda devam edilir; geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m.150/2). Davalının duruşmalara katılmaması boşanmayı kabul ettiği anlamına da gelmez; davacı iddialarını yine delillerle ispatlamak zorundadır (TMK m.184). Davacının takip etmemesi hâlinde ise dosya işlemden kaldırılabilir; üç ay içinde yenilenmeyen dosya açılmamış sayılır. Bu nedenle takip yükümlülüğü davacıdadır.

Süre Beklentisi

Çekişmeli boşanma davaları tanık sayısı, bilirkişi ihtiyacı ve kanun yolu aşamalarına göre uzun sürer. Bu nedenle dava süresince geçerli olacak tedbirlerin baştan doğru kurulması, sürecin yönetilebilirliğini belirler.

Barışma Girişimi Süreci Etkiler mi?

Dava sürerken bir araya gelinmesi, ileri sürülen kusurların affedildiği yönünde değerlendirilebilir. Özellikle özel boşanma sebeplerine dayanılan dosyalarda bu risk yüksektir: zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161/3, m.162/3). Bu nedenle barışma denemesi yapılacaksa hukuki sonuçları önceden değerlendirilmelidir.

Buna karşılık çocuklar için bir arada kalmak veya kısa süreli görüşmeler her hâlde af sayılmaz; koşullar birlikte gözetilir.

Dosyanın İşlemden Kaldırılması

Usulüne uygun davetiyeye rağmen taraflardan hiçbiri duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (HMK m.150/1). Boşanmak istemeyen davalının duruşmaya gelmediği bir dosyada davacının da gelmemesi bu sonucu doğurur ve davanın açılmamış sayılmasına kadar gidebilir. Aşağıdaki tablo HMK m.150’nin öngördüğü sonuçları özetlemektedir.

HMK m.150’ye göre duruşmaya gelmemenin sonuçları
DurumSonuçDayanak
Taraflardan hiçbiri gelmezDosya işlemden kaldırılırHMK m.150/1
Yalnızca davacı gelirDavacının talebiyle yargılamaya davalının yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılırHMK m.150/2
YenilemeKaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde dilekçeyle; bir aydan sonra yenilemede harç yeniden alınırHMK m.150/4
Üç ayda yenilenmemeDava, sürenin dolduğu gün açılmamış sayılırHMK m.150/5
Yenilenen davanın tekrar takipsiz kalmasıİlk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; aksi hâlde dava açılmamış sayılırHMK m.150/6
Açılmamış sayılan davaBu davadaki talep de hiç yapılmamış sayılırHMK m.150/7

Bu nedenle duruşma takvimi mutlaka izlenmelidir. Davanın açılmamış sayılması hâlinde yeniden dava açmak mümkün olsa da, harç ve zaman kaybının yanında dava süresince elde edilen tedbir düzenlemeleri de sona erer.

Boşanma Yerine Ayrılık Kararı — TMK m.170, m.171 ve m.172

Boşanmak istemeyen eşin evliliğin kurtarılabileceğine inandığı durumlarda kanun, boşanma ile evliliğin aynen devamı arasında bir ara çözüm öngörür. TMK m.170 uyarınca boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez; dava boşanmaya ilişkin olduğunda ise ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. Boşanmak istemeyen eş, bu olasılığı gösteren somut olguları ileri sürerek hâkimin bu yetkisini kullanmasını isteyebilir.

Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m.171). Ayrılık süresinin sona ermesiyle ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden her biri boşanma isteminde bulunabilir (TMK m.172). Bu yönüyle ayrılık kararı, boşanmak istemeyen eşe zaman kazandırır; ancak süre sonunda ortak hayat kurulamamışsa boşanma yolu açık kalır. Ayrıntı için Ayrılık Davası: TMK 167-172 Boşanma Alternatifi rehberimize bakabilirsiniz.

Evliliği Sürdürmek İsteyen Eşin Başvurabileceği Yollar — TMK m.195 ve m.197

Boşanmak istemeyen eşin hukuki imkânları yalnızca açılan davaya karşı savunmadan ibaret değildir. TMK m.195 uyarınca eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği veya evlilik birliğini ilgilendiren önemli bir konuda anlaşamadıkları takdirde, eşler birlikte veya ayrı ayrı hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşlere yükümlülüklerini hatırlatır ve onları uzlaştırmaya çalışır; eşlerin rızasıyla uzmanların yardımını sağlayabilir. Gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.

Birlikte yaşamak artık mümkün değilse TMK m.197 devreye girer. Birlikte yaşamaları sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, bu tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşamada haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eşlerin birbirine yapacakları parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır; eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi durumunda da aynı istemlerde bulunulabilir. Ergin olmayan çocuklar varsa hâkim, ana ve babanın çocuklarla ilişkilerine dair hükümlere göre gerekli önlemleri alır. Bu yol, boşanmak istemeyen ama birlikte yaşaması da mümkün olmayan eşin, boşanma davası açmadan geçim ve konut sorununu çözmesine imkân verir.

Davayı Uzatma Girişimlerinin Kanuni Sınırları — HMK m.29, m.30, m.94 ve m.329

Usul hukukunun tanıdığı süreler, davayı geciktirme aracı olarak sınırsız kullanılamaz. Taraflar dürüstlük kurallarına uygun davranmak zorundadır (HMK m.29) ve hâkim yargılamanın makul süre içinde ve düzenli biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlüdür (HMK m.30). Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan taraf, o işlemi yapma hakkını kaybeder (HMK m.94/3). Bu nedenle delil listesinin geç sunulması, ön inceleme davetiyesinde bildirilen kesin süreden sonra belge ibraz edilmesi veya tanık bildirilmesi gibi girişimler, kural olarak dosyaya etki etmez; süresinde gösterilmeyen delil ancak yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya tarafın ihmalinden kaynaklanmıyorsa mahkemenin izniyle sonradan gösterilebilir (HMK m.145).

Kötü niyetle davranan taraf aleyhine ise HMK m.329 uyarınca vekâlet ücretine ilişkin yaptırım ve disiplin para cezası uygulanabilir. Davacı tarafın yapması gereken, her geciktirme girişimini tutanağa geçirtmek ve kanuni dayanağıyla birlikte mahkemenin takdirine sunmaktır. Boşanmak istemeyen eş açısından ise savunmanın kanuni süreler içinde ve somut delillere dayanarak yapılması, hem davanın esası hem de yargılama giderleri bakımından en güvenli yoldur.

Kanun Yolları ve Kesinleşme — Boşanma Ne Zaman Hüküm Doğurur?

Boşanma kararı verilmiş olsa bile karar kesinleşinceye kadar evlilik devam eder. Kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.367/2). İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf süresi, ilamın taraflara usulen tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345); bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.361). Boşanmak istemeyen eşin bu kanun yollarına başvurması kesinleşmeyi geciktirir ve bu bir haktır; ancak kanun yolu incelemesi de kanuni sürelere ve dosya üzerinden yapılan incelemeye bağlıdır.

Dava süresince TMK m.169 uyarınca alınan geçici önlemler, kural olarak boşanma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. Bu nedenle tedbir nafakası, geçici velayet ve konut düzenlemesi, kanun yolu aşamasında da önemini korur. Kanun yolu sürecinin ayrıntıları için Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? ve Boşanmada Temyiz Yolu Açık mı? rehberlerimize bakabilirsiniz. Dosyanızın hangi aşamada olduğunu birlikte değerlendirmek için 0554 648 37 15 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

166/2 itirazı: Boşanmak istemeyen eşin itirazını nasıl kuracağı, itirazın ne zaman kötüye kullanma sayılacağı ve dilekçe örnekleri için Davacı Daha Ağır Kusurluysa Boşanma Davasına İtiraz (TMK 166/2) yazımıza bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşim boşanmak istemiyorsa boşanabilir miyim?

Evet. Tek taraflı olarak çekişmeli boşanma davası açabilirsiniz. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını (şiddetli geçimsizlik) delil ve tanıklarla ispatlarsanız, diğer eş istemese de mahkeme boşanmaya karar verebilir.

Çekişmeli boşanmada neler ispatlanmalı?

Boşanma sebebini oluşturan vakıalar (geçimsizlik, kusurlu davranışlar) tanık, mesaj, belge gibi delillerle ispatlanır. Kusur durumu; tazminat ve nafaka sonuçlarını doğrudan etkilediğinden önemlidir.

Çekişmeli boşanma ne kadar sürer?

Delillerin kapsamı, tanık sayısı, bilirkişi ve sosyal inceleme süreçleri ile mahkeme yoğunluğuna göre değişir; istinaf aşamasıyla birlikte yıllara yayılabilir.

Eşim tebligatı almazsa dava ilerler mi?

Evet. Adres kayıt sistemindeki adreste muhatap bulunamazsa evrak muhtara bırakılır, kapıya ihbarname yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır (TK m.21/2). Adres gerçekten bilinmiyorsa araştırmadan sonra ilanen tebligat yapılır (TK m.28).

Boşanmak istemeyen eş duruşmaya gelmezse ne olur?

Davacının talebiyle yargılamaya davalının yokluğunda devam edilir ve geçerli özrü olmadan gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m.150/2). Davalının gelmemesi boşanmayı kabul ettiği anlamına gelmez; davacı iddialarını yine ispatlamak zorundadır.

Davalı eş boşanma davasına itiraz edebilir mi?

Davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, itiraza rağmen boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2).

Eşim dava sırasında boşanmayı kabul ederse ne olur?

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim tarafları bizzat dinler ve mali sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir (TMK m.166/3).

Boşanmak istemeyen eş ayrılık kararı verilmesini isteyebilir mi?

İsteyebilir. Boşanma davasında ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunuyorsa hâkim boşanma yerine ayrılığa karar verebilir (TMK m.170/3). Ayrılık bir yıldan üç yıla kadar sürer ve süre sonunda ortak hayat kurulamamışsa her eş boşanma isteyebilir (TMK m.171-172).

Boşanma davası reddedilirse ne kadar beklemek gerekir?

Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Önceki üç yıllık süre Anayasa Mahkemesi kararı üzerine 7532 sayılı Kanunla bir yıla indirilmiştir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Size özel yol haritanızı çıkaralım.

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk