Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında ekonomik olarak zor duruma düşecek olan eşin geçimini güvence altına almaya yönelik, Türk aile hukukunun en köklü ve en tartışmalı kurumlarından biridir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde düzenlenen bu nafaka türü; hakkaniyet, evlilik birliğinin doğurduğu dayanışma yükümlülüğü ve sosyal devlet ilkesi ekseninde değerlendirilir. Bu rehberde TMK m.175’in dayanağı, şartları, miktarın belirlenmesi, “süresizlik” ilkesinin Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesindeki hukuki güvencesi ve nafakanın kaldırılması, artırılması-azaltılması meseleleri güncel mevzuat ve içtihat ışığında ele alınmaktadır.
Yoksulluk Nafakası Nedir? — TMK m.175 Dayanağı
Yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte gelirsiz ya da yetersiz gelirli kalacak olan tarafa, diğer eşin mali gücü ölçüsünde ödeyeceği para tutarını ifade eder. TMK m.175 birinci fıkrasının açık lafzı şudur: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
Bu hüküm iki temel yapı taşına dayanır. Birincisi, boşanmanın ekonomik açıdan sarsıcı sonuçlarını dengeleyerek yoksullaşmayı engellemek; ikincisi, evlilik birliğinin kurulmasıyla üstlenilen dayanışma yükümlülüğünün belirli koşullarda evlilik sonrasına uzatılmasıdır. Yoksulluk nafakası; boşanma davası süresince ödenen tedbir nafakasından ya da çocuğun bakımı için hükmedilen iştirak nafakasından bağımsız, kendine özgü bir nafaka türüdür.
Aile hukukundan doğan bu talep, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca kural olarak aile mahkemelerinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri tarafından yerine getirilir. TMK m.177 gereği, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir; Yargıtay bu yetkinin kesin olmadığını kabul etmektedir (2. HD, 14.12.2006, 2006/9429 E., 2006/17659 K.).
Yoksulluk Nafakasının Şartları — Kusur, Yoksulluk ve Ekonomik Güç
Kanun metninden hareketle yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için birkaç şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Talep şartı. Yoksulluk nafakası, hakim tarafından resen (kendiliğinden) hükmedilebilecek bir nafaka değildir. Nafakanın açıkça talep edilmesi gerekir. Talep, boşanma davası içerisinde ileri sürülebileceği gibi, TMK m.178 uyarınca boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir dava ile de istenebilir.
Kusur şartı. Nafaka isteyen tarafın, karşı eşe göre “daha ağır kusurlu” olmaması gerekir. Yani nafaka talep eden eşin kusursuz, az kusurlu ya da eşit kusurlu olması nafaka bağlanması için yeterlidir. Bu sonuç doğrudan kanun metninden çıkar: TMK m.175 yalnızca “kusuru daha ağır olmamak” şartını arar; eşit kusur bu şartı engellemez. Buna karşılık nafaka yükümlüsü olacak eşin kusuru aranmaz; kusursuz olsa dahi karşı taraf koşulları taşıyorsa ödemekle yükümlüdür.
Yoksulluğa düşme şartı. Nafaka isteyen tarafın, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olması aranır. Yargıtay uygulamasında “yoksulluk” kavramı; kişinin zaruri geçim ihtiyaçlarını (barınma, gıda, sağlık, ulaşım, giyim) düzenli ve makul biçimde karşılayamayacak durumda olması olarak tanımlanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2018 tarihli, 2017/2-1584 E., 2018/503 K. sayılı kararına göre asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasına engel değildir; bu gelir yalnızca nafakanın miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Hukuk Genel Kurulu 11.03.2021 tarihli, 2017/2-2494 E., 2021/248 K. ve 2017/2-2653 E., 2021/249 K. sayılı kararlarında da aynı yönde karar vermiştir. Buna karşılık geliri kendi geçimini yeterince karşılayan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyeceğinden nafaka alamaz; Hukuk Genel Kurulu 08.03.2023 tarihli, 2022/142 E., 2023/184 K. sayılı kararında asgari ücretle de olsa sürekli ve düzenli geliri bulunan kadını oy çokluğuyla bu kapsamda değerlendirmiştir. Somut olayın koşulları (borç yükü, çocuk bakımı yükü, sağlık gideri, kira gideri) mahkemece bir bütün olarak değerlendirilir.
Nafaka yükümlüsünün mali gücü. Nafaka isteyen tarafın yoksulluğa düşecek olması tek başına yeterli değildir; nafakayı ödeyecek eşin de mali gücünün bu ödemeye elverişli olması gerekir. Mali güç değerlendirmesinde davalının aylık geliri, mal varlığı, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazlar, üstlendiği diğer nafaka yükümlülükleri ve olağan yaşam giderleri dikkate alınır. Kolluk aracılığıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması, mahkemenin miktar takdirinde başlıca dayanağı oluşturur.
Miktarın Belirlenmesi — Takdir Kriterleri ve Ölçütler
Yoksulluk nafakasında miktar, kanunda sabit bir formüle bağlanmamıştır. TMK m.175 uyarınca miktar, “diğer tarafın mali gücü oranında” belirlenir. Hakim; tarafların sosyal ve ekonomik konumu, evlilik süresi, iş ve gelir durumu, ailedeki alışılmış yaşam standardı, çocuk sayısı ve varsa iştirak nafakası tutarı gibi kriterleri birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir tutar takdir eder.
Miktar takdirinde hâkim, kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Kanundaki “malî gücü oranında” ifadesi üst sınırı çizer: nafaka, yükümlünün ödeme gücünü aşacak biçimde belirlenemez. Alt sınır bakımından ise nafakanın amacı, alacaklının boşanma yüzünden düşeceği yoksulluğu gidermektir.
Nafaka kural olarak irat (aylık) biçiminde ödenir; ancak TMK m.176/1 uyarınca maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının durumun gereklerine göre toptan (peşin) ödenmesine de karar verilebilir. Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (m.176/2). Yıllık artış talebi varsa hakim, TMK m.176/5 uyarınca gelecek yıllarda ödenecek tutarı sosyal ve ekonomik göstergelere göre karara bağlayabilir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, olağanüstü bir değişiklik yoksa nafakanın ÜFE oranında artırılarak önceki dengenin korunacağını kabul etmektedir (16.03.2016, 2014/3-783 E., 2016/309 K.). Gelecek yıllardaki artış ancak istem hâlinde hükme bağlanabilir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Süresizlik İlkesi ve Anayasa Mahkemesi Kararı
TMK m.175’in en tartışmalı ifadesi “süresiz olarak” ibaresidir. Kanun koyucu; yoksulluğun devam ettiği sürece ekonomik dayanışmayı sürdürmek amacıyla nafakayı, önceden belirlenmiş sabit bir süreye değil, koşulların devamına bağlamıştır. Bu ifade, aleyhine boşanma davası açılan bazı kesimlerce “ömür boyu ödeme” olarak yorumlanmış ve anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi önüne taşınmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.05.2012 tarihli, E.2011/136 ve K.2012/72 sayılı kararı ile “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde; “süresizlik” ifadesinin nafaka alacaklısına ömür boyu koşulsuz bir hak tanıdığı anlamına gelmediği, koşulların ortadan kalkması halinde nafakanın TMK m.176 çerçevesinde kaldırılabileceği, azaltılabileceği ya da artırılabileceği açıkça vurgulanmıştır. Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi sosyal devlet ilkesinin doğal bir gereği olarak değerlendirmiş ve boşanmayla yoksullaşan tarafı korumaya yönelik olduğunu belirtmiştir.
2026 GÜNCELLEMESİ: Anayasa Mahkemesi bu kez iptal etti
Yukarıdaki 2012 tarihli karar, o dönemin hukuki tablosunu yansıtır ve artık güncel durumu göstermemektedir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin somut norm denetimi yoluyla yaptığı itiraz başvurusunu esastan inceleyerek TMK m. 175’in birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir.
Karar E.2025/156, K.2026/131 sayısını taşır ve 30.09.2026 tarihli, 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü, yayımdan başlayarak dokuz ay sonra, yani 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir; bu süre yasal boşluk doğmaması ve TBMM’nin yeni bir düzenleme yapabilmesi için tanınmıştır.
Bu nedenle 30.06.2027 tarihine kadar TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir.
Kararın Kapsamı: Neyin Değiştiği, Neyin Değişmediği
- Yoksulluk nafakası kaldırılmadı. İptal edilen yalnızca nafakanın süre sınırı olmaksızın istenebilmesine imkân veren ibaredir; nafaka talep hakkı devam etmektedir.
- İştirak nafakası kapsam dışıdır. Karar yalnızca TMK m. 175’e ilişkindir; çocukların giderine ilişkin iştirak nafakası bu karardan etkilenmemiştir.
- Mevcut nafakalar kendiliğinden sona ermez. Halihazırda bağlanmış nafakalar otomatik olarak kesilmez; kaldırılma veya azaltılma için ayrıca dava açılması gerekir.
- Mevcut mekanizmalar işlemeye devam eder. Yeniden evlenme ve ölümde nafakanın kendiliğinden sona ermesi; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırılması (TMK m.176/3) yürürlük tarihinden bağımsız olarak işler.
Süresizlik ibaresi: iki Anayasa Mahkemesi kararı
| Konu | 2012 kararı | 2026 kararı |
|---|---|---|
| Künye | E.2011/136, K.2012/72, karar tarihi 17.05.2012 | E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 04.06.2026 |
| Sonuç | “Süresiz olarak” ibaresi Anayasa’ya aykırı bulunmadı | “Süresiz olarak” ibaresi iptal edildi |
| Başvuru | — | Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusu |
| Resmî Gazete | — | 30.09.2026, sayı 33386 |
| Yürürlük | — | Yayımdan dokuz ay sonra: 30.06.2027 |
| Anayasal çerçeve | — | AYM iptal hükmünün yürürlük tarihini ayrıca belirleyebilir, bu süre yayımdan itibaren bir yılı geçemez (Anayasa m.153/3); iptal kararları geriye yürümez (m.153/5) |
Tablonun son satırı mevcut nafaka alacaklıları bakımından belirleyicidir: iptal kararları geriye yürümediğinden, kesinleşmiş nafaka kararları AYM kararıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz. 30.06.2027 sonrasında süre sınırının nasıl uygulanacağı, TBMM’nin yapacağı düzenlemeye ve geçiş hükümlerine bağlıdır. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı ve mevcut nafakaya etkisi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sonuç olarak süresizlik ilkesi, 2012’de anayasal denetimden geçmiş; 2026’da ise aynı denetimden geçememiştir. Yeni rejimin ne olacağı, TBMM’nin dokuz aylık süre içinde yapacağı düzenlemeyle belirlenecektir.
Bu doğrultuda yürürlük tarihine kadar yoksulluk nafakası; belirli bir sabit süreyle (örneğin bir yıl ya da beş yıl) sınırlandırılmamakta; ancak nafakanın devamı için gerekli koşulların bulunmadığının tespiti halinde kısmen ya da tamamen sona erdirilebilmektedir. Yani “süresizlik”, “sonsuzluk” anlamına gelmez; koşullar dinamiktir ve nafaka da bu dinamik yapıya göre şekillenir.
Yoksulluk Nafakasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları
TMK m.175 ve m.176’nın kısa metni, uygulamada Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla şekillenmiştir. Aşağıdaki kararlar, nafaka dosyalarında en sık karşılaşılan tartışmalara doğrudan yanıt verir.
Yoksulluk ve tedbir nafakasında Hukuk Genel Kurulu kararları
| Konu | Karar | Künye |
|---|---|---|
| Asgari ücretle çalışan eş | Asgari ücret seviyesinde gelir yoksulluk nafakasına engel değildir; yalnızca miktarın belirlenmesinde dikkate alınır | HGK 21.03.2018, 2017/2-1584 E., 2018/503 K.; aynı yönde HGK 11.03.2021, 2017/2-2494 E., 2021/248 K. |
| Tedbir nafakasında kusur | Tedbir nafakası re’sen takdir edilen geçici önlemdir; kusur, gelir yokluğu veya diğer eşin çalışması kaldırmayı değil, indirmeyi gerektirebilir | HGK 25.10.2018, 2017/2-1891 E., 2018/1577 K. |
| Artırımda ölçüt | Olağanüstü bir değişiklik yoksa nafaka ÜFE oranında artırılarak önceki denge korunur | HGK 16.03.2016, 2014/3-783 E., 2016/309 K. |
| Bir yıllık süre | TMK m.178’deki süre maddi hukuktan kaynaklanan bir def’idir ve hâkimce re’sen dikkate alınamaz | HGK 08.04.2015, 2013/1597 E., 2015/1165 K. |
İlk satır uygulamada sık yapılan bir hatayı düzeltir: düşük gelirli bir işte çalışmak, nafaka talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşülüp düşülmeyeceğidir. Konunun ayrıntısı için çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi yazımıza bakabilirsiniz.
Nafakanın Kaldırılması — TMK m.176/3
Yoksulluk nafakasının sona ermesi iki farklı yolla gerçekleşir: kendiliğinden sona erme ve mahkeme kararıyla kaldırma. TMK m.176/3 hükmü bu iki grubu net biçimde ayırır.
Kendiliğinden sona erdiren haller.
- Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi: Nafaka alacaklısının resmi nikahla yeniden evlenmesi halinde nafaka herhangi bir dava açılmasına gerek olmaksızın sona erer. Yeni evliliği gösteren nüfus kaydı, nafakanın kanun gereği kalktığının ispatında kullanılır; devam eden bir icra takibi varsa bu belgeyle icra mahkemesine başvurulabilir. Evlenme tarihinden sonra ödenen tutarların iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir (TBK m.77).
- Taraflardan birinin ölümü: Nafaka alacaklısının ya da borçlusunun ölümü halinde yükümlülük kendiliğinden sona erer; kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için mirasçılara geçmez. Ödenmemiş birikmiş taksitler ise borçlunun terekesinden istenebilir.
Mahkeme kararıyla kaldırılabilecek haller.
- Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama: Nafaka alacaklısının başka bir kişiyle evlilik dışı ancak süreklilik arz eden fiili birliktelik yaşaması durumunda nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Yargıtay uygulamasında birlikte yaşamanın; süreklilik, ortak konut, ekonomik dayanışma, çevrede karı-koca gibi bilinme gibi objektif göstergelerinin ispatı aranır.
- Yoksulluğun ortadan kalkması: Nafaka alacaklısının işe girmesi, düzenli gelir elde etmesi, miras yoluyla önemli bir mal edinmesi ya da başka bir yolla ekonomik durumunun düzelmesi halinde nafaka kaldırılabilir. Kaldırma için nafakanın miktarına göre alacaklının kazancı arasında bir orantı değerlendirmesi yapılır.
- Haysiyetsiz hayat sürme: Toplumun genel ahlak ölçütleriyle bağdaşmayacak biçimde süreklilik arz eden yaşam tarzı, mahkemece kaldırma sebebi olarak değerlendirilebilir. Bir kereye mahsus davranışlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Kaldırma davası nafaka yükümlüsü tarafından açılır ve yetkili mahkeme TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesidir. Kaldırma kararı geriye etkili değildir; dava tarihinden itibaren hüküm doğurur.
Nafakanın Artırılması-Azaltılması ve İcra Takibi
Nafakanın sabit kalması zorunlu değildir. TMK m.176/4 hükmü, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebileceğini düzenler. Örneğin ekonomik dalgalanma nedeniyle nafakanın alım gücünün önemli ölçüde azalması, artırım talebini haklı kılabilir; bunun yanı sıra alacaklının işe girmesi, borçlunun işini kaybetmesi ya da başka bir çocuğa nafaka yükümlülüğü doğması azaltım talebine dayanak oluşturabilir.
Uygulamada nafakanın önceki hükümde yıllık artış oranına (ÜFE/TÜFE) bağlanmamış olması, artırım davalarının en yaygın sebebidir. Hakim, TMK m.4’ün genel hakkaniyet ilkesini gözeterek uyarlama yapar; taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilenden fazla nafakaya hükmedemez (HMK m.26).
Nafaka ödenmediğinde başvurulabilecek yollar. Nafaka ödenmediği takdirde alacaklı, kesinleşmiş nafaka ilamına dayanarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Ödenmeyen aylıklar için birikmiş nafaka takibi yapılırken; çalışan borçlunun maaşının belli bir kısmına (nafaka alacakları maaş haczinde diğer alacaklardan önce gelir) haciz konulabilir. Ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.344 uyarınca, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Tahliyeden sonra nafaka yeniden ödenmezse yeni bir şikâyet yoluna gidilebilir.
Süreç Yönetimi, Zamanaşımı ve Hukuki Destek
Boşanma sırasında nafaka talep edilmemişse, karar kesinleştikten sonra da nafaka istenebilir; ancak bu ayrı dava, TMK m.178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu bir yıllık süre kanunda açıkça zamanaşımı olarak düzenlenmiştir (TMK m.178); hak düşürücü süre değildir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da TMK m.178’deki sürenin maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i olduğunu ve hâkimce re’sen dikkate alınamayacağını belirtmiştir (08.04.2015, 2013/1597 E., 2015/1165 K.). Süre geçtikten sonra açılan davada karşı taraf zamanaşımını süresinde ve açıkça ileri sürerse talep reddedilir. Bu nedenle boşanma sonrası mali koşulları netleşmemiş olsa dahi, ihtiyaç duyulması muhtemel görünüyorsa nafaka talebinin sürenin sonuna bırakılmaması menfaate uygundur.
Yoksulluk nafakasının doğru yönetilebilmesi için hem talep sürecinde hem sonrasında; kusur belgelerinin, gelir-gider tablosunun, aile bütçesinin ve sosyal-ekonomik durum araştırmasına esas olacak delillerin özenle hazırlanması gerekir. Nafakanın miktarı, süresi ve devamı, ilerideki artırım-azaltım ve kaldırma davalarını da doğrudan etkilediğinden hukuki desteğin en baştan alınması menfaatlerin korunması bakımından belirleyicidir.
Hukukçular Evi aile hukuku ekibi olarak yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası, boşanma, tazminat, velayet ve mal rejimi başta olmak üzere aile hukukunun tüm alanlarında hukuki danışmanlık sunmaktadır. Yoksulluk nafakası talebiniz, kaldırma-artırım-azaltım süreciniz ya da icra takibi süreçleriniz için avukatlık hizmeti almak istiyorsanız aşağıdaki iletişim kanallarından bize ulaşabilirsiniz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
Dava Sürerken Ödenen Nafaka Yoksulluk Nafakası Değildir — TMK m.169
Boşanma dosyalarında en sık karışan iki kalem, dava sürerken ödenen tedbir nafakası ile karardan sonra doğan yoksulluk nafakasıdır. İkisi ayrı maddelere dayanır, ayrı koşullara tâbidir ve ayrı zamanlarda işler.
TMK m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır. Buradaki iki kelime belirleyicidir: önlemler geçicidir ve hâkim bunları re’sen alır; ayrıca talep edilmesi şart değildir.
Kusur rejimi de farklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre tedbir nafakası davanın başından kesinleşmeye kadar re’sen takdir edilen geçici bir önlemdir; eşin kusuru, gelirinin bulunmaması veya diğer eşin çalışıyor olması nafakanın tamamen kaldırılmasını değil, olsa olsa indirilmesini gerektirir (HGK, 25.10.2018, E. 2017/2-1891, K. 2018/1577). Buna karşılık TMK m.175’teki yoksulluk nafakasında, talep eden eşin kusurunun daha ağır olmaması aranır.
| Tedbir nafakası | Yoksulluk nafakası | |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m.169 | TMK m.175 |
| Talep şartı | Re’sen; talep gerekmez | Talep edilmelidir |
| Süre | Dava boyunca; boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer | Boşanmanın kesinleşmesinden sonra işler |
| Kusurun etkisi | Kaldırmayı değil, indirmeyi gerektirebilir | Daha ağır kusur talebi engeller |
| Kapsamı | Barınma, geçim, mal yönetimi, çocuklar | Yalnız eşin geçimi |
Bu nedenle “dava sürerken nafaka alıyordum, karar çıkınca kesildi” durumu bir hak kaybı değil, m.169’un doğal sonucudur: geçici önlem kesin kararla sona erer, yerine ancak talep edilmişse m.175’teki nafaka geçer. Tedbir nafakasının işleyişi için tedbir nafakası ve kusurun rolü yazımıza bakabilirsiniz.
Nafaka mı Tazminat mı? TMK m.174 ile m.175 Ayrımı
Boşanmanın malî sonuçları arasında sık karıştırılan ikinci ikili, maddi tazminat ile yoksulluk nafakasıdır. İkisi de karşı taraftan para talep etmeyi içerdiğinden aynı sanılır; oysa dayanakları, ölçütleri ve süreleri farklıdır.
TMK m.174’ün birinci fıkrası mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteme hakkı tanır; ikinci fıkra ise kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf için manevî tazminat öngörür. TMK m.175 ise tazminat değil, geçim esasına dayanır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir.
Aradaki fark yalnız kavramsal değildir. Tazminat, boşanma anında doğan ve kural olarak tek seferlik hesaplanan bir alacaktır; yoksulluk nafakası ise devam eden bir edimdir ve koşullar değiştikçe artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Bu nedenle biri için yapılan talep diğerini kapsamaz; ikisi de isteniyorsa dilekçede ayrı ayrı ve ayrı gerekçelerle gösterilmelidir.
| Tazminat (m.174) | Yoksulluk nafakası (m.175) | |
|---|---|---|
| Dayandığı esas | Zarar ve kusur | Geçim ihtiyacı |
| Yükümlüde aranan | Kusurlu olması | Kusuru aranmaz; malî gücü esas |
| Niteliği | Kural olarak tek seferlik | Sürekli edim |
| Sonradan değişebilir mi | Toptan ödenen tazminat değişmez; irat biçiminde ödenen maddi tazminat m.176/3-4 kapsamında değişebilir | Artırılır, azaltılır veya kaldırılır |
Yükümlünün kusurunun aranmaması, m.175’in en çok şaşırtan yönüdür: boşanmada hiç kusuru bulunmayan eş de, karşı taraf yoksulluğa düşecekse nafaka ödemekle yükümlü olabilir. Tazminat tarafının ayrıntısı için boşanmada maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) yazımızı inceleyebilirsiniz.
Dört Kalem, Dört Ayrı Kader: Aynı Dosyada Nasıl İstenir?
Boşanma dosyasında para talepleri tek bir başlık altında toplanmaz. Dört ayrı kalem vardır ve her birinin talep, kusur ve süre rejimi farklıdır. Dilekçenin sonuç kısmı bu ayrımı yansıtmazsa, hükmedilmeyen kalem için ikinci bir dava açmak gerekir.
| Kalem | Dayanak | Talep şartı | Ne zamana ait |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | TMK m.169 | Re’sen | Dava süresi |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175 | Talep şart | Karardan sonrası |
| Maddî ve manevî tazminat | TMK m.174 | Talep şart | Boşanmanın kendisi |
| İştirak nafakası | TMK m.182 ve m.327-331 | Çocuk yönünden re’sen gözetilir | Karardan sonrası |
Boşanma davasıyla birlikte istenmeyen kalemler için ayrı dava yolu kapanmaz; ancak bu durumda hem yetki hem de süre kuralları devreye girer. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. TMK m.178 ise sınırı koyar: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Pratik sonuç şudur: yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa talep hakkı zamanaşımına uğrar; oysa aynı talep boşanma dosyasında ileri sürülseydi ek harca da tâbi olmayacaktı. Talebin ne zaman ve nasıl ileri sürüleceği için nafaka boşanma davasıyla birlikte mi ayrı mı istenir yazımıza bakabilirsiniz.
İlgili Rehberler
- Aile Hukuku Ana Rehber
- Nafaka Artırım-Azaltım Davası (TMK m.176) — Değişen Koşullar
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü (TMK m.166/3) — Şartlar 2026
- Velayet Değişikliği Davası (TMK m.183) — Çocuğun Üstün Yararı
- Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
- Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
- Yoksulluk Nafakası ve ‘Süresiz Nafaka’ Tartışması: Hukuki Çerçeve
- 📄 Tedbir Nafakası Talep Dilekçesi
İlgili Rehberler
- Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Feragat: Sonradan Yeniden İstenebilir mi?
- Ev Hanımına Ne Kadar Nafaka Bağlanır? (TMK 175, 176, 196)
- Kademeli Nafaka Modeli: AYM Kararı ve Taslaklar (2026)
- Boşanmada Tarafların Eşit Kusuru Hâlinde Tazminat ve Nafaka
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
- İştirak Nafakası Neleri Kapsar? Eğitim, Sağlık ve Harçlık Giderleri
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse Nafaka Kesilir mi? (TMK 1
- İştirak Nafakası AYM Kararından Etkilendi mi? Çocuk Nafakası Kalkar mı
- Nafaka Artırım Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 176/4
Yoksulluk nafakasının miktarında alt ve üst sınırı belirleyen Hukuk Genel Kurulu kararları ile gelecek yıllar için artış talebi (TMK m.176/5) için Nafaka Nasıl Hesaplanır? Mahkeme Hangi Ölçütleri Dikkate Alır? rehberimize bakabilirsiniz.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Mevzuat Haritası: Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakasında başvurulan hükümler
| Konu | Hüküm | Özü |
|---|---|---|
| Hakkaniyet | TMK m.4 | Hâkim takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete göre kullanır |
| Evliliğin iptali | TMK m.158/2 | Nafaka, tazminat, mal rejimi ve soyadında boşanma hükümleri uygulanır |
| Tedbir nafakası | TMK m.169 | Dava süresince re’sen geçici önlem |
| Tazminat | TMK m.174 | Kusura bağlı maddi ve manevi tazminat |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175 | Kusuru daha ağır olmayan, yoksulluğa düşecek taraf; yükümlünün kusuru aranmaz |
| Ödeme biçimi | TMK m.176/1-2 | Toptan veya irat; manevi tazminat irat olamaz |
| Sona erme | TMK m.176/3 | Evlenme ve ölümde kendiliğinden; diğer hâllerde kararla |
| Artırım ve azaltım | TMK m.176/4-5 | Malî durum değişikliği veya hakkaniyet; istem hâlinde yıllık artış |
| Yetki | TMK m.177 | Alacaklının yerleşim yeri; kesin değil |
| Süre | TMK m.178; TBK m.161 | Kesinleşmeden itibaren bir yıl zamanaşımı; ileri sürülmesi gerekir |
| Sebepsiz zenginleşme | TBK m.77 | Evlenmeden sonra ödenen nafakanın iadesi |
| Taleple bağlılık | HMK m.26 | Talepten fazlasına hükmedilemez |
| Tazyik hapsi | İİK m.344 | Üç aya kadar; kaldırma veya azaltma davası varsa davanın sonuna bırakılabilir |
| Görev | 4787 sayılı Kanun m.4 | Aile mahkemesi |
| İptal kararlarının etkisi | Anayasa m.153/3, 153/5 | Yürürlük ertelenebilir; iptal kararları geriye yürümez |
Nafakanın kaldırılması davası için nafakanın kaldırılması yazımıza, ödenmeyen nafaka için İİK 344 yazımıza bakabilirsiniz.
Nafaka dışındaki haklarınız: Tazminat, ziynet, mal paylaşımı ve konut haklarını kusurun etkisiyle birlikte Boşanmada Kadının Hakları 2026 yazımızda tablo hâlinde topladık.
Nafakayı erkek isteyebilir mi? TMK m.175 “yoksulluğa düşecek taraf” der; erkek eşin şartlarını, kusur dengesini ve kadının malî gücünü Erkek Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi? rehberinde anlattık.
Uzun evlilikte yoksulluk nafakası: Evliliğin süresi, yaş ve sağlık ölçütlerinin nafaka değerlendirmesindeki yerini Uzun Evlilikten Sonra Boşanma (25 Yıl ve Üzeri) rehberinde anlattık.
Sıkça Sorulan Sorular
Yoksulluk nafakası kimlerden talep edilebilir?
TMK m.175 yalnızca eşler arasında ve boşanma sonrasında talep edilebilen bir nafaka türüdür. Nişanlılıkta, evlilik dışı birlikteliklerde ya da diğer akrabalar arasında yoksulluk nafakası talep edilemez. Boşanma davasında ya da boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde nafaka istenmelidir.
Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet. TMK m.175 nafaka isteyen tarafın “kusurunun daha ağır olmaması” şartını arar; kusursuz, az kusurlu ya da eşit kusurlu olan eş nafaka talep edebilir. Yalnızca daha ağır kusurlu (asli kusurlu) eş nafaka alamaz. Bu sonuç doğrudan kanun metnindeki “kusuru daha ağır olmamak koşuluyla” ifadesinden çıkar.
Yoksulluk nafakası gerçekten ömür boyu ödenir mi?
Hayır. “Süresiz” ifadesi ömürlük ödeme anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi’nin 17.05.2012 tarihli, E.2011/136 K.2012/72 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; alacaklı taraf yeniden evlenirse, taraflardan biri ölürse, alacaklı evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşarsa, yoksulluk ortadan kalkarsa ya da haysiyetsiz hayat sürerse nafaka kendiliğinden ya da mahkeme kararıyla sona erer.
Nafaka alan taraf yeniden evlenirse ne olur?
TMK m.176/3 uyarınca alacaklı tarafın yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer; ayrıca dava açılmasına gerek yoktur. Yeni evliliği gösteren nüfus kayıt örneği bunun ispatında kullanılır; devam eden bir icra takibi varsa bu belgeyle icra mahkemesine başvurulabilir. Evlenme tarihinden sonra ödenen tutarların iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir (TBK m.77).
Nafaka ödenmezse ne olur?
Kesinleşmiş nafaka kararına dayanarak ilamlı icra takibi başlatılabilir; borçlunun maaşı ve mal varlığı üzerine haciz konulabilir. Ayrıca İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
Boşandıktan sonra nafaka talep etmek için süre var mı?
Evet. Boşanma davasında yoksulluk nafakası talep edilmemişse, TMK m.178 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir. Bu süre zamanaşımıdır (TMK m.178); karşı taraf zamanaşımını ileri sürerse süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez (TBK m.161), ancak bu ihtimale güvenilmemelidir.
Asgari ücretle çalışıyorum, yoksulluk nafakası alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunmasının yoksulluk nafakası bağlanmasına engel olmadığını, bu gelirin yalnızca nafakanın miktarında dikkate alınacağını kabul etmiştir (21.03.2018, 2017/2-1584 E., 2018/503 K.). Ancak 2023 tarihli bir kararında sürekli ve düzenli asgari ücret geliri bulunan kadının yoksulluğa düşmeyeceğine oy çokluğuyla hükmetmiştir (2022/142 E., 2023/184 K.). Belirleyici olan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğiniz ve kusurunuzun daha ağır olmamasıdır.
Bir yıllık süreyi kaçırdım, nafaka davası açabilir miyim?
TMK m.178’deki bir yıllık süre zamanaşımıdır; hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez (TBK m.161). Ancak karşı taraf zamanaşımını süresinde ve açıkça ileri sürerse dava reddedilir. Bu nedenle sürenin geçmesine güvenilerek beklenmemeli, talep boşanma davasında veya kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
AYM kararından sonra mevcut nafakam ne olacak?
İptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar TMK m.175 mevcut hâliyle uygulanır. İptal kararları geriye yürümediğinden (Anayasa m.153/5) kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz. Sonrasındaki uygulama, TBMM’nin yapacağı düzenlemeye ve geçiş hükümlerine bağlıdır.
Nafakanın kaldırılması davası açtım; bu sırada tazyik hapsi uygulanır mı?
İİK m.344/2 uyarınca borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Bu bir takdir yetkisidir; nafaka borcu dava sürerken de devam eder.
Evliliğin iptalinde yoksulluk nafakası istenebilir mi?
Evet. TMK m.158/2 uyarınca evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle TMK m.175’teki şartlar iptal davasında da aranır.
Toptan ödenen nafaka sonradan değiştirilebilir mi?
TMK m.176/1 uyarınca yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir. Kaldırma ve artırım-azaltım hükümleri (m.176/3-4) irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka için öngörülmüştür; toptan ödenen nafaka ifa ile sona erdiğinden sonradan değişikliğe konu olmaz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


