22 Ekim 2026

Boşanmada Kadının Hakları 2026: Nafaka, Tazminat, Ziynet, Mal Paylaşımı ve Konut (TMK m.169-182, 194, 236)

Boşanan kadının hakları tek bir kalemden ibaret değildir; kanun her birini ayrı bir maddeye ve ayrı bir şarta bağlar. Dava açılır açılmaz hâkim, kadının barınması, geçimi ve çocukların bakımı için geçici önlemleri kendiliğinden alır; tedbir nafakası bunun en önemli parçasıdır (TMK m.169). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan kadın yoksulluk nafakası isteyebilir (m.175); Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği “süresiz olarak” ibaresi 30 Haziran 2027’ye kadar yürürlükte kalır. Kusursuz veya daha az kusurlu kadın maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan kadın manevi tazminat isteyebilir; boşanma davasında istenmeyen nafaka ve tazminat, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı davada istenmelidir (m.174, m.178). Evlilik içinde edinilen malların artık değerinin yarısı, kadın hiç çalışmamış olsa bile ona aittir (m.236/1); bu alacak on yıllık süreye tabidir. Düğünde kadına takılan ziynetler, aksine anlaşma veya ispatlanmış yerel âdet yoksa kadındır. Velayet çocuğun üstün yararına göre verilir; velayeti alan anne çocuk için iştirak nafakası ister (m.182/3). Kadın evlenmeden önceki soyadına döner, menfaatini ispat ederse eşinin soyadını kullanmaya devam edebilir (m.173). Şiddet gören kadın, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun’a göre aynı gün koruma kararı isteyebilir. Kusur, hakların yalnız bir kısmını etkiler: nafaka ve tazminatı etkiler; mal paylaşımını, ziynet iadesini ve çocuk nafakasını kural olarak etkilemez.

Güncel durum (22 Ekim 2026). Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır ve verilmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz (AYM süresiz nafaka kararı).

Nafakaya süre sınırı, mal paylaşımında zamanaşımının kısaltılması ve boşanma kararlarında temyiz yolunun daraltılması gibi değişiklikler basına “13. Yargı Paketi” taslağı olarak yansıdı; teklif 22 Ekim 2026 itibarıyla TBMM Başkanlığına sunulmamıştır. Bu yazı yürürlükteki kanuna göre hazırlanmıştır; teklif yasalaşırsa güncellenecektir.

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını (HMK m.107) kaldırdı. Mal paylaşımı ve tazminat davaları artık kısmi dava olarak açılıp talep, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor (HMK m.109/4; 7589 sayılı Kanun’un aile davalarına etkisi).

Haklarınızı dava açmadan önce listeleyin

Nafaka, tazminat, ziynet, mal paylaşımı ve konut haklarınızı belgelerinizle birlikte değerlendirelim; hangi talebin hangi süreye bağlı olduğunu baştan bilin: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevap: Boşanan Kadının Hakları Nelerdir?

Boşanmada kadının hakları, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) farklı bölümlerine dağılmıştır. Nafaka ve tazminat boşanmanın sonuçlarını düzenleyen m.169-178 arasında, çocuklarla ilgili haklar m.182 ve m.323 vd. maddelerinde, mal paylaşımı yasal mal rejimini düzenleyen m.202 ve m.218-241 arasında, aile konutu ise evliliğin genel hükümleri içindeki m.194’te yer alır. Şiddet gören kadının koruma hakkı ayrı bir kanunda, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da düzenlenmiştir.

Bu dağınıklık uygulamada en sık görülen hak kaybının da sebebidir: kadın boşanma davasında nafakayı ve tazminatı ister, ama mal paylaşımını, ziynet iadesini veya konut üzerindeki tedbiri gündeme getirmez. Bu talepler boşanma davasının kendiliğinden parçası değildir; her biri ayrıca talep edilmeli ya da ayrı davada ileri sürülmelidir. Aşağıdaki tablo, her hakkın neye dayandığını, ne zaman ve nasıl isteneceğini tek bakışta gösterir.

Boşanmada kadının hakları: dayanak, talep zamanı ve süre

HakNe sağlar?DayanakNe zaman istenir?Süre
Tedbir nafakası ve geçici önlemlerDava sürerken geçim, barınma, çocukların bakımıTMK m.169Dava dilekçesiyle veya dava sürerkenDava boyunca; karar kesinleşince biter
Yoksulluk nafakasıBoşanma sonrası geçim desteğiTMK m.175, m.176Boşanma davasında veya kesinleşmeden sonra ayrı davadaKesinleşmeden itibaren 1 yıl (m.178)
Maddi tazminatBoşanma yüzünden kaybedilen menfaatin karşılığıTMK m.174/1Boşanma davasında veya ayrı davadaKesinleşmeden itibaren 1 yıl
Manevi tazminatKişilik hakkına saldırının karşılığıTMK m.174/2Boşanma davasında veya ayrı davadaKesinleşmeden itibaren 1 yıl
Velayet ve kişisel ilişkiÇocuğun kimde kalacağı, görüşme düzeniTMK m.182, m.323-324Boşanma davasında; sonradan değişiklik davasıSüre yok; değişiklik için yeni durum gerekir
İştirak nafakasıÇocuğun bakım ve eğitim giderine katkıTMK m.182/3, m.327-331Boşanma davasında veya ayrı davadaÇocuk ergin olana kadar; eğitimde uzayabilir (m.328/2)
Katılma alacağıEdinilmiş malların artık değerinin yarısıTMK m.218-241, m.236Ayrı mal rejimi davasında (boşanmayla birlikte açılabilir)10 yıl (TBK m.146)
Değer artış payıEşin malına yapılan katkının karşılığıTMK m.227Mal rejimi davasında10 yıl
Ziynet ve kişisel eşya iadesiTakıların ve kişisel eşyanın aynen ya da bedel olarak iadesiTMK m.220, m.226; Yargıtay içtihadıBoşanmadan bağımsız davadaBoşanma davasının sonucuna bağlı değil
Aile konutu korumasıEvin rızasız satılmasını ve kiralamanın feshini önlemeTMK m.194; TBK m.349Evlilik sürerken; dava açmadan daEvlilik bitene kadar
SoyadıEşin soyadını kullanmaya devam izniTMK m.173/2Boşanma davasında veya sonraSüre yok
Koruma kararıUzaklaştırma, konutun kadına tahsisi, barınma, maddi yardım6284 s.K. m.3-5Her zaman; boşanma davası şart değilTedbir başına en çok 6 ay; uzatılabilir

Dava Açılınca Doğan Haklar: Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası

Kadının ilk hakkı, boşanma davası açıldığı anda doğar. TMK m.169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen, yani talep olmasa bile alır. Uygulamada bu önlemlerin en önemlisi tedbir nafakasıdır: kadının ve yanındaki çocukların dava süresince geçimi için diğer eşin ödeyeceği aylık tutar.

Tedbir nafakası yoksulluk nafakasından farklıdır. Kusur araştırması yapılmaz; dava sürerken evlilik birliği devam ettiği için eşlerin birbirine yardım yükümlülüğü (TMK m.185) sürer. Kadının kusurlu görünmesi, tedbir nafakasını kural olarak engellemez. Gelirleri birbirine yakın eşlerde tedbir nafakası reddedilebilir; ancak çocuklar için tedbir nafakası çoğu zaman ayrıca hükme bağlanır. Ayrıntılar için tedbir nafakası rehberimize bakabilirsiniz.

Geçici önlemler yalnız parayla sınırlı değildir. Hâkim, ortak konutun dava süresince hangi eş tarafından kullanılacağına, ev eşyasının paylaştırılmasına, çocukların kimin yanında kalacağına ve diğer ebeveynle nasıl görüşeceğine de karar verebilir. Mal kaçırma tehlikesi varsa tapuya veya araca ihtiyati tedbir konulması ayrıca istenebilir (boşanmada ihtiyati tedbir).

Dava sürerken kadının isteyebileceği geçici önlemler

ÖnlemNe işe yarar?Dayanak
Tedbir nafakası (kadın için)Dava süresince geçim; kusur aranmazTMK m.169, m.185
Tedbir nafakası (çocuk için)Çocuğun dava süresince bakım gideriTMK m.169, m.182
Geçici velayet / çocuğun yanında kalmasıÇocuğun dava boyunca annede kalmasının hükme bağlanmasıTMK m.169
Ortak konutun kullanımıKadının ve çocukların evde kalmasıTMK m.169; 6284 m.5/1-b
Ev eşyasının kullanımıZorunlu eşyanın kadında kalmasıTMK m.169
Tasarruf yetkisinin sınırlanmasıEşin belirli malları rızasız satamamasıTMK m.199
Tapu ve araca ihtiyati tedbirDava konusu malın devrini önlemeHMK m.389-399

Dava açmadan önce de koruma vardır. Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, bu tehlike sürdükçe ayrı yaşama hakkına sahiptir; hâkim bu durumda diğer eşin parasal katkısını ve konut ile eşyanın kullanımını belirler (TMK m.197). Yani kadın, boşanmaya henüz karar vermemişse bile evden ayrıldığında nafaka ve konut hakkını kaybetmez; ayrı yaşama hakkı yazımızda bu yol ayrıntılı anlatılır.

Yoksulluk Nafakası: Şartlar, Süre ve AYM Kararı

Boşanmadan sonra kadının geçimini güvenceye alan temel hak yoksulluk nafakasıdır. TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Kanun nafakayı cinsiyete bağlamaz; hakkı kadına tanıyan şey, uygulamada boşanma sonrası yoksulluğa düşenlerin çoğunlukla kadınlar olmasıdır.

Madde üç şart arar ve üçü birlikte bulunmalıdır:

  1. Yoksulluğa düşme. Kadının boşanmayla birlikte barınma, beslenme, giyim, sağlık, ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşmesi gerekir. Yargıtay, düzenli ve yeterli geliri olan eşe yoksulluk nafakası bağlanamayacağını kabul eder; asgari ücret düzeyinde gelirin yeterli olup olmadığı ise somut olaya göre tartışılır (çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?).
  2. Kusurun daha ağır olmaması. Kadın kusursuz, daha az kusurlu veya eşit kusurlu olabilir; yalnız kusuru eşinden daha ağırsa nafaka isteyemez.
  3. Diğer eşin mali gücü. Nafaka, ödeyecek eşin gelirine oranla belirlenir; ödeme gücü olmayan eşe nafaka yüklenemez.

Nafaka toptan veya irat biçiminde, yani aylık ödenebilir (TMK m.176/1). İrat biçimindeki nafaka, kadının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; kadının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (m.176/3). Tarafların mali durumu değişirse nafaka artırılabilir veya azaltılabilir (m.176/4); hâkim istem üzerine nafakanın gelecek yıllarda ne kadar ödeneceğini de karara bağlayabilir (m.176/5), böylece her yıl ayrı artırım davası açmak gerekmez. Kaldırma hâlleri için nafaka hangi hâllerde kalkar? yazımıza bakabilirsiniz.

Ev hanımı için durum. Evlilik boyunca hiç çalışmamış, geliri olmayan kadın yoksulluk nafakasının tipik alacaklısıdır. Nafakanın miktarı belirlenirken kadının yaşı, sağlık durumu, çalışma imkânı, evlilik süresince alıştığı yaşam düzeyi ve eşinin geliri birlikte değerlendirilir (ev hanımına ne kadar nafaka bağlanır?; hesap için nafaka hesaplama aracı).

Süresiz nafaka ne oldu? Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine 4 Haziran 2026’da TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’nın 2, 5 ve 17. maddelerine aykırı bularak iptal etti. Karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı; iptal hükmü dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu kararın kadın açısından anlamı şudur:

  • Yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmadı; kaldırılan yalnız “süresiz” niteliğidir.
  • 30 Haziran 2027’ye kadar mahkemeler mevcut kuralı uygular.
  • İptal geriye yürümez; verilmiş nafaka kararları yalnız bu karar yüzünden kendiliğinden sona ermez.
  • İştirak nafakası (çocuk nafakası) ve tedbir nafakası kararın kapsamında değildir.
  • Yasama organı bu tarihe kadar nafakaya süre ölçütleri getiren bir düzenleme yapabilir. Basına yansıyan taslakta evlilik süresine bağlı alt ve üst sınırlar konuşulmaktadır; ancak metin henüz Meclis’e sunulmadığından bugünkü davalarda dayanak alınamaz.

Yoksulluk nafakası: kadın açısından kontrol tablosu

SoruKuralDayanak
Hiç çalışmadım; nafaka alabilir miyim?Evet; yoksulluğa düşme şartı genellikle gerçekleşirTMK m.175
Çalışıyorum; nafaka alabilir miyim?Gelir zorunlu ihtiyaçları karşılamıyorsa mümkün; düzenli ve yeterli gelirde reddedilirTMK m.175; Yargıtay içtihadı
Kusurum eşimle eşitse?Nafaka istenebilir; engel yalnız daha ağır kusurdurTMK m.175
Nafaka toptan alınabilir mi?Evet, hâkim toptan veya aylık ödemeye karar verebilirTMK m.176/1
Yeniden evlenirsem?Aylık nafaka kendiliğinden kalkarTMK m.176/3
Evlenmeden biriyle yaşarsam?Eşin açacağı davayla nafaka kaldırılabilirTMK m.176/3
Davada nafaka istemeyi unuttumBoşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı dava açılabilirTMK m.178
Nafaka ödenmezse?İlamlı icra takibi; ödememe hâlinde tazyik hapsi istenebilirİİK m.344

Çocuklar: Velayet, Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası

Velayet kadına ait bir “hak” olarak değil, çocuğun yararına göre belirlenen bir görev olarak düzenlenmiştir. Hâkim boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler, çocuğun vesayet altında olması hâlinde vasinin ve vesayet makamının görüşünü alır; ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182/1). İdrak çağındaki çocuğun görüşü de alınır.

Uygulamada küçük yaştaki çocukların velayeti çoğu zaman anneye bırakılır; ancak bu otomatik bir kural değildir. Mahkeme, sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşı, okul düzeni, ebeveynlerin bakım kapasitesi ve çocuğun görüşü gibi ölçütleri birlikte tartar. “Anne bakım ve şefkatine muhtaç yaş” ölçütünün bugün ne ölçüde uygulandığını anne bakım ilkesi hâlâ geçerli mi? yazımızda ele aldık.

Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Bu katılma payı iştirak nafakasıdır ve annenin kusurundan tamamen bağımsızdır; çünkü alacaklı anne değil, çocuktur. İştirak nafakası beslenme, barınma, giyim, sağlık, eğitim ve sosyal gelişim giderlerini kapsar (iştirak nafakası neleri kapsar?; hesap için iştirak nafakası hesaplama aracı). Talep hâlinde hâkim bu nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (m.182/4).

Çocuk ergin olunca iştirak nafakası kural olarak sona erer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre makul görülebilecek bir süre, eğitimi sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m.328/2). Bu durumda nafakayı artık çocuk kendisi ister; anne ancak çocuğun vekili olarak takip edebilir.

Çocuklarla ilgili haklar

KonuKuralDayanak
VelayetÇocuğun üstün yararına göre; kendiliğinden anneye verilmezTMK m.182, m.336
Kişisel ilişkiVelayeti almayan ebeveynle görüşme düzeni hâkimce belirlenirTMK m.182/1, m.323-324
Kişisel ilişkiye uyulmamasıMahkeme, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar ederTMK m.182/2
İştirak nafakasıVelayeti almayan eş gücü oranında katılır; kusurdan bağımsızTMK m.182/3
Gelecek yıllar için artışTalep üzerine hükümde belirlenebilirTMK m.182/4
Ergin çocuğun eğitimiEğitim sürerse makul süre bakım yükümlülüğü devam ederTMK m.328/2

Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmada tazminat, kusurun parasal karşılığıdır ve iki ayrı türü vardır (TMK m.174):

  • Maddi tazminat (m.174/1): Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Evlilik birliğinin sağladığı ekonomik güvencenin, eşin desteğinin, sağlık sigortası gibi yararların kaybı bu kapsamda değerlendirilir.
  • Manevi tazminat (m.174/2): Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para isteyebilir. Şiddet, aldatma, hakaret, aşağılama, ailesinden yalıtma, ekonomik baskı gibi davranışlar tipik örneklerdir.

İki tazminat arasındaki fark ödeme biçiminde de görülür: maddi tazminat toptan veya irat biçiminde ödenebilir, manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m.176/1-2). Tazminat istemi boşanma davasında ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı davada da istenebilir (m.178). Bu süre kaçırılırsa, karşı tarafın zamanaşımı itirazıyla hak kaybedilir.

Tazminatın miktarı kanunda gösterilmemiştir; hâkim tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, kusurun ağırlığını, olayların niteliğini ve paranın satın alma gücünü gözeterek hakkaniyete göre belirler. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre eşlerin kusuru eşitse ne maddi ne manevi tazminata hükmedilir; yoksulluk nafakasında ise eşit kusur engel değildir. Ayrıntılı ölçütler boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımızda yer alıyor. Ekonomik baskı ve paranın elden alınması biçimindeki davranışlar için ekonomik şiddet yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat türleri karşılaştırması

ÖzellikMaddi tazminatManevi tazminat
DayanakTMK m.174/1TMK m.174/2
Kimin hakkı?Kusursuz veya daha az kusurlu eşKişilik hakkı saldırıya uğrayan, kusursuz veya daha az kusurlu eş
Karşı tarafta arananKusurKusur
Ödeme biçimiToptan veya iratYalnız toptan (m.176/2)
SüreKesinleşmeden itibaren 1 yılKesinleşmeden itibaren 1 yıl
Eşit kusurdaİstenemezİstenemez (Yargıtay 2. HD, 28.05.2014, E.2014/1497, K.2014/11762)

Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)

Düğün takıları, boşanmada kadının en somut alacak kalemlerinden biridir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli, E.2023/5704, K.2024/2402 sayılı kararıyla ziynetlerin kime ait olduğunu şu sırayla belirlemiştir:

  1. Taraflar arasında bir anlaşma varsa, aidiyet bu anlaşmaya göre belirlenir.
  2. Anlaşma yoksa ve yerel bir örf ve âdet iddia edilip ispatlanırsa, paylaşım bu âdete göre yapılır.
  3. İkisi de yoksa, düğünde kime takıldıysa ona aittir. Ancak eşyalardan biri bir cinse özgüyse (örneğin kadın bileziği), kime takılırsa takılsın o cinsiyetteki eşe verilmiş sayılır.

Bu karardan önce Daire, aksine anlaşma veya âdet bulunmadıkça bütün ziynetleri kadına ait kabul ediyordu. Yeni yaklaşımda erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan değerler (örneğin erkeğin yakasına takılan çeyrek altın ve para) erkeğin sayılabilir. Bu nedenle düğün videoları, fotoğraflar ve tanıklar artık yalnız takıların varlığını değil, kime takıldığını da ispat etmek için önemlidir.

İspat yükü. Kadına özgü ziynetlerin kadının üzerinde ve himayesinde olduğu kabul edilir; takıların erkek tarafından alındığını veya elinde kaldığını iddia eden kadın bunu ispatlamalıdır. Bununla birlikte erkeğin mesajlardaki beyanları, bozdurma veya satış belgeleri ve “takıları geri verdim” savunmasını ispat edememesi gibi durumlar ispat yükünü değiştirebilir. “Takılar bozdurulup eve harcandı” savunmasında, takıların kadına geri verilmemek üzere alındığını ispat etme sorununu düğün takıları kime kalır? yazımızda ayrıntılı anlattık.

Ziynet alacağı boşanmanın sonucuna bağlı değildir: kadın kusurlu bulunsa da kendisine ait takıları geri isteyebilir. Talep aynen iade, olmazsa bedel şeklinde kurulur; dava aile mahkemesinde açılır (ziynet iadesi davası nasıl açılır?).

Ziynet uyuşmazlığında kadının hazırlaması gerekenler

DelilNe ispatlar?
Düğün videosu ve fotoğraflarıTakıların türü, sayısı ve kime takıldığı
Takı listesi, kuyumcu faturalarıTakıların değeri ve gramajı
Tanıklar (takı takan akrabalar, düğüne katılanlar)Takıların varlığı ve kime takıldığı
Mesajlar ve yazışmalarTakıların eşte kaldığı veya bozdurulduğu yönündeki beyanlar
Banka ve kuyumcu kayıtlarıBozdurma veya satış işlemleri

Çeyiz ve Kişisel Eşyalar

Kadının evliliğe getirdiği çeyiz eşyası, evlilikten önce sahip olduğu mallar ve yalnızca kendi kişisel kullanımına yarayan eşya (giysi, takı dışındaki kişisel eşya, kişisel elektronik cihaz gibi) kişisel maldır (TMK m.220). Kişisel mallar paylaşılmaz; mal rejiminin tasfiyesinde her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır (TMK m.226/1).

Uygulamada sorun, eşyanın evde kalması ve kadının evden ayrılmak zorunda kalmasıyla çıkar. Bu durumda kadın, eşyalarının listesini, alış belgelerini, çeyiz senedini ve eşyanın evde bulunduğunu gösteren fotoğraf ve tanıkları hazırlamalıdır. Dava sürerken zorunlu eşyanın teslimi geçici önlem olarak da istenebilir (TMK m.169). Kişisel eşyanın alınmasında kolluk eşliği ve 6284 kapsamındaki tedbirler için eşim beni evden attı yazımız pratik adımları sıralar.

Mal Paylaşımı: Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı

Eşler evlenirken veya evlilik içinde noterde başka bir rejim seçmemişse aralarında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m.202). Bu rejimde evlilik süresince her eşin çalışma karşılığı edinimleri, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel mallarının gelirleri ve bunların yerine geçen değerler edinilmiş maldır (m.219). Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağış gibi karşılıksız kazanımlar ve yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya ise kişisel maldır (m.220).

Boşanmada mal rejimi, davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (m.225/2). Hangi malların paylaşılacağı bu tarihe göre, malların değeri ise tasfiye anındaki sürüm değerine göre belirlenir (m.235); uygulamada karar tarihine en yakın tarihteki değer esas alınır. Her eşin edinilmiş mallarından borçlar düşüldükten sonra kalan tutar o eşin artık değeridir (m.231). Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir; alacaklar karşılıklı mahsup edilir (m.236/1).

Kadın hiç çalışmadıysa? Katılma alacağı, kadının maaşına veya kazancına bağlı değildir. Kocanın evlilik içinde maaşıyla aldığı ev, araba, birikim ve yatırımlar edinilmiş maldır; ev işleri ve çocuk bakımıyla evliliğe katkı veren kadın, bu malların artık değerinin yarısını alacak olarak isteyebilir. Mal tapuda kimin adına kayıtlıysa o eşte kalır; diğer eşin hakkı kural olarak malın kendisi değil, artık değerin yarısı tutarında para alacağıdır.

İspat kolaylığı. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır (m.222/3). Yani “bu ev babamdan kalan parayla alındı” diyen eş bunu belgelemek zorundadır. Kadının kendi kişisel malı olduğunu ileri sürdüğü şeyler için de aynı kural geçerlidir; bu yüzden miras, bağış ve evlilik öncesi birikime ilişkin belgeler saklanmalıdır.

Eşin malına katkı: değer artış payı. Kadın, eşine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç karşılık almadan ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunmuşsa (örneğin kendi birikimi veya ailesinin verdiği parayla eşinin evinin kredisine ödeme yapmışsa), tasfiye sırasında malın değerindeki artış oranında alacak hakkına sahiptir; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (m.227/1). Bu alacak katılma alacağından ayrıdır ve ondan önce hesaplanır (değer artış payı alacağı).

2002 öncesi evliliklerde. 1 Ocak 2002’den önce evlenmiş eşler arasında bu tarihe kadar mal ayrılığı rejimi geçerliydi; edinilmiş mallara katılma rejimi 1 Ocak 2002’den itibaren uygulanır (4722 sayılı Yürürlük Kanunu m.10). Bu nedenle 2002 öncesinde edinilen mallarda kadının katkısı ayrıca “katkı payı alacağı” olarak hesaplanır (2002 öncesi evlenenlerde mal paylaşımı).

Mal kaçırmaya karşı. Boşanmadan önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar (olağan hediyeler hariç) ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş malların değerine eklenir (m.229). Dava açılmadan önce veya dava sürerken eşin belirli malları rızasız satmasını engellemek için tasarruf yetkisinin sınırlanması (m.199) ve ihtiyati tedbir istenebilir (TMK 199 tasarruf yetkisinin sınırlanması; mal kaçırmayı önleme yolları). Dava açılınca ortak hesabın boşaltılması durumu için eşim ortak hesabı boşalttı yazımıza bakabilirsiniz.

Süre ve dava türü. Katılma alacağı ve değer artış payı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146); Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK m.178’deki bir yıllık sürenin bu alacaklara uygulanamayacağını kabul etmiştir (YHGK, 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959; mal paylaşımında zamanaşımı). Mal rejimi davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak katılma alacağının hesaplanabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi beklenir. 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda alacak kısmi dava olarak istenip bilirkişi raporundan sonra, tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4).

Mal türüne göre kadının boşanmadaki hakkı

MalMal grubuKadının hakkıDayanak
Evlilikte kocanın maaşıyla alınan ev (kocanın adına)Edinilmiş malArtık değerin yarısı kadar alacakTMK m.219, m.236/1
Evlilikte kadının maaşıyla alınan ev (kadının adına)Edinilmiş malEv kadında kalır; koca da yarı artık değer ister, alacaklar mahsup edilirTMK m.236/1
Kocanın evlilik öncesi eviKişisel malPaylaşılmaz; kadının katkısı varsa değer artış payıTMK m.220, m.227
Kocaya babasından kalan mirasKişisel malPaylaşılmaz; ancak evlilik içindeki kira geliri edinilmiş maldırTMK m.219/2, m.220
Krediyle alınan ev, taksitler evlilikte ödenmişKarma; kaynaklar ayrıştırılırEvlilikte ödenen taksitler oranında hakTMK m.230, m.231
Kocanın kıdem tazminatı, emekli ikramiyesiEvlilik içinde (ve 2002 sonrasında) geçen çalışmaya düşen kısım edinilmişO kısım üzerinden yarı artık değerTMK m.219, m.228/2
Kadının çeyizi ve kişisel eşyasıKişisel malAynen geri alırTMK m.220, m.226
Dava açıldıktan sonra edinilen malRejim dışındaPaylaşılmazTMK m.225/2

Hesaplamanın mantığını kendi rakamlarınızla görmek için katılma alacağı hesaplama aracını, konunun tamamı için boşanmada mal paylaşımı rehberini kullanabilirsiniz.

Aile Konutu ve Evde Kalma Hakkı

Kadınların en çok sorduğu soru “boşanırsam evden çıkmak zorunda mıyım?” sorusudur. Cevap, evliliğin hangi aşamasında olunduğuna göre değişir.

  • Evlilik sürerken: Ev tapuda kocanın adına olsa bile, aile konutu olarak kullanılan ev kadının açık rızası olmadan satılamaz, devredilemez, üzerindeki haklar sınırlanamaz; kiralık ise kira sözleşmesi feshedilemez (TMK m.194/1). Kadın tapuya aile konutu şerhi koydurabilir (m.194/3); şerh açıklayıcıdır ve rızasız satışı tapuda baştan önler; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25.10.2022 tarihli kararında şerh olmasa da rızasız devrin geçersiz olduğunu ve ilk alıcının iyiniyet savunmasının sonucu değiştirmediğini kabul etmiştir (aile konutu şerhi nasıl konulur?). Kiralık evde kadın, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olur (m.194/4); aile konutu olarak kullanılan taşınmazın kiracısı, eşinin açık rızası olmadıkça sözleşmeyi feshedemez (TBK m.349).
  • Dava sürerken: Hâkim, geçici önlem olarak ortak konutun kadın ve çocuklar tarafından kullanılmasına karar verebilir (TMK m.169). Şiddet varsa 6284 sayılı Kanun’a göre şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verilebilir (6284 m.5/1-b).
  • Boşanma kesinleştikten sonra: Aile konutu koruması evlilikle birlikte sona erer. Ev kimin adına kayıtlıysa onundur; kadının hakkı, katılma alacağı veya değer artış payı olarak paraya dönüşür. Ev iki eşin paylı mülkiyetindeyse, kadın daha üstün bir yararı olduğunu ispat eder ve diğer eşin payını öderse evin bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m.226/2).

Ev konusunda kadının hakları: üç aşama

AşamaKadının hakkıDayanak
Evlilik sürerkenRızası olmadan satış, ipotek, kira feshi yapılamaz; tapuya şerhTMK m.194; TBK m.349
Dava sürerkenKonutun kadına ve çocuklara bırakılması; şiddette uzaklaştırmaTMK m.169; 6284 m.5/1-b
Boşanmadan sonra (ev kocanın adına)Evde kalma hakkı yok; artık değer veya değer artış payı alacağıTMK m.227, m.236
Boşanmadan sonra (ev ortak)Üstün yarar ispatı ve pay bedelinin ödenmesiyle evin kadına verilmesiTMK m.226/2

Soyadı, Bekleme Süresi ve Kişisel Durum

Boşanan kadın, evlenmekle kazandığı kişisel durumu korur; ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK m.173/1). Kocasının soyadını taşımakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat eden kadına, istemi hâlinde hâkim tarafından kocasının soyadını kullanma izni verilir (m.173/2). Mesleğinde bu soyadıyla tanınmak, çocuklarla aynı soyadını taşımak tipik menfaat örnekleridir. Koşullar değişirse koca iznin kaldırılmasını isteyebilir (m.173/3; boşanmadan sonra kadının soyadı).

Boşanan kadın, evliliğin sona erdiği tarihten başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez; doğurmakla süre sona erer. Kadının önceki evlilikten gebe olmadığı anlaşılırsa veya eşler tekrar birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m.132; iddet süresinin kaldırılması).

Şiddet Gören Kadının Hakları (6284)

Şiddet gören kadının koruma hakkı, boşanma davasının açılmasına veya kusurun ispatına bağlı değildir. 6284 sayılı Kanun’a göre koruyucu tedbir kararı için şiddetin delili veya belgesi aranmaz (m.8/3); başvuru kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına, aile mahkemesine veya şiddet önleme ve izleme merkezlerine yapılabilir. Acil durumda 112 ve KADES kullanılabilir.

6284 sayılı Kanun’a göre kadının isteyebileceği tedbirler

TedbirKim verir?Dayanak
Barınma yeri, geçici maddi yardım, rehberlik, geçici koruma, kreş imkânıMülki amir6284 m.3/1
İşyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri, tapuya aile konutu şerhi, kimlik değişikliğiHâkim6284 m.4/1
Şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun kadına tahsisiHâkim (acil hâlde kolluk amiri, onaya tabi)6284 m.5/1-b, m.5/2
Yaklaşmama, iletişim kurmama, silah teslimiHâkim6284 m.5/1
Tedbir nafakası (TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemişse)Hâkim6284 m.5/4
Kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesiHâkim6284 m.8/6

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir; tehlike sürerse uzatılabilir (m.8/2). Uzaklaştırma, yaklaşmama veya iletişim kurmama tedbirine aykırı davranan kişiye hâkim kararıyla ilk ihlalde üç günden on güne kadar, her tekrarda on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır; toplam süre altı ayı geçemez (m.13). Koruma kararı boşanma davasında kusurun değerlendirilmesinde de dikkate alınabilir; başvuru adımları için 6284 koruma kararı nasıl alınır? yazımıza bakın.

Sağlık Güvencesi ve Yetim Aylığı

Eşi üzerinden genel sağlık sigortasından yararlanan kadın, boşanma kesinleşince “bakmakla yükümlü olunan eş” sıfatını kaybeder. Çalışmayan ve evli olmayan kadın, şartları taşıyorsa anne veya babası üzerinden sağlık hizmetinden yararlanabilir; vefat etmiş anne veya babasından, evli olmamak ve kanundaki diğer şartları (sigortalı çalışmamak gibi) taşımak kaydıyla yetim aylığı bağlatabilir (5510 s.K. m.34). Ayrıntılar boşanan kadının sağlık güvencesi ve yetim aylığı yazımızda yer alıyor.

Önemli uyarı. Boşandığı hâlde eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen hak sahibi eş ve çocukların gelir ve aylıkları kesilir (5510 m.56/2). Anayasa Mahkemesi 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararıyla bu kuralı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır (RG 14.07.2026, sayı 33310). Haksız ödendiği belirlenen tutarlar 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesine göre geri istenir. Kâğıt üzerinde boşanıp aynı evde yaşamaya devam etmek, kadın için hem aylığın kesilmesi hem de geçmiş ödemelerin geri istenmesi riski taşır.

Kusur Hangi Hakkı Etkiler, Hangisini Etkilemez?

Kadınların çoğu “kusurlu bulunursam hiçbir şey alamam” endişesi taşır. Bu yanlıştır. Kanun, kusuru yalnız bazı hakların şartı yapmıştır; mal paylaşımı, ziynet ve çocuk nafakası kural olarak kusurdan bağımsızdır.

Kusurun kadının haklarına etkisi

HakKusur etkiler mi?Açıklama
Tedbir nafakasıKural olarak hayırDava sürerken yardım yükümlülüğü devam eder (TMK m.169, m.185)
Yoksulluk nafakasıEvetKadının kusuru daha ağırsa istenemez; eşit kusurda istenebilir (m.175)
Maddi ve manevi tazminatEvetKusursuz veya daha az kusurlu olmak gerekir; eşit kusurda istenemez (m.174)
İştirak nafakasıHayırAlacaklı çocuktur (m.182/3)
VelayetDolaylıÖlçüt çocuğun üstün yararıdır; kusur değil, ebeveynlik kapasitesi önemlidir
Katılma alacağıKural olarak hayırİstisna: boşanma zina veya hayata kast sebebiyle ise hâkim kusurlu eşin payını hakkaniyete göre azaltabilir veya kaldırabilir (m.236/2)
Ziynet ve kişisel eşyaHayırMülkiyet meselesidir; boşanma kusuruna bağlı değildir
Soyadı izniHayırÖlçüt menfaat ve kocaya zarar vermemedir (m.173/2)
6284 koruma kararıHayırŞiddet tehlikesi yeterlidir; delil aranmaz (6284 m.8/3)

Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır; ancak hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekir (TMK m.166/3). Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek bu düzenlemede değişiklik yapabilir.

Anlaşmalı boşanmada kadının hakları protokolde ne yazdığına bağlıdır. Protokolde nafaka, tazminat veya mal rejimi alacağından açıkça feragat edilmişse, bu talepler sonradan kural olarak ileri sürülemez. Protokolde mal rejimi hiç düzenlenmemişse mal rejimi alacağı ayrıca dava edilebilir; ancak “tarafların birbirinden başka talebi yoktur” gibi genel ifadelerin kapsamı tartışma yaratabildiğinden mal rejimi konusunun açıkça yazılması gerekir. Bu yüzden protokol imzalanmadan önce şu sorular yanıtlanmalıdır:

  • Yoksulluk nafakası isteniyor mu, isteniyorsa miktarı ve artış oranı yazıldı mı?
  • Çocuklar için iştirak nafakası ve yıllık artış belirlendi mi?
  • Mal paylaşımı protokolde çözülüyor mu, yoksa “mal rejimine ilişkin haklar saklıdır” ifadesi mi kullanılıyor?
  • Ziynetlerin kimde kalacağı açıkça yazıldı mı?
  • Tapu devri varsa devrin tarihi ve masrafı kime ait?
  • Kişisel ilişki düzeni bayram, tatil ve yaz dönemi dahil ayrıntılı mı?

Protokol örneği ve Yargıtay’ın onay şartları için anlaşmalı boşanma protokolü yazımıza bakabilirsiniz.

Avukat, Masraf ve Adli Yardım

Boşanma davası avukatsız da açılabilir; ancak nafaka, tazminat, mal rejimi ve ziynet taleplerinin süreleri ve ispat kuralları farklı olduğundan bir talebin unutulması kalıcı hak kaybına yol açabilir. Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumdaki kadın, iddiasında haklı görünüyorsa adli yardım isteyebilir; adli yardım kabul edilirse harç, gider avansı ve bilirkişi gibi masraflardan geçici olarak muaf tutulur, gerekirse avukat atanması istenebilir (HMK m.334-340; boşanmada adli yardım). Barolar bünyesindeki adli yardım büroları da maddi gücü yetersiz olanlara avukat görevlendirir.

Süreler Tablosu

Kadının haklarını en çok süreler tehlikeye sokar. Bir kısım süreler dava açma hakkını düşürür, bir kısmı zamanaşımıdır ve karşı taraf ileri sürerse hak kaybettirir.

Boşanmada kadını ilgilendiren başlıca süreler

KonuSüreDayanak
Zina sebebiyle boşanmaÖğrenmeden itibaren 6 ay; her hâlde zinadan itibaren 5 yılTMK m.161/2
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışÖğrenmeden itibaren 6 ay; her hâlde olaydan itibaren 5 yılTMK m.162/2
Terk sebebiyle boşanmaAyrılık en az 6 ay; ihtar ve ihtardan sonra bekleme süresiTMK m.164
Reddedilen davadan sonra fiili ayrılıkRet kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl (7532 sayılı Kanun m.13 ile 3 yıldan 1 yıla indirildi)TMK m.166/4
Davaya cevapDava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 haftaHMK m.127
İstinafKararın tebliğinden itibaren 2 haftaHMK m.345
Nafaka ve tazminat için ayrı davaBoşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yılTMK m.178
Katılma alacağı ve değer artış payıBoşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yılTBK m.146; YHGK 2016/8-1061
Yeniden evlenme için beklemeEvliliğin sona ermesinden itibaren 300 günTMK m.132
6284 tedbir kararıİlk defasında en çok 6 ay; uzatılabilir6284 m.8/2

Dava Öncesi Belge Kontrol Listesi

Hakların çoğu ispata dayanır ve belgeler boşanma süreci başladıktan sonra kaybolabilir. Dava açmadan önce aşağıdakileri güvenli bir yerde toplamanız önerilir:

  • Nüfus kayıt örneği, evlenme tarihi ve çocukların kimlik bilgileri.
  • Tapu kayıtları, araç ruhsatları, kredi sözleşmeleri ve ödeme dökümleri.
  • Banka hesap dökümleri; özellikle dava tarihine yakın para çekişleri ve havaleler.
  • Eşin maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, kira gelirleri, şirket ortaklıkları hakkında bildiğiniz her bilgi.
  • Size ait mirası, bağışı veya evlilik öncesi birikimi gösteren belgeler.
  • Düğün videosu, fotoğraflar, takı listesi ve takıları takan kişilerin adları.
  • Çeyiz senedi, eşya faturaları, ev eşyasının fotoğrafları.
  • Şiddet varsa darp raporu, kolluk tutanağı, koruma kararı ve mesajlar.
  • Çocukların okul, sağlık ve gider belgeleri (iştirak nafakasının ispatı için).
  • Hukuka uygun yollarla elde edilmiş yazışmalar ve tanık listesi; delillerin hukuka uygunluğu için boşanma davası nasıl açılır? yazımıza bakın.

Varsayımsal Örnek

Aşağıdaki örnek gerçek bir dosyaya dayanmaz; hakların birlikte nasıl işlediğini göstermek için sadeleştirilmiştir. Gerçek hesap bilirkişi raporuyla, dava tarihindeki mal durumu ve karar tarihine en yakın değerler üzerinden yapılır.

Ayşe Hanım 2014’te evlendi; evlilik boyunca çalışmadı, iki çocuğu var. Eşi memur. 2016’da eşinin adına krediyle bir daire alındı: satış bedeli 1.000.000 TL, bunun 300.000 TL’lik peşinatını Ayşe Hanım’ın babası kızına bağışladı ve para doğrudan satıcıya ödendi; kalan tutar eşin maaşından ödenen kredi taksitleriyle karşılandı. Boşanma davası 2026’da açıldı; dairenin karar tarihine yakın değeri 4.000.000 TL, kalan kredi borcu 600.000 TL. Eşin evden ayrıldığı dönemde Ayşe Hanım’a ve çocuklara ödeme yapmadığı ileri sürülüyor; düğün takıları düğün videosunda Ayşe Hanım’a takılmış görünüyor.

Örnekte Ayşe Hanım’ın talepleri (sadeleştirilmiş)

TalepDeğerlendirmeDayanak
Tedbir nafakası (kendisi ve çocuklar için)Dava süresince; kusur araştırılmazTMK m.169
Velayet ve iştirak nafakasıÇocukların yaşı ve bakım düzeni değerlendirilir; velayet annede kalırsa baba gücü oranında katılırTMK m.182
Değer artış payıBabasından gelen 300.000 TL kişisel maldır; dairenin edinilmesine katkı oranı yaklaşık %30; bu oran güncel değere uygulanınca yaklaşık 1.200.000 TLTMK m.220/2, m.227
Katılma alacağıDaireden değer artış payı ve kalan kredi düşülünce kalan yaklaşık 2.200.000 TL edinilmiş değerdir; bunun yarısı yaklaşık 1.100.000 TLTMK m.231, m.236/1
Yoksulluk nafakasıGelirsiz ve kusuru daha ağır değilse istenebilir; miktar eşin maaşına göreTMK m.175
Maddi ve manevi tazminatEşin kusuru ispatlanır ve Ayşe Hanım daha az kusurlu bulunursaTMK m.174
Ziynet iadesiKendisine takılan ve kadına özgü takılar Ayşe Hanım’ındır; eşte kaldığını ispat etmesi gerekirYargıtay 2. HD 2024/2402 K.

Örnekte görüldüğü gibi, Ayşe Hanım’ın en büyük alacağı nafaka veya tazminat değil, mal rejiminden doğan alacaklardır; ve bu alacaklar kusurdan bağımsızdır. Bu nedenle mal rejimi davasının unutulmaması ve dava açılır açılmaz daireye ihtiyati tedbir konulması, sonucu doğrudan belirler.

Hakkı Kaybettiren Hatalar

  1. Yalnız boşanma davası açıp mal rejimini unutmak. Katılma alacağı boşanma davasının kendiliğinden parçası değildir; ayrıca talep edilmelidir.
  2. Tazminat ve nafaka için bir yılı kaçırmak. Boşanma davasında istenmeyen nafaka ve tazminat, kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ayrı dava ile istenmelidir (TMK m.178).
  3. Anlaşmalı protokolü okumadan imzalamak. Nafakadan veya mal rejimi alacağından feragat ifadesi sonradan geri alınamayabilir.
  4. Ortak evin tapusuna şerh koydurmamak. Şerh açıklayıcıdır, ama satış baştan önlenmezse ev başka kişilere devredildikçe dava uzar ve sonraki alıcıların iyiniyeti tartışılır.
  5. Takıların kime takıldığını gösteren video ve tanıkları hazırlamamak. 2024’ten beri aidiyet tartışmasında bu belirleyicidir.
  6. Delili hukuka aykırı yolla toplamak. Eşin telefonuna izinsiz girmek, şifresini kullanmak veya gizli kayıt almak hem delilin reddine hem de ceza soruşturmasına yol açabilir (HMK m.189/2).
  7. Kâğıt üzerinde boşanıp aynı evde yaşamak. Yetim aylığı kesilir ve geçmiş ödemeler geri istenir (5510 m.56/2, m.96).
  8. Şiddette boşanma davasını beklemek. Koruma kararı aynı gün ve delilsiz istenebilir; beklemek gerekmez.
  9. Evden ayrılırken eşya listesi çıkarmamak. Çeyiz ve kişisel eşyanın evde bırakıldığının ispatı zorlaşır.
  10. Eşin gelirini araştırmadan nafaka miktarı istemek. Nafaka ödeyenin mali gücüyle orantılıdır; gelir belgelenmezse düşük nafaka riski doğar.

Erkek açısından: Velayet, çocukla görüşme, nafakanın kaldırılması, mal paylaşımı ve soybağının reddi için Boşanmada Erkeğin Hakları 2026 yazımıza bakın.

Bu hakları dava yoluyla isterken: Avukatlık ücretinin AAÜT asgari tutarına, Ankara Barosu 2026 tavsiye tarifesine ve ücret sözleşmesi kurallarına göre nasıl belirlendiğini Boşanma Avukatı Ücreti 2026 rehberinde anlattık.

Aylık için göstermelik boşanma düşünenler dikkat: Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenenlerin aylığı kesilir ve ödenenler 10 yıla kadar geriye dönük, faiziyle geri istenir (5510 m.56/2, 96). SGK tespiti, Yargıtay ölçütleri, ceza riski ve itiraz yolu için Göstermelik (Danışıklı) Boşanma ve Yetim Aylığı 2026 rehberine bakın.

Dava henüz açılmadıysa: Eşiniz “boşanma davası açacağım” dediğinde aile konutu şerhi, mal kaçırmaya karşı tedbir, delil toplama ve evden ayrılma kararı için Eşim Boşanma Davası Açacağını Söyledi: Dava Öncesi Hukuki Adımlar rehberine bakın.

Çalışmayan eş ne alır? Ev hanımının 2002 sonrası mallarda katkı ispatı gerekmeden artık değerin yarısını alması, 2002 öncesi mallarda ziynet katkısı (YHGK 13.12.2023) ve hesap örnekleri için Ev Hanımı Boşanınca Mal Paylaşımından Ne Alır? rehberine bakın.

Evlilik sürerken nafaka: TMK 196, 197, 169 ve 175 nafakalarının farkları ve maaştan doğrudan ödeme (TMK 198) için Boşanmadan Nafaka Alınabilir mi? yazımızı okuyun.

Şiddet gördüyseniz: Tek bir tokat bile boşanma sebebi olabilir. Kusur, af ve koruma kararı için Eşim Bir Kez Tokat Attı: Tek Seferlik Şiddet Boşanma Sebebi mi? rehberine bakın.

Eşiniz kuma getirdiyse: İmam nikâhlı ikinci kadın, zina davası, tazminat ve mal paylaşımı için Eşim İmam Nikâhıyla İkinci Bir Kadınla Yaşıyor (Kuma) rehberine bakın.

Evliliğiniz kısa sürdüyse: Bir yıl şartı, tazminat, nafaka, takılar ve düğün masrafları için Birkaç Aylık Evlilikten Sonra Boşanma rehberine bakın.

Ortak tapulu ev: Boşandıktan sonra evin satışı, evi bölünmeden alma (TMK 226/2) ve ecrimisil için Eşlerin Ortak Tapulu Evi: Boşandıktan Sonra Ortaklığın Giderilmesi yazısını okuyun.

Almanya’da boşandıysanız: Kararın Türkiye’de tanınması ve mal haklarınız için Almanya’da Boşanma Kararı Türkiye’de Nasıl Geçerli Olur? yazısını okuyun.

Uzun evlilikten sonra boşanan kadın: İki dönemli mal paylaşımı, emekli ikramiyesi, nafaka ve ölüm aylığı kaybı için Uzun Evlilikten Sonra Boşanma (25 Yıl ve Üzeri) rehberine bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada kadının hakları nelerdir?

Kadın; dava sürerken tedbir nafakası ve geçici önlemler (TMK m.169), boşanmadan sonra yoksulluk nafakası (m.175), kusur şartlarıyla maddi ve manevi tazminat (m.174), velayet ve iştirak nafakası (m.182), edinilmiş malların artık değerinin yarısı olan katılma alacağı (m.236), ziynet ve kişisel eşyalarının iadesi, aile konutu koruması (m.194) ve şiddet hâlinde 6284 sayılı Kanun’daki tedbirleri isteyebilir.

Hiç çalışmayan ev hanımı boşanınca mal paylaşımından pay alır mı?

Evet. Eşin evlilik içinde maaşıyla edindiği malların artık değerinin yarısı, kadın hiç çalışmamış olsa da kadına aittir (TMK m.236/1). Katılma alacağı kadının kazancına değil, malın evlilik içinde edinilmiş olmasına bağlıdır.

Boşanınca ev kadına mı kalır?

Hayır, kendiliğinden kalmaz. Ev kimin adına kayıtlıysa onda kalır; diğer eşin hakkı katılma alacağı veya değer artış payı olarak paraya dönüşür. Dava sürerken hâkim evin kadın ve çocuklar tarafından kullanılmasına karar verebilir (TMK m.169); ev ortak mülkiyetteyse kadın üstün yararını ispat edip eşin payını öderse evin kendisine verilmesini isteyebilir (m.226/2).

Kusurlu kadın nafaka alabilir mi?

Yoksulluk nafakasında engel yalnız kadının kusurunun eşinden daha ağır olmasıdır; eşit veya daha az kusurlu kadın nafaka isteyebilir (TMK m.175). Tedbir nafakasında kusur kural olarak araştırılmaz.

Süresiz nafaka kalktı mı?

Anayasa Mahkemesi TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026’da iptal etti; karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası kaldırılmadı; o tarihe kadar mevcut kural uygulanır ve verilmiş kararlar kendiliğinden sona ermez.

Çalışan kadın yoksulluk nafakası alabilir mi?

Geliri zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa alabilir. Düzenli ve yeterli geliri olan eşe Yargıtay uygulamasında yoksulluk nafakası bağlanmaz; yeterlilik somut olayda kadının giderleri ve yaşam düzeyiyle birlikte değerlendirilir.

Düğün takıları boşanınca kimin olur?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli kararına göre önce taraflar arasındaki anlaşmaya, sonra ispatlanmış yerel âdete bakılır; ikisi de yoksa takı kime takıldıysa onundur. Kadına özgü takılar kime takılırsa takılsın kadının sayılır.

Kusurlu bulunursam takılarımı geri alamaz mıyım?

Alırsınız. Ziynet iadesi mülkiyete dayanır ve boşanmadaki kusura bağlı değildir. Takıların eşinizde kaldığını ispat etmeniz gerekir.

Boşanma davasında hangi tazminatları isteyebilirim?

Boşanma yüzünden zedelenen menfaatleriniz için maddi tazminat, kişilik hakkınıza yapılan saldırı için manevi tazminat isteyebilirsiniz (TMK m.174). İkisi için de karşı tarafın kusurlu ve sizin kusursuz veya daha az kusurlu olmanız gerekir; eşit kusurda tazminat verilmez.

Nafaka ve tazminatı boşanma davasında istemeyi unuttum, ne yapabilirim?

Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açabilirsiniz (TMK m.178). Bu süre geçerse ve karşı taraf zamanaşımı itirazında bulunursa talep reddedilir.

Mal paylaşımı davasını ne zamana kadar açabilirim?

Katılma alacağı ve değer artış payı, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146; YHGK, 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959). Delil kaybı riski nedeniyle beklemeden açmak gerekir.

Boşanma davası açılınca eşim evi satabilir mi?

Ev aile konutuysa kadının açık rızası olmadan satılamaz (TMK m.194/1). Tapuya aile konutu şerhi koydurmanız ve dava ile birlikte ihtiyati tedbir istemeniz satışa karşı en güçlü korumadır.

Velayet kendiliğinden anneye mi verilir?

Hayır. Velayet çocuğun üstün yararına göre verilir. Küçük yaştaki çocuklarda velayetin anneye bırakılması uygulamada sık görülse de mahkeme sosyal inceleme raporu, çocuğun görüşü ve ebeveynlerin bakım kapasitesini birlikte değerlendirir.

Velayet bende; çocuk için ne kadar nafaka alırım?

Velayeti almayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182/3). Tutar çocuğun ihtiyaçları ve ödeyecek ebeveynin geliri birlikte değerlendirilerek belirlenir; talep hâlinde gelecek yıllar için artış da hükme bağlanabilir (m.182/4).

Boşanınca eski eşimin soyadını kullanabilir miyim?

Kural olarak evlenmeden önceki soyadınıza dönersiniz. Eşinizin soyadını taşımakta menfaatiniz olduğunu ve bunun eşinize zarar vermeyeceğini ispat ederseniz hâkim izin verir (TMK m.173/2).

Boşandıktan hemen sonra evlenebilir miyim?

Kadın için evliliğin sona ermesinden itibaren 300 günlük bekleme süresi vardır; doğumla sona erer. Gebe olmadığınızı gösteren raporla veya eski eşinizle yeniden evlenecekseniz mahkeme bu süreyi kaldırır (TMK m.132).

Şiddet gördüm; önce boşanma davası mı açmalıyım?

Hayır. 6284 sayılı Kanun’a göre koruma kararı boşanma davasından bağımsızdır ve şiddetin delili aranmadan verilir (m.8/3). Hâkim şiddet uygulayanı evden uzaklaştırıp konutu size tahsis edebilir, tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5).

Boşanma davası için avukat parası ödeyemiyorum, ne yapabilirim?

Adli yardım isteyebilirsiniz; kabul edilirse harç ve yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulursunuz ve gerekirse avukat atanmasını isteyebilirsiniz (HMK m.334-340). Baroların adli yardım büroları da maddi gücü yetersiz olanlara avukat görevlendirir.

Boşandıktan sonra babamın yetim aylığını alabilir miyim?

Vefat etmiş anne veya babanızdan, evli olmamak ve sigortalı çalışmamak gibi kanuni şartları taşımak kaydıyla yetim aylığı bağlatabilirsiniz (5510 m.34). Ancak eski eşinizle fiilen birlikte yaşadığınız tespit edilirse aylık kesilir ve geçmiş ödemeler geri istenir (5510 m.56/2, m.96).

Bu yazının kaynakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.132, 161, 162, 164, 166, 169, 173-176, 178, 182, 185, 194, 197, 199, 202, 219, 220, 222, 225-227, 229, 231, 235, 236, 328; 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146, 349; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4, 127, 189, 334-340, 345, 389-399; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.3, 4, 5, 8, 13; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.34, 56, 96; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344; 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326); Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı karar (RG 30.09.2026) ve 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı karar (RG 14.07.2026, sayı 33310); Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05.10.2016, E.2016/8-1061, K.2016/959; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024, E.2023/5704, K.2024/2402 ve 28.05.2014, E.2014/1497, K.2014/11762.

Hangi hakkınızın hangi davada isteneceğini birlikte belirleyelim

Nafaka, tazminat, ziynet ve mal paylaşımı taleplerinizi tek planda, süreleriyle birlikte hazırlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu içerik aile ve boşanma hukuku kümesindedir.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk