22 Ekim 2026

Göstermelik (Danışıklı) Boşanma ve Yetim Aylığı 2026: SGK Tespiti, 10 Yıllık Geri Ödeme, Ceza ve İtiraz (5510 m.56, 96; TCK 158)

Göstermelik (danışıklı) boşanma, eşlerin yalnızca kâğıt üzerinde boşanıp aynı evde karı-koca hayatını sürdürmesidir; en sık amaç, kadının vefat eden anne veya babasından yetim aylığı bağlatmasıdır. 5510 sayılı Kanun m.56/2’ye göre eşinden boşandığı hâlde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış gelir ve aylıkları kesilir; ödenmiş tutarlar m.96’ya göre geri alınır. Kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğan yersiz ödemelerde, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıl içinde yapılan ödemeler, ödeme tarihlerinden işleyen kanuni faiziyle birlikte istenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 05.11.2025 tarihli kararında, boşanmanın samimi olup olmadığının araştırılmasına gerek olmadığını, belirleyici olanın eski eşlerin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı olduğunu açıkça belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi de 26.03.2026 tarihli kararıyla bu hükmün iptali istemini oybirliğiyle reddetmiştir. SGK fiilî birlikteliği çoğunlukla denetmen incelemesi, adres kayıtları ve muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici beyanlarıyla tespit eder. Ceza boyutunda kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-e) gündeme gelebilir; ancak bu suç için hileli bir davranış gerekir ve basına yansıyan bir Yargıtay kararında kesinleşmiş boşanmadan sonra birlikte yaşamanın tek başına dolandırıcılık oluşturmadığı kabul edilmiştir. Borç bildirimine karşı önce SGK’ya başvurmak, cevap alınamaz ya da başvuru reddedilirse iş mahkemesinde işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespiti davası açmak gerekir (7036 sayılı Kanun m.4).

Güncel durum (22 Ekim 2026). Anayasa Mahkemesi, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine 5510 sayılı Kanun m.56’nın ikinci fıkrasını incelemiş ve 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararıyla iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Karar 14 Temmuz 2026 tarihli, 33310 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Hüküm yürürlüktedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli, E.2025/9040, K.2025/14859 sayılı kararı, fiilî birlikteliğin hangi delillerle araştırılacağını ayrıntılı biçimde sıralamaktadır. Bu yazıdaki ölçütler bu karar ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarihli, E.2017/4977, K.2017/7099 sayılı kararına dayanır.

Yetim aylığınız kesildi veya borç çıkarıldı mı?

Borç bildirim belgesine itiraz, iş mahkemesinde dava ve olası ceza soruşturması birbirine bağlıdır; ilk adımı doğru atmak için dosyanızı birlikte inceleyelim: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevap: Göstermelik Boşanmayla Yetim Aylığı Almanın Sonuçları

Kanun, evli olmayan kız çocuğuna vefat eden anne veya babasından ölüm aylığı (halk arasında yetim aylığı veya yetim maaşı) bağlanmasına izin verir. Bu nedenle gerçekten boşanan bir kadının aylık istemesi tamamen hukuka uygundur. Sorun, boşanmanın yalnızca aylık için yapılması ve eşlerin boşandıktan sonra da birlikte yaşamaya devam etmesidir. Bu durumda yasal sonuçlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Tablo: Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamanın hukuki sonuçları

SonuçNe olur?Dayanak
Aylığın kesilmesiBağlanmış gelir ve aylık kesilir5510 m.56/2
Geri ödemeÖdenen tutarlar geri istenir; kasıt veya kusur varsa tespit tarihinden geriye en fazla 10 yıl, ödeme tarihlerinden kanuni faiziyle5510 m.96/1-a
Mahsup ve kesintiKişinin Kurumdan alacağı varsa borca mahsup edilir; başka bir gelir veya aylıktan kesinti yapılabilir5510 m.96
Ceza soruşturmasıSGK suç duyurusunda bulunabilir; hileli davranış varsa kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık (4-10 yıl hapis)TCK m.158/1-e
Yoksulluk nafakasıEski eşten nafaka alınıyorsa, evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşama nedeniyle mahkeme kararıyla kaldırılabilirTMK m.176/3
Boşanma kararıGeçerliliğini korur; SGK veya iş mahkemesi boşanmayı ortadan kaldıramazHMK m.303; Yargıtay 10. HD 2025
Aylığın yeniden bağlanmasıFiilî birliktelik gerçekten sona ererse yeniden başvuru yapılabilir5510 m.34, 56

Göstermelik (Danışıklı) Boşanma Nedir? Boşanma Kararı Geçerli mi?

Göstermelik boşanma, hukuk dilinde muvazaalı boşanma olarak da anılır. Eşler aslında evliliği bitirmek istemez; ancak boşanmanın bir sonucundan yararlanmak için mahkemeden boşanma kararı alırlar. Uygulamada en yaygın örnek, babası veya annesi vefat etmiş bir kadının, evli olduğu sürece alamadığı ölüm aylığını bağlatabilmek için eşiyle anlaşmalı olarak boşanması ve boşandıktan sonra aynı evde yaşamaya devam etmesidir. Benzer şekilde, sosyal yardım, konut hakkı veya vergi avantajı amacıyla yapılan boşanmalara da rastlanır.

Anlaşmalı boşanma Türk Medeni Kanunu m.166/3’te düzenlenmiştir: evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşler birlikte başvurur veya bir eşin açtığı davayı diğeri kabul ederse, hâkim tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin anlaşmayı uygun bulursa boşanmaya karar verilir. Hâkim, eşlerin boşanmayı neden istediğini araştırmakla yükümlü değildir. Bu nedenle göstermelik bir boşanma da usulüne uygun görülmüşse geçerli bir boşanma kararıyla sonuçlanır. Şartları ayrıntılı olarak anlaşmalı boşanma şartları ve süreci rehberinde bulabilirsiniz.

Kesinleşen boşanma kararı kesin hüküm niteliği taşır (HMK m.303). SGK, boşanmanın muvazaalı olduğunu ileri sürerek bu kararı ortadan kaldıramaz; iş mahkemesi de boşanmanın samimi olup olmadığını incelemez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 05.11.2025 tarihli kararında bu noktayı açıkça vurgulamış, kanunun boşanmanın hangi amaçla yapıldığına göre bir ayrım yapmadığını, Kurumun ve mahkemelerin boşanma iradesinin gerçek olup olmadığını araştırmasının gerekmediğini belirtmiştir. Belirleyici olan tek soru şudur: Eski eşler boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşıyor mu?

Bu yaklaşımın iki yönlü bir sonucu vardır. Birincisi, gerçekten boşanmış olsanız bile eski eşinizle yeniden birlikte yaşamaya başlarsanız aylığınız kesilir; boşanmanın samimi olması sizi korumaz. İkincisi, boşanmanız aylık amacıyla yapılmış olsa bile eski eşinizle gerçekten ayrı yaşıyorsanız m.56/2’nin şartları oluşmaz. Hukuk, niyete değil yaşanan fiilî duruma bakar. Boşanma kararının hangi tarihte kesinleştiğini ise boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısında anlattık.

Boşanan Kız Çocuğuna Yetim Aylığı: Şartlar ve Evlenme Ödeneği

5510 sayılı Kanun, ölen sigortalının çocuklarına ölüm aylığı bağlanmasını m.34’te düzenler. Erkek çocuklar için yaş sınırı vardır: öğrenim görmüyorsa 18, lise ve dengi öğrenimde 20, yükseköğrenimde 25 yaş. Kız çocukları için ise yaş veya öğrenim şartı yoktur. Kız çocuğu; evli değilse, kanundaki istisnalar dışında sigortalı olarak çalışmıyorsa ve kendi sigortalılığından gelir veya aylık almıyorsa, yaşı ne olursa olsun aylıktan yararlanabilir. Kız çocuğunun aylığı evlenmesiyle kesilir; boşanır veya dul kalırsa diğer şartlar devam ettiği sürece yeniden aylık bağlanabilir.

Tablo: Kız çocuğunun ölüm (yetim) aylığı

KonuKuralDayanak
Yaş şartıYok5510 m.34
Medeni hâlEvli olmamak; boşanmış veya dul olmak aylığa engel değildir5510 m.34, 56
ÇalışmaKanundaki istisnalar dışında sigortalı olarak çalışmamak5510 m.34
Kendi aylığıKendi sigortalılığından gelir veya aylık almamak5510 m.34
EvlenmeAylık kesilir; talep edilirse son aylık tutarının 24 katı evlenme ödeneği bir defada ödenir5510 m.37
Evlenme ödeneği aldıktan sonra boşanmaAylığın kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak kazanılırsa bu sürede aylık bağlanmaz; iki yılın dolduğu tarihi izleyen aybaşından bağlanır5510 m.37
Eski eşle fiilen birlikte yaşamaAylık kesilir, ödenenler geri alınır5510 m.56/2, 96

Evlenme ödeneği kuralı göstermelik boşanma planlarında sıkça gözden kaçar. Evlenirken iki yıllık aylık tutarını toplu olarak almış bir kadın, aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl dolmadan boşanırsa, o iki yıllık süre için yeniden aylık alamaz; aylığı ancak iki yılın dolduğu tarihi izleyen aybaşından başlar. Ölüm aylığının paylaştırılması, dul eş ile çocuklar arasındaki oranlar ve kesilme hâlleri için ölüm aylığı: hak sahipleri, paylar ve kesilme rehberine, kendi payınızı yaklaşık görmek için ölüm aylığı paylaşım hesaplama aracına bakabilirsiniz. Boşandıktan sonra sağlık güvencesinin ne olacağını ise boşandıktan sonra sağlık sigortam ne olur yazısında anlattık.

Önemli bir ayrıntı: ölüm aylığı, mirastan bağımsız bir haktır. Mirası reddetmiş olmanız aylık almanıza engel değildir; aylık, hak sahibi sıfatına ve 5510 sayılı Kanun’daki şartlara bağlıdır. Bu konuyu ölüm aylığı mirasa dahil mi yazısında ayrıca ele aldık.

5510 m.56/2: Boşandığı Eşiyle Fiilen Birlikte Yaşama

Hükmün metni kısadır ve yoruma çok az yer bırakır:

“Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” (5510 sayılı Kanun m.56/2)

Hükmün unsurlarını tek tek ele almak, kendi durumunuzun bu kapsama girip girmediğini anlamanın en sağlıklı yoludur.

Tablo: m.56/2’nin unsurları

UnsurAnlamıUygulamadaki karşılığı
“Eşinden boşandığı hâlde”Kesinleşmiş bir boşanma kararı bulunmalıdırKarar kesinleşmeden eşler hukuken evlidir; bu dönemde aylık zaten bağlanmaz
“Boşandığı eşiyle”Birlikte yaşanan kişi, boşanılan eşin kendisi olmalıdırBaşka biriyle resmî nikâhsız yaşama bu fıkranın konusu değildir
“Fiilen birlikte yaşadığı belirlenen”Ortak hayatın boşanmadan sonra da sürdüğünün kanıtlanması gerekirÇocuklar için kişisel ilişki kurulması tek başına yeterli değildir
“Eş ve çocukların”Hak sahibi eş ve çocuklar kapsamdadırEn sık karşılaşılan durum, babasından aylık alan boşanmış kız çocuğudur
“Gelir ve aylıkları kesilir”Ölüm aylığı ve iş kazası nedeniyle ölüm geliri dahil, bağlanmış ödemeler kesilirKesinti, fiilî birlikteliğin başladığı tarihten itibaren hesaplanır
“96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır”Ödenen tutarlar yersiz ödeme sayılırKasıt veya kusur varsa tespit tarihinden geriye en fazla 10 yıl ve kanuni faiz

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.11.2025 tarihli kararında hükmün lafzının açık olduğunu, boşanma gerekçesine göre bir sınırlama içermediğini ve bu nedenle geniş uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, eylemli olarak birlikte yaşamanın aynı zamanda bir gelir-aylık bağlama engeli olarak da benimsendiği, eski eşlerin eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda gelirin ve aylığın kesilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Aynı kararda, mahkemenin düzenlediği kişisel ilişki kapsamında çocuklarla görüşülmesinin tek başına birlikte yaşama sayılamayacağı, her ilişkinin bu kavram kapsamında kalıp kalmadığının ayrı ayrı incelenmesi gerektiği de vurgulanmıştır.

Hükmün zaman bakımından uygulanmasına ilişkin bir ayrıntı da kararda yer alır: 5510 sayılı Kanun 01.10.2008’de yürürlüğe girdiğinden, m.56/2’ye dayanılarak bu tarihten önceki dönem için yersiz ödeme hesaplanamaz; birlikte yaşama daha önce başlamış olsa bile kesinti ve geri alma bu tarihten itibaren değerlendirilir. Fiilî birliktelik ise gerçek başlangıç tarihinden itibaren dikkate alınır ve bu tarihten sonraki ödemeler yersiz sayılır.

Anayasa Mahkemesinin 2026 Kararı: Hüküm Anayasa’ya Uygun

İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığı kesilen ve hakkında borç bildirim belgesi düzenlenen bir kişinin açtığı iptal davasında, m.56/2’nin Anayasa’nın 9, 10, 17, 20, 35, 125 ve 141. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararıyla iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir (RG 14.07.2026, sayı 33310).

Kararın vatandaş açısından önemli noktaları şunlardır:

  • Aylık bir mülkiyet hakkıdır, ancak sınırlanabilir. Mahkeme, sosyal sigorta yardımı olarak yapılan ödemelerin mülk teşkil ettiğini kabul etmiş; buna karşılık hükmün, aylığın hangi hâlde kesileceğini tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta düzenlediğini ve kanunilik şartını karşıladığını belirtmiştir.
  • Amaç meşrudur. Kararın özetine göre Mahkeme, sosyal güvenlik haklarının kötüye kullanılmasını önleme, sınırlı kamu kaynaklarının etkin kullanılması ve sistemin mali yapısını koruma amaçlarını meşru görmüş; eski eşiyle birlikte yaşayan kişinin eş desteğinden tamamen yoksun sayılamayacağını değerlendirmiştir.
  • Ölçülülük. Fiilî birliktelik sona erdiğinde aylığın yeniden bağlanabilmesi, düzenlemenin kişiye katlanılamaz bir yük yüklemediği sonucuna ulaşılmasında dikkate alınmıştır.
  • Eşitlik. Yeniden evlenip boşanan kişi ile hiç evlenmeden biriyle birlikte yaşayan kişinin aynı hukuki konumda olmadığı, farklı muamelenin nesnel ve makul bir gerekçeye dayandığı kabul edilmiştir.

Sonuç olarak, “bu hüküm Anayasa’ya aykırı, iptal edilecek” beklentisiyle dava stratejisi kurmanın bugün için bir dayanağı yoktur. Savunma, hükmün geçersizliğine değil, somut olayda fiilî birlikteliğin gerçekten kanıtlanıp kanıtlanmadığına odaklanmalıdır.

SGK Fiilî Birlikteliği Nasıl Tespit Eder?

SGK, boşandıktan sonra aylık bağlanan kişilerin durumunu çoğunlukla bir ihbar, şikâyet veya rutin kontrol sonucunda inceler. İnceleme, sosyal güvenlik denetmenleri tarafından yapılır; denetmen adres kayıtlarını inceler, gerektiğinde adrese gider, muhtar, komşu ve bina görevlilerinin beyanını alır ve vardığı sonucu bir rapora bağlar. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 23.10.2017 tarihli kararında denetmen raporunu aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olarak değerlendirmiş; ancak eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun ihtilaflı dönem bakımından tüm açıklığıyla ortaya konması gerektiğini de vurgulamıştır.

Yargıtay, yalnızca emniyet araştırması ve birkaç tanık beyanıyla yetinilmesini yeterli görmemektedir. 05.11.2025 tarihli kararda, ihtilaflı dönemde tarafların her bir adresinde birlikte yaşayıp yaşamadıklarının aşağıdaki delillerle ayrı ayrı araştırılması istenmiştir.

Tablo: Yargıtay’ın araştırılmasını istediği deliller

DelilNe gösterir?Dikkat edilecek nokta
Nüfus adres kayıtları ve adres değişiklik geçmişiTarafların hangi tarihte hangi adreste kayıtlı olduğuKayıt tek başına yeterli değildir; fiilî durumla desteklenmelidir
Muhtarlık ikametgâh bilgileriMahalledeki fiilî ikametMuhtarın kişisel bilgisi ve kayıtları birlikte değerlendirilir
Su, elektrik ve telefon abonelikleriKonutu kimin kullandığı, kimin adına abonelik açıldığıEski eş adına abonelik, birlikte yaşama izlenimi doğurabilir
Seçmen kayıtlarıSeçim dönemlerinde hangi adreste oy kullanıldığı2017 kararında aynı adreste seçmen kaydı önemli bir delil sayılmıştır
Banka kayıtlarıHesaplarda bildirilen adreslerHesap adresinin değiştirilmesi lehe veya aleyhe değerlendirilebilir
Kolluk araştırmasıEmniyet veya jandarmanın yerinde tespitiTek başına yetinilmemesi gereken bir delildir
Muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici beyanlarıEski eşlerin aynı konutta yaşayıp yaşamadığıBeyanların somut gözleme dayanması gerekir
Ortak iş yeri ve ortak hayatın izleriBirlikte işletilen dükkân, ortak düzen2017 kararında aynı adreste birlikte dükkân işletilmesi dikkate alınmıştır

2017 tarihli kararın olayı, ispatın nasıl kurulduğunu göstermesi bakımından öğreticidir. Davacı 14.09.2006’da boşanmış, 30.03.2012’de aynı kişiyle yeniden evlenmiştir. Denetmen raporu, tarafların aynı adreste birlikte yaşadığını ve bir dükkân işlettiğini tespit etmiş; muhtar ve tarafsız bir tanığın beyanları rapora uygun çıkmış; boşanma davasının açıldığı gün nafaka ve tazminat talebi olmadan karara bağlanması anlaşmalı bir boşanmaya işaret etmiş; 2007 seçimlerinde iki eşin aynı adreste seçmen olarak kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay, bu delillerin birlikte değerlendirilmesiyle boşanmadan yeniden evlenmeye kadar aynı adreste eylemli birlikte yaşamanın sabit olduğunu kabul etmiş ve aksi yöndeki yerel mahkeme kararını bozmuştur.

2025 tarihli kararın olayında ise davacı 2001’de boşanmış, babası 2002’de vefat etmiş ve 2003’ten itibaren aylık almıştır. 2009 tarihli bir denetmen raporuyla aylığı kesilmiş, açtığı ilk dava reddedilmiştir. 2022’de yeniden başvurmuş, SGK eski raporu gerekçe göstererek başvuruyu reddetmiş, iş mahkemesi ise ret işlemini iptal ederek aylık bağlanmasına karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı da eksik inceleme nedeniyle bozmuştur. Bu olay iki şeyi gösterir: Birincisi, fiilî birliktelik sona erdiğinde yeniden başvuru yolu açıktır. İkincisi, mahkeme hem SGK’nın hem davacının iddiasını somut delillerle ve dönem dönem incelemek zorundadır.

Borç Bildirimi: 10 Yıl Geriye Dönük Geri Alma ve Faiz (5510 m.96)

Fiilî birliktelik tespit edildiğinde SGK, aylığı keser ve o güne kadar ödenen tutarları yersiz ödeme olarak hesaplayıp ilgiliye borç bildirim belgesi gönderir. Geri alınacak tutarın kapsamı, yersiz ödemenin kimin davranışından kaynaklandığına göre değişir.

Tablo: 5510 m.96’ya göre yersiz ödemenin geri alınması

DurumGeriye dönük süreFaizBent
Yersiz ödeme kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından kaynaklanmışsaHatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla 10 yılÖdeme tarihlerinden itibaren kanuni faizm.96/1-a
Yersiz ödeme Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmışsaTespit tarihinden geriye doğru en fazla 5 yılTebliğden itibaren 24 ay içinde ödenirse faizsiz; sonrasında kanuni faizm.96/1-b

Göstermelik boşanma dosyalarında SGK, borcu genellikle (a) bendine dayandırır; çünkü durum değişikliğini bildirmeyen veya gizleyen kişinin davranışı kasıtlı ya da kusurlu kabul edilir. SGK’nın yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin 2017/25 sayılı Genelgesi’ne göre, gelir veya aylığı etkileyen bir durum değişikliğinin bir ay içinde bildirilmemesi ya da gizlenmesi yönetmelik gereği kasıtlı veya kusurlu davranış sayılır. Bu, borcun hem on yıllık süre hem de ödeme tarihlerinden işleyen faizle birlikte hesaplanması anlamına gelir.

Tahsil yöntemi de kanunda gösterilmiştir. Kişinin Kurumdan alacağı varsa borç önce bu alacaktan mahsup edilir; mahsup en eski borçtan başlayarak anaparaya uygulanır. Kişi Kurumdan başka bir gelir veya aylık alıyorsa (örneğin kendi emekli aylığı), yersiz ödeme bu aylıktan kanuni faiziyle birlikte yüzde yirmi beş oranında kesilerek tahsil edilebilir. Alacak yoksa borç genel hükümlere göre tahsil edilir.

Örnek hesap (yalnızca anapara, temsilî rakamlar). Aylık 6.000 TL ölüm aylığı alan bir kadın hakkında, fiilî birlikteliğin 6 yıldır sürdüğü tespit edilmiş olsun. Bu durumda 72 aylık ödeme yersiz sayılır: 72 × 6.000 TL = 432.000 TL anapara. Kasıt veya kusur kabul edilirse her bir aylık ödemenin yapıldığı tarihten itibaren kanuni faiz işler; bu nedenle toplam borç, anaparanın belirgin biçimde üstüne çıkar. Fiilî birliktelik 12 yıldır sürüyorsa, tespit tarihinden geriye ancak 10 yıllık ödemeler (120 ay) istenebilir. Aylık tutarları zamanla değiştiğinden gerçek hesap, her dönemin fiilen ödenen tutarı üzerinden yapılır.

Borç bildirim belgesi geldiğinde ilk yapılması gereken, borcun hangi dönem için ve hangi bende göre hesaplandığını kontrol etmektir. Fiilî birlikteliğin başlangıç tarihi yanlış belirlenmişse, 01.10.2008 öncesine ait bir dönem borca eklenmişse veya Kurumun kendi hatasından kaynaklanan bir ödeme (a) bendine göre hesaplanmışsa, itiraz ve dava yoluyla borcun azaltılması ya da tamamen kaldırılması mümkündür.

Ceza Boyutu: Nitelikli Dolandırıcılık Ne Zaman Gündeme Gelir?

SGK, muvazaalı boşanma tespit ettiği dosyalarda uygulamada Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaktadır. Gündeme gelen suç, kamu kurum ve kuruluşları zararına nitelikli dolandırıcılıktır (TCK m.158/1-e). Nitelikli dolandırıcılığın cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; kamu kurumu zararına işlenen (e) bendindeki hâlde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Bu suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür.

Ancak her göstermelik boşanma dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve bu yolla haksız yarar sağlanması gerekir. Basına yansıyan bir kararında Yargıtay 15. Ceza Dairesi, Rize’de anlaşmalı olarak boşanan ve kadının babasından yetim aylığı almaya başladığı bir olayda, sanıkların kesinleşmiş bir boşanma kararına sahip olduğunu, birlikte yaşayıp yaşamamaya kendi iradeleriyle karar verebileceklerini, aylık bağlanmasının Kurumun takdirinde olduğunu ve yersiz ödemenin idarece hukuk yoluyla geri alınabileceğini belirterek dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına karar veren beraat hükmünü onamıştır.

Bu karar önemli bir güvence sunar; fakat sınırsız bir güvence değildir. Somut olayda hileli bir davranış bulunması, örneğin Kuruma gerçeğe aykırı belge veya beyan sunulması, adresin aldatıcı biçimde gösterilmesi ya da sahte belge kullanılması hâlinde değerlendirme değişebilir; sahte belge kullanılmışsa belgede sahtecilik hükümleri de ayrıca gündeme gelir. Bu nedenle ceza soruşturmasında ifade vermeden önce dosyanın hangi davranışa dayandığını öğrenmek ve savunmayı buna göre kurmak gerekir. Hukuki uyuşmazlık ile dolandırıcılık suçu arasındaki sınırı hukuki uyuşmazlık mı dolandırıcılık mı yazısında, suçun unsurlarını ve cezalarını dolandırıcılık suçu ve cezası 2026 rehberinde ayrıntılı bulabilirsiniz.

Tablo: Ceza boyutunda temel kurallar

KonuKuralDayanak
Suç tipiKamu kurum ve kuruluşları zararına nitelikli dolandırıcılıkTCK m.158/1-e
Ceza4 yıldan 10 yıla kadar hapis; adli para cezası menfaatin iki katından az olamazTCK m.158/1
Temel şartHileli davranışla aldatma ve haksız yararTCK m.157, 158
Yargıtay yaklaşımıKesinleşmiş boşanmadan sonra birlikte yaşama tek başına hile sayılmamış, beraat onanmıştırYargıtay 15. CD (basına yansıyan karar)
Etkin pişmanlıkZarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı, hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilirTCK m.168/1-2
Kısmi ödemeKısmen giderilen zararda etkin pişmanlık için mağdurun (SGK’nın) rızası aranırTCK m.168/4

Etkin pişmanlık hükmü pratikte çok önemlidir: borcun soruşturma aşamasında tamamen ödenmesi, olası bir mahkûmiyette cezanın önemli ölçüde azalmasını sağlar. Ancak borcun ödenmesi, hukuk yolunda borca itiraz hakkından vazgeçmek anlamına gelebileceğinden, ödeme kararı ceza ve hukuk dosyası birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Etkin pişmanlığın şartlarını etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi yazısında anlattık.

Nafaka, Mal Rejimi ve Miras: Göstermelik Boşanmanın Gözden Kaçan Sonuçları

Göstermelik boşanma planlanırken çoğunlukla yalnızca aylık hesaba katılır. Oysa boşanma kararı, eşler arasındaki bütün hukuki bağları gerçek bir boşanma gibi sona erdirir. Eşler fiilen birlikte yaşamaya devam etse bile, evliliğin sağladığı kanuni korumaların hiçbiri artık işlemez. Aşağıdaki sonuçlar, çoğu zaman yetim aylığından çok daha büyük kayıplara yol açar.

Tablo: Boşanmayla sona eren korumalar

KonuBoşanmadan sonra durumDayanak
Yasal mirasçılıkBoşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz; boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklar da kural olarak kaybedilirTMK m.181/1
Eşten ölüm aylığıEski eş vefat ederse boşanmış eş, onun üzerinden dul aylığı alamaz5510 m.34
Mal rejimiEdinilmiş mallara katılma rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer; sonraki edinimler katılma alacağına konu olmazTMK m.225/2
Aile konutu korumasıAile konutu şerhi ve eşin rızası şartı evlilikle birlikte sona ererTMK m.194
Yoksulluk nafakasıAlacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılırTMK m.176/3
Babalık karinesiEvliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün sonra doğan çocuk için kocanın babalığı karinesi işlemez; tanıma veya babalık davası gerekirTMK m.285, 295, 301
VelayetVelayet kural olarak eşlerden birine verilir; ortak velayet ancak koşulları varsa mümkündürTMK m.182
SoyadıKadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alırTMK m.173
Sağlık güvencesiEş sıfatıyla bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlanan sağlık güvencesi sona erer5510 m.3/1-10

Bu tablonun en tehlikeli satırları miras ve mal rejimidir. Göstermelik olarak boşanıp yıllarca birlikte yaşayan bir kadın, eski eşinin vefatında ne yasal mirasçı olabilir ne de ondan dul aylığı alabilir. Boşanmadan sonra birlikte çalışarak edinilen ev, araç veya birikimler de mal rejimi kapsamında paylaşılmaz; bu mallar kimin adına kayıtlıysa onun kişisel malı sayılır ve diğer eşin hakkı, ancak genel hükümlere göre ispat edebileceği katkıyla sınırlı kalır. Üstelik anlaşmalı boşanma protokollerine sıkça yazılan “taraflar mal rejiminden doğan haklarından karşılıklı olarak feragat eder” cümlesi, boşanma tarihine kadar edinilmiş malların paylaşımı hakkını da ortadan kaldırabilir. Protokolün bu yönünü anlaşmalı boşanma protokolü rehberinde, mal paylaşımının esaslarını boşanmada mal paylaşımı yazısında, tasfiye davasını ise mal rejimi tasfiyesi davası nasıl açılır rehberinde anlattık.

Nafaka yönünden de risk vardır: Göstermelik boşanma protokolünde kadın lehine yoksulluk nafakası kararlaştırılmışsa ve eşler birlikte yaşamaya devam ediyorsa, eski eş TMK m.176/3’e dayanarak nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. Aynı deliller, SGK’nın aylık kesme işleminde de kullanılabilir. Nafakanın kaldırılma hâllerini nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması yazısında bulabilirsiniz.

Eşler sonradan yeniden evlenmeye karar verirse, kadın için öngörülen üç yüz günlük bekleme süresi engel olmaz; sona eren evlilikteki eşler yeniden birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme bekleme süresini kaldırır (TMK m.132). Yeniden evlenmeyle birlikte kız çocuğunun aylığı kesilir.

Aylığınız Kesildiyse veya Borç Çıkarıldıysa: İtiraz ve Dava Yolu

5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür (5510 m.101). Ancak doğrudan dava açılamaz: sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine dayanan sigortalılık süresinin tespiti talepleri dışında, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; Kuruma karşı dava açılabilmesi için talebin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4).

Tablo: Borç bildirimi sonrası adım adım yol haritası

AdımNe yapılır?Dayanak / not
1. Belgeyi inceleyinBorcun dönemi, fiilî birlikteliğin başlangıç tarihi, uygulanan bent (a veya b) ve faiz başlangıcı kontrol edilir5510 m.96
2. Denetmen raporunu isteyinTespitin hangi delillere ve kimlerin beyanına dayandığı öğrenilirRapor aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Yargıtay 10. HD 2017)
3. Kuruma yazılı başvuruSGK il müdürlüğüne veya sosyal güvenlik merkezine gerekçeli itiraz dilekçesi verilir; teslim tarihi belgelenir7036 m.4
4. 60 günü bekleyinCevap gelmezse talep reddedilmiş sayılır7036 m.4
5. Dava açınİş mahkemesinde Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istenir5510 m.101
6. Delil listesiAyrı adres kayıtları, kira sözleşmesi, abonelikler, banka kayıtları, muhtar ve komşu tanıklarıYargıtay 10. HD 05.11.2025
7. Kanun yollarıKarara karşı istinaf, ardından temyizHMK m.341 vd., 361 vd.

Kuruma başvurmadan dava açılmışsa dava hemen reddedilmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.09.2020 tarihli, E.2017/2695, K.2020/587 sayılı kararıyla Kuruma başvuru şartının tamamlanabilir bir dava şartı olduğunu kabul etmiştir: mahkeme eksikliğin giderilmesi için kesin süre verir; süre içinde başvuru yapılırsa davanın esasına girilir, yapılmazsa dava usulden reddedilir. Yine de zaman ve masraf kaybını önlemek için başvurunun dava açılmadan önce yapılması en doğrusudur.

Dava açılması, kural olarak tahsilatı ve kesintiyi kendiliğinden durdurmaz; koşulları varsa mahkemeden ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m.389). Davanın nasıl yürüdüğünü iş mahkemesinde yargılama süreci yazısında, ölüm aylığına ilişkin başvuru ve itiraz dilekçesinin yapısını ölüm geliri başvurusu ve hak sahipliği itiraz dilekçesi örneği rehberinde bulabilirsiniz.

Yeniden başvuru. Fiilî birliktelik gerçekten sona ermişse, aylığın yeniden bağlanması için SGK’ya yeni bir başvuru yapılabilir. 2025 tarihli Yargıtay kararının olayında da kişi, aylığının kesilmesinden yıllar sonra yeniden başvurmuş; Yargıtay, eski denetmen raporuyla yetinilmeden başvuru tarihindeki fiilî durumun ve her adresteki yaşamın ayrı ayrı araştırılmasını istemiştir. Yeniden başvuruda, ayrı yaşamaya başlandığı tarihten itibaren düzenli tutulmuş belgeler belirleyici olur.

Gerçekten Ayrı Yaşayanlar İçin: Aylığı Riske Atmamanın Yolları

Gerçekten boşanmış ve eski eşinden ayrı yaşayan bir kadın da ihbar veya rutin denetim sonucu incelemeye konu olabilir. Özellikle ortak çocuklar varsa, eski eşin evde görülmesi yanlış bir izlenim doğurabilir. Aşağıdaki önlemler, gerçek durumun belgelenmesini sağlar.

  1. Adres kaydını gerçeğe uygun tutun. Boşanmadan sonra iki tarafın da gerçekte yaşadığı adresi nüfus müdürlüğüne bildirmesi, en temel delildir.
  2. Konut belgesini saklayın. Kira sözleşmesi, tapu veya konutu kimin kullandığını gösteren belge kendi adınıza olmalıdır.
  3. Abonelikleri kendi adınıza alın. Su, elektrik, doğalgaz ve internet aboneliklerinin eski eş adına kalması, birlikte yaşama izlenimi doğurabilir.
  4. Kişisel ilişkiyi düzene bağlayın. Çocuklarla görüşmenin gün ve saatleri boşanma kararında veya protokolde belirlenmişse, eski eşin bu kapsamdaki ziyaretleri kolayca açıklanır. Yargıtay da kişisel ilişki kapsamındaki görüşmenin tek başına birlikte yaşama sayılmayacağını kabul etmektedir.
  5. Banka ve resmî kayıtlardaki adresleri güncelleyin. Banka, işyeri, okul ve seçmen kayıtlarındaki adresler birbiriyle uyumlu olmalıdır.
  6. Durum değişikliğini bildirin. Eski eşinizle yeniden birlikte yaşamaya başlarsanız veya yeniden evlenirseniz durumu bir ay içinde SGK’ya bildirin. Bildirimde bulunmamak, borcun kasıt veya kusura göre (on yıl ve faizle) hesaplanmasına ve ceza soruşturması riskinin artmasına yol açar.
  7. Denetmen gelirse beyanınızı dikkatle verin. İmzaladığınız tutanak ileride aleyhinize delil olarak kullanılabilir; okumadan imzalamayın, eksik veya hatalı yazılan beyanı düzelttirin.

Boşandıktan sonra yetim aylığı ve sağlık güvencesi başvurusunun nasıl yapılacağını boşanan kadının sağlık güvencesi ve yetim aylığı hakları yazısında, boşanmadaki diğer bütün hakları ise boşanmada kadının hakları 2026 rehberinde topladık.

Sık Yapılan Hatalar

  1. “Boşanma kararı elimde, kimse bir şey yapamaz” sanmak. SGK boşanmayı değil, boşanmadan sonraki fiilî durumu inceler (5510 m.56/2).
  2. Borcun beş yılla sınırlı olduğunu düşünmek. Beş yıl yalnızca Kurumun hatasından doğan ödemeler içindir; kasıt veya kusurda süre on yıldır ve faiz ödeme tarihlerinden işler (m.96/1).
  3. Borç bildirim belgesine doğrudan dava açmak. Önce Kuruma başvuru şarttır (7036 m.4).
  4. Denetmen tutanağını okumadan imzalamak. Tutanak, aksi kanıtlanana kadar geçerli kabul edilir.
  5. Ceza soruşturmasını önemsememek. Kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılıkta hapis cezasının alt sınırı dört yıldır (TCK m.158/1-e).
  6. Borcu ceza ve hukuk dosyasını birlikte değerlendirmeden ödemek veya ödememek. Ödeme etkin pişmanlık indirimi sağlayabilir; ancak itiraz hakkını da etkileyebilir (TCK m.168).
  7. Protokolde mal rejiminden feragat etmek. Göstermelik boşanma, mal paylaşımı haklarının kalıcı olarak kaybına yol açabilir.
  8. Miras ve dul aylığını hesaba katmamak. Boşanan eş, eski eşinin yasal mirasçısı olamaz ve onun üzerinden dul aylığı alamaz (TMK m.181/1; 5510 m.34).
  9. Evlenme ödeneği aldıktan kısa süre sonra boşanmak. İki yıllık süre dolmadan yeniden aylık bağlanmaz (5510 m.37).

Aylığınız kesildi veya borç bildirim belgesi mi geldi? İtiraz dilekçesi örneği, dava açmadan önce SGK’ya başvuru şartı (7036 m.4), iş mahkemesi dava dilekçesi ve delil stratejisi için SGK “Boşandığı Eşiyle Yaşıyor” Diyerek Yetim Aylığımı Kesti: İtiraz ve Dava rehberimizi okuyun.

Sıkça Sorulan Sorular

Göstermelik boşanma suç mu?

Göstermelik boşanmanın kendisi bir suç tipi değildir; boşanma kararı geçerlidir. Ancak bu yolla SGK’dan aylık alınması, hileli davranışlar da varsa kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-e) olarak değerlendirilebilir. Basına yansıyan bir kararda Yargıtay 15. Ceza Dairesi, kesinleşmiş boşanmadan sonra birlikte yaşamanın tek başına dolandırıcılık oluşturmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını onamıştır.

Boşandıktan sonra eski eşimle aynı evde yaşarsam yetim aylığım kesilir mi?

Evet. 5510 sayılı Kanun m.56/2’ye göre boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların gelir ve aylıkları kesilir; boşanmanın samimi olup olmaması sonucu değiştirmez.

SGK boşanmanın göstermelik olduğunu nasıl anlar?

SGK boşanmanın göstermelik olup olmadığını değil, eski eşlerin birlikte yaşayıp yaşamadığını araştırır. Bunun için denetmen incelemesi, nüfus adres kayıtları, muhtarlık bilgileri, abonelik ve seçmen kayıtları, banka kayıtları, kolluk araştırması ile muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici beyanlarından yararlanılır.

Çocuklarımızı görmek için eski eşimin eve gelmesi birlikte yaşamak sayılır mı?

Tek başına sayılmaz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, mahkemece düzenlenen kişisel ilişki kapsamında çocuklarla görüşülmesinin tek başına birlikte yaşama sayılamayacağını, her ilişkinin ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yetim aylığı borcu kaç yıl geriye gider?

Yersiz ödeme kişinin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıl içinde yapılan ödemeler istenir. Kurumun hatasından doğmuşsa bu süre beş yıldır (5510 m.96/1).

Yetim aylığı borcuna faiz işler mi?

Kasıt veya kusur hâlinde her ödemenin yapıldığı tarihten itibaren kanuni faiz işler. Kurum hatasından doğan borçta ise tebliğden itibaren 24 ay içinde ödenirse faiz uygulanmaz; bu süreden sonra kanuni faiz işler.

Borç bildirim belgesine nasıl itiraz edilir?

SGK il müdürlüğüne veya sosyal güvenlik merkezine gerekçeli ve delilli bir itiraz dilekçesi verilir. Altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve iş mahkemesinde işlemin iptali ile borçlu olmadığının tespiti davası açılabilir (7036 m.4).

SGK’ya başvurmadan doğrudan iş mahkemesinde dava açabilir miyim?

Kuruma başvuru zorunludur. Başvurmadan dava açılmışsa Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020 tarihli kararına göre mahkeme eksikliği tamamlamak için kesin süre verir; süre içinde başvuru yapılmazsa dava usulden reddedilir.

Borcu ödersem ceza davası düşer mi?

Düşmez, ancak cezada indirim sağlayabilir. Zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı, hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir; kısmi ödemede SGK’nın rızası aranır (TCK m.168).

Eski eşimle birlikteliğimiz bitti; aylığımı yeniden alabilir miyim?

Evet. Fiilî birliktelik gerçekten sona ermişse ve diğer şartlar devam ediyorsa SGK’ya yeniden başvurulabilir. Başvurunun reddi hâlinde iş mahkemesi, eski raporla yetinmeden başvuru tarihindeki fiilî durumu araştırmak zorundadır.

SGK boşanma kararımı iptal ettirebilir mi?

Hayır. Kesinleşmiş boşanma kararı kesin hüküm niteliğindedir. SGK yalnızca aylığı keser ve ödenenleri geri ister; boşanma geçerliliğini korur.

Eski eşimden nafaka alıyorum; birlikte yaşarsak nafaka ne olur?

Nafaka alacaklısının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluk nafakasının mahkeme kararıyla kaldırılma sebebidir (TMK m.176/3). Eski eş bu nedenle nafakanın kaldırılması davası açabilir.

Anayasa Mahkemesi bu hükmü iptal etti mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararıyla 5510 m.56/2’nin iptali istemini oybirliğiyle reddetmiştir (RG 14.07.2026, sayı 33310).

Evlenme ödeneği aldıktan sonra boşanırsam aylığım hemen bağlanır mı?

Hayır. Evlenme ödeneği alan kız çocuğu, aylığının kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak kazanırsa bu sürede aylık bağlanmaz; aylık iki yıllık sürenin dolduğu tarihi izleyen aybaşından başlar (5510 m.37).

Boşandıktan sonra eski eşimle yeniden evlenebilir miyim?

Evet. Kadın için öngörülen üç yüz günlük bekleme süresi, eski eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.132). Yeniden evlenmeyle birlikte yetim aylığı kesilir.

Bu yazının kaynakları. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.3, 34, 37, 56, 96, 101; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.132, 166/3, 173, 176/3, 181/1, 182, 194, 225/2, 285, 295, 301; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157, 158/1-e, 168; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.303, 389; Anayasa Mahkemesinin 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararı (RG 14.07.2026, sayı 33310); Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli, E.2025/9040, K.2025/14859 ve 23.10.2017 tarihli, E.2017/4977, K.2017/7099 sayılı kararları; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli, E.2017/2695, K.2020/587 sayılı kararı; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin basına yansıyan beraat onama kararı; SGK’nın 2017/25 sayılı Yersiz Ödemelerin Tahsili Genelgesi.

Borç bildirimi, dava ve soruşturma: tek dosyada birlikte planlayalım

SGK itirazı, iş mahkemesi davası ve olası ceza soruşturmasının birbirini etkilememesi için strateji baştan kurulmalıdır. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk