22 Ekim 2026

SGK “Boşandığı Eşiyle Yaşıyor” Diyerek Yetim Aylığımı Kesti: İtiraz Dilekçesi, İş Mahkemesinde Dava ve Delil Rehberi (7036 m.4, 5510 m.101)

SGK, boşandığınız eşinizle fiilen birlikte yaşadığınızı belirleyip yetim aylığınızı keserse ve geçmiş ödemeler için borç çıkarırsa, izlenecek yol idare mahkemesi değil iş mahkemesidir: sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür (5510 m.101; 7036 m.5). Dava açmadan önce SGK’ya yazılı başvuru yapmak zorunludur; Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır ve ancak bundan sonra dava açılabilir (7036 m.4). Borç bildirim belgesine yapılan itiraz, Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Yönetmelik m.11’e göre on iş günü içinde değerlendirilir; ancak itiraz ödeme süresini durdurmaz ve ödenmeyen borç takip için Kurumun hukuk birimine gönderilebilir. Yönetmelik m.5/1-d, boşanma nedeniyle aylık bağlandıktan sonra eşle fiilen birlikte yaşamayı açıkça kasıtlı veya kusurlu davranış saydığından, SGK bu dosyalarda borcu tespit tarihinden geriye on yıl ve ödeme tarihlerinden işleyen kanuni faizle hesaplar (5510 m.96/1-a). Anayasa Mahkemesi 2026’da hükmün iptali istemini reddettiği için başarılı bir savunma, fiilî birlikteliğin gerçekten kanıtlanıp kanıtlanmadığına, başlangıç tarihine ve hesaplanan döneme odaklanır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yalnızca emniyet araştırması ve birkaç tanıkla yetinilemeyeceğini, her adreste nüfus kaydı, muhtarlık bilgisi, abonelik, seçmen ve banka kayıtları ile muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici beyanlarının araştırılmasını istemektedir. Aşağıda itiraz dilekçesi ve dava dilekçesi örnekleriyle adım adım yol haritasını bulacaksınız.

Bu yazı neyi kapsar? (22 Ekim 2026) Göstermelik boşanmanın hukuki sonuçlarını, Anayasa Mahkemesinin 26.03.2026 tarihli kararını ve ceza boyutunu Göstermelik (Danışıklı) Boşanma ve Yetim Aylığı rehberinde ayrıntılı olarak anlattık. Bu yazı, aylığı kesilen veya borç bildirim belgesi alan kişinin atacağı usul adımlarına, sürelere, dilekçelere ve delil stratejisine odaklanır.

Usul kuralları 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (RG 25.10.2017), 5510 sayılı Kanun m.96 ve 101 ile Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e (RG 27.09.2008, sayı 27010; son değişiklik RG 23.06.2017, sayı 30105) dayanır.

Borç bildirim belgesi mi geldi? Süre işliyor.

İtiraz dilekçesi, dava ve olası icra takibi birbirine bağlıdır. Belgeyi aldığınız gün dosyanızı birlikte inceleyelim: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İçindekiler

Kısa Cevap: Aylığım Kesildi, İlk 60 Günde Ne Yapmalıyım?

SGK’nın “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşıyor” tespiti genellikle iki işlemle birlikte gelir: aylığın kesilmesi ve geçmiş ödemeler için borç bildirim belgesi düzenlenmesi. İkisine karşı da aynı yol izlenir; ancak süreler kısa olduğundan sıralamayı doğru kurmak gerekir. Aşağıdaki takvim, belgenin size tebliğ edildiği günü başlangıç kabul eder.

Tablo: Borç bildirimi sonrası takvim

ZamanYapılacak işDayanak
Tebliğ günüZarfı ve tebliğ tarihini saklayın; belgenin bir örneğini çoğaltın7201 sayılı Tebligat Kanunu; Yönetmelik m.11
İlk haftaBorç dönemini, başlangıç tarihini ve uygulanan bendi kontrol edin; adres geçmişinizi, kira ve abonelik belgelerinizi toplayın5510 m.96; Yönetmelik m.5, 10
İlk iki haftaSGK’ya gerekçeli itiraz dilekçesi verin; evrak kayıt numarası alın; denetmen raporunun ve dayanak belgelerin örneğini isteyin7036 m.4; Yönetmelik m.11
Tebliğden itibaren 1 ayÖdeme süresi itiraza rağmen işler; borç ödenmez veya taksitlendirilmezse alacak takip için hukuk birimine gönderilebilir (Kurum hatasından doğan borçlarda bile bir ay içinde ödenmeyen borç beklenmeden hukuk birimine intikal eder)Yönetmelik m.6/3, m.11/3
İtirazdan itibaren 10 iş günüYönetmeliğe göre itiraz bu sürede değerlendirilirYönetmelik m.11
Başvurudan itibaren 60 günCevap gelmezse talep reddedilmiş sayılır; ret cevabı gelirse beklemeden dava açılabilir7036 m.4
Ret veya 60 gün sonrasıİş mahkemesinde işlemin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve aylığın yeniden bağlanması davası5510 m.101; 7036 m.5, 7

Bu takvimde en sık yapılan hata, itiraz dilekçesi verildikten sonra her şeyin durduğunu düşünmektir. Yönetmelik m.11/3 açıkça, itiraz ve itirazın değerlendirilmesi için geçen sürenin ödeme süresini değiştirmediğini söyler. Bu nedenle itirazla eş zamanlı olarak tahsilat riskini de yönetmek gerekir; bu konuyu aşağıda “Dava sürerken” başlığında ele aldık.

Borç Bildirim Belgesini Okumak: 8 Kritik Kontrol

Borç bildirim belgesi, SGK’nın yersiz saydığı ödemeleri dönem dönem gösteren resmî bir hesaptır. Pek çok dosyada borç tamamen ortadan kalkmasa bile, hesap hataları düzeltilerek önemli ölçüde azaltılabilir. Belgeyi aşağıdaki sorularla tek tek kontrol edin.

Tablo: Borç bildirim belgesinde kontrol edilecek noktalar

KontrolNeye bakılır?Dayanak
1. Başlangıç tarihiFiilî birlikteliğin başladığı kabul edilen tarih neye dayanıyor? Boşanma tarihi otomatik olarak başlangıç kabul edilmiş mi?Yargıtay 10. HD 05.11.2025
2. 01.10.2008 sınırım.56/2’ye dayanılarak 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önceki döneme borç yazılmış mı?Yargıtay 10. HD 05.11.2025
3. On yıl sınırıBorç, tespit tarihinden geriye en fazla on yıllık ödemeleri mi kapsıyor?5510 m.96/1-a; Yönetmelik m.5/2
4. Uygulanan bentBorç (a) bendine (kasıt/kusur) mi, (b) bendine (Kurum hatası) mı dayandırılmış?5510 m.96/1; Yönetmelik m.5, 6
5. Faiz başlangıcıKasıt/kusurda faiz ödeme tarihinden tespit tarihine kadar hesaplanıp borca eklenir; Kurum hatasında faiz tebliği izleyen 24. ayın bitiminden işlerYönetmelik m.10; 3095 sayılı Kanun
6. Dönem bütünlüğüAyrı yaşadığınız ve belgeleyebildiğiniz aralar borçtan düşülmüş mü?Yargıtay 10. HD 23.10.2017
7. MahsupKurumdan birikmiş alacağınız varsa önce mahsup yapılmış mı?Yönetmelik m.13/1-2
8. Kesinti oranıBaşka bir gelir veya aylık alıyorsanız kesinti %25 oranını aşıyor mu?Yönetmelik m.13/4

Bu kontrollerden ilk ikisi çoğu dosyada en büyük farkı yaratır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli kararına göre fiilî birliktelik, gerçek başlangıç tarihinden itibaren dikkate alınır ve bu tarihten sonraki ödemeler yersiz sayılır; m.56/2 01.10.2008’de yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önceki dönem için bu hükme dayanılarak yersiz ödeme hesaplanamaz. Denetmen raporu yalnızca belirli bir tarihteki durumu tespit ediyorsa, geriye doğru yıllarca birlikte yaşandığının ayrıca kanıtlanması gerekir.

Dördüncü kontrol ise sınırlı bir savunma alanı sunar. Yönetmelik m.5/1-d, boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra eşle fiilen birlikte yaşamayı kasıtlı veya kusurlu davranışlar arasında açıkça saydığından, birliktelik ispatlanırsa borcun (a) bendine göre hesaplanması kural olarak yerindedir. Ancak borcun bir kısmı Kurumun kendi hatasından doğmuşsa (örneğin aylık yanlış oranla bağlanmışsa), o kısım için (b) bendinin beş yıl ve yirmi dört ay faizsiz ödeme kuralları uygulanmalıdır.

Hukuki Çerçeve: Hangi Kanun, Hangi Mahkeme?

SGK bir kamu kurumu olduğundan, işlemlerine karşı idare mahkemesine gidilmesi gerektiği sık düşülen bir yanılgıdır. Oysa 5510 sayılı Kanun m.101, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini açıkça düzenler. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 de iş mahkemelerinin, Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmakla görevli olduğunu belirtir; idari para cezalarına itirazlar gibi kanunda sayılan istisnalar bu konuyu kapsamaz. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla aylar kaybettirir.

Tablo: Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi

KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeİş mahkemesi (iş mahkemesi bulunmayan yerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi)5510 m.101; 7036 m.5
Dava ön şartıDava açmadan önce Kuruma başvuru; 60 gün cevapsızlık ret sayılır7036 m.4
Başvuru şartı eksikseTamamlanabilir dava şartı; mahkeme kesin süre verirYargıtay HGK 15.09.2020, E.2017/2695, K.2020/587
Yargılama usulüBasit yargılama usulü7036 m.7; HMK m.316-322
Yetkiİş mahkemelerinin yetkisi kesindir; yetkisiz mahkemede açılan dava gecikmeye yol açar7036 m.6
Aylığın kesilmesiBoşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenenin aylığı kesilir5510 m.56/2
Geri almaKasıt/kusurda 10 yıl ve kanuni faiz; Kurum hatasında 5 yıl5510 m.96; Yönetmelik m.5, 6, 10
Kasıt/kusur sayılan hâlBoşanma nedeniyle aylık bağlandıktan sonra eşle fiilen birlikte yaşamaYönetmelik m.5/1-d
Suç duyurusuKurumun yanlış işlem yapmasına sebep olanlar hakkında savcılığa bildirimYönetmelik m.5/3
Kanun yoluİstinaf ve temyiz; dosyalar ivedilikle karara bağlanır7036 m.7; HMK m.341 vd., 361 vd.

Bu çerçevenin uygulamadaki anlamı şudur: Anayasa Mahkemesi 26.03.2026 tarihli kararıyla m.56/2’nin iptali istemini oybirliğiyle reddettiğinden, “kanun Anayasa’ya aykırı” savunması bugün sonuç vermez. Dava, olayların ispatına dayanır. Bu nedenle dosyanın gücü, itiraz aşamasında toplanan belgelerle ve dava dilekçesinde gösterilen delillerle belirlenir.

1. Adım: SGK’ya İtiraz ve Başvuru (7036 m.4, Yönetmelik m.11)

İtiraz dilekçesi iki işlev görür. Birincisi, Yönetmelik m.11 uyarınca borç bildirim belgesine yapılan itirazdır; Kurum bunu on iş günü içinde değerlendirir. İkincisi, 7036 sayılı Kanun m.4’te dava ön şartı olarak öngörülen Kuruma başvurudur. Tek bir dilekçe her iki işlevi de görebilir; bunun için dilekçede hem borcun iptalini hem de aylığın yeniden bağlanmasını açıkça talep etmek ve dilekçenin “7036 sayılı Kanun m.4 kapsamında başvuru” olduğunu belirtmek yerinde olur.

Dilekçe, borcu çıkaran SGK il müdürlüğüne veya sosyal güvenlik merkezine verilir. Elden teslimde mutlaka evrak kayıt numarası alınmalı, dilekçenin üzerine alındı kaşesi bastırılmalıdır. Postayla gönderilecekse iadeli taahhütlü posta tercih edilmelidir. Altmış günlük sürenin başlangıcını ispat edebilmek için bu kayıt hayati önemdedir. Kuruma başvuruda geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (7036 m.4).

Tablo: İtiraz dilekçesinde bulunması gerekenler

BölümİçerikNeden önemli?
Kimlik ve dosya bilgisiT.C. kimlik numarası, aylık sicil veya tahsis numarası, borç bildirim belgesinin tarihi ve sayısıKurumun dosyayı doğru eşleştirmesi için
OlaylarBoşanma ve kesinleşme tarihi, boşanmadan sonra yaşadığınız adresler, eski eşin adresi ve işiFiilî ayrılığın tarihsel akışını kurar
İtiraz sebepleriBirlikte yaşama olmadığı, başlangıç tarihinin yanlış olduğu, dönem ve hesap hatalarıDavada sınırları çizilen iddiaların temeli
DelillerAdres kayıtları, kira sözleşmesi, abonelikler, banka kayıtları, tanık isimleriKurumun yeniden inceleme yapmasını sağlar
Bilgi ve belge talebiDenetmen raporu, tutanaklar ve beyan alınan kişilerin listesiSavunmanın hangi delile karşı kurulacağını gösterir
TaleplerBorç bildiriminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, kesintinin durdurulmasıDava ön şartının hangi talepler için yerine getirildiğini belirler

Dilekçede gerçeğe aykırı bir beyanda bulunmamak çok önemlidir. Kuruma sunulan gerçeğe aykırı beyan ve belgeler, hem Yönetmelik m.5/1-a ve c bakımından kasıtlı davranış sayılır hem de ceza soruşturmasında hileli davranışın kanıtı olarak kullanılabilir. Gerçekten birlikte yaşanan bir dönem varsa, bunu inkâr etmek yerine dönemi doğru belirlemek ve borcun yalnızca o dönemle sınırlandırılmasını istemek çoğu zaman daha sağlıklı bir stratejidir. Ceza boyutunda hukuki uyuşmazlık ile dolandırıcılık arasındaki sınırı hukuki uyuşmazlık mı dolandırıcılık mı yazısında anlattık.

SGK’ya İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, kendi olayınıza göre uyarlanması gereken bir şablondur. Köşeli parantez içindeki yerleri doldurun; olayınızda bulunmayan delilleri çıkarın.

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU [İL] SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE
([…] Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü aracılığıyla)

BAŞVURAN / İTİRAZ EDEN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […], Telefon: […]
DOSYA: Tahsis / sicil no: […]; Borç Bildirim Belgesi tarihi ve sayısı: […]
KONU: Boşandığım eşimle fiilen birlikte yaşadığım gerekçesiyle ölüm aylığımın kesilmesi ve tarafıma çıkarılan borca itiraz ile aylığımın yeniden bağlanması talebimden ibarettir. Bu dilekçe, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4 kapsamında Kuruma başvuru niteliğindedir.

AÇIKLAMALAR:
1. [Tarih] tarihinde […] Aile Mahkemesinin […] Esas, […] Karar sayılı kararıyla boşandım; karar [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
2. Babam/annem [Ad Soyad]’ın [tarih] tarihinde vefatı üzerine tarafıma [tarih] tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmıştır.
3. Kurumunuzca [tarih] tarihli denetmen raporuna dayanılarak boşandığım eşimle fiilen birlikte yaşadığım kabul edilmiş, aylığım kesilmiş ve [başlangıç]–[bitiş] dönemi için [tutar] TL borç çıkarılmıştır.
4. Boşanmadan sonra eski eşimle birlikte yaşamadım. Boşanma tarihinden bu yana [adres] adresinde ikamet ediyorum; eski eşim ise [adres / şehir] adresinde oturmakta ve [işyeri] işyerinde çalışmaktadır. Bu durum nüfus adres kayıtları, kira sözleşmesi, abonelik ve banka kayıtlarıyla sabittir.
5. Eski eşimin ortak çocuğumuz [Ad] ile kişisel ilişki kurmak için [gün/saat] evime gelmesi, boşanma kararındaki kişisel ilişki düzenlemesinin gereğidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli, E.2025/9040, K.2025/14859 sayılı kararında belirtildiği üzere, kişisel ilişki kapsamındaki görüşme tek başına birlikte yaşama sayılamaz.
6. Denetmen raporu yalnızca [tarih] tarihindeki bir gözleme dayanmakta olup, borcun hesaplandığı dönemin tamamında birlikte yaşandığına ilişkin bir tespit içermemektedir. Ayrıca borcun [dönem] kısmı, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önceki döneme / tespit tarihinden geriye on yılı aşan döneme ilişkindir [olayınıza uygunsa].
7. Kararın dayanağı olan denetmen raporunun, tutanakların ve beyanı alınan kişilerin listesinin bir örneğinin tarafıma verilmesini talep ediyorum.

HUKUKİ NEDENLER: 5510 sayılı Kanun m.34, 56, 96, 101; 7036 sayılı Kanun m.4; Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.5, 10, 11, 13; ilgili mevzuat.
DELİLLER: Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi, yerleşim yeri ve adres geçmişi belgesi, kira sözleşmesi ve kira ödeme dekontları, elektrik-su-doğalgaz abonelik belgeleri ve faturaları, banka kayıtları, eski eşin adres ve hizmet kayıtları, muhtarlık yazısı, tanıklar: [Ad Soyad, adres] (komşu, yönetici, kapıcı), her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; [tarih ve sayılı] borç bildirim belgesinin iptaline, ölüm aylığımın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, aylığımdan veya diğer alacaklarımdan yapılan kesinti ve mahsupların durdurulmasına ve bu itiraz değerlendirilinceye kadar tahsil işlemlerinin bekletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

[Ad Soyad] — İmza
EKLER: 1) Borç bildirim belgesi örneği 2) Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi 3) Adres geçmişi belgesi 4) Kira sözleşmesi 5) Abonelik belgeleri 6) Diğer belgeler

2. Adım: İş Mahkemesinde Dava

Kurum itirazı reddederse veya altmış gün içinde cevap vermezse dava açılabilir. Davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıdır; dilekçede işlemi yapan il müdürlüğü de gösterilir. Dava, birden fazla talebi bir arada içerir: Kurum işleminin (aylığın kesilmesi ve borç bildirimi) iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespiti, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve kesilen aylıklar ile yapılan kesintilerin faiziyle ödenmesi. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli kararına konu dosyada da ilk derece mahkemesi, ret işleminin iptaline ve aylığın faiziyle ödenmesine hükmetmiş; Yargıtay kararı yalnızca eksik araştırma nedeniyle bozmuştur.

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (7036 m.7). Bu usulde dilekçeler aşaması kısadır; bu nedenle delillerin dava dilekçesinde eksiksiz gösterilmesi, belgelerin dilekçeye eklenmesi ve elde olmayan belgelerin nereden getirtileceğinin belirtilmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre sosyal güvenlik davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme, tarafların gösterdiği delillerle yetinmeyip gerekli araştırmayı kendiliğinden de yapar; 2025 tarihli kararda mahkemeden, ihtilaflı dönemde her adreste birlikte yaşanıp yaşanmadığını ayrı ayrı araştırması istenmiştir.

Tablo: Dava dilekçesinde yer alacak talepler

TalepAçıklamaNot
İptalAylığın kesilmesi işleminin ve borç bildirim belgesinin iptaliAna talep
Menfi tespitDavacının Kuruma belirtilen tutarda borçlu olmadığının tespitiBorcun bir kısmına itiraz ediliyorsa o kısım belirtilir
Yeniden bağlamaAylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasıAyrılığın başladığı tarih farklıysa o tarih istenir
EdaÖdenmeyen aylıkların ve yapılan kesintilerin faiziyle ödenmesiKesinti yapılmışsa dönem ve tutarlar belirtilir
İhtiyati tedbirDava sonuçlanıncaya kadar kesinti ve takibin durdurulmasıHMK m.389 vd.; teminat gündeme gelebilir
Yargılama giderleriYargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesiHMK m.323, 326

Dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılmamışsa dava hemen reddedilmez; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli kararına göre mahkeme eksikliğin giderilmesi için kesin süre verir. Ancak bu yol, dosyayı en az iki ay geciktirir. İş mahkemesinde yargılamanın genel akışını iş mahkemesinde yargılama süreci yazısında bulabilirsiniz.

İş Mahkemesi Dava Dilekçesi Örneği

Bu örnek, birlikte yaşamanın tamamen reddedildiği bir olay için hazırlanmıştır. Birlikte yaşanan bir dönemi kabul ettiğiniz olaylarda, talepleri yalnızca itiraz edilen dönemle sınırlandırın.

[İL] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […]
VEKİLİ: [Av. Ad Soyad], [adres] [varsa]
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı — [İl] Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, [adres]
KONU: Ölüm aylığının kesilmesine ve borç bildirimine ilişkin Kurum işleminin iptali, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve kesilen aylıklar ile yapılan kesintilerin faiziyle ödenmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Borç bildirim belgesindeki tutar] TL [ve talep edilen birikmiş aylıklar].

AÇIKLAMALAR:
1. Davacı, [tarih] tarihinde kesinleşen […] Aile Mahkemesinin […] sayılı kararıyla boşanmıştır. Davacıya, vefat eden babası/annesi [Ad Soyad] nedeniyle [tarih] tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmıştır.
2. Davalı Kurum, [tarih] tarihli denetmen raporuna dayanarak davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığını kabul etmiş; aylığı [tarih] itibarıyla kesmiş ve [dönem] için [tutar] TL borç bildirmiştir.
3. Davacı [tarih] tarihinde 7036 sayılı Kanun m.4 uyarınca Kuruma başvurmuş; başvuru [tarih] tarihinde reddedilmiş / altmış gün içinde cevaplanmadığından reddedilmiş sayılmıştır.
4. Davacı ile eski eşi boşanmadan sonra hiçbir dönem birlikte yaşamamıştır. Davacı [adres] adresinde, eski eş ise [adres] adresinde ikamet etmektedir. Eski eşin [şehir]’de [işyeri] işyerinde çalıştığı hizmet kayıtlarıyla sabittir.
5. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, eylemli birlikte yaşama olgusunun ihtilaflı dönem bakımından tüm açıklığıyla ortaya konulması gerektiğini (23.10.2017, E.2017/4977, K.2017/7099) ve yalnızca emniyet araştırması ile tanık anlatımlarıyla yetinilemeyeceğini, tarafların nüfus adres kayıtları, muhtarlık ikametgâh bilgileri, abonelikler, seçmen ve banka kayıtları ile muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici beyanlarının araştırılması gerektiğini (05.11.2025, E.2025/9040, K.2025/14859) kabul etmektedir. Kişisel ilişki kapsamındaki görüşmeler tek başına birlikte yaşama sayılamaz.
6. Denetmen raporu, tek bir tarihteki gözleme ve [kişi] beyanına dayanmakta olup borç hesaplanan dönemin tamamında birlikte yaşandığını göstermemektedir. Rapordaki beyan sahiplerinin tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER: 5510 sayılı Kanun m.34, 56, 96, 101; 7036 sayılı Kanun m.4, 5, 6, 7; 6100 sayılı HMK m.316 vd., 389 vd.; Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik; Yargıtay içtihatları.
DELİLLER: Davalı Kurumdaki aylık ve borç dosyasının tamamı ile denetmen raporu ve ekleri; boşanma dosyası; davacı ve eski eşin nüfus adres kayıtları ve adres değişiklik geçmişi; muhtarlık yazısı; elektrik, su, doğalgaz ve telefon abonelik kayıtları; seçmen kayıtları; banka kayıtları; eski eşin SGK hizmet dökümü; kira sözleşmesi; tanıklar [isim ve adresleri]; keşif ve kolluk araştırması; her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; 1) Davalı Kurumun aylığın kesilmesine ve borç bildirimine ilişkin işleminin iptaline, 2) Davacının davalı Kuruma [tutar] TL borçlu olmadığının tespitine, 3) Aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, kesilen aylıkların ve yapılan kesintilerin faiziyle davacıya ödenmesine, 4) Dava sonuçlanıncaya kadar kesinti ve takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, 5) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı / Vekili — İmza

Delil Stratejisi: Neyi, Nereden Toplamalı?

Bu davalarda sonucu çoğunlukla belgeler belirler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli kararı, mahkemenin araştırması gereken delilleri tek tek saymıştır; davacının işi, bu delillerin kendi lehine olan kısmını mahkemeye eksiksiz sunmak ve elde edemediklerinin getirtilmesini istemektir. Belgelerin her biri tek başına zayıf görünebilir; gücü, aynı dönemi farklı kaynaklardan doğrulamasından gelir.

Tablo: Delil haritası

DelilNereden alınır?Neyi ispatlar?
Yerleşim yeri belgesi ve adres değişiklik geçmişie-Devlet veya nüfus müdürlüğü; eski eşinki için mahkemeden müzekkereBoşanmadan sonra iki tarafın ayrı adreslerde kayıtlı olduğu
Kira sözleşmesi ve kira ödeme dekontlarıEv sahibi, bankaKonutu kimin kiraladığı ve kimin ödediği
Tapu kaydıTapu müdürlüğü veya e-DevletKendi adınıza ya da başka bir yerde konut bulunduğu
Abonelik kayıtları ve faturalarElektrik, su, doğalgaz, internet şirketleriKonutun kimin adına ve hangi tarihten beri kullanıldığı
Banka kayıtlarıBankanız; eski eşinki için mahkemeden müzekkereBildirilen adresler, harcamaların yapıldığı şehirler
Eski eşin hizmet dökümüMahkemeden SGK’ya müzekkereEski eşin başka bir şehirde veya vardiyalı çalıştığı
Seçmen kayıtlarıe-Devlet; mahkemeden il seçim kuruluna müzekkereSeçim dönemlerinde hangi adreste kayıtlı olunduğu
Muhtarlık yazısıMahalle muhtarlığıFiilî ikamet ve mahallede bilinen durum
Çocukların okul kayıtlarıOkul müdürlüğüÇocukların hangi ebeveynin adresinden okula kayıtlı olduğu
Kişisel ilişki düzenlemesiBoşanma kararı veya protokolEski eşin ziyaretlerinin kararla belirlenen görüşmeler olduğu
TanıklarMuhtar, komşu, kapıcı, site yöneticisiAynı konutta yaşanıp yaşanmadığına dair doğrudan gözlem

Tanık seçiminde Yargıtay’ın saydığı kişiler, yani muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici öne çıkar; çünkü bu kişiler binayı ve mahalleyi gözlemleyebilecek konumdadır ve taraflarla yakınlıkları sınırlıdır. Yakın akrabaların beyanları da dinlenebilir; ancak mahkeme bunları daha temkinli değerlendirebilir. Her tanığın hangi tarih aralığını ve hangi adresi bildiğini dilekçede belirtmek, dinlenmenin amacına ulaşmasını sağlar.

Eski eşin yeni bir hayat kurduğunu gösteren belgeler de çok değerlidir: başka biriyle evlendiğini gösteren nüfus kaydı, başka bir kişiyle oturduğu adres veya başka bir şehirde çalıştığına ilişkin kayıtlar, birlikte yaşama iddiasını doğrudan çürütür.

Denetmen Raporuna ve Tanıklara Karşı Savunma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 23.10.2017 tarihli kararında denetmen raporunu aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olarak değerlendirmiştir. Bu, raporun kesin delil olduğu anlamına gelmez; karşı delille çürütülebilir. Ancak raporu çürütme yükü pratikte davacıya düşer. Bu nedenle raporun nasıl düzenlendiğini dikkatle incelemek gerekir.

Tablo: Denetmen raporunu değerlendirirken sorulacak sorular

SoruNeden önemli?Savunmadaki karşılığı
Rapor hangi tarihteki gözleme dayanıyor?Tek bir günlük gözlem, yıllara yayılan bir birlikteliği kanıtlamazBorcun dönem bakımından sınırlandırılması
Kimlerin beyanı alındı?Beyan sahibinin taraflarla husumeti veya çıkarı olabilirBeyan sahiplerinin tanık olarak dinlenmesi ve çapraz sorgu
Beyanlar somut mu?“Duyduğuma göre” gibi beyanlar doğrudan gözleme dayanmazBeyanın değerinin tartışılması
Adreste kimler bulundu?Eski eşin çocukları ziyaret ettiği saatte bulunması tek başına birlikte yaşama değildirKişisel ilişki düzenlemesinin sunulması
Davacının ifadesi doğru yazıldı mı?Okumadan imzalanan tutanak aleyhe kullanılabilirİfadenin bağlamının ve eksikliklerinin açıklanması
Rapor resmî kayıtlarla uyumlu mu?Adres, abonelik ve banka kayıtları raporla çelişebilirBelgeli çelişkilerin mahkemeye gösterilmesi

Kısa süreli bir araya gelmeler, sürekli bir ortak hayat olmadıkça birlikte yaşama olarak değerlendirilmemelidir: ortak çocuğun hastalığı, bayram ziyareti veya kişisel ilişki kapsamındaki görüşmeler bu türdendir. Yargıtay da her ilişkinin birlikte yaşama kavramı kapsamında kalıp kalmadığının ayrı ayrı incelenmesini istemektedir. Bununla birlikte, aynı adreste uzun süre birlikte görülme, ortak işyeri işletme, aynı adreste seçmen kaydı ve ortak harcamalar gibi birden fazla delilin aynı yönü göstermesi hâlinde mahkemenin birlikteliği kabul etmesi olasıdır; 2017 tarihli kararın olayı tam olarak böyledir.

Dava Sürerken: Kesinti, Takip, Taksit ve Tedbir

İtiraz ve dava, tahsilatı kendiliğinden durdurmaz. Yönetmelik m.11/3’e göre itiraz ve değerlendirme süresi ödeme süresini değiştirmez; ödenmeyen borç takip için Kurumun hukuk birimine gönderilebilir. Bu dönemde karşılaşılabilecek işlemler ve verilebilecek tepkiler aşağıda özetlenmiştir.

Tablo: Tahsilat aşamasındaki kurallar

İşlemKuralDayanak
MahsupKurumdan birikmiş alacağınız varsa borç önce bundan mahsup edilir; mahsup önce borç aslına uygulanırYönetmelik m.13/1-2
Aylıktan kesintiBaşka bir gelir veya aylık alıyorsanız borç, faiziyle birlikte %25 oranında kesilerek tahsil edilirYönetmelik m.13/4
İcra takibiKesintiyle tahsilin beş yılı aşacağı anlaşılırsa icrai takibe de geçilirYönetmelik m.13/5
TaksitBorçlu, kanuni mirasçıları veya borcu kabul eden kişiler taksit talep edebilir; taksitlendirme Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre yapılırYönetmelik m.15
Taksitlerin aksatılmasıTaksitler planına uygun ödenmezse alacak takip için hukuk birimine gönderilirYönetmelik m.6/3
İhtiyati tedbirGecikme nedeniyle ciddi zarar doğacaksa dava sonuçlanıncaya kadar kesinti ve takibin durdurulması istenebilir; teminat istenebilirHMK m.389-392
Ödeme emriİcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi 7 gündürİİK m.62

Taksit talebi ile dava hakkı arasındaki ilişkiye dikkat edilmelidir. Borcu kabul eden bir beyanla taksit istemek, davada aleyhe yorumlanabilir. Taksit veya ödeme zorunlu hâle gelirse, dilekçeye ve banka dekontuna “borca itirazım ve dava hakkım saklı kalmak kaydıyla, ihtirazi kayıtla ödenmiştir” notunu düşmek, ödemenin rıza ile yapılmadığını ve dava kazanıldığında iadesinin isteneceğini gösterir. Ceza soruşturması da varsa, ödemenin etkin pişmanlık bakımından sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir (TCK m.168); bunu etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi yazısında anlattık.

Size bir ödeme emri tebliğ edilirse, emrin hangi kanuna dayandığına göre itiraz yeri ve süresi değişebileceğinden belgeyi aynı gün bir avukata gösterin. İlamsız icra takibinde yedi günlük sürenin nasıl işlediğini ödeme emrine 7 gün içinde itiraz yazısında, ihtiyati tedbirin şartlarını ve teminatı ihtiyati tedbir: şartlar, teminat ve itiraz rehberinde bulabilirsiniz.

Aylığın Yeniden Bağlanması İçin Başvuru

Bazı dosyalarda boşandıktan sonra bir dönem gerçekten birlikte yaşanmış, sonra bu birliktelik sona ermiştir. Bu durumda geçmiş dönem borcuna itiraz etmek yerine dönemi doğru belirlemek ve aylığın yeniden bağlanmasını istemek daha gerçekçi bir yoldur. Anayasa Mahkemesi de 2026 tarihli kararında, fiilî birliktelik sona erdiğinde aylığın yeniden bağlanabilmesini düzenlemenin ölçülü olduğu sonucuna ulaşırken dikkate almıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli kararının olayı bu yolun nasıl işlediğini gösterir: 2009’da aylığı kesilen ve açtığı ilk dava reddedilen kişi, 2022’de yeniden başvurmuş; SGK eski denetmen raporuna dayanarak başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay, yeni başvuru bakımından eski raporla yetinilemeyeceğini ve fiilî durumun yeniden araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Yeniden başvuruda şu belgeler hazırlanmalıdır:

  1. Ayrı yaşamaya başlanan tarihi gösteren adres değişikliği kaydı ve yeni konutun kira sözleşmesi veya tapusu,
  2. Yeni konuttaki abonelik belgeleri ve faturalar,
  3. Eski eşin başka bir adreste yaşadığını gösteren kayıtlar (mümkünse),
  4. Muhtarlık yazısı ve gerekirse komşu veya yönetici beyanı,
  5. Kız çocuğu için aranan diğer şartların devam ettiğini gösteren belgeler (evli olmamak, kanundaki istisnalar dışında sigortalı çalışmamak, kendi sigortalılığından aylık almamak).

Başvuru reddedilirse veya altmış gün içinde cevaplanmazsa yine iş mahkemesinde dava açılabilir (7036 m.4). Kız çocuğunun aylık şartlarını ve evlenme ödeneği kuralını ölüm aylığı: hak sahipleri, paylar ve kesilme rehberinde, boşanma sonrası sağlık güvencesini boşandıktan sonra sağlık sigortam ne olur yazısında anlattık.

Karardan Sonra: İstinaf, Temyiz ve Bireysel Başvuru

İş mahkemesi kararlarına karşı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır; kanun yoluna başvurulan kararlar bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından ivedilikle karara bağlanır (7036 m.7). İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.361); parasal sınırın altında kalan kararlar ise kesindir (HMK m.341, 362).

Tablo: Kanun yolları

AşamaSüreDayanakDikkat
İstinafTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.341-345Gerekçeli kararın tebliğ tarihi esas alınır
TemyizTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.361-362Parasal sınır ve kesin kararlar kontrol edilmelidir
Bozma sonrasıDosya ilk derece mahkemesine dönerHMK m.3732025 kararında olduğu gibi eksik araştırma tamamlanır
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruOlağan kanun yollarının tüketilmesinden ve kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün6216 sayılı Kanun m.47/5Anayasa Mahkemesi, sosyal sigorta ödemelerinin mülk teşkil ettiğini kabul etmektedir

Bireysel başvuruda kanunun Anayasa’ya aykırılığı değil, somut olayda mülkiyet hakkına veya adil yargılanma hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüzlüğü ileri sürülebilir; örneğin hiçbir somut delile dayanmadan yıllarca geriye dönük borç çıkarılması gibi. Ancak bu yol olağan bir kanun yolu değildir ve başarı ihtimali somut olaya göre dikkatle değerlendirilmelidir. Kanun yolu dilekçesinin genel yapısını istinaf dilekçesi nasıl yazılır rehberinde bulabilirsiniz.

Masraflar ve Adli Yardım

Dava açarken harç ve tebligat, tanık ve gerektiğinde keşif masraflarını karşılayacak gider avansı yatırılır. Davayı kazanan tarafın yargılama giderleri ve vekâlet ücreti karşı tarafa yükletilir (HMK m.323, 326). Davayı kaybeden davacı, SGK lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekâlet ücretini ödemek zorunda kalabilir; bu nedenle dava açmadan önce delillerin gücü gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Avukatlık ücretinin nasıl belirlendiğini boşanma avukatı ücreti 2026 yazısında ayrıntılı olarak anlattık.

Yargılama giderlerini ödeyemeyecek durumdaki kişi adli yardım isteyebilir; talep haklı görülürse harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulur ve gerekiyorsa baro aracılığıyla avukat atanır (HMK m.334-340). Adli yardım talebinin nasıl yapılacağını adli yardım nasıl alınır rehberinde bulabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  1. İdare mahkemesinde dava açmak. Görevli mahkeme iş mahkemesidir (5510 m.101; 7036 m.5).
  2. Kuruma başvurmadan dava açmak. Dava ön şartıdır; eksiklik dosyayı geciktirir (7036 m.4).
  3. Başvuru tarihini belgelememek. Altmış günlük sürenin başlangıcı kanıtlanamaz.
  4. İtirazın tahsilatı durdurduğunu sanmak. Ödeme süresi işlemeye devam eder (Yönetmelik m.11/3).
  5. Borcu kabul eden bir dille taksit istemek. Davada aleyhe yorumlanabilir; ihtirazi kayıt kullanılmalıdır.
  6. Dönem ve başlangıç tarihini kontrol etmemek. 01.10.2008 öncesi ve on yılı aşan dönemler borçtan çıkarılmalıdır.
  7. Delilleri dava dilekçesinde göstermemek. Basit yargılama usulünde dilekçe aşaması kısadır (7036 m.7).
  8. Gerçekte yaşanmış bir birlikteliği inkâr etmek. Gerçeğe aykırı beyan, hem davayı hem ceza dosyasını olumsuz etkiler.
  9. Ödeme emrini bekletmek. İlamsız takipte itiraz süresi yedi gündür (İİK m.62).

Sıkça Sorulan Sorular

SGK yetim aylığımı kesti; hangi mahkemede dava açarım?

İş mahkemesinde. 5510 sayılı Kanun m.101 ve 7036 sayılı Kanun m.5 uyarınca sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. İdare mahkemesi görevli değildir.

SGK’ya başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. Dava açmadan önce Kuruma başvuru zorunludur (7036 m.4). Başvurmadan dava açılırsa Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli kararına göre mahkeme eksikliğin giderilmesi için kesin süre verir.

SGK itirazıma ne kadar sürede cevap vermek zorunda?

Borç bildirimine itiraz Yönetmelik m.11’e göre on iş günü içinde değerlendirilir. 7036 m.4 kapsamındaki başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır ve dava açılabilir.

İtiraz edince borç ödemesi durur mu?

Hayır. Yönetmelik m.11/3’e göre itiraz ve itirazın değerlendirilmesi için geçen süre ödeme süresini değiştirmez. Tahsilatı durdurmak için davada ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m.389).

Yetim aylığı borcunu taksitle ödeyebilir miyim?

Evet, taksit talep edilebilir. Yönetmelik m.15’e göre borçlu, kanuni mirasçıları veya borcu kabul eden kişiler taksit isteyebilir; taksitlendirme Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre yapılır. Taksitler aksatılırsa alacak takibe gönderilir.

Dava açarken borcu ödemem gerekir mi?

Dava açmak için borcu ödemek şart değildir. Ödeme zorunlu hâle gelirse “ihtirazi kayıtla” ödeme yapılması, davanın kazanılması hâlinde iadenin istenmesini kolaylaştırır.

Denetmen raporu kesin delil midir?

Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi raporu aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul eder; adres kayıtları, abonelikler, banka ve seçmen kayıtları ile tarafsız tanık beyanları gibi karşı delillerle çürütülebilir.

Davada hangi tanıkları göstermeliyim?

Yargıtay’ın saydığı muhtar, komşu, kapıcı ve yönetici gibi, konutu ve mahalleyi gözlemleyebilen ve taraflarla yakınlığı sınırlı kişiler öne çıkar. Her tanığın hangi dönemi ve hangi adresi bildiği dilekçede belirtilmelidir.

Davayı kazanırsam kesilen aylıklarım ödenir mi?

Davada aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesi talep edilmelidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2025 kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi aylığın faiziyle ödenmesine hükmetmiş, karar yalnızca eksik araştırma nedeniyle bozulmuştur.

Davayı kaybedersem ne olur?

Borç geçerliliğini korur; ayrıca yargılama giderleri ve SGK lehine vekâlet ücreti ödemek zorunda kalabilirsiniz (HMK m.326). Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.345).

Eski eşimle bir dönem birlikte yaşadım ama şimdi ayrıyım; ne yapmalıyım?

Geçmiş dönemi inkâr etmek yerine dönemi doğru belirleyip borcun yalnızca o dönemle sınırlandırılmasını isteyin ve ayrı yaşamaya başladığınız tarihi belgelerle göstererek aylığın yeniden bağlanması için SGK’ya başvurun.

Ödeme emri geldi; ne yapmalıyım?

Belgeyi aynı gün bir avukata gösterin. İcra ve İflas Kanunu’na göre yapılan ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür (İİK m.62); emrin hangi kanuna dayandığına göre itiraz yeri ve süresi değişebilir.

Bu davayı avukatsız açabilir miyim?

Kanunen avukat zorunlu değildir. Ancak sürelerin kısa olması, basit yargılama usulünde delillerin dilekçede eksiksiz gösterilmesi gereği ve olası ceza soruşturmasıyla bağlantı nedeniyle hukuki destek almak çoğu dosyada sonucu belirler.

Davayı kaybedersem Anayasa Mahkemesine gidebilir miyim?

Olağan kanun yolları tükendikten sonra kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapılabilir (6216 sayılı Kanun m.47/5). Anayasa Mahkemesi sosyal sigorta ödemelerinin mülk teşkil ettiğini kabul etmektedir; ancak başvurunun başarısı somut olaydaki müdahalenin ölçüsüzlüğünün gösterilmesine bağlıdır.

Bu yazının kaynakları. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.34, 56, 96, 101; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (RG 25.10.2017) m.4, 5, 6, 7; Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (RG 27.09.2008, sayı 27010; değişik RG 23.06.2017, sayı 30105) m.5, 6, 10, 11, 13, 15; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316-322, 323, 326, 334-340, 341-345, 361-362, 373, 389-392; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62; 6216 sayılı Kanun m.47/5; 5237 sayılı TCK m.168; Anayasa Mahkemesinin 26.03.2026 tarihli, E.2025/210, K.2026/70 sayılı kararı (RG 14.07.2026, sayı 33310); Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli, E.2025/9040, K.2025/14859 ve 23.10.2017 tarihli, E.2017/4977, K.2017/7099 sayılı kararları; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli, E.2017/2695, K.2020/587 sayılı kararı.

İtiraz, dava ve icra takibini tek elden planlayalım

Borç bildirim belgesini, denetmen raporunu ve elinizdeki belgeleri birlikte inceleyip en doğru yolu belirleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk