Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Aylığı) Mirasa Dahil mi?
20 Ağustos 2026

Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Aylığı) Mirasa Dahil mi?

Vefat sonrasında mirasçıların en çok karıştırdığı konulardan biri, dul ve yetim aylığının mirasla ilişkisidir. Bu aylık terekeye girmez, miras payları oranında paylaşılmaz ve mirası reddeden kişi bile alabilir. Bu rehber ayrımı ve hak sahipliği şartlarını açıklar. Rehber, hak sahipliği şartlarını, oranları, aylığın kesildiği hâlleri ve Bağ-Kur prim borcu engelini açıklıyor.

🔑 Tek cümlelik cevap: Ölüm aylığı bir miras hakkı değil, sosyal güvenlik mevzuatından doğan bağımsız bir haktır. Bu nedenle miras payı oranlarına değil, kanundaki hak sahipliği oranlarına göre bağlanır.

Neden Terekeye Girmez?

Terekeye giren şey, miras bırakanın ölüm anında sahip olduğu malvarlığıdır. Ölüm aylığı ise miras bırakanın malvarlığında bulunan bir değer değildir; ölüm olayı üzerine hak sahibinin kendi şahsında doğar.

Bu ayrımın üç somut sonucu vardır.

Birincisi, aylık miras payları oranında paylaşılmaz. Dört çocuğu olan bir mirasçının terekedeki payı dörtte bir olsa da, aylık bakımından hak sahipliği ve oranı sosyal güvenlik mevzuatına göre belirlenir.

İkincisi, mirası reddeden eş veya çocuk dahi şartları taşıyorsa aylığı talep edebilir. Ret, mirasçılık sıfatına ilişkindir; hak sahipliği ondan bağımsızdır.

Üçüncüsü, aylık tereke borçlarının teminatı değildir. Miras bırakanın alacaklıları, hak sahibine bağlanan aylığa mirasçılık gerekçesiyle başvuramaz.

Ölüm Aylığı ile Ölüm Geliri Aynı Şey Değil

İki kavram sıkça karıştırılır ve şartları farklıdır.

ÖlçütÖlüm aylığıÖlüm geliri
Hangi hâldeSigortalının olağan ölümüÖlüm iş kazası veya meslek hastalığı sonucuysa
Sigorta koluUzun vadeli sigorta koluKısa vadeli sigorta kolu
Prim gün şartıEn az 1800 gün prim bildirilmiş olmalıPrim gün şartı aranmaz

Bu ayrım özellikle iş kazası sonucu ölümlerde belirleyicidir: prim günü yetersiz görünen dosyalarda dahi hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilir.

Hak sahipliği ve miras haklarınızın birlikte değerlendirilmesi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kimler Hak Sahibi Olur?

5510 sayılı Kanunun 34. maddesi uyarınca sigortalının eşine, çocuklarına ve şartları taşıyan ana ve babasına aylık bağlanır.

Dul eş. Aylık bağlanması için ölüm tarihinde sigortalıyla yasal evlilik bağı bulunması şarttır. Resmî nikâh olmadan fiilen birlikte yaşamak hak sahipliği doğurmaz. Dul eşe kural olarak sigortalının aylığının yüzde ellisi bağlanır. Aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe, kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması ya da kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması hâlinde yüzde yetmiş beş oranında bağlanır.

Çocuklar. Günlük dilde yetim aylığı denilen ödeme çocuklara bağlanır. Hak sahibi erkek çocuk, yükseköğrenime devam ettiği sürece 25 yaşına kadar aylık alabilir; ikinci bir üniversite, yüksek lisans veya doktora sonucu değiştirmez.

Ana ve baba. Aylık bağlanabilmesi için, diğer çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir veya aylık bağlanmamış olması aranır. Ayrıca ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde ettikleri gelirlerinin asgari ücretin net tutarından az olması gerekir.

Aylığın Kesildiği ve Kesilmediği Hâller

Bu başlıkta en yaygın yanlış bilgi dolaşır.

Çalışmak dul aylığını kesmez. 5510 sayılı Kanunun 34. maddesi gereği ölüm aylığı bağlanan eşin aylığı ancak evlenmesi hâlinde kesilir; çalışması hâlinde kesilmez.

Göstermelik boşanma ağır sonuç doğurur. Yalnızca dul aylığını kaybetmemek amacıyla, iyi niyete dayanmayan bir boşanma kararı elde edilmesi ve buna bağlı olarak aylık alınması, yargı kararlarında açıkça hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiştir. Tespit hâlinde bağlanan aylık kesilir ve yapılan ödemeler geri istenir.

Tercih kuralı. Hem eşinden hem ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre yalnızca birinden aylık bağlanır. İstisnalar sigortalıların bağlı olduğu statülere göre değişebilir.

Bağ-Kur Prim Borcu Engeli

Uygulamada mirasçıları en çok şaşırtan nokta budur. Kendi nam ve hesabına çalışan sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için, genel sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır.

Yani prim borcu bulunan bir Bağ-Kur sigortalısının vefatında, borç kapatılmadan hak sahiplerine aylık bağlanmaz. Bu, mirasçılar için ikili bir karar doğurur: borcu ödeyip aylığı açtırmak mı, yoksa tereke borca batıksa mirası reddetmek mi?

Karar verilirken prim borcunun tutarı ile bağlanacak aylığın uzun vadeli toplamı karşılaştırılmalıdır. Ayrıca prim borcunun ödenmesinin, mirası zımnen kabul sayılıp sayılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir; ret düşünülüyorsa bu adım avukatla planlanmalıdır.

Ölüm Sigortasından Doğan Diğer Haklar

Ölüm aylığı tek başına değildir. Ölüm sigortasından sağlanan haklar dört başlıkta toplanır: ölüm aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi yapılması, aylık almakta olan kız çocuklara evlenme ödeneği verilmesi ve cenaze ödeneği verilmesi.

Prim gün sayısı aylık bağlanmaya yetmiyorsa ölüm toptan ödemesi gündeme gelebilir. Cenaze ödeneği ise ayrı bir kalemdir ve başvuruya bağlıdır.

Emekli İkramiyesi: Melez Bir Rejim

Emekli ikramiyesi ile dul ve yetim aylığı farklı haklardır ve biri bağlanırken diğeri kendiliğinden düşmez.

İkramiye önce hak sahiplerine, aylık bağlama oranlarıyla uyumlu biçimde paylaştırılır. Hak sahibi bulunmuyorsa bu kez kanuni mirasçılara miras payları oranında ödenir.

Bu melez yapı, ikramiyeyi ölüm aylığından ayırır: aylık her hâlde mirastan bağımsızken, ikramiye hak sahibi yoksa miras rejimine döner. Bu nedenle memur ve emekli dosyalarında mirasçılık belgesi yine gerekli olabilir.

Ne Yapmalı?

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Hak sahipliği kendiliğinden işlemez; Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuru yapılmalıdır.
  • Başvuru e-Devlet üzerinden veya sosyal güvenlik il müdürlüklerine yapılabilir.
  • Sigortalının hangi statüde (4/a, 4/b, 4/c) olduğu şartları değiştirir; önce bu tespit edilmelidir.
  • Bağ-Kur dosyalarında prim borcu sorgulanmalı, aylık ile borç karşılaştırılmalıdır.
  • Ölüm iş kazası veya meslek hastalığı sonucuysa ölüm geliri değerlendirilmelidir.
  • Hem eşten hem ana-babadan hak doğuyorsa tercih hesabı yapılmalıdır.
  • Aylık başvurusu, mirasın reddi kararından bağımsızdır; ret düşünülüyorsa ikisi ayrı planlanmalıdır.

Ölüm aylığı ve miras haklarınızı birlikte planlayalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mirasla Kesişen Diğer Ödemeler: Hangisi Terekeye Girer?

Vefat sonrasında ortaya çıkan ödemelerin bir kısmı terekeye dahildir, bir kısmı değildir. Bu ayrım yapılmadan paylaşma planı kurulamaz.

Terekeye girmeyenler: ölüm aylığı ve ölüm geliri, cenaze ödeneği, kız çocuklara ödenen evlenme ödeneği, lehtarı belirlenmiş hayat sigortası bedeli. Bunlar hak sahibinin kendi şahsında doğar.

Terekeye girenler: ölen kişinin birikmiş ücret alacakları, kullanılmayan yıllık izin ücreti, birikmiş kira gelirleri, banka mevduatı, lehtarı belirlenmemiş sigorta bedeli.

Melez olanlar: emekli ikramiyesi hak sahibi varsa hak sahipliği rejimine, yoksa miras rejimine tabidir. Kıdem tazminatı bakımından da ödemenin kimlere ve hangi oranda yapılacağı kendi mevzuatına göre belirlenir; ayrıntılar için Ölüm Hâlinde Kıdem Tazminatı ve Mirasçıların Hakları rehberine bakılabilir.

Pratik sonuç: tereke tespiti yapılırken sosyal güvenlik ödemeleri aktife yazılmamalıdır. Aksi hâlde hem paylaşma hesabı hem veraset ve intikal vergisi matrahı yanlış çıkar.

İş Kazası Sonucu Ölümde Üç Ayrı Hak

Ölüm iş kazası veya meslek hastalığı sonucuysa tablo üç katmanlıdır ve bunlar birbirinin alternatifi değildir.

Ölüm geliri. Kısa vadeli sigorta kolundan bağlanır ve prim gün şartı aranmaz. Sosyal güvenlik hakkıdır, terekeye girmez.

Destekten yoksun kalma tazminatı. Ölenin desteğinden yoksun kalanların kusurlu üçüncü kişiye veya işverene karşı ileri sürdüğü kendi tazminat talebidir. Bu da bir miras hakkı değildir; destek gören kişinin şahsında doğar. Bu nedenle mirası reddeden kişi de talep edebilir.

Terekeye giren alacaklar. Ölenin birikmiş ücreti, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları farklı bir rejime tabidir.

Bu üç katmanın karıştırılması, uygulamada hem eksik talepte bulunulmasına hem de mirasın reddi kararının yanlış verilmesine yol açar.

Ölüm Aylığı Neden Terekeye Girmez?

Ölüm aylığı mirasbırakanın malvarlığından değil, sosyal güvenlik mevzuatından doğan bağımsız bir haktır.

Ölüm aylığının niteliği
KonuKuralNot
Hukuki nitelikHak sahiplerinin kendi hakkıTerekeye dâhil değil
Kim alırDul eş, çocuklar, şartları varsa ana-babaMevzuatta sayılı
Miras payından bağımsızOranlar mevzuatla belirlenirMiras hukuku uygulanmaz
Mirası reddedenÖlüm aylığını yine alabilirAyrı hak
AlacaklılarTerekeye ait olmadığından ulaşamazKoruma
Kız çocukŞartları devam ettiği süreceEvlenme ve çalışma etkiler
Yeniden evlenmeDul eşin aylığı kesilebilirMevzuat
Birikmiş aylıkÖlümden önceki tahsil edilmemiş aylıkTerekeye girer
BaşvuruSGK’yaSüreye dikkat

Birinci ve dördüncü satırlar en çok yanlış bilinen noktayı düzeltir: ölüm aylığı terekeye dâhil değildir; hak sahiplerinin sosyal güvenlik mevzuatından doğan kendi hakkıdır ve bu nedenle mirası reddeden kişi dahi ölüm aylığı alabilir. Sekizinci satır ise ayrımı netleştirir — ölümden önce doğmuş ancak tahsil edilmemiş aylıklar terekeye girer.

Miras ve mali konular rehberlerimiz: veraset ve intikal vergisi · veraset ilamı ve intikal · kira gelirinin vergilendirilmesi · hayat sigortası ve BES · ölüm aylığı · mükellefin ölümü ve vergi

Mirasla Kesişen Ödemeler: Hangisi Terekeye Girer?

Ölümden sonra doğan ödemelerin bir kısmı terekeye girer, bir kısmı hak sahiplerinin kendi hakkıdır. Bu ayrım hem paylaşmayı hem ret kararını etkiler.

ÖdemeTerekeye girer miNot
Ölüm aylığıHayırHak sahibinin kendi hakkı
Ölüm geliri (iş kazası/meslek hastalığı)HayırKendi hakkı
Ödenmemiş birikmiş aylıkEvetÖlüm öncesi alacak
Cenaze ödeneğiHayırGiderleri karşılayana
Emekli ikramiyesiKarma rejimAyrı değerlendirilir
Hayat sigortası bedeliLehdaraSatın alma değeri tenkise girer
Bireysel emeklilik birikimiSözleşmeye göreLehdar belirlenmişse ona
Kıdem ve ihbar tazminatıÖzel rejimKanunda belirlenen kişilere
Destekten yoksun kalma tazminatıHayırKendi hakkı (TBK m.53)

Birinci, ikinci ve dokuzuncu satırlar ortak bir sonuç doğurur: bu ödemeler terekeye girmediğinden murisin alacaklıları bunlara yönelemez.

Daha da önemlisi, mirası reddeden kişi bu hakları yine talep edebilir. Ret kararı bunları etkilemez çünkü mirasçılıktan değil kişinin kendi durumundan doğarlar.

Üçüncü satır ise tersidir: ölümden önce doğmuş ancak ödenmemiş aylıklar terekeye girer ve veraset beyanında gösterilmelidir.

Altıncı satır ise tenkis hesabını ilgilendirir: TMK m.509 uyarınca sigortanın ölüm anındaki satın alma değeri terekeye eklenir ve saklı pay hesabında dikkate alınır.

Borçlu Terekede Neden Önemli?

DurumÖlüm aylığıTerekeye giren mal
Miras reddedilirseDevam ederAlınamaz
Murisin alacaklılarıYönelemezYönelebilir
HacizSınırlıMümkün
Veraset beyanıKonu değilBeyan edilir

Birinci satır borçlu terekelerde belirleyicidir: mirasçı borçtan kurtulmak için mirası reddettiğinde ölüm aylığı hakkını kaybetmez.

Bu, ret kararını kolaylaştıran önemli bir bilgidir: çoğu hak sahibi “reddedersem aylığım da kesilir” endişesiyle borçlu bir terekeyi kabul edip ağır sorumluluk altına girer.

Oysa ölüm aylığı sosyal güvenlik mevzuatından doğan bağımsız bir haktır ve mirasçılık sıfatına bağlı değildir.

Aynı durum destekten yoksun kalma tazminatı için de geçerlidir: TBK m.53 kapsamındaki bu talep terekeye girmez ve reddeden kişi tarafından ileri sürülebilir.

Ne Yapmalı? İlk Adımlar

#AdımNeden
1SGK’ya ölümü bildirinFazla ödeme iadesi doğmasın
2Hak sahipliği başvurusu yapınAylık bağlanması
3Prim borcu var mı sorunAylığı etkileyebilir
4Birikmiş ödenmemiş aylıkları tespit edinTerekeye girer
5Sigorta ve BES poliçelerini araştırınLehdar kim
6Ret düşünülüyorsa ayrımı gözetinAylık ret’ten etkilenmez

Birinci adım sonradan borç doğmasını önler: ölüm bildirilmezse ödemeler devam eder ve bu tutarlar iade edilmesi gereken alacak hâline gelir.

Dördüncü adım ise beyan aşamasını ilgilendirir: ölüm öncesine ait birikmiş aylıklar terekeye girdiğinden veraset ve intikal vergisi beyanında gösterilmelidir.

Altıncı adım ise karar sırasını belirler: borçlu terekelerde ret veya resmî defter değerlendirilirken, ölüm aylığının bu karardan etkilenmeyeceği bilinmelidir.

Resmî defter tutma süresinin yalnızca bir ay olduğu (TMK m.619-620) hatırda tutulmalı; üç aylık ret süresiyle karıştırılmamalıdır.

Haksız Fiilden Doğan Ölümde Talep Ayrımı

TalepKimin hakkıTerekeye girer miDayanak
Ölüm geliri / aylığıHak sahibinin kendi hakkıHayırSosyal güvenlik mevzuatı
Destekten yoksun kalmaKendi hakkıHayırTBK m.53
Mirasçının kendi manevi tazminatıKendi hakkıHayırKişilik hakkı
Murisin maddi tazminat alacağıTerekeye aitEvetKülli halefiyet
Murisin manevi tazminat talebiİleri sürmüşse terekeyeŞartlıTMK m.25/4

İlk üç satır mirasçılıktan bağımsızdır: bu talepler terekeden geçmez ve mirası reddeden kişi tarafından da ileri sürülebilir.

Beşinci satır ise şarta bağlıdır. TMK m.25/4: manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Yani muris sağlığında davayı açmışsa mirasçılar sürdürebilir; açmamışsa bu talep terekeye geçmez.

Bu nedenle dava dilekçesinde her kalem ayrı ayrı ve dayanağı gösterilerek talep edilmelidir.

Emekli İkramiyesi ve Toplu Ödemeler

ÖdemeDeğerlendirme
Emekli ikramiyesiMevzuatta belirlenen kişilere
Kıdem tazminatıKanunda sayılan hak sahiplerine
İhbar tazminatıGenel hükümlere göre
Ödenmemiş ücret alacağıTerekeye girer
Kullanılmayan izin ücretiTerekeye girer

Birinci ve ikinci satırlar özel bir rejime tabidir: bu ödemeler mirasçılık paylarına göre değil, mevzuatta sayılan hak sahiplerine ve belirlenen oranlarda yapılır.

Dördüncü ve beşinci satırlar ise farklıdır: ölüm öncesine ait ücret ve izin alacakları terekeye girer ve veraset beyanında gösterilmelidir.

Bu ayrım borçlu terekelerde önem kazanır: terekeye giren kalemler alacaklıların yönelebileceği değerlerdir; hak sahiplerine özgü ödemeler değildir.

İşveren nezdinde bu kalemlerin dökümü, mirasçılık belgesiyle yazılı olarak istenmelidir.

Bağ-Kur Prim Borcu ve Aylığın Bağlanması

DurumEtki
Prim borcu varAylık bağlanması gecikebilir
Borç ödenirseSüreç işler
Borcu hak sahibi öderseTerekeden mahsup edilebilir
Miras reddedilmişseAylık hakkı devam eder
Eksik hizmet süresiŞartlar ayrıca değerlendirilir

Birinci satır uygulamada en sık karşılaşılan engeldir: murisin ödenmemiş prim borcu bulunması hâlinde aylık bağlanma süreci aksayabilir.

Üçüncü satır ise hak sahibini korur: borcu ödeyen kişi bu tutarı terekeden isteyebilir. TMK m.682 uyarınca fazla ödeme yapan mirasçı diğerlerine rücu edebilir.

Dördüncü satır ise ayrımı yineler: prim borcu bir tereke borcudur; ölüm aylığı ise hak sahibinin kendi hakkıdır. Mirasın reddi aylığı etkilemez.

Bu nedenle borçlu terekelerde prim borcu, ret kararının gerekçelerinden biri olarak değerlendirilmeli; aylık kaygısıyla kabul yoluna gidilmemelidir.

Hak Sahipliğinde Durum Değişikliği Bildirimi

DeğişiklikBildirilmezse
Yeniden evlenmeFazla ödeme; iade borcu doğar
Öğrenim durumunun sona ermesiFazla ödeme
İşe başlamaFazla ödeme
Adres ve iletişim değişikliğiTebligat ulaşmaz
ÖlümÖdemeler devam eder; toplu iade

Beşinci satır mirasçılar için sonradan sürpriz doğuran kalemdir: ölüm bildirilmezse ödemeler aylarca devam eder ve biriken tutar iade edilmesi gereken bir alacak hâline gelir.

Bu alacak terekeye ait bir borç olarak değerlendirilir ve paylaşmadan önce hesaba katılmalıdır.

Bu nedenle ölümün ilk günlerinde SGK’ya bildirim yapılması, hem gereksiz borç doğmasını hem de sonraki tahsilat işlemlerini önler.

Dördüncü satır ise hak kaybına yol açar: adres güncellenmezse hak sahipliğine ilişkin yazılar ulaşmaz ve itiraz süreleri kaçırılır.

Aylığın Bağlanma Şartları: 5510 Sayılı Kanun

Ölüm aylığı, terekeye girmeyen bir sosyal güvenlik edimidir; buna karşılık bağlanması kendi şartlarına tabidir. Bu şartlar sağlanmadığında hak sahipliği doğmaz ve mirasçılık sıfatı bu eksikliği gidermez.

Ölüm aylığında temel şartlar
KonuKural
Prim şartıEn az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması
Alternatif şart4/a kapsamındaki sigortalılar için borçlanma süreleri hariç en az beş yıldan beri sigortalı olup toplam 900 gün prim bildirilmiş olması
İş kazası hâliÖlüm, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelmişse prim gün sayısı aranmaz
Sağlanan haklarÖlüm aylığı bağlanması, ölüm toptan ödemesi, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği
PaylaştırmaAylık, hak sahiplerine kanunda öngörülen oranlara göre paylaştırılır
Talep şartıAylık resen bağlanmaz; hak sahiplerinin yazılı tahsis talebinde bulunması gerekir
ZamanaşımıHakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde talep edilmezse zamanaşımına uğrar

Altıncı ve yedinci satırların birleşimi, en sık yaşanan hak kaybını açıklar: kurum aylığı kendiliğinden bağlamaz ve talep beş yıllık süreye tabidir. Vefat sonrası dağınıklıkta başvurunun geciktirilmesi, hak sahipliği şartları taşınsa bile aylığın kaybedilmesine yol açabilir.

Aylığın kesilmesi ve yeniden bağlanması ayrı kurallara tabidir. Eşe bağlanan ölüm aylığı yeniden evlenme hâlinde kesilir; çalışması hâlinde ise kesilmez. Evlenmeleri nedeniyle aylığı kesilen kız çocuklarına talep hâlinde almakta oldukları aylığın iki yıllık tutarı bir defaya mahsus peşin ödenir ve bu ödeneği alanlar, kesilme tarihinden itibaren iki yıl içinde yeniden hak sahibi olsalar dahi sürenin sonuna kadar aylık alamaz. Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilenlerin aylığı kesilir ve yapılan ödemeler faiziyle geri alınır.

Terekeye Giren ve Girmeyen Kalemlerin Ayrımı

Ölüm sonrası ödenen kalemlerin tamamı aynı rejime tabi değildir; hangisinin terekeye girdiği, mirasın reddi hâlinde belirleyici olur.

Kalemlerin rejimi
KalemTerekeye girer mi?
Ölüm aylığıGirmez; hak sahipliğine dayalı sosyal güvenlik edimidir
Cenaze ödeneğiSosyal güvenlik mevzuatındaki hak sahipliği rejimine tabidir
Evlenme ödeneğiAylığa bağlı bir edimdir, terekeye girmez
Ödenmemiş birikmiş aylıkÖlüm tarihinde doğmuş alacak olarak terekeye girer
Ölüm toptan ödemesiKanunun öngördüğü hak sahiplerine yapılır
Kıdem tazminatıİşçilik alacağı olarak kanunun belirlediği kişilere ödenir
Hayat sigortasıPoliçedeki lehtara ödenir; tenkis bakımından ayrıca değerlendirilir

Dördüncü satır, ayrımın sınırını gösterir: aylığın kendisi terekeye girmez, ancak ölüm tarihinde ödenmemiş ve birikmiş aylıklar mirasbırakanın malvarlığında doğmuş bir alacaktır ve mirasçılara payları oranında geçer. Mirasın reddi hâlinde bu kalem talep edilemez.

İşçilik alacakları için kıdem tazminatı ve işçilik alacakları rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölüm aylığı mirasa dahil midir?

Hayır. Ölüm aylığı terekeye dahil değildir; hak sahiplerine kanundan doğan bağımsız bir haktır. Bu nedenle miras payları oranında değil, sosyal güvenlik mevzuatındaki hak sahipliği oranlarına göre paylaştırılır.

Mirası reddedersem dul veya yetim aylığı alabilir miyim?

Evet. Ölüm aylığı ölüme bağlı bir tasarruf değil, kanundan doğan bağımsız bir haktır. Mirası reddeden eş veya çocuk dahi şartları taşıyorsa bu aylığı talep edebilir.

Dul eşe hangi oranda aylık bağlanır?

Dul eşe kural olarak sigortalının aylığının yüzde ellisi bağlanır. Aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe ise, kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması ya da kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması hâlinde yüzde yetmiş beşi oranında aylık bağlanır.

Çalışırsam dul aylığım kesilir mi?

Hayır. 5510 sayılı Kanunun 34. maddesi gereği ölüm aylığı bağlanan eşin aylığı ancak evlenmesi hâlinde kesilir; çalışması hâlinde kesilmez.

Aylık bağlanması için kaç gün prim gerekiyor?

Hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için sigortalının en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması aranır. Ölüm iş kazası veya meslek hastalığı sonucu gerçekleşmişse hak sahiplerine ölüm geliri bağlanır ve prim gün şartı aranmaz.

Babamın Bağ-Kur prim borcu var, aylık bağlanır mı?

Kendi nam ve hesabına çalışan sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için, genel sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır. Borç kapatılmadan aylık bağlanmaz.

Erkek çocuk kaç yaşına kadar yetim aylığı alır?

Hak sahibi erkek çocuk, yükseköğrenime devam ettiği sürece 25 yaşına kadar aylık alabilir. İkinci bir üniversite okuması ya da yüksek lisans veya doktora yapması sonucu değiştirmez.

Hem eşimden hem babamdan aylık alabilir miyim?

Kural olarak hayır. Hem eşinden hem ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre yalnızca birinden aylık bağlanır. İstisnai durumlar sigortalıların bağlı olduğu statülere göre değişebileceğinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurularak değerlendirme yaptırılmalıdır.

Emekli ikramiyesi de mirastan bağımsız mı?

Emekli ikramiyesi önce hak sahiplerine, aylık bağlama oranlarıyla uyumlu biçimde paylaştırılır. Hak sahibi bulunmuyorsa bu kez kanuni mirasçılara miras payları oranında ödenir. Yani ikramiye, hak sahibi olup olmamasına göre iki farklı rejime tabidir.

Aylık için başvuru yapmak zorunlu mu?

Evet. Hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuruda bulunması gerekir; başvuru yapılmadan aylık kendiliğinden bağlanmaz. Başvuru e-Devlet üzerinden veya sosyal güvenlik il müdürlüklerine yapılabilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı mirasa dahil mi?

Hayır. Bu tazminat, ölenin desteğinden yoksun kalan kişinin kendi şahsında doğan bağımsız bir haktır. Mirası reddeden kişi de talep edebilir.

Tereke tespitinde ölüm aylığını aktife yazmalı mıyım?

Hayır. Ölüm aylığı terekeye girmediğinden tereke aktifine yazılmaz. Aksi hâlde hem paylaşma hesabı hem veraset ve intikal vergisi matrahı yanlış çıkar.

Cenaze ödeneği kime ödenir?

Cenaze ödeneği ölüm sigortasından sağlanan ayrı bir haktır ve başvuruya bağlıdır. Terekeye dahil değildir.

Sosyal güvenlik mevzuatı statüye ve ölüm tarihine göre farklı hükümler içerir. Somut dosyanızda uygulanacak kurallar için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurulmalı ve hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Aylık bağlandıktan sonra durum değişirse bildirim gerekir mi?

Evet. Evlenme, çalışmaya başlama veya öğrenimin sona ermesi gibi değişiklikler kuruma bildirilmelidir; aksi hâlde fazla ödemelerin iadesi istenir.

Post by Av. Fatma Öztürk