“Kardeşim Mirası Paylaşmıyor” – Adım Adım Ne Yapabilirsiniz?
20 Ağustos 2026

“Kardeşim Mirası Paylaşmıyor” – Adım Adım Ne Yapabilirsiniz?

Miras uyuşmazlıklarının çoğu hukuki bir sorundan değil, bir mirasçının paylaşmaya yanaşmamasından doğar. İyi haber şu: paylaşma için diğer mirasçıların rızası şart değildir. Bu rehber, adım adım hangi yolun kullanılacağını ve hangi sırayla ilerleneceğini açıklar. Rehber, arabuluculuktan ortaklığın giderilmesine kadar izlenecek yolları sırayla açıklıyor.

Önce Teşhis: Sorun Tam Olarak Ne?

Aynı cümleyle anlatılan üç farklı durum vardır ve çözümleri farklıdır.

Aşağıdaki tablo, dört tipik tabloyu ve her birine uyan yolu gösterir.

DurumBelirtiUygun yol
Paylaşmayı reddediyorSatışa veya bölünmeye karşı çıkıyorArabuluculuk → ortaklığın giderilmesi davası
İmza atmıyorİtiraz etmiyor ama işlemi sürüncemede bırakıyorTereke temsilcisi atanması veya paylı mülkiyete geçiş
Terekeyi tek başına kullanıyorOturuyor, kirayı topluyor, hesap vermiyorEl atmanın önlenmesi, ecrimisil, hesap verme
UlaşılamıyorYurt dışında veya adresi bilinmiyorÖzel vekâletname veya tereke temsilcisi; uzun süre kayıpsa gaiplik

1. Paylaşmayı reddediyor. Mirasçı taşınmazın satılmasını veya bölünmesini istemiyor. Çözüm ortaklığın giderilmesi davasıdır.

2. Ortada ama imza atmıyor. Prensipte itiraz etmiyor ancak işlemleri sürüncemede bırakıyor. Elbirliği mülkiyetinde oybirliği zorunlu olduğundan tek bir imza her şeyi durdurur.

3. Terekeyi tek başına kullanıyor. Taşınmazda oturuyor, kirayı topluyor, hesabı yönetiyor ama hesap vermiyor. Bu, paylaşma sorunundan ayrı bir sorumluluk meselesidir.

Doğru aracın seçilmesi zaman ve masraf bakımından belirleyicidir. Aşağıdaki bölümler her üç durumu ayrı ayrı ele alıyor.

Adım 1: Mirasçılık ve Tereke Netleşsin

Hiçbir talep, mirasçılık belgesi alınmadan ve terekede ne olduğu bilinmeden sağlıklı biçimde ileri sürülemez.

Mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Terekede hangi malların bulunduğu bilinmiyorsa sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespiti istenebilir; mahkeme tapu, banka, trafik tescil ve ticaret sicili kayıtlarını getirtir.

Bu adım atlanırsa iki risk doğar: eksik malvarlığı üzerinden paylaşma yapılır ve sonradan açılacak davalar gündeme gelir; ya da terekenin borca batık olduğu fark edilmeden miras kabul edilmiş sayılır.

Adım 2: Anlaşarak Paylaşma Denenir

Mahkeme her zaman son çaredir. Mirasçılar anlaşabiliyorsa miras taksim sözleşmesi yapılabilir; hangi malın kime düşeceği serbestçe kararlaştırılır ve değer farkları para ile denkleştirilebilir.

Sözleşmenin geçerliliği şekil şartına bağlıdır ve bütün mirasçıların katılımı gerekir. Sözlü mutabakat sonradan dava konusu olur; bu nedenle anlaşma mutlaka usulüne uygun biçimde belgelenmelidir.

Elbirliği mülkiyeti kilitleyici geliyorsa, ara bir adım olarak paylı mülkiyete geçiş istenebilir. Bu hâlde her mirasçının payı bağımsızlaşır. Ancak dikkat: paylardan biri üçüncü kişiye satılırsa, miras taşınmazlarında ilk artırmanın mirasçılara özgülenmesine ilişkin koruma ortadan kalkar.

Paylaşma tıkandıysa doğru yolu birlikte belirleyelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Adım 3: Zorunlu Arabuluculuk

Anlaşma sağlanamıyorsa dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Taraflar anlaşamazsa arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler ve bu tutanak dava dilekçesine eklenir. Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilerek ilam niteliği kazandırılabilir; bu, mahkemeye kıyasla çok daha hızlı bir sonuçtur.

Geçerli mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderleri bakımından olumsuz sonuçla karşılaşabilir. Bu, paylaşmaya yanaşmayan mirasçı üzerinde gerçek bir baskı unsurudur.

Adım 4: Ortaklığın Giderilmesi Davası

Dava, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılır. Paydaşlardan her biri açabilir; kimsenin rızası aranmaz.

Bu dava, mirasın paylaşılması davasıyla karıştırılır; aradaki fark şudur.

ÖlçütOrtaklığın giderilmesiMirasın paylaşılması
KonusuBelirli bir mal üzerindeki paydaşlıkTerekenin bütünü
Ne zaman uygunTerekede tek taşınmaz varsaBirden fazla mal varsa, bütünsel çözüm isteniyorsa
Hâkimin yetkisiAynen taksim veya satışMalları mirasçılara özgüleyebilir
Görevli mahkemeSulh hukukSulh hukuk

Mahkeme önce aynen taksimin mümkün olup olmadığını inceler. Taşınmaz bölünmeye elverişliyse ve bölünme değerde önemli kayba yol açmıyorsa aynen taksime hükmedilir. Paylar arasındaki değer farkı para ile denkleştirilebilir; bu imkân uygulamada yeterince talep edilmez.

Aynen taksim mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir. 31 Temmuz 2026’dan sonra ilan edilen satışlarda, tüm malikleri mirasçı olan ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda ilk artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır ve teklifin muhammen kıymetin tamamını karşılaması aranır.

Davada kazanan ve kaybeden taraf yoktur; sonuç bütün paydaşlar için aynıdır. Bu nedenle yargılama giderleri kural olarak paylar oranında paylaştırılır.

Terekeyi Tek Başına Kullanan Mirasçıya Karşı

Paylaşma davasından bağımsız olarak şu talepler ileri sürülebilir.

El atmanın önlenmesi ve ecrimisil. Bir paydaşın taşınmazı tek başına kullanması hâlinde diğer paydaşlar kullanım karşılığı talep edebilir. Kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olması aranır; yani kullanmayan paydaşın, kullanan paydaşa kullanımdan men edildiğini bildirmiş olması gerekir. Bildirimin ispatlanabilir biçimde yapılması kritiktir.

Hesap verme. Terekeyi fiilen yöneten mirasçı, yaptığı tahsilat ve harcamalar bakımından hesap vermekle yükümlüdür. Kira gelirleri paydaşlar arasında payları oranında paylaşılır.

Tereke temsilcisi atanması. Ortaklık yönetilemez hâle gelmişse sulh hukuk mahkemesinden temsilci atanması istenebilir. Talep dilekçesinde kilitlenmenin somut sebebi ve terekenin göreceği zarar açıkça ortaya konmalıdır.

İhtiyati tedbir. Tereke mallarının elden çıkarılması riski varsa tapu kaydına tedbir şerhi istenebilir. Bu, iyiniyetli üçüncü kişi kazanımının önüne geçen en etkili önlemdir.

Ecrimisil, hesap verme ve tedbir talepleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sık Yapılan Beş Hata

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Beklemek. Paylaşmayı isteme hakkı süreye tabi olmasa da, tenkis ve istihkak gibi diğer talepler için süreler işler.
  • Sözlü anlaşmaya güvenmek. Miras taksim sözleşmesi şekil şartına tabidir; sözlü mutabakat sonradan inkâr edilir.
  • Arabuluculuğu atlamak. Dava şartı eksikliği hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve dava usulden reddedilir.
  • Eksik taraf teşkili. Bütün paydaşlar davada yer almazsa süreç uzar; vefat eden paydaşın mirasçıları da dahil edilmelidir.
  • Ecrimisilde bildirim yapmamak. İntifadan men koşulu aranan hâllerde, ispatlanabilir bir bildirim olmadan geçmişe dönük talep zorlaşır.

Uzlaşma Masaya Nasıl Getirilir?

Dava açmak tek başına bir strateji değildir; çoğu dosya yol boyunca uzlaşmayla biter. Uzlaşma ihtimalini artıran birkaç pratik yaklaşım vardır.

Değeri objektifleştirin. Anlaşmazlığın büyük bölümü taşınmazın ne ettiği konusundadır. Bağımsız bir değerleme raporu, tarafların kendi tahminlerini tartışmaktan çıkarır.

Seçenekleri sayısallaştırın. Aynen taksim, bir mirasçının diğerlerinin payını satın alması, taşınmazın piyasada birlikte satılması ve ortaklığın giderilmesi davası; dört seçeneğin net getirisi karşılaştırıldığında dava çoğu zaman en kötü seçenek çıkar.

Zaman maliyetini gösterin. Kıymet takdiri, bilirkişi, itiraz ve satış aşamalarıyla birlikte dava yılları bulur. Bu süre boyunca taşınmaz atıl kalır, vergiler işler ve bakım masrafları birikir.

Duygusal bağı ayırın. Aile evine ilişkin uyuşmazlıklarda direncin kaynağı çoğu zaman ekonomik değil duygusaldır. Taşınmazı elinde tutmak isteyen mirasçıya taksitli ödeme veya kullanım hakkı gibi ara çözümler sunulması, kilidi açabilir.

Hangi Dava Türü Sizin Dosyanıza Uygun?

Terekede tek bir taşınmaz varsa ortaklığın giderilmesi davası yeterlidir. Terekede birden fazla mal bulunuyorsa ve bütünsel bir çözüm isteniyorsa mirasın paylaşılması davası tercih edilir; bu davada hâkim terekedeki malları mirasçılar arasında paylaştırır ve hangi malın kime özgüleneceğine karar verebilir.

Terekede hem taşınmaz hem banka hesabı hem araç varsa, bunların ayrı ayrı davalara bölünmesi zaman ve masraf kaybı doğurur. Dosyanın en başında hangi yolun seçileceğine karar verilmesi, sürecin toplam süresini belirler.

Anlaşarak Paylaşmanın Şekli

Mirasçılar anlaşabiliyorsa dava gereksizdir. TMK m.676 paylaşma sözleşmesini düzenler ve şekil bakımından beklenenden esnektir.

KonuKuralDayanak
ŞekilYazılı şekil yeterliTMK m.676/3
Taşınmaz içerseResmî şekil aranmazTMK m.676/3
KatılımTüm mirasçılarTMK m.676
BağlayıcılıkMirasçıları bağlarTMK m.676/2
Küçük mirasçı varsaKayyım ve izin gerekirTMK m.647/2

İkinci satır önemli bir kolaylıktır: paylaşma sözleşmesi taşınmaz içerse dahi kanun resmî şekil aramaz; yazılı şekil yeterlidir. Notere gitmeden, mirasçıların imzalayacağı bir metinle paylaşım yapılabilir.

Sözleşme yapıldıktan sonra tapu işlemleri bu belgeye dayanarak yürütülür. Bu, hem yılları hem de yargılama giderlerini ortadan kaldırır.

Beşinci satır ise atlanmaması gereken kontroldür: mirasçılar arasında küçük veya kısıtlı varsa, kayyım atanması ve gerekli izinlerin alınması şarttır. Aksi hâlde paylaşma sonradan iptal edilebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Satış Riski

Paylaşmayı reddeden mirasçıya karşı açılan dava, çoğu zaman satışla sonuçlanır ve bu sonuç davayı açan tarafı da vurur. Riski azaltmanın yolu, dilekçedeki talep sıralamasıdır.

SıraTalepDayanak
1Aynen taksim + para ile denkleştirmeTMK m.642/3
2Bölünemeyen malın bir mirasçıya özgülenmesiTMK m.651/1
3Satış mirasçılar arasında artırma ileTMK m.651/3
4Herkese açık artırmaTMK m.651/3

Bu sıralama dilekçede açıkça kurulmadığında mahkeme doğrudan dördüncü seçeneğe yönelir. Taşınmaz üçüncü kişilere geçer ve çoğu zaman rayicin altında satılır.

Üçüncü satırdaki tercih az bilinir ama önemlidir: TMK m.651/3, mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazsa sulh hâkiminin artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar vereceğini söyler. Mirasçılar arasında artırma istenirse mal aile içinde kalır.

Bu nedenle paylaşmayan mirasçıya karşı açılan davada bile, amaç malı kaybetmek değil çözümü zorlamak olmalıdır. Talep sıralaması buna göre kurulmalıdır.

Mirasçı Ulaşılamıyorsa: Farklı Bir Sorun

Paylaşmanın önündeki engel her zaman direnç değildir; bazen mirasçıya ulaşılamamasıdır. Bu, hukuken farklı araçlar gerektirir.

DurumÇözümDayanak
Adresi bilinmiyorTereke temsilcisi atanmasıTMK m.640/3
Uzun süredir haber yokGaiplik kararıTMK m.32-35
Sağ olup olmadığı bilinmiyorPayı resmen yönetilirTMK m.586
Yurt dışında, iletişim varKonsolosluk vekâletnamesi—
Küçük veya kısıtlıKayyım; defter zorunluTMK m.590/1

Birinci satır en hızlı çözümdür ve gaiplik sürecini beklemeye gerek bırakmaz. Tereke temsilcisi atandığında paylaşma işlemleri onun katılımıyla yürütülebilir.

Üçüncü satır ise bir sınır getirir: mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının payı TMK m.586 uyarınca resmen yönetilir; diğer mirasçılara dağıtılmaz. Payın teslimi için gaiplik kararı gerekir.

Bu nedenle ulaşılamayan mirasçı bulunan terekelerde iki paralel süreç yürütülür: temsilci ile terekenin yönetimi ve gaiplik kararı için başvuru. Böylece hem mal atıl kalmaz hem de nihai paylaşımın önü açılır.

Adım Adım Süreç ve Süreler

#AdımNot
1Mirasçılık belgesini alınSüreye tabi değil
2Terekenin tespitini isteyinTMK m.589; tek mirasçı yeterli
3Borç durumunu araştırınRet veya defter değerlendirmesi
4Anlaşarak paylaşmayı deneyinTMK m.676/3; en ucuz yol
5Arabuluculuğa başvurunDava şartı
6Gerekirse temsilci isteyinTMK m.640/3
7Paylı mülkiyete geçişi değerlendirinTMK m.644
8Paylaşma davası açınTMK m.642

Beşinci adım usulî bir zorunluluktur: paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk dava şartıdır; son tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Yedinci adım çoğu dosyada davadan daha hızlı sonuç verir: TMK m.644 uyarınca paylı mülkiyete geçiş talebi tek mirasçı tarafından yapılabilir ve mirasçıya kendi payı üzerinde tasarruf serbestisi kazandırır.

Üçüncü adım ise sıralamayı belirler: terekenin borca batık olup olmadığı bilinmeden paylaşma planlanmamalıdır.

Bu aşamada resmî defter süresinin yalnızca bir ay olduğu hatırlanmalıdır (TMK m.619-620); üç aylık ret süresiyle karıştırılmamalıdır.

Aynen Taksim mi, Satış mı?

ÖlçütAynen taksimSatış yoluyla
ÖncelikÖnce denenirMümkün değilse
DeğerKorunurRayicin altında kalabilir
ŞartBölünebilir olmalı—
FarkPara ile denkleştirilir—
DayanakTMK m.642/3—
Bölünemeyen malBir mirasçıya özgülenirTMK m.651/1

Birinci ve ikinci satırlar birlikte okunmalıdır: satış son çaredir ve açık artırmada taşınmaz genellikle rayicin altında elden çıkar.

Bu kayıp tüm mirasçılara yansır; bu nedenle aynen taksim imkânı önce araştırılmalıdır.

Altıncı satır ise bölünemeyen mallarda uygulanır: TMK m.651/1 uyarınca konut, araç veya koleksiyon gibi mallar bütün olarak bir mirasçıya özgülenir ve fark para ile denkleştirilir.

Üçüncü satır ise keşif gerektirir: taşınmazın bölünebilirliği ancak yerinde inceleme ve teknik bilirkişi raporuyla belirlenir.

Uzlaşmayı Masaya Getiren Baskı Araçları

AraçKarşı tarafa etkisiDayanak
Ecrimisil talebiKullanımın maliyeti doğarTMK m.995 vd.
Paylı mülkiyete geçişPay satılabilir hâle gelirTMK m.644
Ortaklığın giderilmesiSatış riski belirir—
Terekenin tespitiGizlenen mallar görünürTMK m.589
Tereke temsilcisiTek taraflı yönetim biterTMK m.640/3
Bilgi verme talebiHesap verme yükümlülüğüTMK m.646/3

İkinci satır çoğu zaman en etkili olanıdır: paylı mülkiyete geçildiğinde mirasçı payını üçüncü kişiye satabilir hâle gelir.

Bu ihtimal, malı aile içinde tutmak isteyen diğer mirasçıyı genellikle masaya oturtur. Ayrıca TMK m.732 uyarınca diğer paydaşların önalım hakkı doğar ve mal aile içinde tutulabilir.

Birinci satır ise doğrudan maliyet doğurur: taşınmazı tek başına kullanan mirasçı, diğerlerinin payı oranında kullanım bedeli borçlu hâle gelir.

Dördüncü satır ise bilgi asimetrisini ortadan kaldırır: mahkeme kurumlara müzekkere yazdığında terekenin gerçek kapsamı ortaya çıkar.

Mirasçı Ulaşılamıyorsa: İki Paralel Süreç

DurumYolDayanak
Adresi bilinmiyorTereke temsilcisiTMK m.640/3
Uzun süredir kayıpGaiplik kararıTMK m.32-35
Gaiplik süresiTehlikede 1 yıl; haber alınamamada 5 yılTMK m.32/2
Sağ olup olmadığı belirsiz mirasçıPayı resmen yönetilirTMK m.586
Yurt dışında, iletişim varKonsolosluktan vekâletname—
Mülkiyet kilidiPaylı mülkiyete geçişTMK m.644

Dördüncü satır önemli bir sınırdır: mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının payı resmen yönetilir; diğer mirasçılara dağıtılmaz.

Bu nedenle ulaşılamayan mirasçı bulunan terekelerde iki paralel süreç yürütülür: temsilci ile terekenin yönetimi ve gerekiyorsa gaiplik kararı için başvuru.

Beşinci satır ise iletişim kurulabilen hâllerde en hızlı yoldur: konsolosluk vekâletnamesi apostil ve yeminli tercüme aşamalarını ortadan kaldırır.

Altıncı satır ise mülkiyet yapısını değiştirerek kilidi açar ve mirasçılardan yalnızca birinin talebiyle işler.

Rıza Gerektirmeyen Araçlar

AraçNe çözerRıza gerekir miDayanak
Taksim sözleşmesiOrtaklığı bitirirEvetTMK m.676/3
Tereke temsilcisiYönetim ve dava takibiHayırTMK m.640/3
Paylı mülkiyete geçişHer mirasçı bağımsız hareket ederHayırTMK m.644
Paylaşma davasıMahkeme kararıyla paylaşmaHayırTMK m.642
Ortaklığın giderilmesiAynen taksim veya satışHayır—
Terekenin tespitiKapsam belgelenirHayırTMK m.589

İkinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci satırlar ortak bir özellik taşır: bunların hiçbiri diğer mirasçıların rızasına bağlı değildir.

Bu, paylaşmaya yanaşmayan mirasçı karşısında en önemli bilgidir: tek bir mirasçının talebi süreci başlatmaya yeter.

Üçüncü satır özellikle değerlidir: TMK m.644 uyarınca paylı mülkiyete geçildiğinde her mirasçı kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir hâle gelir; payını satabilir.

Dördüncü satır TMK m.642’ye dayanır: mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir.

Paylaşma Sonrası Devam Eden Sorumluluk

KonuKuralDayanak
Paylaşmadan sonraMüteselsil sorumluluk sürerTMK m.681/1
Süre5 yılTMK m.681/1
Sözleşmedeki borç dağılımıAlacaklıyı bağlamaz—
Ödeyen mirasçıDiğerlerine rücu ederTMK m.682
Alacaklının rızasıSorumluluk sona erebilir—

İlk iki satır sıkça atlanır: paylaşma yapıldı diye sorumluluk bitmez. TMK m.681/1 uyarınca mirasçılar paylaşmadan sonra da beş yıl boyunca müteselsilen sorumlu kalır.

Üçüncü satır bu kuralın sonucudur: taksim sözleşmesinde “borçları X üstlenir” yazılsa dahi bu düzenleme alacaklıyı bağlamaz; yalnızca mirasçılar arasında iç ilişkide sonuç doğurur.

Dördüncü satır dengeyi kurar: payına düşenden fazlasını ödeyen mirasçı diğerlerine rücu edebilir; makbuzlar saklanmalıdır.

Bu nedenle paylaşma planlanırken yalnızca malların değil, borçların da tablosu çıkarılmalıdır.

Paylaşma Davasından Önce: Paylı Mülkiyete Dönüştürme

Ortaklığın giderilmesi davası tek yol değildir. Türk Medeni Kanunu, daha hafif ve daha hızlı bir ara çözüm öngörmüştür: elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi.

TMK m.644 usulü
AşamaKural
TalepBir mirasçı, terekeye dâhil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilir
Tek başına başvuruİstem kişiseldir; tüm mirasçıların birlikte başvurması gerekmez
ÇağrıSulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde itirazlarını bildirmeye davet eder
KararElbirliğinin devamını haklı kılacak itiraz ileri sürülmez veya süresi içinde paylaşma davası açılmazsa dönüştürmeye karar verilir
KapsamTaşınmaz dışındaki haklar ve alacaklar bakımından da aynı usul uygulanır
GörevSulh hukuk mahkemesi
AlacaklıİİK m.121 uyarınca icra mahkemesinden yetki belgesi alan alacaklı da bu davayı açabilir

İkinci satır, tıkanmış dosyalarda en değerli bilgidir: dönüştürme istemi tek bir mirasçı tarafından yapılabilir ve diğerlerinin katılımını gerektirmez. Paylaşmaya yanaşmayan mirasçının imzası olmadan da elbirliği hâli sona erdirilebilir; bundan sonra her mirasçı kendi payı üzerinde tasarruf edebilir hâle gelir.

Dönüşüm, satışa zorlamadan tıkanıklığı çözer. Ortaklığın giderilmesi davası çoğu zaman taşınmazın satılmasıyla sonuçlanır ve aile içinde kalması istenen bir taşınmaz elden çıkabilir. Paylı mülkiyete dönüşüm ise mülkiyeti korur, yalnızca ortaklık türünü değiştirir. Buna karşılık dönüşümden sonra paydaşlar payını üçüncü kişiye satabilir; bu ihtimalde diğer paydaşların önalım hakkı devreye girer.

Terekeyi Tek Başına Kullanan Mirasçıya Karşı

Paylaşmaya yanaşmayan mirasçı aynı zamanda taşınmazı tek başına kullanıyorsa, paylaşma talebinin yanında ayrı talepler de gündeme gelir.

Kullanım nedeniyle doğan talepler
TalepDayanak ve şart
EcrimisilHaksız kullanım; beş yıllık zamanaşımı, dava tarihinden geriye işler
İntifadan menPaydaşlar arası ecrimisilde kural olarak aranan koşul
El atmanın önlenmesiMülkiyet hakkına dayalı talep (TMK m.683)
Kira gelirinin paylaşımıTaşınmaz kiraya verilmişse gelir terekeye aittir
ÜrünlerBir şeye malik olan, onun ürünlerine de malik olur (TMK m.685)
TemsilciMiras ortaklığına temsilci atanması (TMK m.640)
ArabuluculukOrtaklığın giderilmesinde dava şartıdır (6325 s.K. m.18/B)

İkinci satır, paydaşlar arasındaki ecrimisil taleplerinin en sık takıldığı noktadır: kullanan paydaşa karşı ecrimisil istenebilmesi için kural olarak önce intifadan men koşulunun gerçekleşmesi, yani kullanımın karşı çıkıldığının ihtarla ortaya konması gerekir. Bu ihtarın noter aracılığıyla ve tarihli olarak gönderilmesi, sonraki davanın başlangıç tarihini belirler.

Dava şartı için miras uyuşmazlığında arabuluculuk rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Diğer mirasçı paylaşmaya yanaşmıyor, ne yapabilirim?

Rızası gerekmez. TMK m.642 uyarınca paylaşma davası, TMK m.644 uyarınca paylı mülkiyete geçiş ve TMK m.640/3 uyarınca tereke temsilcisi atanması yalnızca bir mirasçının talebiyle istenebilir.

Paylaşma isteme hakkım zamanla düşer mi?

Düşmez. TMK m.642 uyarınca mirasçılardan her biri, ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir. Bu talep hak düşürücü süreye tabi değildir.

Dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunlu mu?

Evet. Paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Son tutanak dosyaya sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Taşınmazı bir mirasçı kullanıyor, kira alabilir miyim?

Kira geliri doğmaz ancak ecrimisil talep edilebilir. Talebin dayanağını güçlendirmek için önce yazılı ihtar çekilmelidir. Kullanan mirasçının ödediği giderler bu borçtan mahsup edilir.

Paylı mülkiyete geçmenin faydası ne?

Tapuda pay oranı görünür hâle gelir ve her mirasçı kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir; payını satabilir. Talep TMK m.644 uyarınca mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılır.

Ortaklığın giderilmesinde taşınmaz ucuza mı satılır?

Açık artırmada rayicin altında satış riski vardır. Bu nedenle önce aynen taksim, taksim sözleşmesi ve paylı mülkiyete geçiş yolları değerlendirilmelidir.

Anlaşma sağlarsak nasıl belgeleriz?

TMK m.676/3 uyarınca paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Taşınmaz içerse dahi resmî şekil aranmaz; bu en hızlı ve en ucuz yoldur.

Bir mirasçıya ulaşamıyoruz, süreç durur mu?

Durmaz. TMK m.640/3 uyarınca sulh mahkemesinden tereke temsilcisi atanması istenebilir. Talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılır ve diğerlerinin rızası aranmaz.

Paylaşma yapılınca borç sorumluluğu biter mi?

Bitmez. TMK m.681 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından paylaşmadan sonra da beş yıl boyunca müteselsilen sorumlu kalır.

Terekede neler olduğunu bilmiyorum, nasıl öğrenirim?

TMK m.589 kapsamında terekenin tespiti istenebilir; mahkeme kurumlara müzekkere yazar. Bu talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir.

Paylaşma davası ile ortaklığın giderilmesi aynı şey mi?

Paylaşma davası terekenin bütünü için istenir; ortaklığın giderilmesi ise belirli bir mal üzerindeki ortaklığı sona erdirir. Uygulamada ikisi birlikte gündeme gelebilir.

Tereke temsilcisi ne zaman istenmeli?

Mirasçılar arasında karar alınamıyor veya bir mirasçıya ulaşılamıyorsa TMK m.640/3 uyarınca temsilci atanması istenir.

Dava masraflarını kim karşılar?

Yargılama giderleri başlangıçta davacı tarafından yatırılır. Karar sonucunda paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılması gündeme gelir.

Anlaşma sağlanırsa dava geri alınabilir mi?

Evet. Taraflar paylaşma konusunda anlaşırsa davadan feragat edilebilir veya sulh tutanağa geçirilebilir.

Post by Av. Fatma Öztürk