Evliliğin yalnızca birkaç ay sürmesi boşanmaya engel değildir; ancak bazı yolları kapatır, bazı hakları da sınırlar. Anlaşmalı boşanma için evliliğin dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Bu nedenle birkaç aylık evlilikte taraflar anlaşsa bile hâkim, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını delillerle araştırarak karar verir (TMK m.166/1). Evlilik aldatma, ağır bir hastalığın gizlenmesi gibi sebeplerle kurulmuşsa boşanma yerine evlenmenin iptali de istenebilir; bu dava iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.150, 152). Mali sonuçlar bakımından kısa süreli evlilikte de kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi ve manevi tazminat (TMK m.174), yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası (TMK m.175) isteyebilir. Anayasa Mahkemesinin “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar Yargıtay, evliliğin kısa sürdüğü gerekçesiyle yoksulluk nafakasına süre sınırı konulamayacağını kabul etmektedir. Bununla birlikte kısa süreli evlilikte hâkim nafakayı toptan belirleyebilir ve miktarı hakkaniyete göre sınırlar: Yargıtay yaklaşık 14 ay süren bir evlilik için 150 aya denk gelen toptan nafakayı hakkaniyete aykırı bulmuştur. Düğünde takılan ziynetlerde önce eşlerin anlaşmasına, yoksa ispatlanan yerel âdete, o da yoksa kime takıldığına bakılır; kadına özgü takılar kime takılırsa takılsın kadına aittir. Düğün masrafları ise kural olarak evlilik için yapılmış ve amacına ulaşmış harcamalardır; nişan hükümleri evlenme gerçekleştiği için uygulanmaz ve bu masrafların geri istenmesi çok sınırlıdır. Evlilikten önce sahip olunan mallar, çeyiz ve ailenin karşılıksız verdikleri ise kişisel maldır ve paylaşılmaz (TMK m.220).
Güncel durum (22 Ekim 2026). Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Bu tarihe kadar yoksulluk nafakasına ilişkin mevcut kurallar uygulanır; yeni süre kurallarını kanun koyucu belirleyecektir.
Düğün takılarının aidiyetinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E.2023/5704, K.2024/2402 sayılı kararıyla benimsenen kademeli ölçüt uygulanmaktadır. Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 08.05.2026 tarihli, E.2021/8, K.2026/1 sayılı kararıyla dava dilekçesinde hiç yer almayan yeni bir talebin kısmen ıslahla davaya eklenemeyeceğine karar vermiştir (RG 30.06.2026, sayı 33296). Bu nedenle ziynet, eşya ve tazminat taleplerinin baştan eksiksiz yazılması önem kazanmıştır.
Kısa süren bir evlilikte haklarınızı kaybetmeyin
Boşanma mı iptal mi, hangi tazminat ve nafaka, ziynet ve eşyalar nasıl geri alınır? Birlikte planlayalım: 0554 648 37 15.
📞 0554 648 37 15💬 WhatsAppİçindekiler
- Kısa cevap
- Bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanma olur mu?
- Boşanma mı, evlenmenin iptali mi?
- Kısa süreli evlilikte nafaka
- Kısa süreli evlilikte maddi ve manevi tazminat
- Düğün takıları ve takılan paralar kimin?
- Düğün masrafları, hediyeler ve başlık parası
- Çeyiz, ev eşyası ve mal paylaşımı
- Hamilelik, çocuk ve yeniden evlenme
- Senaryolar
- Adım adım ne yapmalı?
- Dilekçede talepler nasıl sıralanır?
- Sık yapılan hatalar
- Sıkça sorulan sorular
Kısa Cevap
“Evliliğimiz birkaç ay sürdü, kimse kimseden bir şey alamaz” cümlesi yaygın ama yanlıştır. Evliliğin kısa sürmesi bazı hakların kapsamını daraltır; hakları ortadan kaldırmaz. Aşağıdaki tablo en sık sorulan soruları özetler.
Tablo: Kısa süreli evlilikte kısa cevaplar
| Soru | Kısa cevap | Dayanak |
|---|---|---|
| Bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanabilir miyiz? | Hayır; evlilik dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olmalıdır | TMK m.166/3 |
| O hâlde nasıl boşanırız? | Çekişmeli dava; hâkim evliliğin temelinden sarsıldığını delillerle araştırır | TMK m.166/1 |
| Evlenmenin iptali mümkün mü? | Aldatma, yanılma, korkutma veya ağır hastalığın gizlenmesi varsa | TMK m.149-152 |
| Tazminat alabilir miyim? | Kusursuz veya daha az kusurlu iseniz; miktar hakkaniyete göre belirlenir | TMK m.174 |
| Yoksulluk nafakası alabilir miyim? | Yoksulluğa düşecekseniz ve kusurunuz daha ağır değilse | TMK m.175 |
| Kısa evlilik diye nafakaya süre konur mu? | 30.06.2027’ye kadar hayır; ancak miktar ve toptan ödeme hakkaniyete göre belirlenir | Yargıtay 2. HD 2017 ve 2024 |
| Düğün takıları kimin? | Anlaşma, yerel âdet, kime takıldığı; kadına özgü takılar kadının | Yargıtay 2. HD 04.04.2024 |
| Düğün masraflarını geri alabilir miyim? | Kural olarak hayır; evlilik gerçekleştiği için amaç gerçekleşmiştir | TMK m.122; TBK m.77 |
| Çeyiz ve evlilikten önceki mallarım? | Kişisel maldır; aynen veya bedel olarak istenir | TMK m.220 |
| Hemen yeniden evlenebilir miyim? | Kadın için 300 günlük bekleme süresi vardır; mahkeme kaldırabilir | TMK m.132 |
Bir Yıl Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Olur mu?
Kısa süreli evliliklerde en çok yapılan hata, “ikimiz de istiyoruz, anlaşmalı boşanırız” düşüncesidir. TMK m.166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu karine, bir yıllık süre dolmadan işlemez. Uygulamada bir yıllık süre resmî nikâh tarihinden dava tarihine kadar hesaplanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evliliğin birinci yılı dolmadan açılan davada eşlerin anlaştıklarını beyan etmeleri üzerine verilen boşanma kararını kanun yararına bozmuş; evliliğin temelinden sarsılıp sarsılmadığı araştırılmadan karar verilemeyeceğini belirtmiştir (basına 30.01.2010’da yansıyan karar). Bu nedenle birkaç aylık evlilikte iki yol vardır:
Tablo: Bir yıl dolmadan boşanmanın yolları
| Yol | Nasıl işler? | Dikkat |
|---|---|---|
| Çekişmeli boşanma (TMK m.166/1) | Davacı, evliliğin ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede sarsıldığını ve karşı tarafın kusurunu tanık ve belgelerle ispat eder | Taraflar mali sonuçlarda anlaşsa da hâkim delil toplar |
| Özel boşanma sebepleri | Zina (m.161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162) gibi sebepler süre beklemeden ileri sürülebilir | Bu sebeplerin kendi hak düşürücü süreleri vardır |
| Bir yılı bekleyip anlaşmalı boşanma | Bir yıl dolduktan sonra birlikte başvurulur veya dava kabul edilir | Yargıtay sürenin dava tarihinde dolmuş olmasını arar |
| Evlenmenin iptali | Evlenme sırasında var olan bir sakatlık (aldatma, yanılma, korkutma) varsa | Öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde 5 yıl |
| Terk (TMK m.164) | En az altı aylık ayrılık ve ihtar süreci gerekir | Birkaç aylık evlilikte çoğu zaman henüz mümkün değildir |
Bir yıl dolmadan açılmış çekişmeli davada taraflar sonradan anlaşsa bile, Yargıtay bir yıllık sürenin dava tarihinde dolmuş olmasını aradığı için davanın anlaşmalı boşanmaya dönüştürülmesi bozma riski taşır. Anlaşmalı boşanmanın şartlarını anlaşmalı boşanma şartları (TMK 166/3), dönüşüm imkânını çekişmeli boşanma anlaşmalıya çevrilebilir mi, terkin şartlarını ise evden ayrılırsam terk sayılır mı yazılarında anlattık.
Boşanma mı, Evlenmenin İptali mi?
Birkaç ay içinde biten evliliklerin önemli bir kısmında sorun, evlilikten sonra ortaya çıkan bir gerçektir: gizlenen bir hastalık, evlenmeden önce saklanan bir durum, baskı altında verilen evet. Bu hâllerde boşanma yerine evlenmenin iptali de değerlendirilmelidir. Evlenmenin iptali, evlenme anındaki bir sakatlığa dayanır; boşanma ise evlilik içindeki olaylara.
Tablo: Kısa süreli evlilikte gündeme gelen nispi butlan (iptal) sebepleri
| Sebep | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Yanılma | Evlenmeyi hiç istemediği veya o kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak razı olma; eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez kılacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenme | TMK m.149 |
| Aldatma | Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olma; davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi | TMK m.150 |
| Korkutma | Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilme | TMK m.151 |
| Dava süresi | İptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl | TMK m.152 |
| Sonuçlar | Mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır; iyiniyetli eş evlenmeyle kazandığı kişisel durumu korur | TMK m.158 |
İptal ile boşanma arasındaki seçim, ispat edilecek olgulara ve sürelere göre yapılır. İptal sebebi ispatlanamazsa aynı olgular boşanma davasında evliliğin temelinden sarsılması sebebi olarak da ileri sürülebilir; bu nedenle iki talebin terditli olarak birlikte ileri sürülmesi değerlendirilebilir. Mali sonuçlar bakımından iki yol arasında büyük fark yoktur; çünkü iptalde de tazminat ve nafaka için boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.158/2). Konuyu evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark yazısında ayrıntılı olarak anlattık.
Kısa Süreli Evlilikte Nafaka
Kısa süreli evlilikte nafaka sorusu iki farklı nafakayı ilgilendirir: dava süresince ödenen tedbir nafakası ve boşanmadan sonra ödenen yoksulluk nafakası. Evlilik süresi, bu nafakaların varlığını değil, daha çok miktarını ve ödeme biçimini etkiler.
Tablo: Kısa süreli evlilikte nafaka türleri
| Nafaka | Şart | Kısa evlilikte dikkat edilecek nokta | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Dava açılınca hâkim, eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri resen alır | Kusur aranmaz; evliliğin kısa sürmesi tek başına engel değildir | TMK m.169 |
| Yoksulluk nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf, diğer taraftan malî gücü oranında isteyebilir | Yoksulluğa “boşanma yüzünden” düşme şartı ayrıca incelenir | TMK m.175 |
| Toptan ödeme | Nafakanın toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir | Kısa evliliklerde toptan ödeme gündeme gelebilir | TMK m.176/1 |
| İştirak nafakası | Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılır | Evlilik süresi önemli değildir | TMK m.182 |
Süre sınırı konabilir mi? Bugün için hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 12.12.2017 tarihli, E.2016/8859, K.2017/14407 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin “kısa süren bu ikinci evlilik” gerekçesiyle yoksulluk nafakasını iki yılla sınırlamasını kanuna açık aykırılık olarak görmüş ve kararı bozmuştur. Kanun yoksulluk nafakasını süresiz olarak öngördüğünden, talep edilmedikçe hâkimin nafakaya süre koyma yetkisi bulunmadığını belirtmiştir. Bu kural, Anayasa Mahkemesinin “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027’de yürürlüğe girinceye kadar geçerlidir. O tarihten sonra hangi ölçütlerin uygulanacağı, kanun koyucunun yapacağı düzenlemeye bağlıdır; basına yansıyan bilgilere göre 13. Yargı Paketi kapsamında evlilik süresini dikkate alan modeller tartışılmaktadır, ancak 22 Ekim 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmuş bir kanun teklifi yoktur.
Miktar ve toptan ödeme. Evlilik süresi, nafakanın miktarında ve ödeme biçiminde hakkaniyet değerlendirmesinin bir parçasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önce aynı dosyada nafakanın irat yerine toptan belirlenmesi gerektiğini belirtmiş, ardından 15.10.2024 tarihli, E.2024/7639, K.2024/7375 sayılı kararında, yaklaşık 14 ay süren bir evlilik için yaklaşık 150 aylık nafakaya denk gelen 105.000 TL toptan yoksulluk nafakasını hakkaniyete aykırı bularak bozmuştur. Bu karar, kısa süreli evlilikte nafakanın varlığının değil, ölçüsünün tartışıldığını gösterir.
Yoksulluk nafakasında çalışma gücü, yaş ve düzenli gelir de değerlendirilir. Bu ölçütleri yoksulluk nafakasında çalışma gücü ve yaş kriteri, yoksulluk nafakasının şartlarını yoksulluk nafakası (TMK 175), AYM kararının etkisini ise AYM süresiz nafaka kararı 2026 yazılarında anlattık. Dava sürerken istenecek nafakayı tedbir nafakası rehberinde bulabilirsiniz.
Kısa Süreli Evlilikte Maddi ve Manevi Tazminat
Tazminat hakkı evliliğin süresine değil, kusura ve zarara bağlıdır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174/2).
Tablo: Kısa süreli evlilikte tazminatı etkileyen unsurlar
| Unsur | Etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Kusur | Talep eden kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır; eşit kusurda tazminat yoktur | TMK m.174 |
| Kişilik hakkına saldırı | Manevi tazminat için boşanmanın kendisi yetmez; kişilik hakkına saldırı oluşturan bir olay gerekir | TMK m.174/2 |
| Tarafların ekonomik ve sosyal durumu | Miktarın belirlenmesinde esas alınır | Yargıtay 2. HD 12.12.2017 |
| Kusurun ağırlığı ve hakkaniyet | Miktarın belirlenmesinde esas alınır | TMK m.4 |
| Evliliğin süresi | Özellikle beklenen menfaat kaybının kapsamını ve hakkaniyet değerlendirmesini etkileyebilir | TMK m.4, 174/1 |
Kısa süreli evliliklerde sık karşılaşılan bir durum, tarafların düğün masrafları veya ev düzeni gibi konularda anlaşamayıp kısa sürede ayrılmasıdır. Basına 10.09.2023 tarihinde yansıyan bir Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, düğün masrafları konusundaki anlaşmazlık nedeniyle düğünün yapılamadığı bir dosyada, boşanmada manevi tazminat için diğer eşin kusurunun kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerektiği, salt boşanmanın ve masraf anlaşmazlığının bu niteliği taşımadığı kabul edilerek kadın lehine verilen manevi tazminat bozulmuştur. Buna karşılık şiddet, hakaret, aldatma veya evlilikten önce önemli bir durumun gizlenmesi gibi olaylar, evlilik ne kadar kısa sürerse sürsün kişilik hakkına saldırı oluşturabilir.
Tazminatın şartlarını boşanmada maddi ve manevi tazminat, eşit kusurun sonuçlarını eşit kusur hâlinde tazminat ve nafaka yazılarında ayrıntılı olarak anlattık. Kısa evliliklerde sık görülen şiddet ve aldatma durumları için eşim bir kez tokat attı ve eşim imam nikâhıyla ikinci bir kadınla yaşıyor rehberlerine bakabilirsiniz.
Düğün Takıları ve Takılan Paralar Kimin?
Birkaç ay süren evliliklerde düğün takıları çoğu zaman henüz bozdurulmamış ve el değiştirmemiştir; bu nedenle ziynet uyuşmazlığı kısa evliliklerin en önemli mali konusudur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.04.2024 tarihli, E.2023/5704, K.2024/2402 sayılı kararıyla, takıların kural olarak kadına ait sayıldığı eski uygulamayı terk etmiş ve kademeli bir ölçüt benimsemiştir.
Tablo: Düğün takılarının aidiyetinde kademeli ölçüt
| Sıra | Ölçüt | Açıklama |
|---|---|---|
| 1 | Eşlerin anlaşması | Takıların paylaşımı konusunda bir anlaşma varsa ona göre paylaşılır |
| 2 | Yerel örf ve âdet | Anlaşma yoksa, ileri sürülen ve ispatlanan yerel âdete bakılır |
| 3 | Kime takıldığı | Erkeğe ve kadına takılan veya verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir |
| İstisna | Cinse özgü takılar | Kadına özgü bir takı kime takılırsa takılsın kadına, erkeğe özgü bir takı erkeğe verilmiş sayılır; tartışmalıysa bilirkişi incelemesi yapılır |
Basına 17.07.2026’da yansıyan bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında da bu ölçüt uygulanmış; erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan çeyrek altınların erkeğe ait olduğu kabul edilmiş, erkeğe takılan paranın da erkeğe ait olduğu belirtilmiştir. Bilezik gibi kadına özgü takılar ise kadına aittir. İspat bakımından, takıların varlığını ve kendi elinde olmadığını iddia eden taraf ispatlamalıdır. Ziynet talebi boşanma davasının eki değildir; ayrı bir dava olarak veya boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir. Takıların aidiyetini düğün takıları kime kalır, iade davasını ziynet iadesi davası nasıl açılır, ispat yükünü ise ziynetlerin kaçırıldığı iddiası yazılarında anlattık.
Düğün Masrafları, Hediyeler ve Başlık Parası
“Düğün için şu kadar harcadık, birkaç ay sürdü; masraflarımızı geri alabilir miyiz?” sorusunun cevabı, nişanın bozulması ile evliliğin sona ermesi arasındaki farkta yatar. Nişanlılık hükümleri, nişanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesini düzenler. Örneğin alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesi, nişanlanmanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi şartına bağlıdır (TMK m.122). Evlenme gerçekleşmişse bu hükümler uygulanmaz.
Tablo: Düğün ve evlilik öncesi harcamalar
| Harcama veya değer | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Salon, organizasyon, yemek gibi düğün masrafları | Evlilik için yapılmış ve evlenmeyle amacına ulaşmış harcamalardır; geri istenmesi çok sınırlıdır | TMK m.122; TBK m.77 |
| Nişan bozulduysa yapılan masraflar | Kusurlu taraftan dürüstçe yapılan masraflar için uygun tazminat istenebilir | TMK m.120 |
| Nişanda verilen alışılmışın dışındaki hediyeler | Nişan evlenme dışında bir sebeple biterse geri istenebilir | TMK m.122 |
| Düğün takıları | Kademeli ölçüte göre sahibine aittir; ayrıca istenir | Yargıtay 2. HD 04.04.2024 |
| Eşe veya eşin ailesine yapılan bağışlar | Bağıştan dönme yalnızca kanunda sayılan ağır hâllerde mümkündür | TBK m.295 |
| Başlık parası | Hukuka ve ahlaka aykırı bir sonuç için verildiğinden geri istenemez; hâkim Devlete mal edilmesine karar verebilir | TBK m.81 |
Sebepsiz zenginleşme hükmüne göre haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür; yükümlülük özellikle geçerli olmayan, gerçekleşmeyen veya sona eren bir sebebe dayanan kazanmalarda doğar (TBK m.77). Düğün masrafında ise sebep, yani düğün ve evlenme gerçekleşmiştir. Bu nedenle evliliğin kısa sürmesi, düğün masraflarının iadesi için tek başına dayanak oluşturmaz. Buna karşılık bir taraf, evlilik için aldığı bir malı kendi adına satın almış ve hâlâ elinde tutuyorsa, o malın kime ait olduğu mülkiyet ve mal rejimi kurallarına göre ayrıca değerlendirilir. Düğün ve nişan masraflarını düğün ve nişan masraflarını ben karşıladım, başlık parasını başlık parası geri istenebilir mi, bağıştan dönmeyi ise hediye edilen altın geri alınır mı (TBK 295-297) yazılarında anlattık.
Çeyiz, Ev Eşyası ve Mal Paylaşımı
Kısa süreli evlilikte mal paylaşımı genellikle sanıldığından çok daha sınırlıdır; çünkü paylaşıma konu olan, yalnızca evlilik süresince edinilen mallardır. Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m.202) ve boşanma davası açılmışsa mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2). Birkaç aylık bir evlilikte bu dönem birkaç aydan ibarettir.
Tablo: Kısa süreli evlilikte malların niteliği
| Mal veya değer | Niteliği | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Evlenmeden önce sahip olunan mallar | Kişisel mal | Paylaşılmaz; sahibine aynen iade edilir | TMK m.220/2 |
| Çeyiz ve aileden karşılıksız alınan eşya veya para | Kişisel mal | Paylaşılmaz; aynen veya bedel olarak istenir | TMK m.220/2 |
| Yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya | Kişisel mal | Sahibinde kalır | TMK m.220/1 |
| Nikâhtan sonra maaşla alınan ev eşyası veya araç | Edinilmiş mal | Artık değer yarı yarıya paylaşılır | TMK m.219, 236/1 |
| Kime ait olduğu ispatlanamayan mal | Paylı mülkiyet | Eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır | TMK m.222/2 |
| Bir eşin bütün malları | Karine | Aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır | TMK m.222/3 |
Bu tablonun en önemli sonucu şudur: belirli bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür (TMK m.222/1). Kısa süreli evliliklerde uyuşmazlığın büyük kısmı, düğünden önce alınan beyaz eşya, mobilya ve çeyizin kimin parasıyla alındığına ilişkindir. Bu nedenle faturalar, banka dekontları, çeyiz senedi, satıcı kayıtları ve eşyaların alınmasına tanık olan kişiler önem taşır. Kişisel mallar için talep aynen iade, mümkün değilse bedel olarak kurulmalıdır.
Evlilik süresince yapılan küçük birikimler, nikâhtan sonra alınan araç veya krediyle alınan eşya için ise artık değer hesabı yapılır; borçlar da hesaba katılır. Çeyiz ve ev eşyasının durumunu çeyiz eşyaları ve çeyiz senedi, çeyiz ve ev eşyalarımı geri istiyorum ve boşanmada ev eşyaları, ziynet ve çeyiz kime kalır yazılarında; ailenin verdiği parayla alınan malları anne babanın verdiği parayla alınan ev, katılma alacağı hesabını ise ev hanımı boşanınca mal paylaşımından ne alır rehberinde anlattık.
Hamilelik, Çocuk ve Yeniden Evlenme
Kısa süreli evliliklerde iki özel durum sık sorulur: evlilik sırasında başlayan bir hamilelik ve boşanmadan hemen sonra yeniden evlenme isteği.
Tablo: Kısa evlilikte çocuk ve yeniden evlenme kuralları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Babalık karinesi | Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır | TMK m.285/1 |
| Velayet | Çocuğun üstün yararına göre belirlenir | TMK m.182 |
| İştirak nafakası | Velayet kendisine verilmeyen eş, gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılır | TMK m.182 |
| Dava sürerken çocuk için nafaka | Hâkim çocukların bakımı için geçici önlemleri resen alır | TMK m.169 |
| Kadının bekleme süresi | Evlilik sona erince kadın, sona erme tarihinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla süre biter | TMK m.132 |
| Bekleme süresinin kaldırılması | Kadının önceki evlilikten gebe olmadığı anlaşılır veya aynı eşler yeniden evlenmek isterse mahkeme süreyi kaldırır | TMK m.132 |
| Soyadı | Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden kazanır | TMK m.173 |
Bekleme süresi uygulamada en çok kısa süreli evliliklerde gündeme gelir; çünkü boşanma kararının kesinleşmesinden kısa süre sonra yeni bir evlilik planlanabilir. Bu durumda gebe olmadığını gösteren sağlık raporuyla aile mahkemesine başvurularak sürenin kaldırılması istenir. Evlilik içinde doğacak bir çocuk varsa, velayet ve iştirak nafakası evliliğin süresinden bağımsız olarak çocuğun üstün yararına göre belirlenir.
Senaryolar: Birkaç Aylık Evlilikte Sık Görülen Durumlar
Aşağıdaki tablo, kısa süreli evliliklerde en sık karşılaşılan durumları ve izlenebilecek yolu gösterir. Tablo bir öngörü değil, bir yol haritasıdır; her dosya kendi delillerine göre değerlendirilir.
Tablo: Kısa süreli evlilikte senaryolar
| Durum | Olası yol | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Üç aylık evlilik; ikimiz de boşanmak istiyoruz | Çekişmeli dava (TMK m.166/1) veya bir yılın dolmasını beklemek | Anlaşma olsa da hâkim delil toplar |
| Eşim evlenmeden önce ağır bir hastalığını gizlemiş | Evlenmenin iptali (TMK m.150) ve terditli olarak boşanma | Öğrenmeden itibaren altı ay |
| İkinci ayda şiddet gördüm | Koruma kararı, boşanma (TMK m.162, 166), tazminat | Darp raporu ve hak düşürücü süreler |
| Çalışmıyorum, eşim beni evden gönderdi | Tedbir nafakası; şartları varsa yoksulluk nafakası | Miktar ve ödeme biçimi hakkaniyete göre belirlenir |
| Takılarım eşimde veya ailesinde kaldı | Ziynet alacağı talebi | Kademeli ölçüt; takıların listesi ve fotoğrafları |
| Düğün masraflarını ailem ödedi | Masrafların iadesi kural olarak istenemez | Ailenin aldığı eşya kişisel mal olarak istenebilir |
| Evliliğin ilk aylarında hamile kaldım | Babalık karinesi, tedbir ve iştirak nafakası | Velayet çocuğun üstün yararına göre belirlenir |
Adım Adım Ne Yapmalı?
Tablo: Kısa süreli evlilikte yapılacaklar
| Sıra | Adım | Neden? |
|---|---|---|
| 1 | Nikâh tarihini ve bir yılın ne zaman dolacağını hesaplayın | Anlaşmalı boşanma için dava tarihinde bir yıl gerekir (TMK m.166/3) |
| 2 | Evlenmeden önce gizlenen bir durum varsa öğrenme tarihini not edin | İptal davası için altı aylık süre (TMK m.152) |
| 3 | Düğün takılarının listesini, fotoğraf ve videolarını toplayın; kimde olduklarını belirleyin | Ziynet talebinde ispat |
| 4 | Çeyiz ve ev eşyası faturalarını, dekontları ve çeyiz senedini saklayın | Kişisel malın ispatı (TMK m.222/1) |
| 5 | Mesajları, tanıkları ve olay tarihlerini kayda geçirin | Kusurun ispatı (TMK m.166/1) |
| 6 | Tazminat, nafaka, ziynet ve eşya taleplerinin tamamını dava dilekçesine yazın | Dilekçede hiç olmayan yeni talep kısmen ıslahla eklenemez (İBBGK 08.05.2026) |
| 7 | Geçiminiz yoksa dava ile birlikte tedbir nafakası isteyin | Hâkim geçici önlemleri alır (TMK m.169) |
| 8 | Hemen yeniden evlenecekseniz bekleme süresinin kaldırılmasını isteyin | TMK m.132 |
Dava açılmadan önce yapılacak hazırlıkları eşim boşanma davası açacağını söyledi yazısında, kadının ve erkeğin haklarını ise boşanmada kadının hakları ve boşanmada erkeğin hakları rehberlerinde ayrıntılı olarak anlattık.
Dilekçede Talepler Nasıl Sıralanır?
Kısa süreli evlilikte dava dilekçesinin en önemli bölümü taleplerdir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 08.05.2026 tarihli kararıyla, dava dilekçesinde hiç yer almayan yeni bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceğini kabul etmiştir; dilekçede bulunan bir talebin miktarı ise ıslahla artırılabilir. Bu nedenle ziynet, eşya, tazminat ve nafaka taleplerinin baştan eksiksiz yazılması gerekir. Aşağıdaki örnek yalnızca açıklamalar ve talepler bölümüne ilişkin bir şablondur.
DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […]
DAVALI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […], Adres: […]
KONU: TMK m.166/1 uyarınca boşanmamıza ve fer’i taleplerimizin kabulüne karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Davalı ile [tarih] tarihinde evlendik. Evliliğimiz henüz bir yılı doldurmadığından TMK m.166/3 uygulanamaz; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını aşağıdaki olaylar ve delillerle ispat edeceğim.
2. [Tarih] tarihinde [olay]; [tarih] tarihinde [olay]. Bu olayları [tanık adları] bilmektedir.
3. Düğünümüzde bana [takıların cinsi, adedi ve gramı] takılmıştır. Bu takılar [tarih] tarihinde davalı tarafından alınmış ve iade edilmemiştir.
4. Evlenmeden önce ailem tarafından alınan ve faturaları ekte sunulan [eşya listesi] kişisel malımızdır ve davalının konutunda kalmıştır.
TALEPLER:
a) TMK m.166/1 uyarınca boşanmamıza,
b) Dava süresince aylık [miktar] TL tedbir nafakasına (TMK m.169),
c) [Miktar] TL maddi ve [miktar] TL manevi tazminata (TMK m.174),
ç) Aylık [miktar] TL yoksulluk nafakasına (TMK m.175),
d) Ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmazsa dava tarihindeki değerlerinin [miktar] TL olarak tahsiline,
e) Kişisel eşyalarımın aynen iadesine, mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline,
f) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Ziynet ve eşya talepleri değer üzerinden nispi harca tabidir; değer belirtilirken her takının cinsi, adedi ve gramı ayrıca yazılmalıdır. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Ziynet talebinin ayrıntıları için ziynet iadesi davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanma davası açmak. Evlilik dava tarihinde en az bir yıl sürmüş olmalıdır (TMK m.166/3).
- İptal sebebini geç değerlendirmek. Evlenmenin iptali davası öğrenmeden itibaren altı ay içinde açılmalıdır (TMK m.152).
- “Kısa evlilikte tazminat olmaz” sanmak. Tazminat kusura ve zarara bağlıdır; süre yalnızca miktarı etkileyebilir (TMK m.174).
- Nafakaya kendiliğinden süre konulacağını düşünmek. 30.06.2027’ye kadar kanun yoksulluk nafakasını süresiz olarak öngörmektedir.
- Takıların listesini ve fotoğraflarını saklamamak. Ziynet talebinde ispat yükü iddia edendedir.
- Düğün masraflarını boşanmada geri isteyebileceğini sanmak. Evlenme gerçekleştiği için nişan hükümleri uygulanmaz (TMK m.122).
- Çeyiz ve eşya faturalarını atmak. Kişisel malın ispatı faturalara ve tanıklara dayanır (TMK m.222/1).
- Talepleri dava dilekçesine eksik yazmak. Dilekçede hiç olmayan yeni talep kısmen ıslahla eklenemez (İBBGK 08.05.2026).
- Bekleme süresini bilmeden yeni evlilik planlamak. Kadın için 300 günlük süre vardır; mahkeme kaldırabilir (TMK m.132).
İlgili rehber: Kısa süren evliliklerde ayrılığın sebebi evlenmeden önce gizlenen bir gerçekse, boşanma yerine evliliğin iptali gündeme gelebilir. Eşimin Evlilikten Önce Önemli Bir Gerçeği Gizlediğini Öğrendim: Evliliğin İptali yazımızı inceleyin.
Sıkça Sorulan Sorular
Birkaç aylık evlilikten sonra boşanabilir miyim?
Evet. Boşanma için asgari bir evlilik süresi yoktur. Ancak evlilik bir yılı doldurmadığından anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3) uygulanamaz; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı delillerle ispat edilmelidir (TMK m.166/1).
İkimiz de istiyoruz; bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanabilir miyiz?
Hayır. TMK m.166/3’teki karine, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasına bağlıdır ve bu süre dava tarihine göre değerlendirilir. Bir yıl dolmadan açılan davada hâkim, tarafların beyanıyla yetinmeyip evliliğin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırır.
Boşanma yerine evliliğin iptalini isteyebilir miyim?
Evlenme sırasında yanılma, aldatma veya korkutma varsa ya da sağlığınız için ağır tehlike oluşturan bir hastalık sizden gizlenmişse evlenmenin iptalini isteyebilirsiniz (TMK m.149-151). Dava, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.152).
Evliliğin iptalinde tazminat ve nafaka alınır mı?
Evet. Evlenmenin butlanına karar verilirse mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.158/2).
Kısa süreli evlilikte tazminat alabilir miyim?
Kusursuz veya daha az kusurluysanız maddi tazminat (TMK m.174/1), kişilik hakkınız saldırıya uğradıysa manevi tazminat (TMK m.174/2) isteyebilirsiniz. Miktar, kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve hakkaniyete göre belirlenir.
Kısa evlilikte yoksulluk nafakası alınır mı?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekseniz ve kusurunuz daha ağır değilse yoksulluk nafakası isteyebilirsiniz (TMK m.175). Evliliğin kısa sürmesi hakkı ortadan kaldırmaz; ancak miktar ve ödeme biçimi hakkaniyete göre belirlenir.
Hâkim kısa evlilik diye nafakaya süre koyabilir mi?
Bugün için hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kısa süren evlilik gerekçesiyle nafakanın iki yılla sınırlanmasını kanuna açık aykırılık saymıştır (12.12.2017, E.2016/8859, K.2017/14407). Anayasa Mahkemesinin “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir.
Toptan nafaka nedir?
Nafakanın aylık irat yerine bir defada ödenmesidir; hâkim maddi tazminat ve nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verebilir (TMK m.176/1). Yargıtay, yaklaşık 14 ay süren bir evlilik için 150 aya denk gelen toptan nafakayı hakkaniyete aykırı bulmuştur (2. HD 15.10.2024, E.2024/7639, K.2024/7375).
Düğünde takılan altınlar kime kalır?
Önce eşlerin anlaşmasına, yoksa ispatlanan yerel âdete, o da yoksa kime takıldığına bakılır; kadına özgü takılar kime takılırsa takılsın kadına aittir (Yargıtay 2. HD 04.04.2024, E.2023/5704, K.2024/2402).
Düğünde damada takılan paralar kimin?
Kademeli ölçüte göre, anlaşma veya ispatlanan yerel âdet yoksa erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan değerler kural olarak erkeğe aittir. Basına 17.07.2026’da yansıyan bir Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında erkeğe takılan paranın erkeğe ait olduğu belirtilmiştir.
Düğün masraflarını geri isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. Düğün masrafları evlilik için yapılmış ve evlenmeyle amacına ulaşmış harcamalardır. Nişanlılık hükümleri, nişanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesini düzenler (TMK m.120-122); evlenme gerçekleşmişse uygulanmaz.
Çeyizimi ve ailemin aldığı eşyaları geri alabilir miyim?
Evet. Evlilikten önce sahip olunan ve aileden karşılıksız alınan mallar kişisel maldır (TMK m.220) ve paylaşılmaz. Aynen iadesini, mümkün değilse bedelini isteyebilirsiniz; malın size ait olduğunu fatura, dekont, çeyiz senedi ve tanıklarla ispat etmeniz gerekir (TMK m.222/1).
Kısa evlilikte mal paylaşımı olur mu?
Yalnızca nikâh tarihi ile dava tarihi arasında edinilen mallar paylaşılır; mal rejimi dava tarihinde sona erer (TMK m.225/2). Birkaç aylık evlilikte bu dönem kısa olduğundan paylaşıma konu değer genellikle sınırlıdır.
Başlık parasını geri alabilir miyim?
Hayır. Başlık parası hukuka ve ahlaka aykırı bir sonuç için verilmiş sayıldığından geri istenemez; hâkim bunun Devlete mal edilmesine karar verebilir (TBK m.81).
Boşandıktan hemen sonra evlenebilir miyim?
Erkek için bekleme süresi yoktur. Kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla süre biter. Gebe olmadığı anlaşılırsa veya aynı eşler yeniden evlenmek isterse mahkeme süreyi kaldırır (TMK m.132).
Evliliğin ilk aylarında hamile kaldım; çocuğun babası kim sayılır?
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m.285/1). Velayet çocuğun üstün yararına göre belirlenir ve velayet kendisine verilmeyen eş iştirak nafakası öder (TMK m.182).
Bu yazının kaynakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.120, 122, 132, 149-152, 158, 162, 164, 166, 168, 169, 173-176, 182, 202, 219, 220, 222, 225, 236, 285; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77, 81, 295; Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı (RG 30.09.2026, sayı 33386); Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 08.05.2026 tarihli, E.2021/8, K.2026/1 sayılı kararı (RG 30.06.2026, sayı 33296); Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E.2023/5704, K.2024/2402; 15.10.2024 tarihli, E.2024/7639, K.2024/7375 ve 12.12.2017 tarihli, E.2016/8859, K.2017/14407 sayılı kararları; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin basına 30.01.2010 ve 17.07.2026 tarihlerinde yansıyan kararları; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun basına 10.09.2023 tarihinde yansıyan kararı.
📚 İlgili Rehberler
- 🧭 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi (Hub)Boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımının tüm başlıkları
- Anlaşmalı Boşanma Şartları (TMK 166/3)
- Evliliğin İptali ile Boşanma Arasındaki Fark
- Düğün Takıları Kime Kalır?
- Düğün ve Nişan Masraflarını Geri İsteyebilir miyim?
- Çeyiz Eşyaları ve Çeyiz Senedi
- AYM Süresiz Nafaka Kararı 2026
- Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
- Boşanmada Kadının Hakları 2026
- Boşanmada Erkeğin Hakları 2026
Evlilik kısa sürdü diye haklarınız kısa kesilmesin
Takılar, çeyiz, tazminat, nafaka ve iptal seçeneğini sürelerinizi kaçırmadan birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
📞 0554 648 37 15💬 WhatsAppAile ve Boşanma Hukuku kümesindeki diğer rehberler:
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Anlaşmalı boşanma · Ziynet iadesi davası · Ev eşyası ve çeyiz · Yoksulluk nafakası · Evliliğin iptali