Boşanma sonrası geçim endişesi taşıyan eşler için yoksulluk nafakası önemli bir konudur. Ancak bu nafakanın kime ve hangi koşulda bağlanacağı çoğu zaman yanlış bilinir. “Çalışabilecek durumdaysam nafaka alamaz mıyım? Yaşım nafakayı etkiler mi?” gibi sorular sık sorulur.
⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.
“Yoksulluk” Nedir? Yargıtay’ın Tanımı
TMK m. 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Buradaki ölçütü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu belirlemiştir. 07.10.1998 tarihli, 1998/2-656 E., 688 K. sayılı kararda kabul edildiği üzere yoksulluk; kişinin yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu giderlerini karşılayamayacak düzeye düşmesidir.
Ölçü lüks harcamalar değil, insan onuruna yaraşır asgari yaşam standardını sürdürebilmektir. Yani nafaka isteyen kişinin eski yaşam düzeyini koruyup koruyamadığına değil, zorunlu giderlerini karşılayıp karşılayamadığına bakılır.
Asgari ücretle çalışmak yoksulluğu ortadan kaldırmaz
Bu, en sık karşılaşılan yanılgıdır ve Yargıtay’ın en istikrarlı çizgilerinden biridir.
Yerleşik içtihatlarda “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması”, yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir.
Bu çizgi Hukuk Genel Kurulu’nun birçok kararında yinelenmiştir: 07.10.1998 (1998/2-656 E., 688 K.), 26.12.2001 (2001/2-1158 E., 1185 K.), 28.02.2007 (2007/3-84 E., 95 K.), 16.05.2007 (2007/2-275 E., 275 K.), 11.03.2009 (2009/2-73 E., 118 K.), 04.05.2011 (2011/2-155 E., 2011/278 K.) ve 24.12.2014 (2013/2-1364 E., 2014/1082 K.).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2017 tarihli, 2016/19851 E., 2017/8914 K. sayılı kararında da; tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ihtiyaçları dikkate alındığında davalı kadının asgari ücretle çalışıyor bulunmasının onu yoksulluktan kurtarmayacağı ve hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmeyeceği belirtilmiştir.
Belirleyici Ölçüt: Sabit ve Güvenceli İş
Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması tek başına nafakayı kaldırmaz. Yargıtay uygulamasında aranan şey işin niteliğidir.
Yoksulluk nafakasının kaldırılabilmesi için nafaka alacaklısının çalışmakta olduğu işin sabit ve güvenceli olması gerekir. Her an sona erebilecek nitelikteki iş sabit ve güvenceli sayılmaz.
Bir kararda bu ilke şöyle uygulanmıştır: nafaka alacaklısının nafaka dışında bir malvarlığı bulunmadığı, sonradan girdiği işte aldığı asgari ücretin günümüz ekonomik koşulları ve paranın alım gücü değerlendirildiğinde onu yoksulluktan kurtarmadığı; kaldı ki elde ettiği iş ve gelirin her an sona erebilecek nitelikte olup sabit ve güvenceli olmadığı belirtilmiştir.
Bu nedenle kaldırma davasında yalnızca “işe girdi” demek yetmez; işin sürekliliği, sigortalılık durumu ve gelirin düzenliliği ortaya konmalıdır.
Çalışma Gücü: Engel Kalıcı ve Sürekli Olmalı
Nafaka talebinde bulunan tarafın çalışabilir durumda olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Ölçüt nettir: çalışmaya engel durumun kalıcı ve sürekli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Yargıtay bir kararda, kişinin mesleği ve yaşı dikkate alındığında çalışmasına engel bir durumun kalıcı ve sürekli olduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varmıştır. Geçici rahatsızlıklar veya iş bulamama, çalışma gücünün yitirildiği anlamına gelmez.
Bu değerlendirmede dikkate alınan unsurlar:
- Yaş — iş bulma ihtimalini etkileyen somut bir olgudur
- Meslek ve eğitim durumu — sahip olunan nitelikler
- Sağlık durumu — raporla belgelenmiş kalıcı engel
- Çalışma geçmişi — hiç çalışmamış olma veya uzun süre iş hayatından uzak kalma
- Bakım yükümlülükleri — küçük çocuk veya bakıma muhtaç yakın
Yükümlü Taraf İçin Ayna Kural
Aynı mantık nafaka ödeyecek taraf için de işler ve tersine sonuç doğurur: herhangi bir engeli bulunmayan tarafın çalışmaması, kendisini nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz.
Yargıtay bir kararda bu ilkeyi uygulayarak, engeli bulunmadığı hâlde çalışmayan koca aleyhine kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yani “işim yok, ödeyemem” savunması tek başına sonuç doğurmaz; aranan şey çalışma gücünün bulunup bulunmadığıdır.
Engellilik ve Sosyal Yardımlar
Engelli aylığı, yaşlılık aylığı veya benzeri sosyal yardımlar tek başına belirleyici değildir; her iki taraf bakımından da somut olayın koşullarına göre ayrı ayrı değerlendirilir.
- Nafaka isteyen taraf bakımından: düşük tutarlı bir aylığın zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığına bakılır. Küçük bir kira geliri veya düşük emekli maaşı da tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz.
- Nafaka ödeyecek taraf bakımından: malî gücün nafaka ödemeye yeterli ve elverişli olup olmadığı incelenir.
Her iki yönde de mahkeme, gelirin miktarını değil zorunlu giderlerle ilişkisini esas alır.
Mahkeme Neyi Araştırır?
Yoksulluk nafakası isteyenin ekonomik durumu araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması bozma sebebidir. Yapılması gereken araştırma kapsamı şudur:
- İşyerinden araştırma yapılmalıdır.
- Nafaka isteyen eşin hangi dönemlerde çalıştığı ve net geliri belirlenmelidir.
- İşten ayrılma varsa sebebi ve ayrılma sonucu tazminat ödenip ödenmediği tespit edilmelidir.
- Çalışması hâlinde işin sürekliliği ve düzenli geliri belirlenmelidir.
- Ücret ve ücret belgesi araştırılmalıdır.
- Yurt dışında çalışma varsa belgelendirilmelidir.
- Gerekirse tanık dinlenmelidir.
Bu araştırma, kolluk aracılığıyla yapılan sosyal ve ekonomik durum tespitiyle sınırlı kalmamalı; SGK, vergi ve banka kayıtlarıyla desteklenmelidir.
Bir Mevzuat Notu
TMK m. 175’in metnindeki “süresiz olarak” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Ancak iptal kararının yürürlüğü, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonraya bırakılmıştır.
Bu nedenle karar henüz yürürlükte değildir; TMK m. 175 mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmektedir. Yoksulluk nafakası kaldırılmamış olup mevcut nafakalar da kendiliğinden sona ermez.
Dosyayı Güçlendiren Belgeler
- SGK hizmet dökümü — çalışma geçmişi ve kesintiler
- Sağlık raporları — kalıcı engel iddiasında
- Kira sözleşmesi ve faturalar — zorunlu giderlerin ispatı
- İşten çıkış belgesi ve varsa tazminat kayıtları
- İş arama kayıtları — İŞKUR başvuruları
- Karşı tarafın gelir durumuna ilişkin müzekkere talepleri
Sık Yapılan Hatalar
- “Çalışıyor, nafaka alamaz” sanmak: Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılmaz.
- Kaldırma davasında yalnızca işe girdiğini göstermek: İşin sabit ve güvenceli olduğu ayrıca ortaya konmalıdır.
- Geçici rahatsızlığa dayanmak: Çalışmaya engel durumun kalıcı ve sürekli olduğu kanıtlanmalıdır.
- “İşsizim, ödeyemem” demek: Engeli bulunmayan tarafın çalışmaması nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- Zorunlu giderleri belgelememek: Yoksulluk, gelirin miktarına değil zorunlu giderlerle ilişkisine göre değerlendirilir.
- Eksik araştırmaya itiraz etmemek: Ekonomik durum araştırılmadan hüküm kurulması bozma sebebidir.
Çalışma Gücü Kaybı Hukuken Nasıl Ölçülür? 5510 s.K. m.25
“Çalışmaya gücüm yok” beyanı, dosyada bir ölçüye bağlanmadıkça sonuç doğurmaz. Türk hukukunda çalışma gücü kaybının ölçüsü ve ölçen makam, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda belirlenmiştir.
Kanun’un 25. maddesine göre; sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır. Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar bakımından ölçü, çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ının kaybıdır; (c) bendi kapsamındakiler için ise çalışma gücünün en az %60’ı veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünün kaybedilmesi aranır.
Bu tespitin usul ve esasları Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile düzenlenmiştir; Yönetmelik 5510 sayılı Kanun’un 25, 28, 47, 94 ve 95. maddeleri ile 5502 sayılı Kanun’un 41. maddesine dayanır. Nafaka dosyasında “çalışamıyorum” iddiası ileri sürülüyorsa, bu mevzuat çerçevesinde alınmış bir belge sunulması, genel bir doktor raporundan çok daha güçlü bir dayanaktır.
| Ölçüt | Karşılığı |
|---|---|
| Malullük eşiği | Çalışma gücünün en az %60 kaybı |
| Tespiti yapan makam | Kurum Sağlık Kurulu |
| Dayanak rapor | Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucusunun sağlık kurulu raporu |
| Usul mevzuatı | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği |
| Kanuni dayanak | 5510 s.K. m.25 (ve m.28, 47, 94, 95) |
Malullük ölçütünün ayrıntısı için malullük aylığı ve %60 ölçütü yazımıza bakabilirsiniz.
“Yaş” Ölçütünün Mevzuattaki Karşılığı: Erken Yaşlanma ve Kısmi Kayıp Kademeleri
Yoksulluk nafakası tartışmasında yaş, çoğu zaman sayısal bir eşik gibi kullanılır; oysa mevzuat yaşı tek başına değil, çalışabilirlikle birlikte ele alan hükümler içerir ve bunlar dosyada somut dayanak oluşturur.
Birincisi erken yaşlanma kurumudur. Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre, yaşlılık aylığı bağlanması için Kanun’da öngörülen yaş şartı dışındaki diğer şartları taşıyan ve 55 yaşını dolduran sigortalılardan; dikkat, algı, bellek, kavrama ve soyutlama gibi işlevlerin kaybı olan bilişsel yaşlanma ile fizyolojik ve psikolojik yaşlanma hâli tespit edilenler erken yaşlanmış sayılır. Bu, “yaşı ilerlemiş olduğu için iş bulamıyor” iddiasının mevzuattaki en yakın karşılığıdır.
İkincisi, %60 eşiğinin altındaki kısmi çalışma gücü kaybı kademeleridir. Kayıp oranı %60’ın altında kalan sigortalılar malul sayılmaz; ancak 5510 sayılı Kanun, belirli oran ve prim koşullarında yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanılmasını öngörür. Nafaka dosyası bakımından bunun anlamı şudur: %60’ın altında bir oran, malullük doğurmasa bile fiilî çalışabilirliği sınırlayan bir olgu olarak ileri sürülebilir.
| Durum | Mevzuattaki karşılığı | Nafaka dosyasındaki değeri |
|---|---|---|
| Çalışma gücü kaybı %60 ve üzeri | Malul sayılma (5510 m.25) | En güçlü dayanak |
| Kayıp %60’ın altında | Malullük yok; kademeli düzenlemeler | Fiilî çalışabilirliği sınırlayan olgu |
| 55 yaş + bilişsel/fizyolojik yaşlanma | Erken yaşlanma tespiti | Yaş iddiasının somut karşılığı |
| Yalnızca ileri yaş beyanı | Mevzuatta karşılığı yok | Tek başına yetersiz |
Yani “yaşım ilerledi” demek yetmez; yaşın çalışabilirlik üzerindeki etkisinin belgeye bağlanması gerekir.
İki Ayrı Rapor, İki Ayrı Rejim: Engellilik Raporu ile Çalışma Gücü Kaybı Raporu
Dosyalarda en sık yapılan belge hatası, engelli sağlık kurulu raporu ile çalışma gücü kaybı tespitinin aynı şey sanılmasıdır. İkisi farklı yönetmeliklere tâbidir, farklı makamlarca değerlendirilir ve farklı sonuç doğurur.
Erişkinlerde engellilik durumu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20/2/2019, S. 30692) çerçevesinde değerlendirilir; çocuklar bakımından ise aynı Resmî Gazete’de yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uygulanır. Buna karşılık sigortalının malul sayılıp sayılmayacağı, yukarıda anılan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ne göre Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir.
Pratik sonuç: elinde yüksek oranlı bir engelli sağlık kurulu raporu bulunan kişi otomatik olarak “çalışma gücünü kaybetmiş” sayılmaz; tersine, engellilik oranı düşük olan biri de somut işlev kaybını başka delillerle ortaya koyabilir. Nafaka dosyasına hangi raporun sunulduğu, iddianın hangi çerçevede değerlendirileceğini belirler.
| Engelli sağlık kurulu raporu | Çalışma gücü kaybı tespiti | |
|---|---|---|
| Mevzuatı | Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti Yönetmeliği |
| Değerlendiren | Yetkili sağlık kuruluşu heyeti | Kurum Sağlık Kurulu |
| Ölçtüğü | Engellilik durumu ve oranı | Çalışma/meslekte kazanma gücü kaybı |
| Doğurduğu sonuç | Haklar, indirimler, destekler | Malullük ve buna bağlı aylık |
Rapor aleyhe çıkarsa itiraz yolu da ayrıdır ve sürelidir; ayrıntı için engelli sağlık kurulu raporuna itiraz dilekçesi örneğimize ve sağlık kurulu raporuna itiraz, hakem hastane ve süreler rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yoksulluk hukuken nasıl tanımlanır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarihli, 1998/2-656 E., 688 K. sayılı kararında kabul edildiği üzere yoksulluk; kişinin yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu giderlerini karşılayamayacak düzeye düşmesidir. Ölçü lüks harcamalar değil, insan onuruna yaraşır asgari yaşam standardıdır.
Asgari ücretle çalışan yoksulluk nafakası alabilir mi?
Alabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması, yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2017 tarihli, 2016/19851 E., 2017/8914 K. sayılı kararında da asgari ücretle çalışmanın kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağı belirtilmiştir.
Nafaka alan işe girerse nafaka kalkar mı?
Kendiliğinden kalkmaz. Yoksulluk nafakasının kaldırılabilmesi için nafaka alacaklısının çalışmakta olduğu işin sabit ve güvenceli olması gerekir; her an sona erebilecek nitelikteki iş sabit ve güvenceli sayılmaz. Kaldırma davasında işin sürekliliği, sigortalılık durumu ve gelirin düzenliliği ortaya konmalıdır.
Çalışamayacak durumda olduğumu nasıl ispatlarım?
Çalışmaya engel durumun kalıcı ve sürekli olduğunun kanıtlanması gerekir; geçici rahatsızlıklar veya iş bulamama tek başına yeterli değildir. Değerlendirmede yaş, meslek ve eğitim durumu, raporla belgelenmiş sağlık durumu, çalışma geçmişi ile bakım yükümlülükleri dikkate alınır.
İşsizim, nafaka ödemekten kurtulur muyum?
Kurtulmazsınız. Yargıtay uygulamasına göre herhangi bir engeli bulunmayan tarafın çalışmaması kendisini nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz; aranan şey çalışma gücünün bulunup bulunmadığıdır.
Emekli maaşı veya engelli aylığı nafakayı etkiler mi?
Tek başına belirleyici değildir. Düşük tutarlı emekli maaşı, engelli aylığı veya küçük kira geliri bulunması yoksulluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu gelirlerin zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığına bakılır. Aynı değerlendirme nafaka ödeyecek taraf bakımından malî gücün yeterliliği yönünden yapılır.
Mahkeme hangi araştırmayı yapmalı?
İşyerinden araştırma yapılmalı; nafaka isteyen eşin hangi dönemlerde çalıştığı, net geliri, işten ayrılma varsa sebebi ve tazminat ödenip ödenmediği belirlenmelidir. Çalışması hâlinde işin sürekliliği ve düzenli geliri tespit edilmeli, ücret belgesi araştırılmalı, yurt dışı çalışma belgelendirilmeli ve gerekirse tanık dinlenmelidir. Eksik inceleme bozma sebebidir.
Süresiz nafaka kalktı mı?
Kalkmamıştır. TMK m. 175’teki ‘süresiz olarak’ ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmakla birlikte, iptal kararının yürürlüğü gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonraya bırakılmıştır. Bu nedenle madde mevcut hâliyle uygulanmaya devam etmekte ve mevcut nafakalar kendiliğinden sona ermemektedir.
Nafaka konusunda hakkınızı doğru hesaplatın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yoksulluk nafakasının temel ölçütleri nelerdir?
Temel koşullar
Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir.
Nafaka, alacaklının cinsiyetine göre değil, yoksulluğa düşme ve kusur ölçütüne göre belirlenir; hem kadın hem erkek koşulları varsa nafaka isteyebilir.
Çalışma gücü ve yaşın rolü
Yoksulluk değerlendirmesinde, nafaka isteyenin yaşı, eğitim durumu, sağlığı ve çalışma gücü dikkate alınır. Düzenli ve yeterli bir geliri olan ya da kolayca iş bulup geçinebilecek durumdaki bir kişinin “yoksulluğa düşeceği” kabul edilmeyebilir.
Buna karşılık, ileri yaş, sağlık sorunları, uzun süre çalışma hayatından uzak kalma gibi durumlar, kişinin yeniden geçim sağlamasını zorlaştırdığından yoksulluk değerlendirmesinde lehe etki edebilir. Önemli olan, somut olayda kişinin gerçekten yoksulluğa düşüp düşmeyeceğidir.
Pratik bilgiler
- Yoksulluk somut değerlendirilir: Herkese aynı kalıp uygulanmaz; kişinin gerçek durumu incelenir.
- Kusur dengesi: Nafaka isteyen, karşı taraftan daha ağır kusurlu olmamalıdır.
- Değişebilir: Nafaka alanın durumu iyileşir (örneğin iş bulur, yeniden evlenir) ya da fiilen evli gibi yaşarsa, nafakanın kaldırılması/azaltılması istenebilir.
- Süre: Yoksulluk nafakası, koşulları sürdüğü müddetçe devam eder; bu konuda güncel tartışmaları takip etmek yararlıdır.
Yoksulluk nafakası, otomatik bir hak değil; somut koşullara bağlı bir değerlendirmenin sonucudur. Yaş, sağlık ve çalışma gücü, bu değerlendirmede önemli rol oynar. Kendi durumunuzun nasıl değerlendirileceğini öngörebilmek için bir avukattan görüş almak en sağlıklı yoldur.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Çalışabilen eş yoksulluk nafakası alır mı?
Düzenli ve yeterli geliri olan ya da çalışarak yoksulluğunu giderebilecek durumda olan eşe kural olarak yoksulluk nafakası bağlanmaz. Esas olan boşanma yüzünden yoksulluğa düşmektir.
Yaş yoksulluk nafakasını etkiler mi?
Evet. Eşin yaşı, sağlığı ve iş bulma imkânı değerlendirilir. İleri yaş ve çalışma gücünün sınırlı olması, nafaka takdirinde lehe bir unsur olabilir.
Asgari ücretle çalışan nafaka alabilir mi?
Çalışıyor olmak tek başına engel değildir; gelirin geçimi sağlamaya yetip yetmediği değerlendirilir. Yoksulluğu süren eş, şartları varsa nafaka talep edebilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Çalışma Gücü Değerlendirmesi
Yoksulluk nafakasında belirleyici olan, alacaklının fiilen çalışıp çalışmadığı değil çalışma gücünün bulunup bulunmadığıdır. Değerlendirmede birlikte gözetilen unsurlar:
- Yaş ve genel sağlık durumu
- Eğitim düzeyi ve mesleki niteliği
- Daha önce çalışma geçmişi bulunup bulunmadığı
- Bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuk bulunması
- Bulunduğu yerdeki iş bulma imkânları
- Evlilik süresince ev dışında çalışmamış olması
Uzun süre ev içi emek harcamış, mesleki niteliği bulunmayan ve ileri yaşta olan eş bakımından çalışma gücünün fiilen bulunmadığı kabul edilebilir. Buna karşılık genç, eğitimli ve iş bulma imkânı olan eş bakımından yoksulluğa düşme koşulu tartışmalıdır.
Yaş Tek Başına Belirleyici Değil
Uygulamada belirli bir yaş sınırı üzerinde otomatik nafaka bağlanması gibi bir kural bulunmaz. Yaş, çalışma gücünün bir bileşenidir. Genç ancak sağlık sorunu bulunan eş bakımından nafaka bağlanabilirken, ileri yaşta olup düzenli geliri bulunan eş bakımından koşul gerçekleşmeyebilir.
Asgari Ücretle Çalışmak Yoksulluğu Ortadan Kaldırır mı?
Asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek, tek başına yoksulluğun ortadan kalktığı sonucunu doğurmaz. Değerlendirmede gelirin zorunlu giderleri karşılayıp karşılamadığı, kira ödemesi bulunup bulunmadığı ve bakmakla yükümlü olunan kişiler gözetilir.
Bu husus, nafakanın kaldırılması davalarında en çok tartışılan noktadır. Nafaka yükümlüsü “işe girdi, artık yoksul değil” iddiasında bulunur; alacaklı ise gelirinin zorunlu giderleri karşılamadığını ortaya koymaya çalışır.
Kusur Koşulu
Yoksulluk nafakası talep eden eşin, boşanmaya yol açan olaylarda daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Eşit kusur hâlinde nafaka bağlanabilir; ancak talep eden eş daha ağır kusurluysa nafaka bağlanmaz.
Bu nedenle boşanma davasında kusur tespitine ilişkin gerekçe, nafaka bakımından da belirleyicidir. Kusur oranını etkileyen delillerin dosyaya sunulması, nafaka talebinin kabulünü doğrudan etkiler.
Kaldırma Davasında İspat
| İddia | İspat aracı |
|---|---|
| Alacaklı işe girdi | SGK kaydı, bordro |
| Yeniden evlendi | Nüfus kaydı |
| Fiilen evliymiş gibi yaşıyor | Adres kaydı, tanık, sosyal medya |
| Malvarlığı edindi | Tapu ve araç sorgusu |
Kaldırma kararı dava tarihinden itibaren sonuç doğurur; geçmişe dönük iade istenemez. Bu nedenle şartlar değiştiğinde beklemek, ödenmeye devam eden nafakanın geri alınamaması anlamına gelir.
Nafaka Miktarının Belirlenmesi
Yoksulluk koşulu gerçekleştiğinde miktar, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet gözetilerek takdir edilir. Miktarın yükümlüyü yoksulluğa düşürmemesi esastır; nafaka bir geçim desteğidir, yaşam standardının aynen sürdürülmesinin garantisi değildir.
Artış Kuralı
Kararda artış kuralı öngörülmüşse artış kendiliğinden uygulanır. Öngörülmemişse her artış için ayrı dava gerekir. Bu nedenle boşanma davasında nafaka talebiyle birlikte artış kuralının da hükme geçirilmesi istenmelidir.
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Yeniden Evlenme
Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer; ayrıca mahkeme kararı gerekmez. Buna karşılık ödemeye devam edilmişse, sona erme tarihinden sonraki ödemelerin iadesi istenebilir.


