Çalışma gücünü kaybeden sigortalıların önünde birbirinden farklı üç yol vardır: malullük aylığı, engellilik nedeniyle yaş şartı aranmadan yaşlılık aylığı ve iş kazası veya meslek hastalığına bağlı sürekli iş göremezlik geliri. Üçünün şartları, oranları ve sonuçları ayrıdır; yanlış yoldan yapılan başvuru yalnızca zaman kaybı değil, hak kaybı doğurur. Bu rehber üç yolu 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleriyle karşılaştırır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Malul sayılmak için çalışma gücünün ya da meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybetmiş olmak gerekir (5510 m.25).
- Malullük aylığı için ayrıca en az on yıllık sigortalılık süresi ve 1800 gün prim; başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlarda sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün şartı vardır (m.26).
- Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başlamadan önce mevcut olan hastalık ve engel, malullük aylığı bakımından dikkate alınmaz (m.25).
- Engellilik nedeniyle vergi indirimine hak kazanmış sigortalılar, derecelerine göre yaş şartı aranmadan yaşlılık aylığından yararlanabilir (m.28).
- Kurum kararına karşı önce Kuruma itiraz edilir; sonuç alınamazsa iş mahkemesinde dava açılır.
Malul sayılmanın ölçütü (5510 m.25)
5510 sayılı Kanun’un 25. maddesi, malullük halini tek bir orana bağlar: sigortalının çalışma gücünün veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi. Bu tespit, sigortalının kendi beyanına ya da tek bir hekim raporuna değil, Kurum Sağlık Kurulunun değerlendirmesine dayanır; hastaneden alınan sağlık kurulu raporu bu değerlendirmenin girdisidir, sonucu değildir.
Maddenin ikinci fıkrası uygulamada en çok hak kaybına yol açan kuralı içerir: sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün yüzde altmışını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malullük aylığından yararlanamaz. Yani doğuştan gelen ya da işe girmeden önce mevcut olan bir engel, malullük aylığının dayanağı olamaz. Böyle bir durumda kişinin önündeki yol malullük değil, engellilik nedeniyle yaşlılık aylığıdır; bunu aşağıda ayrıca ele alıyoruz.
Malullük aylığı şartları (5510 m.26)
Malul sayılmak tek başına aylık bağlanması için yeterli değildir. Kanun’un 26. maddesi üç şartı birlikte arar: malul sayılmak, belirli bir sigortalılık süresi ve prim gün sayısı, işten ayrılmış olmak ve yazılı talepte bulunmak.
| Şart | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Malullük tespiti | Çalışma gücünün en az %60 kaybı; Kurum Sağlık Kurulu kararı | m.25 |
| Sigortalılık süresi | En az on yıl | m.26 |
| Prim gün sayısı | Toplam 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi | m.26 |
| Bakıma muhtaçlık hâli | Başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa sigortalılık süresi aranmaz; 1800 gün yeterlidir | m.26 |
| İşten ayrılma | Çalıştığı işten ayrılmış, işyerini kapatmış veya devretmiş olmak | m.26 |
| Yazılı talep | Kuruma başvuru; aylık talebi izleyen ay başından başlar | m.26-27 |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Bu şartlardan en çok gözden kaçanı, on yıllık sigortalılık süresidir. Prim gün sayısı 1800’ü aşmış olsa bile, sigortalılık başlangıcı üzerinden on yıl geçmemişse malullük aylığı bağlanmaz; istisnası, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olma hâlidir. Sigortalılık başlangıcının belirlenmesinde hizmet dökümü esas alınır; başlangıcı öne çeken bir askerlik borçlanması bu noktada belirleyici olabilir. Borçlanma türlerini ve başlangıca etkisini hizmet borçlanması yazımızda ele aldık.
Malullük aylığının hesabı ve başlangıcı (m.27)
Malullük aylığı, Kanun’un 27. maddesindeki esaslara göre hesaplanır. Hesapta sigortalının prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazançlarının güncellenmiş ortalaması esas alınır; prim gün sayısı belirli bir eşiğin altında kalan sigortalılar bakımından ise hesapta o eşik dikkate alınır. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise aylık, kanunda öngörülen oranda artırılarak bağlanır.
Aylığın başlangıcı da aynı maddede düzenlenmiştir: malullük aylığı, sigortalının talebinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ay başından itibaren bağlanır. Bu nedenle başvurunun geciktirilmesi doğrudan gelir kaybı demektir; şartların oluştuğu tarihte değil, başvurunun yapıldığı tarihte hak doğar. Sağlık kurulu raporunun temini beklenirken başvurunun yapılması, sürenin işlemeye başlaması bakımından yerinde olur.
Kontrol muayenesi ve aylığın kesilmesi
Malullük durumu, kalıcı olmayan hâllerde değişebileceğinden Kanun kontrol muayenesi öngörür. Kurum, aylık bağlanan sigortalıyı belirlenen tarihlerde kontrol muayenesine tabi tutabilir; muayeneye mazeretsiz gidilmemesi hâlinde aylık kesilir. Muayene sonucunda çalışma gücü kaybı oranının yüzde altmışın altına düştüğü tespit edilirse aylık sona erer.
Aylığın kesilmesini gerektiren ikinci hâl, sigortalının yeniden çalışmaya başlamasıdır. Malullük aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayan kişinin aylığı, çalışmaya başladığı tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir. Çalışmanın sona ermesi hâlinde ise yazılı talep üzerine aylık yeniden bağlanır; ancak yeniden bağlamada kanunda öngörülen esaslar uygulanır. Bu nedenle malullük aylığı alan kişinin yeniden çalışma kararı, aylığın akıbeti hesaplanmadan verilmemelidir.
Engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı (m.28)
Malullük aylığından yararlanamayan, özellikle işe girmeden önce mevcut engeli bulunan sigortalılar için ikinci bir yol vardır: engellilik nedeniyle vergi indiriminden yararlanan sigortalıların yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanması. Bu düzenleme 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinde yer alır ve şartlar, vergi indirimi derecesine göre kademelendirilmiştir: derece yükseldikçe aranan sigortalılık süresi ve prim gün sayısı azalır.
Bu yolun işleyişi iki aşamalıdır. Önce, vergi indiriminden yararlanmak için yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınır ve rapor Gelir İdaresine sunularak indirim derecesi belirlenir. Ardından bu derece ile Kuruma başvurulur ve yaş şartı aranmaksızın aylık talep edilir. Sıralamanın atlanması, başvurunun reddiyle sonuçlanır. Rapora itiraz yolu ise sağlık mevzuatındaki hakem hastane usulüyle işler; bunu sağlık kurulu (heyet) raporuna itiraz yazımızda ele aldık.
Sağlık hizmetleri ve genel sağlık sigortası bağlantısı
Malullük aylığı bağlanan kişi, genel sağlık sigortası bakımından da statü değiştirir: aylık alan kişiler genel sağlık sigortalısı sayılır ve sağlık hizmetlerinden bu kapsamda yararlanır. Bakmakla yükümlü olduğu kişiler de aynı kapsamdadır. Bu nedenle aylık başvurusunun sonuçlanmasını bekleyen ve çalışması sona ermiş kişilerin, arada kalan dönemde sağlık güvencesinin devam edip etmediğini kontrol etmesi gerekir; çalışmanın sona ermesinden sonra kanunda öngörülen süre boyunca sağlık yardımlarının devam ettiği bir geçiş dönemi bulunur.
İkinci bağlantı noktası, sürekli bakıma muhtaç sigortalılar bakımından ortaya çıkar. Bakıma muhtaçlık hâli hem malullük aylığının şartlarını hafifletir hem de aylığın artırımlı bağlanmasını sağlar; ayrıca sosyal hizmet mevzuatındaki evde bakım desteği gibi imkânlar ayrı bir başvuru konusudur ve malullük aylığından bağımsız değerlendirilir. Bu iki başvurunun birbirini engellemediğini, ancak her birinin kendi rapor ve gelir ölçütlerine tabi olduğunu belirtmek gerekir. Rapor süreçlerinde en sık karşılaşılan sorun, aynı tıbbi tablo için farklı kurumlarca farklı oranlar belirlenmesidir; bu durumda hangi raporun hangi hak için geçerli olduğunun ayrı ayrı takip edilmesi gerekir. Heyet raporlarına itiraz usulünü sağlık kurulu raporuna itiraz yazımızda ayrıntılı anlattık.
Üç yolun karşılaştırması
| Ölçüt | Malullük aylığı | Engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı | Sürekli iş göremezlik geliri |
|---|---|---|---|
| Dayanak | 5510 m.25-27 | 5510 m.28 | 5510 m.19 |
| Sebep | Herhangi bir hastalık veya engel | Vergi indirimine esas engellilik | İş kazası veya meslek hastalığı |
| Oran şartı | En az %60 çalışma gücü kaybı | İndirim derecesine göre | Meslekte kazanma gücünde en az %10 kayıp |
| İşe girmeden önceki engel | Dikkate alınmaz; aylık bağlanmaz | Bu yol için engel olmaz | İlgisiz |
| Çalışmaya devam | Aylık kesilir | Yaşlılık aylığı kuralları uygulanır | Gelir devam eder |
| Kontrol muayenesi | Var | Kural olarak yok | Var |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
İş kazası ve meslek hastalığına bağlı sürekli iş göremezlik geliri, malullükten bağımsız bir güvencedir: kaza sonucu meslekte kazanma gücünde en az yüzde on kayıp yeterlidir ve gelir alınırken çalışmaya devam edilebilir. Bu gelirin başvurusunu ve itiraz yolunu sürekli iş göremezlik geliri başvurusu ve itiraz dilekçesi örneği yazımızda gösterdik. Aynı olayda hem gelir hem tazminat talebinin nasıl kurulacağını ise SGK’nın işverene rücuunu ele alan SGK rücu davasına cevap dilekçesi rehberimizde inceledik.
Malullük aylığı ile yaşlılık aylığının kesişmesi
Malullük aylığı bağlanmış bir sigortalı, ilerleyen dönemde yaşlılık aylığı şartlarını da sağlayabilir. Bu durumda hangi aylığın ödeneceği, sigortalının talebine ve aylıkların hesabına göre belirlenir; kural, aynı sigortalılık hâlinden birden fazla aylığın birlikte ödenmemesidir. Uygulamada tercih, hangi aylığın tutar olarak daha yüksek olduğuna göre yapılır; bu karşılaştırma için Kurumdan her iki aylığın hesabını gösteren yazı istenmelidir. Aylık türünün değiştirilmesi talebi yazılı olarak yapılır ve değişiklik, talebi izleyen ödeme döneminden itibaren uygulanır.
İkinci kesişme noktası ölüm aylığıdır. Malullük aylığı almakta iken vefat eden sigortalının hak sahiplerine, kanunda öngörülen şartlarla ölüm aylığı bağlanır; malullük aylığı, ölüm aylığının hesabında dikkate alınan unsurlardan biridir. Eş ve çocukların hak sahipliği, paylaşım oranları ve aylığın kesilme hâlleri ise ölüm sigortası hükümlerine tabidir. Bu nedenle malullük aylığı bağlanırken yapılan tercihler, sonradan hak sahiplerinin alacağı aylığı da etkileyebilir; özellikle prim gün sayısının artırılmasına yönelik borçlanma kararları bu açıdan da değerlendirilmelidir.
Memurlar ve Bağ-Kur’lular bakımından malullük
Malullük, yalnızca hizmet akdiyle çalışanlara özgü bir kurum değildir; 5510 sayılı Kanun, sigortalılık statülerinin tamamı için malullük sigortasını düzenler. Ancak statüler arasında uygulama farkları bulunur. Kamu görevlileri bakımından, göreve girmeden önce mevcut olan hastalık ve engel yine dikkate alınmaz; ayrıca görevle ilişkilendirilebilen hâllerde vazife malullüğü gündeme gelir ve bu, adi malullükten farklı sonuçlar doğurur. Vazife malullüğünde aylık, görevin sebep olduğu kabul edilen zarar esas alınarak bağlanır ve hesabı farklıdır.
Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılarda ise ek bir şart devreye girer: aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması aranır. Prim borcu bulunan bağımsız çalışanın malullük şartlarını sağlaması, tek başına aylık bağlanmasını sağlamaz; borcun tasfiyesi gerekir. Bu nedenle başvuru öncesinde borç sorgusu yapılmalı, gerekiyorsa yapılandırma imkânları değerlendirilmelidir. Prim borcunun takibi ve tahsil sürecini SGK prim borcu ve tahsil süreci yazımızda ele aldık.
Başvuru süreci ve istenen belgeler
Süreç, sigortalının Kuruma yazılı talebiyle başlar. Kurum, sigortalıyı yetkili sağlık hizmet sunucusuna sevk eder; hastanenin sağlık kurulu raporu düzenlenir ve rapor, dosya ile birlikte Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir. Karar, Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilir. Bu nedenle hastaneden “yüzde altmış” ibaresi taşıyan bir rapor almak tek başına sonucu belirlemez; nihai değerlendirme Kurumdadır.
Dosyaya sunulacak tıbbi belgelerin eksiksizliği, kararın isabetini doğrudan etkiler. Epikrizler, ameliyat raporları, görüntüleme ve tetkik sonuçları, sürekli kullanılan ilaçlara ilişkin reçete ve raporlar ile önceki heyet raporları dosyaya eklenmelidir. Birden fazla hastalığı bulunan sigortalılarda, hastalıkların birlikte değerlendirilmesi talebi açıkça yazılmalıdır; tek bir hastalık üzerinden yapılan değerlendirme oranın düşük çıkmasına yol açar.
Malullük ile iş hukuku arasındaki bağ
Çalışma gücünün kaybı yalnızca sosyal güvenlik değil, iş hukuku sonuçları da doğurur. İş sözleşmesi bakımından iki ayrı ihtimal vardır. Birincisi, işçinin sağlık sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesidir: işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi sözleşmeyi derhâl feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır. İkincisi, işverenin sağlık sebebiyle feshidir: işçinin hastalığından doğan devamsızlığın kanunda öngörülen süreyi aşması hâlinde işveren sözleşmeyi feshedebilir; bu fesih de kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.
Malullük aylığı bağlanması, iş sözleşmesinin sona ermesini gerektiren bir hâldir; çünkü Kanun aylık için işten ayrılmış olmayı arar. Bu ayrılış, iş hukuku bakımından emeklilik benzeri bir sona erme olarak değerlendirilir ve kıdem tazminatı hakkı doğurur. Sigortalının işverene, malullük aylığı bağlandığına ilişkin Kurum yazısını sunması, tazminat talebinin dayanağıdır. Uygulamada sık yaşanan hata, aylık bağlanmadan önce istifa dilekçesi verilmesidir; sağlık sebebine dayanmayan sade bir istifa, kıdem tazminatı talebini güçleştirir. Bu nedenle ayrılış iradesinin sebebi yazılı olarak açıkça belirtilmelidir.
Ret kararına itiraz ve dava
Kurum Sağlık Kurulunun malul sayılmama yönündeki kararına karşı ilk adım, Kuruma itirazdır. İtiraz üzerine dosya yeniden değerlendirilir ve gerektiğinde ilgili üst sağlık kuruluna gönderilir. İtirazın reddi hâlinde iş mahkemesinde dava açılır. Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kuruma başvuru dava şartı olduğundan, bu aşama atlandığında dava usulden reddedilir.
Dava aşamasında mahkeme, sigortalıyı yeniden sağlık kuruluna sevk eder ve alınan rapor üzerinden karar verir; uygulamada Adli Tıp Kurumu ya da üniversite hastanelerinden rapor alınması sık görülür. Bu nedenle davada esas mücadele, tıbbi belgelerin eksiksiz sunulması ve hastalıkların birlikte değerlendirilmesinin sağlanması üzerinden yürür. Rapora itirazın nasıl kurulacağını ve hangi noktaların gösterileceğini engelli sağlık kurulu raporuna itiraz dilekçesi örneği yazımızda ele aldık.
Malullük aylığı reddine karşı dava dilekçesi örneği
…………… İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
DAVA KONUSU: Malullük aylığı talebinin reddine ilişkin ……/……/2026 tarih ve …… sayılı işlemin iptali ile malullük aylığına hak kazanıldığının tespiti istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. Davalı Kurum nezdinde …… sicil numarasıyla kayıtlıyım. Sigortalılığım ……/……/…… tarihinde başlamış olup, hizmet dökümüne göre toplam …… gün prim ödenmiştir.
2. …… tarihinde teşhis edilen …… hastalığı nedeniyle çalışma gücümü büyük ölçüde kaybettim. …… Hastanesinin ……/……/…… tarihli sağlık kurulu raporu ile durumum belgelenmiştir.
3. Malullük aylığı talebiyle davalı Kuruma başvurdum; talebim, Kurum Sağlık Kurulunun ……/……/2026 tarihli kararına dayanılarak, çalışma gücü kaybı oranının yüzde altmışın altında olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
4. Ret kararında, tarafımdan sunulan tıbbi belgelerin bir kısmı değerlendirilmemiş; birden fazla hastalığım birlikte ele alınmamıştır. 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ölçüt, çalışma gücünün bütün olarak değerlendirilmesini gerektirir.
5. Sigortalılık süresi ve prim gün sayısı bakımından Kanun’un 26. maddesindeki şartlar sağlanmıştır. Kurum işlem dosyasının ve tüm tıbbi belgelerimin celbi ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ediyorum.
HUKUKİ SEBEPLER: 5510 sayılı Kanun m.25, 26, 27 ve ilgili hükümler; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: SGK hizmet dökümü, hastane sağlık kurulu raporu, epikriz ve tetkik sonuçları, ilaç raporları, Kurum işlem dosyası (celbi talep olunur), bilirkişi ve Adli Tıp incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile ret işleminin iptaline, malullük aylığına hak kazandığımın tespitine ve aylığın başvuru tarihini izleyen ay başından itibaren bağlanmasına; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Davacı
Ad Soyad – İmza
Başvuru öncesi kontrol listesi
- Hizmet dökümünüzü alın; sigortalılık başlangıcı ve prim gün sayısını görün.
- On yıl sigortalılık ve 1800 gün şartını kontrol edin; bakıma muhtaçlıkta süre şartı aranmaz.
- Engeliniz işe girmeden önce mi başladı? Öyleyse malullük değil, engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı yolunu değerlendirin.
- Tüm tıbbi belgeleri toplayın; birden fazla hastalığın birlikte değerlendirilmesini yazılı olarak isteyin.
- Başvuruyu geciktirmeyin; aylık, talebi izleyen ay başından bağlanır.
- Ret hâlinde önce Kuruma itiraz edin; dava şartıdır.
- Aylık bağlandıktan sonra kontrol muayenesi tarihlerini kaçırmayın.
- Yeniden çalışmaya başlamadan önce aylığın kesileceğini hesaba katın.
Sık sorulan sorular
Malul sayılmak için hangi oran gerekir?
5510 m.25 uyarınca çalışma gücünün ya da meslekte kazanma gücünün en az yüzde altmışının kaybedildiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespiti gerekir.
Malullük aylığı için kaç gün prim gerekir?
En az on yıllık sigortalılık süresi ve toplam 1800 gün prim; başka birinin sürekli bakımına muhtaç olanlarda sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün yeterlidir.
İşe girmeden önceki hastalığım için malullük aylığı alabilir miyim?
Hayır. Kanun, ilk defa çalışmaya başlamadan önce mevcut olan ve yüzde altmış kayba yol açan hastalık bakımından malullük aylığı bağlanmayacağını düzenler.
O hâlde hangi yol açıktır?
Engellilik nedeniyle vergi indiriminden yararlanan sigortalılar için yaş şartı aranmadan yaşlılık aylığı yolu (5510 m.28) değerlendirilir.
Malullük aylığı ne zaman başlar?
Talebin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ay başından itibaren; bu nedenle başvurunun geciktirilmesi doğrudan gelir kaybıdır.
Hastaneden aldığım rapor yeterli mi?
Hayır. Hastane raporu girdidir; nihai karar Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilir.
Malullük aylığı alırken çalışabilir miyim?
Sigortalı olarak çalışmaya başlanması hâlinde aylık kesilir; çalışmanın sona ermesi üzerine yazılı talep ile yeniden bağlanabilir.
Kontrol muayenesine gitmezsem ne olur?
Mazeretsiz olarak kontrol muayenesine gidilmemesi hâlinde aylık kesilir.
Oran yüzde altmışın altına düşerse aylık devam eder mi?
Hayır. Kontrol muayenesinde oranın eşiğin altına düştüğü tespit edilirse aylık sona erer.
İş kazası geçirdim, malullük mü sürekli iş göremezlik mi?
İş kazası ve meslek hastalığında meslekte kazanma gücünde en az yüzde on kayıpta sürekli iş göremezlik geliri bağlanır; bu gelir alınırken çalışmaya devam edilebilir.
Birden fazla hastalığım var, birlikte değerlendirilir mi?
Değerlendirmenin bütün olarak yapılması gerekir; talebinizi ve tüm tıbbi belgeleri dosyaya açıkça sunmanız önemlidir.
Ret kararına nereye itiraz edilir?
Önce Kuruma; itirazın reddi hâlinde iş mahkemesinde dava açılır. Kuruma başvuru dava şartıdır.
Malullük aylığı bağlanınca kıdem tazminatı alabilir miyim?
Aylık için işten ayrılmak gerekir ve bu ayrılış kıdem tazminatı hakkı doğurur; ayrılış sebebinin yazılı olarak açıkça belirtilmesi önemlidir.
Malullük aylığı alırken yaşlılık şartlarını sağlarsam ne olur?
Aynı sigortalılık hâlinden birden fazla aylık birlikte ödenmez; tercih, aylıkların hesabı karşılaştırılarak yazılı talep üzerine yapılır.
Bağ-Kur’lu malullük aylığı alabilir mi?
Evet; ancak aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin borçların ödenmiş olması aranır.
Davada rapor nereden alınır?
Mahkeme sigortalıyı yeniden sağlık kuruluna sevk eder; uygulamada Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinden rapor alınması sık görülür.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.19, 25, 26, 27 ve 28 hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


