Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan yaşlılık aylığının şartları, sigortalının ilk sigortalılık başlangıç tarihine bağlı olarak farklılık gösterir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SGSK), üç ayrı dönem için ayrı hükümler öngörmüş; 08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar ise 3 Mart 2023 tarihli 7438 sayılı Kanun ile getirilen EYT düzenlemesiyle yaş şartından çıkarılmıştır. Bu yazıda 5510 SK kapsamında sgk emeklilik yaşı sigortalılık süresi ilişkisini, prim gün sayısı şartını, borçlanma imkanlarını ve başvuru sürecine ilişkin usul kurallarını sistematik biçimde ele alıyoruz.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
1. 5510 SK Sistemi ve Yaşlılık Aylığının Üç Unsuru
5510 sayılı Kanun m.1, sosyal sigorta ilişkisinin genel çerçevesini çizerken m.4 sigortalıları üç statüde tanımlamaktadır:
- 4/a: Hizmet akdiyle çalışanlar (eski SSK’lılar)
- 4/b: Bağımsız çalışanlar (eski Bağ-Kur’lular)
- 4/c: Kamu görevlileri (eski Emekli Sandığı iştirakçileri)
Yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için 5510 SK m.28 kapsamında üç unsurun bir arada gerçekleşmesi aranır:
- Kanunda öngörülen yaşa ulaşmış olmak,
- Belirli sayıda prim gün ödemiş olmak,
- Belirli bir sigortalılık süresini doldurmuş olmak.
Bu üç unsurun ölçüsü, sigortalının ilk defa sigortalı sayıldığı tarihe göre değişir. Sigortalılık süresi, ilk sigortalılık tarihi ile aylık talep tarihi arasındaki takvim süresidir. Prim gün sayısı ise fiilen adına prim ödenmiş veya borçlanma ile eklenmiş günleri kapsar. Sigortalılık süresi ile prim gün sayısı birbirinden farklı kavramlardır: 25 yıl sigortalı görünmek tek başına yeterli olmayıp, aynı zamanda belirtilen prim günü de tamamlanmış olmalıdır.
2. 08.09.1999 Öncesi Sigortalılar — EYT (7438 SK)
İlk sigortalılık tarihi 08.09.1999 (dahil) tarihinden önce olan sigortalılar, 4447 sayılı Kanun’un getirdiği yaş artışına uzun yıllar boyunca tabi tutulmuşlardır. 3 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7438 sayılı Kanun ile bu sigortalılar için yaş şartı kaldırılmıştır. 7438 SK, 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesine yaptığı eklemelerle, yaş şartını 08.09.1999 öncesi işe girişli sigortalılar bakımından uygulanamaz hâle getirmiştir.
EYT kapsamındaki sigortalılar için aranan şartlar özetle şöyledir:
- Kadın sigortalı: 20 yıl sigortalılık süresi + 5000-5975 prim gün sayısı (giriş tarihine göre)
- Erkek sigortalı: 25 yıl sigortalılık süresi + 5000-5975 prim gün sayısı (giriş tarihine göre)
Söz konusu 5000 gün tabanı, kadın sigortalılar için 23.05.1985, erkek sigortalılar için 23.11.1980 tarihinden önce sigortalı olanlara özgüdür. Sonraki tarihlerde işe girenler için prim gün sayısı, giriş tarihine göre kademeli olarak 5975 güne kadar artabilmektedir. Yaş şartının kalkması, prim ve süre unsurlarını değiştirmemektedir. 4/b (Bağ-Kur) statüsündeki EYT’lilerin aylık bağlanabilmesi için ise prim ve prime ilişkin borcun bulunmaması aranır. EYT kapsamında emekli olan işçinin kıdem tazminatı hakkı saklıdır: iş sözleşmesi 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1-5 uyarınca “yaşlılık aylığı için işten ayrılma” gerekçesiyle sona erdirildiğinde kıdem tazminatı doğar.
3. 09.09.1999 – 30.09.2008 Kademeli Yaş Uygulaması
İlk sigortalılık tarihi 09.09.1999 ile 30.09.2008 tarihleri arasında olanlar EYT kapsamı dışındadır ve 4447 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi ile 4759 sayılı Kanun (23.05.2002) düzenlemesi çerçevesinde “kademeli yaş” sistemine tabidir. Bu dönemde yaş şartı, sigortalılık başlangıç tarihine göre kademeli olarak yükselir.
Kademeli sistemin öne çıkan özellikleri:
- Kadın sigortalılar için yaş aralığı: 40 – 58 (ilk giriş 09.09.1999 – 30.09.2008 dilimlerine göre)
- Erkek sigortalılar için yaş aralığı: 44 – 60 (ilk giriş dilimine göre)
- Tam yaşlılık aylığı: Kadın için 20 yıl sigortalılık + 5000 gün prim; erkek için 25 yıl sigortalılık + 5000-5975 gün prim (giriş dilimine göre 7000 güne kadar çıkabilen alternatif hesap)
- Kısmî yaşlılık aylığı: 15 yıl sigortalılık + 3600 gün prim + giriş tarihine göre değişen yaş (60-63 arası)
Bu dönemdeki sigortalılar için hangi kademenin uygulanacağını belirleyen tek kriter ilk sigortalılık tarihidir. Aynı yıl içinde birkaç ay farkla işe giren iki sigortalı, farklı yaş kademesine tabi olabilir. Bu nedenle özellikle 2000-2005 dönemi girişli sigortalıların, sigorta sicil dosyalarındaki fiilî işe giriş bildirgesi tarihini dikkatle kontrol etmeleri gerekir. Askerlik borçlanması yoluyla ilk sigortalılık tarihi geriye çekilirse, daha erken bir kademeden yararlanma imkânı doğabilir.
4. 01.10.2008 Sonrası Nihai Sistem — Kademeli 65 Yaş
İlk defa 01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar için 5510 SK m.28 doğrudan uygulanır. Yürürlük tarihi itibarıyla temel şartlar şunlardır:
- Yaş: Kadın 58, erkek 60
- Prim gün sayısı: 9000 gün (4/a hizmet akdi sigortalıları için 7200 gün)
- Kısmî aylık: 65 yaş + 5400 gün prim
Ancak 5510 SK m.28, aktüeryal denge gerekçesiyle emeklilik yaşını kademeli olarak yükseltmektedir. 01.01.2036 tarihinden itibaren yaş yükselmeye başlayacak, 01.01.2048 itibarıyla kadın ve erkek sigortalılar için nihai yaş 65 olacaktır. Kademe tablosu özetle şöyledir:
- 01.01.2036 – 31.12.2037: Kadın 59 / Erkek 61
- 01.01.2038 – 31.12.2039: Kadın 60 / Erkek 62
- 01.01.2040 – 31.12.2041: Kadın 61 / Erkek 63
- 01.01.2042 – 31.12.2043: Kadın 62 / Erkek 64
- 01.01.2044 – 31.12.2045: Kadın 63 / Erkek 65
- 01.01.2046 – 31.12.2047: Kadın 64 / Erkek 65
- 01.01.2048 ve sonrası: Her iki cinsiyet için 65
Kısmî yaşlılık aylığında da yaş, 2036 sonrasında 65’ten 67’ye kademeli olarak yükseltilmektedir. 4/c kamu görevlileri için de temelde aynı yaş ve prim gün sayısı uygulanır; ancak 5510 SK m.40 kapsamında fiilî hizmet süresi zammı yer altı işleri, ağır ve tehlikeli işler, uçucu personel gibi riskli mesleklerde ek indirim sağlar. Fiilî hizmet süresi zammı hem prim gün sayısına eklenen bir bonus hem de belirli sınırlar dâhilinde emeklilik yaşından indirim olarak yansıtılabilir.
Avukatla Görüşün: 0554 648 37 15WhatsApp Danışma
5. Borçlanma İmkanları — 5510 SK m.41
5510 SK m.41, sigortalılık süresini ve prim gün sayısını artıran borçlanma imkanlarını düzenler. Borçlanma yoluyla eklenen süreler yalnızca gün sayısını arttırmakla kalmaz; belirli hâllerde ilk sigortalılık tarihini de geriye çekerek yaş kademesini olumlu etkileyebilir.
- Askerlik borçlanması: Muvazzaf askerlik veya yedek subay okulunda geçen süreler için başvuru anındaki prime esas kazanç sınırları arasında beyan edilen tutarın %32’si üzerinden hesaplanır. Sigortalı olmadan önce yapılan askerlik borçlanması, ilk sigortalılık tarihini borçlanılan süre kadar geriye çeker. Sigortalı olduktan sonra tamamlanan borçlanma ise yalnızca gün sayısına eklenir.
- Doğum borçlanması: 4/a, 4/b ve 4/c sigortalısı kadınlar için, her bir doğumdan sonra iki yıllık süreyi geçmemek üzere en fazla üç çocuğa kadar borçlanma imkânı bulunur (m.41/1-a). Yargıtay yerleşik içtihadına göre doğumdan önce sigortalı olmak, doğum borçlanmasının ön şartıdır.
- Aylıksız izin (4/c): Kamu görevlilerinin doğum sonrası aylıksız izin süreleri m.41 kapsamında borçlanılabilir.
- Yurt dışı hizmet borçlanması: 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yurt dışında sigortalı veya sigortasız geçen çalışma süreleri Türkiye’de emekliliğe esas alınmak üzere borçlanılabilir.
- Doktora ve tıpta uzmanlık süreleri: Sigortasız geçen bu süreler için de m.41 kapsamında borçlanma imkânı vardır.
Borçlanma bedeli, sigortalının beyan ettiği günlük kazancın alt-üst sınırları arasında olacak şekilde %32 üzerinden hesaplanır ve borç tebligatının ardından bir ay içinde ödenmelidir. Süresinde ödenmeyen borçlanmalar geçersiz sayılır ve yeniden başvuru gerekir. Borçlanma tutarı yıl içinde asgari ücret değişikliklerine göre güncellendiği için, mümkün olan hâllerde başvuru zamanlaması bilinçli yapılmalıdır.
6. Başvuru Süreci, Hak Düşürücü Süre ve Yanlış Aylık Bağlanmasına İtiraz
Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için sigortalının, işten ayrıldıktan sonra SGK’ya “tahsis talep dilekçesi” ile başvurması gerekir. Aylık, talep tarihini takip eden ay başından itibaren bağlanır; talep unsuru olmadan geriye dönük aylık talep edilemez.
Sıkça karşılaşılan uyuşmazlıklar:
- Hizmet tespiti davaları (5510 SK m.86): Fiilen çalışılan ancak sigorta bildirimi yapılmayan dönemler için işçi tarafından iş mahkemesinde açılabilecek dava. Hak düşürücü süre, çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıldır. Bu süre dolduktan sonra tespit istenemez.
- Yanlış hesaplanan aylık: Aylık miktarına veya bağlama koşullarına ilişkin SGK işlemine, tebligattan itibaren makul süre içinde önce idari itiraz, sonrasında iş mahkemesinde dava yolu ile itiraz edilebilir. Aylığın yeniden bağlanmasında Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri kararları yol göstericidir.
- Hizmet birleştirme: 2829 sayılı Kanun uyarınca 4/a, 4/b, 4/c statülerinde geçen sigortalılık süreleri birleştirilir. Aylık, son yedi yıllık fiilî hizmetin en fazla geçtiği statüden bağlanır. Bu kural, statü değişikliği yapan sigortalılar için hangi kanun hükmüne tabi olacağını belirler.
- Fiilî hizmet süresi zammı (m.40): Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan sigortalıya yılda 60-180 gün arasında fiilî hizmet zammı verilir; bu süre hem prim gün sayısına eklenir hem de yaş kademesinden belirli sınırlar dâhilinde indirim sağlar. Riskli mesleklerde çalışan işçiler bakımından işverenin iş kazası sorumluluğu hükümleri de göz önünde tutulmalıdır.
Yaşlılık aylığına hak kazandığı hâlde işverenin hukuka aykırı davranışı nedeniyle çıkış verilmeyen işçi, İş Kanunu m.24 kapsamında haklı fesih yoluna başvurabilir. Emeklilik gerekçesiyle ayrılan işçinin kıdem tazminatı, 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca eksiksiz ödenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
EYT kapsamındayım ancak 5000 prim günüm eksik, ne yapabilirim?
Askerlik veya doğum borçlanması yoluyla eksik günler tamamlanabilir. Sigortalı olmadan önce yapılan askerlik borçlanması ilk sigortalılık tarihini geriye çekebilir; sigortalıdan sonra yapılan borçlanmalar yalnızca gün sayısına eklenir. Ayrıca hizmet tespiti davası ile bildirimsiz çalışılan dönemler mahkeme kararıyla gün sayısına dahil edilebilir.
4/b (Bağ-Kur) sigortalısıyım, EYT’den yararlanabilir miyim?
Evet. 08.09.1999 öncesi ilk sigortalılığı 4/b olan sigortalılar da EYT kapsamındadır. 25 yıl sigortalılık ve 9000 gün prim (Bağ-Kur bakımından) şartı aranır. 4/a-4/b geçişi yapan sigortalılar, 2829 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet birleştirmesinden yararlanır. Aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin borcun bulunmaması gerekir.
Yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya devam edebilir miyim?
Evet. Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödemek suretiyle çalışma sürdürülebilir. 4/a bakımından işveren yükümlülüğü doğar; SGDP aylıktan doğrudan mahsup edilebilir veya işveren tarafından ayrı olarak ödenebilir. Kamu görevlisi olarak yeniden atanmak isteyen emekliler için ise farklı bekleme süreleri ve mevzuat hükümleri geçerlidir.
1999-2008 arası girişli sigortalı hangi yaşta emekli olur?
4759 sayılı Kanun ve 4447 sayılı Kanun geçici 81. maddesi uyarınca giriş tarihine göre kademe belirlenir. Kadın sigortalılarda 40-58 yaş, erkek sigortalılarda 44-60 yaş aralığı vardır. Örneğin 2000 yılı girişli bir kadın için genelde 41-42 yaş, 2007 girişli bir erkek için 58 yaş civarı kademe uygulanır. Somut yaş, sigorta sicil kaydından ve giriş bildirgesi tarihinden hesaplanır.
SGK’nın hatalı aylık hesaplaması hâlinde hangi yola başvurulur?
SGK işlemine karşı tebligattan itibaren idari itiraz yapılır; itirazın reddi veya süresinde cevap verilmemesi hâlinde iş mahkemesinde dava açılabilir (İş Mahkemeleri Kanunu m.5). Talep, aylık farkının ödenmesi ve doğru parametreler üzerinden yeniden hesap edilmesidir. 5510 SK m.97 zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması önem taşır.
SGK emeklilik yaşı ve sigortalılık süresi ilişkisi; sigortalının giriş tarihine, statüsüne ve borçlanma seçimlerine göre farklı sonuçlar doğurur. 7438 sayılı Kanun ile EYT’liler için önemli bir dönüm noktası yaşanmış; 5510 SK m.28 ise 2036 sonrası kademeli yaş yükselişi ile uzun vadeli aktüeryal denge amaçlamıştır. Bireysel dosyanızın 4/a, 4/b, 4/c statüleri arasında geçiş, borçlanma ve fiilî hizmet süresi zammı bakımından değerlendirilmesi için sosyal güvenlik hukuku alanında deneyimli avukatınıza danışmanız yerinde olur.
Prim Gün Sayısı ve Sigortalılık Süresi: 3600 / 5400 / 7200 / 9000
Emeklilik yaşı kadar prim gün sayısı ve sigortalılık süresi de aylık hakkının doğması bakımından kurucudur. Türk sisteminde en çok karşılaşılan gün sayıları şunlardır.
3600 gün
Kıdem tazminatına hak kazanma şartıdır. 1475 sayılı eski Kanun’un 14. maddesinin son fıkrası uyarınca, 5510 sayılı Kanun geçici m.4 kapsamında 08.09.1999 öncesi sigortalı olup en az 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödemesi bulunanlar, SGK’dan alacakları “kıdem tazminatına hak kazandığına” dair yazı ile işten ayrılarak kıdem tazminatı alabilirler. Aylık bağlanması için ise 3600 gün tek başına yeterli değildir.
5400 gün
Yaş haddinden emeklilik yolu için gerekli asgari gün sayısıdır. Kadın 61, erkek 63 yaş ile birlikte kullanılır.
7200 gün
5510 sayılı Kanun m.28/2-a hükmü gereğince 4/1-(a) sigortalısı için normal yaş emekliliğinde gerekli gün sayısıdır. 58/60 yaş ile birlikte istenir.
9000 gün
4/1-(b) (Bağ-Kur) ve 4/1-(c) (memur) sigortalıları için normal emeklilikte gerekli gün sayısıdır. 58/60 yaş ile birlikte aranır.
Prim günü ile sigortalılık süresi aynı şey değildir
Sigortalılık süresi, sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihe kadar geçen takvim süresini ifade eder. Prim gün sayısı ise bu süre içinde fiilen prim ödenmiş (veya ödenmiş sayılan) gün sayısıdır.
Somut örnek: iki yıl boyunca işyerinde çalışıp primi ödenen sigortalının prim gün sayısı 720’dir; sigortalılık süresi ise ilk girişten aylık talebine kadar — örneğin 15 yıla — uzayabilir. Bu ayrım, emeklilik hesabında en sık yapılan hatanın kaynağıdır.
4447 öncesi dönemde 20 yıl (kadın) / 25 yıl (erkek) olan sigortalılık süresi şartı, 4447 sonrası döneme geçişle birlikte tek bir ölçüt olmaktan çıkmış; kademeli tabloda yer alan sigortalılık süresi şartları döneme göre uygulanmaktadır.
Emeklilik Başvurusu, Ret Hâlinde Dava ve Zamanaşımı
Yaşlılık aylığı talebinde bulunacak sigortalı, e-Devlet üzerinden ya da SGK şube müdürlüklerine dilekçe ile başvurur. SGK başvuruyu inceleyerek sigortalılık başlangıç tarihi, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi bakımından hak sahipliğini denetler ve ret ya da kabul kararı verir.
Dava şartı: SGK’ya başvuru — arabuluculuk değil
Bu nokta uygulamada sıkça karıştırılır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4/1 uyarınca, 5510 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda — hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere — dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur.
Hükmün işleyişi şöyledir:
- Başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.
- Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.
- Kuruma başvuruda geçirilecek süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Yani başvuru yaparak süre kaybetmiş olmazsınız.
Karıştırılmaması gereken ayrım: 7036 sayılı Kanun m.3’te düzenlenen dava şartı olarak arabuluculuk, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleriyle açılan davalara ilişkindir. SGK’ya karşı açılan aylık bağlama ve tespit davalarında uygulanacak dava şartı, m.4’teki Kuruma başvuru şartıdır.
Ret kararına karşı yol
Şart eksikliği gerekçesiyle ret kararı verildiğinde sigortalı, iş mahkemesinde tespit ve aylık bağlama davası açar. Görev ve yetki bakımından 7036 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; dava, sigortalının ikametgâhı veya SGK il müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinde açılabilir.
Dava dilekçesinde SGK’ya yapılan başvuru ile ret kararının (ya da altmış günlük sürenin dolduğunun) belgelenmesi zorunludur; aksi hâlde dava şartı yokluğu gündeme gelir.
Zamanaşımı: beş yıl
Aylık alacaklarındaki zamanaşımı bakımından 5510 sayılı Kanun m.97 ve m.88 hükümleri ile Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri birlikte uygulanır; muaccel olmuş aylık alacakları için beş yıllık zamanaşımı geçerlidir.
Bir başka deyişle, sigortalıya aylık bağlanması gerekirken bağlanmamışsa, geriye dönük en fazla beş yıllık farkı isteyebilir. Bu, başvurunun geciktirilmemesi için en güçlü pratik gerekçedir.


