Hizmet Borçlanması 2026: Askerlik, Doğum ve Yurt Dışı Borçlanması, Tutar Hesabı ve Emekliliğe Etkisi (5510 m.41, 3201 s.K.)
04 Eylül 2026

Hizmet Borçlanması 2026: Askerlik, Doğum ve Yurt Dışı Borçlanması, Tutar Hesabı ve Emekliliğe Etkisi (5510 m.41, 3201 s.K.)

Emeklilik için gün sayısı ya da sigortalılık süresi yetmediğinde başvurulan yol hizmet borçlanmasıdır: kanunda sayılan belirli süreler, primi sonradan ödenmek suretiyle sigortalılık süresine eklenir. Askerlik, doğum ve yurt dışında geçen süreler bunların başında gelir. Bu rehber, borçlanma türlerini, tutarın nasıl hesaplandığını ve emeklilik tarihine etkisini 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi ile 3201 sayılı Kanun’a dayanarak anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Borçlanılabilecek süreler 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinde sayılmıştır; doğum, askerlik, ücretsiz izin, avukatlık stajı, doktora süresi ve grev-lokavt süreleri bunlar arasındadır.
  • Yurt dışında geçen süreler ise ayrı bir kanunda, 3201 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir ve kendi şartlarına tabidir.
  • Borçlanma tutarı, sigortalının seçeceği prime esas günlük kazanç ile borçlanılacak gün sayısının çarpımının belirli bir yüzdesi üzerinden hesaplanır (5510 m.41).
  • Borçlanılan süre prim gün sayısına eklenir; sigortalılık başlangıcının öne çekilmesi ise yalnızca belirli borçlanma türlerinde ve şartlarla mümkündür.
  • Tahakkuk eden borç, tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödenmezse borçlanma geçersiz sayılır ve yeniden başvuru gerekir.

Hizmet borçlanması nedir?

Hizmet borçlanması, sigortalılık dışında geçen ancak kanunun değerlendirilmesine izin verdiği belirli sürelerin, primi sonradan ödenerek sigortalılık süresine ve prim gün sayısına eklenmesidir. Amaç, kişinin fiilen çalışamadığı ya da sigortalı sayılmadığı dönemlerin emeklilik hakkı bakımından tamamen kaybolmasını önlemektir. Borçlanma bir hak olmakla birlikte kendiliğinden işlemez: başvuru, tahakkuk ve ödeme aşamalarının tamamlanması gerekir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41. maddesi, borçlanılabilecek süreleri sınırlı biçimde sayar. Sayılmayan bir süre için borçlanma yapılamaz; bu nedenle “boşta geçen her dönem borçlanılır” düşüncesi hatalıdır. Yurt dışında geçen süreler ise 41. maddede değil, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir ve ayrı bir rejime tabidir.

Borçlanılabilecek süreler (5510 m.41)

Borçlanma türüTemel şartSınır
Doğum borçlanmasıDoğumdan önce sigortalılığın başlamış olması ve doğum sonrası çalışılmamış olmasıKanunda belirlenen çocuk sayısı ve süre sınırı içinde
Askerlik borçlanmasıEr veya erbaş olarak ya da yedek subay okulunda geçen süreFiilen geçen süre kadar
Ücretsiz izin süreleriKanunda sayılan ücretsiz izin hâlleriİzin süresi kadar
Doktora ve tıpta uzmanlık süresiÖğrenim süresinde sigortalı olmamakNormal öğrenim süresi kadar
Avukatlık stajıStaj süresinde sigortalı olmamakStaj süresi kadar
Grev ve lokavtta geçen süreSigortalının bu süreçte çalışmamış olmasıSüre kadar
Tutuklulukta geçip beraatla sonuçlanan süreKanunda öngörülen şartlarSüre kadar
Yurt dışı süreleri3201 sayılı Kanun’daki şartlarBelgelenen süre kadar

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablodaki türlerin her birinin kendine özgü belge ve şart düzeni vardır. Doğum borçlanmasında doğumun ve çocuğun yaşadığının belgelenmesi, askerlik borçlanmasında terhis belgesi, doktora borçlanmasında öğrenim süresini gösteren belge istenir. Başvurular Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılır ve tahakkuk yazısı ile sonuçlanır.

Borçlanma tutarı nasıl hesaplanır?

5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi, borçlanma tutarının hesabında iki değişken öngörür: sigortalının seçeceği prime esas günlük kazanç ve borçlanılacak gün sayısı. Sigortalı, alt sınır ile üst sınır arasında bir günlük kazanç seçer; bu kazanç ile gün sayısının çarpımının kanunda belirtilen yüzdesi borç tutarını verir. Seçilen kazanç yükseldikçe ödenecek tutar artar, ancak bu tercih emekli aylığının hesabında da dikkate alınır.

Bu nedenle borçlanmada iki farklı strateji vardır. Emeklilik tarihini öne çekmek dışında bir beklentisi olmayan sigortalı için alt sınırdan borçlanmak yeterlidir; ödenecek tutar en düşük seviyede kalır. Aylık tutarını yükseltmeyi hedefleyen sigortalı ise daha yüksek kazanç seçebilir; ancak bunun aylığa etkisi, borçlanılan sürenin toplam prim gün sayısı içindeki payına bağlı olduğundan sınırlı kalabilir. Karar verilmeden önce, mevcut hizmet dökümü üzerinden karşılaştırmalı bir hesap yapılması yerinde olur. Emeklilik yaşı ve sigortalılık süresine ilişkin genel çerçeveyi SGK emeklilik yaşı ve sigortalılık süresi yazımızda ele aldık.

Ödeme süresi ve borçlanmanın geçersiz sayılması

Borçlanma başvurusu üzerine Kurum, borç tutarını hesaplar ve sigortalıya tebliğ eder. Tahakkuk eden borcun, tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi gerekir; bu süre içinde ödenmeyen borçlanma geçersiz sayılır ve süre yeniden borçlanılmak istenirse başvurunun yenilenmesi gerekir. Yeniden başvuruda tutar, o tarihteki kazanç sınırlarına göre yeniden hesaplanır; bu da genellikle daha yüksek bir rakam anlamına gelir.

Kısmi ödeme mümkündür: ödenen tutara karşılık gelen gün sayısı kadar borçlanma geçerli olur, kalan kısım için borçlanma yapılmamış sayılır. Ödemenin ardından süre hizmet kaydına işlenir. Kayda işlenmediğini fark eden sigortalı, ödeme belgesiyle Kuruma başvurmalı; düzeltme yapılmazsa iş mahkemesinde tespit davası açılabilir. Hizmet kaydındaki eksikliklerin dava yoluyla giderilmesini hizmet tespit dava dilekçesi örneği yazımızda gösterdik.

Sigortalılık başlangıcının öne çekilmesi

Borçlanmanın en çok merak edilen sonucu, sigortalılık başlangıç tarihini öne çekip çekmediğidir. Kural olarak borçlanılan süre prim gün sayısına eklenir; başlangıç tarihinin geriye götürülmesi ise ancak kanunun izin verdiği hâllerde ve şartlarla mümkündür. Askerlik borçlanmasında, sigortalılık başlangıcından önceki askerlik süresinin borçlanılması hâlinde başlangıcın öne çekilmesi kanunda düzenlenmiştir; bu, emeklilik şartlarının belirlenmesinde büyük fark yaratabilir çünkü emeklilik yaş ve prim şartları sigortalılık başlangıç tarihine göre kademelendirilmiştir.

Yurt dışı borçlanmasında ise başlangıç tarihi bakımından 3201 sayılı Kanun’daki özel düzenleme uygulanır. Bu nedenle borçlanma öncesinde, hangi sürenin başlangıcı etkileyip hangisinin yalnızca gün sayısına eklendiğinin belirlenmesi gerekir; yanlış tercih, beklenen emeklilik tarihinin gerçekleşmemesine yol açar. Kurumdan alınacak hizmet dökümü ve emeklilik şartlarını gösteren yazı, bu değerlendirmenin temelini oluşturur.

Memurlar, Bağ-Kur’lular ve borçlanma

Borçlanma hakkı yalnızca hizmet akdiyle çalışanlara tanınmış değildir; 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesi, sigortalılık statüsüne bakmaksızın sayılan süreler bakımından borçlanma imkânı öngörür. Ancak statüler arasında uygulama farkları vardır. Kamu görevlileri bakımından borçlanılan sürenin hangi statüde değerlendirileceği ve emeklilik hesabına nasıl yansıyacağı, kişinin ilk defa hangi tarihte ve hangi statüde sigortalı sayıldığına bağlıdır. Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılar için ise prim borcu bulunması hâlinde borçlanmadan beklenen sonucun doğmayabileceği unutulmamalıdır: aylık bağlanabilmesi için prim borcunun tasfiye edilmiş olması aranır.

Statü değişikliği yaşayanlarda, yani hem hizmet akdiyle hem kendi adına bağımsız çalışmış ya da memuriyette bulunmuş kişilerde, borçlanmanın hangi statüye ekleneceği emeklilik şartlarını doğrudan etkiler; çünkü yaş, prim gün sayısı ve aylık bağlama kuralları statüye göre farklılaşır. Bu nedenle karma hizmeti olan sigortalıların, borçlanma öncesinde Kurumdan hangi statüden emekli olacaklarına ilişkin bilgi alması yerinde olur. Yanlış varsayımla yapılan borçlanma, ödenen tutarın beklenen faydayı vermemesine yol açar; ödenen borçlanma bedelinin iadesi ise ancak kanunda öngörülen sınırlı hâllerde mümkündür.

Yurt dışı borçlanması (3201 sayılı Kanun)

3201 sayılı Kanun, Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık ya da ev kadınlığı sürelerinin, istekleri hâlinde borçlanılarak Türkiye’de değerlendirilmesine imkân tanır. Başvuru, yurt dışındaki sürelerin belgelenmesiyle yapılır; belge, çalışılan ülkedeki sosyal güvenlik kurumundan ya da ilgili makamlardan alınır ve usulüne uygun onaylı olmalıdır.

Bu borçlanmanın kendine özgü üç noktası vardır. Birincisi, aylık bağlanması için Türkiye’ye kesin dönüş şartı ve yurt dışındaki çalışmanın sona ermiş olması gibi kanunda öngörülen koşullar aranır. İkincisi, sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerdeki süreler bakımından, sözleşme hükümleri uyarınca sürelerin birleştirilmesi imkânı ayrıca değerlendirilir; bazı hâllerde borçlanma yerine sözleşme yolu daha lehe sonuç verir. Üçüncüsü, borçlanma sonrası bağlanan aylığın, yurt dışında yeniden çalışılması hâlinde kesilmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle yurt dışı borçlanmasında, ödeme yapılmadan önce hangi ülkeyle sözleşme bulunduğunun ve hangi yolun daha avantajlı olduğunun karşılaştırılması gerekir.

Doğum borçlanması: kimler, hangi şartlarla?

Doğum borçlanması, doğum nedeniyle çalışamayan sigortalı kadınların bu sürelerini değerlendirmesine imkân tanır. Kanun, borçlanmayı belirli şartlara bağlar: doğumdan önce sigortalılığın başlamış olması, doğum sonrasındaki sürede adına prim ödenmemiş olması ve çocuğun yaşamış olması bunların başında gelir. Borçlanılabilecek süre, çocuk başına kanunda belirlenen üst sınırla sınırlıdır ve kanunda öngörülen çocuk sayısı kadar kullanılabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan ret sebebi, doğumdan önce sigortalılığın başlamamış olmasıdır; bu şart, borçlanmanın sigortalılık ilişkisi içinde geçen bir dönemi telafi etme amacından doğar. İkinci sık sebep, borçlanılmak istenen dönemde adına prim bildirilmiş olmasıdır; çalışılan dönem zaten hizmet olarak sayıldığından ayrıca borçlanılamaz. Ret kararına karşı önce Kuruma itiraz edilir, sonuç alınamazsa iş mahkemesinde dava açılır.

Askerlik borçlanması: erken emeklilik etkisi

Askerlik borçlanması, er ve erbaş olarak ya da yedek subay okulunda geçen sürelerin borçlanılmasıdır. Bu borçlanmanın iki ayrı etkisi olabilir: prim gün sayısına ekleme ve sigortalılık başlangıcının öne çekilmesi. Askerliğin sigortalılık başlangıcından önce yapılmış olması hâlinde, borçlanılan süre kadar başlangıç tarihi geriye çekilir; bu da emeklilik yaş ve prim şartlarının daha lehe bir kademeden belirlenmesini sağlayabilir.

Bu etkiden dolayı askerlik borçlanması, çoğu sigortalı için en yüksek getirili borçlanma türüdür. Ancak sonucun somut olarak hesaplanması şarttır: sigortalılık başlangıcı zaten uygun bir kademedeyse, borçlanmanın emeklilik tarihine etkisi yalnızca gün sayısıyla sınırlı kalır ve ödenen tutar beklenen faydayı vermeyebilir. Bedelli askerlikte geçen sürenin borçlanılıp borçlanılamayacağı, fiilen silah altında geçen süre ölçütüne göre değerlendirilir.

Borçlanma ile isteğe bağlı sigorta arasındaki fark

Gün sayısını artırmanın iki ayrı yolu vardır ve bunlar sıkça karıştırılır. Borçlanma, geçmişte kalan ve kanunun saydığı belirli bir dönemin sonradan primlendirilmesidir; isteğe bağlı sigorta ise ileriye dönük olarak, sigortalılık şartlarını taşıyan kişinin kendi primini ödeyerek sigortalılığını sürdürmesidir. Birincisi geçmişi kapatır, ikincisi geleceği kurar. Maliyet bakımından da farklıdırlar: borçlanmada seçilen günlük kazanç üzerinden tek seferlik bir tutar tahakkuk ederken, isteğe bağlı sigortada aylık prim ödemesi yapılır ve ödeme yapılmayan aylar sigortalılıktan sayılmaz.

Hangi yolun tercih edileceği, kişinin eksiğinin ne olduğuna bağlıdır. Emeklilik için yalnızca gün sayısı eksikse ve geçmişte borçlanılabilecek bir dönem varsa, borçlanma genellikle daha hızlı sonuç verir. Borçlanılabilecek dönem yoksa ya da tükendiyse, isteğe bağlı sigorta devreye girer. Yaş şartı bekleyen ve prim günü dolmuş sigortalılar bakımından ise ikisi de emeklilik tarihini öne çekmez; bu durumda ek ödeme yapmak yalnızca aylık tutarını etkileyebilir. Karar öncesinde hizmet dökümü üzerinden hangi şartın eksik olduğunun net biçimde belirlenmesi, gereksiz ödemeyi önler.

Borçlanmanın emekli aylığına etkisi

Emekli aylığı, kabaca üç unsura göre hesaplanır: toplam prim gün sayısı, prime esas kazançların güncellenmiş ortalaması ve aylık bağlama oranı. Borçlanma bu üç unsurun ikisini birden etkiler. Gün sayısı artar; bu, aylık bağlama oranını yükselttiği için aylığa olumlu yansır. Buna karşılık borçlanmada seçilen kazanç, ortalama kazanç hesabına dâhil olur: alt sınırdan yapılan borçlanma, mevcut kazanç ortalaması yüksek olan bir sigortalıda ortalamayı aşağı çekebilir ve aylıkta beklenmedik bir düşüş doğurabilir.

Bu nedenle yüksek kazançla uzun süre çalışmış sigortalıların, çok sayıda günü alt sınırdan borçlanmadan önce karşılaştırmalı hesap yaptırması gerekir. Kısa süreli borçlanmalarda etki ihmal edilebilir düzeyde kalırken, birkaç bin günlük borçlanmalarda ortalamaya etkisi belirgin olur. Buna karşılık düşük kazançla çalışmış sigortalılarda yüksek kazançtan borçlanma, ortalamayı yukarı çekerek aylığı artırabilir. Kararı verirken bakılması gereken tek gösterge ödenecek tutar değil, emeklilik tarihi ile bağlanacak aylığın birlikte değerlendirilmesidir. Emeklilik şartlarının kademelendirmesini SGK emeklilik yaşı ve sigortalılık süresi yazımızda ele aldık.

Başvuru, itiraz ve dava yolu

Borçlanma başvurusu Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılır; Kurum, şartların bulunup bulunmadığını inceler ve borç tahakkuk ettirir ya da talebi reddeder. Ret kararına karşı önce Kuruma itiraz edilmesi, sonuç alınamaması hâlinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kuruma başvuru, dava şartı olarak öngörülmüştür; bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir.

Uyuşmazlıkİlk adımDava yolu
Borçlanma talebinin reddiKuruma itirazİş Mahkemesi
Tahakkuk tutarının hatalı hesaplanmasıDüzeltme başvurusuİş Mahkemesi
Ödenen borcun hizmete işlenmemesiÖdeme belgesiyle başvuruTespit davası
Sigortalılık başlangıcının öne çekilmemesiKuruma başvuruTespit davası
Yurt dışı sürelerinin kabul edilmemesiBelgelerin usulüne uygun sunumuİş Mahkemesi
Aylık bağlama talebinin reddiKuruma itirazİş Mahkemesi

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

SGK’nın prim ve borç takibine ilişkin genel çerçeveyi SGK prim borcu ve tahsil süreci yazımızda ele aldık. Sigortasız çalıştırılan dönemlerin tespiti ise borçlanmadan farklı bir yoldur ve hizmet tespit davasıyla yürütülür; bunu hizmet tespiti davası rehberimizde anlattık.

Borçlanma talebinin reddine karşı dava dilekçesi örneği

…………… İŞ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

DAVA KONUSU: Hizmet borçlanması talebinin reddine ilişkin ……/……/2026 tarih ve …… sayılı işlemin iptali ile borçlanma hakkının tespiti istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Davalı Kurum nezdinde …… sigorta sicil numarasıyla kayıtlıyım. Sigortalılığım ……/……/…… tarihinde başlamıştır.

2. ……/……/…… – ……/……/…… tarihleri arasında geçen …… süresinin borçlanılması talebiyle davalı Kuruma başvurdum. Başvuru ve ekleri dilekçe ekindedir.

3. Kurum, talebimi ……/……/2026 tarihli işlemle …… gerekçesiyle reddetmiştir. Oysa 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinde (yurt dışı süreleri bakımından 3201 sayılı Kanun’da) öngörülen şartların tamamı somut olayda gerçekleşmiştir.

4. Kurum kararında hangi şartın eksik görüldüğü somut olarak açıklanmamış; sunduğum belgeler değerlendirilmemiştir. Kurum işlem dosyasının celbini talep ediyorum.

5. Söz konusu sürenin borçlanılması, emeklilik şartlarımın oluşması bakımından belirleyicidir; hak kaybına yol açmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: 5510 sayılı Kanun m.41 ve ilgili hükümler, 3201 sayılı Kanun, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: SGK hizmet dökümü, borçlanma başvurusu ve ekleri, ret işlemi, Kurum işlem dosyası (celbi talep olunur), tanık ve bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile ret işleminin iptaline, …… tarihleri arasındaki sürenin borçlanılabileceğinin tespitine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı
Ad Soyad – İmza

Borçlanma öncesi kontrol listesi

  1. Güncel hizmet dökümünüzü alın; eksik gün ve başlangıç tarihini görün.
  2. Borçlanmak istediğiniz sürenin 5510 m.41’de (ya da 3201’de) sayılıp sayılmadığını kontrol edin.
  3. Borçlanmanın yalnızca gün mü ekleyeceğini, yoksa başlangıcı da öne çekip çekmeyeceğini hesaplatın.
  4. Prime esas kazancı seçerken maliyet ile aylığa etkisini karşılaştırın.
  5. Tahakkuk yazısındaki ödeme süresini not edin; süre geçerse borçlanma geçersiz olur.
  6. Ödeme sonrası hizmet kaydına işlendiğini mutlaka doğrulayın.
  7. Yurt dışı sürelerinde sözleşmeli ülke avantajını ayrıca değerlendirin.
  8. Ret hâlinde önce Kuruma itiraz edin; dava şartıdır.

Sık sorulan sorular

Hangi süreler borçlanılabilir?

5510 m.41’de sayılanlar: doğum, askerlik, belirli ücretsiz izinler, doktora ve tıpta uzmanlık, avukatlık stajı, grev-lokavt ve beraatla sonuçlanan tutukluluk gibi süreler. Yurt dışı süreleri ise 3201 sayılı Kanun’a tabidir.

Borçlanma tutarı neye göre hesaplanır?

Sigortalının alt ve üst sınır arasında seçeceği prime esas günlük kazanç ile borçlanılacak gün sayısının çarpımının kanunda belirtilen yüzdesi üzerinden.

Yüksek kazanç seçmek aylığımı artırır mı?

Aylık hesabında dikkate alınır; ancak etki, borçlanılan sürenin toplam prim gün sayısı içindeki payına bağlı olduğundan sınırlı kalabilir.

Askerlik borçlanması emeklilik tarihini öne çeker mi?

Askerlik sigortalılık başlangıcından önceyse, borçlanılan süre kadar başlangıç geriye çekilebilir; bu, yaş ve prim şartlarının daha lehe kademeden belirlenmesini sağlayabilir.

Doğum borçlanmasının şartları neler?

Doğumdan önce sigortalılığın başlamış olması, borçlanılacak sürede adına prim bildirilmemiş olması ve çocuğun yaşamış olması gibi şartlar aranır.

Çalışırken doğum borçlanması yapılabilir mi?

Adına prim bildirilen dönem zaten hizmet sayıldığından o dönem için borçlanma yapılamaz.

Borcu süresinde ödemezsem ne olur?

Borçlanma geçersiz sayılır; yeniden borçlanmak için başvuru yenilenir ve tutar güncel sınırlara göre yeniden hesaplanır.

Borcun bir kısmını ödeyebilir miyim?

Evet. Ödenen tutara karşılık gelen gün sayısı kadar borçlanma geçerli olur; kalan kısım borçlanılmamış sayılır.

Yurt dışı borçlanmasında kesin dönüş şartı var mı?

3201 sayılı Kanun, aylık bağlanması için kanunda öngörülen koşulları arar; yurt dışındaki çalışmanın sona ermesi ve kesin dönüş bunların başında gelir.

Sözleşmeli ülkede çalıştım; borçlanma mı, sözleşme mi avantajlı?

Sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerde sürelerin birleştirilmesi imkânı ayrıca değerlendirilir; bazı hâllerde sözleşme yolu daha lehe sonuç verir.

Ödedim ama hizmetime işlenmedi, ne yapmalıyım?

Ödeme belgesiyle Kuruma başvurun; düzeltme yapılmazsa iş mahkemesinde tespit davası açabilirsiniz.

Borçlanma talebim reddedildi, hangi mahkeme yetkili?

İş mahkemesi. Dava öncesinde Kuruma başvuru dava şartıdır; bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir.

Borçlanma mı isteğe bağlı sigorta mı avantajlı?

Borçlanma geçmişteki belirli bir dönemi kapatır, isteğe bağlı sigorta ileriye dönük prim ödemesidir. Eksiğinizin gün mü yaş mı olduğuna göre tercih değişir.

Alt sınırdan borçlanmak aylığımı düşürür mü?

Yüksek kazanç ortalaması olan sigortalılarda çok sayıda günün alt sınırdan borçlanılması ortalamayı aşağı çekebilir; karşılaştırmalı hesap yapılmalıdır.

Bedelli askerlik borçlanılabilir mi?

Değerlendirme, fiilen silah altında geçen süre ölçütüne göre yapılır; bu ölçüt dışında kalan süreler için borçlanma mümkün olmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.41 ile 3201 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Tutar sınırları ve oranlar yıl içinde değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk