SGK İdari Para Cezaları ve İşverenin Bildirim Yükümlülükleri 2026 (5510 m.102): Tutarlar, İndirim, İtiraz ve Dava
04 Eylül 2026

SGK İdari Para Cezaları ve İşverenin Bildirim Yükümlülükleri 2026 (5510 m.102): Tutarlar, İndirim, İtiraz ve Dava

SGK idari para cezalarının neredeyse tamamı tek bir maddeden doğar: 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi. İşe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi, aylık prim ve hizmet belgesinin geç ya da eksik bildirilmesi, işyeri kayıtlarının ibraz edilmemesi ve denetime engel olunması bu maddede ayrı ayrı cezaya bağlanmıştır. Tutarlar asgari ücrete endeksli olduğundan her yıl kendiliğinden artar. Bu rehber, yükümlülükleri ve cezaları kanun maddesiyle birlikte anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • İdari para cezaları 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde düzenlenmiştir ve tutarlar aylık asgari ücret katsayılarıyla belirlenir.
  • Sigortalı işe giriş bildirgesi, çalışmaya başlanmadan önce; işten ayrılış bildirgesi ise kanunda öngörülen süre içinde verilmelidir.
  • Ceza, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ödenirse dörtte üçü tahsil edilir; aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir.
  • İtiraz reddedilirse, ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılır (5510 m.102).
  • Yükümlülüğün Kurumca tespit edilmeden önce kendiliğinden yerine getirilmesi hâlinde, kanunda öngörülen hâllerde ceza indirimli uygulanır.

Cezanın kaynağı: 5510 sayılı Kanun m.102

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, işverenlere bir dizi bildirim ve belge yükümlülüğü getirir; bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde uygulanacak idari para cezaları ise 102. maddede bentler hâlinde sayılmıştır. Maddenin kurgusu şudur: her bent belirli bir yükümlülüğe karşılık gelir ve ceza, aylık asgari ücretin katı olarak belirlenir. Asgari ücret her yıl değiştiğinden, ceza tutarları da ayrı bir düzenlemeye gerek kalmaksızın güncellenir.

Bu yapının pratik sonucu, cezanın hesabında iki verinin bilinmesinin yeterli olmasıdır: fiilin işlendiği tarihteki aylık asgari ücret ve ihlalin hangi bende girdiği. İhbarname geldiğinde ilk yapılacak iş, tutanakta hangi bendin gösterildiğini tespit etmektir; çünkü bent değişikliği tutarı doğrudan değiştirir. Kurumun genel prim ve borç takibi ise ayrı bir konudur ve 6183 sayılı Kanun’a göre yürür; bunu SGK prim borcu ve tahsil süreci yazımızda ele aldık.

İşe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri

İşverenin ilk yükümlülüğü, sigortalıyı çalışmaya başlamadan önce Kuruma bildirmektir. Sigortalı işe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi, 102. maddede ayrı bir bent olarak cezaya bağlanmıştır ve ceza her bir sigortalı için ayrı hesaplanır. Bu, çok sayıda çalışanın bildirilmediği denetimlerde tutarın hızla büyümesine yol açar. Kanun, bazı iş kolları ve hâller için bildirim süresine ilişkin özel düzenlemeler öngörür; inşaat, balıkçılık ve tarım işlerinde çalışanlar ile bazı istisnai hâller bunlar arasındadır.

Sigortalı işten ayrılış bildirgesi de kanunda öngörülen süre içinde verilmelidir. Bildirgede yer alan işten çıkış kodu, işsizlik ödeneği hakkını doğrudan etkilediğinden hem işçi hem işveren bakımından önemlidir; hatalı kodun düzeltilmesi için Kuruma başvurulur, sonuç alınamazsa iş mahkemesinde dava açılır. İşsizlik ödeneğinin şartlarını işsizlik ödeneği nedir, şartları ve miktarı yazımızda anlattık.

Aylık prim ve hizmet belgesi

İşveren, çalıştırdığı sigortalıların prim gün sayısını ve prime esas kazançlarını aylık prim ve hizmet belgesiyle Kuruma bildirir. Belgenin hiç verilmemesi, süresinde verilmemesi ya da eksik bildirim yapılması ayrı ayrı cezaya tabidir. Eksik bildirim, uygulamada iki biçimde ortaya çıkar: gün sayısının olduğundan az gösterilmesi ve kazancın asgari ücret üzerinden bildirilip farkın elden ödenmesi. Her ikisi de hem idari para cezası hem de prim farkı ve gecikme zammı doğurur.

Eksik bildirimin işçi bakımından sonucu daha ağırdır: emeklilik gün sayısı ve aylık hesabı eksik kalır. İşçi, gerçek çalışmasının tespiti için hizmet tespit davası açabilir; bu dava, Kuruma da yöneltilir ve tespit edilen süreler hizmet kaydına işlenir. Davanın nasıl kurulacağını hizmet tespit dava dilekçesi örneği yazımızda, sürecin genel çerçevesini ise hizmet tespiti davası rehberimizde gösterdik.

Eksik gün bildirimi ve belgelendirme

Ay içinde otuz günden az çalışan sigortalılar için işveren, eksik günün sebebini bildirmek ve gerektiğinde belgelendirmek zorundadır. Eksik gün nedenleri, istirahat, ücretsiz izin, disiplin cezası, kısmi süreli çalışma, devamsızlık ve puantaj kaydı gibi başlıklar altında kodlanır. Bildirimin yapılmaması ya da sebebin gerçeğe aykırı gösterilmesi, hem idari para cezası hem de eksik bildirilen günlere ilişkin prim farkı doğurur.

Uygulamada en çok tartışma yaratan başlık, kısmi süreli çalışma ile devamsızlık arasındaki ayrımdır. İşveren, tam süreli çalışan bir işçiyi eksik günle bildirip aradaki farkı elden ödediğinde, işçi bakımından emeklilik gün sayısı eksik kalır. Bu durumun tespiti hizmet tespit davasının konusudur ve dava, hem işverene hem Kuruma yöneltilir. İşçinin elinde bulunması gereken deliller, işe giriş-çıkış kayıtları, banka ödeme dekontları, mesai çizelgeleri, tanık beyanları ve varsa yazışmalardır. İşveren yönünden korunma yolu ise eksik gün belgelerini düzenli tutmak ve puantaj kayıtlarını saklamaktır; denetimde ilk istenen belge budur.

Alt işveren ilişkisinde sorumluluk

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, alt işverenin sigortalılara ilişkin yükümlülüklerinden asıl işveren de birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun, alt işverenin çalıştırdığı sigortalılar bakımından prim borçlarından asıl işverenin müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Bu sorumluluk yalnızca prim borcuyla sınırlı değildir: bildirim yükümlülüğünün ihlalinden doğan idari para cezaları bakımından da asıl işverenin durumu, ilişkinin niteliğine ve denetim tespitlerine göre değerlendirilir.

Bu nedenle hizmet alımı yapan işletmelerin, alt işverenin SGK yükümlülüklerini yerine getirdiğini düzenli olarak kontrol etmesi gerekir. Uygulamada kullanılan yöntem, hakediş ödemelerinin alt işverenin prim borcu bulunmadığını gösteren belgeye bağlanmasıdır; sözleşmeye konulacak bu tür bir hüküm, asıl işvereni sonradan doğacak sorumluluktan büyük ölçüde korur. Muvazaalı alt işverenlik iddiası ise ayrı bir konudur: işin bir bölümünün değil, tamamının devri ya da alt işveren işçilerinin asıl işverenin emir ve talimatıyla çalıştırılması hâlinde ilişki muvazaalı sayılabilir ve işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi kabul edilir. Bu sonuç, geçmişe dönük prim, ceza ve işçilik alacağı yükümlülüğü doğurur.

Kayıt ve belge ibrazı, denetim

102. maddenin bir diğer grubu, işyeri kayıt ve belgelerine ilişkindir. Kurumun yetkili denetim elemanlarınca istenen defter, kayıt ve belgelerin verilen sürede ibraz edilmemesi cezaya bağlanmıştır; ceza, defterin tutulup tutulmadığına ve tutulan defterin türüne göre farklı katsayılarla hesaplanır. Kayıtların geçersiz sayılmasını gerektiren hâller de ayrıca düzenlenmiştir: usulüne uygun tutulmayan, tasdiksiz ya da eksik kayıtlar bu kapsamda değerlendirilir.

Denetime engel olmak, denetim elemanının görevini yapmasını zorlaştırmak da ayrı bir yaptırım sebebidir. Uygulamada işverenlerin en sık düştüğü hata, ibraz süresinin kaçırılmasıdır: yazı tebliğ edilir, süre işlemeye başlar ve belgeler süre içinde sunulmadığında ceza kesilir. Süre içinde ibrazın mümkün olmadığı hâllerde, gerekçesiyle birlikte ek süre talebinde bulunulmalıdır. Kurumun tespitleri, ayrıca prim farkı ve gecikme zammı doğurabileceğinden, denetim yazısı geldiğinde belgelerin bir bütün olarak gözden geçirilmesi gerekir.

İş kazası ve meslek hastalığı bildirimi

İşveren, iş kazasını ve meslek hastalığını kanunda öngörülen süre içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin süresinde yapılmaması iki sonuç doğurur: idari para cezası ve Kurumun bu nedenle yaptığı masrafların işverene rücu edilmesi. 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi, iş kazası ve meslek hastalığının işverenin kastı ya da mevzuata aykırı hareketi sonucu meydana gelmesi hâlinde, Kurumca yapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin işverenden isteneceğini düzenler.

Bu, uygulamada işverenler için en yüksek maliyetli kalemdir; idari para cezasının çok üzerine çıkabilir. SGK’nın açtığı rücu davasına nasıl cevap verileceğini ve savunma noktalarını SGK rücu davasına cevap dilekçesi örneği yazımızda ele aldık. İş kazası sonrası işçinin talep edebileceği gelir ve tazminatları ise sürekli iş göremezlik geliri başvurusu ve itiraz rehberimizde inceledik.

Teşviklerin kaybı: cezanın gizli maliyeti

İdari para cezasının işveren için asıl maliyeti çoğu zaman cezanın kendisi değil, prim teşviklerinden yararlanma hakkının kaybıdır. Mevzuat, sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanabilmeyi bazı şartlara bağlar: aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmiş olması, prim borcunun bulunmaması ve kayıt dışı sigortalı çalıştırılmamış olması bunların başında gelir. Bu şartlardan birinin ihlali hâlinde işveren, o döneme ilişkin teşvikten yararlanamaz; daha önce yararlanılmışsa yararlanılan tutar gecikme zammıyla birlikte geri istenir.

Kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının tespiti hâlinde ise yaptırım daha ağırdır: kanunda öngörülen süre boyunca teşviklerden yararlanma hakkı sona erer. Bu sürede ödenecek ilave prim yükü, kesilen idari para cezasının kat kat üzerine çıkabilir. Bu nedenle denetim tespitine itiraz edilirken yalnızca ceza tutarı değil, teşvik kaybının doğup doğmadığı da değerlendirilmelidir; tespitin kaldırılması, teşvik hakkının da korunmasını sağlar. Teşvikten yararlanma şartlarının sağlandığı hâlde sistem üzerinden yararlanılamamış dönemler bakımından ise geriye dönük teşvik talebi mümkündür; bu talep de Kuruma yazılı başvuruyla yapılır ve reddi hâlinde dava yoluna gidilir.

Ceza tutarları ve indirim

Yükümlülükİhlalin biçimiCezanın ölçüsü
Sigortalı işe giriş bildirgesiSüresinde verilmemesiHer sigortalı için asgari ücret katsayısı
İşten ayrılış bildirgesiSüresinde verilmemesiAsgari ücret katsayısı
İşyeri bildirgesiSüresinde verilmemesiDefter türüne göre değişen katsayı
Aylık prim ve hizmet belgesiVerilmemesi, geç veya eksik verilmesiBelge ve sigortalı sayısına göre katsayı
Defter ve belge ibrazıSüresinde ibraz edilmemesiDefter türüne göre katsayı
İş kazası ve meslek hastalığı bildirimiSüresinde bildirilmemesiAsgari ücret katsayısı + Kurum masraflarının rücusu
Denetime engel olmaGörevin yapılmasını engellemeAsgari ücret katsayısı

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Kanun iki tür indirim öngörür. Birincisi peşin ödeme indirimidir: ceza, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ödenirse dörtte üçü tahsil edilir. İkincisi kendiliğinden bildirim indirimidir: yükümlülüğün Kurumca tespit edilmeden ya da denetim başlamadan önce işveren tarafından kendiliğinden yerine getirilmesi hâlinde, kanunda öngörülen bentlerde ceza indirimli uygulanır. Bu ikinci imkân, geçmiş dönem eksikliğini fark eden işverenler için önemlidir: denetim gelmeden önce düzeltme yapmak, hem cezayı düşürür hem de prim farkının gecikme zammını sınırlar.

İtiraz ve dava yolu

SGK idari para cezaları, trafik cezalarından farklı bir kanun yoluna tabidir. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi, idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edilebileceğini; itirazın takibi durduracağını düzenler. İtiraz, cezayı veren üniteye yapılır ve idari para cezası itiraz komisyonunca incelenir. Komisyonun ret kararı üzerine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.

AşamaSüreMercii
Peşin ödeme indirimiTebliğden 15 günÖdeme; dörtte üçü tahsil edilir
Kuruma itirazTebliğden 15 günİdari para cezası itiraz komisyonu
İtirazın reddi üzerine davaRet kararının tebliğinden 30 günİdare Mahkemesi
Ödenmeyen cezanın tahsiliKesinleşme sonrası6183 sayılı Kanun; ödeme emri, haciz
Ödeme emrine davaTebliğden 15 günİş Mahkemesi (sınırlı sebeplerle)

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Kuruma itiraz aşamasının atlanması hak kaybına yol açar: doğrudan dava açılması hâlinde dava, itiraz yolu tüketilmediği gerekçesiyle reddedilebilir. Bu nedenle ihbarname tebliğ edildiğinde ilk adım, on beş günlük süre içinde Kuruma itiraz dilekçesi vermektir. İtiraz dilekçesinde hangi bendin uygulandığı, tutarın hesabı ve varsa kendiliğinden bildirim savunması açıkça ileri sürülmelidir.

Zamanaşımı ve tebligat

İdari para cezalarında iki ayrı süre işler. Birincisi, cezanın kesilebilmesine ilişkin süredir: 5510 sayılı Kanun, idari para cezalarının fiilin işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre geçtikten sonra verilemeyeceğini düzenler. Bu süre dolduktan sonra kesilen ceza, zamanaşımı def’i ileri sürülerek kaldırılabilir; itiraz dilekçesinde fiil tarihi ile ihbarname tarihi arasındaki sürenin açıkça gösterilmesi gerekir. İkincisi, kesinleşen cezanın tahsiline ilişkin süredir ve 6183 sayılı Kanun’daki tahsil zamanaşımı hükümlerine tabidir.

Tebligat, sürelerin başlangıcını belirlediği için ayrıca önemlidir. İşverenlere yapılan tebligatlar büyük ölçüde elektronik tebligat sistemi üzerinden gerçekleşir; elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kural, e-tebligat adresini düzenli kontrol etmeyen işverenler bakımından ciddi hak kaybına yol açar: itiraz süresi, mesaj okunmasa da işlemeye başlar. Tebligatın usulsüz yapıldığı hâllerde ise süre işlemez ve öğrenme tarihi esas alınır; bu iddia, tebligat evrakı ve adres kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Sık görülen itiraz sebepleri

İtiraz sebebiDelilNot
Bildirge süresinde verilmiştie-Bildirge onay kaydı, tarih-saat çıktısıEn güçlü sebep; ceza kaldırılır
Yükümlülük kendiliğinden yerine getirildiBildirim tarihi, denetim başlangıç tarihiİndirimli uygulama talebi
Yanlış bent uygulanmışTutanak, ihbarnameTutar düşer
Sigortalı sayısı hatalı hesaplanmışBordro, hizmet listesiKatsayı ve tutar değişir
İbraz için verilen süre yetersizdiTebliğ tarihi, ek süre talebiUsul yönünden sakatlık
İşyeri kapanmış, işveren sıfatı yokKapanış bildirimi, ticaret sicil kaydıMuhatap yanlışlığı
Tebligat usulsüzTebligat evrakı, adres kaydıSüre işlemeye başlamaz

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Kuruma itiraz dilekçesi örneği

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
…………… SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜNE

İTİRAZ EDEN: …… Ltd. Şti. (İşyeri Sicil No: ……), Vergi No, Adres

KONU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı idari para cezası ihbarnamesine itirazımızdır.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimize, …… sigortalısına ait işe giriş bildirgesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca …… TL idari para cezası uygulanmıştır.

2. Oysa söz konusu bildirge, sigortalının çalışmaya başladığı ……/……/2026 tarihinden önce, ……/……/2026 tarihinde e-Bildirge sistemi üzerinden verilmiştir. Sistem onay kaydı ve tarih-saat bilgisini gösteren çıktı ektedir.

3. Bu durumda 102. maddede öngörülen yükümlülük süresinde yerine getirilmiş olup, idari para cezasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

4. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki, ihbarnamede uygulanan bent ile fiilin niteliği örtüşmemekte, ceza bir üst katsayıdan hesaplanmıştır.

HUKUKİ SEBEPLER: 5510 sayılı Kanun m.102 ve ilgili hükümler, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği.

DELİLLER: e-Bildirge onay kaydı, işe giriş bildirgesi, bordro ve hizmet listesi, ihbarname ve tebligat evrakı.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulü ile ……/……/2026 tarih ve …… sayılı idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

İtiraz Eden Şirket Yetkilisi
Ad Soyad – İmza – Kaşe

İşverenler için kontrol listesi

  1. İşe giriş bildirgesini çalışma başlamadan önce verin; sistem onay kaydını saklayın.
  2. İşten ayrılış bildirgesinde çıkış kodunu doğru seçin; hatalı kod işsizlik ödeneği hakkını etkiler.
  3. Aylık prim ve hizmet belgesinde gün ve kazancı gerçek duruma göre bildirin.
  4. Defter ve belgeleri usulüne uygun tutun; ibraz yazısı geldiğinde süreyi kaçırmayın.
  5. İş kazasını süresinde bildirin; gecikme hem ceza hem rücu riski doğurur.
  6. Geçmiş dönem eksikliğini fark ederseniz denetim gelmeden kendiliğinden düzeltin.
  7. İhbarname gelirse on beş gün içinde önce Kuruma itiraz edin; dava için bu şarttır.
  8. Ödeyecekseniz on beş gün içinde ödeyin; dörtte üçü tahsil edilir.

Sık sorulan sorular

SGK idari para cezaları hangi maddede düzenlenmiştir?

5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde; tutarlar aylık asgari ücretin katsayıları olarak belirlenir ve asgari ücretle birlikte güncellenir.

İşe giriş bildirgesi ne zaman verilmelidir?

Kural olarak sigortalı çalışmaya başlamadan önce. Bazı iş kolları ve hâller için kanunda özel süreler öngörülmüştür.

Ceza her sigortalı için ayrı mı hesaplanır?

İşe giriş bildirgesine ilişkin cezalarda her bir sigortalı için ayrı hesaplama yapılır; bu, çok çalışanlı denetimlerde tutarı büyütür.

SGK cezasında peşin ödeme indirimi var mı?

Evet. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ödemede cezanın dörtte üçü tahsil edilir.

Kendiliğinden bildirim indirimi nedir?

Yükümlülüğün Kurumca tespit edilmeden veya denetim başlamadan önce kendiliğinden yerine getirilmesi hâlinde, kanunda öngörülen bentlerde cezanın indirimli uygulanmasıdır.

SGK cezasına nereye itiraz edilir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde cezayı veren Kurum ünitesine; itiraz, idari para cezası itiraz komisyonunca incelenir ve takibi durdurur.

İtirazım reddedilirse hangi mahkemeye gidilir?

Ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılır.

Doğrudan dava açabilir miyim?

Kuruma itiraz aşaması atlanırsa dava, itiraz yolu tüketilmediği gerekçesiyle reddedilebilir; önce itiraz edilmelidir.

Eksik gün ve kazanç bildirimi ne sonuç doğurur?

İdari para cezasının yanında prim farkı ve gecikme zammı doğar; işçi bakımından ise hizmet tespit davası gündeme gelir.

İş kazasını geç bildirirsem ne olur?

İdari para cezası uygulanır; ayrıca Kurumun yaptığı ödemeler 5510 m.21 kapsamında işverene rücu edilebilir.

Defterleri süresinde ibraz edemedim, çare var mı?

Gerekçesiyle birlikte ek süre talep edilmelidir; süre geçtikten sonra ibraz, cezayı kendiliğinden kaldırmaz ancak itirazda değerlendirilir.

Ödenmeyen SGK cezası nasıl tahsil edilir?

Kesinleşen ceza 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilir; ödeme emri tebliğ edilir ve gerekirse haciz uygulanır.

SGK cezasında zamanaşımı var mı?

Kanun, idari para cezalarının fiil tarihinden itibaren öngörülen süre geçtikten sonra verilemeyeceğini düzenler; kesinleşen cezanın tahsili ise 6183 sayılı Kanun’daki zamanaşımına tabidir.

E-tebligat ne zaman yapılmış sayılır?

Elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda; mesaj okunmasa da itiraz süresi bu tarihten işlemeye başlar.

Ceza kesilince teşviklerim de gider mi?

Prim teşviklerinden yararlanma, belgelerin süresinde verilmesi ve kayıt dışı çalıştırmama şartlarına bağlıdır; ihlalde teşvik kaybı doğar ve yararlanılan tutar geri istenebilir.

Eksik gün bildirimi nasıl yapılır?

Ay içinde otuz günden az çalışmada eksik gün sebebi kodlanarak bildirilir ve gerektiğinde belgelendirilir; bildirilmemesi ceza ve prim farkı doğurur.

Alt işverenin SGK borcundan asıl işveren sorumlu mu?

Kanun, alt işverenin çalıştırdığı sigortalılar bakımından prim borçlarından asıl işverenin müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler.

İşyerim kapandı, eski dönem cezası bana mı gelir?

Muhatap, fiilin işlendiği dönemdeki işverendir; kapanış ve sicil kayıtlarıyla muhatap yanlışlığı ileri sürülebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 ve m.102 ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine dayanır. Tutarlar asgari ücretle birlikte değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk