Ne yaşandı?
Evlilik biterken, taraflardan biri evi terk ederken ya da sonrasında çeyiz olarak getirdiği eşyaları, beyaz eşyayı, mobilyaları geri istiyor. Karşı taraf bunların kendisine ait olduğunu ya da ortak kullanıldığını söylüyor. Hangi eşyanın kime ait olduğunun ispatı, çoğu zaman en çetrefilli kısımdır.
Mal paylaşımında hak kaybı yaşamayın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Hukuki durum
Çeyiz ve ev eşyaları, düğünde takılan ziynet eşyalarından ayrı bir konudur; her birinin ispat ve iade rejimi farklıdır. TMK 226/1’e göre her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Bir eşyanın size ait olduğunu ileri sürüyorsanız TMK 222/1 uyarınca bunu ispatlamakla yükümlü olan sizsiniz; faturalar, ödeme kayıtları, çeyiz listeleri, fotoğraf ve tanık beyanları belirleyici olur. Ancak ispat edilemezse eşya karşı tarafa kalmaz: TMK 222/2 uyarınca eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır ve TMK 226/2 uyarınca üstün yararını ispatlayan eş, diğerinin payını ödeyerek malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir.
Eşyaların değeri ve niteliği zamanla değiştiğinden (kullanım, yıpranma), iade mümkün değilse bedelinin talep edilmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle hangi eşyanın aynen iadesinin, hangisinin bedel olarak istendiğinin baştan netleştirilmesi önemlidir.
Ne yapmalısınız?
- Eşyaların size ait olduğunu gösteren faturaları, ödeme kayıtlarını ve çeyiz listelerini bir araya getirin.
- Mümkünse eşyaların durumunu ve varlığını gösteren fotoğraf ve videoları saklayın.
- İadesini ya da bedelini istediğiniz eşyaları kalem kalem, mümkünse değerleriyle birlikte listeleyin.
- Tanık göstereceğiniz kişilerin hangi eşyaya ilişkin bilgi sahibi olduğunu önceden belirleyin.
Dikkat
“Bu eşya benimdi” demek tek başına yeterli olmaz; belgesiz talepler çoğu zaman ispatlanamadığı için sonuçsuz kalır. Evlilik boyunca önemli eşyaların fatura ve kayıtlarını saklamak, ileride bu tür anlaşmazlıklarda en güçlü dayanağınız olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Kanuni dayanak: TMK 226 ve iki karine
Eşya uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen şey, hangi tarafın neyi ispatlamak zorunda olduğudur. Bunu iki hüküm birlikte kurar.
TMK 226 — geri alma hakkı
“Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.” İkinci fıkraya göre tasfiye sırasında paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir.
Bu hüküm, mal rejiminin tasfiyesinden farklı bir sonuç doğurur: katılma alacağı bir para alacağı iken, TMK 226’ya dayalı talep malın kendisine yöneliktir. Ayrıca bu talebi ileri sürmek için mal rejiminin sona ermiş olması zorunlu değildir.
Birinci karine — ispat yükü (TMK 222/1)
“Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.” Yani “bu eşya benimdi” diyen taraf ispatlar.
İkinci karine — ispat edilemezse ne olur? (TMK 222/2)
Bu, ev eşyası uyuşmazlıklarının çoğunu doğrudan çözen ama en az bilinen kuraldır: “Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.“
Yani belgesi bulunamayan bir eşya, karşı tarafa kalmaz; paylı mülkiyette sayılır. Bu, “ispatlayamazsan kaybedersin” algısını düzeltir. Paylı mülkiyet hâlinde ise TMK 226/2 devreye girer: üstün yararınızı ispat edip diğerinin payını ödeyerek malın bölünmeden size verilmesini isteyebilirsiniz.
Üç ayrı kategori, üç ayrı rejim
“Çeyiz” tek bir hukuki kavram değildir; içindekiler farklı kurallara tabidir.
1. Kişisel kullanıma yarayan eşya
TMK 220 uyarınca eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya kişisel maldır ve paylaşıma girmez. Giysi, kişisel bakım eşyası, mesleki aletler bu kapsamdadır. Bunlar TMK 226/1 uyarınca doğrudan geri alınır.
2. Ev eşyası ve mobilya
Evlilik içinde ortak kullanım için alınan mobilya ve beyaz eşya kural olarak edinilmiş maldır. Evlilikten önce getirilen ya da aileden gelen çeyiz eşyası ise kişisel mal niteliğindedir; ancak bunun ispatlanması gerekir. İspat edilemezse TMK 222/2 uyarınca paylı mülkiyet sayılır.
3. Ziynet eşyası — ayrı ve yakın zamanda değişen bir alan
Düğünde takılan altın ve ziynet, ev eşyasından tümüyle ayrı bir rejime tabidir ve bu alanda 2024’te önemli bir içtihat değişikliği yaşanmıştır. Aşağıdaki katmanda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Aynen iade mi, bedel mi?
Eşya mevcutsa aynen iadesi istenir. Tüketilmiş, yıpranmış veya elden çıkarılmışsa bedeli talep edilir. Bu ayrımın dava dilekçesinde baştan yapılması gerekir: talep “aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedeli” biçiminde terditli kurulursa, mahkeme her iki ihtimali de değerlendirebilir.
Ziynet eşyasında 2024 değişikliği
Onlarca yıl uygulanan kural şuydu: aksine bir anlaşma ya da örf ve âdet kuralı olmadıkça, düğünde kim tarafından hangi eşe ne takılırsa takılsın bunların hepsi kadına ait sayılır. Bu yaklaşım Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1038 E. ve 2021/458 K. sayılı kararında da benimsenmişti.
Yeni içtihat
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E. ve 2024/2402 K. sayılı kararıyla bu kabul değiştirildi. Yeni yaklaşımda üç kademeli bir sıra uygulanır:
- Anlaşma. Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımına dair bir anlaşma varsa, paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.
- Yerel örf ve âdet. Anlaşma yoksa, ispatlanabilir yerel örf ve âdet kuralları dikkate alınır.
- Kime takıldıysa ona ait. İkisi de yoksa, takılan ekonomik değerler kural olarak kime takıldıysa ona ait kabul edilir.
Uygulamada bunun sonucu şudur: bilezik ve kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; damada takılan para, çeyrek altın ve saat gibi değerler damada ait sayılır. Aidiyet konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Önemli bir çekince
Bu değişiklik Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin içtihadıdır ve henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenmiş değildir. Yani direnme yoluyla önüne gelecek bir dosyada Hukuk Genel Kurulu’nun önceki yaklaşımını sürdürmesi ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle ziynet talepleri kurulurken her iki olasılığın da gözetilmesi ve talebin buna göre yapılandırılması yerinde olur.
İspat: hangi delil neyi gösterir?
En güçlüden zayıfa
- Fatura ve garanti belgesi. Üzerinde ad yazıyorsa doğrudan mülkiyet göstergesidir; beyaz eşya ve elektronikte en etkili delildir.
- Ödeme kayıtları. Kredi kartı ekstresi, banka dekontu, taksit ödemeleri. Kimin hesabından ödendiğini gösterir.
- Çeyiz senedi veya listesi. Evlenme öncesinde düzenlenmiş, taraflarca imzalanmış liste güçlü delildir.
- Nakliye ve teslim belgeleri. Eşyanın nereden nereye taşındığını ve kimin adına teslim alındığını gösterir.
- Fotoğraf ve video. Özellikle düğün ve gelin odası kayıtları; ziynet eşyalarının varlığı ve niteliği bakımından belirleyicidir.
- Tanık beyanı. Tek başına zayıftır ancak belgeyi destekleyici olarak değerlidir. Tanığın hangi eşyaya ilişkin bilgi sahibi olduğu önceden belirlenmelidir.
Listeyi doğru hazırlamak
Dilekçe ekindeki listenin kalem kalem, mümkünse marka, model ve tahmini değerle birlikte düzenlenmesi gerekir. “Ev eşyaları” gibi toplu ifadeler hüküm kurmaya elverişli olmadığından, mahkeme bu tür talepleri karşılayamaz.
Faiz farkına dikkat
Yargıtay uygulamasında katkı payı alacağına dava tarihinden, değer artış payı alacağına ise karar tarihinden itibaren faiz işletilir. Talebin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, faiz bakımından da fark yaratır.
Bugünden yapılabilecek
Evlilik sürerken önemli eşyaların fatura ve ödeme kayıtlarını ayrı bir dosyada saklamak, ileride bu tür bir uyuşmazlıkta en güçlü dayanaktır. Belgesiz talepler çoğu zaman TMK 222/2 uyarınca paylı mülkiyet sayılmakla sonuçlanır; bu da eşyanın tamamını değil, yarısını almak demektir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.
Tek bakışta: iki karine belirleyici
Çeyiz dosyalarında sonucu iki karine belirler — ve ikisini de bilmeden talep kurmak hak kaybına yol açar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Malların geri alınması | “Her eş, DİĞER EŞTE BULUNAN MALLARINI GERİ ALIR“ | TMK m.226/1 |
| Paylı mülkiyette | Eşlerden biri, DAHA ÜSTÜN BİR YARARI OLDUĞUNU İSPAT ETMEK ve diğerinin payını ÖDEMEK suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir | TMK m.226/2 |
| KARİNE 1 — mülkiyet | “Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını İSPATLA yükümlüdür” | TMK m.222/1 |
| Sonucu | “Eşlerden hangisine ait olduğu İSPAT EDİLEMEYEN mallar, onların PAYLI MÜLKİYETİNDE sayılır” | TMK m.222/2 |
| KARİNE 2 — edinilmiş mal | “Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar EDİNİLMİŞ MAL kabul edilir” | TMK m.222/3 |
| Pratik sonuç | İspat edemezseniz eşya karşı tarafa KALMAZ — paylı mülkiyette sayılır ve tasfiyede buna göre işlem görür | TMK m.222/2 |
| Kişisel eşya | Eşlerden birinin YALNIZ KİŞİSEL KULLANIMINA ayrılan eşya KİŞİSEL MALDIR | TMK m.220/1 |
| Çeyizin niteliği | Evlenirken aile tarafından verilen çeyiz, kural olarak karşılıksız kazandırma niteliğindedir ve KİŞİSEL MAL sayılır | TMK m.220/2 |
| Değer artış payı | Diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkı varsa ayrıca istenebilir | TMK m.227 |
| Kategori | Rejim | Not |
|---|---|---|
| 1 · KİŞİSEL EŞYA | Yalnız kişisel kullanıma ayrılan eşya → KİŞİSEL MAL; aynen geri alınır | TMK m.220/1 · m.226/1 |
| Örnek | Giysi, kişisel bakım eşyası, mesleki alet, kişisel kullanım cihazı | uygulama |
| 2 · ÇEYİZ (aile tarafından verilen) | Karşılıksız kazandırma → KİŞİSEL MAL; iade talebi bu nitelendirmeye dayanır | TMK m.220/2 |
| Kim talep eder? | Kural olarak çeyizin ait olduğu EŞ; ancak masrafı yapan aile bireylerinin talepleri ayrıca değerlendirilir | uygulama |
| 3 · ORTAK EV EŞYASI | Evlilik içinde karşılığı verilerek edinilenler → EDİNİLMİŞ MAL; tasfiyede katılma alacağına konu olur | TMK m.219 · m.236 |
| Aynen paylaşım | Edinilmiş mal tasfiyesi AYNİ değil ALACAK hakkı doğurur; ancak TMK m.226/2 ile bölünmeden verilme istenebilir | TMK m.226/2 · m.236 |
| Karışım hâli | Eşyaların bir kısmı çeyiz, bir kısmı ortak alım ise KATEGORİ AYRIMI yapılarak liste düzenlenmelidir | uygulama |
| Sık yapılan hata | Tüm eşyayı tek bir talep altında istemek → nitelendirme yapılamaz, talep zayıflar | — |
| Kaçırma | Eşyaların kaçırılması hâlinde eklenecek değerler gündeme gelir | TMK m.229 |
| Konu | Kural | Künye |
|---|---|---|
| 2024 İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİ | “Düğünde ne takılırsa kadına aittir” kuralı TERK EDİLMİŞTİR | Y2HD 04.04.2024, E.2023/5704, K.2024/2402 |
| Yeni sıralama | (1) ANLAŞMA varsa ona göre · (2) ispat edilen YEREL ÖRF VE ÂDET · (3) kural olarak KİME TAKILDIYSA ONA ait | Y2HD 2024 |
| Kadına özgü | Bilezik, kolye, burma bilezik → geline | Y2HD 2024 |
| Erkeğe özgü | Erkek saati, kol düğmesi → KADINA TAKILMIŞ OLSA BİLE ERKEĞE | Y2HD |
| Sandığa/torbaya atılanlar | Cinsiyete özgülüğe bakılır; özgü değilse (çeyrek, yarım, tam altın) ORTAK EŞYA | Y2HD 2024 |
| Nakit para | Düğünde takılan paralar ZİYNET EŞYASI TANIMINA GİRMEZ | Y2HD 2024 |
| Gerekçe | Toplumun gelenek ve göreneklerinin değişmesi, ekonomik ilişkilerin dinamik yapısı ve düğünlerde kadına özgü ziynet dışında maddî katkı amaçlı başka değerlerin de takılması | Y2HD 2024 |
| Zamanaşımı | Genel zamanaşımı; ancak EVLİLİK DEVAM ETTİĞİ SÜRECE eşler arasında ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ | TBK m.146 · m.153 |
| 2026 gelişmesi | Daire, 2024 içtihadını yeni bir emsal kararla ayrıntılı gerekçeleriyle yeniden ortaya koymuştur — güncel kararlar kontrol edilmelidir | Temmuz 2026 |
| Delil | Ne gösterir? | Not |
|---|---|---|
| ÇEYİZ SENEDİ / LİSTESİ | Eşyaların cinsi, adedi ve kimin getirdiği | En güçlü belge — varsa mutlaka sunun |
| Fatura ve garanti belgeleri | Alım tarihi, tutar ve alıcının adı | Kaynağın gösterimi |
| Banka ve kredi kartı kayıtları | Ödemeyi kimin yaptığı | Celp edilebilir |
| Düğün video ve fotoğrafları | Takıların cinsi, adedi ve KİME TAKILDIĞI | Yeni içtihatta belirleyici |
| Kuyumcu fişleri | Ziynetin alım kaydı | İspat |
| Nakliye/taşınma belgeleri | Eşyanın eve girişi | Destekleyici |
| Konut sigortası poliçesi | Eşya envanteri | Sıkça atlanan güçlü delil |
| Tanık | Çeyizi hazırlayan ve taşınmayı gören kişiler | Kategori ayrımında önemli |
| Delil tespiti | Eşya evden çıkarıldıysa HMK m.400 vd. uyarınca tespit | İlk 48 saat kritiktir |
| Talebi kurma | Öncelikle AYNEN İADE, mümkün değilse NAKDEN; eşyaları tek tek listeleyin ve faiz talep edin | HMK m.26 |
| Görevli mahkeme | AİLE MAHKEMESİ | 4787 s.K. |
Senetle İspat Kuralı: HMK m.200
“Faturam yok, tanıkla ispatlayabilir miyim?” sorusunun cevabı, aile hukuku hükümlerinde değil usul kanunundadır. Kural HMK m.200’de düzenlenmiştir.
Maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanunda belirlenen parasal sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Aynı fıkra bir de kapatma hükmü içerir: bu hukukî işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle sınırın altına düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yani bir kez kural kapsamına giren işlem, sonradan küçülse de kuralın dışına çıkmaz.
Parasal sınır kanunda gösterilmiş olmakla birlikte her yıl yeniden değerlenmektedir; bu nedenle somut dosyada uygulanacak tutarın, işlemin yapıldığı yıl için geçerli sınır üzerinden hesaplanması gerekir.
Maddenin ikinci fıkrası bir kapı aralar: bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Yani karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık yolu açılır.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kapsam | Hakkın doğumu, devri, ikrarı, itfası vb. hukukî işlemler |
| Ölçüt | İşlem tarihindeki miktar veya değer |
| Sonradan düşerse | Yine senetsiz ispat olunamaz |
| Parasal sınır | Her yıl yeniden değerlenir |
| İstisna | Karşı tarafın açık muvafakati |
Kural Neyi Yasaklar, Neyi Yasaklamaz?
“Senetle ispat zorunluluğu” ifadesi, sanıldığından dardır. İki ayrım bu daralmayı gösterir.
Birinci ayrım — hangi delil kapalı? Senetle ispat zorunluluğundan kasıt, ispatın takdirî delillerle sağlanamayacak olmasıdır. Yani kapanan yol tanık delilidir. Buna karşılık diğer kesin deliller — ikrar, yemin ve kesin hüküm — ile ispat her hâlde mümkündür.
Bu, çeyiz dosyalarında pratik bir kapı açar: senet yoksa dahi yemin teklif edilebilir. Karşı taraf yemin ederse iddia çürür; yeminden kaçınırsa iddia ispatlanmış sayılır.
İkinci ayrım — hangi konu kapsamda? Senetle ispat zorunluluğu yalnız hukukî işlemler için geçerlidir. Hukukî fiiller — haksız fiiller gibi — her türlü delille ispatlanabilir. Dolayısıyla eşyanın alıkonulması ya da elden çıkarılması gibi maddî olgular, senetle ispat kuralının kapsamında değildir; bunlar tanıkla da gösterilebilir.
Üçüncü nokta — senet ile belge aynı şey değildir. HMK m.200’deki kural “senetle ispat zorunluluğu”dur, belgeyle ispat zorunluluğu değildir; HMK m.201’deki kural ise “senede karşı tanıkla ispat yasağı”dır. Fatura, garanti belgesi ve fotoğraf gibi kayıtlar senet niteliğinde olmasa da delil başlangıcı olarak işlev görebilir.
| Konu | Durum |
|---|---|
| Tanık | Kural olarak kapalı |
| İkrar, yemin, kesin hüküm | Açık |
| Hukukî işlemler | Kural kapsamında |
| Hukukî fiiller | Her türlü delille ispatlanır |
| Senet ≠ belge | Belge, delil başlangıcı olabilir |
Eşler Arasında Tanık Serbesttir — HMK m.203
Çeyiz ve ev eşyası dosyalarının kaderini belirleyen hüküm budur ve çoğu zaman gözden kaçar.
HMK m.203, senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını sayar. Bu istisnaların en önemlisi akrabalık ilişkisidir: belirli yakınlıktaki kişiler arasında — altsoy ile üstsoy, kardeşler ve eşler arasında — yapılan işlemlerde, miktar ne olursa olsun tanık dinletilebilir.
Bu istisnanın gerekçesi açıktır: aile içindeki işlemlerin yazılı belgeye bağlanması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Kimse eşinden ya da kardeşinden her aktarım için senet istemez.
Pratik sonucu ise doğrudan bu yazının konusudur: eşler arasındaki eşya ve ziynet uyuşmazlıklarında tanık dinletilmesinin önünde parasal sınır engeli bulunmaz. “Değeri yüksek, senet yok, o hâlde ispatlayamam” değerlendirmesi bu nedenle yanlıştır.
Maddede sayılan bir başka istisna da irade sakatlıklarına ilişkindir: hukukî işlemlerdeki irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları tanıkla ispat edilebilir (m.203/ç).
| İstisna | Sonuç |
|---|---|
| Eşler arasında | Miktar ne olursa olsun tanık dinletilebilir |
| Altsoy–üstsoy, kardeşler | Aynı serbesti |
| İrade bozukluğu | Tanıkla ispat mümkün (m.203/ç) |
| Aşırı yararlanma | Tanıkla ispat mümkün |
| Yanlış değerlendirme | “Senet yok, ispatlayamam” — doğru değil |
Delil Başlangıcı: Senet Olmayan Belgenin İşlevi
Akrabalık istisnası dışında kalan ilişkilerde — örneğin çeyizi hazırlayan aile ile satıcı arasındaki işlemlerde — devreye giren kavram delil başlangıcıdır.
Delil başlangıcı, tek başına kesin ispat gücüne sahip olmayan, ancak iddia edilen hukukî işlemin veya olayın gerçeğe yakın biçimde meydana geldiğini gösteren delildir. Böyle bir delil varsa hâkim tanık dinleyebilir.
Çeyiz dosyalarında delil başlangıcı işlevi görebilecek kayıtlar şunlardır: fatura ve irsaliyeler, banka havale ve kredi kartı kayıtları, mağaza kayıt ve garanti belgeleri, düğün fotoğraf ve videoları, taşınma sırasında tutulan listeler ve tarafların birbirine gönderdiği yazışmalar.
Bu kayıtların ortak özelliği tarihli olmalarıdır. Tarihsiz bir belge, hangi döneme ait olduğu gösterilemediğinde delil başlangıcı işlevini yerine getiremez.
Son olarak bir hatırlatma: bütün bu ispat araçları, maddî hukuk karineleriyle birlikte çalışır. TMK m.222 uyarınca eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır; yani ispat edilemeyen eşya karşı tarafa kalmaz. Bu karine, ispat çabasının sonucunu doğrudan yumuşatır.
| Kayıt | İşlevi |
|---|---|
| Fatura, irsaliye, garanti belgesi | Delil başlangıcı |
| Banka ve kart kayıtları | Ödemenin ve tarihin tespiti |
| Düğün fotoğraf ve videoları | Varlığın ve niteliğin gösterilmesi |
| Yazışmalar | İkrar veya delil başlangıcı |
| Ortak şart | Kayıtların tarihli olması |
İspat Yükü Kimde? TMK m.6 ve HMK m.190
Hangi delilin kullanılabileceği kadar, kimin ispat etmek zorunda olduğu da sonucu belirler. Bu konuda iki genel hüküm birlikte işler.
Maddî hukuk kuralı — TMK m.6: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Usul kuralı — HMK m.190: ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Her iki hükümdeki “kanunda aksine hüküm bulunmadıkça” kaydı önemlidir; çünkü mal rejimi hükümlerinde tam da böyle özel düzenlemeler vardır. TMK m.222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür; ispat edilemeyen mallar ise paylı mülkiyette sayılır. Bu, genel kuralın aile hukukuna özgü uygulamasıdır.
Yemin — son kesin delil. Senetle ispat zorunluluğu tanık yolunu kapatsa dahi kesin deliller açık kalır; bunlardan biri yemindir. Yemin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri vakıalar için teklif edilebilir.
Yeminin işleyişi şu şekildedir: yemin teklif edilen taraf yemin ederse o vakıa ispatlanamamış sayılır; yemin etmekten kaçınırsa vakıa ispatlanmış kabul edilir. Bu nedenle senet ve tanık imkânının bulunmadığı dosyalarda yemin, dilekçede ayrıca ve açıkça saklı tutulmalıdır.
Sıralama bakımından ise şu düzen izlenmelidir: önce belge, sonra — akrabalık istisnası veya delil başlangıcı varsa — tanık, en sonda yemin. Delil listesinde bu üçünün birlikte gösterilmesi, bir yol kapandığında dosyanın sonuçsuz kalmasını önler.
| Konu | Kural | Madde |
|---|---|---|
| Genel ispat yükü | Hakkını dayandıran tarafta | TMK m.6 |
| Usul karşılığı | Lehine hak çıkaran tarafta | HMK m.190 |
| Aile hukukuna özgü kural | İspat edilemeyen mal paylı mülkiyet | TMK m.222 |
| Yemin edilirse | Vakıa ispatlanamamış sayılır | — |
| Yeminden kaçınılırsa | Vakıa ispatlanmış sayılır | — |
| Delil sırası | Belge → tanık → yemin | — |
Çeyiz senedinin işlevi için çeyiz senedi yazımıza, eşyalar götürülmüşse izlenecek yol için eşya listesi ve delil tespiti yazımıza, ziynet bakımından ziynet iadesinde ispat yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çeyiz eşyalarımı geri isteyebilir miyim?
TMK 226/1’e göre her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Ancak eşyanın size ait olduğunu TMK 222/1 uyarınca ispatlamanız gerekir; fatura, ödeme kaydı, çeyiz senedi ve fotoğraflar bu konuda belirleyicidir.
İspat edemezsem eşya karşı tarafa mı kalır?
Hayır. TMK 222/2 açıktır: eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bu hâlde TMK 226/2 uyarınca üstün yararınızı ispatlayıp diğerinin payını ödeyerek malın bölünmeden size verilmesini isteyebilirsiniz.
Kişisel eşyalarım paylaşıma girer mi?
Girmez. TMK 220 uyarınca eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya kişisel maldır; giysi, kişisel bakım eşyası ve mesleki aletler bu kapsamdadır.
Düğünde takılan altınlar kimin?
Bu alanda 2024’te içtihat değişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararına göre önce taraflar arasındaki anlaşma, yoksa yerel örf ve âdet, o da yoksa “kime takıldıysa ona ait” kuralı uygulanır.
Eskiden nasıldı?
Aksine anlaşma veya örf-âdet yoksa düğünde kime takılırsa takılsın hepsi kadına ait sayılıyordu; bu yaklaşım Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1038 E., 2021/458 K. sayılı kararında da benimsenmişti.
Yeni içtihat kesinleşmiş mi?
Bu değişiklik Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin içtihadıdır ve henüz Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenmiş değildir. Bu nedenle ziynet talepleri kurulurken her iki olasılığın gözetilmesi yerinde olur.
Eşya artık mevcut değilse ne olur?
Bedeli talep edilir. Talebin dilekçede terditli kurulması yerinde olur: aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedeli. Böylece mahkeme her iki ihtimali de değerlendirebilir.
Listeyi nasıl hazırlamalıyım?
Kalem kalem, mümkünse marka, model ve tahmini değerle birlikte. “Ev eşyaları” gibi toplu ifadeler hüküm kurmaya elverişli olmadığından mahkeme bu tür talepleri karşılayamaz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinMal rejimi tasfiyesi talebinizi birlikte değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Rehberler
- 📘 Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi
- Eşim Evi Boşaltıp Tüm Eşyaları Götürdü, Eşya Listemi Nasıl İspatlarım?
- Evlendiğimiz Ev Kayınpederimin Üzerine, Katkımı Geri Alabilir miyim?
- Edinilmiş Mallara Katılmada Şirket Hisselerinin Değerlemesi
- Eşler Arası Katkı Payı Alacağı: TMK m.227 Değer Artış Payı
- Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Katılma Alacağı (TMK)
- “Düğünde Takılan Altınlar Kimin?” – Ziynet Eşyaları
- Boşanmada Ziynet Eşyalarının İadesi: İspat ve “Bozdurulup Eve Harcandı” Savunması
- Mal Rejiminde Kişisel Mallar Nelerdir? (TMK 220)
- Boşanma Davasında İspat Yükü ve Tanık Beyanının Değeri
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) Davası Nasıl Açılır?
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.
Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


