Nafaka Nasıl Hesaplanır? Mahkeme Hangi Ölçütleri Dikkate Alır?
27 Haziran 2026

Nafaka Nasıl Hesaplanır? Mahkeme Hangi Ölçütleri Dikkate Alır?

Türk hukukunda nafaka hesaplaması için sabit bir tablo veya formül yoktur; her dava somut koşullarına göre değerlendirilir ve hâkim hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4) çerçevesinde uygun miktarı takdir eder. Hâkim; tarafların geliri ve malvarlığı, ihtiyaç ve yoksulluk durumu, çocuğun giderleri, paranın alım gücü ve sosyal-ekonomik durum araştırmasını birlikte değerlendirir. Bu rehberde nafakanın hangi ölçütlerle belirlendiğini açıklıyoruz.

Nafaka miktarının nasıl belirleneceğini mi merak ediyorsunuz?

Dosyanızdaki ölçütleri ve olası miktarı birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre boyunca TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı (2026): ne değişti ve 9 aylık geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Nafakanın sabit bir tablosu yoktur

Nafaka miktarının belirlenmesinde uygulanan hazır bir tablo veya matematiksel formül bulunmaz. Her dava kendi somut koşullarına göre değerlendirilir; hâkim, hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4) çerçevesinde uygun bir miktar takdir eder. Bu nedenle aynı gelire sahip iki kişi için dahi, çocuk sayısı, ihtiyaçlar ve yaşam koşulları farklı olduğundan nafaka miktarı değişebilir. Nafakanın bir “denklemi” yoktur; hâkimin takdir yetkisi esastır.

Nafaka belirlenirken dikkate alınan kriterler

Hâkim, nafaka miktarını belirlerken başlıca şu unsurları değerlendirir:

  • Nafaka yükümlüsünün aylık net geliri ve malvarlığı,
  • Nafaka isteyenin ihtiyacı ve yoksulluğa düşüp düşmeyeceği,
  • Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve özel ihtiyaçları,
  • Paranın alım gücü (enflasyon),
  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumu (SED araştırması),
  • Yaşanılan ilin hayat pahalılığı.

Bütün bu unsurlar hakkaniyetle bir arada değerlendirilir.

İşsizlik ve asgari ücret durumu

Nafaka yükümlüsünün işsiz olması, onu nafakadan tamamen kurtarmaz. Yargıtay uygulamasına göre, çalışabilecek durumdaki bir kişinin asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği varsayılır; bu nedenle işsiz olsa bile asgari düzeyde de olsa nafaka ödemesine hükmedilebilir. Diğer yandan, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak da, tek başına yoksulluk nafakasının bağlanmasını engelleyen bir olgu olarak kabul edilmez. Belirleyici olan, tarafların gelir-gider dengesi ve genel ekonomik durumudur.

Sosyal-ekonomik durum (SED) araştırması

Sosyal-ekonomik durum araştırması, mahkemenin tarafların gerçek gelir, gider, malvarlığı ve yaşam standardını tespit etmek için yaptırdığı araştırmadır. Hâkim, kolluk veya ilgili kurumlar aracılığıyla tarafların oturduğu konut, çalıştığı iş ve sahip olduğu malvarlığı gibi bilgileri tespit ettirir. Bu araştırma, beyan edilen gelirin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını ortaya koyduğundan, nafakanın adil biçimde belirlenmesinde önemli rol oynar.

Sınır ve ödeme biçimi

Kanunda nafaka için sabit bir alt veya üst sınır belirlenmemiştir; miktar somut olaya göre takdir edilir. Bununla birlikte mahkemeler, özellikle çocuğun olağan yaşam standardını koruyabilmesi için makul bir alt düzeyin altına inmemeye özen gösterir. Ödeme biçimi bakımından, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası toptan veya irat (aylık) biçiminde ödenebilir (TMK m. 176/2); ancak toptan ödeme ile nafakadan feragat birbirine karıştırılmamalıdır. Nafaka miktarının doğru belirlenmesi ve delillerin sunulması için bir aile hukuku avukatından destek almak yararlıdır.

Nafaka Türlerine Göre Ölçütler

“Nafaka nasıl hesaplanır” sorusunun tek bir cevabı yoktur; çünkü dört farklı nafaka türü, farklı ölçütlere göre belirlenir. Aşağıdaki tablo bu ayrımı göstermektedir.

Nafaka türleri ve belirleyici ölçütleri
Nafaka türüKimeBelirleyici ölçütKusur etkili mi
Tedbir nafakasıEş ve çocuğaDava süresince geçim ihtiyacıHayır
Yoksulluk nafakasıEşeBoşanmayla yoksulluğa düşmeEvet — ağır kusurlu alamaz
İştirak nafakasıÇocuğaÇocuğun ihtiyacı + ana-babanın gücüHayır — çocuğun hakkı
Yardım nafakasıAltsoy/üstsoy/kardeşYoksulluğa düşecek olmaHayır

İkinci satır sık yanlış anlaşılır: yoksulluk nafakasında aranan ölçüt mutlak yoksulluk değil, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmadır. Asgari ücret düzeyinde geliri bulunan eşin dahi, evlilik içindeki yaşam standardı ile boşanma sonrası durumu arasındaki fark gözetilerek nafakaya hükmedilebilmektedir. Şartların ayrıntısı için yoksulluk nafakası (TMK m.175) şartları yazımıza bakınız.

Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması Neleri Kapsar?

Mahkeme, tarafların beyanıyla yetinmez; kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır. Bu araştırmanın kapsamı, takdir edilecek miktarı doğrudan belirler.

Sosyal ekonomik durum araştırmasının kapsamı
İncelenen unsurNeyi gösterir
Çalışma durumu ve gelirAylık düzenli kazanç
Sigortalılık kaydıKayıtlı çalışma geçmişi
Taşınmaz ve araç varlığıMalvarlığı ve potansiyel gelir
Kira geliri veya kira gideriBarınma yükü
Oturulan konutun niteliğiYaşam standardı
Bakmakla yükümlü olunan kişilerYükümlülük yoğunluğu
Sağlık durumu ve düzenli giderlerZorunlu harcamalar
Öğrenim durumu ve mesleki nitelikKazanma potansiyeli

Son satır özellikle önemlidir: hâlihazırda çalışmayan ancak meslek sahibi olan eş bakımından “kazanabileceği gelir” de dikkate alınır. Aynı şekilde, geliri olmadığını beyan eden yükümlünün yaşam standardıyla beyanı çelişiyorsa mahkeme takdirî bir gelir belirleyebilir. Bu konudaki değerlendirme için nafaka yükümlüsünün kasıtlı işsizliği yazımızı inceleyiniz.

Artış Kaydı: Her Yıl Dava Açmamanın Yolu

Nafakanın hükmedildiği tutar, enflasyon karşısında birkaç yıl içinde erir. Bunu önlemenin yolu, karara veya protokole otomatik artış kaydı koydurmaktır.

Nafakada artış yöntemlerinin karşılaştırması
YöntemNasıl işlerAvantaj / dezavantaj
TÜFE oranında artışHer yıl açıklanan orana göre otomatikDava gerekmez — en çok tercih edilen
Sabit oran (örn. %25)Belirlenen oranda otomatik artışÖngörülebilir; enflasyonun altında kalabilir
Asgari ücrete endekslemeAsgari ücret artışına bağlıBasit; her dosyaya uymayabilir
Artış kaydı yokHer yıl artırım davası gerekirSürekli dava yükü ve masraf
Artırım davasıKoşullar değiştiğinde açılırKayıt varsa da gerektiğinde açılabilir

Dördüncü satır, protokollerde en sık yapılan ihmali gösterir: artış usulü yazılmadığında alacaklı taraf her yıl ayrı bir artırım davası açmak zorunda kalır. Tek bir cümlelik TÜFE kaydı, yıllarca sürecek bu yükü ortadan kaldırır. Artış kaydı bulunsa dahi, koşullar esaslı biçimde değişmişse ayrıca artırım davası açılabilir; bunun şartları için nafaka artırım davası: şartlar, süre ve TÜFE hesabı rehberimize bakabilirsiniz.

Özetle: Tablo Yok, Ölçüt Var

Nafakanın sabit bir hesaplama tablosu bulunmaz; hâkim, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu araştırarak hakkaniyete uygun bir miktar takdir eder. Bu takdirin sınırlarını belirleyen üç unsur vardır: yükümlünün ödeme gücü, alacaklının ihtiyacı ve evlilik içindeki yaşam standardı. Beyan değil kayıt esastır; bu nedenle SGK, vergi, tapu ve banka kayıtlarının celbi dilekçede tek tek talep edilmelidir. Hükmedilen tutarın zamanla erimemesi için ise karara veya protokole TÜFE oranında otomatik artış kaydı konulması, sonraki yılların dava yükünü tek cümleyle ortadan kaldırır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka nasıl hesaplanır, sabit bir tablo var mı?

Türk hukukunda nafakanın hesaplanması için sabit bir tablo veya matematiksel formül yoktur. Her dava somut koşullarına göre değerlendirilir ve hâkim, hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4) çerçevesinde uygun bir miktar takdir eder. Bu nedenle aynı gelire sahip iki kişi için bile, çocuk sayısı, ihtiyaçlar ve yaşam koşulları farklı olduğundan nafaka miktarı değişebilir. Nafakanın bir ‘denklemi’ bulunmaz; hâkimin takdir yetkisi esastır.

Nafaka belirlenirken hangi kriterler dikkate alınır?

Hâkim nafaka miktarını belirlerken başlıca şu kriterleri değerlendirir: nafaka yükümlüsünün aylık net geliri ve malvarlığı; nafaka isteyenin ihtiyacı ve yoksulluğa düşüp düşmeyeceği; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve özel ihtiyaçları; paranın alım gücü (enflasyon); tarafların sosyal ve ekonomik durumu (sosyal-ekonomik durum araştırması) ve yaşanılan ilin hayat pahalılığı. Tüm bu unsurlar hakkaniyetle bir arada değerlendirilir.

İşsiz olan kişi nafaka öder mi?

Evet. Nafaka yükümlüsünün işsiz olması, onu nafaka ödemekten tamamen kurtarmaz. Yargıtay uygulamasına göre, bedensel engeli bulunmayan ve çalışabilecek durumdaki bir kişinin asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği varsayılır; bu nedenle işsiz olsa dahi asgari düzeyde de olsa nafaka ödemesine hükmedilebilir. Sembolik denecek kadar düşük (örneğin yüz lira gibi) nafakalar yerine, çocuğun gerçek ihtiyacına uygun bir miktar belirlenir.

Asgari ücret düzeyinde gelir varsa yoksulluk nafakası alınamaz mı?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak, tek başına yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmez. Yani asgari ücretle çalışan bir kişi de, somut koşullara göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek durumdaysa yoksulluk nafakası talep edebilir. Burada da belirleyici olan, tarafların gelir-gider dengesi ve genel ekonomik durumudur.

Sosyal-ekonomik durum (SED) araştırması nedir?

Sosyal-ekonomik durum araştırması, mahkemenin tarafların gerçek gelir, gider, malvarlığı ve yaşam standardını tespit etmek için yaptırdığı bir araştırmadır. Hâkim, kolluk veya ilgili kurumlar aracılığıyla tarafların oturduğu konut, çalıştığı iş, sahip olduğu malvarlığı gibi bilgileri tespit ettirir. Bu araştırma, beyan edilen gelirin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını ortaya koyduğundan, nafaka miktarının adil biçimde belirlenmesinde önemli rol oynar.

Nafakanın alt veya üst sınırı var mıdır?

Kanunda nafaka için sabit bir alt veya üst sınır belirlenmemiştir; miktar somut olaya göre takdir edilir. Bununla birlikte uygulamada mahkemeler, özellikle çocuğun olağan yaşam standardını sürdürebilmesi için makul bir alt düzeyin altına inmemeye özen gösterir ve genellikle asgari ücretin çok altında kalan, sembolik nafakaları kabul etmez. Miktar; tarafların ekonomik koşulları, çocuğun ihtiyaçları ve yaşanılan ile göre önemli ölçüde farklılaşabilir.

Nafaka toptan (tek seferde) ödenebilir mi?

Evet, mümkündür. Türk Medeni Kanunu madde 176/2, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat (aylık) biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Ancak uygulamada toptan ödeme ile nafakadan feragat birbirine karıştırılmamalıdır. Tarafların anlaşmasıyla nafaka yerine toplu ödeme ya da taşınmaz/araç devri de yapılabilir; bu tür anlaşmaların mahkeme huzurunda veya noter onaylı yapılması önerilir.

Nafaka hesabı ve talebiniz için yanınızdayız

Nafaka miktarı ve ölçütleri için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk