“Medeni Bir Şekilde Ayrılmak İstiyoruz” – Anlaşmalı Boşanma
25 Temmuz 2026

“Medeni Bir Şekilde Ayrılmak İstiyoruz” – Anlaşmalı Boşanma

Ne yaşandı?

Ankara’da yaşayan, yaklaşık iki yıldır evli bir çift, artık birlikte yürütemeyeceklerine karar verir. Aralarında büyük bir kavga ya da şiddet yoktur; sadece beklentileri ve hayat görüşleri uyuşmamaktadır. İkisi de “mahkeme kapılarında yıllarca sürünmek yerine medeni bir şekilde, kırıcı olmadan ayrılalım” düşüncesindedir. Bir çocukları vardır ve onun en az zararla bu süreci atlatmasını isterler.

Anlaşmalı mı çekişmeli mi? Doğru yolu birlikte seçelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Çift, mal paylaşımı, çocuğun velayeti, nafaka ve çocukla kişisel ilişki (görüşme günleri) konularında temelde aynı fikirdedir. Ancak bu konuşulanları nasıl resmî hâle getireceklerini, hangi belgeleri hazırlamaları gerektiğini bilmemektedirler.

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Bir yıl şartını kontrol edin: Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Bu çift için bu şart sağlanmaktadır.
  • Bir boşanma protokolü hazırlayın: Velayet, nafaka (hem çocuk hem de eş için), mal paylaşımı, varsa tazminat ve görüşme günleri tek tek yazılı hâle getirilir. Bu metnin eksiksiz ve birbiriyle çelişmeyecek şekilde hazırlanması ileride çıkabilecek anlaşmazlıkları baştan önler.
  • Dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye verin: Protokol, dilekçeye eklenerek aile mahkemesine sunulur.
  • Duruşmaya bizzat katılın: Hâkim, tarafların boşanma iradesini serbestçe açıkladığına kanaat getirmek için ikisini de bizzat dinler (TMK m.166/3). Sadece avukat beyanı yeterli değildir; eşlerin duruşmada hazır bulunması şarttır.
  • Çocuğun yararını önceleyin: Hâkim, çocuğun menfaatine aykırı bulduğu noktalarda protokolde değişiklik isteyebilir. Bu değişiklikleri kabul ederseniz boşanmaya karar verilir.

Anlaşmalı boşanma, koşullar uygunsa en hızlı ve en az yıpratıcı yoldur. Yine de protokoldeki tek bir eksik veya muğlak ifade, yıllar sonra yeniden mahkemelik olmanıza yol açabilir. Bu yüzden “anlaştık” demeden önce metni bir uzmana kontrol ettirmek en doğrusudur.

⚖️ Güncel Gelişme — Yoksulluk Nafakasında Değişim

Anayasa Mahkemesi’nin TMK m.175/1’de yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı (E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4 Haziran 2026) 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK m.175 eski hâliyle uygulanır: mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ve ödeme yükümlülüğü devam eder. İptal edilen, yoksulluk nafakası kurumu değil nafakanın süresiz olma niteliğidir; iştirak (çocuk) nafakası bu karardan etkilenmez. Ayrıntı için AYM süresiz nafaka kararı: ne değişti ve geçiş döneminde strateji rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kanuni Dayanak — TMK m.166/3

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Kanun bu yolu ayrı bir boşanma sebebi olarak değil, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının özel bir görünümü olarak kurgular. Fıkranın ilk cümlesine göre evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu karine sayesinde çekişmeli boşanmada (TMK m.166/1) ispatı gereken vakıaların ayrıca kanıtlanmasına gerek kalmaz.

İkinci cümle, karinenin boşanma kararına dönüşmesini iki şarta bağlar. Birincisi, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesidir. İkincisi, hâkimin boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulmasıdır. Üçüncü ve dördüncü cümleler hâkime, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi verir; bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi hâlinde boşanmaya karar verilir. Son cümleye göre bu hâlde tarafların ikrarının hâkimi bağlamayacağına ilişkin kural uygulanmaz.

Son cümlenin önemi, boşanma davalarındaki genel kuralla birlikte okunduğunda ortaya çıkar. TMK m.184/1 uyarınca hâkim, boşanma davasının dayandığı olguları vicdani kanaat edinmedikçe ispatlanmış sayamaz; TMK m.184/3’e göre de tarafların bu konudaki ikrarı hâkimi bağlamaz. Anlaşmalı boşanmada bu istisna uygulanmaz ve eşlerin evliliğin temelinden sarsıldığına ilişkin ortak beyanı hâkimi bağlar. Hâkimin denetimi bu noktada boşanma sebebine değil, iradenin serbestliğine ve anlaşmanın içeriğine yönelir. Şartların her biri için ayrıntılı açıklamayı anlaşmalı boşanma şartları (TMK 166/3) rehberimizde bulabilirsiniz.

TMK m.166/3: anlaşmalı boşanmanın şartları
ŞartDayanakİçerikEksikse sonuç
Evliliğin en az bir yıl sürmesiTMK m.166/3, 1. cümleEvlilik bir yıldan kısa sürmüşse bu yol kullanılamazGenel veya özel boşanma sebeplerine dayanmak gerekir
Birlikte başvuru veya davanın kabulüTMK m.166/3, 1. cümleOrtak dilekçe ya da davalı eşin diğerinin davasını kabul etmesiTemelden sarsılma karinesi doğmaz; dava çekişmeli yürür
Bizzat dinlemeTMK m.166/3, 2. cümleHâkim eşleri bizzat dinleyerek iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirirBoşanmaya karar verilemez
Mali sonuçlar ve çocuklar hakkında anlaşmaTMK m.166/3, 2. cümle; m.184/5Nafaka, tazminat, mal rejimi, velayet ve kişisel ilişki düzenlenir; hâkim onayı olmadan geçerli olmazHâkim değişiklik önerir
Hâkimin değişikliklerinin kabulüTMK m.166/3, 3. ve 4. cümleDeğişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilirTMK m.166/3’e göre boşanma kararı verilemez

Anlaşmalı Boşanma ile Diğer Boşanma Yollarının Farkı — TMK m.161–166

TMK m.166 genel boşanma sebebini dört fıkrada düzenler. Birinci fıkraya göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; bu yolda temelden sarsılmaya yol açan vakıalar delillerle ispat edilir. İkinci fıkraya göre davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evliliğin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Üçüncü fıkra anlaşmalı boşanmayı, dördüncü fıkra ise reddedilen boşanma davasından sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlini düzenler: Boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat herhangi bir sebeple yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

TMK m.166/4’teki süre önceki metinde üç yıldı. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 22.02.2024 tarihli, E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla iptal etmiş; süre 7532 sayılı Kanunla bir yıl olarak yeniden düzenlenmiştir (RG 27.11.2024, sayı 32735). Kanun ayrıca özel boşanma sebeplerini saymıştır: zina (TMK m.161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163), terk (TMK m.164) ve akıl hastalığı (TMK m.165). Anlaşmalı boşanmanın bu yollardan farkı, ispat yükünün yerini eşlerin ortak iradesinin ve hâkim denetiminden geçen bir anlaşmanın almasıdır. Çekişmeli olarak açılmış bir davanın sonradan anlaşmalıya dönüştürülmesi de mümkündür; bunun usulü çekişmeli boşanmanın anlaşmalıya çevrilmesi rehberimizde anlatılmıştır.

Boşanma yolları karşılaştırması
YolDayanakTemel şartİspat
Genel sebep (çekişmeli)TMK m.166/1-2Ortak hayatın beklenemeyecek derecede temelden sarsılmasıVakıalar delille ispat edilir; ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3)
Anlaşmalı boşanmaTMK m.166/3En az bir yıllık evlilik, ortak başvuru veya kabul, bizzat dinleme, hâkimin uygun bulduğu anlaşmaTemelden sarsılma karine olarak kabul edilir; ikrar hâkimi bağlar
Fiili ayrılıkTMK m.166/4Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamamasıÖnceki dava dosyası ve ortak hayatın kurulamadığına dair deliller
Özel sebeplerTMK m.161–165Zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç ve haysiyetsiz hayat, terk, akıl hastalığıHer sebebin kendi şartları ispat edilir

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Dava Dilekçesi ve Vekâletname — HMK m.74 ve m.119

Anlaşmalı boşanma davası aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa her birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğundan dava, iki eşin de duruşmaya katılımını kolaylaştıracak yerde açılabilir.

Dava dilekçesi HMK m.119/1’de sayılan unsurları taşımalıdır: mahkemenin adı; tarafların adı, soyadı ve adresleri; davacının T.C. kimlik numarası; varsa kanuni temsilci ve vekilin bilgileri; davanın konusu; iddiaya dayanak vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; her vakıanın hangi delille ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık bir talep sonucu ve imza. Anlaşmalı boşanmada imzalı protokol dilekçeye eklenir ve talep sonucunda boşanmaya ve protokol hükümlerinin aynen hükme geçirilmesine karar verilmesi istenir. Mahkemenin adı, davanın konusu, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki unsurlardan biri eksikse hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.119/2).

Davayı avukat aracılığıyla yürütecek eşler için vekâletnamenin kapsamı ayrıca önemlidir. HMK m.74 uyarınca vekâletnamede açıkça yetki verilmedikçe vekil davayı kabul edemez, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, sulh olamaz; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davaları da hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça açamaz ve takip edemez. Bu nedenle vekâletnamede boşanma davası açma ve takip etme yetkisi ile davayı kabul edecek eş bakımından davayı kabul yetkisinin, kararın erken kesinleşmesi isteniyorsa kanun yolundan feragat yetkisinin açıkça yazılması gerekir. Vekâletnamede bu yetkilerin bulunması, eşin duruşmada bizzat dinlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Dilekçenin ve protokolün madde madde örneği için anlaşmalı boşanma dava dilekçesi örneği ve anlaşmalı boşanma protokolü örneği rehberlerimize bakabilirsiniz. Sorularınız için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

Protokolde Eksik Bırakılmaması Gerekenler

Anlaşmalı boşanmanın en büyük riski, protokolde eksik bırakılan her konunun ileride ayrı bir dava doğurmasıdır. Mutlaka düzenlenmesi gerekenler:

  1. Velayet ve ortak velayet tercih ediliyorsa buna ilişkin düzenleme
  2. Kişisel ilişki takvimi — hafta sonu, tatil, bayram, doğum günü ayrı ayrı
  3. İştirak nafakası miktarı ve artış kuralı
  4. Yoksulluk nafakası — talep ediliyorsa miktar ve artış, edilmiyorsa açık feragat
  5. Maddi ve manevi tazminat — talep veya feragat
  6. Mal rejimi tasfiyesi — hangi malın kime kaldığı, katılma alacağından feragat edilip edilmediği
  7. Ziynet eşyaları
  8. Konut ve eşya paylaşımı, kira sözleşmesinin devri
  9. Yargılama gideri ve vekâlet ücreti
  10. Soyadı kullanımına ilişkin talep

Altıncı madde en çok atlanandır: mal rejimi tasfiyesi protokolde düzenlenmezse ayrı dava açılması gerekir ve bu dava yıllar sürebilir.

Artış Kuralı Yazılmazsa

Nafaka için artış kuralı yazılmadığında, sonraki yıllarda artırım için ayrı dava açılması zorunlu hâle gelir (TMK m.176/4). Bu, hem masraf hem zaman kaybıdır. Hâkim, istem hâlinde gelecek yıllarda nafakanın ne miktarda ödeneceğini tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre karara bağlayabilir (TMK m.176/5, m.182/4). Protokolde artışın hangi endekse göre ve hangi ayda yapılacağı açıkça belirtilmelidir.

Hâkim Protokolü Değiştirebilir mi?

Hâkim, protokolü uygun bulmazsa tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek değişiklik yapılmasını isteyebilir. Bu değişiklik taraflarca kabul edilmezse TMK m.166/3’e göre boşanmaya karar verilemez ve dava çekişmeli olarak devam eder.

Uygulamada en sık müdahale edilen konular: çocuk lehine öngörülen nafakanın düşük olması, kişisel ilişki takviminin çocuğun yaşına uygun olmaması ve velayete ilişkin düzenlemenin çocuğun menfaatine aykırı görülmesi.

Duruşmaya Bizzat Katılma Zorunluluğu

Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunludur (TMK m.166/3); vekille temsil bu şartı karşılamaz. Yurt dışında yaşayanlar bakımından bu en sık karşılaşılan engeldir. Katılmama hâlinde anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Karar Sonrası Adımlar

  • Gerekçeli kararı bekleyin; iki haftalık istinaf süresi tebliğle başlar (HMK m.345)
  • Taraflar istinaftan feragat ederse karar daha hızlı kesinleşir
  • Kesinleşme sonrası nüfusa tescil yapılır
  • Nafaka hükmü icraya konulabilir
  • Tapu devri öngörülmüşse protokole dayanarak işlem yapılır

Bir Yıl Şartı

Anlaşmalı boşanmanın kabulü için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıl dolmamışsa anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; bu hâlde çekişmeli boşanma sebeplerinden birine dayanılması gerekir.

Süre ve Maliyet Beklentisi

Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre belirgin biçimde kısa sürer; çünkü delil toplama, tanık dinleme ve kusur tartışması aşamaları bulunmaz. Dosya çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır.

Maliyet bakımından da avantajlıdır: bilirkişi, keşif ve tanık giderleri doğmaz. Buna karşılık protokolde eksik bırakılan her konu, ileride ayrı bir dava masrafı olarak geri döner. Bu nedenle protokole harcanan zaman, sonradan kazanılan zamandır.

Yurt Dışında Yaşayanlar İçin

Duruşmaya bizzat katılma zorunluluğu nedeniyle yurt dışında yaşayanların Türkiye’ye gelmesi gerekir. Alternatif olarak, HMK m.149 uyarınca ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılım talep edilebilir; buna karar verip vermemek mahkemenin takdirindedir. Ayrıntısı aşağıdaki yurt dışındaki eş bölümündedir.

Protokol Sonrası Değişiklik Talepleri

Protokolde kararlaştırılan nafaka, sonradan değişen koşullara göre artırım veya azaltım davasıyla değiştirilebilir. Buna karşılık mal rejimine ilişkin feragat hükümleri kural olarak bağlayıcıdır ve sonradan geri alınamaz.

Bu asimetri, protokol hazırlanırken en çok dikkat edilmesi gereken noktadır: nafaka esnek, mal rejimi kesindir.

Protokolün Mali Sonuçları — TMK m.174, m.175, m.176, m.178, m.182 ve m.236

TMK m.166/3’ün aradığı anlaşma, boşanmanın mali sonuçlarını ve çocukların durumunu kapsar. Mali sonuçların kanuni dayanakları farklı maddelerde yer aldığından protokolün her kalemi ilgili maddeye göre kurulmalıdır.

Tazminat bakımından TMK m.174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. TMK m.174/2’ye göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para ödenmesini isteyebilir. Anlaşmalı boşanmada kusur tartışılmadığından tazminat ya açık bir miktar ve ödeme takvimiyle protokole yazılır ya da tarafların karşılıklı olarak tazminat talep etmediği belirtilir.

Yoksulluk nafakası TMK m.175’te düzenlenmiştir: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Nafakanın toptan veya durumun gereğine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir (TMK m.176/1). İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafakanın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m.176/4). Protokole yazılacak artış kuralının kanuni dayanağı TMK m.176/5’tir.

Çocuklar bakımından mahkeme, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182/1). Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3); hâkim, istem hâlinde bu giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirleyebilir (TMK m.182/4). 7343 sayılı Kanunla eklenen TMK m.182/2 uyarınca mahkeme, kişisel ilişkinin düzenlenmesine ilişkin karara uyulmaması hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. Bu nedenle kişisel ilişki takvimi uygulanabilir ve açık biçimde yazılmalıdır.

Mal rejimi bakımından boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmada her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1). Protokolde hangi malın kime kaldığı ve katılma alacağı ile değer artış payı bakımından karşılıklı bir talep kalıp kalmadığı açıkça yazılmalıdır. Bu konuda anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı rehberimiz ayrıntılı bilgi verir.

Protokolde hiç düzenlenmeyen talepler bakımından süre önemlidir. TMK m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Protokolde değinilmeyen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri bu bir yıllık süreye tabidir. Nafakadan protokolde açıkça feragat edilmişse durum farklıdır; bunun için anlaşmalı boşanmada nafakadan feragat rehberimize bakabilirsiniz.

Protokolde mali sonuçlar ve çocuklar: kalem kalem
KalemDayanakProtokolde yazılması gereken
Maddi tazminatTMK m.174/1Miktar, ödeme tarihi ve şekli ya da karşılıklı olarak talep edilmediği
Manevi tazminatTMK m.174/2Miktar ve ödeme takvimi ya da talep edilmediği
Yoksulluk nafakasıTMK m.175, m.176Miktar, başlangıç tarihi, ödeme günü, artış kuralı ya da açık feragat
İştirak nafakasıTMK m.182/3-4Her çocuk için ayrı miktar, ödeme günü ve artış kuralı
Velayet ve kişisel ilişkiTMK m.182/1-2Velayetin kime verildiği; hafta sonu, okul tatili, bayram ve özel gün takvimi
Mal rejimiTMK m.225/2, m.236/1Malların dağılımı; katılma alacağı ve değer artış payına ilişkin beyan
SoyadıTMK m.173/2Kocanın soyadını kullanma izni isteniyorsa menfaat ve zarar vermeme gerekçesi

Hâkimin Denetimi ve Protokolün Onaylanması — TMK m.166/3 ve m.184/5

Protokol, eşler arasında imzalanmakla tek başına bağlayıcı hâle gelmez. TMK m.184/5 uyarınca boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Hâkimin onayı, protokolü eşler arasındaki bir sözleşme olmaktan çıkarıp hükmün parçası hâline getirir; bu sayede nafaka ve tazminat alacakları ilamlı icra yoluyla takip edilebilir.

Hâkimin denetimi iki yönlüdür. İlk olarak hâkim, eşleri bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir (TMK m.166/3). Bu dinleme, protokolün imzalandığının teyidinden ibaret değildir; eşlerin protokolün içeriğini ve sonuçlarını bilerek kabul edip etmediği de bu aşamada ortaya çıkar. İkinci olarak hâkim, mali sonuçlar ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Uygun bulmazsa tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir. Bizzat dinleme şartının uygulamadaki sonuçları için anlaşmalı boşanmada duruşmaya katılma zorunluluğu rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuklara ilişkin hükümlerde hâkimin denetimi eşlerin anlaşmasıyla sınırlı değildir. Velayet ve kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun menfaati esas alınır ve hâkim olanak bulundukça ana ve babayı dinler (TMK m.182/1). Dosyanın özelliğine göre sosyal inceleme raporu da gündeme gelebilir; bu konuda sosyal inceleme raporu ve velayet rehberimize bakabilirsiniz. Hâkimin değişiklik önerisinin kabul edilmemesi hâlinde davanın nasıl yürüyeceği anlaşmalı boşanma reddedilirse ne olur rehberimizde ayrıca ele alınmıştır.

Yurt Dışındaki veya Başka Şehirdeki Eş — HMK m.149 ve 7589 sayılı Kanun

TMK m.166/3’teki bizzat dinleme şartı, eşin duruşmaya katılmasını zorunlu kılar. Eşin fiziken duruşma salonunda bulunamadığı durumlarda HMK m.149 gündeme gelir. Maddenin birinci fıkrasına göre mahkeme, bir tarafın talebi üzerine, talep eden tarafın veya vekilinin ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulunduğu yerden duruşmaya katılmasına ve usul işlemleri yapabilmesine karar verebilir. Üçüncü fıkra, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin bu yolla dinlenmesine mahkemenin kendiliğinden karar verebileceğini düzenler. Her iki hâlde de karar mahkemenin takdirindedir; bu nedenle uzaktan katılım talebi dava açılırken veya duruşmadan yeterli süre önce açıkça yapılmalı ve mahkemenin teknik imkânı önceden sorulmalıdır.

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326), HMK m.149’a üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklemiştir. Bu fıkraya göre ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, HMK m.154/3-(ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz. Fıkra 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Anlaşmalı boşanmada davalı eşin davayı kabul beyanı bu istisnalar arasında yer aldığından, kabul beyanının uzaktan katılımla verileceği dosyalarda imza usulünün nasıl yerine getirileceği mahkemeyle önceden netleştirilmelidir. Ayrıntı için e-duruşma ve HMK m.149 rehberimize bakabilirsiniz.

Yurt dışında yaşayan eşin Türkiye’deki avukata vereceği vekâletname, Türk konsolosluğunda düzenlenebileceği gibi, 5 Ekim 1961 tarihli Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne taraf bir ülkede yerel makama düzenletilip apostil şerhi aldırılarak da kullanılabilir. Vekâletname, yukarıda belirtilen HMK m.74 yetkilerini açıkça içermelidir; ancak vekâletname bizzat dinleme şartını karşılamaz.

Karar Sonrası: On Günlük Kontrol Listesi

Anlaşmalı boşanmanın “kolay” olması, karar sonrası adımların da kendiliğinden yürüyeceği anlamına gelmez. Takip edilmezse protokoldeki hükümler kâğıt üzerinde kalır.

İşlemNeden gerekli?
Kesinleşme şerhli kararNüfus, tapu, banka ve icra işlemlerinin tamamı bu belgeye dayanır
Nüfus kaydı kontrolüBoşanma işlenmiş mi, soyadı durumu doğru mu?
Taşınmaz devriProtokolde kararlaştırılan devir için tapuya başvurulmalı; süre varsa takvime işlenmeli
Kredi ve ipotekKonut devredilse dahi bankaya karşı sorumluluk sürer; devir veya kapatma ayrıca görüşülmeli
Aile konutu şerhiVarsa terkin işlemi
Nafaka ödeme düzeniİlk ödeme tarihinden itibaren banka kanalıyla ve açıklama yazılarak
Sağlık güvencesiEş üzerinden sürdürülen güvence sona erebilir; kendi durumunuz kontrol edilmeli

Dördüncü satır en sık yaşanan sürprizdir. Protokolde konutun bir tarafa bırakılması, diğer tarafın kredi borcundan kurtulmasını sağlamaz. Karar yalnızca eşler arasında hüküm doğurur; bankaya karşı sorumluluk devam eder. Bu nedenle protokol hazırlanırken kredinin devri veya kapatılması ayrıca düzenlenmeli ve mümkünse bankayla borç devri görüşülmelidir.

Protokoldeki Hüküm Yerine Getirilmezse

Protokol, mahkemece onaylandığında ilam niteliği kazanır. İhlal hâlinde izlenecek yol, taahhüdün türüne göre değişir.

TaahhütYolYaptırım
Nafakaİlamlı icra + şikâyetTahsil ve tazyik hapsi (İİK m.344)
Tazminatİlamlı icraHaciz — tazyik hapsi yoktur
Taşınmaz devriİlam infaza elverişliyse doğrudan tapu; değilse tapu iptali ve tescil davasıMülkiyetin nakli
Çocuk teslimi / kişisel ilişkiİlgili adalet müdürlüklerine başvuruKademeli tedbirler; ısrarlı ihlalde disiplin hapsi

Üçüncü satırdaki “infaza elverişlilik” kritiktir: protokolde “taşınmaz devredilecektir” biçiminde genel bir ifade varsa ve taşınmaz ada-parsel bilgisiyle tanımlanmamışsa, ilam doğrudan tapu işlemi yapmaya elverişli olmayabilir. Bu durumda ayrıca dava açmak gerekir — protokol düzenlenirken bu risk baştan giderilmelidir.

Sonradan Değişiklik Talepleri

Protokol kesinleştikten sonra da koşullar değişebilir. Değiştirilebilecek ve değiştirilemeyecek hükümler ayrılır.

HükümDeğiştirilebilir mi?
İştirak nafakasıEvet — koşullar değiştiğinde artırım veya azaltım davası (TMK m.331)
Yoksulluk nafakasıEvet — aynı yolla (TMK m.176/4)
VelayetEvet — çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa (TMK m.183)
Kişisel ilişkiEvet — koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir
Mal paylaşımıHayır — kesinleşmiş bir paylaşım, koşul değişikliğiyle yeniden açılamaz
TazminatHayır — miktar kesinleşmiştir

Son iki satır protokol hazırlığının önemini açıklar. Nafaka ve çocuğa ilişkin hükümler ileride uyarlanabilir; ancak mal paylaşımı ve tazminat kesinleştiğinde geri dönüşü yoktur. Bu nedenle protokolde en çok özen gösterilmesi gereken bölüm malvarlığı düzenlemesidir. Aceleyle kabul edilen bir paylaşım, sonradan “hakkaniyete aykırı” gerekçesiyle yeniden açılamaz.

Protokolde düzenlenmeyen bir konu ise farklı bir rejime tabidir: hiç değinilmemiş bir talep — örneğin ziynet alacağı — sonradan bağımsız dava konusu yapılabilir. Buna karşılık açıkça feragat edilmiş bir talep bu kayıtla karşılanır. Bu nedenle protokolde her kalemin ya düzenlenmesi ya da feragat edildiğinin açıkça yazılması gerekir.

Protokolde bulunması gereken kalemler ve hâkimin denetim yetkisi için anlaşmalı boşanma şartları rehberimize, protokole uyulmaması hâlinde başvurulacak icra yolları için protokol ihlali rehberimize bakabilirsiniz.

Kararın Kesinleşmesi ve Soyadı — HMK m.345 ve TMK m.173

Anlaşmalı boşanma kararına karşı da kanun yolu açıktır. İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf süresi iki haftadır ve ilamın taraflara usulen tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m.345). Taraflar kanun yoluna başvurmazsa karar bu sürenin dolmasıyla kesinleşir. Eşlerin kanun yolundan feragat etmesi kararın daha erken kesinleşmesini sağlar; vekil aracılığıyla feragat için vekâletnamede açık yetki bulunmalıdır (HMK m.74).

Boşanma hükmü kesinleşmedikçe evlilik sona ermez. Yeniden evlenme, nüfus kaydının güncellenmesi ve protokoldeki tapu devri gibi işlemler kesinleşme şerhli karara dayanır. Karar verildikten sonra eşlerden birinin iradesinden dönmek istemesi hâlinde nelerin mümkün olduğu anlaşmalı boşanmada iradeden dönme rehberimizde, kesinleşme süreci ise boşanma kararı ne zaman kesinleşir rehberimizde anlatılmıştır.

Soyadı bakımından TMK m.173/1 uyarınca boşanan kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Boşanan kadın, boşanmadan dolayı menfaati bulunduğunu ve kocasına bir zarar vermeyeceğini ispat ederse hâkim, kocasının soyadını kullanmasına izin verir (TMK m.173/2); durumun değişmesi hâlinde koca, verilen iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.173/3). Kocanın soyadını kullanma izni protokole yazılsa da hâkim bu iki şartı ayrıca arar.

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?

Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi, boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumunu düzenleyen bir protokol hazırlanması ve hâkimin tarafları bizzat dinleyip protokolü uygun bulması gerekir (TMK 166/3).

Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?

Şartlar tamamsa dava çoğunlukla tek duruşmada karara bağlanabilir. Duruşma gününün verilmesi ve kararın kesinleşmesi mahkeme yoğunluğuna göre değişir; kesin süre taahhüt edilemez.

Protokolde neler yer almalı?

Nafaka (tedbir, yoksulluk, iştirak), velayet ve kişisel ilişki, varsa maddi-manevi tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm malî ve çocukla ilgili konular açıkça düzenlenmelidir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; değişiklikler kabul edilirse boşanmaya karar verilir (TMK m.166/3).

Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir (TMK m.166/3). Bir yıl dolmamışsa anlaşmalı boşanma yolu kullanılamaz; bu durumda genel boşanma sebebine (TMK m.166/1) veya özel boşanma sebeplerinden birine dayanılması gerekir.

Anlaşmalı boşanmada duruşmaya yalnızca avukat katılabilir mi?

Hayır. TMK m.166/3, hâkimin tarafları bizzat dinlemesini şart koşar; vekil beyanı bunun yerine geçmez. Eşin fiziken katılamadığı durumlarda mahkeme, HMK m.149 uyarınca ses ve görüntü nakli yoluyla katılıma karar verebilir; bu karar mahkemenin takdirindedir.

Protokol imzalanınca bağlayıcı olur mu?

Boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Protokol, hâkim tarafından uygun bulunup hükme geçirildiğinde bağlayıcı hâle gelir ve ilam niteliği kazanır.

Anlaşmalı boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Dava aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).

Protokolde yazılmayan tazminat veya nafaka sonradan istenebilir mi?

Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Protokolde hiç değinilmeyen talepler bu süre içinde ayrı davayla ileri sürülebilir; açıkça feragat edilen talepler ise bu feragatle karşılanır.

Vekâletnamede hangi yetkiler bulunmalı?

HMK m.74 uyarınca vekâletnamede açıkça yetki verilmedikçe vekil davayı kabul edemez, davadan veya kanun yollarından feragat edemez ve sulh olamaz. Boşanma davası açma ve takip, davayı kabul ve kanun yolundan feragat yetkilerinin vekâletnamede açıkça yazılması gerekir.

Anlaşmalı boşanma kararı ne zaman kesinleşir?

İstinaf süresi iki haftadır ve kararın taraflara usulen tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m.345). Taraflar kanun yoluna başvurmazsa karar bu sürenin dolmasıyla kesinleşir; kanun yolundan feragat hâlinde kesinleşme daha erken gerçekleşir.

Yurt dışında yaşayan eş anlaşmalı boşanabilir mi?

Evet, ancak TMK m.166/3’teki bizzat dinleme şartı aranır. Eş duruşmaya gelemiyorsa HMK m.149 uyarınca ses ve görüntü nakli yoluyla katılım talep edilebilir. 7589 sayılı Kanunla HMK m.149’a eklenen ve 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek fıkra, davayı kabul gibi bazı işlemleri elle atılan imza muafiyetinin dışında tutar.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Size özel yol haritanızı çıkaralım.

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15 💬 WhatsApp

Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk