Çocuğumu Alıp Gidebilir miyim? Hukuki Sınırlar (TMK 336)
08 Ağustos 2026

Çocuğumu Alıp Gidebilir miyim? Hukuki Sınırlar (TMK 336)

Evi terk etmek zorunda kalıyorsanız ve çocuğunuzu yanınıza almak istiyorsanız cevap kısa: evlilik sürerken velayet her iki ebeveynde ortaktır, bu nedenle çocukla ayrılmanız kural olarak hukuka aykırı değildir. Ancak bu, sınırsız bir serbestlik anlamına gelmez. Bu sayfada hukuki sınırları, sizi kusurlu duruma düşürebilecek davranışları ve durumu güvence altına almanın yolunu bulacaksınız.

Belirleyici olan üç şey

1. Evli misiniz, boşanma kararı var mı? 2. Çocuğu nereye götürüyorsunuz — aynı şehir, başka şehir, yurt dışı? 3. Diğer ebeveynle iletişimi kesiyor musunuz? Üçüncüsü, hukuki durumunuzu en çok etkileyen unsurdur.

Evlilik Sürerken: Velayet Ortaktır

TMK m. 336 uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Bunun pratik sonucu şudur: henüz boşanma kararı yoksa, çocuğu yanınıza alarak ayrı bir eve geçmeniz tek başına velayet ihlali oluşturmaz. Diğer ebeveynin sizden daha fazla hakkı yoktur.

Buna karşılık aynı kural karşı taraf için de geçerlidir. Yani eşiniz de çocuğu alıp gidebilir ve bu da tek başına hukuka aykırı sayılmaz. Bu simetri, durumu bir an önce karara bağlamanın neden önemli olduğunu gösterir: fiilî durum her iki taraf için de güvencesizdir.

Kanun Metni: Ortak Velayet, Çocuğun Yerleşim Yeri ve Ayrılık

Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâlinde hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada velayet çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336). Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m.337). Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun yerleşim yeri kendisine bırakılan ananın veya babanın yerleşim yeridir (TMK m.21). Bu nedenle ortak hayata son verildiğinde çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağına dair bir karar alınması, çocuğun hukuki yerleşim yerini de belirler.

Kanun velayetin içeriğini de tanımlar. Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz (TMK m.339/4). Ana ve baba, çocuğun olgunluğu ölçüsünde önemli konularda onun düşüncesini dikkate alır (TMK m.339/3). Çocuğun “yasal sebep olmaksızın” ana ve babadan alınamaması kuralı, ortak velayette ebeveynlerden birinin diğerini tümüyle dışlayan tek taraflı kararlarının neden sorun yarattığını açıklar.

Çocukla ayrılmada uygulanan kanun hükümleri

KonuKuralDayanak
Evlilik sürerken velayetAna ve baba birlikte kullanırTMK m.336/1
Ayrılık veya ortak hayatın sona ermesiHâkim velayeti eşlerden birine verebilirTMK m.336/2
Evli olmayan ana ve babaVelayet anaya aittirTMK m.337
Çocuğun yerleşim yeriOrtak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeriTMK m.21
Çocuğun alınmasıYasal sebep olmaksızın ana ve babadan alınamazTMK m.339/4
Kişisel ilişkiyi bozmamaHer ebeveyn diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini engellemekten kaçınırTMK m.324
Dava süresince önlemlerHâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alırTMK m.169
Ayrı yaşamaHâkim ayrı yaşamada ana ve babanın çocuklarla ilişkisine ilişkin önlemleri alırTMK m.197

Boşanma Kararı Varsa Durum Değişir

Velayet mahkeme kararıyla bir ebeveyne bırakılmışsa, artık fiilî durum değil karar geçerlidir. Velayet size verilmemişse çocuğu alıkoymanız velayet ihlali oluşturur; kişisel ilişki süresinin bitiminde çocuğu geri getirmemek ise disiplin hapsi yaptırımını doğurur (5395 s.K. m.41/A vd.).

Velayet sizde olsa dahi diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı devam eder. TMK m. 324 uyarınca ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

İletişimi kesmenin ağır sonuç doğurmasının kanuni nedeni de TMK m.324’tür. 7343 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkraya göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir. Kişisel ilişki kurulması çocuğun huzurunu tehlikeye düşürüyorsa veya ebeveyn bu ilişkiyi kurarken yükümlülüklerine aykırı davranıyor, çocukla ciddi şekilde ilgilenmiyorsa ya da başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir. Buna karşılık bu sebeplerin bulunmadığı bir durumda diğer ebeveynin çocukla ilişkisini fiilen engellemek, ilişkiyi bozmama yükümlülüğünün ihlali olarak velayet değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurur. Güvenlik kaygısı varsa yapılması gereken, ilişkiyi kendiliğinden kesmek değil, mahkemeden sınırlandırma veya refakatçi eşliğinde görüşme kararı istemektir.

Sizi Kusurlu Duruma Düşüren Davranışlar

Çocukla ayrılmanız kural olarak serbest olsa da, nasıl ayrıldığınız velayet davasının sonucunu doğrudan etkiler. Aşağıdaki davranışlar boşanma davasında aleyhinize kusur olarak değerlendirilir ve velayetin size verilmemesine yol açabilir:

  • Diğer ebeveynin çocuğa erişimini tümüyle kesmek: Telefonu açmamak, adres bildirmemek, görüşmeyi engellemek. Mahkemelerin en olumsuz değerlendirdiği davranıştır.
  • Çocuğun okulunu haber vermeden değiştirmek: Eğitim, çocuğun geleceğine ilişkin önemli bir karardır; ortak velayette tek taraflı alınması sorun yaratır.
  • Çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtmak: Ebeveyn yabancılaştırması olarak değerlendirilir ve velayet kararında ağır biçimde aleyhinize işler.
  • Adresi gizlemek: Güvenlik gerekçesi varsa bunun yolu adresi saklamak değil, mahkemeden kimlik ve adres gizliliği kararı almaktır.
  • Çocuğu eşyalarıyla birlikte almamak: Çocuğun okul malzemeleri, ilaçları ve kişisel eşyalarından yoksun kalması, üstün yarar değerlendirmesinde aleyhinize sonuç doğurur.

Kısaca: çocuğu almak sorun değil, iletişimi kesmek sorundur.

Çocukla ayrılma kararınızı hukuki zemine oturtalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Nereye Götürdüğünüz Belirleyici

Çocuğun götürüldüğü yere göre hukuki değerlendirme

DurumHukuki değerlendirmeKanuni dayanak
Aynı şehir, farklı evEn sorunsuz durum. Çocuğun okulu ve düzeni korunduğu için üstün yarar bakımından itiraz alanı sınırlıdır.TMK m.21, m.336
Başka şehirMümkündür ancak çocuğun okulunun ve sosyal çevresinin değişmesi ile diğer ebeveynin kişisel ilişkisinin fiilen güçleşmesi tartışma doğurur. Gerekçenin somut olması (aile desteği, iş, güvenlik) önemlidir.TMK m.183, m.324
Yurt dışıEn riskli. Çocuğun yurt dışına çıkarılması diğer ebeveynin iznini gerektirir. İzinsiz çıkarma, Lahey Sözleşmesi kapsamında uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilebilir ve çocuğun iadesi istenebilir.TMK m.336; Lahey Sözleşmesi; 5717 s.K.

Yurt Dışı: Neden Bu Kadar Ciddi?

Ortak velayette çocuğun yurt dışına çıkarılması, olağan yönetim işlemi değil çocuğun geleceğine ilişkin önemli bir karardır ve diğer ebeveynin rızası aranır. Rıza olmadan yapılan çıkışlar, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında iade talebine konu olabilir; süreç hem hızlı hem de sizin aleyhinize işleyebilir.

Bu nedenle yurt dışına yerleşme düşünülüyorsa, doğru yol önce mahkemeden velayet ve yurt dışına çıkış konusunda karar almaktır. Diğer ebeveyn haklı sebep olmaksızın izin vermiyorsa, iznin mahkemece verilmesi talep edilebilir.

Lahey Sözleşmesi ve 5717 Sayılı Kanun

Türkiye, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine İlişkin Lahey Sözleşmesi’ne taraftır ve Sözleşme’nin uygulanması 5717 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Sözleşme on altı yaşını doldurmamış çocuklara uygulanır (m.4). Haksız götürme veya alıkoyma ile iade başvurusu arasında bir yıldan az süre geçmişse çocuğun derhâl iadesine karar verilir; bir yıldan fazla süre geçmişse de, çocuğun yeni çevresine uyum sağladığı ispat edilmedikçe iade kararı verilir (m.12). Buna karşılık iadenin çocuğu bedensel veya ruhsal bir tehlikeye maruz bırakacağına ya da başka bir şekilde katlanılmaz bir duruma sokacağına dair ciddi bir risk varsa iade reddedilebilir (m.13/1-b). Bu nedenle ortak velayette yurt dışına yerleşme planı, önceden mahkeme kararına bağlanmadan uygulanmamalıdır. Konunun ayrıntıları için Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuğu Alıp Gitmek Suç mu? TCK m.234

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu herkes için değil, belirli kişiler için öngörülmüştür. Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, on altı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır (TCK m.234/1-2).

Bu tanım karşısında evlilik devam ederken velayeti birlikte kullanan ebeveynin çocukla ayrılması bu suçu oluşturmaz; çünkü failin “velayet yetkisi elinden alınmış” olması aranır. Aynı şekilde velayet kendisine bırakılmış ebeveynin kişisel ilişki gününde çocuğu teslim etmemesi de TCK m.234 kapsamında değildir; bu hâlde Çocuk Koruma Kanunu’ndaki yerine getirme ve disiplin hapsi hükümleri uygulanır. Kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeden yanında tutan kişi ise şikâyet üzerine cezalandırılır (TCK m.234/3).

Çocukla ilgili davranışların hukuki sonucu

DurumSonuçDayanak
Evlilik sürerken ebeveynin çocukla ayrılmasıTek başına suç veya velayet ihlali değildir; kusur değerlendirmesinde önem taşırTMK m.336/1
Velayeti elinden alınmış ebeveynin çocuğu kaçırması veya alıkoymasıÜç aydan bir yıla kadar hapisTCK m.234/1
Aynı fiilin cebir veya tehditle ya da on iki yaşından küçük çocuğa karşı işlenmesiCeza bir kat artırılırTCK m.234/2
Evi terk eden çocuğu haber vermeden yanında tutmakŞikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapisTCK m.234/3
Velayet sahibinin kişisel ilişkiyi engellemesiTCK m.234 değil; yerine getirme ve disiplin hapsi hükümleri5395 s.K. m.41/A vd.
Çocuğun izinsiz yurt dışına götürülmesiİade başvurusuLahey Sözleşmesi; 5717 s.K.

Suçun unsurları ve Yargıtay uygulaması için Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu rehberimize bakabilirsiniz.

Velayet ve kişisel ilişki tedbirinizi birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Doğru Yol: Fiilî Durumu Karara Bağlamak

Çocukla ayrıldıysanız, durumu belirsiz bırakmak her iki taraf için de risklidir. Yapılması gereken, mevcut düzeni hukuken güvence altına almaktır.

  • Boşanma davasında tedbir talebi: TMK m. 169 uyarınca hâkim, dava süresince çocukların ihtiyaçları ve barınma konusunda gerekli önlemleri alır. Velayetin tedbiren size bırakılması ve çocuk için tedbir nafakası dilekçede açıkça talep edilmelidir.
  • Kişisel ilişkiyi kendiniz önerin: Diğer ebeveyn için makul bir görüşme takvimi önermek, iletişimi kesmediğinizi gösterir ve dosyanızı belirgin biçimde güçlendirir.
  • Şiddet varsa 6284: Koruma kararı talebinde çocuk da korunan kişi olarak gösterilebilir; kararda kişisel ilişkinin sınırlanması veya denetimli görüşme de düzenlenebilir.
  • Sosyal inceleme raporuna hazırlıklı olun: Velayet davalarında uzman incelemesi yapılır. Çocuğun düzeni, okul devamı, sağlık takibi ve barınma koşulları değerlendirilir.

Boşanma davası açmaya hazır değilseniz, TMK m. 197 kapsamında ayrı yaşama hakkı çerçevesinde de konut, parasal katkı ve çocuklara ilişkin düzenleme istenebilir.

Tedbir Talebinin Kanuni Dayanakları

Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Bu önlemler arasında çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağı, diğer ebeveynle kişisel ilişkinin takvimi ve çocuk için tedbir nafakası bulunur. Hâkim bu önlemleri kendiliğinden alabilse de, fiilî bakımı üstlenen ebeveynin talebini somut belgelerle desteklemesi kararın içeriğini belirler. Boşanma kararında ise hâkim, ana ve babanın haklarını ve çocuğun menfaatini göz önünde tutarak velayet, kişisel ilişki ve velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun giderlerine katılma payı hakkında karar verir (TMK m.182).

Boşanma davası açılmadan ayrı yaşanıyorsa, ortak hayata son verme hakkının kullanılması hâlinde hâkim eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıyı, konutun ve ev eşyasının kullanımını belirler ve ana ve babanın çocuklarla ilişkisine ilişkin önlemleri alır (TMK m.197). Şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim, şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 s.K. m.5/4). Dava süresince çocuğun kimde kalacağına ilişkin ayrıntılar için Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir? rehberimize bakabilirsiniz.

Başka Şehre Taşınma ve Okul Değişikliği

Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m.339/1). Ortak velayette okul değişikliği gibi çocuğun hayatını esaslı biçimde etkileyen kararların tek taraflı alınması bu kurala aykırı düşer; ebeveynler anlaşamıyorsa uyuşmazlık, çocuğun menfaati esas alınarak hâkim tarafından çözülür. Velayet kendisine bırakılmış ebeveynin başka bir şehre taşınması tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir; ancak taşınma diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi fiilen ortadan kaldırıyor veya çocuğun menfaatini tehlikeye düşürüyorsa, durumun değişmesi sebebiyle velayetin veya kişisel ilişki düzeninin yeniden düzenlenmesi istenebilir (TMK m.183). Taşınmanın velayete etkisi için Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi? rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuğun Yaşı Nasıl Etkiler?

Velayetin kime bırakılacağı değerlendirilirken çocuğun yaşı belirleyici unsurlardan biridir. Kanunda yaş eşiği bulunmamakla birlikte uygulamada şu eğilimler gözlenir:

  • Küçük yaş grubu: Uygulamada anne bakımına ağırlık verilir. Bunun gerekçesi cinsiyet değil, çocuğun bakım ihtiyacının niteliği ve fiilî bakımı kimin sürdürdüğüdür. Babanın fiilen bakımı üstlendiği dosyalarda bu eğilim değişebilir.
  • Okul çağı: Çocuğun okul düzeni, arkadaş çevresi ve alıştığı yaşam koşulları öne çıkar. Bu nedenle mevcut düzeni koruyan taraf avantajlı konuma gelir.
  • İdrak çağı: Çocuk mahkemece dinlenir ve beyanı değerlendirmeye alınır. Uygulamada on iki yaş ve üzerinde çocuğun görüşü belirgin ağırlık kazanır.

Her hâlde ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ebeveynin talebi değil. Mahkeme, hangi ebeveynin çocuğa daha istikrarlı bir düzen sunabildiğini ve diğer ebeveynle ilişkiyi desteklemeye açık olduğunu değerlendirir.

Sosyal İnceleme Raporu: Neye Bakılır?

Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme, uzman görevlendirerek sosyal inceleme raporu aldırır. Uzman ev ziyareti yapar, ebeveynlerle ve çocukla ayrı ayrı görüşür, gerektiğinde okulla iletişim kurar. Raporda ağırlıkla şu başlıklar değerlendirilir:

  • Çocuğun barınma koşulları: ayrı oda, ısınma, temizlik, güvenlik
  • Okul devamı ve akademik durumun sürdürülebilirliği
  • Sağlık takibi, aşı ve varsa süregelen tedavinin devamı
  • Ebeveynin çalışma düzeni ve çocuğa ayırabildiği zaman
  • Destek çevresi: büyükanne, büyükbaba ve diğer yakınların katkısı
  • Diğer ebeveynle ilişkiye yaklaşım: uzmanın en dikkat ettiği başlıklardan biridir

Son madde pratikte belirleyicidir. Görüşmede diğer ebeveyni karalamak yerine, çocuğun onunla ilişkisini sürdürmesini desteklediğinizi somut biçimde göstermek dosyanızı güçlendirir.

Sosyal inceleme raporu, aile mahkemelerinde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar tarafından hazırlanır (4787 s.K. m.5). Çocuğun görüşünün alınması ise hem Türk Medeni Kanunu’ndaki olgunluk ölçüsünde çocuğun düşüncesinin dikkate alınması kuralına (TMK m.339/3) hem de Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesine dayanır.

Hazırlık İçin Toplanacak Belgeler

Fiilî bakımı sizin üstlendiğinizi ortaya koyan belgeler, hem tedbir kararında hem esas hükümde işe yarar: okul kayıt ve devam belgesi, veli toplantısı katılım kayıtları, aile hekimi ve hastane kayıtları, aşı takip kartı, çocuğun harcamalarına ilişkin fatura ve dekontlar, ikametgâh belgesi, kira sözleşmesi ile gelir belgeleri.

Karşı Taraf Çocuğu Alıp Gittiyse

Aynı durumun tersi yaşanıyorsa yapılacaklar şunlardır:

  • Kolluğa bildirin ve tutanak tutturun. Çocuğun ne zaman ve hangi koşullarda götürüldüğü kayda geçmelidir.
  • Vakit kaybetmeden dava açın ve velayetin tedbiren size bırakılmasını, olmazsa kişisel ilişki düzenlenmesini talep edin. Fiilî durumun uzun sürmesi, çocuğun mevcut düzenine alışması nedeniyle karşı tarafın lehine işleme eğilimindedir.
  • Velayet kararı varsa ve çocuk alıkonuluyorsa, teslim için Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurulur. 7343 sayılı Kanunla icra yoluyla çocuk teslimini düzenleyen İİK hükümleri yürürlükten kaldırılmış; teslim işlemleri Çocuk Koruma Kanunu m.41/A vd. uyarınca adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülmektedir.
  • Yurt dışına çıkarılma riski varsa mahkemeden çocuğun yurt dışına çıkışının önlenmesi yönünde tedbir talep edin.

Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Kararlarının Yerine Getirilmesi

30 Kasım 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanunla çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin İİK m.25, 25/a, 25/b ve 341 yürürlükten kaldırılmış; bu kararların yerine getirilmesi Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen dördüncü kısma (5395 s.K. m.41/A vd.) taşınmıştır. Yeni sistemde çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları, belirlenen teslim mekânlarında adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince, bu müdürlüklerin bulunmadığı yerlerde ise Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerince yerine getirilir. Aynı Kanunla TMK m.324 de değiştirilmiştir.

Kararın gereklerine aykırı davranılması hâlinde aile mahkemesince disiplin hapsine hükmedilebilir. Disiplin hapsine ilişkin kararlar kesinleştikten sonra Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir ve kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez; şikâyetten vazgeçilmesi veya çocuğun velayet hakkı sahibine teslim edilmesi durumunda dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer (5395 s.K. m.41/A vd.). Teslimin çocuğun üstün yararına aykırı sonuç doğuracağı durumlarda velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi gündeme gelir (TMK m.183). Kişisel ilişki takviminin nasıl kurulacağı için Kişisel İlişki Standart Takvimi sayfamıza bakabilirsiniz.

Çocuğun Menfaati Tehlikedeyse: TMK m.346-348 ve 6284

Ebeveynin çocukla ayrılma sebebi çocuğun güvenliğiyse, fiilî durumu korumak yerine kanuni koruma istenmelidir. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü hâlde ana ve baba duruma çare bulamıyorsa hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.346); çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikeye düşmüşse çocuk ana babadan alınarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirilebilir (TMK m.347); daha ağır durumlarda velayet kaldırılabilir (TMK m.348). 6284 sayılı Kanun kapsamında ise hâkim tedbir kararlarıyla birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (6284 s.K. m.5/3) ve kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya kaldırılmasına hükmedebilir (6284 s.K. m.5/1-ç).

Sık Yapılan Hatalar

  • İletişimi tamamen kesmek: Çocuğu almak kural olarak serbestken, diğer ebeveynin erişimini kesmek velayet davasında en ağır aleyhe unsurdur.
  • Adresi gizlemek yerine gizlilik kararı almamak: Güvenlik gerekçesi varsa mahkemeden kimlik ve adres gizliliği istenmelidir; kendi başına saklanmak farklı değerlendirilir.
  • İzinsiz yurt dışına çıkarmak: Uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilebilir; iade süreci hızlı işler.
  • Okulu haber vermeden değiştirmek: Ortak velayette çocuğun eğitimine ilişkin önemli kararlar tek taraflı alınmamalıdır.
  • Fiilî durumu karara bağlamamak: Belirsizlik her iki taraf için risklidir; velayetin tedbiren düzenlenmesi talep edilmelidir.
  • Tedbir nafakasını istememek: Çocuğun bakımı fiilen sizde ise nafaka dava tarihinden itibaren talep edilebilir; gecikme doğrudan maddi kayıptır.
  • Çocuğu tanık gibi kullanmak: Çocuğu ebeveynler arasındaki çatışmaya dâhil etmek, yabancılaştırma olarak değerlendirilir.

Çocukla ayrılmadan önce velayet, kişisel ilişki ve tedbir taleplerinizi birlikte planlamak ya da çocuğunuz alıkonulduysa izlenecek yolu belirlemek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmadan önce çocuğumu alıp evden ayrılabilir miyim?

Kural olarak evet. TMK m. 336 uyarınca evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır; bu nedenle çocukla ayrılmanız tek başına velayet ihlali oluşturmaz. Ancak diğer ebeveynin çocuğa erişimini tümüyle kesmek boşanma davasında aleyhinize kusur olarak değerlendirilir.

Çocuğu başka şehre götürebilir miyim?

Mümkündür ancak tartışma doğurur. Çocuğun okulunun ve sosyal çevresinin değişmesi ile diğer ebeveynin kişisel ilişkisinin fiilen güçleşmesi, üstün yarar değerlendirmesinde ele alınır. Taşınma gerekçesinin somut olması (aile desteği, iş, güvenlik) önemlidir.

Çocuğu yurt dışına çıkarabilir miyim?

Ortak velayette çocuğun yurt dışına çıkarılması diğer ebeveynin iznini gerektirir. İzinsiz çıkarma, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında uluslararası çocuk kaçırma olarak değerlendirilebilir ve çocuğun iadesi istenebilir. Doğru yol önce mahkeme kararı almaktır.

Velayet kararı verildikten sonra durum değişir mi?

Evet. Velayet mahkeme kararıyla bir ebeveyne bırakılmışsa artık fiilî durum değil karar geçerlidir. Velayet size verilmemişse çocuğu alıkoymanız velayet ihlali oluşturur; kişisel ilişki süresi bitiminde çocuğu geri getirmemek disiplin hapsi yaptırımı doğurur.

Adresimi diğer ebeveynden gizleyebilir miyim?

Kendi başınıza gizlemek yerine mahkemeden kimlik ve adres gizliliği kararı talep etmelisiniz. 6284 kapsamındaki koruma kararı bu tedbiri de içerebilir. Güvenlik gerekçesi olmaksızın adresi gizlemek ve iletişimi kesmek aleyhinize değerlendirilir.

Eşim çocuğu alıp gitti, ne yapmalıyım?

Kolluğa bildirerek tutanak tutturun ve vakit kaybetmeden dava açarak velayetin tedbiren size bırakılmasını, olmazsa kişisel ilişki düzenlenmesini talep edin. Fiilî durumun uzun sürmesi karşı tarafın lehine işleme eğilimindedir. Yurt dışı riski varsa çıkışın önlenmesi yönünde tedbir istenmelidir.

Velayet kararı var ama çocuk bana teslim edilmiyor?

Teslim için Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurulur. 7343 sayılı Kanunla icra yoluyla çocuk teslimini düzenleyen İİK hükümleri yürürlükten kaldırılmış; teslim işlemleri Çocuk Koruma Kanunu m.41/A vd. uyarınca adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülmektedir. Başvurunun hak sahibi tarafından yapılması gerekir.

Çocuğun okulunu değiştirebilir miyim?

Ortak velayette çocuğun eğitimine ilişkin önemli kararların tek taraflı alınması sorun yaratır. Zorunlu bir taşınma varsa diğer ebeveyni bilgilendirmek ve mümkünse mahkeme kararına bağlamak, sonraki velayet değerlendirmesinde lehinize olur.

Çocuğu alıp gitmek suç mu?

Evlilik devam ederken velayeti birlikte kullanan ebeveynin çocukla ayrılması suç oluşturmaz. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu, velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının on altı yaşını bitirmemiş çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altındaki kişinin yanından kaçırması veya alıkoyması hâlinde oluşur ve üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m.234/1).

Velayet bende, eşim kişisel ilişki sonrası çocuğu getirmedi; ne yapabilirim?

Kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilirsiniz (5395 s.K. m.41/A vd.). Karara aykırılık hâlinde disiplin hapsi gündeme gelir; velayeti elinden alınmış ebeveynin çocuğu alıkoyması ayrıca TCK m.234 kapsamında suç oluşturabilir.

Evli değilsek çocuğu alıp gidebilir miyim?

Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m.337). Bu nedenle velayet sahibi anne çocukla ayrılabilir; baba ise çocuğu tanımış veya hakkında babalık hükmü kurulmuş olsa bile kendisine velayet verilmedikçe çocuğu annenin yanından alamaz. Babanın çocukla kişisel ilişki kurulmasını mahkemeden istemesi mümkündür (TMK m.323).

Eşim çocuğu yurt dışına götürdü, ne yapabilirim?

Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında merkezi makam aracılığıyla iade başvurusu yapılabilir. Sözleşme on altı yaşını doldurmamış çocuklara uygulanır; götürmeden itibaren bir yıl geçmeden yapılan başvurularda çocuğun derhâl iadesine karar verilir (m.12). Başvurunun gecikmesi, çocuğun yeni çevresine uyum sağladığı savunmasına zemin hazırlar.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk