Velayet Değişikliği Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 183
09 Temmuz 2026

Velayet Değişikliği Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 183

Velayet kararı kesin hüküm oluşturmaz — koşullar değişirse her zaman yeniden düzenlenebilir (TMK m.183). Tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Velayeti alan ebeveynin başkasıyla evlenmesi, başka yere gitmesi, ölmesi gibi yeni olgular ile çocuğun ihmali veya kişisel ilişkinin sistematik engellenmesi değişiklik sebebi olabilir.

Aile hukukunda verilen her karar yıllarca etkisini sürdürür. Dosyanıza özel destek alın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15
📄 Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi (Örnek)

… AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [—]), [Adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

DAVALI: [Ad Soyad] — hâlen velayet hakkı sahibi, [Adres]

KONU: Müşterek çocuk [Ad Soyad]’ın velayetinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Taraflar, … Aile Mahkemesi’nin …/…/20… tarih, 20…/……… E. – 20…/……… K. sayılı kararıyla boşanmış; müşterek çocuk [Ad Soyad]’ın (…/…/20… doğumlu) velayeti davalıya verilmiştir.

2. TMK m.183 uyarınca; ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Velayet kararı kesin hüküm teşkil etmez; çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa her zaman değiştirilebilir.

3. KARAR TARİHİNDEN SONRA ORTAYA ÇIKAN OLGULAR: [Dosyanıza uygun olanları SOMUT DELİLLERLE anlatınız]

a) Çocuğun ihmal edilmesi / bakımının yetersizliği: Çocuk, davalının yanında yeterli bakım ve ilgi görmemektedir. [Somut olaylar: okula düzenli gitmemesi, devamsızlık, hijyen sorunları, sağlık takibinin aksaması]. (Ekte: okul devamsızlık kayıtları, karne, sağlık kayıtları, öğretmen/rehber öğretmen beyanı, tanık.)

b) Eğitim durumundaki bozulma: Çocuğun akademik başarısı, velayetin davalıya verilmesinden sonra belirgin biçimde düşmüştür. (Ekte: karne, not dökümü, rehberlik servisi raporu.)

c) Davalının yaşam koşullarındaki olumsuz değişiklik: Davalı, [bağımlılık / sık adres değişikliği / uygunsuz yaşam koşulları / bakıma elverişsiz ortam] nedeniyle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlayamamaktadır. (Delil: tanık, kolluk kayıtları, sosyal inceleme.)

d) Çocuğa yönelik şiddet veya kötü muamele: …/…/20… tarihinde [olay]. (Ekte: darp raporu, kolluk tutanağı, 6284 koruma kararı, tanık.)

e) Kişisel ilişkinin sistematik olarak engellenmesi: Davalı, mahkeme kararıyla kurulan kişisel ilişkiyi … kez engellemiş; müvekkilin çocuğuyla görüşmesini fiilen imkânsız kılmıştır. Konu, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne intikal ettirilmiş ve ihlaller tutanakla tespit edilmiştir. (Ekte: ADM tutanakları, başvuru evrakı.) Bu davranış, TMK m.324/1’de öngörülen yükümlülüğe ve TMK m.324/3 uyarınca kişisel ilişki kararında yapılan ihtara açıkça aykırıdır ve çocuğun üstün yararını zedelemektedir.

f) Ebeveyn yabancılaştırması: Davalı, çocuğu müvekkile karşı sistematik biçimde kışkırtmakta; çocuğun müvekkille sağlıklı bağ kurmasını engellemektedir. (Delil: uzman raporu, tanık, mesaj kayıtları.)

g) İdrak çağındaki çocuğun iradesi: Müşterek çocuk … yaşında olup, müvekkille yaşamak istediğini açıkça beyan etmektedir. Çocuğun bu yöndeki görüşünün, uzman aracılığıyla alınmasını talep ederiz.

4. MÜVEKKİLİN DURUMU: Müvekkil, çocuğun bakım, eğitim ve gözetimini sağlayacak maddi ve manevi imkânlara sahiptir: [gelir durumu, konut, çalışma saatleri, destek ağı]. Müvekkil, iştirak nafakası yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmiştir. (Ekte: gelir belgesi, konut belgesi, nafaka dekontları.)

5. Tüm bu olgular karşısında, çocuğun üstün yararı, velayetin müvekkile verilmesini zorunlu kılmaktadır.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK m.182, m.183, m.324, m.335 vd., m.349; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A–41/I; BM Çocuk Hakları Sözleşmesi; HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Boşanma ilamı, nüfus kayıtları, okul kayıtları ve devamsızlık belgeleri, karne ve not dökümü, rehberlik servisi raporu, sağlık kayıtları, darp raporu, 6284 koruma kararı, ADM tutanakları, nafaka ödeme dekontları, gelir ve konut belgeleri, uzman (pedagog/psikolog) incelemesi, çocuğun dinlenmesi, sosyal ve ekonomik durum araştırması, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1) Davanın KABULÜ ile, müşterek çocuk [Ad Soyad]’ın VELAYETİNİN DAVALIDAN ALINARAK MÜVEKKİLE VERİLMESİNE,

2) Yargılama süresince, çocuğun müvekkil yanında kalmasına ilişkin TEDBİREN karar verilmesine,

3) Davalı ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmesine,

4) Davalı aleyhine, çocuk lehine İŞTİRAK NAFAKASINA hükmedilmesine ve her yıl ÜFE/TÜFE oranında artırılmasına,

5) Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine

karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.

Tarih: …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad] — İmza

💡 Kullanım: Yukarıdaki metni kopyalayıp kendi bilgilerinizle doldurun. Köşeli parantez […] ve üç nokta (…) ile gösterilen alanlar dosyanıza göre değiştirilmelidir.

Tek Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet davalarında mahkeme ebeveynlerin haklılığına değil, çocuğun yararına bakar. Bu ayrım kritiktir.

Hâkimin değerlendirdiği unsurlar:

  • Fiilî bakım ve istikrar: Çocuk kiminle yaşıyor, kim ilgileniyor, çevre düzeni bozulacak mı?
  • Ebeveynin kişisel durumu: Sağlık, bağımlılık, şiddet eğilimi, yaşam koşulları
  • Maddi imkânlar: Ancak tek başına belirleyici değildir — nafaka bu dengeyi kurar. Daha zengin olan otomatik velayet almaz.
  • Çocuğun görüşü: İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve ciddiye alınır.
  • Kardeşlerin ayrılmaması ilkesi (mümkün olduğunca)
  • Diğer ebeveynle ilişkiye saygı: Kişisel ilişkiyi engelleyen ebeveyn aleyhine değerlendirilir.

Uzman incelemesi: Aile mahkemeleri, adliyelerde görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan yararlanır; uzmanlar uyuşmazlığın sebeplerini araştırır ve gerektiğinde duruşmaya katılır (4787 sayılı Kanun m.5). Uzman; ev ziyareti yapar, ebeveynleri ve çocuğu ayrı ayrı dinler, rapor sunar. Rapor hâkimi bağlamaz; diğer delillerle birlikte değerlendirilir, ancak çocuğun yararının belirlenmesinde önemli bir delildir.

Kanuni Dayanak: TMK m.182, 183, 324, 336, 346–351

Velayet değişikliğinin kanuni temeli TMK m.183’tür: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336) ve bu karar, koşullar değiştiğinde yeniden ele alınabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi için boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olmasını aramış ve velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe ana ve babanın velayet görevlerine müdahale edilemeyeceğini belirtmiştir (E.2013/2-1926, K.2015/1139).

7343 sayılı Kanunla 2021’de iki önemli ekleme yapılmıştır. TMK m.182’ye eklenen ikinci fıkraya göre mahkeme, boşanma kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. TMK m.324’e eklenen üçüncü fıkraya göre de velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Bu nedenle 2021 sonrasında verilen boşanma ve kişisel ilişki kararlarında bu ihtarın bulunup bulunmadığı dilekçede ayrıca gösterilmelidir.

Aşağıdaki tablo velayet değişikliği davasında başvurulan hükümleri gösterir.

Velayet değişikliğinde başvurulan hükümler
MaddeDüzenlemeÖnemi
TMK m.182/1-2Boşanmada velayet ve kişisel ilişki düzenlenir; mahkeme kişisel ilişkiye uyulmazsa velayetin değiştirilebileceğini ihtar ederİhtar 7343 ile 2021’de eklendi
TMK m.183Yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim re’sen veya istem üzerine gerekli önlemleri alırVelayet değişikliğinin genel dayanağı
TMK m.323–324Kişisel ilişki hakkı; diğer ebeveynin ilişkisini zedelememe yükümlülüğü; uyulmazsa velayet değişebilirKişisel ilişkinin engellenmesi
TMK m.336Boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittirVelayetin sahibi
TMK m.346Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşerse hâkim uygun önlemleri alırVelayet değişmeden koruma
TMK m.348–351Velayetin kaldırılması; yeniden evlenme; nafakanın devamı; durumun değişmesiKaldırma ve geri verme
5395 s. K. m.41/A–41/IÇocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünce yerine getirilmesi; disiplin hapsiKararın uygulanması
4787 s. K. m.4–5Görevli mahkeme aile mahkemesidir; uzmanlardan yararlanılırUsul

Velayet Kararı Kesin Değildir

TMK m.183: “Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.”

“Gibi” kelimesi kritiktir — maddede sayılan hâller örnekleyicidir, sınırlı değildir. Çocuğun üstün yararını etkileyen her yeni olgu velayet değişikliği sebebi olabilir.

Uygulamada kabul gören değişiklik sebepleri:

  • Çocuğun ihmal edilmesi, bakımının yetersiz kalması
  • Eğitim durumunda ciddi bozulma (devamsızlık, başarı düşüşü)
  • Velayet sahibinin bağımlılık veya şiddet eğilimi
  • Çocuğa kötü muamele veya istismar
  • Kişisel ilişkinin sistematik engellenmesi
  • Ebeveyn yabancılaştırması
  • Velayet sahibinin ölmesi veya fiilen bakamayacak duruma gelmesi
  • İdrak çağındaki çocuğun istikrarlı biçimde diğer ebeveynle yaşama iradesi

⚠️ Kabul edilmeyen gerekçeler: “Yeniden evlendi” tek başına yeterli değildir: TMK m.349’a göre velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir. Bu nedenle yeni eşin veya yeni düzenin çocuğa zararlı olduğunun gösterilmesi gerekir. “Daha çok kazanıyorum” da tek başına yetmez.

Velayetin Değiştirilmesi ile Kaldırılması Farkı: TMK m.346–351

Velayetin değiştirilmesi, velayetin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesidir. Velayetin kaldırılması ise daha ağır bir önlemdir ve TMK m.348’de düzenlenmiştir: çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa hâkim, ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde velayetin kaldırılmasına karar verir. Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır.

Kanun daha hafif önlemleri önceler: çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.346). Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder (TMK m.350). Durumun değişmesi hâlinde önlemler yeni koşullara uydurulur; velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim velayeti geri verir (TMK m.351).

Uygulamada boşanmış ebeveynler arasındaki uyuşmazlıkta talep çoğunlukla velayetin değiştirilmesidir. Velayet sahibi ebeveynin durumu çocuğun bakımına hiç elverişli değilse ve diğer ebeveyn de velayeti üstlenemiyorsa TMK m.348 gündeme gelir. Dilekçede hangi hükme dayanıldığı ve hangi sonucun istendiği açıkça gösterilmelidir.

🔑 En Güçlü Gerekçe: Kişisel İlişkinin Engellenmesi

Bu gerekçe, 7343 sayılı Kanunla 2021’de TMK m.182’ye ve m.324’e eklenen fıkralarla doğrudan kanuni dayanağa kavuşmuştur.

TMK m.324/1: Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Bu yükümlülüğe aykırı davranan velayet sahibi, aslında çocuğun yararına aykırı davranmış olur — çünkü çocuğun her iki ebeveyniyle bağ kurma hakkı vardır.

7343 sayılı Kanunla 2021’de TMK m.324’e eklenen üçüncü fıkraya göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu değişiklikten önce, kişisel ilişkiyi sürekli olarak engelleyen annenin TMK m.324’teki yükümlülüğe aykırı davrandığını kabul ederek velayetin babaya verilmesi gerektiğine karar vermişti (E.2013/2-1926, K.2015/1139, 01.04.2015).

💡 Nasıl belgelenir?

  1. Her ihlalde ADM’ye başvurun (Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü).
  2. ADM, tüm iş ve işlemleri tutanağa bağlar.
  3. Bu tutanaklar, engellemenin sistematik ve kasıtlı olduğunu ispatlar.
  4. Velayet davasında bu tutanaklar en güçlü delilinizdir.

Sadece mesajlaşmakla yetinmeyin. Resmî kayıt olmadan, “beni engelliyor” iddiası ispatlanamaz.

Kişisel İlişki Kararının Uygulanması: 5395 Sayılı Kanun m.41/A–41/I

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesi, 7343 sayılı Kanunla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa eklenen 41/A–41/I maddeleriyle icra dairelerinden alınarak Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine verilmiştir (RG 30.11.2021, Sayı 31675). Aynı Kanunla İİK m.25, 25/a, 25/b ve 341 yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamanın ayrıntıları, Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelikte düzenlenmiştir (RG 04.08.2022, Sayı 31913).

Bu sisteme göre kararlar, müdürlükçe görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmenler eliyle yerine getirilir. Yetkili müdürlük çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüdür (m.41/A-4). Başvuru hak sahibi veya vekili tarafından kararla birlikte yapılır; teslim yalnızca tahsis edilen teslim mekânlarında gerçekleştirilir. Yükümlü çocuğu getirmez veya teslimden kaçınırsa müdürlük teslim emri düzenler. Hak sahibi, yükümlünün disiplin hapsi ile cezalandırılması istemiyle aile mahkemesine şikâyette bulunabilir (m.41/F-1); TCK m.234 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet hakkı da saklıdır.

Velayet değişikliği davası bakımından önemi şudur: her başarısız teslim girişimi müdürlükçe tutanağa bağlanır. Bu tutanaklar, kişisel ilişkinin sistematik olarak engellendiğinin ve TMK m.324/3’teki ihtara rağmen karara uyulmadığının resmî delilidir. Ayrıntılar için çocuk teslimi rehberimize bakabilirsiniz.

Çocuğun Dinlenmesi ve Sık Yapılan Hatalar

İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır. Uygulamada mahkeme, çocuğu uzman eşliğinde, ebeveynlerin bulunmadığı bir ortamda dinler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, idrak çağındaki çocuğun görüşü bu alanda eğitim görmüş pedagog tarafından alınmışsa mahkemece yeniden görüş alınmasına gerek bulunmadığını kabul etmiştir (E.2018/2-1072, K.2019/185, 21.02.2019). Çocuğun beyanı tek başına bağlayıcı değildir; ancak yaş ilerledikçe ağırlığı artar.

❌ Velayet davalarında en sık yapılan hatalar:

  1. Çocuğu yönlendirmek. Uzmanlar bunu fark eder ve raporda belirtir. Yönlendirilmiş çocuk beyanı, sizin aleyhinize döner ve güvenilirliğinizi zedeler.
  2. Çocuğu davanın içine çekmek. Belge imzalatmak, mahkemeye yazı yazdırmak, tarafları arasında haber taşıtmak — hepsi ağır hatadır ve çocuğa zarar verir.
  3. Diğer ebeveyni çocuğun önünde kötülemek. Bu, ebeveyn yabancılaştırmasıdır ve velayeti kaybettirebilir.
  4. Nafaka ödememek. Velayet talep eden ebeveynin, iştirak nafakasını düzenli ödemiş olması güçlü bir olumlu unsurdur. Ödememek, “sorumluluk almıyor” izlenimi yaratır.
  5. Kişisel ilişki hakkını kullanmamak. “Zaten göstermiyor” diyerek pes etmek yerine, her ihlali ADM üzerinden belgeleyin. Yıllarca çocuğunu görmeye çalışmamış bir ebeveynin velayet talebi zayıf kalır.

Görevli mahkeme: Aile Mahkemesi (4787 sayılı Kanun m.4). Yargılama süresince, çocuğun kimin yanında kalacağına ilişkin tedbir kararı talep edilebilir.

Çocuğun Görüşü: ÇHS m.12 ve Yargıtay HGK E.2018/2-1072

Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını güvence altına alır. TMK m.339/3 de ana ve babanın olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanımasını ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutmasını öngörür. Velayet değişikliği davasında idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması bu ilkelerin sonucudur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.02.2019 tarihli kararında çocuğun görüşüne başvurulması ilkesinin, çocuğun yararı olduğu takdirde ve çocuğun menfaati bundan zarar görmediği sürece uygulanacak bir ilke olduğunu; önemli olanın ayırt etme gücüne sahip çocuğun kendi yararı için nasıl bir karar verebileceği olduğunu belirtmiş, görüşün pedagog tarafından alınmış olmasını yeterli görmüştür (E.2018/2-1072, K.2019/185). Bu nedenle çocuğun beyanı tek başına sonucu belirlemez; mahkeme bu beyanı uzman raporu, okul ve sağlık kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirir. Ayrıntılar için idrak çağı rehberimize bakabilirsiniz.

Velayet Değişince Nafaka ve Kişisel İlişki Ne Olur?

Velayetin değiştirilmesi, nafaka ve kişisel ilişki düzenini de doğrudan etkiler. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Velayet davacıya geçtiğinde, önceden iştirak nafakası ödeyen ebeveyn velayet sahibi olur ve nafaka yükümlülüğü diğer ebeveyne geçer. Bu nedenle velayet değişikliği dilekçesinde, davalı aleyhine çocuk yararına iştirak nafakası ile davacının önceki nafaka yükümlülüğünün kaldırılması da talep edilmelidir. Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331); nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (TMK m.330/1).

Velayeti kaybeden ebeveyn ile çocuk arasında da kişisel ilişki yeniden düzenlenir; ana ve babadan her biri velayeti altında bulunmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Kişisel ilişki kararında TMK m.324/3’teki ihtarın yer alması, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda iki taraf için de güvence oluşturur. Nafaka hesabı için iştirak nafakası hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Aşağıdaki tablo sık ileri sürülen değişiklik sebeplerini, dayandıkları hükmü ve tipik delillerini gösterir.

Velayet değişikliği sebepleri, dayanakları ve delilleri
SebepDayanakTipik deliller
Kişisel ilişkinin engellenmesiTMK m.324/1, 324/3Müdürlük başvuru evrakı, teslim emri ve tutanaklar, şikâyet kararları
Çocuğun ihmali, bakımın yetersizliğiTMK m.183, 346Okul devamsızlık kayıtları, sağlık kayıtları, öğretmen ve tanık beyanları
Velayet sahibinin yeniden evlenmesi ve yeni düzenin çocuğa zararıTMK m.349Uzman raporu, sosyal inceleme, tanık
Çocuğa şiddet veya kötü muameleTMK m.346, 348; 6284 s. K.Darp raporu, kolluk tutanağı, koruma kararı
Velayet sahibinin başka yere taşınmasıTMK m.183Adres kayıtları, okul nakil belgeleri, kişisel ilişkiye etkisini gösteren belgeler
İdrak çağındaki çocuğun istikrarlı görüşüÇHS m.12; TMK m.339/3Pedagog raporu, çocuğun uzman eşliğinde dinlenmesi

Usul: Görev, Uzman İncelemesi ve Tedbir

Velayetin değiştirilmesi davası aile hukukundan doğduğu için aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemeleri esas hakkında karar vermeden önce eşler ve çocuklarla ilgili uyuşmazlıkları gerektiğinde uzmanlardan yararlanarak sulh yoluyla çözmeye çalışır; sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak karar verilir (4787 sayılı Kanun m.7). Uzmanlar hâkimin reddi sebepleriyle reddedilebilir; bu nedenle tarafsızlığından şüphe edilen uzman hakkında HMK hükümlerine göre ret talebinde bulunulabilir (4787 sayılı Kanun m.5).

Yargılama süresince çocuğun kimin yanında kalacağı ve kişisel ilişkinin nasıl sürdürüleceği tedbiren düzenlenebilir. TMK m.183 hâkime “gerekli önlemleri alma” yetkisi verir; çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikedeyse hâkim TMK m.346 uyarınca da uygun önlemleri alır. Tedbir talebinde tehlikenin somut olarak gösterilmesi ve haklılığın yaklaşık olarak ispatı gerekir (HMK m.390/3). Çocuğa yönelik şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ayrıca istenebilir.

Velayet değişikliği, kişisel ilişki ve çocuk teslimi süreçleri için 0554 648 37 15 numaralı telefondan Hukukçular Evi Ankara ile görüşebilirsiniz.

Kişisel İlişki Kararına Uyulmaması Nedeniyle Şikâyet Dilekçesi Örneği (5395 s. K. m.41/F)

Aşağıdaki örnek, velayet sahibi ebeveynin kişisel ilişki kararına uymaması hâlinde aile mahkemesine yapılacak şikâyetin yapısını gösterir. Bu şikâyetin sonucu ve müdürlük tutanakları, ardından açılacak velayet değişikliği davasında delil olarak kullanılır.

[ŞEHİR] ( ) AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

ŞİKÂYET EDEN (HAK SAHİBİ): [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
VEKİLİ: [Av. Ad Soyad, adres]
ŞİKÂYET EDİLEN (YÜKÜMLÜ): [Ad Soyad, adres]
KONU: Kişisel ilişki kararına uyulmaması nedeniyle 5395 sayılı Kanun m.41/F uyarınca şikâyet talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. TMK m.182 ve m.324/3 yönünden: [Mahkeme] Aile Mahkemesinin [tarih ve esas-karar no] sayılı kararıyla müşterek çocuk [ad] ile müvekkil arasında [gün ve saatler] kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, kararda kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceği taraflara ihtar edilmiştir.

2. 5395 sayılı Kanun m.41/A ve m.41/B yönünden: Karar, çocuğun yerleşim yeri olan [yer] Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne verilmiştir. Şikâyet edilen [tarihler] tarihlerinde çocuğu teslim mekânına getirmemiş, müdürlükçe düzenlenen teslim emrine de uymamıştır. Bu durum ekteki müdürlük tutanaklarıyla sabittir.

3. TMK m.324/1 yönünden: Ana ve babadan her biri diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. Şikâyet edilenin çocuğun hastalığı veya isteksizliği gibi gerekçeler ileri sürmesi hâlinde, bu gerekçelerin hiçbir teslim girişiminde belgelendirilmediği ve tutanaklara yansımadığı gözetilmelidir.

4. 5395 sayılı Kanun m.41/F yönünden: Kararın yerine getirilmesine aykırı davranan yükümlünün disiplin hapsi ile cezalandırılmasını talep ediyoruz. TCK m.234 kapsamındaki şikâyet hakkımız saklıdır.

DELİLLER

Kişisel ilişki kararı, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü başvuru evrakı, teslim emri ve tutanaklar, mesaj kayıtları, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Kişisel ilişki kararına aykırı davranan şikâyet edilenin 5395 sayılı Kanun m.41/F uyarınca disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz. [Tarih]
Şikâyet Eden Vekili [Av. Ad Soyad, imza]

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Velayet kararı değiştirilebilir mi?

Evet. Velayet kararı kesin hüküm oluşturmaz. TMK m.183 uyarınca, yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim re’sen veya talep üzerine velayeti yeniden düzenleyebilir. Tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Velayet değişikliği sebepleri nelerdir?

Çocuğun ihmali, eğitim durumunda ciddi bozulma, velayet sahibinin bağımlılığı veya şiddeti, çocuğa kötü muamele, kişisel ilişkinin sistematik engellenmesi, ebeveyn yabancılaştırması ve idrak çağındaki çocuğun iradesi sayılabilir.

Çocuğumu göstermiyor, velayeti alabilir miyim?

Kişisel ilişkinin sistematik engellenmesi, velayet değişikliği davasında güçlü bir gerekçedir. Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3). İhlallerin en güçlü delili, kararın yerine getirilmesi için başvurulan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünün tutanaklarıdır (5395 sayılı Kanun m.41/A); sadece mesajlaşma çoğu zaman yeterli olmaz.

Çocuğun görüşü alınır mı?

İdrak çağındaki çocuğun görüşü, uzman eşliğinde ve ebeveynlerin bulunmadığı bir ortamda alınır. Beyan tek başına bağlayıcı değildir, ancak yaş ilerledikçe ağırlığı artar.

Daha çok kazanıyorum, velayeti alır mıyım?

Hayır. Maddi imkânlar tek başına belirleyici değildir; nafaka bu dengeyi kurar. Fiilî bakım, çevre istikrarı, ebeveynin kişisel durumu ve çocuğun üstün yararı bir bütün olarak değerlendirilir.

Eski eşim yeniden evlendi, velayeti alabilir miyim?

Yeniden evlenme tek başına yeterli değildir. Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m.349). Yeni durumun çocuğun yararına aykırı olduğunun somut delillerle gösterilmesi gerekir.

Kişisel ilişki kararına uymayan ebeveyne ne yaptırım uygulanır?

Hak sahibi, yükümlünün disiplin hapsi ile cezalandırılması istemiyle aile mahkemesine şikâyette bulunabilir (5395 sayılı Kanun m.41/F); TCK m.234 kapsamında Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet hakkı da saklıdır. Velayet sahibi ebeveyn kişisel ilişkinin gereklerini yerine getirmezse velayet de değiştirilebilir (TMK m.324/3).

Çocuk teslimi nereden istenir?

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünce uzmanlar eliyle yerine getirilir (5395 sayılı Kanun m.41/A). İİK’daki eski çocuk teslimi hükümleri 7343 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

Velayetin değiştirilmesi ile kaldırılması aynı şey mi?

Hayır. Değiştirmede velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilir (TMK m.183, m.349). Kaldırma ise diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamadığında başvurulan daha ağır bir önlemdir; velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m.348).

Velayet kaldırılırsa nafaka yükümlülüğü biter mi?

Hayır. Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır (TMK m.350).

Pedagog çocuğu dinlediyse hâkim ayrıca dinler mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, idrak çağındaki çocuğun görüşü bu alanda eğitim görmüş pedagog tarafından alınmışsa çocuğun görüşüne başvurulması ilkesinin gereğinin yerine getirildiğini ve mahkemece yeniden görüş alınmasına gerek bulunmadığını kabul etmiştir (E.2018/2-1072, K.2019/185).

Velayet değişikliği davası hangi mahkemede görülür?

Aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4). Mahkeme, adliyede görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m.5).

Velayet değişirse ödediğim iştirak nafakası ne olur?

Velayet size geçerse, velayet kendisine verilmeyen diğer ebeveyn çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü olur (TMK m.182/3). Durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine nafakayı yeniden belirler veya kaldırır (TMK m.331); bu nedenle velayet davasında önceki nafakanın kaldırılması ve diğer ebeveyn aleyhine nafaka birlikte istenmelidir.

Ankara aile ve boşanma avukatı kadromuz; velayet, nafaka ve mal paylaşımı süreçlerinde yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk