📜 Dayanak Mevzuat
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu – Dördüncü Kısım — Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesi
- 7343 sayılı Kanun (RG 30.11.2021, sayı 31675) — İlgili maddelerin İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılarak Çocuk Koruma Kanunu’na taşınması
- 4/8/2022 tarihli Yönetmelik — Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik
- 5395 sayılı Kanun m.41/B ve 41/C — Çocuk teslimi ve kişisel ilişkide teslim emrinin içeriği ve tebliği
- 5395 sayılı Kanun m.41/F — Teslim emrine aykırılık ve çocuğu süresinde getirmeme hâllerinde disiplin hapsi
- 5395 sayılı Kanun m.41/E — Müdürlük işlem ve kararlarına karşı aile mahkemesine şikâyet ve şikâyet kararına itiraz
- 5717 sayılı Kanun m.19/2 — Uluslararası çocuk kaçırma (iade) dosyalarında çocuğun bulunabileceği yerlerin gösterilmesi
- 4721 sayılı TMK m.182, 183, 323 ve 324 — Velayet ve kişisel ilişkinin düzenlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişkiyi engellemenin velayete etkisi
Uyuşturucu dosyası bulunan ailelerde velayet ve görüşme tartışmaları sıkça yaşanır. Bu alandaki rejim 2021 yılında kökten değişti: konu icra dairelerinden alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verildi ve ihlallere disiplin hapsi bağlandı.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
👨👩👧 Aile ve Çocuk
- Velayetin Değiştirilmesi (TMK 183)
- Eşim Kullanıyor: Boşanma ve Velayet
- Çocuğum Uyuşturucu ile Yakalandı
- Bağımlı Mirasçıyı Mirastan Çıkarma
- Çocuklarda Uyuşturucu Dosyası (5395)
⚖️ Yakınlar ve Süreç
- Cezaevinde Görüş ve İletişim Hakkı
- Cezaevi İzinleri (5275 m.93-97)
- Eşim Tutuklandı: Yol Haritası
- Satana Tazminat Davası (TBK 49)
🏥 Tedavi Boyutu
Rejim 2021’de Kökten Değişti
Bu alandaki en önemli bilgi, sistemin tamamen değişmiş olmasıdır. Eski uygulamayı bilenlerin bu değişikliği gözden kaçırmaması gerekir.
7343 sayılı Kanun ile çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin tüm maddeler İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na taşınmıştır. Kanuna bu konuda dokuz maddelik ayrı bir kısım eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesinde, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması usulünün çocuğun korunması gereken hâllerden biri olması nedeniyle Çocuk Koruma Kanunu’na dâhil edildiği ifade edilmiştir.
Uygulamaya ilişkin ayrıntılar ise 4/8/2022 tarihinde yayımlanan yönetmelikte düzenlenmiştir.
| Ölçüt | Eski rejim | Yeni rejim |
|---|---|---|
| Dayanak | İcra ve İflas Kanunu | 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu |
| Yürüten birim | İcra daireleri | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri |
| Yaklaşım | İcra takibi mantığı | Çocuğun korunması mantığı |
| Teslim yeri | — | Müdürlükçe belirlenen teslim mekânları |
| İhlal yaptırımı | Mülga İİK m.341 | Disiplin hapsi |
| Şikâyet mercii | İcra mahkemesi | Aile mahkemesi |
İkinci satır uygulamada en çok fark yaratan değişikliktir. Süreç artık icra dairesi üzerinden değil, Adalet Bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülür.
Bu değişiklik, uyuşturucu dosyası bulunan ailelerde de doğrudan uygulanır. Velayet ve boşanma rehberlerimizde ele alınan kararların fiilen yerine getirilmesi bu usule tabidir.
Teslim Emri: Süreç Nasıl Başlıyor?
Sürecin merkezinde teslim emri bulunur ve bu emrin içeriği kanunda ayrıntılı biçimde belirlenmiştir.
Kanun uyarınca (5395 m.41/C/3); yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan eder yahut belirlenen yere getirmezse, müdürlük derhâl yükümlüye çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair bir teslim emri gönderir ve bu emir tebligat hükümlerine göre tebliğ edilir.
| Emirde yer alan husus | İçerik |
|---|---|
| Getirme yükümlülüğü | İlam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte; belirtilmemişse müdürlükçe belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde belirtilen yere getirmek zorunda olduğu |
| Mazeret bildirimi | Engel teşkil edecek derecede haklı mazeret varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmesi gerektiği |
| Devam eden yükümlülük | Emrin tebliğinden sonraki dönemde de yükümlülüğün devam edeceği ve bunun için yeniden emir çıkarılmayacağı |
| Yaptırım uyarısı | Emrin gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı |
| Adres değişikliği | Yerleşim yeri veya iletişim bilgileri değişirse yeni bilgilerin müdürlüğe derhâl bildirilmesi gerektiği |
| Şikâyet yolu | Müdürlük işlemlerine karşı öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyette bulunulabileceği |
Üçüncü satır uygulamada çok önemlidir ve sıkça yanlış anlaşılır. Teslim emri tek seferlik bir işlem değildir; emrin tebliğinden sonraki dönemde de yükümlülük devam eder ve her görüşme için yeniden emir çıkarılmaz.
Yani bir kez tebliğ edilen emir, sonraki tüm görüşme dönemleri bakımından yükümlülük doğurmaya devam eder. Bu, her ihlalde yeniden süreç başlatma ihtiyacını ortadan kaldırır.
İkinci satır ise yükümlü tarafın korunmasına ilişkindir. Haklı bir mazeret varsa, teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunularak çocuğun müdürlükçe alınması talep edilebilir. Bu, mazereti olan tarafın disiplin hapsi riskinden korunmasını sağlar.
Çocuk teslimine dair kararlarda gönderilen emrin içeriği farklıdır. Bu emirde ayrıca, çocuğun uzman veya öğretmen marifetiyle, gerekirse kolluktan yardım alınarak ve zor kullanılarak teslim alınacağı da yazılır (5395 m.41/B/3-c).
Çocuk Getirilmezse Ne Oluyor?
Emrin gereği yerine getirilmediğinde süreç kendiliğinden durmaz; kanun ve yönetmelik bu hâl için bir yol öngörmüştür.
Burada kararın türü belirleyicidir. Çocuk teslimine dair kararlarda teslim emrine rağmen çocuk getirilmezse çocuk, uzman veya öğretmen marifetiyle, gerekirse kolluktan yardım alınarak bulunduğu yerde teslim alınır (5395 m.41/B/3-c ve 41/B/5). Kişisel ilişki kararlarında ise kanun zor kullanarak teslim almaya yer vermemiştir; teslim emrine uyulmaması hâlinde başvurulacak yollar disiplin hapsi şikâyeti, danışmanlık tedbiri ve gerekirse velayetin değiştirilmesidir.
| Aşama | İşlem |
|---|---|
| Yükümlü çocuğu getirdi | Teslim mekânında hak sahibine teslim edilir |
| Mazeret bildirildi | Çocuğun müdürlükçe alınması talep edilebilir |
| Getirmedi, mazeret de yok | Çocuk teslimi kararında uzman veya öğretmen marifetiyle, gerekirse kolluk yardımıyla teslim alınır; kişisel ilişki kararında zor kullanılmaz, disiplin hapsi ve danışmanlık tedbiri yoluna gidilir |
| Çocuğun yerleşim yeri değişti | Dosya yeni yerleşim yeri müdürlüğüne gönderilir ve yükümlüye yeni teslim yeri bildirilir (m.41/C/10) |
| Teslim gerçekleşti | Tutanağa bağlanır |
| İhlal devam ediyor | Disiplin hapsi şikâyeti gündeme gelir |
Üçüncü satırdaki ayrım uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Çocuk teslimine dair kararlarda dahi işlem öncelikle uzman veya öğretmen marifetiyle yürütülür ve kolluk ancak gerekirse devreye girer. Kişisel ilişki kararlarında ise kanun zor kullanmaya ilişkin bir hüküm öngörmemiştir; yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük, aile mahkemesinden danışmanlık tedbiri uygulanmasını talep eder (m.41/C/8).
Uluslararası çocuk kaçırma dosyaları için ayrıca bir hüküm bulunmaktadır: 5717 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre çocuğu alıkoyan kişi, müdürlüğün isteği hâlinde çocuğun bulunabileceği yerleri derhâl göstermek zorundadır ve bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.
Çocukla kişisel ilişki kararı yerine getirilmiyorsa, başvuru ve şikâyet süreci için bize ulaşın.
Disiplin Hapsi: Üç Ayrı Hâl
Bu bölüm, yeni rejimin en caydırıcı yönünü içerir ve her iki tarafı da ilgilendirir.
Kanun, ihlali üç ayrı fıkrada düzenlemiş ve farklı süreler öngörmüştür (5395 m.41/F/1-3).
| İhlal | Kim | Yaptırım |
|---|---|---|
| Çocuk teslimine dair karara ilişkin teslim emrine aykırı hareket veya emrin gereğini engelleme | Aykırı hareket eden veya engelleyen | Fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsi |
| Kişisel ilişki kurulmasına dair karara ilişkin teslim emrine aykırı hareket veya emrin gereğini engelleme | Aykırı hareket eden veya engelleyen | Üç günden on güne kadar disiplin hapsi |
| Çocuğu sürenin bitiminde getirmeme | Hak sahibi | Fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsi |
| Şikâyet süresi | Üç hâlde de | Bir ay içinde |
| Görevli mahkeme | — | İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi |
Üçüncü satır bu tablonun en dikkat çekici yönüdür ve iki bakımdan öne çıkar. Birincisi süre daha uzundur: üç aya kadar disiplin hapsi öngörülmüştür. İkincisi, kanun metninde bu yaptırımın fiil suç teşkil etse dahi uygulanacağı belirtilmiştir.
Yani kişisel ilişki için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse ağır bir yaptırımla karşılaşır.
Bunun pratik anlamı şudur: bu düzenleme yalnızca çocuğu göstermeyen tarafı değil, çocuğu almış olup zamanında geri getirmeyen tarafı da hedef alır. Her iki taraf da yükümlülük altındadır.
Uygulamada bu husus, çocuk hak sahibine teslim edilirken tutanağa bağlanarak kendisine tebliğ edilmektedir; sürenin bitiminde çocuğu getirmemesi veya kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler dışında geç getirmesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı ve hakkında suç duyurusunda bulunulacağı bildirilir.
Rejimin Kanuni Dayanağı ve Yapısı
Yukarıda anlatılan sistemin kaynağı, 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’la (RG 30.11.2021, sayı 31675) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen Dördüncü Kısımdır. Bu düzenlemenin yürürlüğünden sonra gerçekleşen muhalefet eylemlerine 41/F maddesi uygulanır; daha önceki eylemler için mülga İİK m.341 kapsamında yapılan şikâyetlere ise icra mahkemesi bakar (5395 geçici m.2). Uygulamaya ilişkin ayrıntılar ise 4/8/2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikte düzenlenmiştir.
Yerine Getirme Rejiminin Temel Kuralları
| Konu | Kural |
|---|---|
| Yetkili birim | Aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir |
| Müdürlük bulunmayan yerler | Bu görevler, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir |
| Yetki | Çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü yetkilidir |
| Kimin marifetiyle | Müdürlükçe görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar; uzmanın bulunmadığı yerlerde öğretmen marifetiyle |
| Personel | Müdürlüklerde müdür, müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir |
Üçüncü satır, sürecin nerede başlatılacağını belirler ve sık hata yapılan bir noktadır. Yetkili birim, hak sahibinin veya kararı veren mahkemenin bulunduğu yer değil, çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüdür. Uyuşturucu dosyalarında yükümlünün adres değiştirmesi sık görüldüğünden, başvurudan önce çocuğun güncel yerleşim yerinin tespit edilmesi gerekir. Yanlış yere yapılan başvuru, yetkisizlik nedeniyle zaman kaybına yol açar.
Dördüncü satır ise rejimin en belirgin farkını gösterir. Eski sistemde işlem icra dairesi eliyle yürütülürken, yeni rejimde teslim uzman marifetiyle ve çocuk dostu biçimde oluşturulan mekânlarda gerçekleştirilir. Bunun pratik sonucu, sürecin yalnızca bir icra işlemi değil çocuğun üstün yararının gözetildiği bir süreç olarak yürütülmesidir. Bu nedenle taraflarca uzmana iletilen bilgi ve belgeler, süreç boyunca alınacak kararları etkiler; uzman görüşü dosyanın ayrılmaz parçasıdır.
Ayrımın kaynağı: karar türü, kişi değil
Disiplin hapsi bakımından yukarıdaki tabloda gösterilen ayrım, kanunun kendi kurgusundan doğar ve dikkatle okunmalıdır. Kanun yaptırımı kimin ihlal ettiğine göre değil, hangi karara ilişkin bir ihlal bulunduğuna göre belirlemiştir.
Buna göre iki ayrı hüküm vardır. Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Buna karşılık çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile engelleyenler, aynı süre içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Üçüncü fıkra ise kişiye bağlıdır: kişisel ilişki için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.
Yaptırımı Belirleyen Ölçüt
| Kararın türü | Yaptırım | Ek kayıt |
|---|---|---|
| Çocuk teslimi | Üç aya kadar disiplin hapsi | Fiil suç teşkil etse dahi uygulanır |
| Çocukla kişisel ilişki kurulması | Üç günden on güne kadar disiplin hapsi | — |
"Fiil suç teşkil etse dahi" kaydı ayrıca önemlidir. Bu ibare, aynı davranışın ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmesinin disiplin hapsine engel olmadığını gösterir. Yani iki süreç birbirini beklemez ve biri diğerinin yerine geçmez. Uyuşturucu dosyalarında yükümlünün davranışı ayrı bir suç oluşturuyorsa, bu durum disiplin hapsi şikâyetinin yapılmasına engel değildir; her iki yol da ayrı ayrı işletilebilir.
Şikâyet süresi bakımından bir hatırlatma: Üç hâlde de süre bir aydır ve bu süre içinde şikâyette bulunulmaması hâlinde bu yol kapanır. İhlalin süreklilik gösterdiği dosyalarda her yeni ihlal için sürenin yeniden işleyip işlemeyeceği tartışılabilir; ancak beklemek yerine her ihlalin ayrı ayrı ve gecikmeden şikâyete konu edilmesi güvenli yoldur. Bu nedenle teslim mekânına gidilen ve çocuğun getirilmediği her tarihin tutanağa geçirilmesi, sonraki şikâyetlerin dayanağını oluşturur.
Çocuğun bulunduğu yerin gösterilmesi: uluslararası dosyalar
Uluslararası çocuk kaçırma dosyaları için ayrı bir hüküm bulunur. 7343 sayılı Kanun’un 50. maddesiyle değişik 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; çocuğu alıkoyan kişi, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün isteği hâlinde çocuğun bulunabileceği yerleri derhâl göstermek zorundadır. Bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.
Bu hüküm, 5717 sayılı Kanun kapsamındaki iade kararlarının yerine getirilmesine ilişkindir. Yurt içindeki her kişisel ilişki dosyasında işletilebilecek genel bir araç değildir. İç hukukta çocuk teslimine dair kararlarda çocuk, bulunduğu yerde uzman veya öğretmen marifetiyle ve gerekirse kolluk yardımıyla teslim alınabilir (5395 m.41/B/5). Kişisel ilişki dosyalarında ise çocuğun teslim mekânına getirilmediği her tarihin tutanağa bağlanması ve çocuğun yerleşim yeri değişmişse dosyanın yeni yer müdürlüğüne gönderilmesinin istenmesi gerekir (m.41/C/10). Bu kayıtlar, sonraki aşamalarda ihlalin sürekliliğini göstermek bakımından da değer taşır.
Şikâyet Usulü
Disiplin hapsi kendiliğinden uygulanmaz; şikâyet üzerine yürüyen bir yargılama süreci vardır.
Görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir. Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesiyle birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilir.
| Aşama | İşlem |
|---|---|
| Şikâyet | Bir ay içinde yapılır |
| Davetiye | Şikâyet dilekçesiyle birlikte duruşma günü bildirilir |
| Savunma | Mahkeme CMK m.147’deki hakları hatırlatarak savunmasını alır |
| Araştırma | Gerekli araştırma yapılır ve deliller değerlendirilir |
| Karar | İhlal tespit edilirse disiplin hapsi; aksi hâlde şikâyetin reddi |
| İnfaz | Kesinleşmeyi müteakip Cumhuriyet başsavcılığınca |
| İnfaz süresi | Kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez |
| Duruşmaya gelmeme | Gelinmezse yargılamaya yokluğunda devam edilerek karar verileceği davetiyede ihtar edilir |
| Kanun yolu | Tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz (m.41/F/8, 41/E/3) |
Üçüncü satır önemli bir usul güvencesidir. Mahkeme, duruşmaya gelen şikâyet olunanın 5271 sayılı Kanun’un 147. maddesinde belirtilen haklarını hatırlatarak savunmasını alır; bu, disiplin hapsi kararının bir yargılama sonucunda verildiğini gösterir.
Yedinci satır ise sıkça atlanan bir süredir. Disiplin hapsi kararları kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez; bu, hem infazı takip edenler hem de hakkında karar bulunanlar bakımından bilinmelidir.
Beşinci satır ise savunma bakımından anlamlıdır. Mahkeme; şikâyet olunanın teslim emrine aykırı hareket ettiğini, emrin gereğinin yerine getirilmesini engellediğini yahut sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmediğini tespit ederse disiplin hapsine, aksi takdirde şikâyetin reddine karar verir.
Müdürlük İşlemlerine Şikâyet ve İtiraz
Disiplin hapsi şikâyetinden ayrı olarak, müdürlüğün kendi işlemlerine karşı da iki aşamalı bir denetim yolu bulunmaktadır (5395 m.41/E).
İlk aşama şikâyettir. Müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir. Mahkeme, yapılan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabilir ve dosya üzerinden ya da gerektiğinde ilgilileri dinleyerek ivedilikle karar verir.
İkinci aşama itirazdır. Şikâyet üzerine verilen karara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; bu süre 7499 sayılı Kanun’la bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır. İtiraz mercii bir hafta içinde kararını verir, itirazı yerinde görürse işin esası hakkında karar verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir.
Müdürlük işlemlerine karşı başvuru yolları (5395 m.41/E)
| Kalem | İçerik |
|---|---|
| Şikâyet süresi | Öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta |
| Şikâyet mercii | İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi |
| İnceleme | Mahkeme işlemi durdurabilir; dosya üzerinden veya gerektiğinde ilgilileri dinleyerek ivedilikle karar verir |
| İtiraz süresi | Şikâyet kararının tebliğinden itibaren iki hafta |
| İtiraz mercii | Numara olarak izleyen aile mahkemesi; tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesi |
| Karar ve kesinlik | İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir; karar kesindir |
Birinci satır kısa bir süredir ve kaçırılması hâlinde hak kaybı doğurur. Müdürlük işlemine karşı çıkılacaksa bir haftalık süre titizlikle takip edilmelidir. Kendiliğinden karara uyduğu hâlde hakkında teslim emri çıkarıldığını düşünen yükümlü de bildirimin veya emrin yersiz olduğunu bu yolla ileri sürebilir (m.41/C/9).
Son satır ise sürecin hızlı sonuçlanmasını sağlar; ancak aynı zamanda şikâyetin ve itirazın baştan doğru ve eksiksiz hazırlanmasını zorunlu kılar.
Uyuşturucu Dosyalarında Tipik Senaryolar
Bu rejim, velayet ve boşanma rehberlerimizde ele alınan uyuşmazlıkların fiilî ayağını oluşturur.
| Senaryo | Değerlendirme |
|---|---|
| Velayet sahibi çocuğu göstermiyor | Teslim emri ve disiplin hapsi süreci |
| Gerekçe olarak madde kullanımı ileri sürülüyor | Kişisel ilişki kararının değiştirilmesi ayrı bir dava konusudur |
| Görüşme sonrası çocuk getirilmiyor | Hak sahibi bakımından üç aya kadar disiplin hapsi |
| Görüşmeye uzman eşliği isteniyor | Kişisel ilişkinin düzenlenmesi davasında talep edilir |
| Ebeveyn cezaevinde | Görüş rejimi ayrı hükümlere tabidir |
| Tedavi süreci sürüyor | Kişisel ilişki düzeninde gözetilebilir |
İkinci satır önemli bir ayrımdır ve sıkça karıştırılır. Karşı tarafın madde kullandığı iddiası, mevcut kararın uygulanmamasını haklı kılmaz. Karar değişmedikçe yerine getirilmesi gerekir; endişe varsa izlenecek yol, velayetin değiştirilmesi rehberimizde ele alınan velayetin veya kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasıdır.
Yani doğru yol kararı uygulamamak değil, kararın değiştirilmesini talep etmektir. Aksi hâlde iyi niyetle hareket eden taraf da disiplin hapsi riskiyle karşılaşabilir.
Dördüncü satır ise koruyucu bir çözümdür. Endişe duyulan hâllerde, kişisel ilişkinin uzman eşliğinde veya belirli bir mekânda kurulması gibi düzenlemeler ilgili davada talep edilebilir.
Hak Sahibinin Yükümlülükleri
Yeni rejim, çocuğu görmek isteyen tarafa da yükümlülükler getirmiştir; bu husus sıkça gözden kaçar.
| Yükümlülük | İçerik |
|---|---|
| Kırk sekiz saat önce bildirim | Belirlenen teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe bildirmek (m.41/C/7) |
| Bildirim yolu | Yazılı olarak, elektronik ortamda veya beyan edilen iletişim kanalıyla |
| Süresinde geri getirme | Sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmek |
| Tutanak | Teslim sırasında yükümlülüklerin tebliği |
| Makul sebep | Kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler ayrıca değerlendirilir |
| Teslim mekânı | Müdürlükçe belirlenen yerlere uyulması |
Birinci satır uygulamada en sık atlanan yükümlülüktür. Hak sahibi, teslim emrinin yükümlüye tebliğinin ardından, belirlenen teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe bildirmek zorundadır.
Bu bildirimin yapılmaması, sürecin işlememesine ve hak kaybına yol açabilir; bu nedenle takvim titizlikle takip edilmelidir. Hak sahibi bildirimde bulunduğu hâlde haklı bir mazereti olmaksızın arka arkaya iki kez veya bir yıl içinde üç kez teslim yerine gelmezse müdürlük dosyayı kapatır ve teslim emri hükümsüz kalır (m.41/C/12). Yükümlü en az bir yıl boyunca karara uymuş ve uymaya devam edeceğini yazılı olarak taahhüt etmişse de dosya kapatılabilir (m.41/C/13).
Beşinci satır ise bir koruma sağlar. Çocuğun geç getirilmesi hâlinde, kendisinden kaynaklanmayan makul sebeplerin bulunup bulunmadığı değerlendirilir; bu nedenle gecikme yaşandığında durumun derhâl bildirilmesi ve belgelenmesi gerekir. Gecikmenin türlerine göre sonuçlar ve çocuğun geç de olsa tesliminin disiplin hapsine etkisi için görüş saatinde geç getirme rehberimize bakabilirsiniz.
Masraf ve Harç Boyutu
Yeni rejimin getirdiği olumlu düzenlemelerden biri de mali yüke ilişkindir.
Kanunda, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin işlemler harçtan istisna tutulmuş ve bu işlemlere ilişkin giderlerin avukatlık ücreti hariç Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacağı öngörülmüştür (5395 m.41/H). Buna karşılık Bakanlığın görüşüne göre avukatın sunduğu vekâletname suretine ilişkin harç, çocuk teslimi işlemi değil taraf temsili niteliğinde olduğundan istisnaya girmez ve avukat tarafından ödenir (07.02.2025, E-27239794-045.02-35/325).
| Kalem | Değerlendirme |
|---|---|
| Teslim ve kişisel ilişki işlemleri | Kanunda harç istisnası öngörülmüştür |
| Vekâletname sureti harcı | İstisna kapsamında değildir; avukat tarafından ödenir |
| Avukatlık ücreti | Bakanlık bütçesinden karşılanan giderlerin dışındadır (m.41/H) |
| Şikâyet başvurusu | Aile mahkemesi usulüne tabidir |
| Uzman veya öğretmen görevlendirmesi | Süreç kapsamında yürütülür |
| Teslim mekânı | Müdürlükçe belirlenir |
Birinci satır, maddi imkânı sınırlı ebeveynler bakımından önemli bir kolaylıktır. Eski rejimde icra takibi mantığıyla yürüyen ve masraf doğuran süreç, yeni düzenlemede harç istisnasıyla desteklenmiştir.
Bu, uyuşturucu dosyası nedeniyle ekonomik güçlük yaşayan aileler bakımından da anlamlıdır; kişisel ilişki hakkının kullanılması mali engellere takılmamalıdır.
Süreç Öncesi Hazırlık
Bu sürecin sağlıklı yürümesi, tarafların hazırlığına bağlıdır. Aşağıdaki adımlar hem hak kaybını hem gereksiz uyuşmazlığı önler.
| Adım | Neden gerekli |
|---|---|
| İlamın kesinleşme şerhli örneğini veya tedbir kararını almak | İlam kesinleşmeden yerine getirilmez; tedbir kararında kesinleşme aranmaz |
| Kararda gün ve saatin belirtilip belirtilmediğini kontrol etmek | Belirtilmemişse müdürlük belirler |
| Müdürlüğe başvuru yapmak | Sürecin başlatılması |
| İletişim kanalını doğru bildirmek | Bildirimlerin ulaşması |
| Takvim tutmak | Kırk sekiz saat, bir hafta, iki hafta ve bir aylık süreler |
| Mazeretleri belgelemek | Sağlık raporu, seyahat belgesi gibi |
| Tutanakları saklamak | Sonraki şikâyet veya savunma için |
| Gecikme hâlinde derhâl bildirmek | Makul sebep değerlendirmesi |
Beşinci satır bu süreçteki en pratik tavsiyedir. Rejimde birden fazla kısa süre bulunur: hak sahibinin kırk sekiz saatlik bildirim yükümlülüğü, müdürlük işlemine karşı bir haftalık şikâyet süresi, şikâyet kararına karşı iki haftalık itiraz süresi ve ihlal hâlinde bir aylık disiplin hapsi şikâyeti süresi. Bu sürelerin takvimle takibi zorunludur.
Yedinci satır ise uyuşmazlık hâlinde belirleyicidir. Teslim işlemlerinde düzenlenen tutanaklar, hem ihlalin hem de mazeretin ispatı bakımından temel dayanağı oluşturur.
Velayet rehberlerimizde de vurguladığımız gibi burada da temel ilke aynıdır: bu süreçlerin amacı tarafları cezalandırmak değil, çocuğun her iki ebeveyniyle bağını sürdürmesini sağlamaktır. Yaptırımlar bu amacın korunması için öngörülmüştür.
Çocuk Teslimi ile Kişisel İlişki Arasındaki Fark (5395 m.41/B ve 41/C)
“Çocuğumu göstermiyor” şikâyeti iki ayrı karar türünden doğabilir. Birincisi, velayetin bırakıldığı veya çocuğun yanında kalacağı ebeveyne çocuğun teslimine ilişkin karardır ve 5395 sayılı Kanun’un 41/B maddesine göre yerine getirilir. İkincisi, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin belirli gün ve saatlerde çocukla görüşmesini sağlayan kişisel ilişki kararıdır ve 41/C maddesine tabidir. İki karar da aynı müdürlük tarafından yürütülür; ancak kullanılabilecek araçlar ve yaptırımlar aynı değildir.
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi
| Konu | Çocuk teslimi (m.41/B) | Kişisel ilişki (m.41/C) |
|---|---|---|
| Teslim emri | Yükümlüyle irtibat kurulamaz, yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan eder veya belirlenen yere getirmezse gönderilir | Aynı koşullarla gönderilir; emir, sonraki görüşme dönemleri için de yükümlülük doğurur |
| Zor kullanma | Çocuk uzman veya öğretmen marifetiyle, gerekirse kolluktan yardım alınarak ve zor kullanılarak teslim alınır (m.41/B/3-c ve 41/B/5) | Kanunda zor kullanılarak teslim almaya ilişkin bir hüküm yoktur |
| Çocuğun yeniden alınması | Teslimden sonra yükümlü çocuğu haklı bir sebep olmaksızın tekrar alırsa, yeni bir hükme veya teslim emrine gerek olmadan çocuk yeniden teslim alınır (m.41/B/6) | Öngörülmemiştir |
| Disiplin hapsi | Fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar (m.41/F/1) | Yükümlü için üç günden on güne kadar (m.41/F/2); çocuğu süresinde geri getirmeyen hak sahibi için fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar (m.41/F/3) |
| Teslimin etkisi | Çocuğun velayet hakkı sahibine teslimiyle dava ve ceza bütün sonuçlarıyla düşer (m.41/F/7) | Yükümlü hakkındaki dosyada teslimle düşme öngörülmemiştir; hak sahibi hakkındaki dosyada çocuğun teslimiyle düşer |
| Ek tedbir | Öngörülmemiştir | Müdürlüğün önerisi üzerine aile mahkemesince danışmanlık tedbiri; yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük bu tedbiri talep eder (m.41/C/8) |
Ayrımın pratik önemi Anayasa Mahkemesinin bir kararında da görülür. Kişisel ilişki kararının yerine getirilmesine ilişkin bir dosyada aile mahkemesi, 41/B maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının iptalini istemiştir. Anayasa Mahkemesi, davada uygulanacak hükmün 41/C maddesi olduğunu, itiraz konusu kuralların bu davada uygulanamayacağını belirterek başvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddetmiştir (AYM E.2024/20, K.2024/146, 23.07.2024; RG 10.12.2024, sayı 32748). Bu nedenle şikâyet dilekçesinde uyulmayan kararın türü açıkça gösterilmeli; kişisel ilişki kararına aykırılıkta 41/F maddesinin ikinci fıkrası, çocuk teslimine dair karara aykırılıkta birinci fıkrası istenmelidir.
Disiplin Hapsinin Niteliği ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Disiplin hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesindeki tanıma göre disiplin hapsi; kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapistir. Bu nedenle hakkında disiplin hapsine hükmedilen kişi kararın ertelenmesini veya paraya çevrilmesini isteyemez; buna karşılık karar adli sicile işlenmez. Disiplin hapsi ile tazyik hapsi arasındaki farklar için disiplin hapsi rehberimize bakabilirsiniz.
“Fiil suç teşkil etse dahi” ibaresi Anayasa Mahkemesi önüne de gelmiştir. Mahkeme, 41/F maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarındaki bu ibarelerin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir (AYM E.2022/6, K.2024/225, 25.12.2024; RG 24.03.2025, sayı 32851). Kararda disiplin hapsinin Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza niteliği taşıdığı kabul edilmiş; aynı eylem nedeniyle yürütülen süreçlerin birbiriyle bağlantılı bir bütünün parçaları olduğu, düzenlemenin amacının çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının etkin biçimde yerine getirilmesi olduğu ve sonucun öngörülebilir ve orantılı bulunduğu değerlendirilmiştir. Böylece aynı eylem hem disiplin hapsi şikâyetine hem de ayrı bir suç soruşturmasına konu olabilir.
Disiplin hapsine ilişkin süreler ve sonuçlar (5395 m.41/F)
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi | Bir ay | m.41/F/1-3 |
| Görevli ve yetkili mahkeme | İşlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi | m.41/F/4 |
| Duruşmaya gelmeme | Davetiyede, gelinmezse yargılamaya yokluğunda devam edilerek karar verileceği ihtar edilir | m.41/F/5 |
| Kanun yolu | Tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz; itiraz mercii bir hafta içinde karar verir, karar kesindir | m.41/F/8, 41/E/3 |
| İnfaz | Kesinleşince Cumhuriyet başsavcılığınca; kesinleşmeden itibaren iki yıl geçerse infaz edilemez | m.41/F/6 |
| Düşme | Şikâyetten vazgeçme; birinci ve üçüncü fıkralarda ayrıca çocuğun velayet hakkı sahibine teslimi | m.41/F/7 |
Kanun yolu bakımından sık yapılan hata, aile mahkemesinin disiplin hapsi veya şikâyetin reddi kararına karşı istinaf yoluna gidilmesidir. Bu kararlara karşı başvurulacak yol 41/E maddesinin üçüncü fıkrasındaki itirazdır. İtiraz süresi 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır. Mahkeme dosyayı, o yerde birden fazla aile mahkemesi varsa numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, tek aile mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesine gönderir; aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk hâkimi aynı kişiyse dosya en yakın aile veya asliye hukuk mahkemesine gider.
Kişisel İlişkiyi Engellemenin Velayete Etkisi (TMK m.324)
Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesine göre ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkradaki yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar ya da çocukla ciddi olarak ilgilenmezler veya başka önemli sebepler bulunursa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.
7343 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen üçüncü fıkra ise doğrudan bu yazının konusuyla ilgilidir: velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Yargıtay bu fıkra eklenmeden önce de, velayet sahibi annenin babanın çocukla kişisel ilişkisini haklı bir sebep olmaksızın engellemesini velayetin değiştirilmesi bakımından değerlendirmiştir (Yargıtay 2. HD, E.2014/6931, K.2014/16774, 08.09.2014).
Bu nedenle disiplin hapsi şikâyeti ile velayetin değiştirilmesi davası birbirinin alternatifi değildir. Şikâyet belirli bir ihlale bağlanan kısa süreli yaptırımı hedefler; engelleme süreklilik kazanmışsa müdürlük tutanakları, teslim emrinin tebliğ evrakı ve verilmiş disiplin hapsi kararları velayet davasında engellemenin ciddiyetini gösteren delil olarak kullanılabilir. Mahkeme yine de çocuğun üstün yararını esas alır; tek tük gecikmeler velayetin değiştirilmesi için yeterli görülmeyebilir. Dava dilekçesinin kurgusu için velayetin değiştirilmesi dilekçe örneğimize, görüşme düzeninin nasıl belirlendiği için kişisel ilişki rehberimize bakabilirsiniz.
Koruma Kararları ve Görüntülü Görüşme Kararlarında Durum
Hak sahibi veya teslim yükümlüsü hakkında 6284 sayılı Kanun uyarınca gizlilik kararı ya da başka bir tedbire karar verilmişse, teslim işlemleri bu kararlar dikkate alınarak yerine getirilir (5395 m.41/C/11). Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığının görüşüne göre ortak çocuğu da kapsayan bir gizlilik tedbiri varsa, tedbir süresince kişisel ilişki yerine getirilmemelidir. Çocuğu da koruyan uzaklaştırma tedbiri (6284 m.5/1-c) bulunduğunda kişisel ilişki yerine getirilemez; çocuklara yaklaşmama tedbiri (m.5/1-d) de varsa müdürlük, tedbiri veren mahkemeye sorarak alacağı cevaba göre işlem yapmalıdır. Gizlilik yalnız yükümlüyü kapsıyorsa kişisel ilişki, yükümlünün adresi açığa çıkarılmadan ve şiddet önleme ve izleme merkezi ile koordinasyon içinde yerine getirilir (12.02.2025, E-27239794-045.02-41/364). Ayrıca hâkim, 6284 sayılı Kanun’un 5/1-ç bendi uyarınca daha önce verilmiş kişisel ilişki kararının refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya tümüyle kaldırılmasına karar verebilir. Koruma tedbirlerinin ihlali için uzaklaştırma ihlali ve zorlama hapsi rehberimize bakabilirsiniz.
Görüntülü görüşme şeklinde kurulan kişisel ilişki kararları bakımından ise Bakanlık görüşüne göre bu kararlar, yükümlü rıza göstermedikçe müdürlüklerce yerine getirilemez; kanunda ve yönetmelikte bu tür ilişkinin müdürlükçe yerine getirileceğine dair açık bir hüküm ve usul bulunmadığından, teslim emrine aykırılık nedeniyle disiplin hapsi de uygulanamaz (17.03.2023, E-27239794-045.02-74/629). Görüşte, yüz yüze kişisel ilişki günleri dışında ebeveynin telefonla veya görüntülü görüşme yaptırma yükümlülüğü altına sokulamayacağına ilişkin Yargıtay 2. HD’nin E.2017/3598, K.2017/9005 sayılı kararına da yer verilmiştir. Böyle bir kararın sürekli ihlalinde başvurulacak yol kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya TMK m.324/3 kapsamında velayetin değiştirilmesidir.
Tedbir Kararı mı, Kesinleşmiş İlam mı?
Müdürlüğe başvuruda ilk bakılan husus, elde hangi kararın bulunduğudur. Boşanma veya velayet davası sürerken Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca verilen geçici kişisel ilişki tedbiri, kesinleşme aranmaksızın yerine getirilir. Buna karşılık kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2 ve m.367/2). Bakanlık görüşüne göre dava sonunda verilen hüküm kesinleşinceye kadar önceki tedbir kararı geçerliliğini korur; hüküm kesinleştikten sonra kişisel ilişki, kesinleşme şerhli ilamdaki düzene göre yürütülür (01.03.2023, E-27239794-045.02-63/518).
Başvuruda dayanılacak karar
| Durum | Yerine getirilecek karar | Not |
|---|---|---|
| Dava devam ediyor | Geçici kişisel ilişki tedbiri (TMK m.169) | Kesinleşme aranmaz |
| Hüküm verildi, kesinleşmedi | Önceki tedbir kararı | Tedbir, hüküm kesinleşinceye kadar geçerlidir |
| Hüküm kesinleşti | Kesinleşme şerhli ilam | Şerh olmadan ilama dayalı işlem başlatılmaz |
| Anlaşmalı boşanma | Protokoldeki görüşme düzeni, hükme geçirildiği şekliyle | Hükmün kesinleşmesiyle uygulanır |
Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan görüşme düzenine uyulmaması hâlinde de aynı yol izlenir; protokolün diğer kalemlerine uyulmamasının sonuçları için protokole uyulmazsa ne olur rehberimize bakabilirsiniz.
Disiplin Hapsi Şikâyet Dilekçesinde Talep Sonucu
Şikâyet dilekçesinde dayanılan ilam veya tedbir kararı, müdürlük dosya numarası, teslim emrinin tebliğ tarihi, ihlalin gerçekleştiği tarih ve saat ile bu tarihe ait tutanak gösterilmeli; bir aylık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplandığı açıklanmalıdır. Uyulmayan kararın kişisel ilişkiye mi çocuk teslimine mi ilişkin olduğu da yazılmalıdır, çünkü uygulanacak fıkra ve yaptırımın üst sınırı buna göre değişir. Birden fazla ihlal varsa her tarih ayrı ayrı belirtilmelidir.
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Şikâyet olunanın, … Aile Mahkemesinin … Esas, … Karar sayılı kararıyla kurulan kişisel ilişkinin yerine getirilmesi için … Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünün … sayılı dosyasından gönderilen ve … tarihinde kendisine tebliğ edilen teslim emrine … tarihinde aykırı hareket ettiğinin tespiti ile 5395 sayılı Kanun’un 41/F maddesinin ikinci fıkrası uyarınca disiplin hapsiyle cezalandırılmasına,
2. Müdürlük dosyasının, teslim emri tebliğ evrakının ve teslim tutanaklarının celbine,
3. Verilecek kararın kesinleşmesinden sonra infaz için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.
Kişisel ilişki kararınız yerine getirilmiyorsa ya da hakkınızda disiplin hapsi şikâyeti yapıldıysa, dosyanızın değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Kontrol Listesi
| Sıra | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Elde kesinleşme şerhli ilam veya yürürlükte bir tedbir kararı var mı? | Sürecin dayanağı (HMK m.350/2, 367/2) |
| 2 | Başvuru doğru mercie yapıldı mı? | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü |
| 3 | Teslim emri tebliğ edildi mi? | Sürecin başlangıcı |
| 4 | Emrin devam eden yükümlülük doğurduğu biliniyor mu? | Her görüşme için yeniden emir çıkarılmaz |
| 5 | Mazeret varsa teslim gününden önce bildirildi mi? | Disiplin hapsi riskini önler |
| 6 | Hak sahibi kırk sekiz saat önce bildirim yaptı mı? | Zorunlu yükümlülük |
| 7 | İhlal hâlinde bir ay içinde şikâyet edildi mi? | Şikâyet süresi |
| 8 | Şikâyet doğru mahkemeye yapıldı mı? | Müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi |
| 9 | Müdürlük işlemine bir hafta içinde şikâyette bulunuldu mu? | Kısa süre; şikâyet kararına itiraz iki hafta |
| 10 | Çocuk süresinde geri getirildi mi? | Üç aya kadar disiplin hapsi |
| 11 | Karar değişikliği gerekiyorsa dava açıldı mı? | Kararı uygulamamak çözüm değildir |
| 12 | Disiplin hapsi kararının infaz süresi hesaplandı mı? | İki yıllık süre |
Onuncu satır bu yazının en çok şaşırtan sonucudur. Rejim yalnızca çocuğu göstermeyen tarafı değil, çocuğu alıp zamanında getirmeyen tarafı da hedef alır ve bu hâlde öngörülen süre daha uzundur.
On birinci satır ise doğru stratejiyi gösterir. Mevcut karardan memnun olunmaması, kararın uygulanmamasını haklı kılmaz; izlenecek yol velayetin veya kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasıdır (TMK m.183 ve m.324).
Ortada henüz karar yoksa: Eşiniz çocukları alıp gittiyse ve elinizde bir teslim veya kişisel ilişki kararı bulunmuyorsa, kararı nasıl alacağınızı Eşim Çocukları Alıp Ailesinin Yanına Gitti: Dava Yokken İlk 48 Saat rehberinde anlattık.
Güvenlik endişesi varsa: Görüşmeyi kesmek yerine mahkemeden refakatli görüşme istenmesi için Gözetim Altında (Refakatli) Görüşme Kararı yazımıza bakın.
Manevi tazminat: Teslim emrine rağmen çocuğu göstermeyen ebeveynden TMK 24-25 ve TBK 58 uyarınca manevi tazminat istenmesi, ispat ve zamanaşımı için Kişisel İlişkiye Uymayan Ebeveynden Manevi Tazminat yazımıza bakın.
Görüntülü görüşme kararları: Görüntülü görüşme şeklindeki kişisel ilişki kararlarının müdürlükçe yerine getirilip getirilemeyeceği için Çocukla Telefon ve Görüntülü Görüşme Hakkı yazımıza bakın.
Çocuk Ankara’da yaşıyorsa: Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesindeki müdürlüklere başvuru, teslim emri ve şikâyet süreleri için Ankara’da Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki: Adli Destek Birimleri yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuk teslimi işlemleri nereye yapılıyor?
7343 sayılı Kanun ile bu konudaki maddeler İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na taşınmıştır. Süreç artık Adalet Bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülür.
Teslim emri nedir?
Yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmezse müdürlüğün gönderdiği emirdir. Emirde; çocuğu belirtilen yere getirme zorunluluğu, mazeret bildirimi usulü, yükümlülüğün devam edeceği ve ihlal hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı yer alır.
Her görüşme için yeni emir mi çıkar?
Hayır. Emirde, emrin tebliğinden sonraki dönemde de yükümlülüğün devam edeceği ve bunun için yeniden emir çıkarılmayacağı belirtilir.
Çocuğu getirmezsem ne olur?
Kişisel ilişki kararı için gönderilen teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Çocuk teslimine dair kararlarda ise fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsi öngörülmüştür (5395 m.41/F/1-2).
Çocuğu aldım, geç getirirsem ne olur?
Kişisel ilişki için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.
Mazeretim varsa ne yapmalıyım?
Çocuğu belirtilen yere getirmeye engel teşkil edecek derecede haklı bir mazeret varsa, teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe alınması talep edilmelidir.
Çocuğu almaya gideceğimi bildirmem gerekir mi?
Evet. Hak sahibi, belirlenen teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini yazılı olarak, elektronik ortamda veya beyan ettiği iletişim kanalıyla müdürlüğe bildirmek zorundadır.
Şikâyet nereye yapılır?
Görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir. Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesiyle birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilir.
Müdürlük işlemine itiraz edebilir miyim?
Evet. Müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir. Şikâyet üzerine verilen karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir (5395 m.41/E).
Karşı taraf madde kullanıyor, kararı uygulamak zorunda mıyım?
Karar değişmedikçe yerine getirilmesi gerekir; endişe varsa izlenecek yol velayetin veya kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasıdır. Kararı uygulamamak, disiplin hapsi riski doğurur.
Görüntülü görüşme kararına uyulmazsa disiplin hapsi istenebilir mi?
Adalet Bakanlığı görüşüne göre görüntülü görüşme şeklinde kurulan kişisel ilişki kararları, yükümlü rıza göstermedikçe müdürlüklerce yerine getirilemez ve bu kararlara aykırılık nedeniyle disiplin hapsi uygulanamaz. Bu durumda kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.
Hak sahibi görüşmeye gelmezse dosya kapanır mı?
Evet. Hak sahibi bildirimde bulunmasına rağmen haklı bir mazereti olmaksızın arka arkaya iki kez veya bir yıl içinde üç kez teslim yerine gelmezse müdürlük dosyayı kapatır ve teslim emri hükümsüz kalır (5395 m.41/C/12).
Kişisel ilişkiyi engellemek velayeti etkiler mi?
Etkileyebilir. TMK m.324/3 uyarınca velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir.
Disiplin hapsi ertelenebilir veya paraya çevrilebilir mi?
Hayır. CMK m.2’deki tanıma göre disiplin hapsi ertelenemez, seçenek yaptırımlara çevrilemez ve adli sicile kaydedilmez. Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez (5395 m.41/F/6).
Boşanma kararı kesinleşmeden görüşme hangi karara göre yapılır?
Dava sırasında verilen kişisel ilişki tedbiri, hüküm kesinleşinceye kadar geçerliliğini korur ve müdürlük bu tedbire göre işlem yapar. Kesinleşmemiş ilam yerine getirilmez (HMK m.350/2 ve m.367/2).
📚 İlgili Rehberler
- Ebeveyne Yabancılaştırma: Çocuğu Diğer Ebeveynden Soğutmanın Velayete Etkisi
- Çocuğumu Alıp Gidebilir miyim? Hukuki Sınırlar (TMK 336-337, TCK 234)
- Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişkinin İcrası: Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü
- Çocukla Görüş Engelleniyor: Disiplin Hapsi, Şikâyet ve İtiraz Süreleri
- Boşanma Sonrası Çocukla Kişisel İlişki (TMK m.323): Süre, Sınırlar ve 5395 s.K. Yaptırımları
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Eski Eşim Uyuşturucu Kullanıyor: Velayetin Değiştirilmesi
- Eşim Uyuşturucu Kullanıyor: Boşanma, Velayet ve Koruma
- Çocuklarda Uyuşturucu Dosyası (5395 Rejimi)
- Cezaevinde Görüş, Telefon ve Mektup Hakkı
- Yakınım Madde Bağımlısı: Tedaviye Zorlama
Çocuk teslimi, kişisel ilişkinin yerine getirilmesi ve şikâyet süreci için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.


