📜 Dayanak Mevzuat
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
- 7593 sayılı Kanun — Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun; RG: 18/8/2026, Sayı 33344
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler ile yargılama usulü
- 5395 sayılı Kanun m.15 — Soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır
- 5395 sayılı Kanun m.26 — Çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesinin görev alanı
- 5395 sayılı Kanun m.13 — Ceza sorumluluğu olmayan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı
- 5395 sayılı Kanun m.14 — Tedbir kararlarına karşı itiraz yolu
- 5237 sayılı TCK m.31 — Yaş küçüklüğü ve ceza sorumluluğu (7593 s.K. ile değişik)
- 5237 sayılı TCK m.188/3 — Madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde hapis cezası on beş yıldan az olamaz
Çocuklar hakkındaki uyuşturucu dosyaları yetişkinlerden tamamen farklı bir rejime tabidir ve bu rejim çok yeni bir değişiklik geçirdi. 7593 sayılı Kanun 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi; terminolojiden ceza indirimlerine kadar geniş çaplı düzenlemeler getirdi.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
👨👩👧 Çocuk ve Aile
- Çocuğum Uyuşturucu ile Yakalandı: Aile Yol Haritası
- Çocuğumu Uyuşturucu İşine Çektiler: Azmettirme
- Öğrenci Disiplin Süreci
- Yakınım Bağımlı: Tedaviye Zorlama
- Eşim Kullanıyor: Boşanma ve Velayet
⚖️ Suç ve Süreç
- Kullanmak İçin Bulundurma (TCK 191)
- Gözaltı: Süreler ve Haklar (CMK 91)
- Tutuklanma Riski (CMK 100)
- İkram Etmek Ticaret Suçu mu?
📋 Sonuçlar
7593 Sayılı Kanun: Ne Değişti?
Çocuk adalet sisteminde kapsamlı düzenlemeler içeren 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş, 17 Ağustos 2026 tarihinde onaylanmış ve 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanun; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklikler getirmiştir.
| Değişiklik | İçerik |
|---|---|
| Terminoloji | Mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ibaresi “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi |
| TCK m.31 | Yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirim oranları 12-15 ve 15-18 yaş grupları bakımından daraltıldı |
| TCK m.31 – yeni fıkra | Belirli ağır suçlar bakımından maddeye yeni fıkra eklendi |
| Yönlendirme tedbirleri | Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni tedbir türleri getirildi |
| Bildirim yükümlülüğü | Kamu davası açılması hâlinde Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim il veya ilçe müdürlüklerine bildirim |
| Çocuğun suçta kullanılması | İlgili yaptırımlar ağırlaştırıldı |
| 6136 sayılı Kanun m.13/A | Ateşli silahın özensiz muhafazası nedeniyle çocuğun eline geçmesi; bir yıldan üç yıla kadar hapis |
| Kabahatler Kanunu m.43/C | Bıçak ve benzeri aletlerin çocuklara satışına ilişkin yasaklar; belirli hükmü 1/12/2026’da yürürlüğe girecek |
Birinci satırdaki terminoloji değişikliğinin gerekçesi, ifadenin damgalayıcı etkisidir. Bazı maddelerde ise “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” ifadesi kullanılmıştır. Bu, sembolik görünse de çocuk adalet sisteminin yaklaşımını yansıtan bir değişikliktir.
İkinci satır ise doğrudan sonuç doğuran bir düzenlemedir. Yaş küçüklüğüne bağlı indirim oranları daraltıldığından, aynı fiil bakımından çocuklara verilecek cezalar önceki düzenlemeye göre artmıştır. Somut oranların dosyanın suç tarihine göre belirlenmesi gerekir; suç tarihi 18 Ağustos 2026 öncesinde kalan dosyalarda lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Bu son nokta savunma bakımından kritiktir. TCK m.7/2 uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunlar farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır. İndirim oranlarının daraltılması aleyhe bir düzenleme olduğundan, önceki tarihli fiiller bakımından eski oranların uygulanması gündeme gelir.
Yaş Grupları ve Ceza Sorumluluğu
Çocuk dosyalarında ilk belirlenecek husus yaştır ve bu, fiilin işlendiği tarihteki yaştır. Türk ceza hukuku çocukları üç gruba ayırır ve her grup için farklı rejim öngörür.
| Yaş grubu | Ceza sorumluluğu | Uygulanacak rejim |
|---|---|---|
| On iki yaşını doldurmamış | Yoktur | Ceza kovuşturması yapılamaz; koruyucu ve destekleyici tedbirler |
| On iki – on beş yaş arası | İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine bağlıdır | Yetenek yoksa tedbir; varsa indirimli ceza |
| On beş – on sekiz yaş arası | Vardır | İndirimli ceza |
İkinci satır uyuşturucu dosyalarında sıklıkla tartışılır. Bu yaş grubunda ceza sorumluluğu otomatik değildir; çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu araştırma uzman raporuyla yapılır.
Yeteneğin bulunmadığı sonucuna varılırsa ceza verilmez; çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilir. Bu, ailelerin bilmesi gereken önemli bir imkândır ve uzman incelemesinin talep edilmesini gerektirir.
Yaşın tespiti bakımından da dikkat gerekir. Nüfus kaydındaki yaş ile gerçek yaş arasında uyumsuzluk iddiası varsa, yaş tespiti için kemik yaşı incelemesi gündeme gelebilir. Bu, özellikle yaş sınırına yakın dosyalarda belirleyici olur.
Görevli Mahkeme ve Soruşturma Usulü
Çocuklar hakkındaki dosyalar genel ceza mahkemelerinde görülmez. 5395 sayılı Kanun m.26 uyarınca çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. Çocuk ağır ceza mahkemesi ise çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.
Uyuşturucu dosyalarına uygulandığında tablo şudur: TCK m.191 kapsamındaki kullanma dosyaları çocuk mahkemesinde, TCK m.188 kapsamındaki ticaret dosyaları ise çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.
Soruşturma aşamasında da özel bir usul vardır. 5395 sayılı Kanun m.15 uyarınca çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. Bu, soruşturmanın genel savcılık usulünden farklı yürütüldüğü anlamına gelir.
| Aşama | Çocuklarda | Yetişkinlerde |
|---|---|---|
| Soruşturma | Çocuk bürosu savcısı bizzat yürütür | Genel usul |
| Görevli mahkeme (TCK m.191) | Çocuk mahkemesi | Asliye ceza |
| Görevli mahkeme (TCK m.188) | Çocuk ağır ceza mahkemesi | Ağır ceza |
| Müdafi | Zorunlu | Belirli hâllerde zorunlu |
| Sosyal inceleme raporu | Düzenlenmesi istenebilir | Sosyal araştırma raporu talep edilebilir |
| Duruşma | Kapalı yapılır | Kural olarak açık |
| Kimlik ve görüntü | Yayımlanamaz | Genel kurallar |
Dördüncü satır özellikle vurgulanmalıdır: çocuklar bakımından müdafi bulundurulması zorunludur ve çocuğun istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Bu, ifade aşamasından itibaren geçerli bir güvencedir.
Çocuğunuz hakkında uyuşturucu isnadı varsa, ilk saatlerden itibaren müdafi desteği ve doğru tedbir talebi kritiktir. Bize ulaşın.
Tutuklama Otomatik Değildir
Çocuk dosyalarında ailelerin en büyük endişesi tutuklamadır. Burada temel ilke şudur: tutuklama otomatik bir sonuç değildir ve çocuklar bakımından son çare olarak değerlendirilmelidir.
Değerlendirmede çocuğun yaşı, isnat edilen fiilin niteliği, delil durumu, sosyal çevresi, kaçma veya delilleri etkileme riski ile daha hafif tedbirlerle amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı birlikte gözetilir. Adli kontrol tedbirleri bu bakımdan öncelikle değerlendirilmesi gereken alternatiflerdir.
| Ölçüt | Denetim sorusu |
|---|---|
| Yaş | Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi gözetilmiş mi? |
| Fiilin niteliği | TCK m.191 mi, m.188 mi isnat ediliyor? |
| Delil durumu | Delil karartma riski somut mu? |
| Sosyal çevre | Aile desteği ve okul durumu değerlendirilmiş mi? |
| Ölçülülük | Adli kontrolle amaca ulaşılabilir mi? |
| Sosyal inceleme raporu | Karar öncesinde alınmış mı? |
Beşinci satır savunmanın asıl talebidir. Adli kontrol kapsamında; belirli yerlere gitmeme, belirli kişilerle görüşmeme, eğitim kurumuna devam etme, tedavi veya rehabilitasyon programına katılma gibi yükümlülükler önerilebilir. Somut ve uygulanabilir bir adli kontrol önerisi sunulması, tutuklama talebine karşı en etkili savunmadır.
Altıncı satır ise usul bakımından denetlenmelidir. Sosyal inceleme raporu yalnızca formalite değildir; çocuğun ceza sorumluluğu, tedbirin türü, denetim planı ve yargılama sürecindeki yaklaşım bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Çocuğa Özgü Usul Güvenceleri
Yukarıda tutuklamanın otomatik olmadığı belirtildi. Kanun bunu genel bir ilke olarak bırakmamış; somut yasak ve zorunluluklar hâlinde düzenlemiştir. Bu hükümler, dosyanın ilk saatlerinden itibaren denetlenebilir niteliktedir.
5395 s.K. — Özgürlüğü Sınırlayan İşlemlerde Güvenceler
| Madde | Kural |
|---|---|
| m.16 | Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur; çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde ayrı bir düzenleme uygulanır |
| m.18 | Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir |
| m.20/1 | Adli kontrol tedbiri olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 uncu maddesinde sayılanlara ek olarak üç tedbir daha öngörülmüştür: belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak; belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek; belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak |
| m.20/2 | Tutuklama, ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda gündeme gelir |
| m.21 | On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez |
| m.22 | Çocuk, velisi, vasisi, görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, bakımını üstlenen aile ve kurum temsilcisi duruşmada hazır bulunabilir; mahkeme sorgu sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir |
Dördüncü satır, tutuklama kararlarının denetiminde belirleyicidir. Kanun burada bir sıra kurmuştur: önce adli kontrol denenir, ancak bundan sonuç alınamaz veya tedbire uyulmazsa tutuklama gündeme gelir. Bu nedenle çocuk hakkında doğrudan tutuklama kararı verilmişse, kararda adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olarak gösterilip gösterilmediği denetlenmelidir. Üçüncü satırdaki üç özel tedbir, uyuşturucu dosyalarında elverişli seçenekler sunar: belirli mekânlara gidememek ve belirli kişilerle ilişki kurmamak yükümlülükleri, iddianın dayandığı çevreyle bağın kesilmesini sağlayabileceğinden tutuklamaya alternatif olarak somut biçimde teklif edilebilir.
Beşinci satır mutlak bir yasaktır. On beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez. Bu nedenle isnadın hangi maddeye dayandığı ve o maddenin kanuni ceza üst sınırı ilk belirlenecek verilerdendir; yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan nitelendirme tartışması, bu yasak bakımından da doğrudan sonuç doğurur.
İkinci satırın pratik değeri
Kelepçe yasağı, uygulamada en çok tartışılan hükümlerden biridir. Kanun yasağı kural, önlem almayı ise zorunlu hâllere özgü istisna olarak düzenlemiştir. Bu nedenle çocuğa kelepçe takıldığı hâllerde, tutanakta hangi somut tehlikenin bulunduğunun gösterilmesi gerekir. Gerekçe içermeyen bir uygulama, ayrı bir şikâyet ve tazminat tartışmasının konusu olabilir.
Sosyal İnceleme: 7593 ile Değişen Hüküm
Yazının başında ele alınan 7593 sayılı Kanun, sosyal inceleme rejimini de değiştirmiştir. Bu değişiklik, çocuk dosyalarında savunmanın en çok yararlanabileceği araçlardan birine ilişkindir.
Sosyal İnceleme Zorunluluğu
| Durum | Kural |
|---|---|
| On beş yaşını doldurmamış çocuk | Sosyal inceleme yaptırılması zorunludur |
| On beş yaşını doldurmuş çocuk | Yaptırılmaması hâlinde gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir |
| Acele hâller | Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir |
Bu düzenleme savunmaya iki ayrı dayanak verir. Küçük yaş grubunda inceleme zorunlu olduğundan, yaptırılmadan kurulan bir hüküm bu yönüyle eksik inceleme itirazına konu olur. Büyük yaş grubunda ise inceleme yaptırılmaması gerekçe gösterme yükümlülüğü doğurur; iddianamede veya kararda böyle bir gerekçe yoksa bu eksiklik ileri sürülebilir. Ayrıca sosyal inceleme raporu yalnızca bir usul işlemi değildir: çocuğun aile ortamı, eğitim durumu, akran çevresi ve varsa bağımlılık süreci hakkında dosyaya giren tek bütüncül belgedir ve hem tedbir seçiminde hem de takdiri indirim değerlendirmesinde lehe unsur oluşturabilir. Bu nedenle rapor yaptırılmamışsa talep edilmesi yerinde olur.
Raporun içeriğine katkı sunulabilir. Sosyal inceleme, çocuk hakkında görevlendirilen uzman tarafından yapılır; ancak aile, incelemeye esas olacak belgeleri kendiliğinden sunabilir. Okul kayıtları ve rehberlik servisi görüşü, varsa tedavi ve danışmanlık evrakı, çocuğun düzenli katıldığı faaliyetlere ilişkin belgeler ve aile ortamına ilişkin bilgiler bu kapsamda değerlendirilir. Bu belgelerin incelemeden önce dosyaya girmesi, raporun daha eksiksiz hazırlanmasını sağlar. Aksi hâlde rapor yalnızca sınırlı bir görüşmeye dayanabilir ve çocuğun lehine olan olgular hiç yansımayabilir.
Son olarak bir süre farkı hatırlatılmalıdır: çocuğa yüklenen suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde denetim süresi üç yıldır. Bu, yetişkinler bakımından uygulanan süreden farklıdır ve çocuk dosyalarında beklenti yönetimi bakımından baştan bilinmelidir.
Tedbir Sistemi ve Yeni Yönlendirme Tedbirleri
Çocuk adalet sisteminin özü cezalandırma değil tedbirdir. 5395 sayılı Kanun m.13 uyarınca, Kanun’un 7. maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen durumlar hariç olmak üzere, adli süreçteki ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir; ancak hâkim zaruret gördüğü hâllerde duruşma yapabilir.
Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşü alınır, ilgililer dinlenebilir ve çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi istenebilir.
7593 sayılı Kanun bu alanda önemli bir yenilik getirmiştir. Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için yeni yönlendirme tedbirleri öngörülmüştür ve bu tedbirler arasında doğrudan bu silonun konusunu ilgilendiren bir başlık yer almaktadır.
| Yönlendirme tedbiri alanı | İçerik |
|---|---|
| Sosyal ve toplumsal hizmetler | Spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve kamu kurumlarında psikososyal gelişime katkı sağlayacak faaliyetler |
| Dijital risklerden korunma | Dijital ortamdan kaynaklanan risklere yönelik tedbirler |
| Kitap ve kütüphane | Okuma ve kütüphane faaliyetleri |
| Çevreye saygı ve çevre temizliği | Çevre bilinci faaliyetleri |
| Bağımlılıklardan korunma | Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile davranışsal bağımlılıklar |
Beşinci satır, uyuşturucu dosyalarında doğrudan uygulanabilecek bir tedbirdir ve savunma tarafından talep edilmelidir. Ceza sorumluluğu bulunmayan bir çocuk hakkında bu tedbire hükmedilmesi, hem çocuğun yararına hem de sürecin cezalandırıcı olmayan biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.
Sosyal ve toplumsal hizmetler kapsamındaki faaliyetlerin yirmi saatten üç yüz saate kadar uygulanabilmesine imkân tanınmıştır. Sürenin belirlenmesi somut olayın koşullarına göre yapılır.
Tedbir kararlarına karşı itiraz yolu da açıktır. 5395 sayılı Kanun m.14 uyarınca çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine itiraz edilebilir.
TCK m.191/2 Rejimi Çocuklarda Nasıl İşler?
Kullanma dosyalarında yetişkinler için öngörülen kamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi, çocuklar bakımından da gündeme gelir; ancak çocuk koruma rejimiyle birlikte değerlendirilir.
TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; gerekiyorsa tedaviye yönlendirme yapılır. Yükümlülüklere uyulması ve sürenin sorunsuz tamamlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; mahkûmiyet ve adli sicil kaydı doğmaz.
Çocuklar bakımından bu rejimin değeri daha da büyüktür. Adli sicil kaydının doğmaması, çocuğun eğitim hayatı, meslek seçimi ve gelecekteki başvuruları bakımından belirleyicidir. Bu nedenle sürecin sorunsuz tamamlanması için ailenin aktif desteği gerekir.
| Kalem | Çocuklarda önemi |
|---|---|
| Kamu davasının ertelenmesi | Dava açılmaz, damgalanma önlenir |
| Denetimli serbestlik | En az bir yıl; okul ve aile düzeniyle uyumlu planlanmalı |
| Tedaviye yönlendirme | Bağımlılık riski varsa erken müdahale |
| Sorunsuz tamamlanma | Adli sicil kaydı doğmaz |
| İhlalde ısrar | Kamu davası açılır |
| Yönlendirme tedbirleri | Ceza sorumluluğu yoksa ayrıca gündeme gelir |
İkinci satır ailenin sorumluluk alanıdır. Denetimli serbestlik yükümlülüklerinin okul takvimiyle çakışması, ulaşım güçlüğü veya bilgi eksikliği nedeniyle aksaması sık görülen bir sorundur. Bu aksaklıklar önlenebilir niteliktedir ve önlenmesi doğrudan çocuğun yararınadır.
Çocuğa Madde Verenlerin Sorumluluğu
Madalyonun diğer yüzü de vurgulanmalıdır. Çocuklar yalnızca isnat altında olan taraf değildir; çoğu zaman korunması gereken taraftır ve kanun bu yönde ağır yaptırımlar öngörür.
TCK m.188/3’ün ilgili cümlesi uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bedel alınıp alınmadığına bakılmaz.
Ayrıca çocuğun suçta araç olarak kullanılmasına ilişkin yaptırımlar 7593 sayılı Kanun ile ağırlaştırılmıştır. Çocuğun uyuşturucu işine yönlendirilmesi hâllerinde azmettirme hükümleri de gündeme gelebilir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Çocuğa madde verme veya satma | Hapis cezası on beş yıldan az olamaz (TCK m.188/3) |
| Çocuğun suçta kullanılması | İlgili yaptırımlar 7593 s.K. ile ağırlaştırıldı |
| Çocuğun suça yönlendirilmesi | Azmettirme hükümleri gündeme gelebilir |
| Kamu davası açılması | Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim müdürlüklerine bildirim |
Son satır 7593 sayılı Kanun’un getirdiği yeni bir yükümlülüktür: çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir. Bu, çocuğun eğitim ve sosyal desteğinin sürdürülmesini amaçlar.
Aile İçin Yol Haritası
| Sıra | Adım | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Derhâl müdafi ile iletişime geçmek | Çocuklarda müdafi zorunludur |
| 2 | Çocuğun fiil tarihindeki yaşını netleştirmek | Rejimi belirleyen ilk unsur |
| 3 | On iki – on beş yaş grubunda uzman incelemesi talep etmek | Ceza sorumluluğu otomatik değildir |
| 4 | Sosyal inceleme raporu düzenlenmesini istemek | Tedbir türü ve yaklaşımı etkiler |
| 5 | Tutuklama talebine karşı somut adli kontrol önerisi sunmak | Tutuklama son çaredir |
| 6 | Bağımlılıklardan korunma tedbirini talep etmek | 7593 s.K. ile getirilen yönlendirme tedbiri |
| 7 | TCK m.191/2 rejiminin işletilmesini istemek | Adli sicil kaydı doğmaması |
| 8 | Denetimli serbestlik takvimini okul düzeniyle uyumlamak | İhlal riskini azaltır |
| 9 | Suç tarihi 18/8/2026 öncesiyse lehe kanun değerlendirmesi istemek | İndirim oranları daraltıldı |
| 10 | Tedbir kararına itiraz süresini takip etmek | 5395 s.K. m.14 |
| 11 | Çocuğa madde verenler hakkında suç duyurusunda bulunmak | TCK m.188/3’te alt sınır on beş yıl |
| 12 | Okul disiplin sürecini ayrıca takip etmek | Ceza dosyasından bağımsız yürür |
Dokuzuncu satır bu yazının en güncel ve en çok gözden kaçacak kalemidir. 7593 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi 18 Ağustos 2026’dır; bu tarihten önce işlenen fiiller bakımından indirim oranlarının daraltılması aleyhe bir düzenleme olduğundan lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Altıncı satır ise yeni imkânın kullanılmasıdır. Bağımlılıklardan korunmaya yönelik yönlendirme tedbiri, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından hem koruyucu hem de sürecin cezalandırıcı olmayan biçimde sonuçlanmasına hizmet eden bir seçenektir; talep edilmesi gerekir.
On ikinci satır da atlanmamalıdır. Okul disiplin süreci ceza dosyasından bağımsız yürür ve kendi usul ve takvimine tabidir; ceza dosyasındaki olumlu bir gelişme okul sürecini kendiliğinden çözmez.
Sıkça Sorulan Sorular
7593 sayılı Kanun ne zaman yürürlüğe girdi?
Kanun 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilmiş, 17 Ağustos 2026 tarihinde onaylanmış ve 18 Ağustos 2026 tarihli, 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kabahatler Kanunu’na eklenen bir hükmün belirli kısmı 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecektir.
“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi değişti mi?
Evet. 7593 sayılı Kanun ile mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ifadesi damgalayıcı etkisi nedeniyle “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir; bazı maddelerde “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” ifadesi kullanılmıştır.
Ceza indirimleri değişti mi?
TCK m.31’de düzenlenen yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirim oranları, 12-15 ve 15-18 yaş grupları bakımından daraltılmıştır. Suç tarihi 18 Ağustos 2026 öncesinde kalan dosyalarda lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Çocuğumun yaşı on iki ile on beş arasında, ceza alır mı?
Bu yaş grubunda ceza sorumluluğu otomatik değildir. Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı uzman raporuyla araştırılır; yetenek yoksa ceza verilmez, tedbire hükmedilir.
Dava hangi mahkemede görülür?
5395 sayılı Kanun m.26 uyarınca çocuk mahkemesi, asliye ceza ve sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara; çocuk ağır ceza mahkemesi ise ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara bakar. TCK m.191 çocuk mahkemesinde, TCK m.188 çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.
Çocuğum tutuklanır mı?
Tutuklama otomatik bir sonuç değildir ve çocuklar bakımından son çare olarak değerlendirilir. Yaş, fiilin niteliği, delil durumu, sosyal çevre ve daha hafif tedbirlerle amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı birlikte gözetilir; somut bir adli kontrol önerisi sunulması en etkili savunmadır.
Yeni yönlendirme tedbirleri neler?
Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği ile tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile davranışsal bağımlılıklardan korunma alanlarında tedbirler öngörülmüştür.
Sosyal ve toplumsal hizmet ne kadar sürer?
Sosyal ve toplumsal hizmetler kapsamında çocukların spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve kamu kurumlarında psikososyal gelişimlerine katkı sağlayacak faaliyetlerde bulunmaları öngörülmüş olup, bu faaliyetler yirmi saatten üç yüz saate kadar uygulanabilir.
Tedbir kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. 5395 sayılı Kanun m.14 uyarınca çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır; itiraz, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.
Çocuğuma uyuşturucu veren kişi ne ceza alır?
TCK m.188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bedel alınıp alınmadığına bakılmaz.
📚 İlgili Rehberler
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Çocuğum Uyuşturucu ile Yakalandı: Aile Yol Haritası
- Çocuğumu Uyuşturucu İşine Çektiler: Azmettirme (TCK 38)
- Uyuşturucudan Yakalanan Öğrenci: Disiplin Süreci
- Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma (TCK 191)
- Arkadaşıma İkram Ettim: Paylaşmak Ticaret Suçu mu?
Çocuğunuz hakkındaki uyuşturucu dosyası, tedbir talepleri ve lehe kanun değerlendirmesi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


