📜 Dayanak Mevzuat
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
- 5237 sayılı TCK m.188/3 — Ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi; on yıldan az olmamak üzere hapis
- 5237 sayılı TCK m.191/1 — Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma; iki yıldan beş yıla kadar hapis
- 5237 sayılı TCK m.188/3 – çocuk — Uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde hapis cezası on beş yıldan az olamaz
- 5237 sayılı TCK m.190/1 — Kullanılmasını kolaylaştırma; beş yıldan on yıla kadar hapis
- 5237 sayılı TCK m.192 — Etkin pişmanlık
- 5237 sayılı TCK m.37-39 — Faillik, azmettirme ve yardım etme
- 5237 sayılı TCK m.3/1 — Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur
- 5271 sayılı CMK m.217/2 — Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir
Uyuşturucu hukukunun en sert ve en az bilinen kuralı budur: para almadan vermek de suçtur. Kanun “başkalarına verme” fiilini satmayla aynı fıkrada, aynı cezayla düzenlemiştir. Tek ciddi tartışma, birlikte ve aynı anda tüketmek üzere yapılan ikramın bu kapsama girip girmediğidir.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
⚖️ Ticaret – Kullanma Ayrımı
- Kullanma (TCK 191) ile Ticaret (TCK 188) Ayrımı
- Satın Alırken Yakalandım: 188 mi 191 mi?
- Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188)
- Kolaylaştırma ve Özendirme (TCK 190)
👥 Çevre ve Üçüncü Kişiler
- Çocuğumu Uyuşturucu İşine Çektiler: Azmettirme
- Kiracım Uyuşturucu Kullanıyor: Ev Sahibi Sorumluluğu
- İçeceğime Bir Şey Katıldı: Mağdurun Hakları
- Örgüt İddiası ve Üç Kişi Kuralı
🚔 Yakalanma Sonrası
Kural: Bedelsiz Vermek de TCK m.188/3 Kapsamındadır
TCK m.188/3, ticaret fiillerini sayarken “satan” ifadesinin yanına “başkalarına veren” ifadesini de koymuştur. Kanun metninde bir bedel şartı aranmaz. Dolayısıyla uyuşturucu maddeyi kazanç amacı olmaksızın, hiçbir bedel almadan başkasına vermek de bu seçimlik hareketi oluşturur ve on yıldan az olmamak üzere hapis cezası gerektirir.
Bu kural uygulamada şaşkınlık yaratır. “Ben satmadım ki, arkadaşıma verdim” savunması, kanun metni karşısında tek başına sonuç doğurmaz. Kanunun cezalandırdığı eylemler yalnızca para karşılığı satmakla sınırlı değildir.
Aynı şekilde “temin etme” de geniş kapsamlı bir seçimlik harekettir: maddenin kaynağını sağlamak, bulmak, tedarik etmek veya bir kişiye ulaştırmak bu kapsamda değerlendirilir. Kendi kişisel ihtiyacı için kullanacak bir kimseye uyuşturucu madde temin etme fiili de “başkasına verme” olarak nitelendirilir.
| Fiil | Bedel alındı mı? | Nitelendirme |
|---|---|---|
| Para karşılığı satma | Evet | TCK m.188/3 – satma |
| Bedelsiz olarak müstakilen verme | Hayır | TCK m.188/3 – başkalarına verme |
| Bulup getirme, ulaştırma | Fark etmez | TCK m.188/3 – temin etme |
| Kendi kullanımı için bulundurma | — | TCK m.191/1 |
| Birlikte ve aynı anda tüketmek üzere ikram | Hayır | Tartışmalı; aşağıda ele alınmaktadır |
Beşinci satır bu yazının asıl konusudur ve hukukumuzda üzerinde en çok tartışılan meselelerden biridir.
Birlikte Kullanma İstisnası: Tartışmanın Merkezi
Öğretide ve uygulamada, içme amacıyla bir miktar uyuşturucunun başkasına ikram edilmesi hâli ayrıca ele alınmıştır. Bu, çok hassas bir değerlendirme gerektiren konudur ve görüşler bölünmüştür.
Bir görüşe göre, failin başkalarına uyuşturucu devretme iradesinin açık olduğu durumlarda TCK m.188/3’teki “başkasına vermek” fiilinden dolayı cezalandırma gerekir; zira belli zaman aralıklarıyla ve belli sıklıkta arkadaşlarına uyuşturucu madde temin eden kişi, satan kişiler kadar toplum sağlığı bakımından tehlike oluşturur.
Karşı görüşe göre ise, başkasına ikram ederek birlikte kullanılması hâlinde TCK m.188/3’teki “başkalarına vermek” fiili oluşmaz; bu durumda yalnızca TCK m.191’deki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu oluşur.
Konu Yargıtay’a da intikal etmiştir. Bir kararda, sanığın kendisine ait uyuşturucu maddeyi arkadaşlarıyla birlikte içmekten ibaret eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık ikram ve birlikte kullanım tartışmasının yaşandığı bazı olaylarda Yargıtay, TCK m.188/3 yönünden daha detaylı inceleme yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Yargıtay içtihadının bu konuda kendi içinde çelişkili olduğu doktrinde açıkça belirtilmektedir.
Doktrinde ayrıca şu eleştiri yapılmaktadır: herhangi bir yerden kullanım amacıyla temin ettiği az miktarda uyuşturucuyu birlikte kullanım maksadıyla üçüncü kişiye veren şahıs hakkında uyuşturucu ticareti ile aynı yönde yaptırım uygulanması ve on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmedilmesi, suç ve cezanın orantılılığı ilkesine ve ilgili maddenin amacına aykırı sonuçlar doğurmaktadır.
Kilit Ölçüt: Devir Müstakil mi?
Bu tartışmada belirleyici olan ölçüt, devrin niteliğidir. Kararların gerekçelerinde devrin müstakilen olup olmaması belirleyici önemdedir.
Bedelsiz bir şekilde, kullanmak amacı dışında başkasına müstakilen bırakılan veya teslim edilen madde temin veya başkasına verme suçunu oluşturur. Buna karşılık birlikte aynı anda tüketilmek üzere yapılan ikram farklı değerlendirilebilir. Failin uyuşturucu maddeyi arkadaşlarıyla aynı anda ve birlikte tüketmek amacıyla kullanması hâlinde kastı başkalarına verme veya temin etme değildir.
| Senaryo | Devir müstakil mi? | Muhtemel nitelendirme |
|---|---|---|
| Aynı ortamda birlikte içme | Hayır | TCK m.191 yönünde değerlendirilebilir |
| Bir miktar ayırıp cebine koyması için verme | Evet | TCK m.188/3 – başkalarına verme |
| Birlikte kullandıktan sonra artan kısmın bırakılması | Evet | Müstakil devir oluşur |
| Failin ortamdan ayrılıp maddeyi bırakması | Evet | Müstakil devir oluşur |
| Eve veya başka yere götürmesi için verme | Evet | TCK m.188/3 |
| Ortaklaşa para koyup birlikte satın alma | Ayrıca değerlendirilir | Somut olaya göre |
Üçüncü ve dördüncü satırlar özellikle dikkat gerektirir. Birlikte kullanma savunması, kullanımın fiilen birlikte ve aynı anda gerçekleşmesine bağlıdır. Madde birlikte kullanıldıktan sonra artan kısmın başkasına bırakılması ya da failin ortamdan ayrılması hâlinde artık müstakil devir söz konusu olur ve savunma bu noktadan itibaren geçerliliğini yitirebilir.
Bu nedenle olayın zaman çizgisi dosyada ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır: madde ne zaman, nerede, kim tarafından getirildi; kimler hangi anda birlikte bulundu; kullanım fiilen gerçekleşti mi; kalan madde ne oldu.
Paylaşma veya ikram iddiasıyla karşı karşıyaysanız, nitelendirmenin doğru yapılıp yapılmadığı için bize ulaşın.
Miktar Birlikte Kullanma Savunmasını Sınırlar
Birlikte kullanma savunmasının en zayıf noktası miktardır. Ele geçirilen madde, bir defalığına birlikte tüketilebilecek miktarın çok üzerindeyse savunma inandırıcılığını yitirir.
Yargıtay kararlarında bu değerlendirme açıkça yapılmaktadır. Bir olayda, sanığın çevresindekilere esrar vermeyi alışkanlık hâline getirdiği ve ele geçirilen brüt on altı gram, net dokuz virgül altı gram esrarın bir kullanımlığın çok üzerinde bir miktar olduğu; bu nedenle bir defalığına birlikte içmek üzere getirildiğinin kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiştir.
| Olgu | Birlikte kullanma savunması yönünde | Müstakil devir yönünde |
|---|---|---|
| Miktar | Bir oturumda birlikte tüketilebilecek kadar | Bir kullanımlığın çok üzerinde |
| Süreklilik | Tek seferlik bir olay | Belli aralıklarla ve sıklıkla tekrarlanma |
| Paketleme | Tek parça hâlinde | Ayrı ayrı porsiyonlanmış |
| Fiili kullanım | Birlikte tüketim gerçekleşmiş | Karşı tarafa verilip kullanılmamış |
| Ortamdan ayrılma | Kullanım aynı ortamda tamamlanmış | Madde bırakılıp gidilmiş |
| Bedel | Hiçbir bedel yok | Bedel veya karşılık iddiası var |
İkinci satır özellikle önemlidir. Tek seferlik bir ikram ile düzenli olarak çevresine madde sağlama arasındaki fark, hem nitelendirme hem de ceza tayini bakımından belirleyicidir. Süreklilik iddiası varsa, bunun somut delillerle ortaya konulup konulmadığı denetlenmelidir; tanık beyanlarının istikrarı ve destekleyici delil bulunup bulunmadığı bu noktada sorgulanır.
Ortaklaşa Satın Alma Senaryosu
Uygulamada sık karşılaşılan bir başka senaryo, birden fazla kişinin para koyarak ortaklaşa madde satın alması ve birlikte kullanmasıdır. Bu durumda kimin hangi fiili işlediği ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay kararlarında bu tür olaylara rastlanmaktadır. Bir kararda; sanıkların içmek amacıyla uyuşturucu almaya karar vererek birlikte satın aldıkları, birlikte bulundukları ortamda aldıklarının bir kısmını birlikte içtikleri, sonradan katılan arkadaşlarıyla da aynı ortamda kullandıkları, kalan kısmı da birlikte kullanacak olmalarına rağmen yakalanmaları üzerine kullanamadıkları; savunmalarının aksini gösterir biçimde maddeyi satmak amacıyla getirdikleri veya başkasının içmesi için temin ettikleri yönünde delil bulunmadığı değerlendirilmiştir.
| Unsur | Denetim sorusu |
|---|---|
| Ortak karar | Birlikte kullanmak üzere alma kararı var mı? |
| Ortak bedel | Herkes katkı sağladı mı? |
| Fiili birlikte kullanım | Aynı ortamda tüketim gerçekleşti mi? |
| Miktar | Ortak kullanıma uygun mu? |
| Satış kastı delili | Aksini gösteren somut delil var mı? |
| Kalan madde | Kim üzerinde, ne amaçla bulunuyordu? |
Beşinci satır savunmanın dayanak noktasıdır. Birlikte kullanma savunmasının aksini gösterir delil bulunmaması hâlinde, eylemin kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülebilir. Bu nedenle iddianamedeki satış kastı iddiasının hangi somut delile dayandığı sorgulanmalıdır.
Kim Fail, Kim Şerik? İştirak Kuralları (TCK m.37-40)
Ortaklaşa alım ve birlikte kullanım senaryolarında asıl soru çoğu zaman "suç var mı" değil, kimin hangi sıfatla sorumlu olduğudur. Türk Ceza Kanunu bunu dört maddede düzenler ve kişiler arasındaki rol farkı, ceza bakımından çok büyük fark doğurur.
TCK m.37-40 — Sorumluluk Sıfatları
| Madde | Sıfat | Kural |
|---|---|---|
| m.37/1 | Müşterek fail | Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu olur |
| m.37/2 | Dolaylı fail | Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail sayılır; kusur yeteneği olmayanları araç olarak kullananın cezası üçte birden yarısına kadar artırılır |
| m.38 | Azmettiren | Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır |
| m.39 | Yardım eden | Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir; ancak verilecek ceza sekiz yılı geçemez |
| m.40 | Bağlılık kuralı | Her kişi kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır; iştirakten sorumluluk için suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir |
Yardım etmenin sınırı: hâkimiyet kurulmaması
Müşterek faillik ile yardım etme arasındaki ayrım fiil üzerinde hâkimiyet ölçütüne dayanır. Yardım eden kişi suç üzerinde hâkimiyet kurmaz; yalnızca icrayı kolaylaştırır. Kanun yardım etme hâllerini de sayar: suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek ya da fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek; suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak; suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Paylaşma dosyasındaki karşılığı somuttur. Ortak alım senaryosunda para koyan, temin edeni götüren, buluşma yerini ayarlayan veya iletişimi kuran kişilerin her biri farklı bir sıfata girebilir. Kanuni tanımdaki fiili — satın alma, kabul etme, bulundurma, başkalarına verme — birlikte gerçekleştirenler müşterek fail sayılırken; yalnızca kolaylaştırıcı bir katkı sunan kişi yardım eden olarak sorumlu tutulabilir ve bu, cezanın yarısının indirilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle iddianamede herkesin aynı sıfatla gösterilmiş olması tek başına bağlayıcı değildir; her sanığın somut katkısının ayrı ayrı ortaya konması istenmelidir.
Bağlılık kuralının iki yönü
Kırkıncı madde iki noktada belirleyicidir. Birincisi, suçun işlenişine iştirak eden her kişinin, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılmasıdır. Yani bir sanık hakkında etkin pişmanlık veya başka bir kişisel sebep uygulanması, diğerlerinin durumunu kendiliğinden değiştirmez; her sanık kendi fiili üzerinden değerlendirilir.
İkincisi, iştirakten sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerektiğidir. Konuşma aşamasında kalmış, icraya başlanmamış bir plan bakımından iştirak sorumluluğu doğmaz. Mesajlaşma kayıtlarına dayanan dosyalarda bu ölçüt ayrıca tartışılmalıdır: yazışmanın hangi noktada icra hareketine dönüştüğü gösterilmelidir.
Son olarak dolaylı faillik hükmü hatırlatılmalıdır. Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail sayılır; kusur yeteneği bulunmayan kişilerin araç olarak kullanılması hâlinde ise ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu hüküm, maddeyi bizzat teslim etmeyip başkası aracılığıyla ulaştıran kişiler bakımından gündeme gelir.
Çocuğa Verme: Ayrı ve Çok Ağır Bir Hâl
Bu başlık ayrıca ve özellikle vurgulanmalıdır. TCK m.188/3’ün devamında yer alan hükme göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
Bu, maddenin alt sınırını on yıldan on beş yıla çıkaran bir düzenlemedir ve bedel alınıp alınmadığına bakılmaz. “Arkadaşımdı, ikram ettim” savunması, karşı tarafın çocuk olduğu hâllerde çok daha ağır bir tabloyla karşılaşır.
Ayrıca çocuğun uyuşturucu işine yönlendirilmesi hâlinde azmettirme hükümleri ve başka suç tipleri de gündeme gelebilir. Bu nedenle karşı tarafın yaşı, dosyanın ilk belirlenecek unsurlarındandır.
| Karşı tarafın durumu | Ceza alt sınırı | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetişkin | On yıldan az olmamak üzere | TCK m.188/3 |
| Çocuk | On beş yıldan az olamaz | TCK m.188/3 ilgili cümle |
| Birlikte kullanma kabul edilirse | İki yıldan beş yıla kadar | TCK m.191/1 |
TCK m.190 ile İlişkisi: Kolaylaştırma
Paylaşma senaryolarında bazen üçüncü bir madde de gündeme gelir. TCK m.190, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma fiillerini düzenler ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörür.
Bu madde, maddeyi bizzat vermeyip kullanımı kolaylaştıran davranışları hedefler: kullanmak için yer sağlamak, düzenek hazırlamak, kullanmayı kolaylaştıracak diğer imkânları sunmak gibi. Örneğin evinde arkadaşlarının uyuşturucu kullanmasına yer sağlayan kişi bakımından bu hüküm tartışılabilir.
| Fiil | Uygulanabilecek madde | Ceza |
|---|---|---|
| Maddeyi müstakilen verme | TCK m.188/3 | On yıldan az olmamak üzere |
| Kullanmak için yer sağlama, düzenek hazırlama | TCK m.190/1 | Beş yıldan on yıla kadar |
| Alenen özendirme | TCK m.190/2 | Kendi hükmüne göre |
| Birlikte kullanma | TCK m.191/1 | İki yıldan beş yıla kadar |
Bu üç maddenin sınırları somut olaya göre belirlenir ve aynı olayda birden fazla nitelendirme tartışılabilir. Savunma bakımından önemli olan, iddianamedeki nitelendirmenin hangi somut fiile dayandırıldığının açıkça ortaya konulmasını talep etmektir.
Etkin Pişmanlık ve Beyanın Sınırı
Paylaşma dosyalarında etkin pişmanlık ayrı bir öneme sahiptir; çünkü fail hem maddeyi aldığı kişiyi hem de verdiği kişiyi bilir.
TCK m.192 kapsamında fail; kendisinin maddeyi aldığı, verdiği veya vereceği kimseyi söylemesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Bir başkasına teslim etmek üzere hareket eden şahsın, yakalandıktan sonra maddenin sahibini bildirmesi hâlinde de bu hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmektedir.
Buna karşılık etkin pişmanlığın bir sınırı vardır. Evinde, işyerinde veya sair yerlerde yakalanan uyuşturucu madde dışında, başkaca uyuşturucu maddenin varlığından bahisle kolluk görevlilerine bu maddelerin teslim edilmesi, tek başına etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına sebebiyet vermez. Yani “başka yerde de madde var” demek, kurumun uygulanması için yeterli değildir.
| Davranış | Etkin pişmanlık kapsamında mı? |
|---|---|
| Maddeyi aldığı kişiyi bildirme | Evet |
| Maddeyi verdiği veya vereceği kişiyi bildirme | Evet |
| Suç ortağının yakalanmasına katkı | Evet, indirim yönünden |
| Yakalanan madde dışında başka madde teslimi | Tek başına yeterli değildir |
| Yalnızca kendi fiilini kabul etme | Hayır |
Bu kurumun kullanılması bir tercih meselesidir. Beyan, aynı zamanda kişinin maddeyi verdiğini kabul etmesi anlamına gelir; nitelendirme tartışması hâlâ sürüyorsa bu kabul aleyhe kullanılabilir. Beyanın kapsamı ve zamanlaması müdafi ile birlikte belirlenmelidir.
Karşı Tarafın Beyanı: Dosyanın En Kırılgan Delili
Paylaşma dosyalarında iddianın temeli çoğu zaman maddeyi alan kişinin beyanıdır. “Bana o verdi” ifadesi, veren konumundaki kişi bakımından tek başına belirleyici görünse de, delil değeri ayrıca denetlenmelidir.
Bu beyanı veren kişinin kendi hukuki durumu, beyanın güvenilirliğini doğrudan etkiler. Kendisi de aynı olayda şüpheli konumundaysa ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı hedefliyorsa, menfaat ilişkisi bulunduğu ileri sürülebilir. Bu husus dosyada açıkça tartışılmalıdır.
| Denetim noktası | Sorulacak soru |
|---|---|
| İstikrar | Beyan kollukta, savcılıkta ve mahkemede aynı mı? |
| Menfaat ilişkisi | Beyan sahibi etkin pişmanlıktan yararlanmayı mı hedefliyor? |
| Kendi konumu | Beyan sahibi aynı olayda şüpheli mi? |
| Destekleyici delil | Beyanı doğrulayan başka delil var mı? |
| Beyanın alınma koşulları | Müdafi hazır bulundu mu? |
| Çelişki | Diğer tanık beyanlarıyla uyumlu mu? |
Dördüncü satır belirleyicidir. Tek bir beyana dayanan ve başka delille desteklenmeyen bir iddianın, on yıldan az olmamak üzere hapis gerektiren bir suçun sübutuna yeterli olup olmadığı ayrıca sorgulanmalıdır. Aramanın hukuka uygunluğu, ekspertiz raporu ve dijital deliller gibi bağımsız delillerin bulunup bulunmadığı bu noktada önem kazanır.
Beşinci satır bakımından CMK m.148/3 hatırlatılmalıdır: yasak usullere göre elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilmez. Beyanın hangi koşullarda alındığı denetlenmeli, gerekiyorsa tanığın duruşmada yeniden dinlenmesi talep edilmelidir.
Paylaşma Dosyasında Kontrol Listesi
| Sıra | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Karşı taraf çocuk mu? | Alt sınır on beş yıla çıkar |
| 2 | Devir müstakil mi, birlikte kullanım mı? | Nitelendirmenin kilit ölçütü |
| 3 | Kullanım fiilen aynı ortamda gerçekleşti mi? | Birlikte kullanma savunmasının şartı |
| 4 | Kalan madde ne oldu, kimde kaldı? | Müstakil devir tartışması |
| 5 | Miktar bir oturumda tüketilebilecek düzeyde mi? | Savunmanın inandırıcılığı |
| 6 | Süreklilik iddiası somut delille destekleniyor mu? | Alışkanlık hâline getirme iddiası |
| 7 | Bedel alındığı iddiası var mı, dayanağı nedir? | Satma fiili tartışması |
| 8 | Ortaklaşa satın alma söz konusu mu? | Herkesin katkısı ayrı değerlendirilir |
| 9 | İddianamedeki nitelendirme hangi somut fiile dayanıyor? | Savunmanın hedefini belirler |
| 10 | Etkin pişmanlık koşulları değerlendirildi mi? | TCK m.192 |
İkinci, üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır; bu üçü birlikte devrin niteliğini belirler. Zaman çizgisinin dosyada ayrıntılı biçimde ortaya konulması, bu üç kontrolün de dayanağını oluşturur.
Birinci satır ise her şeyden önce gelir. Karşı tarafın çocuk olduğu hâllerde tablo tümüyle değişir ve savunma stratejisinin baştan buna göre kurulması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Para almadan arkadaşıma uyuşturucu vermek suç mu?
Evet. TCK m.188/3’te “başkalarına veren” ifadesi yer alır ve bedel şartı aranmaz. Uyuşturucu maddeyi kazanç amacı olmaksızın başkasına vermek de bu seçimlik hareketi oluşturur ve on yıldan az olmamak üzere hapis cezası gerektirir.
Birlikte içmek üzere ikram ettim, yine ticaret suçu mu olur?
Bu konu tartışmalıdır. Bir görüşe göre ikram ederek birlikte kullanma hâlinde TCK m.188/3’teki fiil oluşmaz ve yalnızca TCK m.191 uygulanır. Yargıtay bir kararında kendisine ait maddeyi arkadaşlarıyla birlikte içmekten ibaret eylemi kullanma suçu saymış; başka kararlarda ise daha detaylı inceleme gerektiğine hükmetmiştir.
Bu tartışmada belirleyici olan nedir?
Devrin müstakil olup olmamasıdır. Bedelsiz de olsa başkasına müstakilen bırakılan veya teslim edilen madde temin veya başkasına verme suçunu oluşturur; birlikte aynı anda tüketilmek üzere yapılan ikram ise farklı değerlendirilebilir.
Birlikte kullandıktan sonra kalanı arkadaşıma bıraktım, fark eder mi?
Evet. Madde birlikte kullanıldıktan sonra artan kısmın başkasına bırakılması ya da failin ortamdan ayrılması hâlinde artık müstakil devir söz konusu olur ve birlikte kullanma savunması bu noktadan itibaren geçerliliğini yitirebilir.
Miktar bu savunmayı etkiler mi?
Evet. Ele geçirilen madde bir defalığına birlikte tüketilebilecek miktarın çok üzerindeyse savunma inandırıcılığını yitirir. Yargıtay kararlarında bir kullanımlığın çok üzerindeki miktarların birlikte içmek üzere getirildiğinin kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Verdiğim kişi çocuksa ne olur?
TCK m.188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bedel alınıp alınmadığına bakılmaz.
Ortaklaşa para koyup aldık ve birlikte kullandık, durumumuz ne?
Bu senaryoda herkesin katkısı ayrı değerlendirilir. Yargıtay kararlarında, birlikte kullanmak üzere satın alınan ve aynı ortamda birlikte tüketilen maddede satış kastını gösterir delil bulunmaması hâlinde eylemin kullanma suçu kapsamında değerlendirildiği görülmektedir.
Evimde arkadaşlarım kullandı, ben vermedim. Sorumlu olur muyum?
Maddeyi vermemiş olmak TCK m.188/3’ü devre dışı bırakır; ancak TCK m.190 kapsamındaki kullanılmasını kolaylaştırma fiilleri ayrıca tartışılabilir. Bu madde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörür.
Kimden aldığımı söylersem cezam azalır mı?
TCK m.192 kapsamında fail, maddeyi aldığı, verdiği veya vereceği kimseyi söylemesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Ancak yakalanan madde dışında başkaca maddenin varlığından bahisle teslim, tek başına bu hükmün uygulanmasına sebebiyet vermez.
Bu konuda içtihat neden bu kadar değişken?
Doktrinde Yargıtay içtihadının bu konuda kendi içinde çelişkili olduğu açıkça belirtilmektedir. Ayrıca az miktarda maddeyi birlikte kullanım amacıyla veren kişiye ticaretle aynı yaptırımın uygulanmasının orantılılık ilkesine aykırı sonuçlar doğurduğu eleştirisi yapılmaktadır.
📚 İlgili Rehberler
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Uyuşturucu Satın Alırken Yakalandım: 188 mi 191 mi?
- Kullanma (TCK 191) ile Ticaret (TCK 188) Ayrımı
- Uyuşturucu Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme (TCK 190)
- Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK 192)
- Çocuğumu Uyuşturucu İşine Çektiler: Azmettirme (TCK 38)
Paylaşma, ikram veya temin iddiasında nitelendirme tartışması için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


