📜 Dayanak Mevzuat
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
- 5237 sayılı TCK m.191/1 — Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da kullanan kişi; iki yıldan beş yıla kadar hapis
- 5237 sayılı TCK m.188/3 — Ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi; on yıldan az olmamak üzere hapis
- 5237 sayılı TCK m.191/2 — Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik
- 5237 sayılı TCK m.192 — Etkin pişmanlık; resmî makamlar haber almadan önce bildirimde cezasızlık
- 5237 sayılı TCK m.35 — Suça teşebbüs
- 5237 sayılı TCK m.37-39 — Faillik, azmettirme ve yardım etme
- 5271 sayılı CMK m.217/2 — Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir
- 5271 sayılı CMK m.148/3 — Yasak usullerle elde edilen ifadeler delil olarak değerlendirilemez
“Satın alma” fiili hem TCK m.188/3’te hem de m.191/1’de sayılmıştır. Aynı hareket, biri iki yıldan beş yıla, diğeri on yıldan az olmamak üzere hapis gerektiren iki ayrı maddeye girebilir. Ayrımı yapan tek unsur kastın yönüdür: madde kullanmak için mi alındı?
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
⚖️ Ticaret – Kullanma Ayrımı
- Kullanma (TCK 191) ile Ticaret (TCK 188) Ayrımı
- Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188)
- Kullanmak İçin Bulundurma (TCK 191)
- Ekspertiz Raporu: Brüt, Net, Saflık
🔍 Delil ve Beyan
- “Ondan Aldım” Beyanının Delil Değeri
- Dijital Deliller: Mesaj, IP, Dinleme
- Gizli Soruşturmacı ve Ajan Provokatör
- Arama Kararı Olmadan Bulunan Uyuşturucu
🚔 Yakalanma Sonrası
Aynı Fiil, İki Ayrı Madde
Uyuşturucu hukukunun en şaşırtıcı yanlarından biri budur: satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri hem TCK m.188/3’te hem de m.191/1’de yer alır. Yani kanun aynı hareketleri iki farklı maddede, çok farklı cezalarla düzenlemiştir.
TCK m.191/1 şöyledir: kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. TCK m.188/3 ise ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişiyi on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırır.
Metinleri yan yana koyduğumuzda tek fark görülür: m.191/1’in başındaki “kullanmak için” ibaresi. Bu üç kelime, iki yıl ile on yıl arasındaki farkı yaratır.
| Fiil | TCK m.191/1 | TCK m.188/3 |
|---|---|---|
| Satın alma | Var (kullanmak için) | Var |
| Kabul etme | Var (kullanmak için) | Var |
| Bulundurma | Var (kullanmak için) | Var |
| Kullanma | Var | Yok |
| Satma, satışa arz etme | Yok | Var |
| Başkalarına verme | Yok | Var |
| Sevk etme, nakletme, depolama | Yok | Var |
| Ayırt edici unsur | Kullanmak için | Bu amaç dışındaki her hâl |
Buradan çıkan sonuç şudur: satın alma fiili tek başına hiçbir şey söylemez. Belirleyici olan, satın almanın hangi amaçla yapıldığıdır. Bu nedenle “satın alırken yakalandım” ifadesi, hukuki durumu ortaya koymaz; asıl soru kastın nasıl ispatlanacağıdır.
Kastın İspatı: Dosyanın Merkezi
Kast, kişinin zihnindeki bir olgudur ve doğrudan gözlemlenemez. Bu nedenle ceza yargılamasında kast, dış dünyaya yansıyan olgular üzerinden belirlenir. Uyuşturucu dosyalarında bu olgular bellidir ve Yargıtay bunları birlikte değerlendirmeyi gerektirir.
| Olgu | Kullanmak için satın alma yönünde | Ticaret amaçlı satın alma yönünde |
|---|---|---|
| Miktar | Kısa süreli kişisel kullanıma uygun | Kişisel tüketimi belirgin şekilde aşan |
| Paketleme | Tek parça hâlinde | Satışa hazır dozlar, fişekleme |
| Yardımcı materyal | Kullanım aparatı | Hassas terazi, paketleme malzemesi |
| Madde çeşitliliği | Tek tür | Birden fazla tür bir arada |
| Ödenen bedel | Gelirle uyumlu | Gelirin çok üzerinde |
| Alım sıklığı | Seyrek | Düzenli ve sık alım |
| Kullanıcı olup olmadığı | Tedavi kayıtları, tahlil geçmişi | Bağımlılığa dair kayıt bulunmaması |
| Davranışsal göstergeler | Böyle bir hareketliliğin bulunmaması | Müşteri trafiği, yoğun telefon, para akışı |
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında, kullanım ile ticaret ayrımında yalnızca miktara bakılamayacağı; paketleme şekli, satışa elverişli fişekleme, sanığın ekonomik durumu, yakalanma biçimi ve delil bütünlüğü gibi unsurların birlikte ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca küçük miktarda, tek parça ve hassas terazi gibi araçlar olmadan ele geçirilen maddenin genellikle kullanmak için bulundurma olarak kabul edildiği belirtilmektedir.
Savunma bakımından buradan somut bir görev doğar: kastın kullanıma yönelik olduğunu gösteren her olgu belgeyle desteklenmelidir. Tedavi kayıtları, önceki denetimli serbestlik dosyaları, tahlil geçmişi, gelir belgeleri ve varsa bağımlılık raporları dosyaya sunulmalıdır.
Zilyetlik Geçmiş mi? Kabul Etme Fiilinin Şartı
Satın alma senaryolarında sıkça karşılaşılan bir durum, kişinin madde eline geçmeden yakalanmasıdır. Bu noktada teknik bir ayrım devreye girer.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmekten söz edilebilmesi için maddenin fiili zilyetliğe geçirilmiş olması gerekir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin zilyetliğinin faile geçirilmesi hususundaki anlaşmanın varlığı bu bakımdan yeterli değildir.
Yani “alacaktım ama daha elime geçmemişti” savunması hukuken anlamlıdır ve dosyada tartışılmalıdır. Bu durumda tamamlanmış bir kabul etme fiilinden söz edilemez; koşulları varsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
| Durum | Değerlendirme |
|---|---|
| Madde teslim alındı, üzerinde ele geçirildi | Fiili zilyetlik geçmiştir |
| Para verildi ancak madde teslim edilmedi | Zilyetlik geçmemiştir; tamamlanmış kabul etme yoktur |
| Anlaşma yapıldı, buluşma öncesi yakalandı | Anlaşmanın varlığı tek başına yeterli değildir |
| Madde bırakılan yerden alınmadan yakalandı | Fiili zilyetliğin geçip geçmediği tartışılır |
| Madde atıldı veya imha edilmeye çalışıldı | Önceden zilyetlik bulunduğu ileri sürülebilir |
Bu tabloyu tamamlayan bir başka Yargıtay yaklaşımı da devir alma bakımından geçerlidir: devir alma kullanma amacına yönelikse ve devralınan madde miktarı da içmek için devir alındığı yolundaki savunmayı doğrular miktarda ise, eylemin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulü gerekir. Buna karşılık kullanmak amacı dışında bir başka amaçla kabul edilmesi hâlinde koşulları varsa TCK m.188 gündeme gelebilir.
Satın alma iddiasıyla karşı karşıyaysanız, kastın ve zilyetliğin nasıl değerlendirileceği için bize ulaşın.
Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme: TCK m.35-36
Yukarıda "koşulları varsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir" denildi. Bu hükümlerin şartları ve sonuçları, satın alma dosyalarında doğrudan ceza miktarını etkilediğinden ayrıca bilinmelidir.
TCK m.35/1. Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
TCK m.35/2. Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezalandırılır; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
TCK m.35 — Aranan Dört Unsur
| Unsur | Satın alma dosyasındaki karşılığı |
|---|---|
| Kast | Failin hangi suçu işlemeyi kastettiği; kullanma amacı mı, başka amaç mı |
| Elverişli hareket | Yapılan hareketin sonucu doğurmaya objektif olarak uygun olması |
| Doğrudan doğruya icraya başlama | Hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılmaz; buluşma ayarlamak ile teslim anına gelmek arasındaki sınır burada çizilir |
| Elde olmayan nedenle tamamlanamama | Operasyonla yakalanma, failin iradesi dışındaki bir engeldir |
Üçüncü satır bu yazının konusuyla doğrudan kesişir. Yukarıda anlatıldığı üzere, kabul etme fiilinin tamamlanması için maddenin fiili zilyetliğe geçmiş olması gerekir; anlaşmanın varlığı yeterli değildir. Buna teşebbüs hükümleri eklendiğinde tablo şu hâle gelir: zilyetlik geçmemişse tamamlanmış suç yoktur; ancak yapılan hareket hazırlık aşamasını aşıp icraya başlama düzeyine ulaşmışsa teşebbüsten sorumluluk gündeme gelir. Sadece mesajlaşma veya buluşma ayarlama aşamasında kalınmışsa, icraya başlanıp başlanmadığı ayrıca tartışılmalıdır. Bu ayrım, dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim ile hiç ceza verilmemesi arasındaki farkı belirler.
Gönüllü vazgeçme: yakalanmadan önce cayma
TCK m.36. Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.
Teşebbüs ile Gönüllü Vazgeçme Ayrımı
| Ölçüt | Teşebbüs (m.35) | Gönüllü vazgeçme (m.36) |
|---|---|---|
| Tamamlanmama sebebi | Failin elinde olmayan nedenler | Failin kendi iradesi |
| Sonuç | Sorumluluk devam eder, ceza indirilir | Teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz |
| Sınır | — | Tamam olan kısım esasen bir suç oluşturuyorsa sadece o suçtan ceza verilir |
| Zamanlama | — | Suç tamamlandıktan sonra gönüllü vazgeçme mümkün değildir |
Ayrımın belirleyicisi tek bir sorudur: neden tamamlanmadı? Fail operasyon nedeniyle yakalandıysa bu, elinde olmayan bir nedendir ve gönüllü vazgeçmeden söz edilemez. Buna karşılık fail, yakalanma tehlikesi doğmadan önce kendi iradesiyle buluşmaya gitmemiş veya işlemi sonlandırmışsa m.36 gündeme gelir. Bu nedenle dosyada yakalanma anı ile vazgeçme iddiasının zamanlaması arasındaki sıra titizlikle ortaya konmalıdır; iletişim kayıtlarındaki saatler bu noktada belirleyici olabilir.
Son olarak iştirak hâli için ayrı bir kural bulunduğu hatırlatılmalıdır: iştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme hükümlerinden yalnızca gönüllü vazgeçen suç ortağı yararlanır. Yani birlikte hareket edilen bir olayda bir kişinin vazgeçmesi, diğerlerinin durumunu kendiliğinden değiştirmez.
Alıcı ile Satıcı Aynı Dosyada: Farklı Hukuki Durumlar
Satın alma anında yapılan operasyonlarda genellikle iki kişi birlikte yakalanır: alıcı ve satıcı. Bu kişilerin hukuki durumu birbirinden tamamen farklıdır ve dosyanın toptan değerlendirilmesi hatalıdır.
| Taraf | Muhtemel nitelendirme | Belirleyici unsur |
|---|---|---|
| Kullanmak için alan | TCK m.191/1 | Kişisel kullanım amacı |
| Ticaret amacıyla alan | TCK m.188/3 – satın alma | Ticaret kastı |
| Satan kişi | TCK m.188/3 – satma | Devretme fiili |
| Aracılık eden | Somut katkıya göre m.188 veya iştirak hükümleri | Fiile katkının niteliği |
| Ortamda bulunan üçüncü kişi | Somut bağ kurulmadan sorumluluk doğmaz | Aidiyet ve iştirak |
Dördüncü satır özellikle dikkat gerektirir. Aracılık iddialarında kişinin fiile katkısının niteliği belirlenmelidir: müşterek fail mi, yardım eden mi, yoksa yalnızca ortamda bulunan biri mi? Bu ayrım hem nitelendirmeyi hem de TCK m.188/5’teki üç kişi kuralının uygulanıp uygulanmayacağını etkiler.
Üç kişi kuralı bakımından önemli bir nokta vardır: TCK m.188/5’in uygulanması için en az üç kişinin müşterek fail sıfatıyla eylem birlikteliği içinde hareket etmesi gerekir. Yalnızca yardım eden konumundaki kişiler bu sayısal hesaba dâhil edilmez. Alıcı ile satıcının aynı olayda bulunması da kendiliğinden bir eylem birlikteliği oluşturmaz; taraflar karşılıklı konumdadır.
“Ondan Aldım” Beyanı: İki Yönlü Risk
Satın alma dosyalarının en kritik delil sorunu, tarafların birbiri hakkındaki beyanlarıdır. Yakalanan bir kişinin “maddeyi şu kişiden aldım” demesi, hem kendisi hem de adı geçen kişi bakımından sonuç doğurur.
Beyanı veren kişi bakımından bu ifade, aynı zamanda satın alma fiilini kabul etmesi anlamına gelir. Beyanın kullanmak için satın alma olarak mı yoksa ticaret amaçlı satın alma olarak mı değerlendirileceği, yukarıda anlatılan olgular üzerinden belirlenir. Bu nedenle beyanın kapsamı müdafi ile birlikte belirlenmelidir.
Adı geçen kişi bakımından ise beyanın delil değeri ayrı bir tartışma konusudur. Tek başına bir beyanın mahkûmiyete yeterli olup olmadığı, beyanın istikrarlı olup olmadığı, beyan sahibinin menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığı ve beyanı destekleyen başka delil olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
| Denetim noktası | Sorulacak soru |
|---|---|
| İstikrar | Beyan aşamalar boyunca değişti mi? |
| Menfaat ilişkisi | Beyan sahibi etkin pişmanlıktan yararlanmayı mı hedefliyor? |
| Destekleyici delil | Beyanı doğrulayan başka delil var mı? |
| Teşhis usulü | Teşhis işlemi usulüne uygun yapılmış mı? |
| Beyanın alınma koşulları | Müdafi hazır bulundu mu? |
| Yasak usul | CMK m.148/3 kapsamında bir sorun var mı? |
Son satır hatırlatılmalıdır: CMK m.148/3 uyarınca yasak usullere göre elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilmez. Bu nedenle beyanın hangi koşullarda alındığı ayrıca denetlenmelidir.
Etkin Pişmanlık: Alıcı İçin Özel İmkân
Satın alma senaryosunda etkin pişmanlık, diğer dosya tiplerine göre daha güçlü bir imkân sunar; çünkü alıcı, tanımı gereği satıcıyı bilir.
TCK m.192 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Buradaki belirleyici şart “resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce” ifadesidir. Yakalandıktan sonra verilen bilgi bu fıkra kapsamında değerlendirilmez. Buna karşılık suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir.
| Zamanlama | Sonuç | Not |
|---|---|---|
| Resmî makamlar haber almadan önce | Cezaya hükmolunmaz | En güçlü imkân |
| Haber alındıktan sonra gönüllü yardım | Dörtte birden yarısına kadar indirim | Yardımın niteliğine göre |
| Yalnızca kendi fiilini kabul | Etkin pişmanlık sayılmaz | Suçun meydana çıkmasına hizmet gerekir |
Bu imkânın kullanılması bir tercih meselesidir ve riskleri vardır. Beyan, kişinin satın alma fiilini kabul etmesi anlamına gelir; nitelendirme tartışması hâlâ devam ediyorsa bu kabul aleyhe kullanılabilir. Ayrıca beyanın hedefi olan kişi bakımından doğabilecek sonuçlar da ayrıca düşünülmelidir.
Kullanma Kabul Edilirse Süreç
Fiil TCK m.191 kapsamında değerlendirildiğinde süreç, bir ceza yargılamasından çok tedavi ve denetim rejimine dönüşür.
TCK m.191/2 uyarınca şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; gerekiyorsa tedaviye yönlendirme yapılır. Yükümlülüklere uyulması ve sürenin sorunsuz tamamlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; mahkûmiyet ve adli sicil kaydı doğmaz.
| Kalem | TCK m.191 – kullanmak için satın alma | TCK m.188/3 – ticaret amaçlı satın alma |
|---|---|---|
| Hapis cezası | İki yıldan beş yıla kadar | On yıldan az olmamak üzere |
| Adli para cezası | Öngörülmemiştir | Bin – yirmi bin gün |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza | Ağır ceza |
| Kamu davasının ertelenmesi | Mümkün | Mümkün değil |
| HAGB | Sonuç ceza iki yıl veya altındaysa mümkün | Yapısal olarak imkânsız |
| Koşullu salıverilme oranı | Genel yarı oran | Dörtte üç |
| Etkin pişmanlıkta cezasızlık | Mümkün (m.192 ilgili fıkrası) | İndirim imkânı vardır |
Erteleme süresi içinde yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uymakta ısrar edilmesi hâlinde kamu davası açılır. Kanun metnindeki “ısrar” şartı, tek bir aksaklığın kendiliğinden dava açılması sonucunu doğurmayacağını gösterir.
Operasyonla Yakalanma: Ajan Provokatör Sınırı
Satın alma dosyalarının bir bölümü, kolluğun önceden planladığı operasyonlar sonucunda başlar. Bu dosyalarda ayrı bir savunma ekseni doğar: kolluk faaliyeti suçu ortaya çıkarmaya mı yönelikti, yoksa suçu doğurmaya mı?
Ceza muhakemesi hukukunda gizli soruşturmacı görevlendirilmesi belirli koşullara bağlıdır ve gizli soruşturmacının faaliyeti sınırlıdır. Görevlendirilen kişinin, aksi hâlde işlenmeyecek bir suçu kişiye işletmesi hâlinde ajan provokatörlük tartışması doğar ve bu durum elde edilen delillerin değerlendirilmesini etkiler.
| Durum | Değerlendirme |
|---|---|
| Zaten süregelen bir faaliyetin tespiti | Suçun ortaya çıkarılması |
| Kişinin kendiliğinden satışa yönelmesi | Suçun ortaya çıkarılması |
| Israrlı teklif ve yönlendirme ile suça sevk | Ajan provokatörlük tartışması doğar |
| Görevlendirme kararının bulunmaması | Usul denetimi konusu |
| Kararda öngörülen kapsamın aşılması | Delilin hukuka uygunluğu tartışılır |
Bu tartışma satın alma dosyalarında özellikle anlam kazanır; çünkü alıcı konumundaki kişi bakımından da, satıcı konumundaki kişi bakımından da operasyonun niteliği sonucu etkileyebilir. Dosyada görevlendirme kararının bulunup bulunmadığı ve kapsamının aşılıp aşılmadığı denetlenmelidir.
Mesaj ve Telefon Kayıtları Ne Kadar Belirleyici?
Satın alma dosyalarında dijital deliller sıklıkla belirleyici rol oynar. Mesajlaşma kayıtları, arama dökümleri ve konum verileri hem kastın hem de fiilin ispatında kullanılır.
Ancak bu delillerin dosyaya girebilmesi ve hükme esas alınabilmesi için hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olmaları gerekir. İletişimin denetlenmesi tedbiri kendi usul ve koşullarına tabidir; telefon içeriğine erişim ise ayrı bir hukuki temele dayanmalıdır.
| Delil | Ne gösterebilir | Denetim noktası |
|---|---|---|
| Mesajlaşma içeriği | Anlaşmanın varlığı, miktar, fiyat | Elde ediliş yöntemi ve karar |
| Arama dökümü | İletişim sıklığı ve zamanlaması | İçerik göstermez, yalnızca trafik verisi |
| Konum verisi | Buluşma iddiasının desteklenmesi | Doğruluk payı ve hata marjı |
| Para transferi kayıtları | Ödeme iddiası | Transferin sebebinin ispatı |
| Sosyal medya yazışmaları | Kast ve süreklilik | Hesabın aidiyeti |
İkinci satır sıkça yanlış anlaşılır. Arama dökümü yalnızca kimin kiminle ne zaman görüştüğünü gösterir; görüşmenin içeriğini göstermez. Sık iletişim tek başına suç kastını kurmaz ve başka delillerle desteklenmediği sürece belirleyici sayılmamalıdır.
Beşinci satır ise hesap aidiyeti tartışmasını açar. Bir mesajın belirli bir kişiye atfedilebilmesi için hesabın veya cihazın o kişiye ait olduğunun ve mesajı o kişinin gönderdiğinin ortaya konulması gerekir. Ortak kullanılan cihaz veya hesap iddiası varsa bu husus baştan ileri sürülmelidir.
Satın Alma Dosyasında Kontrol Listesi
| Sıra | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Arama kararı veya yazılı emir var mı? | Delilin hukuka uygunluğu |
| 2 | Madde fiilen teslim alındı mı? | Kabul etme fiilinin tamamlanması |
| 3 | Miktar, paketleme ve yanında bulunan eşya tutanakta nasıl yazılmış? | Kast değerlendirmesi |
| 4 | Kullanıcı olduğuna dair belge sunuldu mu? | Kişisel kullanım amacının ispatı |
| 5 | Gelir durumu dosyaya yansıdı mı? | Ödenen bedelle gelir arasındaki ilişki |
| 6 | Beyan hangi koşullarda alındı, müdafi hazır mıydı? | CMK m.148/3 |
| 7 | Karşı tarafın beyanı istikrarlı mı, destekleyici delil var mı? | Beyanın delil değeri |
| 8 | Teşhis işlemi usulüne uygun mu? | Usul denetimi |
| 9 | Üç kişi kuralı uygulanmışsa müşterek faillik ispatlanmış mı? | TCK m.188/5 |
| 10 | Etkin pişmanlık koşulları değerlendirilmiş mi? | TCK m.192 |
İkinci satır bu dosya tipine özgü ve en çok atlanan kontroldür. Maddenin fiilen teslim alınıp alınmadığı, tamamlanmış bir fiilin bulunup bulunmadığını belirler ve tutanaklardan tespit edilebilir bir olgudur.
Dördüncü ve beşinci satırlar ise kast tartışmasının omurgasını oluşturur. Kişinin madde kullanıcısı olduğunu gösteren kayıtlar ile ödenen bedelin gelirle uyumu, kullanmak için satın alma savunmasının iki temel dayanağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Satın alma TCK 188’de mi, 191’de mi düzenlenmiş?
Her ikisinde de. TCK m.191/1 kullanmak için satın alma, kabul etme ve bulundurmayı; m.188/3 ise bu fiilleri ticaret bağlamında düzenler. Ayrımı yapan tek unsur m.191/1’deki “kullanmak için” ibaresidir.
Satın alırken yakalandım, hangi ceza uygulanır?
Fiilin hangi maddeye gireceği kastın yönüne bağlıdır. Kullanmak için satın alma TCK m.191 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis, ticaret amaçlı satın alma ise m.188/3 kapsamında on yıldan az olmamak üzere hapis gerektirir.
Kastım nasıl belirlenir?
Kast dış dünyaya yansıyan olgular üzerinden belirlenir: miktar, paketleme, yanında bulunan yardımcı materyal, madde çeşitliliği, ödenen bedel ile gelir arasındaki ilişki, alım sıklığı ve kişinin madde kullanıcısı olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
Para verdim ama madde elime geçmedi, suç oluşur mu?
Kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmekten söz edilebilmesi için maddenin fiili zilyetliğe geçirilmesi gerekir. Zilyetliğin faile geçirilmesi hususundaki anlaşmanın varlığı tek başına yeterli değildir; koşulları varsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
Satıcı ile birlikte yakalandık, aynı cezayı mı alırız?
Hayır. Alıcı ve satıcının hukuki durumu birbirinden farklıdır ve her biri için ayrı değerlendirme yapılır. Satan kişi bakımından devretme fiili, alan kişi bakımından ise kastın yönü belirleyicidir.
Üç kişi kuralı bize uygulanır mı?
TCK m.188/5’in uygulanması için en az üç kişinin müşterek fail sıfatıyla eylem birlikteliği içinde hareket etmesi gerekir. Alıcı ile satıcının aynı olayda bulunması kendiliğinden eylem birlikteliği oluşturmaz; taraflar karşılıklı konumdadır.
Kimden aldığımı söylersem cezam kalkar mı?
TCK m.192 uyarınca resmî makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirerek yakalamayı kolaylaştıran kişi hakkında cezaya hükmolunmaz. Haber alındıktan sonraki gönüllü yardımda ise ceza dörtte birden yarısına kadar indirilir.
Hakkımda “ondan aldım” beyanı var, mahkûm olur muyum?
Tek başına bir beyanın mahkûmiyete yeterli olup olmadığı; beyanın istikrarlı olup olmadığı, beyan sahibinin menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığı ve beyanı destekleyen başka delil olup olmadığı birlikte değerlendirilir.
Müdafi olmadan verdiğim ifade kullanılır mı?
CMK m.148/3 uyarınca yasak usullere göre elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilmez. Beyanın hangi koşullarda alındığı ayrıca denetlenmelidir.
Kullanmak için aldığım kabul edilirse ne olur?
TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Yükümlülüklere uyulması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve adli sicil kaydı oluşmaz.
📚 İlgili Rehberler
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Kullanma (TCK 191) ile Ticaret (TCK 188) Ayrımı
- “Ondan Aldım” Beyanının Delil Değeri ve Savunma
- Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK 192)
- Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma (TCK 191)
- Örgüt İddiası ve Üç Kişi Kuralı (TCK 188/5)
Satın alma iddiası, kast tartışması veya etkin pişmanlık kararı için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


