Uyuşturucu Dosyasında HAGB Verilir mi? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (CMK m.231)
26 Ağustos 2026

Uyuşturucu Dosyasında HAGB Verilir mi? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (CMK m.231)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.231/5 — Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise HAGB’ye karar verilebilir
  • 5271 sayılı CMK m.231/6-a — Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması
  • 5271 sayılı CMK m.231/6-b — Kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği kanaati
  • 5271 sayılı CMK m.231/6-c — Zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
  • 5271 sayılı CMK m.231/8 — Beş yıllık denetim süresi ve bir yılı aşmamak üzere yükümlülük belirlenmesi
  • 5271 sayılı CMK m.231/10-11 — Denetim süresinin iyi hâlli geçirilmesi ve ihlal hâlinde hükmün açıklanması
  • 5237 sayılı TCK m.191/2 — Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik
  • 7499 sayılı Kanun — (RG: 12/3/2024) HAGB kararlarına karşı kanun yolunda değişiklik

Uyuşturucu dosyalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tamamen ceza miktarına bağlıdır. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az olmalıdır; bu nedenle TCK m.188 dosyalarında HAGB yapısal olarak imkânsız, TCK m.191 dosyalarında ise mümkündür.

HAGB Nedir, Neden Bu Kadar Önemli?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin sanık hakkında bir mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmü açıklamayarak askıda bırakmasıdır. Sanık belirli bir denetim süresini iyi hâlli geçirirse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Uygulamada bu kuruma “askıda hüküm” denmesinin sebebi budur. Ortada bir ceza vardır ancak hukuki sonuç doğurmaz; denetim süresi başarıyla tamamlandığında ise hiç doğmamış gibi olur.

Uyuşturucu dosyalarında HAGB’nin önemi, adli sicile etkisinden gelir. HAGB kararı adli sicil kaydına işlenmez; CMK m.231 uyarınca bu kararlar adli sicil kaydından başka bir sicilde tutulur ve bu sicile erişim yalnızca yetkili makamlara açıktır. Dolayısıyla kişinin e-Devlet üzerinden alacağı adli sicil kaydında HAGB kararı görünmez. Memuriyet, güvenlik soruşturması ve iş başvuruları bakımından bu fark belirleyicidir.

KurumHüküm var mı?Adli sicile işler mi?Denetim süresi
HAGB (CMK m.231)Kurulur ancak açıklanmazHayır; ayrı sicilde tutulurBeş yıl (çocuklarda üç yıl)
Cezanın ertelenmesi (TCK m.51)Kesinleşmiş mahkûmiyet vardırEvetBir ilâ üç yıl
TCK m.191/2 ertelemeDava açılmazMahkûmiyet doğmazEn az bir yıl
Doğrudan mahkûmiyetVardır ve açıklanırEvet

Tablodaki ikinci satır sıkça karıştırılır. Cezanın ertelenmesi bir mahkûmiyet hükmüdür ve adli sicile işler; yalnızca hapis cezasının infazı ertelenir. HAGB’de ise hüküm hiç açıklanmaz.

Şartlar: Dört Kalem

CMK m.231, HAGB için biri ceza miktarına, üçü sanığın durumuna ilişkin dört temel şart öngörür. Bunların tamamının bir arada gerçekleşmesi gerekir.

ŞartİçerikDayanak
1. Ceza sınırıHükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıCMK m.231/5
2. SabıkaSanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalıCMK m.231/6-a
3. KanaatMahkeme, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıCMK m.231/6-b
4. ZararMağdurun veya kamunun uğradığı zarar aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmiş olmalıCMK m.231/6-c

Birinci şart, uyuşturucu dosyalarında ayrımın tamamını belirler. Burada bakılan, kanun maddesindeki ceza aralığı değil hükmolunan sonuç cezadır. TCK m.188/3’te ceza on yıldan az olmamak üzere hapis olduğundan, indirimler uygulansa dahi sonuç cezanın iki yılın altına inmesi mümkün değildir. Dolayısıyla ticaret dosyalarında HAGB yapısal olarak uygulanamaz.

TCK m.191’de ise ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Takdiri indirim ve diğer indirim sebepleri uygulandığında sonuç ceza iki yıl veya altına inebilir; bu durumda HAGB gündeme gelir.

Dördüncü şart uyuşturucu dosyalarında çoğu zaman sorun yaratmaz. TCK m.191 kapsamındaki fiillerde belirli bir mağdurun doğrudan maddi zararı bulunmadığından, zararın giderilmesi şartı pratikte engel oluşturmaz. Nitekim suç nedeniyle ortaya çıkan dolaylı zararlar bu madde kapsamına girmez.

Üçüncü şart ise savunmanın en çok emek vermesi gereken alandır. Bu değerlendirmenin soyut veya kalıplaşmış ifadelerle değil, dosyaya yansıyan olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. Tedavi kayıtları, denetimli serbestlik programına düzenli katılım, çalışma durumu, aile bağları ve duruşmadaki tutum bu kanaatin somut dayanaklarını oluşturur.

Sabıka Şartı: En Çok Tartışılan Kalem

“Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunma” şartı, uyuşturucu dosyalarında sıkça yanlış değerlendirilir. Adli sicilde görünen her kaydın HAGB’ye engel olduğu sanılır; oysa durum böyle değildir.

Adli sicildeki kayıtHAGB’ye engel mi?
Kasıtlı suçtan mahkûmiyetEvet; ceza türü ve miktarı önemli değildir
Taksirli suçtan mahkûmiyetHayır; kasıtlı suç mahkûmiyeti sayılmaz
Önceki bir HAGB kararıHayır; kasıtlı suçtan mahkûmiyet anlamına gelmez
TCK m.191 tedavi ve denetimli serbestlik tedbiriHayır; ceza değil tedbirdir
Silinme koşulları oluşmuş kayıtHayır; 5352 s.K. Geçici m.2 uyarınca dikkate alınmaz
Tekerrür süresi geçmiş mahkûmiyetHayır; süre geçmişse engel oluşturmaz
Suç tarihinden sonra kesinleşen mahkûmiyetHayır; suç tarihi itibarıyla kesinleşmiş mahkûmiyet yoktur

Dördüncü satır uyuşturucu dosyalarına özgüdür ve pratikte çok işe yarar. Sanığın adli sicil kaydında uyuşturucu madde kullanma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yer alsa bile, bu bir ceza değil tedbir olduğundan HAGB kararı uygulanabilir. İlk yakalanmasında TCK m.191/2 rejiminden geçmiş bir kişi, ikinci dosyasında HAGB imkânını kaybetmez.

Üçüncü satır da benzer biçimde önemlidir. Yargıtay kararlarında, önceki eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunmasının kasıtlı suçtan mahkûmiyet anlamına gelmediği ve HAGB’nin yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği belirtilmektedir.

Buna karşılık CMK m.231/8 uyarınca denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Yani önceki HAGB kararının denetim süresi hâlâ devam ediyorsa ve yeni suç bu süre içinde işlenmişse, ikinci bir HAGB verilemez.

Dosyanızda HAGB koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Denetim Süresi ve Yükümlülükler

HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık, CMK m.231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Çocuklar bakımından bu süre üç yıl olarak uygulanır.

Mahkeme, denetim süresi içinde bir yılı aşmamak üzere sanığa belirli yükümlülükler yükleyebilir. Uygulamada karşılaşılan yükümlülükler arasında kamu kurumlarında veya derneklerde gönüllü çalışma, bir eğitim programına devam etme, belirli yerlere gitmeme, belirli kişilerle görüşmeme ve alkol veya uyuşturucu bağımlılığı tedavisi yer alabilir.

Son yükümlülük uyuşturucu dosyalarında sıkça uygulanır ve savunma açısından bir fırsattır. Tedavi yükümlülüğüne gönüllü ve düzenli uyum, hem denetim süresinin sorunsuz tamamlanmasını sağlar hem de olası ikinci bir dosyada kişilik değerlendirmesi bakımından olumlu bir kayıt oluşturur.

KonuKuralDayanak
Denetim süresiBeş yıl (çocuklarda üç yıl)CMK m.231/8
Yükümlülük süresiBir yılı aşmamak üzereCMK m.231/8
Süre içinde ikinci HAGBKasıtlı suç nedeniyle verilemezCMK m.231/8
Süre iyi hâlli geçirilirseHüküm ortadan kaldırılır, davanın düşmesine karar verilirCMK m.231/10
Kasten yeni suç işlenirseHüküm açıklanırCMK m.231/11
Yükümlülüğe aykırılıkHüküm açıklanır veya yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabilirCMK m.231/11

Altıncı satır sanık lehine bir esneklik içerir. Mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Yani her yükümlülük ihlali doğrudan tam cezanın infazı sonucunu doğurmaz.

Beşinci satır bakımından ise iki nokta önemlidir. İkinci suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması yeterlidir; kararın bu süre içinde kesinleşmiş olması zorunlu değildir. Ancak sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlediği ancak kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olacağından, hükmün açıklanabilmesi için ikinci suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması gerekir.

TCK 191/2 ile HAGB Karıştırılmamalı

Uyuşturucu kullanma dosyalarında iki ayrı kurum ardışık olarak gündeme gelebilir ve bunlar sürekli birbirine karıştırılır. Aradaki fark, hangi aşamada devreye girdikleridir.

TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından uygulanır. Bu kararla dava hiç açılmaz; en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve gerekiyorsa tedaviye yönlendirme yapılır. Süre sorunsuz tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve ortada bir mahkûmiyet doğmaz.

HAGB ise kovuşturma aşamasında, yargılama sonunda mahkeme tarafından uygulanır. Yani HAGB, TCK m.191/2 rejiminin işlemediği veya ihlal nedeniyle dava açılmış olduğu hâllerde devreye girer.

ÖlçütTCK m.191/2 ertelemeHAGB (CMK m.231)
AşamaSoruşturma; dava açılmazKovuşturma; yargılama sonunda
Karar merciiCumhuriyet savcısıMahkeme
SüreEn az bir yıl denetimli serbestlikBeş yıl denetim süresi
Başarıyla tamamlanırsaKovuşturmaya yer olmadığı kararıHüküm ortadan kaldırılır, dava düşer
İhlal edilirseKamu davası açılırHüküm açıklanır
Adli sicilMahkûmiyet doğmazAdli sicile işlemez; ayrı sicilde tutulur
Sonraki dosyaya etkisiHAGB’ye engel değildirDenetim süresi içinde ikinci HAGB verilemez

Son satır pratikte en çok işe yarayan bilgidir. İlk dosyasında TCK m.191/2 rejiminden geçen bir kişi, ikinci dosyasında HAGB isteyebilir; çünkü ilk dosyada mahkûmiyet doğmamıştır. Buna karşılık ilk dosyasında HAGB almış bir kişi, denetim süresi içinde işlediği ikinci kasıtlı suç bakımından yeniden HAGB alamaz.

Güncel Çerçeve: HAGB Kaldırıldı mı?

Bu kurumun mevzuat geçmişi son yıllarda hareketli olduğundan, internette birbiriyle çelişen bilgiler dolaşmaktadır. En sık rastlanan yanlış bilgi "HAGB kaldırıldı" ifadesidir. Doğru cevap için sürecin dört aşamasının ayrı ayrı görülmesi gerekir.

HAGB Mevzuatında Dört Aşama

AşamaİşlemSonuç
1/6/2023Anayasa Mahkemesi, E.2022/120 ve K.2023/107 sayılı kararıyla CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin fıkralarını iptal ettiİptalin yürürlüğü 1 Ağustos 2024’e bırakıldı
12/3/20247499 sayılı Kanun (Sekizinci Yargı Paketi) kurumu yeniden düzenlediYeni rejim 1 Haziran 2024‘te yürürlüğe girdi; iptalin doğuracağı boşluk oluşmadan giderildi
10/7/2025Anayasa Mahkemesi, E.2024/98 ve K.2025/149 sayılı kararıyla yeni düzenlemeyi de iptal ettiKarar 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendi
31/7/20267589 sayılı Kanun, CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlediResmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi; ikinci boşluk da doldurulmuş oldu

Sonuç: HAGB kaldırılmamıştır. İki ayrı iptal kararı verilmiş, ancak her ikisinin de yürürlüğü ertelendiğinden ve erteleme süresi dolmadan kanuni düzenleme yapıldığından kurum hiçbir dönemde yürürlükten kalkmamıştır. Bugün geçerli olan çerçeve, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen metindir. "HAGB tamamen kalktı" yönündeki bilgiler güncel değildir.

Dosyanızda hangi metin uygulanır?

Bu hareketlilik, pratikte tek bir soruya indirgenir: kararın tarihi nedir? Kurumun içeriği ve kanun yolu, karar tarihine göre değişir.

Karar Tarihine Göre Uygulanacak Rejim

Karar tarihiUygulanan çerçeve
1 Haziran 2024’ten önceEski rejim; kanun yolu bakımından itiraz usulü geçerlidir
1 Haziran 2024 – 31 Temmuz 2026 arası7499 sayılı Kanun’la getirilen rejim; kanun yolu istinaftır
31 Temmuz 2026’dan sonra7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen yürürlükteki metin

Uygulamada iki hata sık görülür. Birincisi, eski tarihli bir şablon dilekçeyle yeni tarihli bir karara itiraz edilmesidir; kanun yolu yanlış seçildiğinde süre kaybı doğar. İkincisi, internetteki "sanığın kabulü şarttır" bilgisine dayanılmasıdır; bu şart 1 Haziran 2024’ten sonraki rejimde aranmamaktadır. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce gerekçeli kararın tarihi ve o tarihte yürürlükte olan metin birlikte tespit edilmelidir.

Kurumun genel çerçevesini, güncel şartlarını ve yürürlükteki metne göre ayrıntılarını Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? rehberimizde ele aldık; bu sayfa uyuşturucu dosyalarına özgü yönleri işlemektedir.

Son olarak bir uyarı: HAGB, mevzuatı en sık değişen kurumlardan biridir. Yukarıdaki tablo bu sayfanın güncellendiği tarihteki durumu gösterir; dosyanızdaki karar bakımından yürürlükteki metnin ayrıca teyit edilmesi yerinde olur. Özellikle iptal kararlarının ertelenmiş yürürlük tarihleri yaklaştığında yeni bir kanuni düzenleme yapılması olağandır; bu nedenle karar tarihi ile mevzuat tarihinin yan yana konulması, hem kanun yolunun hem de uygulanacak şartların doğru belirlenmesini sağlar.

HAGB Kararına Karşı Hangi Yola Başvurulur?

Bu başlık 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında art arda değişmiştir; yukarıdaki tabloda gösterildiği üzere dosyanızdaki kararın tarihi hangi usulün uygulanacağını doğrudan belirler.

Uzun yıllar boyunca HAGB kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu öngörülmüştü ve itiraz mercii dosyayı sınırlı bir denetimden geçiriyordu. Anayasa Mahkemesi 2023 yılında verdiği kararla bu sınırlamayı iptal etmiştir. Ardından 12/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda, 1/6/2024 tarihinden sonra verilen HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması öngörülmüştür. 1/6/2024 tarihinden önce verilmiş HAGB kararları bakımından ise eski usul geçerliliğini korur.

Değişikliğin sanık lehine sonucu, denetimin kapsamıdır. İstinaf denetimi itiraz denetimine göre çok daha geniştir; bölge adliye mahkemesi ceza dairesi dosyayı hem hukuka uygunluk hem de maddi vakıa bakımından inceleyebilir, gerektiğinde duruşma açabilir.

Ayrıca sanığın HAGB istemeyip hükmün açıklanmasını talep etmesi de mümkündür. Bu durumda mahkûmiyet hükmü açıklanır ve olağan kanun yolları açılır. Bu tercih, sanığın beraat beklentisi güçlü olduğunda anlam kazanır: HAGB kabul edildiğinde dosya kapanır ancak beraat de elde edilemez.

HAGB Kararı Nasıl Verilir? Talep Şart mı?

Uygulamada sık sorulan bir soru, HAGB için ayrıca talepte bulunmanın gerekip gerekmediğidir. Kural olarak mahkeme, koşulların oluşup oluşmadığını kendiliğinden değerlendirir; taraflardan birinin talepte bulunması zorunlu değildir.

Buna karşılık savunmanın sessiz kalması doğru bir strateji değildir. Mahkemenin resen değerlendirme yükümlülüğü, savunmanın koşulların oluştuğunu ortaya koyan belgeleri sunmasını gereksiz kılmaz. Özellikle “yeniden suç işlemeyeceği kanaati” bakımından dosyaya sunulacak belgeler, kararın gerekçesini doğrudan besler.

Yargıtay kararlarında, HAGB’nin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin soyut ve kalıplaşmış ifadelerle değil, dosyaya yansıyan somut olgularla ortaya konulması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle HAGB uygulanmadığında, gerekçenin yeterliliği kanun yolu aşamasında ayrıca denetlenebilir bir husustur.

Sunulacak belgeHangi şartı destekler
Tedavi ve rehabilitasyon kayıtlarıYeniden suç işlemeyeceği kanaati
Denetimli serbestlik programına katılım belgeleriİyi hâl ve uyum
Çalışma belgesi, SGK hizmet dökümüSosyal ve ekonomik istikrar
Öğrenci belgesi veya eğitim kayıtlarıSosyal uyum
Aile durumunu gösteren belgelerKişilik değerlendirmesi
Adli sicil kaydının güncel örneğiSabıka şartının denetimi
Silinme koşulları oluşmuş kayıtlara ilişkin talepKaydın dikkate alınmaması

Son satır pratikte hak kaybını önler. Adli sicil kaydında görünen bir mahkûmiyetin silinme koşullarının oluşup oluşmadığı, 5352 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Koşulları oluşan kayıtlar HAGB değerlendirmesinde dikkate alınmaz; ancak bu husus dosyaya taşınmazsa gözden kaçabilir.

HAGB’nin Diğer Alanlara Yansıması

HAGB kararının adli sicile işlememesi, kişinin hayatındaki tüm kapıları açık tutar anlamına gelmez. Bazı alanlarda ayrı sicil sorgulanabilmekte veya farklı ölçütler uygulanabilmektedir.

CMK m.231, HAGB kararlarının adli sicil kaydından başka bir sicilde tutulacağını ve bu sicile erişimin yetkili makamlara açık olduğunu öngörür. Dolayısıyla kişinin kendisinin e-Devlet üzerinden alacağı belgede karar görünmezken, belirli işlemlerde yetkili makamların bu kayda ulaşması mümkün olabilir.

AlanHAGB’nin etkisi
e-Devlet adli sicil kaydıGörünmez
Özel sektör iş başvurusuAdli sicil belgesi istendiğinde görünmez
Yetkili makamların sorgusuAyrı sicilden erişilebilir
Tekerrür bakımındanMahkûmiyet hükmü açıklanmadığından tekerrüre esas alınmaz
Sonraki HAGB talebiDenetim süresi içinde kasıtlı suçta engel oluşturur

Dördüncü satır infaz hukuku bakımından önemlidir. Tekerrür için önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması gerekir; HAGB’de hüküm açıklanmadığından ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmaz. Bu nedenle HAGB kararı sonraki bir dosyada tekerrüre esas alınmaz.

Bu husus, uyuşturucu dosyalarında ikinci kez yargılanan kişiler bakımından somut sonuç doğurur. İlk dosyada HAGB alınmışsa, ikinci dosyada tekerrür hükümleri uygulanamaz ve dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejimi devreye girmez.

HAGB Almak Her Zaman Doğru Tercih mi?

Uygulamada HAGB otomatik olarak “iyi haber” sayılır. Oysa her dosyada en iyi sonuç olmayabilir ve bu değerlendirme dosyaya göre yapılmalıdır.

DurumHAGB lehte mi?Gerekçe
Sübut tartışmalı, beraat ihtimali güçlüTartışmalıHAGB’de dosya kapanır ancak beraat elde edilmez
Arama hukuka aykırı, delil zayıfTartışmalıBeraat hedeflenebilir
Sübut açık, ilk dosyaEvetAdli sicile işlemez, hapis riski doğmaz
Memuriyet veya meslek başvurusu planlanıyorEvetAdli sicil kaydı oluşmaz
Denetim süresi içinde risk yüksekDikkatli olunmalıBeş yıl boyunca kasıtlı suç işlenmemeli

Birinci ve ikinci satırlar özellikle bu silodaki diğer yazılarla birlikte okunmalıdır. Arama kararının bulunmaması, gece araması istisnasının gerekçelendirilmemesi veya ekspertiz raporunun eksikliği gibi hâllerde beraat gerçek bir ihtimaldir. Böyle bir dosyada HAGB kabul edilmesi, elde edilebilecek beraatten vazgeçmek anlamına gelebilir.

Beşinci satır ise sıkça gözden kaçar. Beş yıllık denetim süresi uzun bir dönemdir ve bu süre içinde işlenecek kasıtlı bir suç, askıdaki hükmün açıklanması sonucunu doğurur. Bu durumda hem eski hüküm açıklanır hem de yeni suçtan ayrıca cezalandırma yapılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu ticaretinden HAGB alabilir miyim?

Hayır. CMK m.231/5 uyarınca HAGB için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. TCK m.188/3’te ceza on yıldan az olmamak üzere hapis olduğundan, indirimler uygulansa dahi sonuç ceza bu sınırın altına inmez.

TCK 191’den HAGB mümkün mü?

Evet, mümkündür. TCK m.191’de ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; indirim sebepleri uygulandığında sonuç ceza iki yıl veya altına inebilir. Diğer şartların da sağlanması hâlinde HAGB kararı verilebilir.

HAGB adli sicilime işler mi?

Hayır. HAGB kararları adli sicil kaydına işlenmez; CMK m.231 uyarınca bu kararlar adli sicil kaydından başka bir sicilde tutulur ve bu sicile erişim yalnızca yetkili makamlara açıktır. e-Devlet üzerinden alınan adli sicil kaydında görünmez.

Daha önce denetimli serbestlik almıştım, HAGB’ye engel mi?

Hayır. Sanığın adli sicil kaydında uyuşturucu madde kullanma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yer alsa bile, bu bir ceza değil tedbir olduğundan HAGB kararı uygulanabilir.

Önceden HAGB almıştım, tekrar alabilir miyim?

Önceki HAGB kararı kasıtlı suçtan mahkûmiyet anlamına gelmediğinden kural olarak engel oluşturmaz. Ancak CMK m.231/8 uyarınca denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB’ye karar verilemez.

Denetim süresi kaç yıl?

CMK m.231/8 uyarınca beş yıldır; çocuklar bakımından üç yıl olarak uygulanır. Mahkeme bu süre içinde bir yılı aşmamak üzere yükümlülükler belirleyebilir.

Denetim süresinde suç işlersem ne olur?

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde askıdaki hüküm açıklanır ve ayrıca yeni suçtan cezalandırma yapılır. İkinci suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması yeterlidir; ancak hükmün açıklanabilmesi için ikinci suçtan verilen mahkûmiyetin kesinleşmiş olması gerekir.

Yükümlülüğü yerine getiremezsem hüküm hemen açıklanır mı?

Zorunlu değildir. Mahkeme, yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

HAGB kararına nasıl itiraz edilir?

Dosyanın tarihi belirleyicidir. Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararı ve 12/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanun sonrasında, 1/6/2024 tarihinden sonra verilen HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması öngörülmüştür. Bu tarihten önceki kararlarda eski usul geçerlidir.

HAGB’yi reddedip beraat isteyebilir miyim?

Sanık HAGB istemeyip hükmün açıklanmasını talep edebilir. Bu durumda mahkûmiyet hükmü açıklanır ve olağan kanun yolları açılır. Sübutun tartışmalı olduğu, arama veya delil zincirinde eksiklik bulunan dosyalarda bu tercih değerlendirilmeye değerdir.

HAGB talebi, denetim süresi yükümlülükleri veya kanun yolu başvurusu için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk