Uyuşturucu Davası Hangi Mahkemede Görülür? Ağır Ceza – Asliye Ceza Ayrımı
26 Ağustos 2026

Uyuşturucu Davası Hangi Mahkemede Görülür? Ağır Ceza – Asliye Ceza Ayrımı

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5235 sayılı Kanun m.12 — Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesi görevlidir
  • 5235 sayılı Kanun m.11 — Ağır ceza mahkemesi ve özel mahkemelerin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakar
  • 5235 sayılı Kanun m.14 — Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin cezanın üst sınırı esas alınır
  • 5237 sayılı TCK m.188/1 ve m.188/3 — İmal, ithal, ihraç ve ülke içi ticaret fiillerinin cezaları
  • 5237 sayılı TCK m.191/1 — Kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma; iki yıldan beş yıla kadar hapis
  • 5237 sayılı TCK m.190/1 — Kullanılmasını kolaylaştırma; beş yıldan on yıla kadar hapis
  • 5271 sayılı CMK m.12 ve m.13 — Yetkili mahkeme; suçun işlendiği yer ve özel yetki kuralları
  • 5271 sayılı CMK m.5 — Görevsizlik kararı ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi

Uyuşturucu dosyasının hangi mahkemede görüleceği, hükmün dayandığı maddeye göre belirlenir. TCK m.188 dosyaları ağır ceza mahkemesinde, TCK m.191 ve m.190 dosyaları ise asliye ceza mahkemesinde görülür. Ayrım, cezanın üst sınırına göre yapılır.

Görev Nasıl Belirlenir? Üst Sınır Kuralı

Ceza mahkemelerinin görev dağılımı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Uyuşturucu dosyalarında bu dağılım tek bir ölçüte dayanır: kanun maddesindeki cezanın üst sınırı.

Anılan Kanun’un 12. maddesi uyarınca, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. 11. madde ise ağır ceza mahkemesi ile özel mahkemelerin görevleri dışında kalan bütün dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılacağını öngörür.

Kritik hüküm 14. maddededir: mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur. Yani nitelikli hâller veya takdiri indirim, görev belirlemesini etkilemez.

SuçCezaGörevli mahkeme
TCK m.188/1 – imal, ithal, ihraçYirmi yıldan otuz yıla kadar hapisAğır ceza mahkemesi
TCK m.188/3 – ülke içi ticaretOn yıldan az olmamak üzere hapisAğır ceza mahkemesi
TCK m.190/1 – kullanılmasını kolaylaştırmaBeş yıldan on yıla kadar hapisAsliye ceza mahkemesi
TCK m.191/1 – kullanmak için bulundurma, kullanmaİki yıldan beş yıla kadar hapisAsliye ceza mahkemesi
TCK m.297 – infaz kurumuna yasak eşya sokmaFıkraya göre değişirCezanın üst sınırına göre belirlenir

Tablodaki üçüncü satır dikkat gerektirir. TCK m.190’ın birinci fıkrasındaki cezanın üst sınırı on yıldır; 5235 sayılı Kanun m.12 ise “on yıldan fazla” ölçütünü kullanır. Bu nedenle m.190 dosyaları kural olarak asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Ağır ceza mahkemesinde yargılama üç hâkimli bir heyet tarafından yürütülürken, asliye ceza mahkemesinde tek hâkim görev yapar. Duruşma düzeni, karar süreci ve dosyanın seyri bu yapıya göre şekillenir.

Nitelendirme Değişirse Mahkeme de Değişir

Uyuşturucu dosyalarında görev sorunu çoğu zaman ticaret ile kullanma ayrımından doğar. İddianame TCK m.188 üzerinden düzenlenmişse dosya ağır ceza mahkemesine gider; yargılama sırasında fiilin m.191 kapsamında kaldığı sonucuna varılırsa görev meselesi gündeme gelir.

Yargıtay’ın bu ayrımdaki yaklaşımı yerleşiktir: yalnızca madde miktarı değil, yakalanma şekli, failin sosyal durumu, paketleme biçimi, müşteri trafiğine dair emareler ve maddi delillerin bütünü birlikte değerlendirilir. Bir kararda, sanık üzerinde kişisel kullanım sınırlarında esrar bulunması ve olay yerinde satışa hazır paketleme, müşteri trafiği veya başkalarına arzı gösteren herhangi bir emareye rastlanmaması nedeniyle m.188 kapsamındaki mahkûmiyet bozulmuş ve fiilin m.191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Bu bozma, yalnızca ceza miktarını değil dosyanın kurumsal seyrini de değiştirir. Fiil m.191 olarak nitelendirildiğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik rejimi gündeme gelir; bu rejim m.188 dosyalarında bulunmaz.

NitelendirmeGörevli mahkemeUygulanabilecek kurumlar
TCK m.188Ağır ceza (üç hâkim)Erteleme ve tedavi rejimi uygulanmaz
TCK m.191Asliye ceza (tek hâkim)Kamu davasının ertelenmesi, denetimli serbestlik, tedavi
TCK m.190Asliye ceza (tek hâkim)Genel hükümler

Savunma açısından bu tablo şu anlama gelir: nitelendirme itirazı sadece bir ceza indirimi talebi değil, dosyanın hangi rejime tabi olacağına ilişkin temel bir itirazdır ve mümkün olan en erken aşamada ileri sürülmelidir.

Yetkili Mahkeme: Hangi İl, Hangi Adliye?

Görev, hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yer mahkemesinin bakacağını belirler. İkisi farklı kavramlardır ve ayrı ayrı denetlenir.

Uyuşturucu suçlarında da genel yetki kuralları geçerlidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca davaya bakma yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Suçun işlendiği yerin belli olmaması durumunda ise Kanun’un 13. maddesindeki özel yetki kuralları işlerlik kazanır.

Uyuşturucu dosyalarında suçun işlendiği yerin belirlenmesi bazen tartışmalı olabilir. Nakil ve sevk fiillerinde madde birden fazla il sınırından geçmiş olabilir; kargo dosyalarında gönderi yeri ile teslim yeri farklı olabilir. Bu hâllerde yetki tartışması ayrıca gündeme gelir.

KavramNe belirlerDayanak
GörevHangi tür mahkeme (ağır ceza, asliye ceza)5235 s.K. m.11, m.12, m.14
YetkiHangi yer mahkemesiCMK m.12, m.13
GörevsizlikDosyanın görevli mahkemeye gönderilmesiCMK m.5
YetkisizlikDosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesiCMK m.18

Dosyanızın hangi mahkemede görüleceği ve nitelendirme itirazı için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Görevsizlik Kararı Verilirse Ne Olur?

Yargılama sırasında dosyanın başka bir mahkemenin görev alanına girdiği anlaşılırsa, mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Bu, dosyanın baştan başlaması anlamına gelmez; ancak bazı işlemlerin yenilenmesi gerekebilir.

Görevsizlik iki yönde işleyebilir. Asliye ceza mahkemesi, fiilin TCK m.188 kapsamında olduğu sonucuna varırsa dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderir. Ters yön ise sınırlıdır: iddianamenin kabulünden sonra, işin alt dereceli bir mahkemenin görevinde kaldığı ileri sürülerek görevsizlik kararı verilmesi bakımından CMK m.6 bir engel getirir. Bu husus aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkması hâlinde, uyuşmazlığın çözüm yeri ortak yüksek görevli mahkemedir. Aynı bölge adliye mahkemesi yargı çevresindeki mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıkları, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince çözülür.

DurumSonuç
Asliye ceza, fiili m.188 sayarsaGörevsizlik kararıyla dosya ağır cezaya gider
Ağır ceza, fiili m.191 sayarsaGörevsizlik kararıyla dosya asliye cezaya gidebilir
İki mahkeme de görevsiz sayarsaOrtak yüksek görevli mahkeme uyuşmazlığı çözer
Görevsizlik kararına itirazKanun yolu usulüne göre değerlendirilir
Tutukluluk durumuGörevsizlik kararında tutukluluğun devamı ayrıca karara bağlanır

Son satır sanık bakımından en somut etkidir. Görevsizlik kararı verilirken tutukluluğun devamına veya tahliyeye ilişkin karar da ayrıca verilir. Dosyanın nakli sırasında geçen süre, tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınır.

Görev Kurallarının Kanuni Çerçevesi: CMK m.3-8

Yukarıda anlatılan işleyiş, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilk maddelerinde tek tek düzenlenmiştir. Bu maddelerin bilinmesi, dosyada "görevsizlik verilebilir mi" sorusunun cevabını netleştirir.

CMK m.3-8 — Görev Rejimi

MaddeKural
m.3/1Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir
m.4/1Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verebilir; 6 ncı madde hükmü saklıdır
m.4/2Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
m.5/1İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir
m.5/2Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir
m.6Görevsizlik kararı verilemeyecek hâli düzenler
m.7/1Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür
m.8Bir kişi birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır

m.6’nın getirdiği sınır: aşağı yönlü görevsizlik

Altıncı madde, görev tartışmasının yönüne göre farklı sonuç doğurur ve uygulamada en çok gözden kaçan hükümdür. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere; iddianamenin kabulü kararı verildikten sonra, suçun yargılamasının madde itibarıyla alt dereceli bir mahkemenin görevinde olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilemez; madde itibarıyla yüksek dereceli mahkeme yargılamayı sürdürerek davayı hükme ulaştırır.

Bunun uyuşturucu dosyasındaki karşılığı doğrudandır. Dosya TCK m.188 iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde açılmış, yargılama sırasında fiilin m.191 kapsamında kaldığı anlaşılmışsa, ağır ceza mahkemesi dosyayı asliye ceza mahkemesine göndermek yerine yargılamayı sürdürerek m.191’den hüküm kurabilir. Yani "nitelendirme lehe döndü, dosya asliyeye gidecek" beklentisi çoğu zaman gerçekleşmez. Bu, sanık aleyhine bir durum da değildir: davanın aynı mahkemede sonuçlanması süre kaybını önler ve lehe nitelendirme yine yapılır. Tersi yön — asliye ceza mahkemesinin fiili m.188 sayarak dosyayı ağır cezaya göndermesi — ise m.5 uyarınca mümkündür.

m.7 ise ayrı bir denetim başlığı açar. Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür. Dosya görevsizlikle el değiştirmişse, önceki mahkemede yapılan hangi işlemlerin yenilenmesi gerektiği ayrıca değerlendirilmelidir; tanık dinlenmesi gibi yenilenebilir işlemler bakımından yeniden yapılmaları istenebilir.

Yetkisizlik ile görevsizliğin ayrımı

Görev ile yetki farklı kavramlardır ve usulleri de farklıdır. Yetkisizlik iddiası bakımından kanun bir zaman sınırı koyar: yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce verilir. Bu aşamadan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta resen karar veremez. Yetkisizlik kararlarına karşı da itiraz yoluna gidilebilir.

Pratik sonuç: Dosyanın yanlış yerde görüldüğü düşünülüyorsa, yetki itirazının sorgudan önce ileri sürülmesi zorunludur; sonradan bu itiraz dinlenmez. Buna karşılık görev bakımından mahkeme kovuşturmanın her aşamasında resen karar verebilir. İki itirazın karıştırılması, süresi geçmiş bir yetki itirazının görev itirazı gibi sunulmasına ve reddedilmesine yol açar.

Sanık Çocuksa Hangi Mahkeme?

Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından görev kuralları değişir. Sanık on sekiz yaşından küçükse, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda yargılama görevi çocuk ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir. Diğer suçlarda ise çocuk mahkemesi görevlidir.

Çocuklar bakımından ayrıca maddi ceza hukuku kuralları da farklıdır. TCK m.31 çerçevesinde yaş grupları itibarıyla ceza sorumluluğu farklılaşır; ayrıca TCK m.58/5 uyarınca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

İnfaz boyutunda da fark vardır. 5275 sayılı Kanun m.107/2’nin (g) bendi uyarınca TCK m.188’den hapis cezasına mahkûm olan çocuklar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır; yetişkinlerde ise m.108/9 uyarınca bu oran dörtte üçtür.

KonuYetişkin sanıkÇocuk sanık
TCK m.188 dosyasında görevli mahkemeAğır ceza mahkemesiÇocuk ağır ceza mahkemesi
TCK m.191 dosyasında görevli mahkemeAsliye ceza mahkemesiÇocuk mahkemesi
TekerrürUygulanabilirUygulanmaz (TCK m.58/5)
TCK m.188’de koşullu salıverilme oranı3/4 (5275 s.K. m.108/9)2/3 (5275 s.K. m.107/2-g)
Ceza sorumluluğuGenel hükümlerTCK m.31’e göre yaş grubuna bağlı

Ağır Ceza ile Asliye Ceza Duruşmaları Arasındaki Farklar

Görevli mahkemenin belirlenmesi yalnızca teknik bir konu değildir; yargılamanın işleyişini doğrudan etkiler.

Ağır ceza mahkemesinde davalar bir başkan ve iki üyeden oluşan üç hâkimli heyet tarafından görülür. Kararlar heyetçe alınır; müzakere ve oy çokluğu söz konusu olabilir. Asliye ceza mahkemesinde ise tek hâkim görev yapar.

Zorunlu müdafilik bakımından da fark doğabilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, şüpheli veya sanığın müdafii yoksa istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. TCK m.188 dosyalarında bu şart kural olarak gerçekleşir; m.191 dosyalarında ise cezanın alt sınırı iki yıl olduğundan bu kapsamda değerlendirme farklı olabilir.

ÖlçütAğır ceza mahkemesiAsliye ceza mahkemesi
Heyet yapısıBir başkan, iki üye (üç hâkim)Tek hâkim
Tipik uyuşturucu dosyasıTCK m.188TCK m.191, m.190
Duruşma yoğunluğuGenellikle daha uzun aralıklıDeğişken
Karar biçimiHeyet müzakeresi; oy çokluğu mümkünTek hâkim kararı
Kanun yoluİstinaf; koşulları varsa temyizİstinaf; koşulları varsa temyiz

Son satır bakımından her iki mahkeme için de ilk kanun yolu istinaftır; temyiz ise kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde gündeme gelir. Kanun yolu süreleri kısa olduğundan, hükmün tefhim veya tebliğ tarihinin kaydedilmesi önem taşır.

Birden Fazla Sanık ve Birden Fazla Dosya

Uyuşturucu soruşturmaları çoğu zaman tek bir kişiyle sınırlı kalmaz. Aynı olayda birden fazla şüpheli bulunması veya aynı kişi hakkında farklı adliyelerde dosyalar açılması, görev ve yetki bakımından ayrı sorunlar doğurur.

Aynı olayda hem TCK m.188’den hem m.191’den şüpheli bulunması hâlinde dosyaların birlikte görülmesi gündeme gelebilir. Bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesi ve ayrılması Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Birleştirme hâlinde, görev bakımından üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesi yargılamayı yürütür.

Bu durum sanıklar bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. TCK m.191’den yargılanan bir sanık, birleştirme nedeniyle ağır ceza mahkemesinde yargılanıyor olabilir; ancak bu, kendi fiiline uygulanacak maddi hukuk kurallarını değiştirmez. Kamu davasının ertelenmesi gibi m.191’e özgü kurumlar, mahkemenin türünden bağımsız olarak kendi şartlarına göre değerlendirilir.

DurumSonuç
Aynı olayda m.188 ve m.191 sanıklarıBirleştirme hâlinde ağır ceza mahkemesi yargılar
Farklı illerde açılmış dosyalarYetki kuralları ve birleştirme talebi değerlendirilir
Aynı kişi hakkında birden fazla mahkûmiyetİnfaz aşamasında cezalar toplanır
Örgüt iddiası eklenmesiDosyanın kapsamı ve delil yapısı genişler
Sanıklardan birinin çocuk olmasıÇocuk hakkındaki dosya ayrılabilir

Son satır, aile dosyalarında sık gündeme gelir. Sanıklardan birinin çocuk olması hâlinde, çocuk hakkındaki yargılamanın ayrılarak çocuk mahkemesinde görülmesi söz konusu olabilir. Bu, çocuğun özel yargılama güvencelerinden yararlanmasını sağlar.

Uzlaştırma ve Zamanaşımı Boyutu

Ceza yargılamasında bazı suçlar bakımından uzlaştırma yolu öngörülmüştür. Uzlaştırma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir ve kanunda sayılan suçlarla sınırlıdır.

Uyuşturucu suçları, korunan hukuki değerin kamu sağlığı olması ve belirli bir mağdurun bulunmaması nedeniyle uzlaştırma kapsamında değerlendirilen suç tipleri arasında yer almaz. Dolayısıyla uyuşturucu dosyalarında uzlaştırma yoluyla sonuç alınması beklenmemelidir.

Dava zamanaşımı ise ayrı bir konudur ve suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir. TCK m.191’de düzenlenen suç bakımından öngörülen azami beş yıl hapis cezası dikkate alındığında, TCK m.66 hükmü gereğince bu suçun sekiz yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmektedir. TCK m.188 bakımından ceza üst sınırı çok daha yüksek olduğundan zamanaşımı süresi de uzundur.

KurumUyuşturucu dosyalarındaki durum
Uzlaştırma (CMK m.253-254)Uyuşturucu suçları kapsamda değildir
Dava zamanaşımıCezanın üst sınırına göre TCK m.66’ya göre belirlenir
TCK m.191 dava zamanaşımıAzami beş yıllık ceza dikkate alındığında sekiz yıl
Kamu davasının ertelenmesiYalnızca TCK m.191/2 kapsamında
Etkin pişmanlık (TCK m.192)Şartları varsa hem m.188 hem m.191 dosyalarında değerlendirilir

Dördüncü satır, m.188 ile m.191 arasındaki rejim farkının bir başka görünümüdür. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu yalnızca kullanmak için bulundurma ve kullanma fiillerine özgüdür; ticaret dosyalarında uygulanmaz.

Sulh Ceza Hâkimliğinin Rolü Karıştırılmamalı

Uyuşturucu dosyalarında sıkça sorulan bir soru da şudur: tutuklama kararını veren hâkimlik ile davayı görecek mahkeme neden farklıdır? Bunun sebebi, soruşturma aşamasındaki kararlar ile kovuşturma aşamasındaki yargılamanın farklı mercilere bırakılmış olmasıdır.

Soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararlar — tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma gibi koruma tedbirlerine ilişkin kararlar — sulh ceza hâkimliği tarafından verilir. Bu, sulh ceza hâkimliğinin davayı göreceği anlamına gelmez; anılan hâkimlik bir soruşturma mercii olarak görev yapar.

İddianame düzenlenip kabul edildikten sonra dosya, görevli mahkemeye gider. TCK m.188 dosyasında bu mahkeme ağır ceza, TCK m.191 dosyasında ise asliye ceza mahkemesidir. Yani şüpheli tutuklanırken karşısına çıkan hâkimlik ile sanık olarak yargılandığı mahkeme birbirinden farklıdır ve bu durum usule aykırılık oluşturmaz.

Bu ayrım pratik bir sonuç da doğurur: tutuklamaya itiraz ile davanın esasına ilişkin savunma farklı mercilere yöneltilir. Soruşturma aşamasındaki tutukluluk itirazları, kararı veren sulh ceza hâkimliğinin bağlı olduğu itiraz merciine yapılır; kovuşturma başladıktan sonra tahliye talepleri ise davayı gören mahkemeye sunulur.

Duruşmaya Hazırlık: Neyi Bilmek Gerekir?

Dosyanın hangi mahkemede görüleceği belli olduktan sonra, savunma bakımından yapılması gerekenler netleşir.

AdımYapılacakNeden
1İddianameyi ve sevk maddelerini okuyunHangi maddeden yargılandığınız görevi belirler
2Nitelendirme itirazınızı erken aşamada yazılı sununGörev ve rejim buna bağlıdır
3Dosya inceleme ve suret alma talebinde bulununArama kararı ve tutanaklara erişim şarttır
4Delil listesi ve tanık taleplerinizi hazırlayınAidiyet tartışması tanık gerektirebilir
5Müdafi görevlendirmesini takip edinZorunlu müdafilik şartlarını kontrol edin
6Duruşma gününü ve tebligat adresinizi kontrol edinYokluğunuzda karar verilebilir
7Tutukluluk incelemesi takvimini izleyinTahliye talepleri buna göre planlanır

İkinci satır bu rehberin ana mesajını özetler. Nitelendirme itirazı yalnızca “cezam azalsın” talebi değildir; dosyanın hangi mahkemede, hangi heyetle ve hangi kurumlar uygulanarak görüleceğini belirler. Bu nedenle itirazın gerekçeli ve delilleriyle birlikte, mümkün olan en erken aşamada sunulması gerekir.

Altıncı satır da ihmal edilmemelidir. Tebligata elverişli adresin güncel tutulması, duruşmalardan haberdar olmayı ve savunma hakkının fiilen kullanılmasını sağlar. Adres değişikliklerinin mahkemeye bildirilmesi savunma tarafının sorumluluğundadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu ticareti davası hangi mahkemede görülür?

TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu imal ve ticareti davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. 5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Uyuşturucu kullanma davası hangi mahkemede görülür?

TCK m.191 kapsamındaki kullanmak için bulundurma ve kullanma davaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Maddedeki ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis olduğundan görev asliye cezaya aittir.

Görev belirlenirken nitelikli hâller dikkate alınır mı?

Hayır. 5235 sayılı Kanun m.14 uyarınca mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.

TCK 190 dosyası ağır cezada mı görülür?

TCK m.190/1’deki cezanın üst sınırı on yıldır. 5235 sayılı Kanun m.12 “on yıldan fazla” ölçütünü kullandığından, bu dosyalar kural olarak asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır.

Yargılama sırasında nitelendirme değişirse ne olur?

Mahkeme, dosyanın başka bir mahkemenin görev alanına girdiği sonucuna varırsa görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Görevsizlik kararında tutukluluğun devamı veya tahliye de ayrıca karara bağlanır.

İki mahkeme de görevsiz sayarsa ne olur?

Olumsuz görev uyuşmazlığının çözüm yeri ortak yüksek görevli mahkemedir. Aynı bölge adliye mahkemesi yargı çevresindeki mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıkları bölge adliye mahkemesi ceza dairesince çözülür.

Hangi ildeki mahkeme yetkilidir?

CMK m.12 uyarınca davaya bakma yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Suçun işlendiği yerin belli olmaması durumunda CMK m.13’teki özel yetki kuralları uygulanır.

Sanık çocuksa hangi mahkeme görevlidir?

Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış sanık bakımından, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda yargılama görevi çocuk ağır ceza mahkemesince, diğer suçlarda ise çocuk mahkemesince yerine getirilir.

Ağır ceza mahkemesinde kaç hâkim vardır?

Ağır ceza mahkemesinde davalar bir başkan ve iki üyeden oluşan üç hâkimli heyet tarafından görülür. Asliye ceza mahkemesinde ise tek hâkim görev yapar.

Bana zorunlu müdafi atanır mı?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın müdafii yoksa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. TCK m.188 dosyalarında bu şart kural olarak gerçekleşir; m.191 dosyalarında değerlendirme farklı olabilir.

Görev, yetki ve nitelendirme itirazlarınız için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk